Neml suresi

Neml suresi, 85. ayet

Neml suresi, 85. ayet. وَوَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِم بِمَا ظَلَمُوا۟ فَهُمْ لَا يَنطِقُونَ

veveḳa`a-lḳavlü `aleyhim bimâ żalemû fehüm lâ yenṭiḳûn.

Diyanet İşleri

Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 82–88 · surenin 85. ayeti / 93

Konu Dâbbe, sûr, iyi ve kötü amel; kapanış Neml 82–93 3

  1. Neml 82

    (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.

  2. Neml 83

    Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.

  3. Neml 84

    Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim ayetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!"

  4. 85

    Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.

  5. Neml 86

    Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.

  6. Neml 87

    Sur'a üfürüleceği ve Allah'ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O'na gelirler.

  7. Neml 88

    Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Halbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

85. “Zulmetmeleri sebebiyle (azap) sözü aleyhlerinde hak olmuştur.” Sürekli işledikleri zulümlerinden ötürü aleyhlerine azap sözü gerçekleşmiş ve onlara karşı bağlayıcı delil ortaya konmuş olacaktır.

“O nedenle konuşamazlar.” Çünkü ellerinde lehlerine hiçbir delil bulunmayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar, Allah ve ayetlerine (iman etmeyip) küfre düşerek yaptıkları zulümlerinden ötürü azap gördüler. Konuşmaktan aciz ve kanıtlarının geçersiz olmasından dolayı kendilerini savunmak için ağızlarını açıp, konuşamazlar.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَوَقَعَ ve vekaa ve vuku bulmuştur kök: وقع
  2. ٱلْقَوْلُ l-kavlu karar kök: قول
  3. عَلَيْهِم aleyhim başlarına
  4. بِمَا bima yüzünden
  5. ظَلَمُوا۟ zelemu zulmetmeleri kök: ظلم
  6. فَهُمْ fe hum onlar artık
  7. لَا la
  8. يَنطِقُونَ yentikune konuşmazlar kök: نطق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

  • Aynı kök: وقع (24 geçiş)

    Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da…

  • Aynı kök: وقع (24 geçiş)

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  • Aynı kök: وقع (24 geçiş)

    Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

İşte onların tüm çarpıtmalarına rağmen kendileri aleyhindeki söz böyle yerini bulmuş olacak. Dahası, bu durum karşısında onlardan çıt çıkmayacak.

Muhammed Esed

Ve (böylece, onlara vaktiyle söylenen) söz, onların tüm karalamalarına rağmen, olanca gerçekliğiyle karşılarına çıkacak ve onlar da buna karşılık artık diyecek söz bulamayacaklar;

Ahmed Hulusi

(Nefslerine) zulmetmeleri dolayısıyla o hüküm onlara erişti! Artık onlar konuşamazlar!

Ali Bulaç

Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.

Ali Özek ve heyeti

Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.

Ali Rıza Safa

Yaptıkları haksızlıklar yüzünden, sözü verilen başlarına gelmiştir; artık konuşamazlar.

Bayraktar Bayraklı

İşledikleri zulümler yüzünden o söz, tepelerine inmiştir, artık tek kelime söyleyemezler.

Edip Yüksel

Haksızlık ettikleri için verilen söz başlarına gelir ve artık konuşamazlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Haksızlık ettikleri için verilen söz başlarına gelir ve artık konuşamazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Zulmetmeleri yüzünden aleyhlerinde söz gerçekleşir (söylenen başlarına gelir) ve artık nutukları tutulur (konuşamazlar).

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurur ve haksızlık ettikleri cihetle aleyhlerinde söz, hakk olur (söylenen başlarına gelir) de artık nutukları tutulur

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve haksızlıkları dipnot 1 nedeniyle üzerlerine söz dipnot 2 gerçekleşmiş oldu. Artık onlar konuşamazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeğe karşı kör ve sağır olarak kendilerine yaptıkları yanlışlıktan, haksızlıktan dolayı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Azap, ceza, karar.

Gültekin Onan

Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.

Hasan Basri Çantay

Zulüm etdikleri sebebiyle üzerlerine o söz vukuua gelmişdir. Artık onlar söz de söyleyemeyeceklerdir.

İbni Kesir

Zulümleri yüzünden, söylenilen söz başlarına geldi. Artık konuşamaz olurlar.

