Mâide suresi

Mâide suresi, 6. ayet

Mâide suresi, 6. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغْسِلُوا۟ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى ٱلْمَرَافِقِ وَٱمْسَحُوا۟ بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى ٱلْكَعْبَيْنِ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَٱطَّهَّرُوا۟ وَإِن كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَآءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ ٱلْغَآئِطِ أَوْ لَٰمَسْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا۟ مَآءً فَتَيَمَّمُوا۟ صَعِيدًا طَيِّبًا فَٱمْسَحُوا۟ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ ḳumtüm ile-ṣṣalâti fagsilû vucûheküm veeydiyeküm ile-lmerâfiḳi vemseḥû biruûsiküm veercüleküm ile-lka`beyn. vein küntüm cünüben feṭṭahherû. vein küntüm merḍâ ev `alâ seferin ev câe eḥadüm minküm mine-lgâiṭi ev lemestümü-nnisâe felem tecidû mâen feteyemmemû ṣa`îden ṭayyiben femseḥû bivucûhiküm veeydîküm minh. mâ yürîdü-llâhü liyec`ale `aleyküm min ḥaraciv velâkiy yürîdü liyüṭahhiraküm veliyütimme ni`metehû `aleyküm le`alleküm teşkürûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 3–9 · surenin 6. ayeti / 120
  1. Mâide 3

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  2. Mâide 4

    (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah'ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helal kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

  3. Mâide 5

    Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

  4. 6

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

  5. Mâide 7

    Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  6. Mâide 8

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  7. Mâide 9

    Allah, iman edip salih ameller işleyenler hakkında, "Onlar için bir bağışlama ve büyük bir mükafat vardır" diye vaatte bulunmuştur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

6. Bu, oldukça önemli bir âyet-i kerimedir ve pek çok hükmü kapsamaktadır. Biz Allah’ın kolaylaştıracağı kadarıyla bu hükümlere yer vereceğiz:

1. Bu sözü edilen hükümlere sarılmak ve gereğince amel etmek imanın gereklerindendir ve bunlar olmaksızın iman tamamlanmaz. Çünkü Allah azze ve celle bu âyetin başında: “Ey iman edenler...” diyerek hitap etmektedir. Yani ey iman edenler, sizin için teşrî’ kıldığımız hükümlerle imanınızın gereği olarak amel edin.

2. Yüce Allah’ın: “Namaza kalkacağınız zaman” buyruğu ile namazı eda etme emri verilmektedir.

3. Yine “Namaza kalkacağınız zaman” buyruğu ile niyet emri de verilmektedir. Çünkü bu, “namaz kastı ve niyeti ile kalkacağınız zaman” demektir.

4. Namazın sıhhati için taharet şarttır. Çünkü Allah namaz için kalkma halinde taharetli olmayı emretmektedir. Emirde aslolan ise farziyet ifade etmesidir.

5. Taharet vaktin girmesi ile değil, namaza niyetlenmekle farz olur.

6. Farz, nafile, farz-ı kifaye, cenaze namazı vb. gibi kendisine namaz adı verilen her bir namazda taharet şarttır. Hatta pek çok ilim adamına göre sadece secde için dahi -tilavet ve şükür secdesi gibi- taharet şarttır.

7. Yüzün yıkanması emredilmiştir. Bir kimsenin karşıdan görülen ve mutad olarak saçın bitim yerlerinden çenenin alt tarafına kadar olan sınır, yüzün uzunlamasına sınırını teşkil eder. Enine sınırı ise kulaklar arasında kalan yerdir. Yüzü yıkama emrinin kapsamına sünnet gereği mazmaza (ağza su vermek) ve istinşak (burna su vermek) da girmektedir. Yine yüzde bulunan tüylerin yıkanması da yüzü yıkamanın kapsamına girer. Sakal eğer sık değilse suyun tene ulaştırılması şarttır. Eğer sık ise yüzeyinin yıkanması yeterlidir.

8. Kolların yıkanması ve sınırının dirseklere kadar oluşu. Buradaki “ إلى : e, a kadar” kelimesi, müfessirlerin çoğunluğunun dediği gibi “ مع : ile birlikte” anlamındadır. Yüce Allah’ın: ﴾ وَلَا تَأۡكُلُوٓاْ أَمۡوَٰلَهُمۡ إِلَىٰٓ أَمۡوَٰلِكُمۡۚ ﴿ / “…onların mallarını mallarınızla katarak (onlarla birlikte) yemeyin.” (en-Nisâ, 4/2) buyruğunda olduğu gibi. Diğer taraftan yıkanılması farz olan kısım, ancak bütün dirseğin yıkanması ile tamam olur.

9. Başın meshedilmesinin emredilmesi.

10. Başın tamamının meshedilmesinin gereği. Çünkü buradaki “ب” harfi teb’id (bir kısmını anlamında) değil, ilsak (bitiştirmek, yapıştırmak) anlamındadır. Bu da başın tümünün meshedilmesini gerektirir.

11. Mesh, ne şekilde olursa olsun yeterlidir. İki elle, birisiyle, bir bez parçası veya bir tahta parçası ile ve buna benzer herhangi bir şey ile olabilir. Çünkü meshi Allah mutlak olarak zikretmiş, herhangi bir sıfat ile kayıtlamamıştır. O halde bu da mutlak olarak sadece meshin yapılmasına delildir.

12. Farz olan, meshtir. Baş yıkanacak olsa ama üzerinden el geçirilmeyecek olsa bu yeterli olmaz. Çünkü o takdirde kişi Allah’ın emrini yerine getirmiş sayılmaz.

13. Aşık kemiklerine kadar ayakların yıkanmasının emredilmesi. Kollar hakkındaki açıklamalar burada da söz konusudur.

14. Cumhurun “ayaklarınızı” anlamındaki “وأرجلكم” kelimesini (“ve erculekum” şeklinde) fethalı okuması ile bu konuda (ayakların yıkanmayıp meshedileceği iddiasında bulunan) Rafızîlerin görüşü reddedilmiştir. Ayakların açık oldukları sürece meshedilmeleri caiz değildir.

15. Bu buyrukta “ayaklarınızı” anlamındaki “وأرجلكم” kelimesinin (“ve erculikum” şeklinde) esreli okunuşunda mestler üzerine meshe bir işaret vardır. Bu durumda her iki kıraat, belli bir manaya göre yorumlanmış olur. Bu kelimenin fethalı okunuşuna göre eğer açık iseler ayakların yıkanması gerekir. Esreli kıraate göre mest ile üzeri kapalı ise ayaklar meshedilir.

16. Abdestte tertibin (sıraya uymanın) emredilmiş olması. Çünkü Yüce Allah yıkanacak abdest azalarını belli bir sıra ile zikretmiştir. Yine Allah meshedilmesi gereken başı, yıkanması gereken iki aza arasında zikretmektedir. Bunun ifade ettiği tek husus, abdest azalarında tertibe riâyet etmektir.

17. Tertibe riayet, bu âyet-i kerimede adları zikrolunan dört azaya hastır. Mazmaza, istinşak ve yüzün yıkanması yahut da sağ ve sol eller ile sağ ve sol ayaklar arasında tertib farz değildir. Ancak mazmaza ve istinşakın, yüzün yıkanmasından önce yapılması ve el ile ayakların sağının da sollarından önce yıkanması müstehabdır. Başın meshedilmesinin kulaklara meshedilmesinden önce yapılması da müstehabdır.

18. Emrolunan şeklin gerçekleşmesi için her namaz için yeni abdest almanın emredilişi.

19. Cünüplükten dolayı gusletme emri.

20. Bedenin tamamen yıkanmasının farz oluşu. Çünkü Yüce Allah temizlenmeyi bedene izafe etmiş ve bu konuda onu bedenin herhangi bir bölümüne tahsis etmemiştir.

