Diyanet İşleri
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.
Kasas suresi · 68–75. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Kasas suresi, 68. ayet. وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ وَيَخْتَارُ مَا كَانَ لَهُمُ ٱلْخِيَرَةُ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir.
Rabbin, (peygamber olarak) dilediğini yaratır ve seçer. Onların (bu konuda) seçim hakkı yoktur. dipnot 1 Allah onların (inkârcıların) ortak koştuklarından yüce ve uzaktır.
Ne ki dilediğini yaratan ve (elçi) seçen yalnızca senin Rabbindir. Zaten (bu konuda) onların seçim hakkı asla olmamıştır: yüceler yücesi Allah'ın aşkın olan zatı, onların şirk koştukları her şeyin ötesindedir.
Ve (gerçek şudur:) dilediğini yaratan ve (insanlar için) en iyi olanı seçen senin Rabbindir. Sınırsız kudret ve yüceliğiyle Allah onların tanrısal nitelikler yakıştırarak ortak koştukları her şeyin, herkesin mutlak olarak üstündedir!
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer! Onların ihtiyarı (seçim hakkı) yoktur! Allah Subhan'dır! Şirk koştukları şeylerden Ali'dir!
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer; seçim onlara ait değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir, yücedir.
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve şânı yücedir.
Senin Efendin, dilediğini yaratır ve seçer. Seçmek onlara düşmez. Allah, onların ortaklar koştuklarından ayrıktır ve Yüceler Yücesidir.
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onlar için seçim hakkı yoktur. Allah onların koştukları ortaklardan uzaktır ve yücedir.
Efendin dilediğini yaratır, dilediğini seçer. Seçim onlara ait değildir. ALLAH onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.
Rabbin dilediğini yaratır, dilediğini seçer. Seçim onlara ait değildir. ALLAH onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Seçim hakkı onların değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir!
Rabbın dilediğini yaratır ve ihtiyar eyler, muhayyerlik onların değil, sübhan o Allah ve çok yüksek onların şirkinden
Ve Rabb'in, dilediği şeyi yaratır ve onlar için hayırlı olanı seçer. dipnot 1 Seçim onların değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve yüceler yücesidir.
Ve Rabb'in, dilediği şeyi yaratır ve onlar için hayırlı olanı seçer. dipnot 1 Seçim onların değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve yüceler yücesidir.
Ve Rabb'in, dilediği şeyi yaratır ve onlar için hayırlı olanı seçer. dipnot 1 Seçim onların değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve yüceler yücesidir.
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer; seçim onlara ait değildir. Tanrı, onların ortak koştuklarından münezzehtir, yücedir.
Rabbin ne dilerse yaratır, (ne dilerse) ihtiyar eder. Onlar için ise (Rablerine karşı böyle) muhayyerlik yokdur. Allah münezzehdir. (Onların) eş tutmakda oldukları (her) şeyden yücedir.
Rabbın; dilediğini yaratır ve seçer. Onlar için seçim hakkı yoktur. Onların koştukları ortaklardan Allah münezzehtir ve yücedir.
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
Rabbin, dilediğini yaratır ve dilediğini de seçer. Onların ise seçme hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yüksektedir/yücedir.
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Seçim, onlara ait değildir. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.
Senin Rabbin, tercih ettiğini dipnot 1 yaratır. İnsanların seçim hakkı olan şeylerden de seçim yapar dipnot 2 . Allah, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.
Senin Rabbin, onların tercih etme hakları olan şeylerden tercih edip seçtiğini yaratır. Allah, onların içine daldıkları şirkten uzak ve yücedir.
Rabbin, dilediğini yaratır, (dilediğini de) seçer. Onların seçme hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzeh ve üstündür.
Rabbin, dilediğini yaratıp, seçer. Onların seçme hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Seçim onların değil/onların seçme hakkı yok. Allah, onların ortak koştuklarından yücedir, arınmıştır.
Kasas suresi, 69. ayet. وَرَبُّكَ يَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ
Rabbin, onların sinelerinin gizlediğini de açığa vurduklarını da bilir.
Rabbin, onların kalplerinin gizlediğini de açığa vurduklarını da bilir. dipnot 1
Onların göğüslerinde sakladıklarını da, açığa vurduklarını da en iyi bilen senin Rabbindir.
Ve yine senin Rabbindir, onların içlerinde gizli tuttuklarını da, açığa vurduklarını da künhüyle bilen!
Senin Rabbin onların içlerinde sakladığını da, açıkladıklarını da bilir.
Rabbin onların göğüslerinin sakladıklarını ve açığa vurduklarını bilir.
Rabbin, onların, sînelerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Senin Efendin, içlerinde gizlediklerini de açıkladıklarını da zaten bilir.
