Mâide suresi

Mâide suresi, 7. ayet

Mâide suresi, 7. ayet. وَٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَمِيثَٰقَهُ ٱلَّذِى وَاثَقَكُم بِهِۦٓ إِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

veẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm vemîŝâḳahü-lleẕî vâŝeḳaküm bihî iẕ ḳultüm semi`nâ veeṭa`nâ. vetteḳu-llâh. inne-llâhe `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

Diyanet İşleri

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 4–10 · surenin 7. ayeti / 120
  1. Mâide 4

    (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah'ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helal kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

  2. Mâide 5

    Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

  3. Mâide 6

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

  4. 7

    Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  5. Mâide 8

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  6. Mâide 9

    Allah, iman edip salih ameller işleyenler hakkında, "Onlar için bir bağışlama ve büyük bir mükafat vardır" diye vaatte bulunmuştur.

  7. Mâide 10

    İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. Yüce Allah kullarına dinî ve dünyevî nimetlerini kalpleriyle hatırlamalarını ve dilleriyle anmalarını emretmektedir. Çünkü bunların sürekli olarak hatırlanması Allah’a şükretmeyi, O’nu sevmeyi, kalbin O’nun ihsan ve lütufları ile dolup taşmasını gerektirir. Bu hatırlayış ile dinî nimetlerden ötürü oluşan nefisteki kendini beğenme hali de ortadan kalkar, ayrıca Allah’ın lütuf ve ihsanı da artar.

Bir de “Dinledik ve itaat ettik dediğiniz zaman sizden aldığı sözü hatırlayın.” Bundan maksat bu sözü, sözlü olarak telaffuz ettikleri değildir. Aksine bundan kasıt, Allah ve Rasûlüne iman etmekle onlara itaate bağlı kalmayı kabul ettiklerinin ifade edilmesidir. Bundan dolayıdır ki: “Dinledik ve itaat ettik dediğiniz zaman” buyrulmuştur. Yani senin bizi kendisine davet etmiş olduğun Kur’ânî ve kevnî âyetlerini kavrama, itaat etme ve bağlanma anlamında işittik. Bize vermiş olduğun emirlere uymak ve bize yasakladığın şeylerden de uzak kalmak suretiyle itaat ettik. Bu, dinin zahirî ve batınî bütün şer’î hükümlerini kapsar. Mü’minler bununla Allah’ın üzerlerindeki ahdini ve O’na verdikleri sözlerini hatırlarlar, bunu hatırlarından çıkarmazlar, emrolundukları şeyleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeye gayret ederler.

“Ve” bütün hallerinizde “Allah’tan korkup sakının. Şüphe yok ki Allah göğüslerde olanı çok iyi bilendir” Göğüslerin içlerinde sakladıkları düşünceleri, sırları ve hatırdan geçenleri bilir. Öyleyse kalplerinizde Allah’ın razı olmayacağı herhangi bir şeyin ortaya çıkmasından yahut da O’nun hoşlanmayacağı bir işi yapmaktan sakının. Hem O’nun mağfireti ve sevgisi ile hem de kulları hakkında samimi ve iyi niyetler ile kalplerinizi mamur edin. Çünkü böyle olursanız kötülüklerinizi ve günahlarınızı örter ve kalplerinizin salahını bidiği için iyiliklerinizi kat kat artırır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın sizi İslam’a hidayet ettiği, üzerinize olan nimetini hatırlayın. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile anlaşma yaptığınız zaman ona kolaylıkta da zorlukta da işitmek ve itaat etmek üzere biat ettiğinizde verdiğiniz sözü hatırlayın: Senin sözünü işittik ve emrine itaat ettik. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. -Ahitleşmeler de bu emir kapsamına girer- Muhakkak ki, yüce Allah kalplerde olanı hakkıyla bilendir ve hiç bir şey Allah'a gizli kalmaz.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱذْكُرُوا۟ vezkuru ve hatırlayın kök: ذكر
  2. نِعْمَةَ nia'mete ni'metini kök: نعم
  3. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  4. عَلَيْكُمْ aleykum size olan
  5. وَمِيثَـٰقَهُ ve misakahu ve sözünü kök: وثق
  6. ٱلَّذِى llezi öyle ki
  7. وَاثَقَكُم vesekakum verdiniz kök: وثق
  8. بِهِۦٓ bihi O'na
  9. إِذْ iz hani
  10. قُلْتُمْ kultum demiştiniz kök: قول
  11. سَمِعْنَا semia'na işittik kök: سمع
  12. وَأَطَعْنَا ۖ ve etaa'na ve ita'at ettik kök: طوع
  13. وَٱتَّقُوا۟ vetteku korkun kök: وقي
  14. ٱللَّهَ ۚ llahe Allah'tan kök: اله
  15. إِنَّ inne şüphesiz
  16. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  17. عَلِيمٌۢ alimun bilir kök: علم
  18. بِذَاتِ bizati özünü
  19. ٱلصُّدُورِ s-suduri göğüslerin kök: صدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Nimet

    Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın size olan nimetini, "İşittik ve itaat ettik!" dediğiniz zaman sizi bununla bağladığı (O'na verdiğiniz) sözü hatırlayın ve Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Ve hatırlayın Allah'ın size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik" dediğiniz zaman Allah'a karşı kendinizi bağladığınız taahhüdü; Allah'a karşı da sorumluluğunuzun bilincinde olun: Kuşku yok ki Allah kalplerin içini bilir.

Muhammed Esed

(Daima) hatırlayın, Allahın size bahşettiği nimetleri ve "Duyduk ve itaat ettik!" dediğinizde Allaha karşı altına girdiğiniz kesin taahhüdü. O halde, Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: şüphe yok ki Allah, (insanların) kalpler(in)de olanı kesinlikle bilir.

Ahmed Hulusi

Üzerinizdeki Allah nimetini ve sizi onunla bağladığı sözleşmeyi hatırlayın; hani "İşittik ve itaat ettik" demiştiniz. . . Allah'tan korunun! Muhakkak ki Allah içinizdekilere, onların Esma'sıyla hakikati olarak Aliym'dir.

Ali Bulaç

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve: "İşittik ve itaat ettik" dediğinizde sizi, kendisiyle bağladığı sözünü (misakını) anın. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde olanı bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve (bir zamanlar) "dinledik ve itaat ettik" dediğinizde, sizi kendisiyle bağladığı O'na olan sözünüzü hatırlayın. Allah'tan korkun. Şüphe yoktur ki Allah, göğüslerde olan (sırr)ı hakkıyla bilir.

Ali Rıza Safa

Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve sizi onunla yükümlü yaptığı verdiğiniz sözü hatırlayın; "Duyduk ve boyun eğdik!" demiştiniz. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, içlerinden geçenleri Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın size olan nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğiniz zaman Allah'a karşı altına girdiğiniz taahhüdü hatırlayınız ve Allah'tan sakınınız. Şüphesiz Allah sinelerdekini çok iyi bilir.

Edip Yüksel

ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini ve O'nunla yaptığınız sözleşmeyi hatırlayın: "İşittik ve itaat ettik" demiştiniz. ALLAH'ı dinleyin; ALLAH içinizde olanları biliyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini ve O'nunla yaptığınız sözleşmeyi hatırlayın: 'İşittik ve itaat ettik,' demiştiniz. ALLAH'ı dinleyin; ALLAH içinizde olanları biliyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğiniz zaman sizden aldığı sözü unutmayın, Allah'tan korkun; çünkü Allah, bütün sinelerin özünü bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın üzerinizdeki ni'metini ve sizi "işittik, itaat ettik" dediğiniz vakit bağladığı misakını unutmayın, Allahdan korkun, çünkü Allah bütün sinelerin künhünü bilir.

Erhan Aktaş

Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı dipnot 1 olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 5:2. ayetin 3. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı dipnot 1 olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 5:
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.

Gültekin Onan

Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini ve: "İşittik ve itaat ettik" dediğinizde sizi kendisiyle bağladığı misakını anın/anımsayın. Tanrı'dan korkup sakının. Kuşkusuz Tanrı sinelerin özünde olanı bilendir.

Hasan Basri Çantay

Allahın, üzerinizdeki ni'metini ve: "Dinledik, itaat etdik" dediğiniz zaman ona andınızı — ki O, sizi onunla bağlamışdır — (unutmayıb) hatırlayın. Allahdan korkun. Şübhe yok ki Allah göğüslerde olan sırrı dahi bilicidir.

İbni Kesir

Ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini; işittik, itaat ettik, dediğinizde sizi onunla bağlamış olduğu misakını anın. Allah'tan sakının. Muhakkak ki Allah; kalblerdekini bilir.

