Diyanet İşleri
Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
Nahl suresi
Nahl suresi, 97. ayet. مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةً طَيِّبَةً وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
men `amile ṣâliḥam min ẕekerin ev ünŝâ vehüve mü'minün felenuḥyiyennehû ḥayâten ṭayyibeh. velenecziyennehüm ecrahüm biaḥseni mâ kânû ya`melûn.
Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Adalet, ihsan, akrabaya vermek ve ahde vefa Nahl 90–97 3
Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.
Allah'a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.
Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.
Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.
Şeytanın hakimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
97. “Erkek olsun, kadın olsun kim mü’min olarak salih amel işlerse...” Salih amellerin geçerli olması ve kabul edilmesi için iman şarttır. Hatta iman olmadan ameller “salih olmak”la nitelendirilemez. Onları gerektiren de zaten imandır. Çünkü iman, azaların farz ve müstehap olan amellerini ortaya çıkartan, kesin ve kararlı tasdik demektir. İşte iman ve amel-i salihe bir arada sahip olan kimseye “biz kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatırız.” Bu da kalbinin huzur, ruhunun sükûn bulması, kalbini şaşırtıp meşgul edecek şeylere iltifat etmemesi ve Yüce Allah’ın o kimseye ummadığı yerden hoş ve helâl rızık ihsan etmesiyle olur. “Ve böylelerini elbette” âhirette “işlediklerinin en güzeliyle” hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir kimsenin hatırından geçirmediği türlü lezzetlerle “mükâfatlandıracağız.” Yüce Allah böylesine hem dünyada hem de âhirette iyilik verecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah’a iman etmiş olan erkek veya kadın, her kim dine uyan salih bir amel işlerse, ona dünyada Allah’ın kaderine razı olduğu, kanaat ettiği ve ibadetlerini yapmaya muvaffak kıldığımız güzel bir hayat yaşatacağız. Muhakkak o kimseleri ahirette, dünyadaki salih amellerden yaptıkları en güzel amelin mükâfatlarıyla mükâfatlandıracağız.
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) "Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Allah, işlediklerinin en kötüsünü örtmek ve onlara yaptıklarının en güzeli ile karşılık vermek için (onları böyle mükafatlandırdı).
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat…
Aynı kök: طيب (50 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min…
Aynı kök: انث (30 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
"Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Erkek veya kadın kim mümin olarak iyi iş(ler) yaparsa, dipnot 1 onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatacağız. dipnot 2 Ödüllerini de elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
kim imanlı olarak bir iyilik ortaya koymuşsa; -erkek ya da kadın (fark etmez)- kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatacağız; dahası elbet onları işlediklerinin en iyisiyle ödüllendireceğiz.
Erkek ya da kadın, inanmış olması yanında bir de dürüst ve erdemli davranan kimseye hiç şüphesiz arı duru, hoş bir hayat tattıracağız; ve yine şüphesiz böylelerini, yapageldikleri en güzel şey neyse ona göre ödüllendireceğiz.
İster erkek ister kadın olsun, kim iman ederek imanın gereği fiiller ortaya koyarsa elbette biz ona temiz-pak bir hayat yaşatırız. . . Onlara elbette yaptıklarının daha güzeliyle karşılıklarını veririz.
Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.
Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.
Erkek veya kadın, kim inanmış olarak erdemli edimler yaparsa, temiz bir yaşamla onu yaşatırız. Ve onları, yaptıklarının en güzeliyle kesinlikle ödüllendireceğiz.
Erkek veya kadın olsun her kim inanmış olarak iyi bir iş yaparsa, onu hoş bir hayatla yaşatırız ve onların ödülünü yaptıklarının en güzeli ile veririz.
Erkek olsun, kadın olsun, her kim gerçeği onaylamış olarak iyi bir iş yaparsa ona bu dünyada güzel bir hayat bağışlarız ve yaptıkları iyi işlere karşılık ödüllerini de tam veririz. dipnot 1
Erkek olsun, kadın olsun, her kim inançlı olarak iyi bir iş yaparsa ona bu dünyada güzel bir hayat bağışlarız ve yaptıkları iyi işlere karşılık ödüllerini de tam veririz.
Erkekten, dişiden her kim mümin olarak iyi bir iş yaparsa, muhakkak ona hoş bir hayat yaşatacağız ve yapmakta oldukları işlerin daha güzeli ile mükafatlarını mutlaka vereceğiz.