Rabbin, gönüllerinin gizlediklerini ve açığa vurduklarını bilir.
Çünkü Efendin, onların açığa vurduklarını bildiği gibi göğüslerinin gizlediklerini de bilir.
Çünkü Rabbin, onların açığa vurduklarını bildiği gibi göğüslerinin gizlediklerini de bilir.
Sineleri ne saklıyor ve ne açığa vuruyorlar, Rabbin bilir.
Hem rabbın bilir onların sineleri ne saklıyor ve de i'lan ediyorlar
Ve Rabb'in, onların sinelerinde gizledikleri şeyleri de açığa vurdukları şeyleri de bilir.
Ve Rabb'in, onların sinelerinde gizledikleri şeyleri de açığa vurdukları şeyleri de bilir.
Ve Rabb'in, onların sinelerinde gizledikleri şeyleri de açığa vurdukları şeyleri de bilir.
Rabbin onların göğüslerinin sakladıklarını ve açığa vurduklarını bilir.
Göğüsleri neler saklıyorsa, neleri ne açıklıyorsa Rabbin (hepsini) bilir.
Rabbın; göğüslerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
Şüphesiz Rabbin; onların içlerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Rabbin, onların göğüslerinin neyi gizleyip neyi açığa vurduğunu bilir.
Senin Rabbin, sinelerinin neyi gizlediğini ve onların neyi açığa vurduklarını bilir dipnot 1 .
Senin Rabbin, onların içlerinde saklı olanı da bilir, açığa vurduklarını da.
Rabbin, onların içlerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Rabbin, onların içlerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Ve Rabbin onların göğüslerinin neyi sakladığını, neyi açığa vurduğunu da bilir.
Kasas suresi, 70. ayet. وَهُوَ ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلْأُولَىٰ وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَلَهُ ٱلْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
O, Allah'tır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd O'na mahsustur. Hüküm yalnızca O'nundur. Kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.
İşte O, Allah'tır. Kendisinden başka ilah yoktur. Önünde de (dünyada da) sonunda da (ahirette de) hamd (övgü) yalnızca O'na aittir. Hüküm, yalnızca O'na aittir ve yalnızca O'na döndürüleceksiniz.
Zira O kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. Bu dünyada da öte dünyada da hamd bütünüyle O'na mahsustur ve nihai yargı sadece Ona aittir: zira O'na döndürüleceksiniz.
Çünkü O, kendisinden başka tanrı olmayan Allah'tır. (Hayatın) başında da sonunda da tüm gerçek övgüler yalnızca O'na yaraşır; nihai hüküm O'nundur; çünkü O'na döndürüleceksiniz.
"HU" Allah'tır, tanrı yoktur; sadece "HU"! Baştan sona Hamd O'na aittir ve dahi hüküm O'na aittir; O'na rücu ettiriliyorsunuz.
O, Allah'tır, kendisinden başka ilah yoktur. İlkte de, sonda da hamd O'nundur. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
O, kendisinden başka hakkıyla ibadete layık bir ilâh bulunmayan Allah'tır. Dünyada ve âhirette hamd, O'na mahsustur; hüküm O'nundur; yine O'na döndürüleceksiniz.
Çünkü O, Allah'tır. O'ndan başka Tanrı yoktur. Başlangıcında ve sonunda, övgüler, O'na özgüdür. Yargı da O'na özgüdür. Zaten O'na döndürüleceksiniz.
Allah O'dur, O'ndan başka tanrı yoktur. Başında ve sonunda övgü O'nadır; egemenlik de O'nundur. Yalnız O'na döndürüleceksiniz.
O ALLAH'tır; O'ndan başka tanrı yoktur. Başta da sonda da övgüler O'nadır. Tüm yargı da O'na aittir ve O'na döndürüleceksiniz.
O ALLAH'tır; O'ndan başka tanrı yoktur. Başta da Sonda da övgüler O'nadır. Tüm yargı da O'na aittir ve O'na döndürüleceksiniz.
Allah O, O'ndan başka tanrı yoktur. Önünde sonunda hamd O'nadır, hüküm O'nundur. Nihayet döndürülüp O'na götürüleceksiniz.
Allah o, başka tanrı yok ancak o, önünde sonunda hamd onun, huküm onun, nihayet döndürülüp ona götürüleceksiniz
O, Kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. Her işin başında da sonunda da tüm övgüler onun içindir. Ve karar O'na aittir. Ve O'na döndürüleceksiniz.
O, Kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. Her işin başında da sonunda da tüm övgüler onun içindir. Ve karar O'na aittir. Ve O'na döndürüleceksiniz.
O, Kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. Her işin başında da sonunda da tüm övgüler onun içindir. Ve karar O'na aittir. Ve O'na döndürüleceksiniz.
