Mâide suresi

Mâide suresi, 5. ayet

Mâide suresi, 5. ayet. ٱلْيَوْمَ أُحِلَّ لَكُمُ ٱلطَّيِّبَٰتُ وَطَعَامُ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ حِلٌّ لَّكُمْ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَّهُمْ وَٱلْمُحْصَنَٰتُ مِنَ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْمُحْصَنَٰتُ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ إِذَآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ مُحْصِنِينَ غَيْرَ مُسَٰفِحِينَ وَلَا مُتَّخِذِىٓ أَخْدَانٍ وَمَن يَكْفُرْ بِٱلْإِيمَٰنِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُۥ وَهُوَ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

elyevme üḥille lekümu-ṭṭayyibât. veṭa`âmü-lleẕîne ûtü-lkitâbe ḥillül leküm. veṭa`âmüküm ḥillül lehüm. velmuḥṣanâtü mine-lmü'minâti velmuḥṣanâtü mine-lleẕîne ûtü-lkitâbe min ḳabliküm iẕâ âteytümûhünne ücûrahünne muḥṣinîne gayra müsâfiḥîne velâ mütteḫiẕî aḫdân. vemey yekfür bil'îmâni feḳad ḥabiṭa `amelüh. vehüve fi-l'âḫirati mine-lḫâsirîn.

Diyanet İşleri

Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 2–8 · surenin 5. ayeti / 120

Konu Akitler; helal ve haram yiyecekler; Kitap ehliyle evlilik Mâide 1–5 3

  1. Mâide 2

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Ka'be'ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoydular diye birtakımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah'ın cezası çok şiddetlidir.

  2. Mâide 3

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  3. Mâide 4

    (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah'ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helal kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

  4. 5

    Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

  5. Mâide 6

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

  6. Mâide 7

    Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  7. Mâide 8

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. Yüce Allah lütuflarını açıklamak, kullarını kendisine şükretmeye ve adını çokça anmaya davet etmek üzere hoş ve temiz şeyleri onlara helâl kıldığını tekrarlamaktadır. Çünkü Allah, ihtiyaç duyacakları ve kendileri ile yararlanabilecekleri hoş ve temiz şeyleri onlara helâl kılmıştır.

“Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği de size helâldir” Yani ey müslümanlar, diğer kâfirler müstesna olmak üzere yahudilerle hıristiyanların kestikleri size helâldir. Diğer kâfirlerin kestikleri ise müslümanlara helâl değildir. Bunun sebebi Kitap ehlinin peygamberlere ve kitaplara müntesip olmalarıdır. Bütün peygamberler de hayvanları Allah’tan başkası adına kesmenin haram olduğu konusunda ittifak üzeredirler. Çünkü bu şirktir. Yahudiler ve Hıristiyanlar da Allah’tan başkası adına hayvan kesmenin haram olduğunu dinî bir hüküm olarak kabul ederler. İşte bundan dolayı diğer kâfirler arasından sadece onların kestikleri mubah kılınmıştır.

Âyet-i kerimede geçen “yiyecek”ten kastın, onların kestikleri hayvanlar olduğunun delili de şudur: Tahıl ve meyve gibi, kesilmesi söz konusu olmayan yiyecekler konusunda Kitap ehlinin özel bir durumu yoktur. Aksine bu gibi şeyler onların dışındakilere ait olsa dahi mubahtır. Aynı şekilde burada “yiyecek” kelimesinin onlara ait olarak (kitap verilenlerin yiyeceği denerek) söz konusu edilmesi bunun, onların kesmeleri sebebi ile yenecek hale gelen bir yiyecek olduğuna delildir. Burada “onların yiyecekleri” ifadesi temlik içindir ve bundan maksat da onların sahip oldukları yiyecektir (ve bunlar da bize helaldir), denemez. Çünkü bu, mubah olmayan gasp kapsamına girer ki bu yolla müslümanlardan bile bir şey yenmesi mubah değildir. “Sizin” ey müslümanlar “yiyeceğiniz de onlara helâldir” yani siz yediğiniz şeyleri onlara yedirebilirsiniz, bu da helâldir.

“Muhsan olan mü’min kadınlar” da size helâldir. “Muhsan”dan kasıt, hür ve iffetli kadınlardır. “sizden önce kendilerine kitap verilenlerden olan” yani yahudi ve hristiyanlardan “muhsan” yani iffetli ve hür “kadınlar” da size helâl kılınmıştır. Bu buyruk Allah’ın: “Müşrik kadınları iman etmedikçe nikâhlamayın” (el-Bakara, 2/221) buyruğunu tahsis etmektedir.

Âyet-i kerimenin mefhumundan mü’min köle kadınlarla/cariyelerle nikâhlanmanın hür erkeklere mubah olmadığı da anlaşılmaktadır. Kitap ehli olan cariyelerle nikah ise hiçbir durumda mubah değildir. Onların, hür mümin erkekler ile evlenmeleri Yüce Allah’ın: “Mü’min cariyelerinizden...” (en-Nisa, 4/25) buyruğu dolayısı ile mutlak olarak caiz değildir. Mü’min cariyelerin, hür mümin erkekler tarafından nikâhlanmaları ise ancak iki şartla caizdir: Bunlardan birincisi, hür kadınlarla evlenme imkânı ve gücü bulamamak; ikincisi de harama karşı kendini koruyamama korkusudur. Ahlaksız ve zinaya karşı iffetini korumayan kadınlara gelince bunlar ister müslüman olsunlar ister kitap ehlinden olsunlar nikâhlanmaları -tevbe etmedikleri sürece- mubah değildir. Çünkü Yüce Allah: “Zina eden erkek ancak zina eden veya müşrik olan bir kadını nikâhlar.” (en-Nur, 24/3) buyurmaktadır.

