Neml suresi

Neml suresi, 82. ayet

Neml suresi, 82. ayet. وَإِذَا وَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِمْ أَخْرَجْنَا لَهُمْ دَآبَّةً مِّنَ ٱلْأَرْضِ تُكَلِّمُهُمْ أَنَّ ٱلنَّاسَ كَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا لَا يُوقِنُونَ

veiẕâ veḳa`a-lḳavlü `aleyhim aḫracnâ lehüm dâbbetem mine-l'arḍi tükellimühüm enne-nnâse kânû biâyâtinâ lâ yûḳinûn.

Diyanet İşleri

(Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 79–85 · surenin 82. ayeti / 93

Konu Dâbbe, sûr, iyi ve kötü amel; kapanış Neml 82–93 3

  1. Neml 79

    Öyle ise Allah'a tevekkül et. Çünkü sen apaçık bir hak üzere bulunuyorsun.

  2. Neml 80

    Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

  3. Neml 81

    Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.

  4. 82

    (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.

  5. Neml 83

    Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.

  6. Neml 84

    Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"

  7. Neml 85

    Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

82. Yani Yüce Allah’ın kesin olarak tespit ettiği ve vaktini belirlediği o sözün insanlar hakkında gerçekleşeceği vakitte “biz onlara yerden bir dâbbe çıkartırız.” Yahut da bu semadan olmayan, yeryüzü canlılarından bir dâbbe/canlı olacaktır. Bu dâbbe “onlara” yani kullara “insanların âyetlerimize iman etmediklerini söyler.” Onlarla bu şekilde konuşur. Yani insanların ilimleri ve Allah’ın âyetlerine dair yakînleri zayıfladığından dolayı Yüce Allah’ın böyle bir dâbbeyi ortaya çıkartması, insanlara hakkında şüpheye düştükleri hususu açıkça göstermek üzere Allah’ın hayret verici âyetlerinden birisi olacaktır.

u dâbbe âhir zamanda Kıyamet alâmetlerinden birisi olarak ortaya çıkacağı bildirilen meşhur dâbbedir (dâbbetu’l-arz). Nitekim bu hususta pek çok hadis vardır.

ncak Allah ve Rasûlü, bu dâbbenin keyfiyetini söz konusu etmemişlerdir. Sadece onun etkisi ve ondan gözetilen maksattan söz etmişler ve onun, Allah’ın âyetlerinden bir âyet olarak insanlar hakkında sözün gerçekleşme vakti geldiği ve insanların Allah’ın âyetleri hakkında tereddüde düştükleri bir vakitte olağanüstü bir olay olarak ortaya çıkıp insanlarla konuşacağını bildirmişlerdir. Böylelikle o, mü’minler lehine bir delil ve belge, inat eden kafirlere karşı da aleyhte bir delil ve belge olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Küfür ve günahlarda ısrar etmelerinden ötürü onların üzerine azap gerekip sabit olduğunda ve insanların sadece en şerlileri geride kaldığında, kıyamet saati yaklaştığı zaman kıyametin büyük alametlerinden birini onlar için çıkartırız. O alamet, yerden çıkan bir dabbe (yaratık) dir. Onların anlayacağı bir dilde onlara: “İnsanlar, Peygamberimize indirilmiş ayetlerimizi tasdik etmiyorlardı.” der.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. وَقَعَ vekaa geldiği kök: وقع
  3. ٱلْقَوْلُ l-kavlu söz kök: قول
  4. عَلَيْهِمْ aleyhim başlarına
  5. أَخْرَجْنَا ehracna çıkarırız kök: خرج
  6. لَهُمْ lehum onlara
  7. دَآبَّةًۭ dabbeten bir Dabbe (canlı) kök: دبب
  8. مِّنَ mine -den
  9. ٱلْأَرْضِ l-erdi yer- kök: ارض
  10. تُكَلِّمُهُمْ tukellimuhum o onlara söyler kök: كلم
  11. أَنَّ enne elbetteki
  12. ٱلنَّاسَ n-nase insanların kök: نوس
  13. كَانُوا۟ kanu olduklarını kök: كون
  14. بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimize kök: ايي
  15. لَا la
  16. يُوقِنُونَ yukinune inanmıyor(lar) kök: يقن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دبب (18 geçiş) · Aynı kök: يقن (28 geçiş)

    Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır.