O, Tanrı'dır, kendisinden başka tanrı yoktur. İlkte de, sonda da hamd O'nundur. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
O, öyle Allahdır ki kendinden başka hiçbir Tanrı yokdur, önünde de, sonunda da hamd Onundur. Hüküm de Onundur. Siz ancak Ona döndürül (üb götürül) eceksinız.
O, öyle bir Allah'tır ki; kendinden başka ilah yoktur. Önünde de, sonunda da hamd O'nadır. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
O, kendisinden başka (hak) ilah olmayan Allah’tır. Dünyada da ahirette de hamt O'na mahsustur. Hüküm de O'nundur ve nihayetinde O'na döndürüleceksiniz.
O, kendisinden başka tanrı olmayan Allah'tır. İlkte de, sonda da (dünyada da, ahirette de) hamd O'na mahsustur. Hüküm de O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz.
O, Allah'tır. Ondan başka ilah yoktur dipnot 1 . Şimdi de sonrasında da her şeyi mükemmel yapmak, ona özgüdür dipnot 2 . Karar onundur. Siz onun huzuruna çıkarılacaksınız dipnot 3 .
Rabbin Allah'tır. Ondan başka ilah yoktur. Şimdi de, daha sonra da, her yaptığını güzel yapmak ona mahsustur. Karar onundur. Onun huzuruna çıkarılacaksınız.
Allah O’dur. O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd O’nadır. Hüküm de O’nundur. Ve O’na döndürüleceksiniz.
Allah O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd O'nadır. Hakimiyet de O'nundur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
O, Allah'tır! Tanrı yoktur O'ndan başka. İlkte de sonda da hamt yalnız O'nadır. Hüküm de yalnız O'nundur/O'nun içindir. Ve siz yalnız O'na döndürüleceksiniz.
Kasas suresi, 71. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمُ ٱلَّيْلَ سَرْمَدًا إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِضِيَآءٍ أَفَلَا تَسْمَعُونَ
De ki: "Ne dersiniz? Allah, üzerinize geceyi kıyamete kadar sürekli kılsaydı, Allah'tan başka hangi ilah size bir aydınlık getirir? Hala duymayacak mısınız?"
De ki: "Bir düşünsenize, dipnot 1 Allah geceyi kıyamet gününe kadar üzerinize aralıksız devam ettirse, dipnot 2 Allah'tan başka size herhangi bir ışık getirebilecek ilah kimmiş! (Hâlâ gerçeği) duymuyor musunuz?"
De ki: "Hiç düşündünüz mü: eğer Allah geceyi üzerinizde Kıyamet Günü'ne kadar baki kılsaydı, Allah'tan başka size ışık getirebilecek ilah kimdi? Hala (bu sese) kulak vermeyecek misiniz?
De ki: "Hiç düşündünüz mü: Allah geceyi üzerinizde Kıyamet Günü'ne kadar sürekli kılacak olsa, söyleyin, Allah dışında size ışık getirebilecek başka bir tanrı var mı? O halde, artık (gerçeğin sesine) kulak vermeyecek misiniz?"
De ki: "Düşünün bakalım. . . Eğer Allah geceyi kıyamet sürecine kadar üzerinize sürekli kılsa, Allah dışında size ışık olacak tanrı mı var? İşitmiyor musunuz?"
De ki: "Gördünüz mü söyleyin; Allah, kıyamet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa, Allah'ın dışında size aydınlık verecek ilah kimdir? Yine de dinlemeyecek misiniz?"
(Ey Muhammed!) De ki: "Allah, kıyamet gününe kadar geceyi üzerinizde devamlı kılsa, Allah'tan başka hangi ilah size bir ışık getirir, haydi söyleyin; hiç işitmiyor musunuz?
De ki: "Hiç düşündünüz mü? Allah, Yeniden Yaratılış Günü'ne dek geceyi üzerinizde sürekli kılsaydı, size ışık getirecek tanrı, Allah'tan başka kimdir? Yine de duymayacak mısınız?"
De ki: "Düşünmez misiniz? Eğer Allah, geceyi üzerinize kıyamete kadar sürekli kılsa, Allah'tan başka size bir ışık getirebilecek tanrı kimdir? Duymuyor musunuz?"
De ki: "ALLAH geceyi diriliş gününe kadar üzerinize sürekli kılsaydı ne derdiniz? ALLAH'tan başka hangi Tanrı size bir ışık getirebilir? İşitmiyor musunuz?"
De ki, 'ALLAH geceyi diriliş gününe kadar üzerinize sürekli kılsaydı ne dersiniz? ALLAH'tan başka hangi Tanrı size bir ışık getirebilir? İşitmiyor musunuz?'
De ki: "Söyleyin bakayım, eğer Allah, geceyi üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılarsa, size bir ışık sağlayacak Allah'tan başka tanrı kim? Hala dinlemeyecek misiniz?"