Yüce Allah’ın: “mehirlerini vermeniz” buyruğuna gelince: Yani mehirlerini verdiğiniz takdirde onları nikâhlamanızı size mubah kıldık, demektir. Bir kimse bir kadına mehrini vermemeyi kararlaştıracak olursa, o kadın ona helâl olmaz. Eğer kadın reşid ise ve kendisine mal verilebilecek salahiyette ise bu mehri bizzat ona vermesi emredilir. Aksi takdirde koca bu mehri o kadının velisine verir. Buradaki mehirlerin kadınlara izafe edilmesi, kadının mehrinin tamamına malik olduğunun delilidir. Kadının gönül hoşluğu ile kocasına yahut kendi velisine veya onlardan başka herhangi birisine verdiği miktar müstesna hiçbir kimsenin o mehirde hakkı yoktur.

“iffetlerinizi korumanız” yani bu mubahlık kendinizi haram yollarla başka kadınlara yaklaşmaktan korumak sureti ile kendi kadınlarınızın da iffetini korumanız halinde söz konusudur. “zina etmemeniz” ifadesi ise hiçbir kimse ile zina etmemeyi kapsar. “Gizli dost tutmamanız” ise dost (metres) kadınlar ile zina etmektir. Çünkü cahiliye döneminde zina edenlerin kimisi, önüne gelen herkesle zina ederdi. İşte ayette geçen “مسافح” bunlardır. Kimisi ise sevdiği ve dost edindiği ile zina ederdi. Yüce Allah bütün bunların iffete aykırı olduğunu ve evlenme şartları arasında erkeğin zinadan uzak ve iffetini koruyan birisi olması şartının da bulunduğunu haber vermektedir.

“Kim imanı inkar ederse şüphesiz onun bütün ameli boşa gitmiştir.” Bu şu demektir: Kim Allah’ı ve iman edilmesi gereken kitaplarını, peygamberlerini yahut şer’î hükümlerden birisini inkar edecek olursa, küfrü üzere ölmesi halinde onun tüm ameli boşa gitmiş olur. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır: “Artık içinizden her kim dininden irtidad eder de kâfir olarak ölürse işte böylelerinin bütün amelleri dünyada da âhirette de heder olup gider.” (el-Bakara, 2/217)

“Ve o âhirette zarara uğrayanlardandır.” Kıyamet gününde kendilerini, mallarını, ailelerini ziyana sokan ve ebedi bedbahtlığa mahkum olanlardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu gün Allah size temiz hoş/lezzetli yiyecekleri yemenizi helal kıldı. Ehlikitap (Yahudi ve Hristiyan) olanların kestiklerini yemenizi size helal kıldı. Sizin kestiğiniz hayvanları da onlara helal kıldı. Eğer mehirlerini verirseniz, hür ve iffetli Mümin kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilen Yahudi ve Hristiyanlar'dan hür ve iffetli kadınlarla kötü şey yapmaktan uzak olup iffetli olduğunuz, onlardan aşıklar edinip zina etmediğiniz takdirde onlarla evlenmenizi helal kıldı. Kim Allah'ın kullarına indirmiş olduğu şeriatın hükümlerini inkâr ederse amellerin kabul olmasının şartı olan iman şartını kaybettiğinden dolayı yapmış olduğu amelleri geçersiz olur. Bu vasıftaki kimse kıyamet gününde cehenneme girip orada ebedî kalacağından dolayı hüsrana uğrayanlardandır.

Kelimeler

43 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلْيَوْمَ el-yevme bugün kök: يوم
  2. أُحِلَّ uhille helal kılındı kök: حلل
  3. لَكُمُ lekumu size
  4. ٱلطَّيِّبَـٰتُ ۖ t-tayyibatu iyi ve temiz şeyler kök: طيب
  5. وَطَعَامُ ve taaamu ve yemeği kök: طعم
  6. ٱلَّذِينَ ellezine kendilerine
  7. أُوتُوا۟ utu verilenlerin kök: اتي
  8. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitap kök: كتب
  9. حِلٌّۭ hillun helal kök: حلل
  10. لَّكُمْ lekum size
  11. وَطَعَامُكُمْ ve taaamukum sizin yemeğiniz de kök: طعم
  12. حِلٌّۭ hillun helaldir kök: حلل
  13. لَّهُمْ ۖ lehum onlara
  14. وَٱلْمُحْصَنَـٰتُ velmuhsanatu ve namuslu kadınlar kök: حصن
  15. مِنَ mine -dan
  16. ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ l-mu'minati inanan kadınlar- kök: امن
  17. وَٱلْمُحْصَنَـٰتُ velmuhsanatu ve namuslu kadınlar kök: حصن
  18. مِنَ mine
  19. ٱلَّذِينَ ellezine kendilerine
  20. أُوتُوا۟ utu verilenlerden kök: اتي
  21. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitap kök: كتب
  22. مِن min
  23. قَبْلِكُمْ kablikum sizden önce kök: قبل
  24. إِذَآ iza zaman
  25. ءَاتَيْتُمُوهُنَّ ateytumuhunne verdiğiniz kök: اتي
  26. أُجُورَهُنَّ ucurahunne mehirlerini kök: اجر
  27. مُحْصِنِينَ muhsinine iffetli kişiler olarak kök: حصن
  28. غَيْرَ gayra kök: غير
  29. مُسَـٰفِحِينَ musafihine zinadan kaçınan kök: سفح
  30. وَلَا ve la
  31. مُتَّخِذِىٓ muttehizi ve tutmayan kök: اخذ
  32. أَخْدَانٍۢ ۗ ehdanin gizli dost kök: خدن
  33. وَمَن ve men ve kim
  34. يَكْفُرْ yekfur inkar ederse kök: كفر
  35. بِٱلْإِيمَـٰنِ bil-imani imânı kök: امن
  36. فَقَدْ fekad muhakkak
  37. حَبِطَ habita boşa çıkmıştır kök: حبط
  38. عَمَلُهُۥ ameluhu onun ameli kök: عمل
  39. وَهُوَ ve huve ve o
  40. فِى fi
  41. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahirette kök: اخر
  42. مِنَ mine
  43. ٱلْخَـٰسِرِينَ l-hasirine kaybedenlerdendir kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خدن (2 geçiş) · Aynı kök: سفح (4 geçiş) · Aynı kök: حصن (18 geçiş)

