Bakara suresi

Bakara suresi, 4. ayet

Bakara suresi, 4. ayet. وَٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

velleẕîne yü'minûne bimâ ünzile ileyke vemâ ünzile min ḳablik. vebil'âḫirati hüm yûḳinûn.

Diyanet İşleri

Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 1–7 · surenin 4. ayeti / 286

Konu Kitabın niteliği ve sakınanların vasıfları Bakara 1–5 3

  1. Bakara 1

    Elif Lam Mim.

  2. Bakara 2

    Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.

  3. Bakara 3

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  4. 4

    Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.

  5. Bakara 5

    İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.

  6. Bakara 6

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  7. Bakara 7

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

4. “Onlar hem sana indirilene iman ederler, hem de senden önce indirilenlere...” Burada geçen “sana indirilen”den kasıt Kur’ân ve Sünnet’tir. Çünkü Yüce Allah: “Allah sana Kitab’ı ve Hikmet’i (sünneti) indirmiştir.” (en-Nisa, 4/113) buyurmaktadır. O nedenle takva sahipleri, Peygamberin bütün getirdiklerine iman eder, O’na indirilenler arasında ayrım yapıp da bir bölümüne inanıp diğer bir bölümüne inanmazlık etmezler. Ona indirilenlerin bir bölümüne inanıp bir bölümüne inanmamak da ya bid’atçılardan bazılarının yaptığı gibi O’na indirilenleri inkâr etmekle yahut da onu Allah ve Rasûlü’nün maksadına aykırı bir şekilde te’vil etmekle olur. Nitekim bu bid’atçılar görüşlerinin aksine delâlet eden nasları ya te’vil ederler. Te’villeri ile de neticede bu buyrukların ihtiva ettiği anlamı tasdik etmeme durumuna düşerler. Bu buyrukları lafzen tasdik etseler dahi, onlara gerçek anlamıyla iman etmezler.

“Senden önce indirilenlere” buyruğu daha önce indirilmiş bütün kitaplara imanı kapsar. Kitaplara iman, hem Peygamberlere iman etmeyi, hem de bu kitapların kapsamına giren özellikle Tevrat, İncil ve Zebur’a iman etmeyi kapsar. İşte bu, mü’minlere has bir özelliktir. Onlar bütün semavi kitaplara iman ettikleri gibi, bütün Peygamberlere de inanırlar. Onlardan herhangi birisi arasında (iman bakımından) fark gözetmezler.

Daha sonra Allah “Ahirete de yakînen inanırlar.” buyurmuştur. “Âhiret” ölümden sonra meydana gelecek olan olaylara verilen addır. İmanı genel olarak söz konusu ettikten sonra âhirete imanı özellikle zikretmesi, âhiret gününe imanın iman esaslarından birisi oluşundan ve Allah’ın mükâfaatını arzu etmeye, azabından korkmaya ve amellerde bulunmaya götüren en büyük etken oluşundan dolayıdır.

“Yakîn” ise en ufak bir şüphenin yer almadığı ve kişiyi amele sevk eden tam ve eksiksiz bilgi demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu metin 3–4. ayetler için yazılmıştır.

Onlar gaybe inanırlar. Gayb; Ahiret günü gibi Allah'ın ya da resulünün haber verdiği, bize gizli kalıp duyularla hissedilmeyen her şeydir. Onlar, Allah'ın emrettiği şekilde şartları, rukünleri, vacipleri ve sünnetlerine uygun olarak namazı dosdoğru kılan kimselerdir. Onlar, Allah'ın sevabını umarak zekât gibi verilmesi farz olan veya sadaka gibi farz olmayan, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği şeylerden infak ederler. Ey Peygamber! Onlar Allah'ın sana ve senden önce gönderdiği bütün peygamberlere -aleyhimusselam- indirdiği vahye ayırt etmeksizin iman ederler. Ve onlar ahirete, orada verilecek olan sevap ve cezaya kesin bir inançla iman ederler.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve onlar ki
  2. يُؤْمِنُونَ yu'minune iman ederler kök: امن
  3. بِمَآ bima şeye
  4. أُنزِلَ unzile indirilen kök: نزل
  5. إِلَيْكَ ileyke sana
  6. وَمَآ ve ma ve şeye
  7. أُنزِلَ unzile indirilen kök: نزل
  8. مِن min -den
  9. قَبْلِكَ kablike senden önce kök: قبل
  10. وَبِٱلْـَٔاخِرَةِ ve bil-ahirati ve ahirete de kök: اخر
  11. هُمْ hum onlar
  12. يُوقِنُونَ yukinune kesinlikle inanırlar kök: يقن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş)

    Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş)

    (156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş)

    Onlar hala cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allah'ınkinden daha güzeldir?

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

37 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e iman eder, ahiret gününe de kesin bir şekilde inanırlar.

Mustafa İslamoğlu

ve onlar sana indirilene de; ahiretin varlığına dair ilahi habere mutmain bir kalple inanmıştırlar.

Muhammed Esed

Ve onlar (ey peygamber), sana indirilene de senden önce indirilmiş olana da iman ederler, öteki dünyanın varlığından bütün kalpleriyle emindirler.