De ki: söyleyin bakayım eğer Allah üzerinizde geceyi Kıyamet gününe kadar sermedi kılarsa size bir zıya getirecek Allahın gayri tanrı kim? Hala dinlemiyecek misiniz?
Baksanıza! Eğer Allah, üzerinize geceyi, kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size aydınlığı verecek olan ilah kimdir? Hala gerçeğe kulak vermeyecek misiniz?
Baksanıza! Eğer Allah, üzerinize geceyi, Kıyamet Günü'ne kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size aydınlığı verecek olan ilah kimdir? Hala gerçeğe kulak vermeyecek misiniz?
Baksanıza! Eğer Allah, üzerinize geceyi, Kıyamet Günü'ne kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size aydınlığı verecek olan ilah kimdir? Hala gerçeğe kulak vermeyecek misiniz?
De ki: "Gördünüz mü söyleyin; Tanrı, kıyamet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa Tanrı'nın dışında size aydınlık verecek tanrı kimdir? Yine de dinlemeyecek misınız?"
De ki: "Eğer Allah üzerinizde geceyi ta kıyamete kadar faasılasız devam etdirirse Allahdan başka size bir ziyaa getirecek Tanrı kimdir? Bana haber verin. Haala dinlemeyecek misiniz"?
De ki: Şayet Allah; geceyi kıyamete kadar üzerinizde sürekli kılsaydı; Allah'tan başka size ışık getirecek tanrı kimdir? Hala dinlemeyecek misiniz?
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
De ki: "Allah, kıyamet gününe kadar geceyi üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah’tan başka size bir ışık getirecek ilah kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?"
De ki: "Baksanıza, eğer Allah, üzerinize geceyi kıyamet gününe kadar sürekli kılsa Allah'tan başka size ışık getirecek tanrı kimdir? (Söyleyin), işitmiyor musunuz?"
De ki: Hiç düşündünüz mü Allah, geceyi kıyamet /mezardan kalkış gününe kadar sürdürse Allah'tan başka size bir ışık getirecek ilah kimdir? Hala dinlemeyecek misiniz?
De ki, hiç düşündünüz mü; Allah geceyi kıyamete kadar sürdürse, Allah‘ın dışında size ışık getirecek ilah kimdir? Dinlemiyor musunuz?
De ki: Allah, kıyamet gününe kadar geceyi üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah’tan başka size bir ışık getirecek ilah kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?
De ki: -Allah, kıyamet gününe kadar geceyi üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah'tan başka hangi ilah size bir ışık getirebilir? Hala, anlamıyor musunuz?
De ki: "Söyleyin bakalım, Allah geceyi, kıyamet gününe kadar üzerinizde sürekli kılsa, Allah'tan başka hangi ilah size ışık getirebilir? Hala dinlemeyecek misiniz?"
Kasas suresi, 72. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمُ ٱلنَّهَارَ سَرْمَدًا إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَنْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِلَيْلٍ تَسْكُنُونَ فِيهِ أَفَلَا تُبْصِرُونَ
De ki: "Ne dersiniz? Allah, üzerinize gündüzü kıyamete kadar sürekli kılsaydı, Allah'tan başka hangi ilah size içinde dinleneceğiniz bir gece getirebilir? Hala görmeyecek misiniz?"
De ki: "Bir düşünsenize, Allah gündüzü kıyamet gününe kadar üzerinize aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka dinleneceğiniz herhangi bir geceyi size getirecek ilah kimmiş! (Hâlâ gerçeği) görmüyor musunuz?" dipnot 1
De ki: "Hiç düşündünüz mü: eğer Allah gündüzü üzerinizde Kıyamet Günü'ne kadar sürekli kılsaydı, Allah'tan başka size bağrında dinlendiğiniz geceyi getirebilecek ilah kimdi? Hala (bu gerçeği) görmeyecek misiniz?
De ki: "Hiç düşündünüz mü: Allah gündüzü üzerinize Kıyamet Günü'ne kadar sürekli kılacak olsa, söyleyin, Allah dışında, bağrında dinlendiğiniz geceyi size (geri) getirebilecek başka bir tanrı var mı? Peki, artık (gerçeği) görmeyecek misiniz?"
De ki: "Düşünün bakalım. . . Eğer Allah gündüzü kıyamet sürecine kadar üzerinize sürekli kılsa, Allah dışında, içinde sükun bulacağınız bir gecenizi oluşturacak tanrı mı var? Bunu görmüyor musunuz?"
De ki: "Gördünüz mü söyleyin, Allah kıyamet gününe kadar gündüzü sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa Allah'ın dışında size içinde dinleneceğiniz geceyi getirecek ilah kimdir? Yine de görmeyecek misiniz?