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…

  • Aynı kök: دبب (18 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: دبب (18 geçiş)

    Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap'ta hiçbir…

  • Aynı kök: وقع (24 geçiş)

    Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da…

  • Aynı kök: وقع (24 geçiş)

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  • Aynı kök: وقع (24 geçiş)

    Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu…

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş)

    Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar hakkında o (azap) sözü gerçekleştiği zaman, onlar için yerden bir canlı çıkarmış olacağız dipnot 1 ve bu (inkârcı) insanların ayetlerimize kesin bir şekilde inanmamış olduklarını kendilerine söyleyecektir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifade, Zilzâl 99:4-5 gereği bizzat "yer"in mahşerde konuşturulması olarak yorumlanabilir. [Dâbbetu'l-ard] "yer kurdu" ifadesi sadece Sebe' 34:14'te Hz. Süleyman'ın ölümünün yer aldığı pasajda geçmektedir. Bu ayette ise söz konusu ifade [dâbbetu'l-ard] "arzın canlısı" şeklinde tamlama olarak değil de [dâbbeten mine'l-ardı] "arzdan bir canlı" şeklinde geçmektedir. Bu ifade "onlar hakkında o (azap) sözü gerçekleştiği zaman" cümlesinden sonra geldiği için bu canlının ve mecasi olarak konuşmasının mahşerin konusu olduğu açıktır.

Mustafa İslamoğlu

Ve (o vahyi işitmeyen ölüler ve sağırlar) aleyhindeki söz gerçekleştiği zaman, onlar için yerden bir canlı çıkarırız; o onları mesajlarımıza öteden beri insanların yürekten inanmamış olduklarını söyler.

Muhammed Esed

Ve (o kalben sağır ve kör olanlara gelince: Haktan yana kendilerine söylenen) söz bütün açıklığıyla gerçekleştiği zaman, onların karşısına yerden, kendilerine insanlığın mesajlarımıza gerçek bir imanla inanmadığını söyleyen bir yaratık çıkaracağız.

Ahmed Hulusi

O hüküm (kıyametleri veya genel kıyamet öncesi) onlara eriştiğinde, onlar için Dabbet-ül Arz'dan (arzın {beden} bir tür konuşanı - bedenden ayrılık saati olan ölümün tadılma sürecinde) çıkarırız ki; onlara, insanların varlıklarındaki işaretlerimize (hakikatlerine) ikan sahibi olmadıklarını söyler!

Ali Bulaç

O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe çıkarırız; o da, insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.

Ali Özek ve heyeti

O söz başlarına geldiği (kıyamet yaklaştığı) zaman, onlara yerden bir dâbbe (mahlûk) çıkarırız da, bu onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.

Ali Rıza Safa

Ve sözü verilen başlarına geldiğinde, onlara, yeryüzünden bir yaratık çıkarırız; insanların ayetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler. dipnot 316

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 316
    "Yeryüzünden bir yaratık" olarak yazdığımız "Dabbeten minel ardı" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Bir çeşit hayvan" veya "Yerden bitme bir hayvan" veya "Debelenir gibi yürüyen bir canlı" veya "Topraktan mamul bir yaratık" veya "İnananları ve inkar edenleri işaretleyerek birbirinden ayıracak olan bir hayvan" biçiminde birbirinden değişik yorumlarla çevrilmiş; kimi çevirilerde ise "Dabbe" olarak bırakılmıştır. Süleyman peygamberin değneğini kemiren ağaç kurdu da 34:14 ayetinde, "Dabbetul ardı" biçiminde bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

O söz, tepelerine indiğinde, yerden onlar için canlı bir yaratık çıkarırız da, o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.

Edip Yüksel

Zamanı gelince, onlara topraktan mamul bir yaratık çıkaracağız; onlara, halkın ayet ve mucizelerimizi onaylamadığını bildirecek. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayette söz edilen yaratık, sudan değil, topraktan yaratılan ve 19 kodunun ortaya çıkarılmasına araç olan bilgisayar olabilir mi? Bak 72:28

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zamanı gelince, onlara topraktan mamul bir yaratık çıkaracağız; onlara, halkın ayet ve mucizelerimize inanmadığını bildirecek.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Söylenen söz başlarına geleceği zaman, onlar için yerden bir dabbe çıkarırız, insanların ayetlerimize kesin inanmadıklarını kendilerine söyler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Söylenen başlarına geleceği vakıt da onlar için Arzdan bir dabbe çıkarırız, nasın ayetlerimize yakin ile inanmaz idiklerini kendilerine söyler