Ahmed Hulusi

Onlar hakikatinden sana (boyutsal geçişle) inzal olunana ve öncekilere inzal olmuşlara iman ederler; geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine de ikan (kesin idrakten kaynaklanan kabul) halindedirler.

Ali Bulaç

Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar.

Ali Özek ve heyeti

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; âhiret gününe de kesinkes inanırlar.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, hem sana indirilene hem de senden önce indirilene inanırlar. Sonsuz yaşama da kesin olarak inanırlar.

Bayraktar Bayraklı

Sana indirilene ve senden önce indirilene de iman ederler; ahiret gününe kesinlikle inanırlar.

Edip Yüksel

Sana indirileni ve senden önce indirileni onaylarlar. Ahiret konusunda da hiçbir kuşkuları yoktur. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Daha önceki Tanrısal kitaplar tahrifata uğramasına rağmen Tanrısal mesajı hala içerir. * Tevrat ve İncil, SADECE Tanrı'ya kul olma mesajını hala taşır (
    Tesniye 6:4-5 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 6:4

    “Dinle, ey İsrail! Tanrımız RAB tek RABdir.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,
    Markos 12:29-30 — Yeni Ahit, Markos; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Markos 12:29

    İsa şöyle karşılık verdi: “En önemlisi şudur: ‹Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rabdir.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ) Ana mesajla ilgili tüm tahrifatlar kolaylıkla belirlenebilir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Ahiret konusunda da hiçbir kuşkuları yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki, hem sana indirilene iman ederler, hem senden evvel indirilene. Ahirete kesin inancı da bunlar edinirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler hem senden evvel indirilene, ahırete yakini de bunlar edinirler.

Erhan Aktaş

Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara iman ederler. Ve onlar, ahirete de kesin olarak iman ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara inanırlar. Ve onlar, ahirete de kesin olarak inanırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara inanırlar. Ve onlar, ahirete de kesin olarak inanırlar.

Gültekin Onan

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inanırlar. Ahiret konusunda da hiçbir kuşkuları yoktur.

Hasan Basri Çantay

(O takvaa saahibleri ki Habibim) onlar sana indirilene de, senden evvel indirilenlere de inanırlar. Ahirete ise onlar şübhesiz bir bilgi ve inan beslerler.

İbni Kesir

Onlar ki sana indirilene de, senden önce indirilmiş olanlara da inanırlar. Ve onlar ahireti de yakınen tanırlar.

Mehmet Alagaş

(1-7) Elif Lâm Mim, Bu, içerisinde şüphe olmayan kitaptır, sakınanlara / muttakilere yol göstericidir / kılavuzdur, muttakiler öylelerdir ki gayba iman ederler, namazı kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden harcarlar / infak ederler (hakkı olandan başkaları için harcarlar, harcama yetkisini onlara verirsen zekat yahut sadaka olur, onlar için sen harcarsan infak olur) Muttakiler öylelerdir ki sana indirilene ve senden önce indirilen ne varsa iman ederler ve diğer hayata / ahirete de inanmışlardır / ikna olmuşlardır, Onlar, Rablerinden bir kılavuz üzeredirler ve işte onlar , kurtuluşa erenlerdir. Kafirler öyleleridir ki onları uyarsan da yahut uyarmasan da bu onlar için aynıdır , onlar iman etmezler, Allah onların kalplerini ve işitmelerini mühürledi, görmeleri üzerinde de perde vardır, onlara çok büyük bir azap / azametli bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak iman ederler.

Süleyman Ateş

Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana indirilene de senden önce indirilenlere dipnot 1 de inanıp güvenenler ve ahiret konusunda kesin bir kanaate varanlar,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, önceki kitapları onaylar ve ana metinlerini korur. Bu sebeple onların ana metinlerine inanmak gerekir.

Şaban Britch

Onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak inanırlar.

Şaban Piriş

Onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak inanırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Hem sana vahyedilene hem de senden önce vahyedilene inananlardır onlar. Ahıreti gereğince kavrayıp anlayanlar da onlardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who faithfully believe in all that has been revealed to you, O Muhammad, -the Quran- way of life, religious and spiritual virtues and all that has been enjoined, crediting all revelations to those sent before you in AL-Tawrah (the Torah) and AL-Injil (the Bible) and the like, affirming the certainty of the Hereafter.

Abdul Haleem

those who believe in the revelation sent down to you [Muhammad], and in what was sent before you, those who have firm faith in the Hereafter.

Abdullah Yusuf Ali

And who believe in the Revelation sent to thee, and sent before thy time, and (in their hearts) have the assurance of the Hereafter.