21. Cünüplükte saçların ve tüylerin hem yüzeyini hem de iç kısmını yıkamanın emredilişi.

22. Küçük hades, büyük hadesin kapsamına girmektedir. Her ikisini de yerine getirmekle yükümlü olan kimsenin niyet ettikten sonra bedenini tamamen yıkaması yeterlidir. Çünkü Yüce Allah ancak temizlenmeyi söz konusu etmiş ve ayrıca abdest almayı zikretmemiştir.

23. Cünüp, uyanıkken yahut uyurken menisi gelene yahut da meni gelmese bile cima eden kimseye denir.

24. İhtilam olduğunu hatırlamakla birlikte herhangi bir ıslaklık tespit edemeyen kimsenin gusletme yükümlülüğü yoktur. Çünkü onun cünüplüğü tahakkuk etmemiştir.

25. Yüce Allah kullarına bir lütuf olmak üzere teyemmümü meşru kıldığını hatırlatmaktadır.

26. Teyemmümü caiz kılan sebeplerden biri de su ile yıkanmanın zararlı olduğu bir hastalığın varlığıdır. Böyle birine teyemmüm caizdir.

27. Teyemmümü caiz kılan sebeplerin arasında yolculuk halinde olsun küçük abdest ve büyük abdest bozmaktan sonra olsun su bulamamak da vardır. Hastalık halinde ise su kullanmakla zarar görme söz konusu olacaksa su bulunsa bile teyemmüm caizdir. Diğer hallerde ise -ikamet halinde olsa dahi- suyun bulunmaması teyemmümü caiz kılar.

28. Ön ve arkadan çıkan pislik abdesti bozar.

29. Abdesti sadece bu ikisinin bozduğunu söyleyenler de bunu delil gösterirler. Bunların görüşlerine göre avret yerine dokunmakla veya başka bir sebeple abdest bozulmaz.

30. Açıktan söylenmesi hoşa gitmeyen hallerde kinayeli lafızlar kullanmanın müstehaptır. Çünkü Yüce Allah: “yahut içinizden biri ayak yolundan gelirse” buyurmaktadır.

31. Zevk alacak şekilde ve şehvetle kadına dokunmak abdesti bozar.

32. Teyemmümün geçerli olabilmesi için suyun bulunmaması şarttır.

33. Su bulununca -namazda olunsa dahi- teyemmüm bozulur. Çünkü Allah teyemmümü sadece suyun bulunmaması halinde mubah kılmıştır.

34. Vakit girmekle birlikte kişinin yanında su bulunmuyor ise eşyası arasında ve kendisine yakın yerlerde su araması gerekir. Çünkü suyu aramayan kimseye “su bulamayan” denilmez.

35. Ancak taharetinin bir bölümü için yetecek kadar su bulan bir kimsenin önce o miktarı kullanması, ondan sonra da teyemmüm etmesi gerekir.

36. Temiz şeylerle değişikliğe uğramış suyun kullanılması teyemmümden önce gelir. Yani böyle bir su da temizleyicidir. Çünkü su değişikliğe uğramış olsa da bir sudur ve bu da Allah’ın: “Su bulamazsanız” buyruğunun kapsamına girer.

37. Yüce Allah’ın: “teyemmüm edin” buyruğu dolayısı ile teyemmüm için niyet mutlaka gereklidir, çünkü bu ifade “kastedin” demektir.

38. Toprak olsun başka bir şey olsun yeryüzünün üst tabakasında bulunan her bir şey ile teyemmüm yeterlidir. Buna göre: “onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin” buyruğu ya çoğunlukla rastlanıldığı üzere yeryüzünün ellere ve yüze bulaşan, kendisi ile meshedilecek şekilde tozlu olmasından ötürü “tağlib (çoğunluğu esas alma)” kabilinden bir ifadedir yahut da daha faziletli olana irşat amaçlıdır. Yani tozlu toprakla teyemmümün mümkün olması halinde bunun daha evla olacağına işarettir.

39. Necis toprak ile teyemmüm geçerli olmaz. Çünkü bu “temiz” değil aksine pistir.

40. Teyemmümde yalnızca yüze ve ellere meshedilir, diğer azaların meshi söz konusu değildir.

41. Yüce Allah’ın: “yüzlerinize” buyruğu yüzün tamamını kapsar ve yüzün tümünün meshedilmesini gerektirir. Ancak toprağın ağza ve burna sokulmasına gerek yoktur, bu affedilmiştir. Aynı şekilde toprağın, tüyler ve sakallar seyrek olsa bile altlarına sokulması da affedilmiştir.

42. Eller sadece bileklere kadar meshedilir. Çünkü mutlak olarak kullanılmaları halinde ellerin sınırı budur. Eğer meshin dirseklere kadar ulaştırılması şart olsaydı Yüce Allah’ın abdestte bu kaydı zikrettiği gibi burada da bu kaydı söz konusu etmesi gerekirdi.

43. Âyet-i kerime, küçük hades olsun büyük hades olsun bütün hadesler için teyemmümün caiz oluşu konusunda umumidir. Hatta bedeni necaset için dahi söz konusudur. Çünkü Yüce Allah teyemmüm ile tahareti su ile taharete bedel kılmıştır. Âyet-i kerimede bunu mutlak olarak zikredip buna dair her hangi bir kayıt da söz konusu etmemiştir. Burada: Bedenin necaseti, teyemmümün hükmü kapsamına girmez; çünkü buyruk hadeslerle ilgilidir, denebilir ki ilim adamlarının cumhurunun görüşü de budur.

44. Küçük ve büyük hadeste teyemmüm yerleri aynıdır ve bu da yüz ve ellerdir.

45. Her iki hadesten dolayı taharet yapması gereken kimse, bu ikisi için teyemmüm yapacağı niyetinde bulunsa âyetin umumundan ve mutlak oluşundan hareketle tek bir teyemmüm yeterlidir.

46. Her ne ile olursa olsun -el ile veya başka bir şeyle- mesh yeterlidir. Çünkü Yüce Allah: “meshedin” buyurmuş ve ne ile mesh yapılacağını söz konusu etmemiştir. İşte bu her şey ile mesh yapılabileceğine delildir.

47. Abdestte şart olduğu gibi teyemmüm ile taharette de tertip şarttır. Çünkü Yüce Allah ellerin meshedilmesinden önce yüzün meshedilmesini söz konusu etmiştir. Dolayısıyla önce yüz sonra bileklere kadar eller meshedilir.

48. Allah azze ve celle bize teşrî’ etmiş olduğu hükümlerde herhangi bir zorluk, darlık ve sıkıntı takdir etmemiştir. Aksine O’nun şeriatı kullar için rahmettir. Bundan maksat ise onları temizlemek ve onlar üzerindeki nimetini tamamlamasıdır.

49. Zahirin temizliği su ve toprak iledir. Bu zahiri temizlik, batının tevhid ve samimi tevbe ile temizliğini tamamlayıcı bir hususiyettir.

50. Teyemmüm ile taharette duyularla ve müşahade ile idrak olunan bir temizlik ve taharet söz konusu değilse bile hiç şüphesiz ki bu, Yüce Allah’ın emrine uymaktan gelen manevi bir temizliktir.

