Diyanet İşleri
Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Nahl suresi
Nahl suresi, 93. ayet. وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
velev şâe-llâhü lece`aleküm ümmetev vâḥidetev velâkiy yüḍillü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. veletüs'elünne `ammâ küntüm ta`melûn.
Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Adalet, ihsan, akrabaya vermek ve ahde vefa Nahl 90–97 3
Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.
Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.
Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.
Allah'a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
93. Yani “eğer Allah dileseydi” bütün insanları hidâyet üzerinde toplar da “sizi tek bir ümmet yapardı.” Fakat tek başına hidâyet ve dalâlet veren ve hidâyete iletmesi de saptırması da ilim ve hikmetine bağlı fiillerinden olan Yüce Allah, hidâyeti lütfu ile hak edene verir ve onu hak etmeyeni de adaletinin gereği olarak mahrum bırakır. Hayır ve şer bütün “yaptıklarınızdan muhakkak sorguya çekileceksiniz.” O da amellerinizin karşılığını en mükemmel ve en âdil şekilde verecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer Allah dileseydi, sizleri hak üzerine birleşmiş tek bir millet yapardı. Fakat O -Subhânehu ve Teâlâ- dilediğini haktan ve verdiği sözlere bağlılık göstermekten mahrum kılarak onu adaletiyle saptırır. Dilediğini de ihsanı ve keremiyle muvaffak kılar. Kıyamet günü dünyada yapmakta olduğunuz amellerden muhakkak hesaba çekileceksiniz.
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…
Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…
Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Aynı kök: سال (129 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı dipnot 1 fakat (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar), dileyeni (layık gördüğünü) de doğru yola ulaştırır. dipnot 2 Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.
Zaten eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapıverirdi; fakat o sapmak isteyeni saptırıyor, doğru yöne yönelmek isteyeni ise (ona) yöneltiyor: ne ki (seçiminiz sonucu) yapa geldiğiniz her şeyden mutlaka hesaba çekileceksiniz.
Çünkü, Allah dileseydi şüphesiz hepinizi bir tek ümmet yapardı; ama (sapmak) isteyeni saptırıp, (doğru yola ulaşmak) isteyeni de doğru yola yöneltiyor; Ve şüphesiz, yaptığınız her şeyden ötürü sorguya çekileceksiniz!
Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir inanca sahip toplum kılardı. . . Fakat (Allah), dilediğini saptırır ve dilediğini de hakikate erdirir. . . Yaptıklarınızın sonuçlarını yaşayacaksınız!
Eğer Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet kılardı; ancak dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Yaptıklarınızdan muhakkak sorumlu tutulacaksınız.
Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.
Oysa Allah dileseydi, kesinlikle, sizi bir tek topluluk yapardı. Fakat dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Yaptıklarınızdan kesinlikle sorguya çekileceksiniz.
Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı; fakat O, dileyeni saptırır, dileyeni de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan elbette sorgulanacaksınız.
ALLAH dileseydi sizi bir tek toplum kılardı. Ancak, dilediğini saptırır, dilediğine de yol gösterir. Elbette yaptıklarınızdan sorulacaksınız. dipnot 1
ALLAH dileseydi sizi bir tek toplum kılardı. Ancak, dilediğini saptırır, dilediğine de yol gösterir. Elbette yaptıklarınızdan sorulacaksınız.
Allah dileseydi mutlaka hepinizi bir tek ümmet yapardı, fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola eriştirir ve herhalde hepiniz, bütün yaptıklarınızdan sorumlu olacaksınız.
Allah, dilese idi elbet hepinizi bir tek ümmet yapardı ve lakin o, dilediğine dalalet, dilediğine hidayet buyurur ve her halde hepiniz bütün yaptıklarınızdan mes'ul olacaksınız
Allah, dileseydi dipnot 1 sizi tek bir ümmet dipnot 2 yapardı. Fakat Allah hak edeni3 saptırır, hak edeni dipnot 3 de doğru yola iletir. Siz, yaptığınız her şeyden sorumlu tutulacaksınız. dipnot 4
Allah, dileseydi dipnot 1 sizi tek bir ümmet dipnot 2 yapardı. Fakat Allah hak edeni dipnot 3 saptırır, hak edeni dipnot 3 de doğru yola iletir. Siz, yaptığınız her şeyden sorumlu tutulacaksınız. dipnot 4
Allah, dileseydi sizi tek bir ümmet dipnot 1 yapardı. Fakat Allah dileyeni saptırır, dileyeni de hidayete iletir. dipnot 2 Siz, yaptığınız her şeyden sorumlu tutulacaksınız. dipnot 3
Eğer Tanrı dileseydi sizi tek bir ümmet kılardı; ancak dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Yaptıklarınızdan muhakkak sorumlu tutulacaksınız.