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: سفح (4 geçiş) · Aynı kök: حصن (18 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş)

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların…

  • Aynı kök: سفح (4 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Ey iman edenler! Mü'min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat…

  • Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bugün, size temiz şeyler helal kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecek(ler)i size helaldir; sizin yiyecek(ler)iniz de onlara helaldir. Mümin kadınlardan namuslu olanlar ile sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu kadınlar dipnot 1 da mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. Kim inanmayı inkâr ederse elbette yaptıkları boşa gitmiştir ve o, ahirette kaybedenlerdendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette geçen hüküm esnekliğinde muhataplar Yüce Allah'a çocuk yakıştıran kitap ehli değil, tevhidi koruyabilenler, yani şirke ve küfre düşmeyenlerdir. Bu ayette, daha önce kendilerine kitap verilenlerin namuslu kadınları ile evlenmeye izin verilmekte ancak müslüman kadınların kitap ehlinin erkekleri ile evlenebileceklerine yönelik bir açıklama yer almamaktadır. Dolayısıyla bu durumun caiz oluşunu bu ayete dayandırmak mümkün olmamakla birlikte Kur'an'da bu konuda açık bir yasak bulunmadığını da hatırlatmak gerekir.

Mustafa İslamoğlu

Bugün, temiz ve güzel olan her şey size helal kılınmıştır. Üstelik, kendilerine daha önce vahiy gönderilmiş olanların yiyecekleri de size helaldir ve sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Ve (son vahye) inanan iffetli kadınlar ile sizden önce kendilerine vahiy verilenlerin iffetli kadınları -kendilerine mali güvence vermeniz, onları meşru olmayan yolla ya da gizli dost tutma yöntemiyle değil de meşru bir akitle- nikahlamanız da (size helaldir). Kim imanı inkar ederse işte onun ameli boşa gitmiştir; üstelik o ahirette zarara uğrayanlar arasında yer alacaktır.

Muhammed Esed

Bugün, hayatın bütün güzel şeyleri size helal kılınmıştır. Ve daha önce kendilerine vahiy verilenlerin yiyecekleri de size helaldir, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Ve (bu ilahi kelama) inananlar içindeki iffetli kadınlar ile sizden önce kendilerine vahiy verilenler arasında bulunan kadınları nikahlamanız, -onlara mehirlerini vermeniz şartıyla ve onları gayri meşru yolla ya da gizli dost tutma yoluyla değil de meşru bir nikah ile almanız şartıyla- (size helaldir). (Allaha) inanmayı reddedene gelince; onun bütün işleri boşa gidecek: zira o, öteki dünyada zarara uğrayanlar arasında yer alacaktır.

Ahmed Hulusi

Bu gün size güzel - temiz tüm gıdalar helal kılınmıştır. . . Kendilerine hakikat bilgisi verilmiş olanların yemekleri size helaldır. . . Sizin yemekleriniz de onlara helaldır. . . İman eden kadınların iffetli olanları ile sizden önce kendilerine hakikat bilgisi verilenlerden iffetli olan kadınlar da, mehrlerini vermeniz (nikahlamanız), zinadan uzak durmaları ve (gizli) dost tutmamaları şartıyla, size helaldır. . . Kim imanın şartlarını ve gereklerini tanımayıp, hakikati inkar ederse, elbette onun yaptığı işler boşa gider ve o, sonsuz gelecek sürecinde hüsranda olanlardandır.

Ali Bulaç

Bugün size temiz olan şeyler helal kılındı. (Kendilerine) Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin de yemeğiniz onlara helaldir. Mü'minlerden özgür ve iffetli kadınlar ile sizden önce (kendilerine) kitap verilenlerden özgür ve iffetli kadınlar da, namuslu, fuhuşta bulunmayan ve gizlice dostlar edinmemişler olarak -onlara ücretlerini (mehirlerini) ödediğiniz takdirde- size (helal kılındı.) Kim imanı tanımayıp küfre saparsa, elbette onun yaptığı boşa çıkmıştır. O ahirette hüsrana uğrayanlardandır.

Ali Özek ve heyeti

Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilen (yahudi, hıristiyan) lerin yiyecekleri size helâldir, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Kim (İslâmî hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, âhirette de ziyana uğrayanlardandır.

Ali Rıza Safa

Bugün, temiz olan şeyler size helal yapılmıştır. Kitap verilenlerin yemeği size helaldir; sizin yemeğiniz de onlara helaldir. İnananlar arasındaki sağtöreli kadınlarla ve sizden önce kitap verilenler arasından sağtöreli kadınlarla evlenmeniz; ödencelerini vermek, zina etmemek ve gizlice dost edinmemek koşuluyla helaldir. Kim inançlı olmayı kabul etmezse, yaptığı her şey boşa gidecek; sonsuz yaşamda da yitime uğramış olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Bugün size bütün temiz şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilmiş olup tevhit inancına sahip olanların yemekleri size helaldir. Sizin yemekleriniz de onlara helaldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile, daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. İmanı reddedenin ameli boşa gitmiştir ve o, ahirette de kayba uğrayanlardandır.