51. Kulun yapması gereken; Allah’ın şeriatı, taharet ve diğer hükümlerdeki hikmetler ve sırlar üzerinde iyice düşünmektir. Ta ki böylelikle marifeti ve ilmi artsın, Allah’a şükür ve muhabbeti ziyadeleşsin. Yine kulları üstün ve yüksek mevkilere ulaştıran teşrî’ buyurduğu hükümlere de dikkat etmesi icab eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey İman edenler! Namaz kılmak istediğinizde abdestiniz yoksa abdest alınız. Abdest alırken yüzlerinizi ve ellerinizi dirseklere kadar yıkamanız, başlarınıza mesh etmeniz ve ayaklarınızı aşık kemikleriyle beraber ayak bileğine kadar yıkamanız gerekir. Eğer gusül almanız gereken bir durum varsa gusül alınız. Eğer hastaysanız ve gusülden dolayı hastalığınızın artacağından, hastalığın iyileşmesinin gecikmesinden korkuyorsanız, sağlıklı olduğunuz halde yolcuysanız, tuvalet ihtiyacını giderme sebebiyle abdestiniz bozulduysa veya eşleriniz ile cinsel ilişkiye girmeniz sebebiyle gusül almanız gerekiyorsa (bütün bu hallerde) abdest için su arayıp bulamazsanız yeryüzündeki toprağa yönelin. Ellerinizle toprağa vurduktan sonra yüzlerinize ve ellerinize sürünüz. Allah hükümlerinin yerine getirilmesinde sizlere darlık ve zorluk vermek istememiştir. Size zarar vereceğinden dolayı suyu kullanmanızı zorunlu kılıp darlık ve zorluk vermez. Bir hastalıktan dolayı suyun kullanılması imkansız olduğunda veya bulunmadığında onun yerine zarar görmeyesiniz diye sizin üzerinize nimetini tamamlamak için toprakla (teyemmüm yapmayı) meşru kıldı. Umulur ki Allah'ın size olan nimetine şükreder ve onu inkâr etmezsiniz.

Kelimeler

61 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. إِذَا iza zaman
  5. قُمْتُمْ kumtum kalktığınız kök: قوم
  6. إِلَى ila
  7. ٱلصَّلَوٰةِ s-salati salata kök: صلو
  8. فَٱغْسِلُوا۟ fegsilu yıkayın kök: غسل
  9. وُجُوهَكُمْ vucuhekum yüzlerinizi kök: وجه
  10. وَأَيْدِيَكُمْ ve eydiyekum ve ellerizi kök: يدي
  11. إِلَى ila kadar
  12. ٱلْمَرَافِقِ l-merafiki dirseklere kök: رفق
  13. وَٱمْسَحُوا۟ vemsehu ve meshedin kök: مسح
  14. بِرُءُوسِكُمْ biru'usikum başlarınızı kök: راس
  15. وَأَرْجُلَكُمْ ve erculekum ve ayaklarınızı kök: رجل
  16. إِلَى ila kadar
  17. ٱلْكَعْبَيْنِ ۚ l-kea'beyni topuklara kök: كعب
  18. وَإِن vein ve eğer
  19. كُنتُمْ kuntum iseniz kök: كون
  20. جُنُبًۭا cunuben cünüp kök: جنب
  21. فَٱطَّهَّرُوا۟ ۚ fettahheru tam temizlenin kök: طهر
  22. وَإِن vein eğer
  23. كُنتُم kuntum iseniz kök: كون
  24. مَّرْضَىٰٓ merda hasta kök: مرض
  25. أَوْ ev yahut
  26. عَلَىٰ ala üzerinde
  27. سَفَرٍ seferin seyahat kök: سفر
  28. أَوْ ev yahut
  29. جَآءَ ca'e gelmişse kök: جيا
  30. أَحَدٌۭ ehadun biriniz kök: احد
  31. مِّنكُم minkum sizden
  32. مِّنَ mine
  33. ٱلْغَآئِطِ l-gaiti tuvaletten kök: غوط
  34. أَوْ ev ya da
  35. لَـٰمَسْتُمُ lamestumu dokunmuşsa kök: لمس
  36. ٱلنِّسَآءَ n-nisa'e kadınlara kök: نسو
  37. فَلَمْ fe lem ve
  38. تَجِدُوا۟ tecidu bulamamışsanız kök: وجد
  39. مَآءًۭ maen su kök: موه
  40. فَتَيَمَّمُوا۟ feteyemmemu teyemmüm edin kök: يمم
  41. صَعِيدًۭا saiyden toprağa kök: صعد
  42. طَيِّبًۭا tayyiben temiz kök: طيب
  43. فَٱمْسَحُوا۟ femsehu ve sürün kök: مسح
  44. بِوُجُوهِكُمْ bivucuhikum yüzlerinize kök: وجه
  45. وَأَيْدِيكُم ve eydikum ve ellerinize kök: يدي
  46. مِّنْهُ ۚ minhu ondan
  47. مَا ma
  48. يُرِيدُ yuridu istemiyor kök: رود
  49. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  50. لِيَجْعَلَ liyec'ale çıkarmak kök: جعل
  51. عَلَيْكُم aleykum size
  52. مِّنْ min hiçbir
  53. حَرَجٍۢ haracin güçlük kök: حرج
  54. وَلَـٰكِن velakin fakat
  55. يُرِيدُ yuridu istiyor kök: رود
  56. لِيُطَهِّرَكُمْ liyutahhirakum sizi temizlemek kök: طهر
  57. وَلِيُتِمَّ veliyutimme ve tamamlamak kök: تمم
  58. نِعْمَتَهُۥ nia'metehu ni'metini kök: نعم
  59. عَلَيْكُمْ aleykum size olan
  60. لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  61. تَشْكُرُونَ teşkurune şükredersiniz kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غوط (2 geçiş) · Aynı kök: غسل (4 geçiş) · Aynı kök: لمس (5 geçiş)

    Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…

  • Aynı kök: راس (18 geçiş) · Aynı kök: تمم (22 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: سفر (12 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: رفق (5 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları…

  • Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: مرض (24 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş)

    Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…

  • Aynı kök: صعد (9 geçiş) · Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah'a aittir. Güzel sözler ancak O'na yükselir. Salih ameli de güzel sözler…

  • Aynı kök: صعد (9 geçiş) · Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır,…

  • Aynı kök: تمم (22 geçiş) · Aynı kök: احد (85 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Şu'ayb, "Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikahlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Salâta dipnot 1 (namaza) kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi (kollarınızı) yıkayın; başlarınızı ve aşık kemiklerine kadar ayaklarınızı mesh edin! Cünüp olduysanız temizlenin (yıkanın)! Hastaysanız veya yolculuktaysanız veya sizden biriniz tuvaletten gelmişse ya da kadınlara (cinsel olarak) dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız, o zaman temiz bir toprak arayın ve yüzlerinizi de ellerinizi de ondan (onunla) mesh edin! dipnot 2 Allah size herhangi bir güçlük (çıkarmak) istemez dipnot 3 fakat sizi tertemiz kılmak ve size (verdiği) nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz. dipnot 4