Allah dileseydi sizi (hepinizi) bir tek ümmet yapardı. Şu kadar ki O, kimi dilerse onu sapıklıkda bırakır, kimi de dilerse onu hidayete iletir. Yapageldiğiniz işlerden elbette mes'ul olacaksınız.
Allah dileseydi; sizi bir tek ümmet yapardı. Ama O; istediğini saptırır, istediğini doğru yola iletir. İşlediklerinizden muhakkak sorumlu tutulacaksınız.
(90-97) Allah denkleştirmeyi / adaleti, güzel davranmayı, yakınlığı olana vermeyi emreder, iğrençliği / fuhşiyatı, tanımamayı / inkârı, azgınlığı yasak eder / nehyedir, size belki hatırlarsınız diye öğüt veriyor. Ahitleştiğiniz de Allah’ın ahdine vefalı davranın. (Allah’a da bir sözünüz olduğunu unutmayın). İyice sağlamlaştırdığınız yeminlerinizi bozmayın , Allah’ı üzerinize kefil tayin etmiştiniz , (Kefil olarak Allah’ı göstermiştiniz) Allah yaptıklarınızı kesinlikle bilir , tıpkı ipi bükerek kuvvetlendirdikten sonra çözerek gevşeten gibi olmayın, bir topluluğun diğer topluluğa karşı fazlalaşması için aralarına girmekte / onlara katılmakta yeminlerinizi kullanmayın. (Valla ben sizdenim, sizin gibi düşünüyorum) Allah bunla sizi imtihan eder. Allah size karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz konularda kıyamet günü açıklamalarda bulunacaktır. (Belki bilgisizce yemin ederek girdiğin taraf yanlış taraf mahcup olmayasın) Allah isteseydi sizi tek bir topluluk /ümmet yapardı. Fakat istediği kişiyi saptırır istediği kişiyi de yo la iletir / yola sokar. Yaptığınız şeylerden sorulacaksınız. Yeminlerinizi birbirinize katılmak konusunda kullanmayın sağlam basan ayak sonrasında kayar da Allah’ın yolundan uzaklaşmanız sebebiyle kötüyü tadarsınız ve size büyük bir azap / azametli bir azap var olur. Allah’a verdiğiniz sözü / ahdi az bir pahaya satmayın. Eğer biliyor olsaydınız ki Allah’ın yanında olan sizin için daha hayırlıdır, sizin yanınızdakiler tükenir / bitimlidir, Allah’ın yanındakiler kalıcıdır / bakidir, sabredenleri yaptıklarından dolayı güzel bir ücretle / ödülle karşılıklandıracağız. Erkekten yahut kadından kim ıslah edici amel işlerse işte o iman edendir , Ona hoş bir hayat yaşatırız, yapıyor olduklarının daha güzeli bir ücret ile /ecir ile onları karşılıklandırırız.
Eğer Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Allah dileseydi, hepinizi, bir tek ümmet yapardı, fakat (O), dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir. Ve siz, mutlaka yaptığınız şeylerden sorulacaksınız.
Eğer tercihi Allah yapsaydı elbette hepinizi tek bir ümmet /toplum yapardı dipnot 1 . Ama Allah (sapkınlığı) tercih edeni sapkın sayar, (doğru yolu) tercih edeni dipnot 2 de yoluna kabul eder dipnot 3 . Yaptıklarınızdan da elbette sorguya çekileceksiniz. dipnot 4
Tercihi Allah yapsaydı sizi bir tek toplum (ümmet) yapardı dipnot 1 . Ama (tercihi size bıraktığı için) sapıklığı tercih edeni sapık sayar, hidayeti tercih edeni de yoluna kabul eder. Yaptıklarınızdan elbette sorumlu tutulacaksınız.
Eğer Allah dileseydi, sizi elbette tek bir ümmet yapardı. Fakat o dilediğini saptırır, dilediğine de hidayet eder. Yaptıklarınızdan elbette sorguya çekileceksiniz.
Eğer Allah dileseydi, sizi elbette tek bir ümmet yapardı. Fakat o dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğine de doğru yolu gösterir. Yaptıklarınızdan elbette hesaba çekileceksiniz.