Edip Yüksel

Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kitap halkının yiyeceği size helaldir. Sizin de yiyecekleriniz onlara helaldir. Mehirlerini ödemeniz, zina etmeyip namuslu davranmanız ve gizli dost tutmamanız koşuluyla, iman edenlerden korunmuş kadınlarla ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden korunmuş kadınlarla evlenmeniz size helaldir. Kim gerçeği onaylamayı reddederse tüm yaptıkları boşa çıkmıştır ve o, ahirette de kaybedenlerdendir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Korunmuş olarak çevirdiğimiz Muhsanat kelimesinin anlamı için bak 4:24.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kitap halkının yiyeceği size helaldir. Sizin de yiyecekleriniz onlara helaldir. Mehirlerini ödemeniz, zina etmeyip namuslu davranmanız ve gizli dost tutmamanız koşuluyla, inananlardan iffetli kadınlarla ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlarla evlenmeniz size helaldir. Kim inanmayı kabul etmezse tüm yaptıkları boşa çıkmıştır ve o, ahirette de kaybedenlerdendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bugün temiz nimetler size helal edildi. Kendilerine kitap verilenlerin yemekleri size, sizin yemekleriniz de onlara helaldır. Hür mü'min kadınlarla, sizden önce kendilerine kitap verilenlerin hür kadınları, namusunuzu muhafaza etmek, zina etmemek, gizli dost tutmamak, kendilerine mehirlerini verip nikahlamak şartıyla size helaldır. Her kim şeriatın hükümlerini tanımazsa, bütün yaptıkları boşa gitmiştir ve o ahirette zarara uğrayacaklardandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bugün pak ni'metler sizin için halal kılındı, hem mü'min kadınların hurr olanlariyle sizden evvel kitab verilen ümmetlerin hur kadınları da iffetlerinizi muhafaza ederek, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın kendilerine mehirlerini verib nikahladığınız takdirde size halaldır, ve her kim şeriatin ahkamını tanımazsa her halde bütün işlediği hederdir ve ahırette o, husranda kalanlardandır

Erhan Aktaş

Bugün size, temiz şeyler helal kılındı. Ve Kitap verilenlerin yiyecekleri size, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. İman eden muhsenat dipnot 1 kadınlar ve sizden önce kendilerine Kitap verilenlerin muhsenat kadınları; karşılıklarını dipnot 2 vermeniz, iffetli olmanız, iffetsiz olmamanız ve gizli dost tutmamanız koşuluyla size helaldir. Kim imanı küfrederse dipnot 3 yaptığı işler boşa gider ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunan: İffetini, edebini, namusunu, özgürlüğünü koruyan. Bir kadın; evlilik, özgür olmak ve iffetli olmakla korunmayı, sakınılmayı ve engel olunmayı sağlamaktadır. Muhsenat kelimesi, kök anlamı itibariyle saklamak, korumak, engel olmak demektir. Bu kelime, Arapça'da hür kadın, namuslu/iffetli kadın anlamlarına gelmektedir. Muhsenat, hür kadın anlamında (4:4; 4:25); iffet ve namus sahibi anlamında (21:91; 66:12.) ayetlerinde geçmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mehirlerini.
  3. metne dön, dipnot 3
    İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bugün size, temiz şeyler helal kılındı. Ve Kitap verilenlerin yiyecekleri size, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. İnanan muhsenat dipnot 1 kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerin muhsenat kadınları; karşılıklarını dipnot 2 vermeniz, iffetli olmanız, iffetsiz olmamanız ve gizli dost tutmamanız koşuluyla size helaldir. Kim imanı küfrederse dipnot 3 yaptığı işler boşa gider ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Muhsenat sözcüğü, kök anlamı itibariyle saklamak, korumak, engel olmak demektir. Bu sözcük, Arapça'da hür kadın, namuslu/iffetli kadın anlamlarına gelmektedir. Evlilikle, hürriyetle ve iffetle bir kimse; korunmayı, saklanılmayı ve engel olunmayı sağlamaktadır. Muhsenat, Hür kadın anlamında (4:4; 4:25); İffet ve Namus sahibi anlamında (21:91;66:12;) ayetlerinde geçmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mehirlerini.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bugün size, temiz şeyler helal kılındı. Ve Kitap verilenlerin yiyecekleri size, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. İman eden muhsenat dipnot 1 kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilmiş olan muhsenat kadınlar, karşılıklarını dipnot 2 vermeniz, iffetli olmanız, iffetsiz olmamanız ve gizli dost tutmamanız koşuluyla size helaldir. Kim imanı inkar ederse yaptığı işler boşa gider ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İffetli, hür.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mehirlerini.

Gültekin Onan

Bugün size temiz olan şeyler helal kılındı. (Kendilerine) Kitap verilenlerin yiyeceği size helal, sizin de yiyeceğiniz onlara helaldir. İnançlılardan özgür ve iffetli (olanlar) ile sizden önce (kendilerine) kitap verilenlerden özgür ve iffetli kadınlar da, namuslu, fuhuşta bulunmayan ve gizlice dostlar edinmemişler olarak -onlara mehirlerini ödediğiniz takdirde- size (helal kılındı). Kim inancı / inanmayı tanımayıp küfrederse elbette onun yaptığı boşa çıkmıştır. O ahirette hüsrana uğrayanlardandır.

Hasan Basri Çantay

Bugün size bütün iyi ve temiz (nimetler) halal kılındı. Kendilerine kitab verilenlerin yiyeceği sizin için halal olduğu gibi sizin yiyeceğiniz de onlar için halaldır. Namuskar, zinaya sapmamış ve gizli dostlar da edinmemiş (insanlar) haalinde (yaşamanız şartiyle) mü'minlerden hür ve iffetli kadınlarla kendilerine sizden evvel kitab verilenlerden yine hür ve iffetli kadınlar dahi, siz onların mehirlerini ver (ib nikah ed) ince (size halaldır). Kim imanı tanımayıb kafir olursa her halde bütün yapdığı boşuna gitmişdir ve o, ahıretde en çok ziyana uğrayanlardandır.

İbni Kesir

Bugün, size, iyi ve temiz olanlar helal kılındı. Kitab verilmiş olanların yemeği size helaldir, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. Mü'min kadınlardan iffetli olanlar ve sizden önce kitab verilenlerdenb iffetli kadınlar, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve mehirlerini verdiğinizde size helaldir. Kim de imanı inkar ederse; yaptıkları boşa gitmiştir ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardandır.