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [es-salâh] kelimesi [kumtum] fiiliyle birlikte kullanıldığı için ayette kastedilen eylem, bilinen ve uygulanan şekliyle "namaz kılmak"tır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet benzer mesaj içeren Nisâ 4:43. ayetle birlikte okunmadır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yüce Allah'ın dinde zorlamaya yer vermemesiyle ilgili olarak bkz. Bakara 2:185; Hacc 22:78.
  4. metne dön, dipnot 4
    Yüce Allah toplumsal hayata dair çok önemli konularda hükümlerini belirledikten sonra, bu ayette bireysel hayatın en önemli unsurlarından birisi olan namazı, abdesti, guslü ve teyemmümü ele almaktadır. Bu çerçevede öncelikle abdestle ilgili açıklayıcı bilgiler verilmekte, abdestte iki organın yıkanması, iki organın ise meshedilmesi gerektiği hükme bağlanmaktadır. Yıkanacak organlar "yüz" ve "dirseklere kadar eller-kollar"dır; meshedilecek organlar ise "baş" ve "aşık kemiklerine kadar ayaklar"dır. Buna göre abdestin farzları dörttür, diğer uygulamalar ise sünnetlerdir. Abdestin her namaz için gerekli olup olmadığı da tartışılmıştır; ancak devam eden cümlelerden de anlaşılacağı gibi, abdestin bozulması durumu yaşanırsa abdest veya teyemmümle ilgili bilgilerin verilmesi, her namaz için değil de abdest bozulunca tazelenmesi gerektiğini göstermektedir. Her namaz için abdestin alınması gerektiği görüşü ise ayetin zahirinden anlaşılan bir yaklaşımın sonucudur.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzünüzü, ellerinizi ve dirseklere kadar kollarınızı meshedin ve bileklere kadar ayaklarınızı da (yıkayın ve/veya meshedin). Eğer cünüp olmuşsanız baştan ayağa temizlenin! Fakat eğer hastaysanız, ya da yolcuysanız, yahut doğal ihtiyacanızı gidermişseniz veya kadınlarla birlikte olmuşsanız ve su da bulamıyorsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelerek onunla yüzlerinizi ve kollarınızı meshedin. Allah sizi zora sokmak istemez; fakat sizi pırıl pırıl yapmak ve nimetlerinin tamamını size bahşetmek ister ki şükredenlerden olasınız.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Namaz kılacağınız zaman yüzünüzü, ellerinizi ve dirseklere kadar kollarınızı yıkayın ve (ıslak) ellerinizi başınızın üzerine hafifçe sürün ve bileklere kadar ayaklarınızı (yıkayın). Eğer boy abdestini gerektiren bir halde iseniz kendinizi temizleyin. Ama eğer hasta iseniz yahut seyahatteyseniz yahut tabii ihtiyacınızı gidermişseniz yahut bir kadınla birlikte olmuşsanız ve su bulamıyorsanız, o zaman, temiz toprağa ellerinizi sürün ve onunla yüzünüzü ve kollarınızı hafifçe ovun. Allah sizi zora koşmak istemez; ama sizi tertemiz kılmak ve nimetlerinin tamamını size bahşetmek ister ki şükredenlerden olasınız.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Salata doğrulduğunuzda yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi su ile yıkayın; başlarınızı mesh edin ve iki topuğunuza kadar ayaklarınızı da yıkayın. . . Eğer cünüp iseniz bütün vücudunuzu yıkayın. . . Eğer hasta olmuşsanız veya bir sefer üzere iseniz veya sizden biri tuvalet ihtiyacını gidermiş olarak gelirse yahut kadınlarla yatmışsanız, su da bulamamışsanız; temiz toprağa teyemmüm edin. . . Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan mesh edin. . . Allah size güçlük oluşturmak dilemez, fakat sizi arındırmak ve "HU"nun nimetini sizin üzerinizde tamamlamayı diler; ta ki şükredesiniz (değerlendiresiniz).

Ali Bulaç

Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın.) Eğer cünüpseniz temizlenin (gusül edin); eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

Ali Özek ve heyeti

Ey îman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin. İki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsi birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Namaz için kalktığınızda, yüzünüzü ve dirseklere değin ellerinizi yıkayın. Başınızı ve bileklere değin ayaklarınızı kutsayın. Eşeysel ilişkide bulunmuşsanız, yıkanarak temizlenin. Sağlığınız bozuksa veya yolculuktaysanız veya doğal gereksiniminizi gidermiş veya kadınlarla birlikte olmuş da su bulamamışsanız, temiz bir toprağa ellerinizle dokunun ve onunla yüzünüzü ve ellerinizi kutsayın. Allah, size zorluk çıkarmak istemez. Tam tersine, sizi arındırmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister; belki şükredersiniz diye. dipnot 96

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 96
    Bu ayet, namaz öncesinde, baştan ayağa değin suyla kutsanmamız gerektiğini bildiren tek ayettir. Su bulunmayan durumlarda, toprakla kutsanmamız gerektiği, bu ayetle birlikte 4:43 ayetinde de bildirilmiştir. Bu buyruk, bedensel bir temizlik yapılmasına yönelik değil; Allah'ın karşısına derin bir saygıyla ve arınmış bir benlikle çıkılmasına yönelik bildirilmiştir. Zaten ayette yapılması bildirilen eylemler bedensel temizlik sayılamayacağı gibi, toprak da bedensel temizlik ögesi değildir. Meshetmek, "Kutsamak" anlamında, Mesih ise "Kutsanmış kişi" anlamındadır. İsa peygamberin Allah tarafından kutsanmış olduğu 19:31 ayetinde bildirilmiştir ve Kur'an'da İsa Mesih -Kutsanmış İsa- olarak anılır. Aslında, Kur'an'da, abdest sözcüğü bildirilmemiştir. Abdest, Suyla Tamamlamak anlamında, Ab ve Dest köklerinden türetilerek, dilimize sonradan sokulan Farsça bir sözcüktür. Arapçada, bu eylem için, güzellik anlamına gelen "Vudu" sözcüğü kullanılır. Allah tarafından çok kısa ve kolay bir biçimde öğretilen namaz öncesi kutsanmak eylemi, hem uydurma eklemelerle uzatılarak hem de gün boyunca abdestli olunması gerektiğine ilişkin yalanlar söylenerek, sıradan bir eylem durumuna getirilmiştir. Kutsanmak eyleminin, yalnızca namaz kılmak için yapılması ve her namaz öncesinde yenilenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Aslında, cenaze namazı öncesinde bu eylemin yapılmaması, kutsanmak olgusunun ne denli önemli olduğunun kanıtlarından birisidir. Cenaze namazları, Allah'a yakarış amacı taşımadığı ve dinsel bir tören niteliğinde olduğu için, yüzyıllardır kutsanma eylemi yapılmadan yerine getirilmektedir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar kollarınızı, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayınız. Eğer cünüp iseniz boy abdesti alınız. Hasta yahut yolculuk halinde bulunursanız veya biriniz tuvaletten gelirse, ya da kadınlara dokunmuşsanız /cinsi birleşme yapmışsanız ve bu hallerde su bulamamışsanız, temiz toprakla teyemmüm ediniz de yüzünüzü ve dirseklere kadar ellerinizi onunla meshediniz. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size ihsan ettiği nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! Salata kalktığınız zaman, yıkayınız: Yüzünüzü, dirseklere kadar ellerinizi. Sıvazlayınız: Başınızı. Ayaklarınızı da topuklara kadar... Cinsel ilişkide bulunmuşsanız yıkanınız. Hasta veya yolcu iseniz; yahut tuvaletten gelmiş veya kadınlarla cinsel ilişkide bulunmuş ve su bulamamışsanız, temiz bir toprağa yönelip yüzünüzü ve ellerinizi onunla sıvazlayın. ALLAH size güçlük çıkarmak istemez. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor. Olur ki şükredersiniz. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Görüldüğü gibi, tamam, detaylı ve mükemmel olan Kuran abdesti dört basamakta açıklıyor. Bu maddeleri eksik görüp eklemelerde bulunmamalı. Orijinaldeki "Ercüleküm" sözcüğünün farklı biçimde okunmasıyla ayakların yıkanması veya mesh edilmesi anlaşılabilir. Büyük ve küçük su dökmek abdesti bozar. Cinsel ilişki ayrıca duş almayı gerektirir. Ayetin teyemmümle ilgili bölümünün mantık sembolleriyle ifadesi için 4:43 ayeti için düştüğüm nota bakınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! Namaza kalktığınız zaman: Yüzünüzü yıkayın, ellerinizi dirseklere kadar yıkayın, başınızı sıvazlayın, ve ayaklarınızı da topuklara kadar (sıvazlayın/yıkayın). Cinsel ilişkide bulunmuşsanız yıkanınız. Hasta veya yolcu iseniz, yahut tuvaletten gelmiş, yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunmuş ve su bulamamışsanız, temiz bir toprağa yönelip yüzünüzü ve kollarınızı onunla sıvazlayın. ALLAH size güçlük çıkarmak istemez. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor. Olur ki şükredersiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, namaza kalkacağınız vakit, yüzlerinizi, dirseklere kadar; ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip topuklara kadar ayaklarınızı (yıkayın). Eğer cünüpseniz tastamam yıkanın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz hacet yerinden gelmişse ya da kadınlara dokunmuş olup da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin, niyetle o topraktan ellerinize ve yüzlerinize sürün. Allah'ın muradı sizi sıkıntıya koşmak değildir; fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Namaza kalkacağınız vakit yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi ve başlarınıza mesh edib her iki topuğa kadar ayaklarınızı yıkayın, cünübseniz tas tamam yıkanın, eğer hasta veya seferde olursunuz veya biriniz hacet yerinden gelir veya kadınlara dokunursunuz da suya gücünüz yetmezse o vakit de temiz bir toprağa teyemmüm edin: niyyetle ondan yüzlerinize ve ellerinize mesh eyleyin, Allahın muradı sizi sıkıntıya koşmak değil ve lakin o sizi pam pak etmek ve üzerinizdeki ni'metini tamamlamak istiyor ki şükredesiniz

