Neml suresi

Neml suresi, 80. ayet

Neml suresi, 80. ayet. إِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ

inneke lâ tüsmi`u-lmevtâ velâ tüsmi`u-ṣṣumme-ddü`âe iẕâ vellev müdbirîn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 77–83 · surenin 80. ayeti / 93

Konu Kur'an İsrâiloğullarına anlatır; "ölülere duyuramazsın" Neml 76–81 3

  1. Neml 77

    Şüphesiz o, elbette mü'minler için bir hidayet ve bir rahmettir.

  2. Neml 78

    Şüphesiz senin Rabbin, onların arasında hükmünü verecektir. O, mutlak güç sahibidir, hakkıyla bilendir.

  3. Neml 79

    Öyle ise Allah'a tevekkül et. Çünkü sen apaçık bir hak üzere bulunuyorsun.

  4. 80

    Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

  5. Neml 81

    Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.

  6. Neml 82

    (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.

  7. Neml 83

    Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

80. Yani onları davet edip de onlara seslendiğinde seini duyuramazsın. Özellikle de “arkalarını dönüp gittiklerinde” Çünkü arkalarını dönüp gittikleri vakit hiç mi hiç işitmezler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Şüphesiz sen, Yüce Allah’a iman etmeyip, küfürleri sebebiyle kalpleri ölmüş olan ölülere asla duyuramazsın. Senden yüz çevirip, arkalarını dönen, Yüce Allah'ın hakka karşı kulaklarını sağır ettiği kimselere de davetini duyuramazsınız.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّكَ inneke elbette sen
  2. لَا la
  3. تُسْمِعُ tusmiu duyuramazsın kök: سمع
  4. ٱلْمَوْتَىٰ l-mevta ölülere kök: موت
  5. وَلَا ve la ve
  6. تُسْمِعُ tusmiu işittiremezsin kök: سمع
  7. ٱلصُّمَّ s-summe sağırlara kök: صمم
  8. ٱلدُّعَآءَ d-duaa'e çağrıyı kök: دعو
  9. إِذَا iza zaman
  10. وَلَّوْا۟ vellev kaçtıkları kök: ولي
  11. مُدْبِرِينَ mudbirine arkalarını dönerek kök: دبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    De ki: "Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum." Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler.

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim…

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    (17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Dua

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.

  • Ortak kavram: Ölüm

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki sen ölülere dipnot 1 duyuramaz; sağırlara da arkalarını dönüp giderlerken çağrıyı duyuramazsın.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Rûm 30:52-53. Bu ayetlerde sözü edilen [el-mevtâ] kelimesi, "kalbini öldürenler" demektir. Bakara 2:154 ve Al-i İmrân 3:169'da Allah yolunda öldürülenlerle ilgili gündeme getirilen yeni bir hayat tanımı ve bakış açısı gibi bu ayette de ölü ve sağır ifadelerine yeni bir perspektif kazandırılmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Şu bir gerçek ki, sen ölülere işittiremezsin. Dahası, bu daveti sırtını dönüp uzaklaşan sağırlara da işittiremezsin.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, sen ölülere de işittiremezsin, sırt çevirip uzaklaşan sağırlara da işittiremezsin bu çağrıyı;

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki sen ölülere (şuursuzca yaşayanlara) işittiremezsin; (Hakk'a) arkalarını dönüp gittiklerinde, sağırlara da işittiremezsin!

Ali Bulaç

Çünkü gerçekten sen, ölülere (söz) dinletemezsin ve arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.

Ali Özek ve heyeti

Bil ki sen ölülere işittiremezsin, arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da dâveti duyuramazsın.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, ölülere duyuramazsın; arkasını dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Bayraktar Bayraklı

Sen, şüphesiz, manen ölülere işittiremezsin; dönüp giden manen sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Edip Yüksel

Sen ölülere duyuramazsın, aynı şekilde arkalarını dönen sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sen ölülere duyuramazsın, aynı şekilde arkalarını dönen sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz sen, ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhesiz sen ölülere işittiremezsin, arkalarına dönmüş kaçarlarken sağırlara da da'veti işittiremezsin

Erhan Aktaş

Sen, ölülere duyuramazsın. Mesajı aldırmayan sağırlara da duyuramazsın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen, ölülere duyuramazsın. Mesajı aldırmayan sağırlara da duyuramazsın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen, ölülere duyuramazsın. Mesajı aldırmayan sağırlara da duyuramazsın.

Gültekin Onan

Çünkü gerçekten sen, ölülere (söz) dinletemezsin ve arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.

Hasan Basri Çantay

Zira şübhesiz ki sen ölülere duyuramazsın. Arkalarını dönmüş kaçarlarken sağırlara da da'veti (ni) işitdiremezsin.