Mehmet Alagaş

(6-7) Ey iman edenler, namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklerine kadar ellerinizi tamamen yıkayın / gusledin, başınızı ve topuklarına kadar ayaklarınızı su temas ettirin / mesh edin, eğer ki cünüp iseniz temizlenin, eğer hasta olursanız veya seferde / yolcu lukta iseniz yahut biriniz tuvaletten / gaytalamaktan geldi ise yahut ta kadınla temas etti ise ve su bulamadı ise, temiz bir toprak parçası ile teyemmüm etsin, yüzlerinizi toprak ile temas ettirin ve ellerinizi onunla temas ettirin, Allah sizin için bir z orluk / haraç dilemez / murat etmez ve fakat sizi n temizlenmenizi ve sizin üzerinizdeki nimetini tamamlamayı diler / murat eder, böylelikle belki teşekkür edersiniz. Allah’ın üzerinizdeki nimetini (henüz tamamlanmamış) hatırlayın, sizden aldığı ve sizi onunla bağladığı sözleşmenizi hatırlayın, ki siz işittik ve itaat ettik demiştiniz, Allah’tan sakının, muhakkak ki Allah göğüslerin sahip olduklarını bilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’ın size olan nimetini ve “İşittik, itaat ettik!” dediğinizde sizden aldığı sağlam sözünüzü düşünün, Allah’tan sakının/takvalı olun. Allah, kalplerde olanı çok iyi bilir.

Süleyman Ateş

Allah'ın size olan ni'metini ve O'na verdiğiniz sözü hatırlayın: Hani "İşittik ve ita'at ettik!" demiştiniz. Allah'tan korkun; çünkü Allah, göğüslerin özünü bilir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın size olan nimetini ve sizinle sözleştiğinde ona verdiğiniz sözü hatırlayın. Hani "Dinledik ve gönülden boyun eğdik!" demiştiniz dipnot 1 . Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Allah içinizde olanı bilir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir Müslüman her namazda şöyle der: "(Allah'ım!) Kulluğu doğrudan sana yaparız, yardımı doğrudan senden isteriz. Bizi doğru yoluna kabul et; nimet verdiğin kimselerin yoluna; öfkeni hak etmemiş ve sapıtmamış olanların yoluna!" (Fatiha 1/5-7) Böylece Allah'ın istediği teslimiyeti kabul etmiş, "Dinledim ve gönülden boyun eğdim!" demiş oluruz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın size olan nimetini ve sizinle sözleştiği zaman O'na verdiğiniz sözü hatırlayın; hani "İşittik ve itaat ettik" dipnot 1 demiştiniz. Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun, çünkü Allah içinizde olanı bilir

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'ın Allah'ın kitabı olduğunu kavrayanlar, Allah'a içten söz verirler. Bunu gösteren ayet şudur: "Bu elçi, Sahibinden (Rabbinden) kendine indirilen her şeye inanıp güvenmiştir, müminler de öyle! Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanıp güvenir. "O'nun elçileri arasında ayrım yapmayız." derler. Şunu da derler: "Dinledik ve boyun eğdik! Bağışla bizi ey Sahibimiz (Rabbimiz)! Dönüp varılacak yer, Senin huzurundur." (Bakara 2/285)

Şaban Britch

Allah’ın size olan nimetini ve “İşittik, itaat ettik” dediğinizde sizden aldığı sağlam sözünüzü düşünün, Allah’tan sakının/takvalı olun. Allah, kalplerde olanı çok iyi bilir.

Şaban Piriş

Allah'ın size olan nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde sizi bağladığı sözünü düşünün, Allah'tan korkun, Allah, içinizde olanı bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve sizi bağladığı misakını unutmayın. Hani, "İşittik, boyun eğdik!" demiştiniz. Allah'tan korkun. Allah, göğüslerin içindekini çok iyi bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And call to mind Allah’s favour upon you and His covenant you subscribed to when you declared* that you heard and you obeyed the divine command to bind yourselves to the oath of fidelity to His Prophet. Entertain the profound reverence dutiful to Allah; He is indeed 'Alimun (Omniscient) of all private thoughts and feelings reposted in the breasts.

Abdul Haleem

Remember God’s blessing on you and the pledge with which you were bound when you said, ‘We hear and we obey.’ Be mindful of God: God has full knowledge of the secrets of the heart.

Abdullah Yusuf Ali

And call in remembrance the favour of Allah unto you, and His covenant, which He ratified with you, when ye said: "We hear and we obey": And fear Allah, for Allah knoweth well the secrets of your hearts.

Abul A'la Maududi

Remember Allah's favour upon you dipnot 1 and His covenant which He made with you when you said: 'We have heard and we obey.' So do fear Allah. Allah has full knowledge even of that which is hidden in the breasts of people.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The 'favour' mentioned here denotes illuminating the Straight Way, and entrusting to the believers the task of guidance and leadership of the whole world.

Aisha Bewley

Remember Allah’s blessing to you and the covenant He made with you when you said, ‘We hear and we obey. ’ Have taqwa of Allah. Allah knows what the heart contains.