De ki: Söyleyin bakalım, eğer Allah üzerinizde gündüzü ta kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah’tan başka, istirahat edeceğiniz geceyi size getirecek ilah kimdir? Hâla görmeyecek misiniz?
De ki: "Hiç düşündünüz mü? Allah, Yeniden Yaratılış Günü'ne dek gündüzü üzerinizde sürekli kılsaydı, içinde dinleneceğiniz geceyi size getirecek tanrı, Allah'tan başka kimdir? Yine de görmeyecek misiniz?"
De ki: "Düşünmez misiniz? Eğer Allah gündüzü üzerinize kıyamete kadar sürekli kılsa, Allah'tan başka hangi tanrı, içinde istirahat edeceğiniz geceyi size getirebilir? Görmüyor musunuz?"
De ki: "ALLAH gündüzü diriliş gününe kadar üzerinize sürekli kılsaydı ne dersiniz? ALLAH'tan başka hangi Tanrı dinleneceğiniz geceyi size getirebilir? Görmüyor musunuz?
De ki, 'ALLAH gündüzü diriliş gününe kadar üzerinize sürekli kılsaydı ne dersiniz? ALLAH'tan başka hangi Tanrı dinleneceğiniz geceyi size getirebilir? Görmüyor musunuz?
De ki: "Haber verin bakayım, eğer Allah gündüzü üzerinizde kıyamet gününe kadar sürekli kılarsa, size içinde dinleneceğiniz bir gece getirecek Allahtan başka tanrı kim?! Hala görmeyecek misiniz?"
De ki: haber verin bakayım eğer Allah üzerinizde gündüzü Kıyamet gününe kadar sermedi kılarsa size içinde dinleyeceğiniz bir gece getirecek Allahın gayri tanrı kim? Hala görmiyecek misiniz?
Baksanıza! Eğer Allah, üzerinize gündüzü kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size içinde dinlendiğiniz geceyi getirecek ilah kimdir? Hala gerçeği görmeyecek misiniz?
Baksanıza! Eğer Allah, üzerinize gündüzü kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size içinde dinlendiğiniz geceyi getirecek ilah kimdir? Hala gerçeği görmeyecek misiniz?
Baksanıza! Eğer Allah, üzerinize gündüzü kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size içinde dinlendiğiniz geceyi getirecek ilah kimdir? Hala gerçeği görmeyecek misiniz?
De ki: "Gördünüz mü söyleyin, Tanrı kıyamet gününe kadar gündüzü sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa Tanrı'nın dışında size içinde dinleneceğiniz geceyi getirecek tanrı kimdir? Yine de görmeyecek misiniz?
De ki: "Eğer Allah üzerinizde gündüzü kıyamet gününe dek mütemadiyen devam etdirirse size içinde dinleneceğiniz bir geceyi Allahdan başka getirecek kimdir? Bana haber verin. Haala görmeyecek misiniz"?
De ki: Şayet Allah gündüzü kıyamet gününe kadar üzerinizde sürekli kılsaydı; size içinde dinleneceğiniz bir geceyi getirecek Allah'tan başka tanrı kimdir? Hala görmeyecek misiniz?
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
De ki: "Allah, kıyamet gününe kadar gündüzü üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah’tan başka, size dinleneceğiniz bir geceyi getirecek ilah kimdir? Hâlâ görmüyor musunuz?"
De ki: "Baksanıza, eğer Allah, üzerinize gündüzü, kıyamet gününe kadar sürekli kılsa, Allah'tan başka, size dinleneceğiniz geceyi getirecek tanrı kimdir? Görmüyor musunuz?"
De ki: Hiç düşündünüz mü Allah, gündüzü kıyamet /mezardan kalkış gününe kadar sürdürse dinleneceğiniz geceyi Allah'tan başka size getirecek ilah kimdir? Hala görmeyecek misiniz?
De ki, hiç düşündünüz mü; Allah gündüzü kıyamete kadar sürdürse, Allah‘ın dışında size rahatlayacağınız geceyi getirecek ilah kimdir? Görmüyor musunuz? "
De ki: Allah, kıyamet gününe kadar gündüzü üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah’tan başka, size dinleneceğiniz bir geceyi getirecek ilah kimdir? Hâlâ görmüyor musunuz?
De ki: -Allah, kıyamet gününe kadar gündüzü üzerinizde devamlı kılsaydı; Allah'tan başka hangi ilah size içinde dinleneceğiniz geceyi geri getirebilir? Hala, görmüyor musunuz?
De ki: "Söyleyin bakalım, eğer Allah kıyamet gününe kadar, gündüzü üzerinizde sürekli tutsa, Allah'tan başka hangi tanrı, içinde sükunet bulacağınız bir gece verebilir size? Hala görmeyecek misiniz?"
Kasas suresi, 73. ayet. وَمِن رَّحْمَتِهِۦ جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.