İbni Kesir

Elbette sen; ölülere işittiremezsin, dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Mehmet Alagaş

(76-82) İşte bu Kur'an, üzerinde çoğunun ihtilaf ettiği şeyleri İsrailoğulları'na kıssa ediyor / anlatıyor. O, müminler için rahmettir hidayettir / esirgeyendir, yola iletendir. Kesinlikle senin Rabbin, onların arasındaki hükmünü gerçekleştirecektir ve O saygıdeğerdir, bilendir. Vekaletini Allah'a ver, muhakkak ki sen apaçık bir hak / bir gerçek üzeresin. Muhakkak ki sen ölüleri işittiremezsin, çağrını, arkalarına dönüp kaçarken sağırlar duyamaz lar. Sen bir körü sapmışlı kta iken hidayete iletemezsin / yola iletemezsin. Sen sadece, ayetlerimize inananlara işittirebilirsin işte onlar teslim olanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen, ölülere duyuramazsın, arkalarını dönüp gitmekte olan sağırlara da daveti duyuramazsın.

Süleyman Ateş

Sen ölülere duyuramazsın, arkalarını dönmüş kaçmakta olan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen ölülere dinletemezsin. Çağrını, sırtlarını döndükleri zaman , sağırlara da dinletemezsin.

Şaban Britch

Sen, ölülere duyuramazsın, arkalarını dönüp gitmekte olan sağırlara da daveti duyuramazsın.

Şaban Piriş

Sen, ölülere duyuramazsın, arkasını dönüp gidenlere de çağrıyı işittiremezsin.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen, ölülere işittiremezsin. Eğer dönüp giderlerse, sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But you shall not be able to make your voice reach the spiritually dead nor shall you be able to make it reach the worthless who counsel deaf nor do they open their hearts' ears when they turn their backs.

Abdul Haleem

You cannot make the dead hear, you cannot make the deaf listen to your call when they turn their backs and leave,

Abdullah Yusuf Ali

Truly thou canst not cause the dead to listen, nor canst thou cause the deaf to hear the call, (especially) when they turn back in retreat.

Abul A'la Maududi

Surely you cannot make the dead hear you, dipnot 1 nor can you make the deaf hear your call if they turn back in flight, dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "The dead" the ones whose consciences are dead and whose stubbornness, obstinacy and love of the usage and custom have deprived them of the sense of discrimination between the truth and falsehood.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, "Who not only close their ears against what you say, but slink away from the place where they fear they aught hear what you say."

Aisha Bewley

You will not make dead men hear and you will not make deaf men hear the call when they turn their backs in flight.

Al-Hilali & Khan

Verily, you cannot make the dead to hear nor can you make the deaf to hear the call (i.e. benefit them and similarly the disbelievers), when they flee, turning their backs.

Ali Quli Qarai

Indeed you cannot make the dead hear, nor can you make the deaf hear the call when they turn their backs [upon you],

Amatul Rahman Omar

Of course you cannot make the dead hear nor can you make the deaf hear (your) call when they retreat turning their backs (on you).

Arthur John Arberry

Thou shalt not make the dead to hear, neither shalt thou make the deaf to hear the call when they turn about, retreating.

Bijan Moeinian

You can not deliver the message to the dead person nor can you make the deaf to hear you; especially when they turn away from you.

E. Henry Palmer

Verily, thou canst not make the dead to hear, and thou canst not make the deaf to hear the call when they turn their backs on thee;

Edip-Layth

You cannot make the dead hear, nor can you make the deaf hear the call when they turn their backs and flee.

George Sale

Verily thou shalt not make the dead to hear, neither shalt thou make the deaf to hear thy call to the true faith, when they retire and turn their backs:

Hamid S. Aziz

Rely you then upon Allah, for you stand on obvious Truth.

Mahmoud Ghali

Surely you will not make the dead to hear, nor will you make the deaf to hear the call when they turn away, withdrawing.

Marmaduke Pickthall

Lo! thou canst not make the dead to hear, nor canst thou make the deaf to hear the call when they have turned to flee;

Mohamed Ahmed - Samira

You cannot make the dead to listen, or the deaf to hear the call, when they have turned their backs,

Muhammad Asad

[But, ] verily, thou canst not make the dead hear: and [so, too,] thou canst not make the deaf [of heart] hear this call when they turn their backs [on thee] and go away,

Mustafa Khattab

You certainly cannot make the dead hear ˹the truth˺. Nor can you make the deaf hear the call when they turn their backs and walk away.

Progressive Muslims

You cannot make the dead hear, nor can you make the deaf hear the call when they turn their backs and flee.

Rashad Khalifa

You cannot make the dead, nor the deaf, hear the call, if they turn away.

Sahih International

Indeed, you will not make the dead hear, nor will you make the deaf hear the call when they have turned their backs retreating.

Sam Gerrans

Thou wilt not make the dead to hear, nor wilt thou make the deaf to hear the call when they turn and go.

Shabbir Ahmed

But verily, you cannot make the dead (or the "living-dead") hear, nor can you make the deaf of heart to hear the call when they turn back to retreat.

Syed Vickar Ahamed

Truly, you cannot make the dead to hear, nor can make the deaf to hear the call, especially when they go away in hiding,

Taqi Usmani

Surely, you cannot make the dead to hear, nor can you make the deaf to hear your call when they turn their backs in retreat,

The Monotheist Group

You cannot make the dead hear, nor can you make the deaf hear the call when they turn their backs and flee.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 80. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 80. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 80. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