Al-Hilali & Khan

And remember Allâh’s Favour to you and His Covenant with which He bound you when you said: "We hear and we obey." And fear Allâh. Verily, Allâh is All-Knower of that which is in (the secrets of your) breasts.

Ali Quli Qarai

Remember Allah’s blessing upon you and His covenant with which He has bound you when you said, ‘We hear and obey. ’ And be wary of Allah. Indeed Allah knows best what is in the breasts.

Amatul Rahman Omar

And (O Muslims!) remember Allâh's favour which rests upon you (in the form of the Qur'ân) and (to abide by its teachings) His covenant to which He has bound you, when you said, `We hear (your commandments) and we obey (them). ' And take Allâh as a shield. Verily, Allâh knows well what is in the inmost depths of the minds.

Arthur John Arberry

And remember God's blessing upon you, and His compact which He made with you when you said, 'We have heard and we obey. And fear you God; surely God knows the thoughts in the breasts.

Bijan Moeinian

Always remember the Lord’s blessing upon you and never forget your covenant with God at the moment that you said: "I heard [the message] and I submit. " Keep the Lord constantly with the utmost respect in mind and know that He is aware of your innermost thoughts.

E. Henry Palmer

Remember the favour of God to you and His covenant which He covenanted with, you, when ye said, 'We hear and we obey;' and fear God, verily, God knows the nature of men's breasts.

Edip-Layth

Recall God's blessings over you and His covenant that He has bound you with, for which you have said, "We hear and obey," and be aware of God; for God knows what is inside the chests.

George Sale

Remember the favour of God towards you, and his covenant which he hath made with you, when ye said, we have heard, and will obey. Therefore fear God, for God knoweth the innermost parts of the breasts of men.

Hamid S. Aziz

Remember the favour of Allah to you and His covenant which He made with you, when you said, "We hear and we obey;" and fear (respect and keep your duty to) Allah. Verily, Allah knows well the secrets in your breasts.

Mahmoud Ghali

And remember the favor of Allah upon you and His compact by which He has solemnly bound (Literally: compacted) you as you said, "We have heard and we obey. " And be pious to Allah, surely Allah is Ever-Knowing of the inmost thoughts in the breasts (Literally: what the breasts own).

Marmaduke Pickthall

Remember Allah's grace upon you and His covenant by which He bound you when ye said: We hear and we obey; And keep your duty to Allah. Lo! He knoweth what is in the breasts (of men).

Mohamed Ahmed - Samira

Remember the favours He bestowed on you, and the covenant He cemented with you, when you said: "We have heard and obey. " Have fear of God, for He knows the secrets of your heart.

Muhammad Asad

And [always] remember the blessings which God has bestowed upon you, and the solemn pledge by which He bound you to Himself when you said, "We have heard, and we pay heed. " Hence, remain conscious of God: verily, God has full knowledge of what is in the hearts [of men].

Mustafa Khattab

Remember Allah’s favour upon you and the covenant He made with you when you said, "We hear and obey." And be mindful of Allah. Surely Allah knows best what is ˹hidden˺ in the heart.

Progressive Muslims

And recall God's blessings over you and His covenant that He has bound you with, for which you have said: "We hear and obey," and be aware of God; for God knows what is inside the chests.

Rashad Khalifa

Remember GOD's blessing upon you, and His covenant that He covenanted with you: you said, "We hear and we obey." You shall observe GOD; GOD is fully aware of the innermost thoughts.

Sahih International

And remember the favor of Allah upon you and His covenant with which He bound you when you said, "We hear and we obey"; and fear Allah. Indeed, Allah is Knowing of that within the breasts.

Sam Gerrans

And remember the favour of God upon you, and His agreement which He agreed with you, when you said: “We hear and we obey.” And be in prudent fear of God; God knows what is in the breasts.

Shabbir Ahmed

Remember Allah's Blessing (Guidance) upon you and His Covenant binding upon you when you said, "We hear and obey" (1:4-5). Be mindful of Allah. Allah is fully Aware of what is in the hearts.

Syed Vickar Ahamed

And remember the Favor of Allah on you, and His Promise, which He confirmed with you, when you said: "We hear and we obey:" And fear Allah, because Allah is All Knowing (Aleem) of the secrets of your breasts (hearts).

Taqi Usmani

Remember Allah’s favour upon you and His covenant that He has taken from you when you said, "We have listened and obeyed." Fear Allah. Allah is all-Aware of what lies in the hearts.

The Monotheist Group

And remember the blessings of God over you and His covenant that He has bound you with, for which you have said: "We hear and obey," and be aware of God; for God knows what is in the chests.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