Neml suresi

Neml suresi, 79. ayet

Neml suresi, 79. ayet. فَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ إِنَّكَ عَلَى ٱلْحَقِّ ٱلْمُبِينِ

fetevekkel `ale-llâh. inneke `ale-lḥaḳḳi-lmübîn.

Diyanet İşleri

Öyle ise Allah'a tevekkül et. Çünkü sen apaçık bir hak üzere bulunuyorsun.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 76–82 · surenin 79. ayeti / 93

Konu Kur'an İsrâiloğullarına anlatır; "ölülere duyuramazsın" Neml 76–81 3

  1. Neml 76

    Şüphesiz bu Kur'an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.

  2. Neml 77

    Şüphesiz o, elbette mü'minler için bir hidayet ve bir rahmettir.

  3. Neml 78

    Şüphesiz senin Rabbin, onların arasında hükmünü verecektir. O, mutlak güç sahibidir, hakkıyla bilendir.

  4. 79

    Öyle ise Allah'a tevekkül et. Çünkü sen apaçık bir hak üzere bulunuyorsun.

  5. Neml 80

    Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

  6. Neml 81

    Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.

  7. Neml 82

    (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

79. Yani menfaatlerin elde edilmesi, zararların defedilmesi, risaletin tebliğ edilip dinin dimdik ayakta tutulması ve düşmanlara karşı cihad edilmesi hususlarında Rabbine güvenip dayan.

“Çünkü sen apaçık hak üzeresin.” Hak üzere olan kimse ise hakka çağırır. Onun zaferi için çalışır. Böyle bir kimsenin başkalarına göre daha çok Allah’a tevekkül etmesi gerekir. Çünkü o; kararlı, doğruluğu bilinen, hakkında herhangi bir şüphe ve tereddüdün söz konusu olmadığı bir işi gerçekleştirme uğrunda çalışır, didinir.

ynı şekilde onun sahip olduğu hak son derece açıktır. Üstü kapalı bir tarafı yoktur, hakkında şüpheyi gerektirecek bir yanı bulunmamaktadır.

en görevini yerine getirip bu hususta Allah’a gereği gibi tevekkül edecek olursan, sapıtanların sapıklığının sana zararı olmaz. Onları hidâyete iletmek de senin görevin değildir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Öyleyse Allah’a tevekkül et ve bütün işlerinde O'na dayan. Muhakkak sen, apaçık hak üzerine bulunuyorsun.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَتَوَكَّلْ fetevekkel o halde tevekkül et kök: وكل
  2. عَلَى ala
  3. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'a kök: اله
  4. إِنَّكَ inneke çünkü sen
  5. عَلَى ala üzerindesin
  6. ٱلْحَقِّ l-hakki gerçek kök: حقق
  7. ٱلْمُبِينِ l-mubini apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'a güven! Şüphesiz ki sen apaçık hakikat üzeresin.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde yalnızca Allah'a dayan! Çünkü senin dayanağın, doğruluğu açık ve kesin olan hakikattir.

Muhammed Esed

Öyleyse, (yalnızca) Allah'a güven; çünkü inandığın şey, doğruluğu besbelli gerçeğin ta kendisidir.

Ahmed Hulusi

O halde Allah'a tevekkül et! Muhakkak ki sen apaçık hakikat üzeresin.

Ali Bulaç

Sen, artık Allah'a tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin.

Ali Özek ve heyeti

O halde sen Allah'a güvenip dayan. Çünkü sen apaçık hakikat üzeresin.

Ali Rıza Safa

Artık, Allah'a güven. Aslında, sen, apaçık gerçek üzerindesin.

Bayraktar Bayraklı

Rasulüm; işini sağlam tutarak Allah'a güven! Çünkü sen, apaçık hakikat üzeresin.

Edip Yüksel

ALLAH'a güven. Sen apaçık gerçeği izlemektesin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'a güven. Sen apaçık gerçeği izlemektesin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde Allah'a güven. Sen, şüphesiz açık bir gerçek üzerindesin.

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde Allaha i'timad et sen şübhesiz açık bir hakk üzerindesin

Erhan Aktaş

Öyleyse Allah'a tevekkül dipnot 1 et. Kuşkusuz sen, apaçık gerçek üzerindesin.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öyleyse Allah'a tevekkül dipnot 1 et. Kuşkusuz sen, apaçık gerçek üzerindesin.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öyleyse Allah'a tevekkül dipnot 1 et. Kuşkusuz sen, apaçık gerçek üzerindesin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

Gültekin Onan

Sen, artık Tanrı'ya tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin.

Hasan Basri Çantay

O halde sen Allaha güvenib dayan. Çünkü sen apaçık bir hak üzerindesin.