Erkekten dişiden her kim mü'min olarak iyi bir amel işlerse muhakkak ona hoş bir hayat yaşatacağız ve yapmakta oldukları amellerin daha güzelile ecirlerini muhakkak vereceğiz
Erkek ve kadın, Mü'min olarak kim salihatı yaparsa dipnot 1 , ona hoş, temiz bir hayat yaşatırız. Kesinlikle yaptıklarının karşılığını daha iyisiyle veririz.
Erkek ve kadın, mü'min olarak kim salihatı yaparsa dipnot 1 , ona hoş, temiz bir hayat yaşatırız. Kesinlikle yaptıklarının karşılığını daha iyisiyle veririz.
Erkek ve kadın, mü'min olarak kim salihatı yaparsa dipnot 1 , ona hoş, temiz bir hayat yaşatırız. Kesinlikle yaptıklarının karşılığını daha iyisiyle veririz.
Erkek olsun, kadın olsun, (bir) inançlı olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.
Gerek erkekden, gerek kadından kim, o mü'min olarak, iyi amel (ve hareket) de bulunursa hiç şübhesiz onu (dünyada) çok güzel bir hayat ile yaşatırız ve (o gibilere) her halde yapageldiklerinin daha güzeliyle ecir veririz.
Kadın olsun, erkek olsun; her kim, inanmış olarak iyi amel işlerse; ona hoş bir hayat yaşatacağız. Mükafatlarını yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.
(90-97) Allah denkleştirmeyi / adaleti, güzel davranmayı, yakınlığı olana vermeyi emreder, iğrençliği / fuhşiyatı, tanımamayı / inkârı, azgınlığı yasak eder / nehyedir, size belki hatırlarsınız diye öğüt veriyor. Ahitleştiğiniz de Allah’ın ahdine vefalı davranın. (Allah’a da bir sözünüz olduğunu unutmayın). İyice sağlamlaştırdığınız yeminlerinizi bozmayın , Allah’ı üzerinize kefil tayin etmiştiniz , (Kefil olarak Allah’ı göstermiştiniz) Allah yaptıklarınızı kesinlikle bilir , tıpkı ipi bükerek kuvvetlendirdikten sonra çözerek gevşeten gibi olmayın, bir topluluğun diğer topluluğa karşı fazlalaşması için aralarına girmekte / onlara katılmakta yeminlerinizi kullanmayın. (Valla ben sizdenim, sizin gibi düşünüyorum) Allah bunla sizi imtihan eder. Allah size karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz konularda kıyamet günü açıklamalarda bulunacaktır. (Belki bilgisizce yemin ederek girdiğin taraf yanlış taraf mahcup olmayasın) Allah isteseydi sizi tek bir topluluk /ümmet yapardı. Fakat istediği kişiyi saptırır istediği kişiyi de yo la iletir / yola sokar. Yaptığınız şeylerden sorulacaksınız. Yeminlerinizi birbirinize katılmak konusunda kullanmayın sağlam basan ayak sonrasında kayar da Allah’ın yolundan uzaklaşmanız sebebiyle kötüyü tadarsınız ve size büyük bir azap / azametli bir azap var olur. Allah’a verdiğiniz sözü / ahdi az bir pahaya satmayın. Eğer biliyor olsaydınız ki Allah’ın yanında olan sizin için daha hayırlıdır, sizin yanınızdakiler tükenir / bitimlidir, Allah’ın yanındakiler kalıcıdır / bakidir, sabredenleri yaptıklarından dolayı güzel bir ücretle / ödülle karşılıklandıracağız. Erkekten yahut kadından kim ıslah edici amel işlerse işte o iman edendir , Ona hoş bir hayat yaşatırız, yapıyor olduklarının daha güzeli bir ücret ile /ecir ile onları karşılıklandırırız.
Erkek veya kadın, kim Mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
Erkek ve kadından her kim inanmış olarak iyi bir iş yaparsa, onu (dünyada) hoş bir hayatla yaşatırız, onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz.
Erkek olsun, kadın olsun, kim mümin olarak iyi iş yaparsa ona mutlaka güzel bir hayat yaşatırız. Ödüllerini de kesinlikle yaptıklarının en güzeline göre veririz. dipnot 1
Erkek olsun, kadın olsun, kim inanıp güvenir ve iyi iş yaparsa ona güzel bir hayat yaşatırız. Ödüllerini de yaptıklarının en güzeline göre veririz.
Erkek ve kadınlardan her kim mümin olarak salih amel işlerse, ona güzel bir hayat yaşatırız ve mükâfatlarını, yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.