(Birinde) dinlenesiniz, (diğerinde de) O'nun cömertliğinden (rızkınızı) arayasınız ve şükredesiniz diye (Allah) rahmetinin gereği sizin için geceyi ve gündüzü yaratmıştır. dipnot 1
Evet O size olan rahmetinin bir ifadesi olarak geceyi ve gündüzü var etti ki, ilkinde bağrında dinleneseniz, diğerinde O'nun lutfundan (payınızı) arayasınız diye: belki böylece şükredersiniz.
Çünkü rahmetinden sizin için geceyi ve gündüzü O yarattı ki birinde dinlenesiniz, ötekinde de O'nun cömertliğinden (nasibinizi) arayasınız da belki böylece şükredesiniz.
Rahmetinden sizin için geceyi ve gündüzü oluşturdu ki, (gecede) dinlenesiniz, (gündüzde) O'nun lütfundan talep edesiniz ve şükredesiniz (değerlendirerek müteşekkir olasınız).
Kendi rahmetinden olmak üzere O, sizin için, dinlenmeniz ve O'nun fazlından (geçiminizi) aramanız için geceyi ve gündüzü var etti. Umulur ki şükredersiniz.
Rahmetinden ötürü Allah, geceyi ve gündüzü yarattı ki geceleyin dinlenesiniz, (gündüzün) O'nun fazlu kereminden (rızkınızı) arayasınız ve şükredesiniz.
O, geceyi ve gündüzü, Kendi rahmetinden, sizin için yapmıştır; içinde dinlenmeniz ve O'nun lütfundan aramanız için. Belki şükredersiniz diye.
Allah, dinlenmeniz için geceyi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için gündüzü var etmiştir. Bunlar, O'nun rahmetinden ötürüdür. Artık belki şükredersiniz.
Geceyi ve gündüzü, birinde dinlenmeniz ve diğerinde onun nimetlerini aramanız için düzenlemesi O'nun rahmetindendir. Belki şükredersiniz.
Geceyi ve gündüzü, birinde dinlenmeniz ve diğerinde onun nimetlerini aramanız için düzenlemesi O'nun rahmetindendir. Belki şükredersiniz.
Rahmetinden geceyi ve gündüzü sizin için yaptı ki, hem içinde dinlenesiniz hem de çalışıp lütfundan isteyesiniz de şükredesiniz.
Rahmetinden o sizin için hem geceyi hem gündüzü yaptı ki hem içinde dinlenesiniz ve hem çalışıp fazlından istiyesiniz de şükredesiniz
Gece ve gündüzün olması O'nun rahmetindendir; dinlenmeniz için ve lütfundan rızkınızı temin etmeniz için geceyi ve gündüzü düzenledi. Umulur ki şükredersiniz.
Gece ve gündüzün olması O'nun rahmetindendir; dinlenmeniz için ve lütfundan rızkınızı temin etmeniz için geceyi ve gündüzü düzenledi. Umulur ki şükredersiniz.[1]
Gece ve gündüzün olması O'nun rahmetindendir; dinlenmeniz için ve lütfundan rızkınızı temin etmeniz için geceyi ve gündüzü düzenledi. Umulur ki şükredersiniz. dipnot 1
Kendi rahmetinden olmak üzere O, sizin için, dinlenmeniz ve O'nun fazlından (geçiminizi) aramanız için geceyi ve gündüzü var etti. Umulur ki şükredersiniz.
Onun rahmeti (cümlesinde) ndir ki O, sizin faideniz için, içinde sükun ve istiraahat etmeniz için geceyi ve fazlu kereminden (rızkınızı) aramanız için gündüzü yaratmışdır. Taki şükr edesiniz.
O'nun rahmetindendir ki; dinlenmeniz için geceyi, lutfedip verdiği rızkı aramanız için gündüzü yaratmıştır. Ta ki şükredesiniz.
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
Geceyi ve gündüzü sizin için onda sükûn bulasınız ve lütfundan arayısınız diye yaratmış olması onun rahmetindendir. Olur ki şükredersiniz.
Rahmetinden dolayı sizin için geceyi ve gündüzü var etti ki, geceleyin dinlenesiniz ve (gündüzün) Allah'ın lutfunu arayasınız ve (Allah'ın ni'metine) şükredesiniz.
Allah, geceyi içinde dinlenesiniz diye, gündüzü de lütfundan arayasınız diye kendinden bir ikram olarak sizin için oluşturdu. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz dipnot 1 .
Hem rahatlayasınız, hem de verdiklerini arayasınız diye geceyi ve gündüzü yaratması onun size ikramıdır; belki teşekkür edersiniz.
Geceyi ve gündüzü, dinlenmeniz ve lütfundan rızık aramanız için ve de şükredesiniz diye kendi rahmetiyle var etti.
