Mâide suresi

Mâide suresi, 8. ayet

Mâide suresi, 8. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُونُوا۟ قَوَّٰمِينَ لِلَّهِ شُهَدَآءَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَـَٔانُ قَوْمٍ عَلَىٰٓ أَلَّا تَعْدِلُوا۟ ٱعْدِلُوا۟ هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَىٰ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû kûnû ḳavvâmîne lillâhi şühedâe bilḳisṭ. velâ yecrimenneküm şeneânü ḳavmin `alâ ellâ ta`dilû. i`dilû. hüve aḳrabü littaḳvâ. vetteḳu-llâh. inne-llâhe ḫabîrum bimâ ta`melûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 5–11 · surenin 8. ayeti / 120
  1. Mâide 5

    Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

  2. Mâide 6

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

  3. Mâide 7

    Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  4. 8

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  5. Mâide 9

    Allah, iman edip salih ameller işleyenler hakkında, "Onlar için bir bağışlama ve büyük bir mükafat vardır" diye vaatte bulunmuştur.

  6. Mâide 10

    İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

  7. Mâide 11

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. “Ey” iman etmeleri emredilen şeylere “iman edenler!” İmanınızın gereğini yerine getirin ve “Allah için hakkı ayakta tutan ve adaletle şahitlik eden kimseler olun.” Zahir ve batın bütün hareketlerinizi adaleti ayakta tutarak yerine getirin. Bunu da dünyevî herhangi bir maksatla değil yalnız Allah için yapın. Tam anlamı ile adaleti amaçlayın. Söz ve davranışlarınızda ileri de gitmeyin, kusurlu davranarak geride de kalmayın. Yakın-uzak, dost-düşman herkese karşı da böyle davranın.

“Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsiz davranmaya sürüklemesin.” Adil olmayan ve adaleti gözetmeyen kimselerin yaptıkları gibi yapmayın. Aksine siz yakın dostunuzun lehine şahitlik ettiğiniz gibi gerektiğinde aleyhine de şahitlik edin. Düşmanınızın aleyhinde şehadette bulunduğunuz gibi gerektiğinde lehine de şahitlik edin. İsterse kâfir yahut bid’atçi olsun, yine de onun hakkında adaletli davranmak ve onun getirdiği hakkı kabul etmek gerekir. Bunu da hak o olduğu için yapmalıdır, yoksa o söyledi diye değil. Yine o söyledi diye hakkı da reddetmemelidir. Böyle yapılacak olursa hakka haksızlık yapılmış olur.

“Adil olun çünkü o takvâya daha yakındır” yani ne kadar adaletli davranmaya gayret ederseniz, adalet gereğince uygulama yapmak için bütün gücünüzü ne kadar ortaya koyarsanız bu, kalplerinizin takvâya ulaşmasına daha bir yakındır. Adalet tam oldu mu takvâ da tam olur.

“Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” Dolayısyla da hayrıyla, şerriyle, küçüğüyle büyüğüyle amellerinizin karşılığı -hem dünyada hem de âhirette- verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a ve resulüne iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki haklarını Allah'ın rızasını dileyerek yerine getiriniz. Ve adaletle şahitlik ediniz. Zulme şahitlik yapmayın. Bir topluluğa olan nefretiniz sizi onlara karşı adaleti terk etmeye itmesin. İstenilen husus, adaletin dosta ve düşmana karşı eşit olarak uygulanmasıdır. Adalet Allah'a karşı takvalı olmaya ve korkmaya en yakın olandır. Baskı ve zulüm Allah'a karşı en cesaret ettirici davranıştır. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Yapmış olduğunuz amellerden hiç biri O'na gizli kalmaz. Sizlere yapmış olduğunuz amellerinizin karşılığını verecektir.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. كُونُوا۟ kunu olun kök: كون
  5. قَوَّٰمِينَ kavvamine (hakkı) ayakta tutan kök: قوم
  6. لِلَّهِ lillahi Allah için kök: اله
  7. شُهَدَآءَ şuheda'e şahidlik edenler kök: شهد
  8. بِٱلْقِسْطِ ۖ bil-kisti adaletle kök: قسط
  9. وَلَا ve la
  10. يَجْرِمَنَّكُمْ yecrimennekum sizi saptırmasın kök: جرم
  11. شَنَـَٔانُ şenanu duyduğunuz kin kök: شنا
  12. قَوْمٍ kavmin bir topluluğa kök: قوم
  13. عَلَىٰٓ ala karşı
  14. أَلَّا ella
  15. تَعْدِلُوا۟ ۚ tea'dilu adaletten kök: عدل
  16. ٱعْدِلُوا۟ a'dilu adil davranın kök: عدل
  17. هُوَ huve bu
  18. أَقْرَبُ ekrabu daha yakındır kök: قرب
  19. لِلتَّقْوَىٰ ۖ littekva takvaya kök: وقي
  20. وَٱتَّقُوا۟ vetteku korkun kök: وقي
  21. ٱللَّهَ ۚ llahe Allah'tan kök: اله
  22. إِنَّ inne kuşkusuz
  23. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  24. خَبِيرٌۢ habirun haber almaktadır kök: خبر
  25. بِمَا bima şeyleri
  26. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş)

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…

  • Aynı kök: شنا (3 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde…

  • Aynı kök: شنا (3 geçiş)

    Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Şahitlik

    De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah için şahitlik edenler olarak adaleti titizlikle ayakta tutanlar olun! dipnot 1 Bir topluma (karşı) öfke(niz) sizi adaletsizlik suçuna sevk etmesin! dipnot 2 Adil olun! O (adil davranmak), (Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı) olmaya daha yakın (bir davranış)tır. dipnot 3 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır. dipnot 4

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Nisâ 4:135; Mâide 5:42; En‘âm 6:152; Nahl 16:90; Hucurât 49:9; Mümtehine 60:8
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Mâide 5:2.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ayet, "doğru şahitliğin" ve "adaletin" toplum için önemine dikkat çekmektedir. Nedeni her ne olursa olsun bir gruba ya da topluluğa duyulan kızgınlığın o kişilere yönelik bir adaletsizliğe sebep olmaması gerekir. Toplumu ayakta tutan en önemli değerlerin başında "adalet" gelir. Yönetimin inanç veya ideoloji temelli değil adalet temelli olması gerekir. Eskilerin ifadesi ile "Devletin dini adalettir."
  4. metne dön, dipnot 4
    Benzer mesaj: Haşr 59:18.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Allah için, hakkı ayağa kaldırarak adaletin timsali olun ve birilerine olan nefretiniz sizi adaletten sapmaya sevk etmesin! Adil olun, bu Allah'ın koruması altına girmenin en kestirme yoludur: Artık Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Şüphe yok ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! İnsaf ile hakikate şahitlik yaparak Allaha bağlılığınızda sıkı durun; ve herhangi bir kimseye karşı nefretiniz, sizi adaletten sapma günahına itmesin. Adil olun: bu, Allaha karşı sorumluluk bilinci duymaya en yakın olan (davranış)tır. Ve Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: şüphe yok ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Allah için dosdoğru durun, adil şahitler olun. . . Bir topluluğa olan nefretiniz sizi adaletsizliğe sevketmesin! Adil olun, bu anlayış korunmaya daha yakındır. . . Allah'tan korunun! Muhakkak ki Allah tüm fiillerinizi (onların yaratanı olarak) Habiyr'dir.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.