Erhan Aktaş

Üzerlerine söz dipnot 1 gerçekleştiği zaman, onlara yerden bir dabbe dipnot 2 çıkarırız. Kuşkusuz o, onlara, İnsanların dipnot 3 ayetlerimize inanmadıklarını söyler. dipnot 4

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mahşerde toplayıp hesap sorma, hesaba çekme.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hareket eden, canlı demektir. Genellikle sürüngenler için kullanılır. Kur'an'da tüm canlılar için de kullanılmıştır. Ancak "Dabbetü'l ard," bir tamlama olarak "yer canlısı" demektir. Bu kelime, tefsirlerde daha çok eski inançların hurafelerine dayalı olarak ele alınmakta, Kıyamet'in alameti de olmak üzere, gerçeği yansıtmayan pek çok farklı rivayetlere yer verilmektedir. Bu rivayetlerin hiç birsinin Kur'an'i bir dayanağı yoktur. Bu tamlamanın, Kıyamet'in yaklaşma anıyla bir ilgisi olmayıp, Kıyamet'in kopuşundan sonraki durum olan "hesaba çekilme" anından söz etmektedir. Ayetin bağlamı dikkate alındığında müşriklerin gerçeğe kapalı, hiçbir sözden anlamaz oldukları eleştiri konusu edildiği görülmektedir. Dabbe, bu bağlamda müşriklerin bütün yapıp ettiklerinin orta çıkarılması, gerçeklerin ortaya dökülmesinin ifadesi olarak mecaz bir anlatımdır. Tıpkı İnsanın uzuvlarının, İnsanın yapıp ettiklerine tanıklık edecekleri hususundaki ayetler gibi (24:24).
  3. metne dön, dipnot 3
    Müşriklerin. Kafirlerin.
  4. metne dön, dipnot 4
    Onlar adına konuşacak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Üzerlerine söz dipnot 1 gerçekleştiği zaman, onlara yerden bir dabbe dipnot 2 çıkarırız. Kuşkusuz o, onlara, insanların dipnot 3 ayetlerimize inanmadıklarını söyler. dipnot 4

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mahşerde toplayıp hesap sorma, hesaba çekme.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dabbe, Hareket eden, canlı demektir. Genellikle sürüngenler için kullanılır. Kur'an'da tüm canlılar için de kullanılmıştır. (8:22; 35:45) Ancak "Dabbetü'l-arz", bir tamlama olarak "yer canlısı" demektir. Bu sözcük, tefsirlerde daha çok İsrailiyyat'ın, atalar dinlerinin hurafelerine dayalı olarak ele alınmakta, kıyametin alameti de olmak üzere, gerçeği yansıtmayan pek çok farklı rivayetlere yer verilmektedir. Bu rivayetlerin hiç birisinin Kur'an'i bir dayanağı yoktur. Bu tamlamanın, Kıyamet'in yaklaşması anıyla bir ilgisi olmayıp, Kıyamet'in kopuşundan sonraki durum olan "hesaba çekilme" anından söz etmektedir. Ayetin bağlamı dikkate alındığında Müşriklerin gerçeğe kapalı, hiçbir sözden anlamaz oldukları eleştiri konusu edildiği görülmektedir. Dabbe, bu bağlamda Müşriklerin bütün yapıp ettiklerinin ortaya çıkarılması, gerçeklerin ortaya dökülmesinin ifadesi olarak mecaz bir anlatımdır. Yerden yapılmış konuşan bir varlığın/cismin/aletin, onların yapıp ettiklerini tek tek söyleyeceği mecazen anlatılmaktadır. Tıpkı insanın uzuvlarının, insanın yapıp ettiklerine tanıklık edecekleri hususundaki ayetler gibi. (24:24).
  3. metne dön, dipnot 3
    Müşriklerin. Kafirlerin.
  4. metne dön, dipnot 4
    Onlar adına konuşacak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Üzerlerine söz dipnot 1 gerçekleştiği zaman, onlara yerden bir dabbe dipnot 2 çıkarırız. Kuşkusuz o, onlara, insanların dipnot 3 ayetlerimize inanmadıklarını söyler. dipnot 4