Mehmet Alagaş

(3-5) Sizlere ölü hayvan, kan, domuz eti, Allah’ın dışında biri için boğazlanan, boğulmuş olan, çarpmayla, yuvarlanarak düşmeyle, boynuz darbesiyle ölen ve yırtıcı hayvanın yediği, sizin ölmelerinden önce yetişip kestikleriniz hariç, (bu durumları yaşasa da ölmeden yetişir keserseniz helaldir) dikili taşlarda putlara kurban edilenler, fal okları ile taksimat edilenler (Yanlış okları çekenlerin kurban bedelini ödediği diğerlerinin bedelsiz elde ettikleri hayvanın etleri) haram edildi, işte bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kafirler dininizden ümitlerini kestiler, onlardan tedirgin olmayın, benden tedirgin olun. Bugün sizin için dininizi mükemmel hale getirdim, üzerinizde ki nimetimi de mükemmel hale getirdim / kemale erdirdim, teslimiyetin / İslam’ın sizin için din olmasından hoşnut oldum. Kim açlık halinde dara düşerse günaha düşmeden / yönelmeden zaruri yerse, muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Sana, onlara neyin haram olduğunu soruyorlar, size hoş olan şeyler / tayyip şeyler helaldir, A llah’ın size öğret tiklerinden onlara da öğrettiğiniz avcı hayvanların yakaladıkları ve tutup size getirdiklerini yiyin, üzerlerine Allah’ın ismini hatırlayıp söyleyin, Allah’tan sakının muhakkak ki Allah, çabuk hesap görendir. Bugün sizlere hoş şeyler helal kılındı, kitap verilmiş olanların yemekleri de helal kılındı, sizin yemekleriniz de onlara helaldir, (Allah’a çocuk edindi diyenlere değil)

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Mümin kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden (Yahudi ve Hristiyan) hür ve iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

Süleyman Ateş

Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yemeği, size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. İnanan, namuslu, hür kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar -zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, namuslu bir biçimde (evlenmek üzere) mehirlerini verdiğiniz takdirde- size helaldir. Kim inanmayı kabul etmezse, onun ameli boşa çıkmıştır ve o, ahirette kaybedenlerdendir.

Süleymaniye Vakfı

Bugün size, temiz olan her şey helal kılındı. Kendilerine kitap verilmiş olanların yiyeceği size helal dipnot 1 , sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir. İffetli mümin kadınlar ile sizden önce kitap verilmiş olanlardan iffetli olan kadınlar; mehirlerini vermeniz, sizin de iffetli olmanız, zinadan uzak durmanız ve onları gizli dost edinmemeniz şartıyla size helal kılınmıştır dipnot 2 . Kim bu imanı /Kur'an'ı görmezden gelirse yaptığı boşa gider ve ahirette kaybedenlerden olur dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Öncekilerde helal olup da Kur'an'da haram kılınan bir yiyecek yoktur. Zira Kur'an kendisinden öncesini misliyle veya hayırlısı ile neshetmiştir (Bakara 2/106). Bize helal kılınanlar Kur'an'ın son vahiy olmasından dolayı onlara da helal kılınmıştır. Bu sebeple "Kendilerine kitap verilmiş olanların yiyeceği" ifadesine domuz eti girmez; çünkü domuz onlara da haram kılınmıştır. "Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız, sizin için kirlidir." (
    Levililer 11:7-8 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Levililer 11:7

    Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). İşledikleri bazı suçlar sebebiyle Yahudilere, normalde helal olan bazı yiyecekler ceza olarak haram kılınmıştır. (Nisa,4/160-161; En'am, 6/146) Bunun dışında Allah Teala onlara cumartesi günleri balık avlamayı da yasaklamıştır (A'raf, 7/163; Bakara, 2/65-66). İsa aleyhisselamın nebi olarak görevlendirilmesi ile birlikte, ceza olarak haram kılınan bazı temiz yiyecekler Yahudilere helal kılınmıştı (Al-i İmran, 3/50). Son nebi Muhammed aleyhisselamın gelmesi ile de ceza olarak haram kılınan temiz yiyeceklerin tamamının helal kılındığı bildirilmiş (A'raf, 7/157), haram yiyeceklerin sayısı dört ile sınırlandırılmıştır (Bakara, 2/173; Maide, 5/3; En'am, 6/145; Nahl, 16/115). Böylece "bizden önce kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri" ile bizim yiyeceklerimiz arasında helallik-haramlık açısından bir fark kalmamış, bizim yiyeceklerimiz onlara, onların yiyecekleri bize helal kılınmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kadın olsun erkek olsun, namuslu olma, gizli veya açık olarak zinadan uzak durmak, evlenmede olmazsa olmaz şartlardandır (Nisa 4/24, 25, Nur 24/3 ve 26). Zinadan uzak duran bir mümin erkek veya kadın, ancak kendi gibi zinadan uzak duran bir erkek veya kadınla evlenebilir. Bunları yaptıktan sonra tövbekar olup kendini tamamen düzelten de namuslu sayılır (Furkan 25/68-70).
  3. metne dön, dipnot 3
    Allah Teala burada, kendilerine kitap verilenlerin yiyeceklerinin ve onlardan bir hanım ile evlenmenin helal olduğunu bildirerek din farkının yiyecekler konusunda da evlenme konusunda da bir engel oluşturmadığını kesin hükme bağlamıştır. Onların iman esaslarından biri, gelecek nebiye inanmaktır (Al-i İmran 3/81-85). Muhammed aleyhisselamın bekledikleri nebi, Kur'an'ın da inanmaları gereken kitap olduğu konusunda en küçük şüpheleri olmamasına rağmen inanmayarak kafir olmaları (Bakara 2/89-91, 146, En'am 6/20-21) onları, elinde kitap olmayan müşriklerden daha kötü konuma sokar. Her kafir müşrik olduğu için (Al-i İmran 3/151) müşriklerden daha kötü konuma düşmüş birinin yiyeceğinden yemek veya onunla evlenmek yasak değilse diğer müşrikler konusunda hiçbir yasak olmaz. Şunu da unutmamak gerekir ki Müslüman olmayanlarla evlenmek haram değildir ama tavsiye edilmez (Bakara 2/221).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bugün size, temiz olanlar helal kılındı. Kendilerine Kitap verilmiş olanların yiyeceği size helal, sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir. Mehirlerini verir, namuslu olur, gizli dost tutmazsanız, iffetli (namuslu) mümin kadınlar ile kendilerine Kitap verilmiş olanların iffetlileri size helaldir dipnot 1 . Kim imanını göz ardı ederse yaptıkları boşa gider, Ahiret'te kaybedenlere karışır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ....