Ali Özek ve heyeti

Ey îman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adâletle şâhidlik eden kimseler olunuz. Bir kavme karşı olan düşmanlığınız, sizi (haklarında) âdil davranmamaya sevketmesin. Adâletli olun; zira bu, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkun; şüphe yoktur ki Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdârdır.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Adaletli tanıklar olarak, Allah'a bağlılığınızda sağlam durun. Bir topluma duyduğunuz öfke, sizi adaletten saptırmasın. Adaletli olun; sorumluluk bilincine en yakın olan budur. Ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olunuz. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olunuz; bu takvanın ta kendisidir. Allah'a isyandan sakınınız. Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! ALLAH için adaleti gözeterek tanıklık edin. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli davranın; bu erdemliliğe daha yakındır. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH yaptıklarınızı haber alır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! ALLAH için adaleti gözeterek tanıklık edin. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli davranmak daha erdemlidir. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH yaptıklarınızı haber alır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah için duran (gerekeni yapan) hakimler, adalet örneği şahitler olun! Sakın bir kavme olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin! Adaletli davranın! Takvaya en yakın olan odur. Allah'tan korkun! Çünkü Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Allah için duran hakimler, adalet nümunesi şahidler olunuz ve sakın bir kavme buğzunuz sizi adaletsizliğe sevk etmesin, adalet edin takvaya en yakın olan odur, Allahdan korkun müttekı olun çünkü Allah her ne yaparsanız habirdir

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah için gerçeğe bağlı kalmada kararlı olun! Hakkaniyetli tanıklar olun! Bir halka olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe yöneltmesin. Adil olun, bu, takvalı olmaya en uygun olandır. Allah'a karşı takvalı olun. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah için gerçeğe bağlı kalmada kararlı olun! Hakkaniyetli tanıklar olun! Bir halka olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe yöneltmesin. Adil olun, bu, takvalı olmaya en uygun olandır. Allah'a karşı takvalı olun. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah için gerçeğe bağlı kalmada kararlı olun! Adil tanıklar olun! Bir kavme olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe yöneltmesin. Adil olun, bu, takvalı olmaya en uygun olandır. Allah'a karşı takvalı olun. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Gültekin Onan

Ey inananlar, adil şahitler olarak, Tanrı için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Tanrı'dan korkup sakının. Kuşkusuz Tanrı yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakda tutan (haakimler, insan) lar, adaletle şahidlik eden (kimse) ler olun. Bir kavme olan kininiz, sizi adalet yapmamanıza sevk etmesin. Adalet yapın ki o, takvaaya çok yakın olandır. Allahdan korkun. Şüphesiz ki Allah ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; adaleti gözeten şahidler olun. Ve bir topluluğa karşı olan kininiz sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Adalet edin. Bu, takvaya daha yakındır. Ve Allah'tan korkun. Muhakkak ki Allah; işlediklerinizden haberdardır.

Mehmet Alagaş

(8-11) Ey iman edenler, ölçüleri kullanarak / kıstasları kullanarak şahitliğinizi Allah için ayakta tutun, denklik sağlayıcı / adalet sağlayıcı olmayarak, bir topluluğa olan kininiz / buğzunuz, sizi suça / cürüm işlemeye sürüklemesin , adaletli olun, ki o, sakınmaya / takvaya yakındır, Allah’tan sakının, Allah yaptıklarınızdan haberi olandır . Allah iman edenlere ve düzeltici / salih amel işleyenlere bağışlanmayı ve büyük bir ödülü vaat etmiştir. Ayetlerimizi yalanlayan lar, örtbas edenler / kafirler ise işte onlar c ehennem halkıdırlar, ey iman edenler Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın, hani bir kavim kötü bir niyetle size ellerini uzatmıştı, onların elleriniz sizin üzerinizden çekmişti, Allah’tan sakının, müminler Allah’ı vekil tayin etsinler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey İman edenler! Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun. Bir topluma olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah’tan sakının/takvalı olun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızın tümünden haberdardır.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah için adaletle şahidlik edenler olun. Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adaletten saptırmasın. Adil davranın, takvaya yakışan budur. Allah'tan korkun, kuşkusuz Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah için dik duran ve hakka uygun şahitlik yapan kimseler olun. Bir topluluğa olan nefretiniz, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Siz adil olun! Yanlıştan korunmak için uygun dipnot 1 olan budur. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Allah, yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    akrab (أَقْرَبُ) kelimesi ism-i tefdil değil, sıfat-ı müşebbehe sayılarak anlam verilmiştir. Çünkü ayet dengesiz davranmayı yasaklamaktadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler, Allah için dik duran ve hakça şahitlik yapan kimseler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi dengesiz davranma suçuna sürüklemesin. Siz adil (dengeli) olun; kendinizi korumak için uygun dipnot 1 olan budur. Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun. Çünkü Allah, yaptığınız şeyin iç yüzünü bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    akrab(أَقْرَبُ) kelimesi ism-i tefdil değil, sıfat-ı müşebbehe sayılarak anlam verilmiştir. Çünkü ayet dengesiz davranmayı yasaklamaktadır.