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mahşerde toplayıp hesap sorma, hesaba çekme.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dabbe, Hareket eden, canlı demektir. Genellikle sürüngenler için kullanılır. Kur'an'da tüm canlılar için de kullanılmıştır.(8/Enfal, 22; 35/Fatır, 45) Ancak "Dabbetü'l-arz", bir tamlama olarak "yer canlısı" demektir. Bu sözcük, tefsirlerde daha çok eski inançların hurafelerine dayalı olarak ele alınmakta, kıyametin alameti de olmak üzere, gerçeği yansıtmayan pek çok farklı rivayetlere yer verilmektedir. Bu rivayetlerin hiç birsinin Kur'an'i bir dayanağı yoktur. Bu tamlamanın, Kıyamet'in yaklaşması anıyla bir ilgisi olmayıp, Kıyamet'in kopuşundan sonraki durum olan "hesaba çekilme" anından söz etmektedir. Ayetin bağlamı dikkate alındığında müşriklerin gerçeğe kapalı, hiçbir sözden anlamaz oldukları eleştiri konusu edildiği görülmektedir. Dabbe, bu bağlamda müşriklerin bütün yapıp ettiklerinin ortaya çıkarılması, gerçeklerin ortaya dökülmesinin ifadesi olarak mecaz bir anlatımdır. Yerden yapılmış konuşan bir varlığın/cismin/aletin, onların yapıp ettiklerini tek tek söyleyeceği mecazen anlatılmaktadır. Tıpkı insanın uzuvlarının, insanın yapıp ettiklerine tanıklık edecekleri hususundaki ayetler gibi. (24/Nur, 24).
  3. metne dön, dipnot 3
    Müşriklerin. Kafirlerin.
  4. metne dön, dipnot 4
    Onlar adına konuşacak.

Gültekin Onan

O söz başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir dabbe çıkarırız; o da, insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.

Hasan Basri Çantay

O söz (ün ma'nası) kendilerinin aleyhinde (tahakkuk edib) vukuu (ve zuhuur) a geldiği zaman yerden bunlar için bir dabbe çıkarırız ki bu, onlara insanların ayetlerimize kat'i bir kanaat beslemezler idiğini (başlarına kakarak) söyler.

İbni Kesir

Kendilerine söylenmiş olan, başlarına geldiği zaman; yerden bir canlı çıkarılır ki insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyleyerek konuşur.

Mehmet Alagaş

(76-82) İşte bu Kur'an, üzerinde çoğunun ihtilaf ettiği şeyleri İsrailoğulları'na kıssa ediyor / anlatıyor. O, müminler için rahmettir hidayettir / esirgeyendir, yola iletendir. Kesinlikle senin Rabbin, onların arasındaki hükmünü gerçekleştirecektir ve O saygıdeğerdir, bilendir. Vekaletini Allah'a ver, muhakkak ki sen apaçık bir hak / bir gerçek üzeresin. Muhakkak ki sen ölüleri işittiremezsin, çağrını, arkalarına dönüp kaçarken sağırlar duyamaz lar. Sen bir körü sapmışlı kta iken hidayete iletemezsin / yola iletemezsin. Sen sadece, ayetlerimize inananlara işittirebilirsin işte onlar teslim olanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

O söz başlarına gelip çattığı zaman, yerden bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız da onlara konuşarak, insanların ayetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyler.

Süleyman Ateş

O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız; o, onlara insanların, ayetlerimize inanmadıklarını söyler.