Şaban Britch

Bugün, size temiz olanlar helal kılınmıştır. Kitap verilenlerin yemeği (kestikleri) size helal, sizin (kestikleriniz de) yemeğiniz de onlara helaldir. Mümin, hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden (Yahudi ve Hristiyan) hür ve iffetli kadınlar, mehirlerini verdiğiniz takdirde iffetli olarak, fuhşa sapmadan ve gizli dost edinmeyip, fuhuş yapmaksızın (onlarla evlenmeniz) size helaldir. Kim, imana küfreder ise amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.

Şaban Piriş

Bugün, size temiz olanlar helal kılınmıştır. Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. Mümin, hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden hür ve iffetli kadınlar, mehirlerini verdiğiniz taktirde iffetli olarak, fuhşa sapmadan ve gizli dost tutmaksızın size helaldir. Kim, imanı inkar ederse amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bugün size bütün temiz nimetler helal kılındı. Kendilerine kitap verilmiş olanların yemekleri size helaldir. Sizin yemekleriniz de onlara helaldir. Mümin kadınların iffetlileriyle, sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanların iffetli hanımları da mehirlerini verdiğiniz takdirde; iffetinizi korumanız, zinadan uzak kalmanız ve şunu-bunu dost tutmamanız şartıyla size helaldir. İmanı tanımayıp nankörlük edenin ameli boşa gitmiştir. Ve o, ahirette de hüsrana uğrayanlardandır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

As of this day has Allah rendered lawful for you all articles of food that are worthy, good and wholesome, and the food of Ahl AL-Kitab as your food is to them. And it is lawful for you to marry the virtuous Muslim women and women among those who had been given the Book before you(Ahl Al-Kitab) who lift to Allah their inward sight when you have paid them their due dowers intending to live together in matrimony and not as illicit partners nor as concubines. And those who reject faith shall their hopes be doomed to disappointment and their deeds to worthlessness here and Hereafter where they shall be among the great losers.

Abdul Haleem

Today all good things have been made lawful for you. The food of the People of the Book is lawful for you as your food is lawful for them. So are chaste, believing, women as well as chaste women of the people who were given the Scripture before you, as long as you have given them their bride-gifts and married them, not taking them as lovers or secret mistresses. The deeds of anyone who rejects faith will come to nothing, and in the Hereafter he will be one of the losers.

Abdullah Yusuf Ali

This day are (all) things good and pure made lawful unto you. The food of the People of the Book is lawful unto you and yours is lawful unto them. (Lawful unto you in marriage) are (not only) chaste women who are believers, but chaste women among the People of the Book, revealed before your time,- when ye give them their due dowers, and desire chastity, not lewdness, nor secret intrigues if any one rejects faith, fruitless is his work, and in the Hereafter he will be in the ranks of those who have lost (all spiritual good).

Abul A'la Maududi

This day all good things have been made lawful to you. The food of the People of the Book is permitted to you, and your food is permitted to them. dipnot 1 And permitted to you are chaste women, be they either from among the believers or from among those who have received the Book before you, dipnot 2 provided you become their protectors in wedlock after paying them their bridal-due, rather than go around committing fornication and taking them as secret-companions. The work of he who refuses to follow the way of faith will go waste, and he will be among the utter losers in the Hereafter. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The food of the People of the Book includes the animals slaughtered by them. The rule that 'our food is lawful to them and theirs lawful to us' signifies that there need be no barriers between us and the People of the Book regarding food. We may eat with them and they with us. But this general proclamation of permission is preceded by a reiteration of the statement: 'All good things have been made lawful to you.' This indicates that if the People of the Book either do not observe those principles of cleanliness and purity which are considered obligatory by the Law or if their food includes prohibited items, then one should abstain from eating them. If, for instance, they either slaughter an animal without pronouncing the name of God or if they slaughter it in the name of anyone else but God it is not lawful for us to eat that animal. Likewise, if intoxicating drinks, the flesh of swine, and any other prohibited thing is found on their dining table we may not justify our partaking of such items on the ground that the persons concerned are People of the Book. The same applies to those non-Muslims who are not People of the Book, except for one difference - that whereas the animals slaughtered by the People of the Book are lawful provided they have pronounced the name of God at the time of slaughtering them, we are not permitted to eat the animals killed by non-Muslims who are not People of the Book.
  2. metne dön, dipnot 2
    This expression signifies the Jews and the Christians. Of non-Muslim women, Muslims may marry only Christians and Jews, and of them only those who have been characterized as muhsanat (i.e. 'well-protected women'). There are differences among jurists as to the detailed application of this rule. The view of Ibn 'Abbas is that the expression 'People of the Book' here signifies only those People of the Book who are subjects of the Domain of Islam (Dar al-Islam). It is also unlawful to marry Jewish and Christian women who are either living in the Domain of War (Dar al-Harb) or in the Domain of Disbelief (Dar al-Kufr). The Hanafi jurists hold a slightly different opinion. Although they disapprove of marrying such women, it is not considered unlawful. Sa'id b. al-Musayyib and Hasan al-Basri are of the opinion that the verse warrants general application and hence there is no need to differentiate between those who are ahl al-Dhimmah (the non-Muslim subjects of the Islamic State) and those who are not. There is also disagreement among the jurists about the connotation of the term muhsanat. 'Umar considered this word to signify only those women who are chaste and possess good moral character, and hence ahl al-Kitab women who are of loose character are excluded from this permission. This is also the opinion of Hasan al-Basri, Sha'bi and Ibrahim al-Nakha'i and of the Hanafi jurists. But Shafi'i considers this expression to have been used as an antonym of 'slave women', and hence it signifies all those ahl al-Kitab women who are not slaves. (Cf. the commentaries of Ibn Kathir, Ibn al-'Arabi and Qurtubi - Ed.)
  3. metne dön, dipnot 3
    The declaration that marriage to ahl al-Kitab women is permitted is immediately followed by this warning which, in effect, means that those who avail themselves of this permission ought to be mindful of their faith and morals. They are urged to beware of infatuation with disbelieving women lest they also become enamoured of the ideas and beliefs which they cherish, thereby allowing their faith to dissipate. They are warned against adopting social patterns and modes of conduct inconsistent with the true requirements of their faith.

