Diyanet İşleri
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.
Bakara suresi
Bakara suresi, 123. ayet. وَٱتَّقُوا۟ يَوْمًا لَّا تَجْزِى نَفْسٌ عَن نَّفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا تَنفَعُهَا شَفَٰعَةٌ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
vetteḳû yevmel lâ teczî nefsün `an nefsin şey'ev velâ yuḳbelü minhâ `adlüv velâ tenfe`uhâ şefâ`atüv velâ hüm yünṣarûn.
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in imtihanı ve Kâbe'nin yükseltilmesi Bakara 122–129 3
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün tuttuğumu hatırlayın.
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rüku ve secde edenler için evimi (Kabe'yi) tertemiz tutun."
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkar edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 122–123. ayetler için yazılmıştır.
122-123. Bu iki âyetin tefsiri daha önce (el-Bakara, 2/47-48. âyetlerde) geçmişti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'ın emirlerine ittiba ederek ve yasaklarından kaçınarak kendiniz ile kıyamet günü azabı arasında korunak edinin. Çünkü -o günde- kimse kimseye fayda sağlayamayacak, ne kadar çok olursa olsun ondan fidye kabul edilmeyecek, makamı ne kadar yüksek olursa olsun o gün kimseye şefaati fayda vermeyecek, Allah'tan başka yardım edecek hiçbir yardımcı olmayacaktır.
Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat
Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…
Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Adalet
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat
Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar.…
Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat
O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.
Aynı kök: شفع (31 geçiş) · Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Ortak kavram: Şefaat
Allah katında, O'nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince…
Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler.…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Öyle bir güne karşı takvâlı (duyarlı) olun ki (o gün) kimse kimseden hiçbir şey gideremez; kimseden fidye kabul edilmez; dipnot 1 kimseye şefaat yarar sağlamaz; dipnot 2 onlara yardım da edilmez. dipnot 3
Kimsenin kimseye hiç bir fayda sağlamayacağı, kimseden kurtuluş bedeli kabul edilmeyeceği, şefaatin hiç bir yarar vermeyeceği ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün bilincinde olun!
Ve hiçbir insanın diğerine bir yararının olmayacağı, hiç birinden fidye kabul edilmeyeceği; şefaatin fayda etmeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği bir Günü(n gelip çatacağını) aklınızdan çıkarmayın.
Ve korunun o süreçten ki, hiçbir nefs bir başkası için bir şey ödeyerek onu kurtaramaz. Ondan bir fidye (kurtuluş bedeli) kabul edilmez; ona şefaat fayda vermez ve dahi yardım edilemez!
Ve hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler .
Ve kimsenin, kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, kimseden kurtulmalık alınmayacağı, kimsenin ara buluculuğunun yarar sağlamayacağı ve onlara yardım da edilmeyeceği günden sakının.
Hiç kimsenin hiçbir kimseye fayda veremeyeceği, kimseden bedel kabul edilmeyeceği, şefaatin kimseye fayda vermeyeceği ve kafirlere yardım edilmeyeceği bir günden sakınınız.
Kimsenin kimseden yana bir şey ödeyemediği, hiç kimseden fidye alınmadığı ve hiç kimseye aracılığın (şefaat) yarar sağlamadığı ve yardımın kesildiği bir günden sakının.
Kimsenin kimseden yana bir şey ödeyemediği, hiç kimseden fidye alınmadığı ve hiç kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamadığı ve yardımın kesildiği bir günden sakının
Ve öyle bir günden korkun ki, kimse başka birinin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, ona şefaat fayda vermez ve hiç bir taraftan yardım da görmezler.
ve sakının öyle bir günden ki kimse kimseden bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, ve ona şefaat de faide vermez, hem de hiç bir taraftan yardım olunmazlar
Hiç kimsenin bir başkasının yerine bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği ve hiç kimseye şefaatin dipnot 1 fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının.
Hiç kimsenin bir başkasının yerine bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği ve hiç kimseye şefaatin dipnot 1 fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının.
Hiç kimsenin bir başkasının yerine bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği ve hiç kimseye şefaatin dipnot 1 fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden sakının.
Ve hiç kimsenin kimseden yana / hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği ve yardımın kesildiği / yardım görülmeyeceği bir günden sakının.
O günden sakının ki hiç bir kimse kimseden yana birşey ödeyemez. Kimseden bedel kabul olunmaz. Kimseye de şefaat faide vermez ve onlara (başka her hangi bir) yardım da edilmez.
Ve öyle bir günden sakının ki, o gün kimse kimseden yana bir şey ödeyemez, kimseden bedel kabul olunmaz, şefaat fayda vermez ve yardım olunmaz.
(120-123) Yahudi ve Hristiyanlar onların dini beraberliğine / milletine uymadıkça asla senden razı olmazlar , de ki yola iletmek / kılavuzluk muhakkak ki Allah’ındır, O, kılavuzluk edebilir, sana ilim geldikten sonra / sana bilgi geldikten sonra on ların keyflerine uyarsan eğer, senin için Allah’tan ne bir dost ne de yardımcı yoktur. Kendilerine kitap verilenler onu gerçek bir okuyuşla / hakiki bir okuyuşla okurlar , işte onlar ona iman ediyorlardır , her kim onu yok sayar görmezden gelirse işte onlar da hasara uğrayanlardır. Ey İsrailoğulları, sizi nimetlerimle nimetlendirdim ve sizi kesinlikle alemlere üstün tuttum, hatırlayın, hiçbir kimsenin diğer bir kimseye bir şey ödeyemeyeceği günden sakının, Onda ödeme / fidye kabul edilemez, onda aracılık fayda etmez, onlara yardım da edilmez.