İbni Kesir

Öyleyse sen; Allah'a tevekkül et. Şüphesiz ki sen; apaçık bir hak üzerindesin.

Mehmet Alagaş

(76-82) İşte bu Kur'an, üzerinde çoğunun ihtilaf ettiği şeyleri İsrailoğulları'na kıssa ediyor / anlatıyor. O, müminler için rahmettir hidayettir / esirgeyendir, yola iletendir. Kesinlikle senin Rabbin, onların arasındaki hükmünü gerçekleştirecektir ve O saygıdeğerdir, bilendir. Vekaletini Allah'a ver, muhakkak ki sen apaçık bir hak / bir gerçek üzeresin. Muhakkak ki sen ölüleri işittiremezsin, çağrını, arkalarına dönüp kaçarken sağırlar duyamaz lar. Sen bir körü sapmışlı kta iken hidayete iletemezsin / yola iletemezsin. Sen sadece, ayetlerimize inananlara işittirebilirsin işte onlar teslim olanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz sen apaçık olan hak üzeresin.

Süleyman Ateş

Allah'a tevekkül et, çünkü sen apaçık gerçek üzerindesin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen Allah'a dayan. Çünkü o apaçık gerçekler dipnot 1 üzerindesin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    O apaçık gerçekler olarak çevirdiğimiz kısım ‘el hakkı el mubini' dir. Elif Lam'lı olması münasebetiyle esas manası ‘ O apaçık ve herşeyi açıklayan, Sahibinden indirilmiş gerçek ve gerçekleri gösterir içerik' anlamlarını kapsar.

Şaban Britch

Öyleyse Allah’a tevekkül et! Sen, apaçık hak üzerindesin.

Şaban Piriş

Öyleyse Allah'a dayan! Sen, apaçık hak üzerindesin.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a dayanıp güven, çünkü sen apaçık gerçeğin üzerindesin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And so, put O Muhammad your trust in Allah. You are in the right and you act in accordance with what is just and good, equitable and morally fitting.

Abdul Haleem

so [Prophet], put your trust in God, you are on the path of clear truth.

Abdullah Yusuf Ali

So put thy trust in Allah: for thou art on (the path of) manifest Truth.

Abul A'la Maududi

So dipnot 1 put your trust in Allah for you are on the manifest truth.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "Neither can any power withhold His judgment from being enforced, nor is there any chance of an error in His judgment."

Aisha Bewley

So put your trust in Allah. You are clearly on a path of truth.

Al-Hilali & Khan

So put your trust in Allâh; surely, you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) are on manifest truth.

Ali Quli Qarai

So put your trust in Allah, for you indeed stand on the manifest truth.

Amatul Rahman Omar

So put your trust in Allâh, for surely you stand on manifest truth.

Arthur John Arberry

So put thy trust in God; thou art upon the manifest truth.

Bijan Moeinian

Put your trust in God as you are following the most obvious truth.

E. Henry Palmer

Rely thou then upon God, verily, thou art standing on obvious truth.

Edip-Layth

So put your trust in God, for you are clearly on the truth.

George Sale

Therefore put thy trust in God; for thou art in the manifest truth.

Hamid S. Aziz

Verily, your Lord decides between them by His Wisdom (or Judgment), for He is the Mighty, the Wise.

Mahmoud Ghali

So put your trust in Allah; surely you are upon the evident Truth.

Marmaduke Pickthall

Therefor (O Muhammad) put thy trust in Allah, for thou (standest) on the plain Truth.

Mohamed Ahmed - Samira

So you place your trust in God. Certainly you stand on positive truth.

Muhammad Asad

Hence, place thy trust in God [alone] - for, behold, that in which thou believest is truth self-evident.

Mustafa Khattab

So put your trust in Allah, for you are surely upon the ˹Path of˺ clear truth.

Progressive Muslims

So put your trust in God, for you are clearly on the truth.

Rashad Khalifa

Therefore, put your trust in GOD; you are following the manifest truth.

Sahih International

So rely upon Allah ; indeed, you are upon the clear truth.

Sam Gerrans

And place thou thy trust in God; thou art upon the manifest truth.

Shabbir Ahmed

Hence, put your trust in Allah alone, for, behold, you are taking stand on Truth self-evident.

Syed Vickar Ahamed

So, (believers!) put your trust in Allah: Surely, you (O Prophet!) are on (the Path of) clear (and open) Truth.

Taqi Usmani

So trust in Allah. Surely you are on the clear truth.

The Monotheist Group

So put your trust in God, for you are clearly on the truth.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 79. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 79. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 79. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