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Salata dipnot 1 durduğunuz zaman, yüzlerinizi ve ellerinizi -dirseklerinizle beraber- yıkayın. Başlarınızı ve -aşık kemiklerinizle beraber- ayaklarınızı mesh edin. dipnot 2 Eğer cünüpseniz; tam olarak temizlenin. dipnot 3 Eğer hasta veya yolcukta iseniz veya tuvaletten dipnot 4 gelmişseniz veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz ve o anda su bulamadıysanız, temiz kumla dipnot 5 teyemmüm edin; onunla ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Allah size herhangi bir zorluk dilemiyor. Ancak sizi tertemiz etmek ve üzerinize nimetini tamamlamak istiyor. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Namaza.
  2. metne dön, dipnot 2
    Abdest alırken, esas olan şey ayakların mesh edilmesidir. Ayakları yıkamak, abdestin koşullarından değildir. Dikkat edilirse teyemmüm etmede abdest alırken yıkanan azalar sayılmıştır. Teyemmüm edilecek azalar arasında ayakların sayılmaması, abdest alırken ayakların yıkanmasının şart olmadığını göstermektedir. Ancak, isteğe bağlı olarak ayakların yıkanmasının bir sakıncası yoktur. Mesh, doğrudan ayağa yapılmalıdır. Başka bir nesnenin üzerine yapılan mesh geçerli değildir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Boy abdesti alın.
  4. metne dön, dipnot 4
    Ayette geçen (ğaid) kelimesinin kök harfi olan (ğavt) oyuk, boşluk demektir. Ğavta ise kaka demektir. Ğaid ise tuvalet yolu demektir. Diğer bir ifade ile tuvalet demektir. Tuvalet küçük ve büyük abdestin yapıldığı yer olduğu için, sadece büyük abdest değil küçük abdest de abdest almayı gerektirir.
  5. metne dön, dipnot 5
    İnce toprak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Salata dipnot 1 durduğunuz zaman, yüzlerinizi ve ellerinizi -dirseklerinizle beraber- yıkayın. Başlarınızı ve -aşık kemiklerinizle beraber- ayaklarınızı mesh edin. dipnot 2 Eğer cünüpseniz; tam olarak temizlenin. dipnot 3 Eğer hasta veya yolcukta iseniz veya tuvaletten dipnot 4 gelmişseniz veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz ve o anda su bulamadıysanız, temiz kumla dipnot 5 teyemmüm edin; onunla ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Allah size herhangi bir zorluk dilemiyor. Ancak sizi tertemiz etmek ve üzerinize nimetini tamamlamak istiyor. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Namaza.
  2. metne dön, dipnot 2
    Abdest alırken, esas olan şey ayakların mesh edilmesidir. Ayakları yıkamak, abdestin koşullarından değildir. Dikkat edilirse teyemmüm etmede abdest alırken yıkanan azalar sayılmıştır. Teyemmüm edilecek azalar arasında ayakların sayılmaması, abdest alırken ayakların yıkanmasının şart olmadığının göstergesidir. Ancak, isteğe bağlı olarak ayakların yıkanmasının bir sakıncası yoktur. Mesh, doğrudan ayağa yapılmalıdır. Başka bir nesnenin üzerine yapılan mesh geçerli değildir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Boy abdesti alın.
  4. metne dön, dipnot 4
    Ayette geçen الغَائِطِ (ğaid) sözcüğünün kök harfi olan غَوْط (ğavt) oyuk, boşluk demektir. Ğavta ise kaka demektir. Ğaid ise tuvalet yolu demektir. Diğer bir ifade ile tuvalet demektir. Tuvalet küçük ve büyük abdestin yapıldığı yer olduğu için, sadece büyük abdest değil küçük abdestte de abdest almayı gerektirir.
  5. metne dön, dipnot 5
    İnce toprak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Salata dipnot 1 kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve ellerinizi -dirseklerinizle beraber- yıkayın. Başlarınızı ve –aşık kemiklerinizle beraber- ayaklarınızı mesh edin. dipnot 2 Eğer cünüpseniz, tam olarak temizlenin. dipnot 3 Eğer hastaysanız veya yolcuysanız veya sizden biriniz tuvaletten geldiyse veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz; o anda su bulamadıysanız, teyemmüm edin; temiz kumla dipnot 4 ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Allah size herhangi bir zorluk dilemiyor. Ancak sizi tertemiz etmek ve üzerinize nimetini tamamlamak istiyor. Şükredesiniz diye.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Namaza.
  2. metne dön, dipnot 2
    Abdest alırken, esas olan şey ayakların mesh edilmesidir. Ayakları yıkamak, abdestin koşullarından değildir. Dikkat edilirse teyemmüm etmede abdest alırken yıkanan azalar sayılmıştır. Teyemmüm edilecek azalar arasında ayakların sayılmaması, abdest alırken ayakların yıkanmasının şart olmadığının göstergesidir. Ancak, isteğe bağlı olarak ayakların yıkanmasının bir sakıncası yoktur. Mesh, doğrudan ayağa yapılmalıdır. Başka bir nesnenin üzerine yapılan mesh geçerli değildir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Boy abdesti alın.
  4. metne dön, dipnot 4
    İnce toprak.

Gültekin Onan

Ey inananlar, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın). Eğer cünüpseniz temizlenin (gusül edin). Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda temiz bir toprakla teyemmüm edin (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Tanrı size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi ve başlarınıza meshedib, her iki topuğa kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüb olduysanız boy abdesti alın. Eğer hasta olmuşsanız, yahud bir sefer üzerindeyseniz veya içinizden biri ayak yolundan gelmişse, yahud da kadınlara dokunmuşsanız ve bu halde su da bulamamışsanız o vakit tertemiz bir toprakla teyemmüm edin, binaenaleyh (niyyetle) ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah, sizin üzerinize bir güdük yapmayı dilemez, fakat iyice temizlenmenizi ve üstünüzdeki ni'metinin tamamlanmasını diler. Taki şükredersiniz.