Şaban Britch

Ey İman edenler! Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun. Bir topluma olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah’tan sakının/takvalı olun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızın tümünden haberdardır.

Şaban Piriş

-Ey İman edenler! Allah için adaleti ayakta tutan şahitler olun. Bir topluma olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun, bu takvaya daha uygundur. Allah'tan korkun, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Adalet ve dürüstlüğün tanıkları olarak Allah için kollayıp gözetleyenler olun! Bir topluluğun çirkinlik ve kötülüğü sizi adaletsiz davranmaya asla itmesin. Adaletli olun! Bu, takvaya/korunup sakınmaya daha uygundur. Allah'tan sakının. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues : Stand guard over Allah’s purpose and make it your aim. And when you are called upon to bear witness to an incident or to a statement or the like, let your attestation be applied to the inward testimony of the conscience reflecting justice and equity. And let not your hatred of a people induce you to injustice. Assert the truth and be consonant with the principle of moral right, and remember that justice is closely associated with piety and that only the actions of the just smell sweet and blossom in the dust. And entertain the profound reverence dutiful to Allah; He is 'Alimun of all that you do.

Abdul Haleem

You who believe, be steadfast in your devotion to God and bear witness impartially: do not let hatred of others lead you away from justice, but adhere to justice, for that is closer to awareness of God. Be mindful of God: God is well aware of all that you do.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! stand out firmly for Allah, as witnesses to fair dealing, and let not the hatred of others to you make you swerve to wrong and depart from justice. Be just: that is next to piety: and fear Allah. For Allah is well-acquainted with all that ye do.

Abul A'la Maududi

Believers! Be upright bearers of witness for Allah, dipnot 1 and do not let the enmity of any people move you to deviate from justice. Act justly, that is nearer to God-fearing. And fear Allah. Surely Allah is well aware of what you do.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    See (Surah 4, nn. 164-5 )above.

Aisha Bewley

You who have iman! show integrity for the sake of Allah, bearing witness with justice. Do not let hatred for a people incite you into not being just. Be just. That is closer to taqwa. Have taqwa of Allah. Allah is aware of what you do.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Stand out firmly for Allâh as just witnesses; and let not the enmity and hatred of others make you avoid justice. Be just: that is nearer to piety; and fear Allâh. Verily, Allâh is Well-Acquainted with what you do.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Be maintainers, as witnesses for the sake of Allah, of justice, and ill feeling for a people should never lead you to be unfair. Be fair; that is nearer to Godwariness, and be wary of Allah. Allah is indeed well aware of what you do.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! be steadfast, upholders of the right for the cause of Allâh, bearers of true witness in equity, and do not let the enmity of a people move you at all to act otherwise than equitably. Be equitable (always); that is nearer to being secure against evil, and take Allâh as a shield. Surely, Allâh is Well-Aware of what you do.

Arthur John Arberry

O believers, be you securers of justice, witnesses for God. Let not detestation for a people move you not to be equitable; be equitable -- that is nearer to godfearing. And fear God; surely God is aware of the things you do.