Süleymaniye Vakfı

Haklarındaki karar kesinleşince bulundukları yerden onlar için bir dabbe dipnot 1 çıkarırız; onlara, insanların ayetlerimize tam olarak inanmadıklarını söyler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hareket etme özelliğine sahip her canlı dabbedir (Müfredat). Allah bunları göklere ve yere yerleştirmiştir (Şura 42/29). Ömrünü tamamlamış birinin, öldüğü yerde karşısına çıkıp konuşan canlı, onun için görevlendirilmiş ölüm meleğidir (Secde 32/11). O melek bu sözü, hayatını yanlışlar içinde geçirmiş olanlara söyleyince onlar tam bir teslimiyet gösterir ve «biz kötü bir şey yapmadık ki ki!»derler (Nahl 16/28). Ölüm meleğinin yanındaki melekler (En'am 6/61) onların yüzlerine ve sırtlarına vurup (Muhammed 47/25-28) şöyle derler: 'Çıkarın ruhlarınızı!' Bugün, Allah'a karşı gerçek dışı şeyler söylemiş olmanız ve büyüklük taslayarak ayetlerinden uzaklaşmanız sebebiyle alçaltıcı bir azap ile karşılanacaksınız" (En'am 6/93). Kendilerini düzeltmeleri için ek süre isterler ama verilmez (Müminun 23/99-100). Günahkar olarak ölen Müminler de ek süre isterler. Onların istekleri de kabul edilmez (Münafikun 63/10). Melekler, hayatını Allah'ın istediği gibi geçirmiş olanlara, selam ve mutluluk haberleri ile gelirler (Nahl 16/32, Fussilet 41/30-31). Gelenekte bu ayetteki canlıya dabbet'ul-ard denir ve kıyamet alametlerinden sayılır. Kıyamet alametleri, kıyametin işaretleridir. Onlar, tabiatta her zaman vardır (Muhammed 47/18) Herkes bu konuda kendine göre bir gözlem yapar (Hac 22/5-7, Zuhruf 43/11, Kaf 50/6-11). Kıyamet, ansızın gelecektir. Onun vakti kimseye bildirilmediği için (A'raf 7/187) bir alameti olamaz. Kıyamet alametleri denen şeylerin sağlam bir dayanağı yoktur. Dolayısıyla bu ayetin de kıyamet ile bir ilgisi yoktur. Kıyamet ile ilgili olan ayetler, bu ayetin devamında yer alan ayetlerdir (Neml 27/83-85).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu insanların haklarındaki karar kesinleşince dipnot 1 onlar için yerden (kabirlerinden) bir dabbe dipnot 2 çıkarırız. Dabbe, o insanlara, Allah'ın ayetlerine kesin bir inançla inanmadıklarını söyler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölene kadar tevbe kapısı açıktır. Kişi hakkındaki karar ölünce verilir. Dolayısıyla bu ayette kişinin ölümünün gerçekleştirilmesi ifade edilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dabbe: Hareket etme özelliği olan, canlı demektir. Bunların gölerde ve yerlerde olduğu, insan ve melek grubunun da dabbe özelliği olduğu ilgili ayetlerde anlatılmıştır. Dolayısıyla bu ayetteki dabbe kendini doğrulara kapatan insanlardan ölenlere, durumunu kabirde iken tebliğ eden melektir. İlgili diğer ayetler: (Şura 26/29, Nahl 16/49, Nahl 16/61, Bakara 2/164, En'am 6/38 , Hud 11/6, Hud 11/56, Nur 24/45, Ankebut 29/60, Lokman 31/10, Sebe 34/14, Fatır 35/45, Casiye 46/4)

Şaban Britch

O söz başlarına gelip çattığı zaman, yerden bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız da onlara konuşarak; insanların ayetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyler.

Şaban Piriş

Onlara verilen söz gerçekleştiği zaman, yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız da onlara konuşarak; insanların gerçekten ayetlerimize inanmadıklarını söyler.

Yaşar Nuri Öztürk

O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar için bir dabbe/debelenir gibi yürüyen bir canlı çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when time is propitious for Allah's predetermined special occasion to come to pass and they-the infidels - come to meet with their destiny, We introduce to them a beast from the earth to discourse with them and say to them: "The infidels had always denied Allah's revelations and authoritative signs. What do you think of the signs now!"

Abdul Haleem

When the verdict is given against them, We shall bring a creature out of the earth, which will tell them that people had no faith in Our revelations.

Abdullah Yusuf Ali

And when the Word is fulfilled against them (the unjust), we shall produce from the earth a beast to (face) them: He will speak to them, for that mankind did not believe with assurance in Our Signs.

Abul A'la Maududi

And when the time for the fulfilment of Our Word against them will come, dipnot 1 We shall bring forth for them a beast from the earth who will speak to them because people did not believe in Our Signs. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "When Resurrection which they are being promised will approach."
  2. metne dön, dipnot 2
    According to Ibn Umar, this will happen when there remains no one in the world to command the people to do good and forbid them to do evil. Ibn Marduyah has reported a Hadith on the authority of Abu Said Khudri; according to which the latter heard the same thing from the Prophet (peace be upon him) himself. This shows that when man gives up the duty of exhorting others to do good and forbidding them to do evil, Allah will bring forth a beast to serve as the final warning just before Resurrection. This, however, is not clear whether it will be just one beast, or a particular species of beasts, who will spread all over the earth. The words daabbat-an-min-al-ard might contain both the meanings. In any case, what it will say will be: "The people did not believe in Allah’s revelations in which Resurrection was foretold. Now the same Resurrection is about to come; let everyone know that what Allah said was true". The sentence, “The people did not believe in Our Revelations”, is either a part of the beast’s own speech, or Allah’s narration of its words. If these are its own words, the word “Our” will be understood in the style of an official who speaks on behalf of his government and not on his personal behalf. In the second case, since Allah is narrating the beast’s words, He has used “Our Revelations” in the normal sense.