Aisha Bewley

Today all good things have been made halal for you. And the food of those given the Book is also halal for you and your food is halal for them. So are free women from among the muminun and free women of those given the Book before you, once you have given them their dowries in marriage, not in fornication or taking them as lovers. But as for anyone who rejects iman, his actions will come to nothing and in the Next World he will be among the losers.

Al-Hilali & Khan

Made lawful to you this day are At-Tayyibât [all kinds of Halâl (lawful) foods, which Allâh has made lawful (meat of slaughtered eatable animals, milk products, fats, vegetables and fruits)]. The food (slaughtered cattle, eatable animals) of the people of the Scripture (Jews and Christians) is lawful to you and yours is lawful to them. (Lawful to you in marriage) are chaste women from the believers and chaste women from those who were given the Scripture (Jews and Christians) before your time when you have given their due Mahr (bridal-money given by the husband to his wife at the time of marriage), desiring chastity (i.e. taking them in legal wedlock) not committing illegal sexual intercourse, nor taking them as girl-friends. And whosoever disbelieves in Faith [i.e. in the Oneness of Allâh and in all the other Articles of Faith i.e. His (Allâh’s) Angels, His Holy Books, His Messengers, the Day of Resurrection and Al-Qadar (Divine Preordainments)], then fruitless is his work; and in the Hereafter he will be among the losers.

Ali Quli Qarai

Today all the good things have been made lawful to you: —the food of those who were given the Book is lawful to you, and your food is lawful to them— and the chaste ones from among faithful women, and chaste women of those who were given the Book before you, when you have given them their dowries, in wedlock, not in license, nor taking paramours. Should anyone renounce his faith, his work shall fail and he will be among the losers in the Hereafter.

Amatul Rahman Omar

This day all good and pure things have been made lawful for you. And the food of those who have been given the Scripture is lawful for you (provided the food does not include anything forbidden in Islam), and your food is lawful for them. And (lawful for you for marriage are) the chaste women from among the believing women and chaste women from among those who have been given the Scripture before you, provided that you pay them their dowers (to live with them) after contracting valid marriage, not committing fornication, nor seeking secret love affairs by taking secret paramours. And whoever denies the commandments of (the true) faith, no doubt (he will find) his deeds have gone in vain and he will be of the losers in the Hereafter.

Arthur John Arberry

Today the good things are permitted you, and the food of those who were given the Book is permitted to you, and permitted to them is your food; Likewise believing women in wedlock, and in wedlock women of them who were given the Book before you if you give them their wages, in wedlock and not in licence, or as taking lovers. Whoso disbelieves in the faith, his work has failed, and in the world to come he shall be among the losers.

Bijan Moeinian

Today, I declare as lawful for you all pure (non-repugnant) and good (tobacco products, for example, are pure but not good for health) things. You may eat the food prepared by the people of the Scriptures (as long as they do not include those items which are strictly prohibited such as pork); for them, too, it is lawful to eat the food which is prepared by you. As to [the people’s question abut] marriage, marry morally pure believing women; you may also marry morally pure women of the people of the Scriptures. When you marry a woman, you must give them their [agreed upon] dowries and establish a real marital relationship and not a secret relationship just for sexual pleasures. Anyone who rejects faith has nullified all his good deeds and will find himself among the losers in Hereafter.

E. Henry Palmer

Lawful for you today are good things, and the food of those to whom the Book has been given is lawful for you, and your food is lawful for them; and chaste women of those who believe, and chaste women of those to whom the Book has been given before you, - when you have given them their hire, living chastely and not fornicating, and not taking paramours. But whoso disbelieves in the faith, of a truth his work is vain, and he shall be in the next life of those who lose.

Edip-Layth

Today, the good things have been made lawful to you, the food of those who have been given the book is lawful for you, and your food is lawful for them; and the acknowledging independent women, and the independent women from the people of the book before you, when you have given them their wages, protected, chaste, and not seeking to take lovers. Whoever rejects acknowledgement, then his work has fallen, and in the Hereafter he is of the losers.

George Sale

This day are ye allowed to eat such things as are good, and the food of those to whom the scriptures were given is also allowed as lawful unto you; and your food is allowed as lawful unto them. And ye are also allowed to marry free women that are believers, and also free women of those who have received the scriptures before you, when ye shall have assigned them their dower; living chastly with them, neither committing fornication, nor taking them for concubines. Whoever shall renounce the faith, his work shall be vain, and in the next life he shall be of those who perish.