Geceyi ve gündüzü, dinlenmeniz ve lütfundan rızık aramanız için ve de şükredesiniz diye kendi rahmetiyle meydana getirdi.
Rahmetinin bir eseri olarak geceyi ve gündüzü sizin için oluşturdu ki, onda sükunet bulasınız, O'nun lütfundan bir şeyler dileyesiniz ve şükredebilesiniz.
Kasas suresi, 74. ayet. وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ فَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تَزْعُمُونَ
Allah'ın, onlara seslenerek, "Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım"? diyeceği günü hatırla.
O gün (Allah) onlara seslenerek "Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani nerede?" diyecektir. dipnot 1
Ve o gün (Allah) onlara seslenecek ve "Öteden beri Bana ortak olduğunu düşündükleriniz hani, neredeler?" diye soracak.
Evet, o gün onlara seslenip, "Bana ortak olduğunu düşündüğünüz (varlıklar ya da güçler) neredeler?" diye sorulacak.
O süreçte onlara hitap eder, şöyle der: "Nerede o ortaklarım zannettikleriniz?"
O gün (Allah) onlara seslenerek: "Bana ortak olarak öne sürdükleriniz nerede" der.
O gün Allah onları çağırarak: Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani nerede? Diyecektir.
Ve o gün, onlara seslenerek, şöyle diyecek: "Benim ortaklarım olduğunu yakıştırdıklarınız neredeler?"
O gün, Allah onlara şöyle seslenir: "Ortağım olduklarını iddia ettikleriniz nerededir?"
Onlara seslendiği gün, "Benim ortaklarım olduğunu sandığınız kimseler nerede?" der.
Onlara seslendiği gün, 'Benim ortaklarım olduğunu sandığınız kimseler nerede?' der.
Ve hele onlara haykırıp da "Nerede o iddia ettiğiniz ortaklarım?" diyeceği gün!
Ve hele onlara haykırıp ta nerede o zu'mettiğiniz şeriklerim diyeceği gün
O Gün onlara seslenecek: "Ortaklarım olduğunu iddia ettikleriniz hani nerede?" diye soracak.
O gün onlara seslenecek: "Ortaklarım olduğunu iddia ettikleriniz hani nerede?" diye soracak.
O gün onlara seslenecek: "Ortaklarım olduğunu iddia ettikleriniz hani nerede?" diye soracak.
O gün (Tanrı) onlara seslenerek: "Bana ortak olarak öne sürdükleriniz nerede" der.
(Hatırla) o gün (ü ki Allah) onlara nida edib: "Hani baatıl zan ile iddia edegeldiğiniz ortaklarım nerede"? diyecektir.
O gün onlara seslenip: Nerededir Bana ortak olduklarını iddia ettikleriniz? der.
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
O gün, onlara seslenerek: “İddia ettiğiniz ortaklarım nerede?” der.
O gün onlara seslenerek: "Ortaklarım sandığınız şeyler nerede?" der.
Onlara seslenip: "Ortaklarım olduğunu iddia ettikleriniz nerede?" diyeceği günü düşün dipnot 1 !
O gün Allah onlara seslenecek: "Hani, nerede o sizin varsaydığınız ortaklarım?"
O gün, onlara seslenip: İddia ettiğiniz ortaklarım nerede? der.
O gün, onlara seslenip: -İddia ettiğiniz ortaklarım nerede? der.
Gün olur, seslenir onlara da şöyle der: "O, bir şey zannettiğiniz ortaklarım nerede?"
Kasas suresi, 75. ayet. وَنَزَعْنَا مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا فَقُلْنَا هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ فَعَلِمُوٓا۟ أَنَّ ٱلْحَقَّ لِلَّهِ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ
Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarmış olacağız dipnot 1 ve (inkârcılara) "Kesin delilinizi getirin!" diyeceğiz. (İşte o zaman) bilecekler ki gerçek, Allah'a aittir ve uydurmakta oldukları şeyler de kendilerinden kaybolmuşlardır. dipnot 2
Zaten (o demeye kalmadan) Biz, her ümmetten bir tanık çıkarmış olacağız; ve dönüp "Haydi, getirin delilinizi!" diyeceğiz. Sonuçta onlar anlayacaklar ki, gerçek bütünüyle Allah'tan yana ve (çarpık tasavvurlarının) ürettiği sahte ilahlar kendilerini yalnız bırakmış.
Ve (bu soru cevapsız kalacak, çünkü) Biz (o sırada) her ümmetten bir şahit çıkarmış olacağız ve (günahkarlara:) "Geçmişteki iddialarınızı doğrulayan bir delil getirin!" diyeceğiz. Ve böylece görecekler ki, gerçek bütünüyle Allah'tan yana ve kendi çarpık muhayyilelerinin ürünü bütün o düzmece tanrılar onları terk etmiş.