Bijan Moeinian

O’ you who have chosen to believe, stand out firmly for the cause of God. Be just in giving witness to please God. Never let your hard feelings against a party prevent you from testifying the truth. Be fair as justice is a part of righteousness. Keep God with the utmost respect in mind and know that He is fully aware of what you do.

E. Henry Palmer

O ye who believe! stand steadfast to God as witnesses with justice; and let not ill-will towards people make you sin by not acting with equity. Act with equity, that is nearer to piety, and fear God; for God is aware of what ye do.

Edip-Layth

O you who acknowledge, stand for God as witnesses for justice, and let not the hatred towards a people make you avoid being just. Be just, for it is closer to awareness, and be aware of God. God is Expert over what you do.

George Sale

O true believers, observe justice when ye appear as witnesses before God, and let not hatred towards any induce you to do wrong: But act justly; this will approach nearer unto piety; and fear God, for God is fully acquainted with what ye do.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Stand steadfast as witnesses for Allah with justice; and let not hatred of (or towards) a people tempt you to injustice. Act with equity, that is nearer to piety, and fear Allah; for Allah is Aware of what you do.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, be constantly upright for Allah, witnesses with equity, and let not antagonism of a people provoke you to not do justice. Do justice; that (Literally: it) is nearer to piety. And be pious to Allah, surely Allah is Ever-Cognizant of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Be steadfast witnesses for Allah in equity, and let not hatred of any people seduce you that ye deal not justly. Deal justly, that is nearer to your duty. Observe your duty to Allah. Lo! Allah is Informed of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, stand up as witnesses for God in all fairness, and do not let the hatred of a people deviate you from justice. Be just: This is closest to piety; and beware of God. Surely God is aware of all you do.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Be ever steadfast in your devotion to God, bearing witness to the truth in all equity; and never let hatred of any-one lead you into the sin of deviating from justice. Be just: this is closest to being God-conscious. And remain conscious of God: verily, God is aware of all that you do.

Mustafa Khattab

O believers! Stand firm for Allah and bear true testimony. Do not let the hatred of a people lead you to injustice. Be just! That is closer to righteousness. And be mindful of Allah. Surely Allah is All-Aware of what you do.

Progressive Muslims

O you who believe, stand for God and be witnesses for justice, and let not the hatred towards a people make you avoid being just. Be just, for it is closer to righteousness, and be aware of God. God is expert over what you do.

Rashad Khalifa

O you who believe, you shall be absolutely equitable, and observe GOD, when you serve as witnesses. Do not be provoked by your conflicts with some people into committing injustice. You shall be absolutely equitable, for it is more righteous. You shall observe GOD. GOD is fully Cognizant of everything you do.

Sahih International

O you who have believed, be persistently standing firm for Allah, witnesses in justice, and do not let the hatred of a people prevent you from being just. Be just; that is nearer to righteousness. And fear Allah ; indeed, Allah is Acquainted with what you do.

Sam Gerrans

O you who heed warning: stand firm for God, witnesses with equity, and let not hatred of a people move you, that you act not equitably; do justice — that is nearer to prudent fear. And be in prudent fear of God; God is aware of what you do.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be upholders of justice for the sake of Allah as witnesses to the truth. Let not the hatred of any people move you away from justice. Deal justly. That is closer to being upright. Be mindful of your duty to Allah. Verily, Allah is fully Aware of what you do.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Stand out firmly for Allah, as just witness for just (and fair) dealing, and do not let the hatred of others to make you lean towards wrong and go away from Justice. Be just: That is next to Piety: And fear Allah, because Allah is Well-Acquainted (Khabeer) with all that you do.

Taqi Usmani

O you who believe, be steadfast for (obeying the commands of) Allah, (and) witnesses for justice. Malice against a people should not prompt you to avoid doing justice. Do justice. That is nearer to Taqwā. Fear Allah. Surely, Allah is All-Aware of what you do.

The Monotheist Group

O you who believe, stand for God and be witnesses for justice, and let not the hatred towards a people make you avoid being just. Be just, for it is closer to righteousness, and be aware of God. God is expert over what you do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