Allah dileseydi, elbette ki sizi birtek ümmet yapardı. Ama O, dilediğini saptırıyor, dilediğini de iyiye ve güzele kılavuzluyor. Yapıp ettiklerinizden mutlaka sorgu-suale çekileceksiniz.
Had Allah willed He would have made all of you one conjoint body united in feeling and thought, but He deafens the heart's ears of whom He pleases and opens the mind's eyes of whom He will.
If God so willed, He would have made you all one people, but He leaves to stray whoever He will and guides whoever He will. You will be questioned about your deeds.
If Allah so willed, He could make you all one people: But He leaves straying whom He pleases, and He guides whom He pleases: but ye shall certainly be called to account for all your actions.
Had Allah so willed, He would have made you all one single community. dipnot 1 However, He lets go astray whomsoever He wills and shows the Right Way to whomsoever He wills. dipnot 2 Surely you shall be called to account regarding what you did.
If Allah had willed He would have made you one community. However, He misguides anyone He wills and guides anyone He wills. You will be questioned about what you did.
And had Allâh willed, He could have made you (all) one nation, but He sends astray whom He wills and guides whom He wills. But you shall certainly be called to account for what you used to do.
Had Allah wished, He would have made you one community, but He leads astray whomever He wishes and guides whomever He wishes, and you will surely be questioned concerning what you used to do.
Had Allâh (enforced) His will He would surely have made you (all) one nation (following one and the same faith). But He leaves in error him who wishes (to remain so) and guides him who wishes (to be guided). And you shall surely be called upon to account for your deeds and conduct.
If God had willed, He would have made you one nation; but He leads astray whom He will, and guides whom He will; and you will surely be questioned about the things you wrought.
If God wanted, He would have united you. But [this is not His plan. He wants to try the people’s behavior while their have freedom of choice;] He will lead whoever He wants (and chooses the rebellion) to the wrong path and guides whoever He wants (and shows the willingness to be good) to the right path. Remember, you will be questioned about everything you have done.
But had God pleased He would have made you one nation; but He leads astray whom He will, and guides whom He will;- but ye shall be questioned as to that which ye have done.
Had God wished, He would have made you one nation, but He misguides whom He wishes, and He guides whom He wishes. You will be asked about what you used to do.
If God had pleased, He would surely have made you one people: But He will lead into error whom He pleaseth, and He will direct whom He pleaseth; and ye shall surely give an account of that which ye have done.
But had Allah pleased He would have made you one nation; but He leads astray whom He will, and guides whom He will; - but you shall be questioned as to that which you used to do.
And if Allah had (so) decided, indeed He would have made you one nation; but He leads into error whomever He decides to, and He guides whomever He decides to; and indeed you will definitely be questioned about whatever you were doing.
Had Allah willed He could have made you (all) one nation, but He sendeth whom He will astray and guideth whom He will, and ye will indeed be asked of what ye used to do.
If God had pleased He would surely have made you a single community of belief; but He leads whosoever He wills astray, and guides whosoever He please. But you will surely be questioned about what you used to do.
For, had God so willed, He could surely have made you all one single community; however, He lets go astray him that wills [to go astray], and guides aright him that wills [to be guided]; and you will surely be called to account for all that you ever did!
Had Allah willed, He could have easily made you one community ˹of believers˺, but He leaves to stray whoever He wills and guides whoever He wills.[1] And you will certainly be questioned about what you used to do.
And had God wished, He would have made you one nation, but He misguides whom He wishes, and He guides whom He wishes. And you will be asked about what you used to do.
Had GOD willed, He could have made you one congregation. But He sends astray whoever chooses to go astray, and He guides whoever wishes to be guided. You will surely be asked about everything you have done.,
And if Allah had willed, He could have made you [of] one religion, but He causes to stray whom He wills and guides whom He wills. And you will surely be questioned about what you used to do.
And had God willed, He would have made you one community; but He sends whom He wills astray, and guides whom He wills; and you will be questioned about what you did.
Had Allah Willed, He could have made you all one community. But, He shows you the Right Path and gives you a free choice (and you will have to work for it (2:256), (18:29)). And He has established the Laws for straying and guidance (4:88). You will surely be questioned about your actions.
And if Allah had so wanted, He could make you all as one People (one Nation): But He leaves wandering those whom He pleases, and He guides those whom He pleases: But you shall certainly be called to account for all your actions.
If Allah so willed, He would have made all of you a single community, but He lets whom He wills go astray and takes whom He wills to the right path; and surely you will be questioned about what you used to do.
And if God had wished, He would have made you one nation, but He misguides whom He wishes, and He guides whom He wishes. And you will be asked about what you used to do.