Mehmet Alagaş

(82-85) Söz başlarına geldiği vakit arzdan; onlarla “kesinlikle insan, ayetlerimize kanaat getirmedi /inanmadı ” şeklinde konuşan bir yaratık ortaya çıkarırız. O gün, her toplumdan / her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanları gruplar halinde bir araya getiririz ve onlar sevk edil irler. Nihayet geldikleri vakit Allah diyecek ki; sizler ayetlerimi, ilmen de onu tam olarak kavrayamamışken yalanladınız mı? Sizler ne yapmak istiyordunuz? Zulmetmelerinden dolayı üzerlerine söylenen söz gerçekleşir ve onlar artık konuşamazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Zulmetmelerinden dolayı aleyhlerinde söz (azap) gerçekleşmiş olur ve onlar artık konuşamazlar.

Süleyman Ateş

Zulmetmeleri yüzünden o (azab) karar(ı) başlarına gelmiştir, artık konuşmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yaptıkları yanlışlara karşılık aleyhlerindeki tehdit gerçekleşecek; onlar ağızlarını bile açamayacaklar.

Şaban Britch

Zulmetmelerinden dolayı aleyhlerinde söz (azap) gerçekleşmiş olur ve onlar artık konuşamazlar.

Şaban Piriş

Zulmetmeleri sebebiyle hüküm giyecekler ve bir şey de diyemeyeceklerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

İşledikleri zulümler yüzünden o söz tepelerine inmiştir; artık tek kelime söyleyemezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And now that what was predicted and destined to happen as a reaction to their iniquities has come to pass, they are stricken dumb unable to put forward a plea neither in abatement nor in bar of an action or prosecution.

Abdul Haleem

The verdict will be given against them because of their wrongdoing: they will not speak.

Abdullah Yusuf Ali

And the Word will be fulfilled against them, because of their wrong-doing, and they will be unable to speak (in plea).

Abul A'la Maududi

And the Word will come to pass against them because of their wrong-doing: they will then be able to utter nothing.

Aisha Bewley

The Word will be carried out against them for the wrong they did and they will not speak.

Al-Hilali & Khan

And the Word (of torment) will be fulfilled against them, because they have done wrong, and they will be unable to speak (in order to defend themselves).

Ali Quli Qarai

And the word [of judgement] shall fall upon them for their wrongdoing, and they will not speak.

Amatul Rahman Omar

And the judgment becomes due against them because they acted wrongly and they will not be able to speak (in their defence).

Arthur John Arberry

And the Word shall fall upon them because of the evil they committed, while they speak naught.

Bijan Moeinian

Then they will be sentenced for their wickedness while unable to speak.

E. Henry Palmer

and the sentence shall fall upon them for that they did wrong, and they shall not have speech.

Edip-Layth

The punishment was deserved by them for what they transgressed, for they did not speak.

George Sale

And the sentence of damnation shall fall on them, for that they have acted unjustly: And they shall not speak in their own excuse.

Hamid S. Aziz

Until, when they come before their Lord, He will say, "Did you deny my revelations when you had compassed no knowledge thereof? Or what is it that you were doing?"

Mahmoud Ghali

And the Saying will befall them for that they did injustice, so they will not pronounce (at all).

Marmaduke Pickthall

And the Word will be fulfilled concerning them because they have done wrong, and they will not speak.

Mohamed Ahmed - Samira

When the sentence will have been passed upon them for their wickedness, they will not be able to say a word.

Muhammad Asad

And the word [of truth] will stand revealed against them in the face of all the wrong which they had committed, and they will not [be able to] utter a single word [of excuse]:

Mustafa Khattab

And the decree ˹of torment˺ will be justified against them for their wrongdoing, leaving them speechless.

Progressive Muslims

And the punishment was deserved by them for what they transgressed, for they did not speak.

Rashad Khalifa

They will incur the requital for their wickedness; they will say nothing.

Sahih International

And the decree will befall them for the wrong they did, and they will not [be able to] speak.

Sam Gerrans

And the word will befall them because they did wrong, and they will not speak.

Shabbir Ahmed

And the Word shall be fulfilled about them since they had oppressed one another. And then, they will be dumbfounded!

Syed Vickar Ahamed

And the Word will be made true against them, because of their doing wrong, and they will not be able to speak (for mercy).

Taqi Usmani

And the Word will come to fall on them because of their transgression, so they will not (be able to) speak.

The Monotheist Group

And the punishment was deserved by them for what they transgressed; they shall not speak.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 85. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 85. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 85. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