Abul A'la Maududi

who believe in what has been revealed to you and what was revealed before you, dipnot 1 and have firm faith in the Hereafter. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The fifth requirement is that one should believe in the Books revealed by God to His Prophets in the various ages and regions of the world, in the Book revealed to Muhammad (peace be on him) as well as in those revealed to the other Prophets who preceded him. The door of the Qur'an is closed to all those who do not consider it necessary for man to receive guidance from God. It is also closed to those who, even if they believe in the need for such guidance, do not consider it necessary to seek it through the channel of revelation and prophethood, but would rather weave their own set of ideas and concepts and regard them as equivalent to Divine Guidance. This door is also closed to those who believe in Divine books as such, but confine this belief to those books accepted by their forefathers, and spurn Divine Guidance revealed to anyone born beyond their own racial and national boundaries. The Qur'an excludes all such people and is prepared to open the source of its grace only to those who believe that mankind does require Divine Guidance, who acknowledge that this guidance does not come to people individually but reaches them through Prophets and Divine Books and who are not given to racial or national chauvinism but are devotees of Truth alone, and are therefore prepared to submit to Divine Guidance wherever it be found.
  2. metne dön, dipnot 2
    Belief in the After-life is the sixth and last requirement. The term al-Akhirah embraces a whole set of ideas: (i) that man is not an irresponsible being, but is answerable to God for all his conduct in this world; (ii) that the present order of the world is not timeless, but will come to an end at an appointed hour known only to God; (iii) that when this world comes to an end God will bring into being another world in which He will resurrect, at one and the same moment, all the human beings ever born on earth. He will gather them together, examine their conduct and grant each one just reward for his actions; (iv) that those who are accounted good in God's judgement will be sent to Heaven, and those judged by Him as evil-doers will be consigned to Hell; (v) that the real measure of success and failure is not one's prosperity in the present life, but one's success or failure according to God's judgement in the Next. Those who do not accept this set of beliefs can derive no benefit from the Qur'an. For if a man is merely in a state of doubt and hesitation with regard to these matters - let alone disbelieving them - he cannot advance even one step forward along the path charted out by the Qur'an.

Aisha Bewley

those who have iman in what has been sent down to you and what was sent down before you, and are certain about the Next World.

Al-Hilali & Khan

And who believe in (the Qur’ân and the Sunnah )[1] which has been sent down (revealed) to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) and in that which was sent down before you [the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel), etc.] and they believe with certainty in the Hereafter. (Resurrection, recompense of their good and bad deeds, Paradise and Hell).

Ali Quli Qarai

and who believe in what has been sent down to you and what was sent down before you, and are certain of the Hereafter.

Amatul Rahman Omar

And who (also) believe in that (Message) which has been revealed to you and in that which had been revealed before you, and who have firm faith in the Hereafter.

Arthur John Arberry

who believe in what has been sent down to thee and what has been sent down before thee, and have faith in the Hereafter;

Bijan Moeinian

The above mentioned people are those who believe in this book (Qur’an) that I (God) have revealed to you (Mohammad) as well as the (original) Books that I had revealed to the prophets before you [which do not exist any more as they have been tampered with or partially/ totally lost] and firmly believe in the (existence of) Hereafter.

E. Henry Palmer

who believe in what is revealed to thee, and what was revealed before thee, and of the hereafter they are sure.

Edip-Layth

Those who acknowledge what was sent down to you, and what was sent down before you, and regarding the Hereafter they are certain.

George Sale

and who believe in that revelation, which hath been sent down unto thee, and that which hath been sent down unto the prophets before thee, and have firm assurance in the life to come:

Hamid S. Aziz

Who believe in what is revealed to you (Muhammad), and what was revealed before you, and are sure of the Hereafter.

Mahmoud Ghali

And who believe in what has been sent down to you, and what has been sent down (even) before you, and they constantly have certitude in the Hereafter.

Marmaduke Pickthall

And who believe in that which is revealed unto thee (Muhammad) and that which was revealed before thee, and are certain of the Hereafter.

Mohamed Ahmed - Samira

Who believe in what has been revealed to you and what was revealed to those before you, and are certain of the Hereafter.

Muhammad Asad

And who believe in that which has been bestowed from on high upon thee, [O Prophet,] as well as in that which was bestowed before thy time: for it is they who in their innermost are certain of the life to come!

Mustafa Khattab

and who believe in what has been revealed to you ˹O Prophet˺[1] and what was revealed before you, and have sure faith in the Hereafter.

Progressive Muslims

And those who believe in what was sent down to you, and what was sent down before you, and regarding the Hereafter they are certain.

Rashad Khalifa

And they believe in what was revealed to you, and in what was revealed before you , and with regard to the Hereafter, they are absolutely certain.

Sahih International

And who believe in what has been revealed to you, [O Muúammad], and what was revealed before you, and of the Hereafter they are certain [in faith].

Sam Gerrans

And those who believe in what was sent down to thee, and what was sent down before thee, and of the Hereafter they are certain:

Shabbir Ahmed

Hence, such men and women of understanding consider the Divine Revelation through you (O Messenger) a great favor and believe in it wholeheartedly ((7:52), (2:185)). Similar were the blessed people who believed in and followed the previous Scriptures.

Syed Vickar Ahamed

And (for those) who believe in the Revelations sent to you and sent before your time, and (for those, who in their hearts) have the assurance of the Hereafter.

Taqi Usmani

and who believe in what has been revealed to you and what has been revealed before you; and they have faith in the Hereafter.

The Monotheist Group

And those who believe in what was sent down to you, and what was sent down before you, and regarding the Hereafter they are certain.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