Hamid S. Aziz

This day all things good and pure are made lawful for you. The food of those to whom the Book has been given is lawful for you, and your food is lawful for them; and chaste women of those who believe, and chaste women of those to whom the Book has been given before you - when you have given them their marriage portions and live with them chastely, not in fornication, nor taking them as secret concubines (or paramours). But whoever denies the faith, of a truth his work is vain, and he shall be among the losers in the Hereafter.

Mahmoud Ghali

Today the good things are made lawful for you, and the food of the ones to whom the Book was brought is lawful to you, and your food is made lawful to them. And (so) are believing women in wedlock, and in wedlock women of (the ones) to whom the Book was brought even before you when you have brought them their rewards in wedlock, other than in fornication, neither taking them to yourselves as mates (i.e., girl-friends). And whoever disbelieves in belief, (i.e., the religion) then his deed has been frustrated and in the Hereafter he is among the losers.

Marmaduke Pickthall

This day are (all) good things made lawful for you. The food of those who have received the Scripture is lawful for you, and your food is lawful for them. And so are the virtuous women of the believers and the virtuous women of those who received the Scripture before you (lawful for you) when ye give them their marriage portions and live with them in honour, not in fornication, nor taking them as secret concubines. Whoso denieth the faith, his work is vain and he will be among the losers in the Hereafter.

Mohamed Ahmed - Samira

On this day all things that are clean have been made lawful for you; and made lawful for you is the food of the people of the Book, as your food is made lawful for them. And lawful are the chaste Muslim women, and the women of the people of the Book who are chaste, (for marriage) and not fornication or liaison, if you give them their dowries. Useless shall be rendered the acts of those who turn back on their faith, and they will be among the losers in the life to come.

Muhammad Asad

Today, all the good things of life have been made lawful to you. And the food of those who have been vouchsafed revelation aforetime is lawful to you, and your food is lawful to them. And [lawful to you are], in wedlock, women from among those who believe [in this divine writ], and, in wedlock, women from among those who have been vouchsafed revelation before your time -provided that you give them their dowers, taking them in honest wedlock, not in fornication, nor as secret love-companions. But as for him who rejects belief [in God] - in vain will be all his works: for in the life to come he shall be among the lost.

Mustafa Khattab

Today all good, pure foods have been made lawful for you. Similarly, the food of the People of the Book[1] is permissible for you and yours is permissible for them. And ˹permissible for you in marriage˺ are chaste believing women as well as chaste women of those given the Scripture before you—as long as you pay them their dowries in wedlock, neither fornicating nor taking them as mistresses. And whoever rejects the faith, all their good deeds will be void ˹in this life˺ and in the Hereafter they will be among the losers.

Progressive Muslims

Today, the good things have been made lawful to you, and the food of those who have been given the Scripture is lawful for you, and your food is lawful for them; and the independent from the believing women, and the independent from the people of the Scripture before you, if you have given them their dowries, protected, chaste, and not seeking to take lovers. And whoever rejects belief, then his work has fallen, and in the Hereafter he is of the losers.

Rashad Khalifa

Today, all good food is made lawful for you. The food of the people of the scripture is lawful for you, [and your food is lawful for them] . Also, you may marry the chaste women among the believers, as well as the chaste women among the followers of previous scripture, provided you pay them their due dowries. You shall maintain chastity, not committing adultery, nor taking secret lovers. Anyone who rejects faith, all his work will be in vain, and in the Hereafter he will be with the losers.

Sahih International

This day [all] good foods have been made lawful, and the food of those who were given the Scripture is lawful for you and your food is lawful for them. And [lawful in marriage are] chaste women from among the believers and chaste women from among those who were given the Scripture before you, when you have given them their due compensation, desiring chastity, not unlawful sexual intercourse or taking [secret] lovers. And whoever denies the faith - his work has become worthless, and he, in the Hereafter, will be among the losers.

Sam Gerrans

This day are good things made lawful for you; and the food of those given the Writ is lawful for you, and your food is lawful for them, as are chaste women among the believing women and chaste women among those given the Writ before you, when you have given them their dowries, being chaste and not fornicators, nor taking secret friends. And whoso denies the faith: his work has been in vain, and he in the Hereafter is among the losers.

Shabbir Ahmed

This Day, all good food of your choice is made Lawful for you. The food of the People of the Scripture is Lawful for you. And your food is Lawful for them. You are permitted to marry chaste women of the People of the Scripture, (provided they do not indulge in SHIRK i.e. not associate anyone with Allah (2:221)). You are permitted to marry the virtuous, chaste women among the believers and the virtuous, chaste women of those who were given the Scripture before. You must give your brides a generous marital gift and live with them in honor, not in fornication as secret lovers. (It must be an honest wedlock (4:24)). Anyone who rejects belief, all his work will go vain and he will be among the losers in the Hereafter.

Syed Vickar Ahamed

"This day (all) good and pure things are made lawful for you. The food of the People of the Book is lawful for you and yours is lawful for them. (Lawful for you in marriage) are (not only) chaste women who are believers, but also chaste women among the People of the Book (that was) sent down before your time— Provided you give them their due dowers, and wish purity, not (illicit or lustful) desire, nor secret (and illegal) relations, nor as "women friends." If anyone rejects Faith, then his work is useless, and in the Hereafter he will be among the ranks of the losers (of all spiritual reward).

Taqi Usmani

This day, good things have been made lawful for you. The food of the people of the Book is lawful for you, and your food is lawful for them, and good women from among believers, and good women from among those who were given the Book before you, provided you give them their dowers, binding yourself in marriage, neither going for lust, nor having paramours. Whoever rejects Faith, his effort will go to waste and, in the Hereafter, he will be among the losers.

The Monotheist Group

Today, the good things have been made lawful to you, and the food of those who have been given the Book is lawful for you, and your food is lawful for them; and the independent females from those who are believers, and the independent females from those who have been given the Book before you, if you have given them their dowries, to be independent, not for illicit sex or taking lovers. And whoever rejects belief, then his work has fallen, and in the Hereafter he is of the losers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