İbni Kesir

Ey iman edenler; namaza kalktığınız zaman; yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın, başınıza meshedin ve topuklarınıza kadar ayaklarınızı da (yıkayın) . Eğer cünüb iseniz; hemen temizlenin. Eğer hasta olmuşsanız veya seferde iseniz; yahut heladan gelmişseniz veya kadınlara yaklaşmış da su bulamamışsanız; temiz bir toprakla teyemmüm edin. Yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah, size zorluk vermek istemez. Lakin sizi temizlemek, üzerinizde olan nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

Mehmet Alagaş

(6-7) Ey iman edenler, namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklerine kadar ellerinizi tamamen yıkayın / gusledin, başınızı ve topuklarına kadar ayaklarınızı su temas ettirin / mesh edin, eğer ki cünüp iseniz temizlenin, eğer hasta olursanız veya seferde / yolcu lukta iseniz yahut biriniz tuvaletten / gaytalamaktan geldi ise yahut ta kadınla temas etti ise ve su bulamadı ise, temiz bir toprak parçası ile teyemmüm etsin, yüzlerinizi toprak ile temas ettirin ve ellerinizi onunla temas ettirin, Allah sizin için bir z orluk / haraç dilemez / murat etmez ve fakat sizi n temizlenmenizi ve sizin üzerinizdeki nimetini tamamlamayı diler / murat eder, böylelikle belki teşekkür edersiniz. Allah’ın üzerinizdeki nimetini (henüz tamamlanmamış) hatırlayın, sizden aldığı ve sizi onunla bağladığı sözleşmenizi hatırlayın, ki siz işittik ve itaat ettik demiştiniz, Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah göğüslerin sahip olduklarını bilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey İman edenler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başınızı mesh edip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayınız. Eğer cünüp iseniz (gusül alarak) temizlenin, hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz tuvaletten gelmişseniz yahut kadınlarınızla münasebette bulunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah, size zorluk çıkarmak istemez. Allah sizi arındırmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, namaza dur(mak iste)diğiniz zaman yıkayın: yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerizi; meshedin: başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz tam temizlenin. Hasta, yahut yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, ya da kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz toprağa teyemmüm edin; ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve size olan ni'metini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın. Başınızı ve bilek kemiklerine kadar ayaklarınızı mesh dipnot 1 edin. Eğer cünüp iseniz yıkanın. Hasta veya yolculuk halinde olursanız ya da sizden biri abdest bozduğu yerden gelirse dipnot 2 yahut kadınlarınızla birleşir dipnot 3 de su kullanma imkanı bulamazsanız dipnot 4 temiz bir yüzeye dipnot 5 yönelip onunla yüzünüzü ve ellerinizi dipnot 6 meshedin. Allah, size güçlük çıkarmak istemez. Ama sizi arındırmak ve size olan nimetini tamamlamak ister dipnot 7 . Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mesh etmek, eli bir şey üzerinde gezdirmektir (Müfredat). Bkz. Sad 38/33. Ayette, su bulamayanların teyemmüm etmeleri emredildiği için abdestte meshin ıslak elle yapılması gerektiği anlaşılır. Başı mesh etmek, ıslak eli başın üzerine sürmek; ayağı mesh etmek de ıslak eli bilek kemiklerine kadar ayağın üzerine sürmektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    'Abdest bozma yeri' diye meal verdiğimiz (الغائطَ = el-ğait), geniş ve rahat yer anlamındadır (Lisan). Yellenme, küçük ve büyük abdest, böyle bir yerde yapılabilir. Kişinin uyuduğu yer de rahat ettiği yerdir. Uyku, eklemlerin gevşemesine ve yellenmeye sebep olur. Bu sebeple ayetin başında yer alan 'namaza kalkma' ifadesi, hem böyle bir uykudan uyanarak kalkma hem de abdestsiz veya cünüp olunduğunda namaz kılmak için kalkma anlamındadır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Cinsel ilişki veya başka yolla meydana gelen orgazm hali.
  4. metne dön, dipnot 4
    Suyu kullanacak durumda değilseniz (Müfredat وجد md.).
  5. metne dön, dipnot 5
    Said (صَعٖيدً) üste çıkmış şey anlamındadır. Dünya'nın dış yüzeyine (Kehf 18/8) ve yüzeyde olan her şeye said (Kehf 18/40) denir.
  6. metne dön, dipnot 6
    Arapçada el anlamına gelen (يد = yed) kelimesi, sözlüklere göre omuzdan parmak uçlarına kadar tüm kolu ifade eder. Ancak kelimenin Kur'an'daki kullanımları, bilekten parmak uçlarına kadar olan, bir şeyi tutmaya yarayan bölümü ifade etmektedir. Bu durum A'raf 7/195 ve Taha 20/22. ayetlerde görülebilir. Bu sebeple Maide suresi 6. ayette abdest tarif edilirken, "ellerinizi dirseklerinize kadar yıkayın" denilerek, sadece ellerin yıkanıp bırakılmaması, yıkanacak bölgenin dirseklere kadar uzatılması emredilmiştir. Ayrıca Nisa 43 ve Maide 6. ayetlerde "yüzünüzü ve ellerinizi meshedin" şeklinde tarif edilen teyemmümü, "dirseklere kadar" ifadesi kullanılmadığı için nebimiz de ellerini bileklerine kadar mesh ederek yerine getirmiş, dirseklerine kadar mesh etmemiştir (Buhari, Teyemmüm 3; Ebu Davud, Taharet 123).
  7. metne dön, dipnot 7
    Ayette geçen "size olan nimetini tamamlamak ister" ifadesi, yeni bir hükmün geldiğini göstermektedir. Bu ayette geçen teyemmüm, daha önce Nisa 43. ayette de aynı şekilde geçtiği, abdest ise detaylarıyla sadece burada anlatıldığı için bu yeni hükmün abdestle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Bu, önceki şeriatte var olan ve bu ayet gelinceye kadar Müslümanların da uyguladıkları "ayakları yıkama" hükmünün meshe çevrilmesidir. "Allah size güçlük çıkarmak istemez" ifadesi de buna işaret etmektedir. Bakara suresinin 106. ayetinde "Biz bir ayeti nesh edersek veya unutturursak ya aynısını ya da daha hayırlısını getiririz" buyrulduğundan bu durum, oruç tutmada getirilen kolaylık (Bakara 2/187) gibi daha hayırlısıyla neshin örneğini teşkil etmektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın. Başınızı ve ayak bileği kemiklerine kadar ayaklarınızı mesh edin dipnot 1 . Eğer cünüp olmuşsanız dipnot 2 yıkanın. Hasta veya yolcu olur yahut sizden biri ayak yolundan dipnot 3 gelir ya da kadınlarınızla birlikte olur da dipnot 4 su bulamazsanız, temiz yüzeye (toprağa) yönelin; onunla yüzünüzü ve ellerinizi meshedin. Allah, size güçlük çıkarmak istemez. Onun isteği sizi arındırmak dipnot 5 ve size olan nimetini tamamlamaktır. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    -Mesh: Bir şeyin üzerine elle dokunma.
  2. metne dön, dipnot 2
    Cünüp: Cinsel ilişkiye girmişseniz
  3. metne dön, dipnot 3
    Kişinin boşaltma ihtiyacını giderdiği yer, tuvalet, hela
  4. metne dön, dipnot 4
    Cinsel ilişki
  5. metne dön, dipnot 5
    Enfal 8/11: O gün güven içinde sizi uykuya daldırmış, sizi arındırmak, sizden şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve ayaklarınızı yere sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırmıştı

Şaban Britch

Ey İman edenler! Namaza kalktığınız zaman, yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başınızı mesh edip topuklara kadar ayaklarınızı yıkayınız. Eğer cünüp iseniz (gusül alarak) temizlenin, hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz tuvaletten gelmişseniz, yahut kadınlarınızla münasebette bulunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah, size zorluk çıkarmak istemez. Allah sizi arındırmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

Şaban Piriş

-Ey İman edenler! Namaza kalktığınız zaman, yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başınızı mesh edip topuklara kadar ayaklarınızı yıkayınız. Eğer, cünüp iseniz, temizlenin, hasta veya yolculukta iseniz, veya biriniz tuvaletten gelmişseniz, yahut kadınlarınızla münasebette bulunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah, size zorluk çıkarmak istemez. Allah sizi arındırmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri! Namaza duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts have been touched with the divine hand: When you intend to perform your act of worship, ablution becomes a duty. Wash your faces, your hands and the forearms up to the elbows, and with your wet hands wipe your heads, then wash your feet to the ankles. And if you are spiritually unconditioned following sexual congress or seminal emissions then purify yourselves to render the obligation "pure": you bathe before you pray. But if you are sick or on a journey or have defecated or touched women and the sensation of contact stirred you to passion, and you found no water, metaphoric ablution becomes a religious rite: apply clean sand, dust or dry earth lightly to your faces and hands. Allah does not intend to put you in difficulty but to set you upon the course of purity of thought and action, for the actions of men are the best interpreters of their thoughts. He means to make all grace abound in you that you may hopefully impel yourselves to the feeling of gratitude and gratefulness and lift to Him your inward sight.