Erkek ve kadınlardan her kim mümin olarak doğru olanı yaparsa, ona güzel bir hayat yaşatırız, ve onları yaptıklarının en iyisi ile ödüllendiririz.
Erkek yahut kadın, her kim inanmış olarak hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa, onu tertemiz bir hayatla yaşatırız. Ve böylelerinin ücretlerini, işleyip ürettiklerinin en güzelleriyle karşılarız.
Anyone whose deeds are imprinted with wisdom and piety, be it male or female, and whose heart with the image of religious and spiritual virtues shall be made to enjoy a good and happy life that is worth living and We will reward them Hereafter at the gauge of the best of their worldly deeds.
To whoever, male or female, does good deeds and has faith, We shall give a good life and reward them according to the best of their actions.
Whoever works righteousness, man or woman, and has Faith, verily, to him will We give a new Life, a life that is good and pure and We will bestow on such their reward according to the best of their actions.
Whosoever acts righteously - whether a man or a woman - and embraces belief, We will surely grant him a good life; dipnot 1 and will surely grant such persons their reward according to the best of their deeds. dipnot 2
Anyone who acts rightly, male or female, being a mumin, We will give them a good life and We will recompense them according to the best of what they did.
Whoever works righteousness - whether male or female - while he (or she) is a true believer (of Islâmic Monotheism) verily, to him We will give a good life (in this world with respect, contentment and lawful provision), and We shall pay them certainly a reward in proportion to the best of what they used to do (i.e. Paradise in the Hereafter).
Whoever acts righteously, [whether] male or female, should he be faithful, —We shall revive him with a good life and pay them their reward by the best of what they used to do.
Whoever acts righteously, whether male or female, and is a believer, We will certainly enable him lead a pure life and surely We will bestow on such their reward according to the best of their deeds.
And whosoever does a righteous deed, be it male or female, believing, We shall assuredly give him to live a goodly life; and We shall recompense them their wage, according to the best of what they did.
Any righteous man or woman who has chosen to believe, will be granted a pure and peaceful life in this world. They will be rewarded for their good deeds.
Whoso acts aright, male or female, and is a believer, we will quicken with a goodly life; and we will recompense them with their hire for the best deeds they have done.
Whoever does good work, be he male or female, and is an acknowledger, We will give him a good life and We will reward them their dues with the best of what they used to do.
Whoso worketh righteousness, whether he be male or female, and is a true believer, We will surely raise him to a happy life; and We will give them their reward, according to the utmost merit of their actions.
Whoever acts aright, male or female, and is a believer, We will quicken with a goodly life; and We will recompense them in proportion to the best of what they used to do.
Whoever does righteousness, be it male or female, and he is a believer, then indeed We will definitely (give him to) live a goodly life; and indeed We will definitely recompense them their reward, according to the fairest of whatever they were doing.
Whosoever doeth right, whether male or female, and is a believer, him verily we shall quicken with good life, and We shall pay them a recompense in proportion to the best of what they used to do.
We shall invest whosoever works for good, whether man or woman, with a pleasant life, and reward them in accordance with the best of what they have done.
As for anyone - be it man or woman - who does righteous deeds, and is a believer withal - him shall We most certainly cause to live a good life. and most certainly shall We grant unto such as these their reward in accordance with the best that they ever did.
Whoever does good, whether male or female, and is a believer, We will surely bless them with a good life, and We will certainly reward them according to the best of their deeds.
Whoever does good work, be he male or female, and is a believer, We will give him a good life and We will reward them their dues with the best of what they used to do.
Anyone who works righteousness, male or female, while believing, we will surely grant them a happy life in this world, and we will surely pay them their full recompense (on the Day of Judgment) for their righteous works.
Whoever does righteousness, whether male or female, while he is a believer - We will surely cause him to live a good life, and We will surely give them their reward [in the Hereafter] according to the best of what they used to do.
Whoso works righteousness, whether male or female, and is a believer: him will We make live a good life; and We will reward them according to the best of what they did.
Whoever, whether male or female, does works that help others and is a believer, We shall certainly cause them to live a good life, and We shall grant them the rewards considering the best of their actions.
Whosoever works right, (be it) man or woman, and has Faith (in Allah), surely, to him will We give a good Life, a life that is good and pure, and We will bless upon those their reward by the best of their actions.
Whoever, male or female, has acted righteously, while being a believer, We shall certainly make him live a good life, and shall give such people their reward for the best of what they used to do.
Whoever does good works, whether male or female, and is a believer, We will give him a good life and We will reward them their dues with the best of what they used to do.