Kimsenin kimse adına bir şey ödemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği, kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve kendilerine yardım da edilmeyeceği bir günden kendinizi koruyun!
Ve şu günden sakının ki, kimse kimsenin cezasını çekmez (borcunu ödemez), kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat (aracılık, iltimas) fayda vermez, bir taraftan yardım da görmezler.
Kimsenin kimseden bir şeyi savamayacağı, kimseden bir bedelin kabul edilmeyeceği, şefaatin kimseye fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği bir gün konusunda yanlış yapmaktan sakının! dipnot 1
Öyle bir günden çekinip korunun ki o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmeyecek, kimseden fidye kabul edilmeyecek, şefaatin kimseye faydası olmayacak dipnot 1 ve kimseye yardım edilmeyecektir.
Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve kendilerine yardım da edilmeyeceği bir günden kendinizi koruyun!
Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği, hiç kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve kendilerine yardım da edilmeyeceği bir günden kendinizi koruyun!
Kimsenin kimse yerine bir şey ödemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği, şefaatin hiç kimseye yarar sağlamayacağı ve onların hiç bir yardım göremeyecekleri o günden korkun.
"Guard yourselves from the horror of the Day when no soul shall be allowed to pay the debt owed to Allah by another, nor shall the equivalent in ransom pay for the expiation of the guilt of one soul or another, nor shall humble intercession be accepted from anyone on behalf of another, nor shall any tutelary protector other than Allah be of any help in the inevitable trouble. "
and beware of a Day when no soul can stand in for another. No compensation will be accepted from it, nor intercession be of use to it, nor will anyone be helped.
Then guard yourselves against a Day when one soul shall not avail another, nor shall compensation be accepted from her nor shall intercession profit her nor shall anyone be helped (from outside).
and beware of the Day when no one shall avail another, when ransom shall be accepted from no one, when no one’s intercession will profit anyone, when there shall be no help from any quarter.
Have fear of a Day when no self will be able to compensate for another in any way, and no ransom will be accepted from it, and no intercession benefit it, and they will not be helped.
And fear the Day (of Judgement) when no person shall avail another, nor shall compensation be accepted from him, nor shall intercession be of use to him, nor shall they be helped.
And beware of the Day when no soul shall compensate for another, neither shall any ransom be accepted from it, nor shall any intercession benefit it, nor will they be helped.
And guard (yourselves) against (the agony of) the day when no being shall avail another in anyway nor any compensation be accepted on anyone's behalf, nor any intercession shall be profitable to anyone nor they shall be helped.
and beware a day when no soul for another shall give satisfaction, and no counterpoise shall be accepted from it, nor any intercession shall be profitable to it, neither shall they be helped.
Be mindful of a Day when no soul will care about the other soul, no ransom will be accepted from any one, no one’s intercession will be helpful and no one will find any help whatsoever.
And fear the day when no soul shall pay a recompense for a soul, nor shall an equivalent be received therefrom, nor any intercession avail; and they shall not be helped.
Beware of a day when no person can avail another person, nor will any amendment be accepted from it, nor will any intercession help it; they will not be supported.
and dread the day wherein one soul shall not make satisfaction for another soul, neither shall any compensation be accepted from them, nor shall any intercession avail, neither shall they be helped.
And fear the day when no soul shall pay a recompense for another soul, nor shall an equivalent be received there from, nor any intercession avail; and they shall not be helped.
And protect (yourselves) against a Day (when) no self will recompense for (another) self (in) anything. And no justice (i.e. just compensation) will be accepted from it nor will any intercession profit it; neither will they be vindicated.
And guard (yourselves) against a day when no soul will in aught avail another, nor will compensation be accepted from it, nor will intercession be of use to it; nor will they be helped.
O children of Israel, remember the favours I bestowed on you, and made you exalted among the nations of the world.
and remain conscious of [the coming of] a Day when no human being shall in the least avail another, nor shall ransom be accepted from any of them, nor shall intercession be of any use to them, and none shall be succoured.
And guard yourselves against the Day when no soul will be of any help to another. No ransom will be taken, no intercession accepted, and no help will be given.
And beware of a Day when no soul can avail another soul, nor will any amendment be accepted from it, nor will any intercession help it; they will not be supported.
Beware of the day when no soul will help another soul, no ransom will be accepted, no intercession will be useful, and no one will be helped.
And fear a Day when no soul will suffice for another soul at all, and no compensation will be accepted from it, nor will any intercession benefit it, nor will they be aided.
And be in prudent fear of a day no soul will avail a soul anything, nor will compensation be accepted from it, nor will intercession benefit it. And they will not be helped.
And guard against a Day when no person shall avail another, nor will compensation be accepted from him, nor will mediation profit anyone, nor will anyone receive outside help. (6:165).
Then guard yourselves against a Day when one soul shall not be of any use to another, nor shall compensation be accepted from her, nor shall representation profit her, nor shall anyone be helped (from outside).
And guard yourselves against a day when no one shall stand for anyone for anything, nor shall ransom be accepted from anyone, nor shall intercession be of benefit to him, nor shall any support be given to such people.
And beware of a Day when no soul can avail another soul, nor will any amendment be accepted from it, nor will any intercession help it; they will not be supported.