Aisha Bewley

When the Word is justly carried out against them, We will produce a Beast from the earth which will speak to them. Truly mankind had no certainty about Our Signs.

Al-Hilali & Khan

And when the Word (of torment) is fulfilled against them, We shall bring out from the earth a beast[1] for them, to speak to them because mankind believed not with certainty in Our Ayât (Verses of the Qur’ân and Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم).

Ali Quli Qarai

And when the word [of judgement] falls upon them, We shall bring out for them an Animal from the earth who shall speak to them that the people had no faith in Our signs.

Amatul Rahman Omar

And when the judgment becomes due against them (-the unjust) We shall bring forth for them a (grossly) materialistic person which will rule over them (and also an insect which shall wound them to cause plague). That is because the people did not have firm faith in Our Messages.

Arthur John Arberry

When the Word falls on them, We shall bring forth for them out of the earth a beast that shall speak unto them: 'Mankind had no faith in Our signs. '

Bijan Moeinian

When the time comes, I (God) will order an earthly beast to give them a speech about their disbelief.

E. Henry Palmer

And when the sentence falls upon them we will bring forth a beast out of the earth that shall speak to them, (and say) that, 'Men of our signs would not be sure. '

Edip-Layth

When the punishment has been deserved by them, We will bring out for them a creature made of earthly material, it will speak to them that the people have been unaware regarding Our signs.

George Sale

When the sentence shall be ready to fall upon them, We will cause a beast to come forth unto them from out of the earth, which shall speak unto them: Verily men do not firmly believe in our signs.

Hamid S. Aziz

Nor can you guide the blind out of their error. You can make none to hear, save those who believe Our revelations and have Surrendered.

Mahmoud Ghali

And when the Saying befalls them, We will bring out for them from the earth a beast that will speak to them that mankind had no certitude in Our signs.

Marmaduke Pickthall

And when the word is fulfilled concerning them, We shall bring forth a beast of the earth to speak unto them because mankind had not faith in Our revelations.

Mohamed Ahmed - Samira

When the sentence will have been passed against them, We shall bring forth beastly brutes from the earth who will torment them, for men certainly do not believe Our signs.

Muhammad Asad

Now, [as for the deaf and blind of heart –] when the word [of truth] stands revealed against them, We shall bring forth unto them out of the earth a creature, which will tell them that mankind had no real faith in Our messages.

Mustafa Khattab

And when the decree ˹of the Hour˺ comes to pass against them, We will bring forth for them a beast from the earth,[1] telling them that the people had no sure faith in Our revelations.

Progressive Muslims

And when the punishment has been deserved by them, We will bring out for them a creature made of Earthly material, it will speak to them that the people have been uncertain regarding Our revelations.

Rashad Khalifa

At the right time, we will produce for them a creature, made of earthly materials, declaring that the people are not certain about our revelations.

Sahih International

And when the word befalls them, We will bring forth for them a creature from the earth speaking to them, [saying] that the people were, of Our verses, not certain [in faith].

Sam Gerrans

And when the word befalls them, We will bring forth for them a creature from the earth telling them that men were of Our proofs not certain.

Shabbir Ahmed

Now, when the Word stands fulfilled against them (humanity paying no heed) We bring forth from among the humbled ones who tell them (by way of rebellion) that mankind has not had conviction in Our Laws. ((6:65). 'Dabbatam-min-

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when the Word is made true against them, We shall bring out from the earth a beast to (face) them: To speak to them, because mankind did not believe in Our Signs with (due) certainty.

Taqi Usmani

When the word will come to fall upon them, We will bring forth for them a beast from the earth who will speak to them that the human beings (i.e the infidels) did not believe in Our signs.

The Monotheist Group

And when the punishment has been deserved by them, We will bring out for them a creature from the earth, it will speak to them that the people have been unaware regarding Our revelations.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 82. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 82. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 82. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