Abdul Haleem

You who believe, when you are about to pray, wash your faces and your hands up to the elbows, wipe your heads, wash your feet up to the ankles and, if required, wash your whole body. If any of you is sick or on a journey, or has just relieved himself, or had intimate contact with a woman, and can find no water, then take some clean sand and wipe your face and hands with it. God does not wish to place any burden on you: He only wishes to cleanse you and perfect His blessing on you, so that you may be thankful.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! when ye prepare for prayer, wash your faces, and your hands (and arms) to the elbows; Rub your heads (with water); and (wash) your feet to the ankles. If ye are in a state of ceremonial impurity, bathe your whole body. But if ye are ill, or on a journey, or one of you cometh from offices of nature, or ye have been in contact with women, and ye find no water, then take for yourselves clean sand or earth, and rub therewith your faces and hands, Allah doth not wish to place you in a difficulty, but to make you clean, and to complete his favour to you, that ye may be grateful.

Abul A'la Maududi

Believers! When you stand up for Prayer wash your faces and your hands up to the elbows, and wipe your heads, and wash your feet up to the ankles. dipnot 1 And if you are in the state of ritual impurity, purify yourselves (by taking a bath). dipnot 2 But if you are either ill, travelling, have satisfied a want of nature or have had contact with women and find no water then have recourse to clean earth and wipe your faces and your hands therewith. dipnot 3 Allah does not want to lay any hardship upon you; rather He wants to purify you and complete His favours upon you dipnot 4 so that you may give thanks.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The explanation of this injunction by the Prophet (peace be on him) indicates that washing of the face includes rinsing one's mouth and inhaling water into the nostrils. Unless this is done the washing of the face is not considered complete. Likewise, since the ears are part of the head, 'wiping the head' includes wiping one's hands over the external and internal parts of the ears as well. Moreover, before starting to wash the other parts one should first wash one's hands so that the instruments of washing are themselves clean.
  2. metne dön, dipnot 2
    Janabah (the state of major ritual impurity) - whether caused by the sexual act or merely by seminal discharge - renders it unlawful to perform the ritual Prayer and to touch the Qur'an for further details see (Surah 4, nn. 67-9 )above.
  3. metne dön, dipnot 3
    For explanation see (Surah 4, nn. 69-70 )above.
  4. metne dön, dipnot 4
    Just as purity of the soul is a blessing, so is cleanliness of the body. God's favour to man can be completed only when he has received comprehensive direction in respect of both spiritual purity and physical cleanliness.

Aisha Bewley

You who have iman! when you get up to do salat, wash your faces and your hands and your arms to the elbows, and wipe over your heads, and wash your feet to the ankles. If you are in a state of major impurity, then purify yourselves. But if you are ill or on a journey, or have come from the lavatory, or have touched women, and cannot find any water, then do tayammum with pure earth, and wipe your faces and your hands. Allah does not want to make things difficult for you, but He does want to purify you and to perfect His blessing upon you so that hopefully you will be thankful.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! When you intend to offer As-Salât (the prayer), wash your faces and your hands (forearms) up to the elbows, rub (by passing wet hands over) your heads, and (wash) your feet up to ankles[1]. If you are in a state of Janâba (i.e. after a sexual discharge), purify yourselves (bathe your whole body). But if you are ill or on a journey, or any of you comes after answering the call of nature, or you have been in contact with women (i.e. sexual intercourse), and you find no water, then perform Tayammum with clean earth and rub therewith your faces and hands.[2] Allâh does not want to place you in difficulty, but He wants to purify you, and to complete His Favour to you that you may be thankful.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! When you stand up for prayer, wash your faces and your hands up to the elbows, and wipe a part of your heads and your feet, up to the ankles. If you are junub, purify yourselves. But if you are sick, or on a journey, or any of you has come from the toilet, or you have touched women, and you cannot find water, then make tayammum with clean ground and wipe a part of your faces and your hands with it. Allah does not desire to put you to hardship, but He desires to purify you, and to complete His blessing upon you so that you may give thanks.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! when you get up for Prayer (perform the ablution, so as to) wash your faces and your hands upto the elbows, and pass your (wet) hands over your heads (for mashah), and (wash) your feet upto the ankles. And if you are under an obligation to perform a bath, then wash yourselves thoroughly clean by a bath. But if you have been taken ill or on a journey (while under obligation to take a bath) or one of you comes from the privy, or you have had (sexual) contact with women and you do not find water, then have recourse to clean pure dust and wipe your faces and your hands with it (as Tayammum). Allâh does not intend to impose any impediments on you, but He intends to purify you (internally and externally) and complete His blessings upon you so that you may give (Him) thanks.

Arthur John Arberry

O believers, when you stand up to pray wash your faces, and your hands up to the elbows, and wipe your heads, and your feet up to the ankles. If you are defiled, purify yourselves; but if you are sick or on a journey, or if any of you comes from the privy, or you have touched women, and you can find no water, then have recourse to wholesome dust and wipe your faces and your hands with it. God does not desire to make any impediment for you; but He desires to purify you, and that He may complete His blessing upon you; haply you will be thankful.

Bijan Moeinian

When a believer wants to worship his Lord, he must clean himself up in the following manner [referred to as wuzu in Arabic]: Wash the face. Wash the hands. Wash the arms up to the elbows. Wipe the head. Wash the feet up to the ankles. If, due to sexual orgasm, you were unclean, you must take a full bath [referred to as ghosl in Arabic.] If you had any digestive excersion (urinated, defecated or passed gas), or had sexual contact with a woman and cannot find water (while stranded as a traveler or to weak in account of illness), then cleanse yourself with pure dust in the following manner [known as tayammum in Arabic]: strike you palm on dust and wipe your hands and face with it. This is because God does not want to make life difficult for you [by insisting upon the usage of water]. God wants to make you [get accustomed to be] clean and, thus, complete His blessing upon you; may you show gratitude.

E. Henry Palmer

O ye who believe! when ye rise up to prayer wash your faces, and your hands as far as the elbows, and wipe - your heads, and your feet down to the ankles. And if ye are polluted, then purify yourselves. But if ye are sick, or on a journey, or if one of you comes from the privy, or if ye have touched women and cannot find water, then take fine surface sand and wipe your faces and your hands therewith. God does not wish to make any hindrance for you; but he wishes to purify you and to fulfill his favour upon you; haply ye may give thanks.

Edip-Layth

O you who acknowledge, when you rise to attend the contact prayer, then wash your faces and your hands up to the elbows, and wipe your heads and your feet to the ankles; and if you have had intercourse, then you shall bathe. If you are ill, or traveling, or you have excreted feces, or you have had sexual contact with the women, and you could not find water, then you shall do ablution from clean soil; you shall wipe your faces and your hands. God does not want to make any hardship over you, but He wants to cleanse you and to complete His blessings upon you that you may be appreciative.