Her ümmetten bir şahit (Rasul) çıkartıp dedik ki: "Hadi kesin delilinizi getirin!" Bunun üzerine bildiler ki Hak Allah içindir! Uydurdukları şeyler de, kendilerinde kaybolup gitti!
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak, gerçekten Allah'ındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuşlardır.
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarır, (kâfirlere): Kesin delilinizi getirin! deriz. O zaman bilirler ki hakikat Allah’a aittir ve uydurageldikleri şeyler (putlar) da kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardır.
Her toplumdan bir tanık çıkaracağız ve "Kanıtınızı getirin!" diyeceğiz. Artık, gerçeğin Allah'a özgü olduğunu öğrendiler. Uydurmuş oldukları da onlardan uzaklaşarak yitip gitmiştir.
Her ümmetten bir tanık çıkarır ve "Kesin delilinizi ortaya koyunuz" deriz. O zaman, gerçeğin Allah'a ait olduğunu, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.
Her bir toplumdan bir tanık seçer ve "Delilinizi getirin" deriz. Böylece, tüm gerçeğin ALLAH'a ait olduğunu öğrenecekler ve uydurmuş oldukları şeyler kendilerini bırakıp kaybolacaktır.
Her bir toplumdan bir tanık seçer ve, 'Delilinizi getirin,' deriz. Böylece, tüm gerçeğin ALLAH'a ait olduğunu öğrenecekler ve uydurmuş oldukları şeyler kendilerini bırakıp kaybolacaktır.
Bir de her ümmetten bir şahit çıkarıp da: "Haydi, kesin delilinizi getirin!" dediğimizde artık gerçeğin Allah'ın olduğunu bilmiş olacaklar ve o uydurdukları şeyler kendilerinden kaybolup gitmiş olacaktır.
Hem her ümmetten birer şahid çıkardık ta haydin bürhanınızı dedik mi o vakıt hakk Allahın olduğunu bilmişler ve o uydurdukları şeyler kendilerinden gaib olup gitmişlerdir
Her ümmetten bir tanık çıkarırız. Sonra da: "Burhanlarınızı dipnot 1 getirin." deriz. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kaybolurlar.
Her ümmetten bir tanık çıkarırız. Sonra da: "Burhanlarınızı dipnot 1 getirin." deriz. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kaybolurlar.
Her ümmetten bir tanık seçtik. Sonra da: "Burhanlarınızı dipnot 1 getirin." dedik. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anladılar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kayboldular.
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak gerçekten Tanrı'nındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur.
(O gün) her ümmetden birer şahid (çekib) çıkarmışızdır da "Burhanınızı getirin" demişizdir. (O vakit) bilmişlerdir ki hak muhakkak Allahındır ve uydurageldikleri şeyler (putlar) da kendilerinden ayrılıb gaalib olmuşdur.
Her ümmetten bir şahid çekip çıkarmışızdır. Ve kesin delilinizi getirin, demişizdir. O zaman gerçeğin Allah'tan olduğunu ve uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
Her toplumdan bir şahit çıkarırız ve: "Haydi! Delillerinizi getirin!" deriz. İşte o zaman hakikatin Allah’a ait olduğunu bilirler. Uydurmuş oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.
Her ümmetten bir şahid çıkarırız: "Delilinizi getirin!" deriz. Gerçeğin Allah'a aidolduğunu bilirler ve uydurdukları şeyler kendilerinden sapıp gider.
(O gün) Her toplumun içinden bir şahit çıkarır dipnot 1 , şöyle deriz: "Getirin kanıtınızı!" Böylece bütün gerçeklerin Allah'tan yana olduğunu öğrenirler. Uydurdukları ortaklar onlardan uzaklaşıp gitmiş olur dipnot 2 .
(Bu sözü), her toplumun içinden bir şahit çıkardığımız ve onlara; "Haydi, delilinizi getirin." dediğimiz sırada söyleriz. O sırada bunlar, Allah'ın haklı olduğunu öğrenmiş olurlar. Zaten uydurup durdukları şey de kaybolup gitmiştir.
Her toplumdan bir şahit çıkarırız ve: Haydi delillerinizi getirin! deriz. İşte o zaman hakikatin Allah’a ait olduğunu bilirler. Uydurmuş oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.
Her toplumdan bir şahit çıkarırız ve: -Haydi delillerinizi getirin! deriz. İşte o zaman gerçeğin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurmuş oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.
Her ümmetten bir tanık çıkarmış da şöyle demişizdir: "Getirin susturucu kanıtınızı!" Bunun üzerine onlar hakkın Allah'a ait olduğunu bilmişlerdir. O iftira aracı yaptıkları şeyler de onları yüzüstü koyup kaybolmuşlardır.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.