George Sale

O true believers, when ye prepare your selves to pray, wash your faces, and your hands unto the elbows; and rub your heads, and your feet unto the ancles; and if ye be polluted by having lain with a woman, wash your selves all over. But if ye be sick, or on a journey, or any of you cometh from the privy, or if ye have touched women, and ye find no water, take fine clean sand, and rub your faces and your hands therewith; God would not put a difficulty upon you; but he desireth to purify you, and to complete his favour upon you, that ye may give thanks.

Hamid S. Aziz

O you who believe! When you rise up to prayer wash your faces, and your hands as far as the elbows, and wipe your heads, and your feet down to the ankles. And if you are polluted, then purify yourselves (bathe). But if you are sick, or on a journey, or if you come from the toilet, or if you have touched women and cannot find water, then take from high ground (clean) sand or earth and wipe your faces and your hands therewith. Allah does not wish to make a burden for you; but He wishes to purify you and to fulfil his favour upon you; that you may give thanks.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, when you rise up for prayer, then wash your faces, and your hands up to the elbows, and wipe your heads, (Or: "part of" the head) and (wash) your legs to the ankles. And in case you are ritually unclean, (i.e., from the emission of semea or "for women" sexual discharge) then totally purify yourselves; and in case you are sick or on a journey, or (in case) any of you has come up from the privy, or you have had contact with women, yet you cannot find water, then have recourse to good (i.e. a mounting place, high and dry) soil (and) so wipe (most of) your faces and hands with (some) of it. In no way does Allah indeed will to make any restriction for you, but indeed He wills to purify you and perfect His favor on you, indeed, that possibly you would thank (Him).

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! When ye rise up for prayer, wash you faces, and your hands up to the elbows, and lightly rub your heads and (wash) your feet up to the ankles. And if ye are unclean, purify yourselves. And if ye are sick or on a journey, or one of you cometh from the closet, or ye have had contact with women, and ye find not water, then go to clean, high ground and rub your faces and your hands with some of it. Allah would not place a burden on you, but He would purify you and would perfect His grace upon you, that ye may give thanks.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, when you stand up for the service of prayer wash your faces and hands up to elbows, and also wipe your heads, and wash your feet up to the ankles. If you are in a state of seminal pollution, then bathe and purify yourself well. But in case you are ill or are travelling, or you have satisfied the call of nature, or have slept with a woman, and you cannot find water, then take wholesome dust and pass it over your face and your hands, for God does not wish to impose any hardship on you. He wishes to purify you, and grace you with His favours in full so that you may be grateful.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! When you are about to pray, wash your face, and your hands and arms up to the elbows, and pass your [wet] hands lightly over your head, and [wash] your feet up to the ankles. And if you are in a state. requiring total ablution, purify yourselves. But if you are ill, or are travelling, or have just satisfied a want of nature, or have cohabited with a woman, and can find no water-then take resort to pure dust, passing therewith lightly over your face and your hands. God does not want to impose any hardship on you, but wants to make you pure, and to bestow upon you the full measure of His blessings, so that you might have cause to be grateful.

Mustafa Khattab

O believers! When you rise up for prayer, wash your faces and your hands up to the elbows, wipe your heads, and wash your feet to the ankles. And if you are in a state of ˹full˺ impurity,[1] then take a full bath. But if you are ill, on a journey, or have relieved yourselves, or have been intimate with your wives and cannot find water, then purify yourselves with clean earth by wiping your faces and hands.[2] It is not Allah’s Will to burden you, but to purify you and complete His favour upon you, so perhaps you will be grateful.

Progressive Muslims

O you who believe, if you rise to attend the contact-method, then wash your faces and your hands up to the elbows, and wipe your heads and your feet to the ankles; and if you have had intercourse, then you shall bathe. And if you are ill, or traveling, or you have excreted feces, or you have had sexual contact with the women, and you could not find water, then you shall do ablution from clean soil; you shall wipe your faces and your hands. God does not want to make any hardship over you, but He wants to cleanse you and to complete His blessings upon you that you may be appreciative.

Rashad Khalifa

O you who believe, when you observe the Contact Prayers (Salat), you shall: (1) wash your faces, (2) wash your arms to the elbows, (3) wipe your heads, and (4) wash your feet to the ankles. If you were unclean due to sexual orgasm, you shall bathe. If you are ill, or traveling, or had any digestive excretion (urinary, fecal, or gas), or had (sexual) contact with the women, and you cannot find water, you shall observe the dry ablution (Tayammum) by touching clean dry soil, then rubbing your faces and hands. GOD does not wish to make the religion difficult for you; He wishes to cleanse you and to perfect His blessing upon you, that you may be appreciative.

Sahih International

O you who have believed, when you rise to [perform] prayer, wash your faces and your forearms to the elbows and wipe over your heads and wash your feet to the ankles. And if you are in a state of janabah, then purify yourselves. But if you are ill or on a journey or one of you comes from the place of relieving himself or you have contacted women and do not find water, then seek clean earth and wipe over your faces and hands with it. Allah does not intend to make difficulty for you, but He intends to purify you and complete His favor upon you that you may be grateful.

Sam Gerrans

O you who heed warning: when you rise up for the duty: wash your faces, and your hands to the elbows, and wipe your heads, and your feet to the ankles. And if you are unclean, purify yourselves. And if you were ill, or on a journey, or one of you came from the privy, or you have lain with women, then find not water: resort to clean soil, and wipe your faces and your hands with it. God wishes not to place any distress upon you; but He wishes to purify you and to complete His favour upon you, that you might be grateful.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! When you congregate for Salat, wash your faces and your forearms, hands to the elbows. Lightly rub you heads and your feet to the ankles. If you are in a state of ceremonial impurity, bathe your whole body. But, if you are ill or traveling, or coming from the privy, or are in a state of ceremonial impurity and find no water, then take clean sand or earth and lightly rub your faces and hands. (This will help you prepare mentally for congregational prayer (4:43)). Allah does not wish to place upon you any difficulty, but to make you clean and to perfect His blessings upon you, that you be grateful.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! When you get ready for prayer, then wash your faces, and your hands (and arms) up to the elbows; Rub your head (with water); And wash your feet up to the ankles. If you are in a state of bodily impurity, (resulting from sexual contact,) bathe your whole body. But if you are ill, or on a journey, or one of you have come from the offices of nature (i.e., toilet), or you have been in contact with women and you do not find water— Then take for yourself clean sand or earth, and rub your faces and hands with it. Allah does not wish to place you in difficulty, but to make you clean, and to complete His favor on you, that you may be thankful.

Taqi Usmani

O you who believe, when you rise for Salāh, (prayer) wash your faces and your hands up to the elbows, and make MasH (wiping by hands) of your heads and (wash) your feet up to the ankles. If you are in a state of major impurity, cleanse yourselves well (by taking bath). If you are sick, or on a journey, or if one of you has come after relieving himself, or you have had sexual contact with women, and you find no water, then, go for some clean dust and wipe your faces and hands with it. Allah does not like to impose a problem on you; He, rather likes to cleanse you and to complete His favour upon you, so that you may be grateful.

The Monotheist Group

O you who believe, if you rise to hold the contact prayer, then wash your faces and your hands up to the elbows, and wipe your heads and your feet to the ankles; and if you have had intercourse, then you shall purify. And if you are ill, or traveling, or you have excreted feces, or you have had sexual contact with the women, and you cannot not find water, then you shall select from the clean soil; you shall wipe your faces and your hands with it. God does not want to place any hardship on you, but He wants to cleanse you and to complete His blessings upon you that you may be thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 6. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 6. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 6. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