Diyanet İşleri
Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
Kasas suresi
Kasas suresi, 75. ayet. وَنَزَعْنَا مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا فَقُلْنَا هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ فَعَلِمُوٓا۟ أَنَّ ٱلْحَقَّ لِلَّهِ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ
veneza`nâ min külli ümmetin şehîden feḳulnâ hâtû bürhâneküm fe`alimû enne-lḥaḳḳa lillâhi veḍalle `anhüm mâ kânû yefterûn.
Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rabbin dilediğini seçer; gece ve gündüz Kasas 68–75 3
De ki: "Ne dersiniz? Allah, üzerinize gündüzü kıyamete kadar sürekli kılsaydı, Allah'tan başka hangi ilah size içinde dinleneceğiniz bir gece getirebilir? Hala görmeyecek misiniz?"
Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.
Allah'ın, onlara seslenerek, "Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım"? diyeceği günü hatırla.
Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: "Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez."
"Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez."
Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 74–75. ayetler için yazılmıştır.
74. “O gün onlara” Yani kıyamet günü Yüce Allah, kendisine başkasını denk tutan, ortakları bulunduğunu iddia eden, bu ortakların ibadete hak sahibi olduklarını, fayda ve zarar verebildiklerini ileri süren müşriklere “seslenecek” onların bu batıl iddialarındaki cüretkârlıklarını, yalanlarını ve kendi kendilerini de yalanlayışlarını ortaya çıkaracak ve “şöyle buyuracak: “Hani (benimle beraber ilah olduğunu) iddia ettiğiniz ortaklarım nerede?” Yani onların bu iddialarının gerçekle bir ilgisi yoktur. Delilsiz, sırf kendi kanaatleri ile böyle bir iddiada bulunuyorlar. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah'ın dışında birtakım ortaklara yalvaranlar aslında onlara uymuyorlar. Onlar, ancak zanna uyuyorlar ve ancak yalan söylüyorlar.” (Yunus, 10/66)
75. Müşrikler ve koştukları ortaklar bir araya geldiklerinde Yüce Allah, yalanlayıcı ümmetler arasında bulunan “her ümmetten” dünyada cereyan eden şirklerine ve itikatlarına tanıklıkta bulunacak “bir şahit” çıkartacaktır. Bunlar, seçilmiş kimseler olacaklardır.
ani Biz yalanlayanların ileri gelenleri arasından onlar namına davalarını sürdürecek ve yoldaşları adına mücadele edecek kimseleri -ki hepsi aynı yol üzere idiler- seçeriz. Muhakeme olunmak üzere ortaya çıkacakları vakit de “deriz ki: Haydi delilinizi getirin!” Yani koştuğunuz şirkin doğruluğuna dair delilinizi ve belgenizi ortaya koysun! Bunu size Biz mi emrettik? Peygamberlerim size böyle bir şeyi emretti mi? Siz bunu Benim kitaplarımdan herhangi birisinde mi buldunuz? Bunlar arasında uluhiyetin bir kısmını olsun hak eden herhangi bir kimse var mıdır? Uydurma ilâhların size bir faydası var mı? Yahut size gelecek Allah’ın azabını önleyebiliyorlar mı? Size sağlayacakları bir yarar var mı? Eğer böyle bir imkânları varsa hadi bunu yapsınlar, eğer buna güçleri yetiyorsa haydi size bunu göstersinler!
şte o vakit sözlerinin batıl ve tutarsız olduğunu “böylece hakkın, Allah’ın olduğunu bilecekler.” Kendilerinin bu davada haksız olduklarını anlayacaklar, ileri sürecekleri bir delilleri kalmayacak, buna karşılık Allah’ın delili galip gelmiş olacaktır. “ve uydurdukları şeyler de kaybolup gidecektir.” Yalanları, uydurmaları yok olacak, mahvolup gidecektir. Yüce Allah’ın, haklarında adaletle hüküm verdiğini bileceklerdir. Çünkü O, sadece hak eden ve azaba müstehak olan kimseleri cezalandıracaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Her ümmetten, üzerlerinde bulundukları küfür ve yalanlamaya şahitlik eden bir peygamber getirir ve o ümmetlerden yalanlayanlara şöyle deriz: “Üzerine olduğunuz küfür ve yalanlamanın kanıtlarını ve delillerini getirin bakalım.” Böylece onların hüccetleri kopuverir ve hiçbir şüphenin olmadığı hakkın yalnız Allah’a ait olduğunu çok net olarak bilirler. Üzerinde anlaşmazlığa düşerek Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'ya ortak kıldıkları onlardan yok olup gider.
Aynı kök: هات (4 geçiş) · Aynı kök: برهن (8 geçiş)
Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…
Aynı kök: هات (4 geçiş) · Aynı kök: برهن (8 geçiş)
Yoksa ondan başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı…
Aynı kök: هات (4 geçiş) · Aynı kök: برهن (8 geçiş)
Yoksa, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayan ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var!? De…
Aynı kök: نزع (20 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O halde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz…
Aynı kök: فري (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan…
Aynı kök: فري (60 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Kim, Allah'a karşı yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Şahitlik
Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Şahitlik
Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hali nice olacak!.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarmış olacağız dipnot 1 ve (inkârcılara) "Kesin delilinizi getirin!" diyeceğiz. (İşte o zaman) bilecekler ki gerçek, Allah'a aittir ve uydurmakta oldukları şeyler de kendilerinden kaybolmuşlardır. dipnot 2
Zaten (o demeye kalmadan) Biz, her ümmetten bir tanık çıkarmış olacağız; ve dönüp "Haydi, getirin delilinizi!" diyeceğiz. Sonuçta onlar anlayacaklar ki, gerçek bütünüyle Allah'tan yana ve (çarpık tasavvurlarının) ürettiği sahte ilahlar kendilerini yalnız bırakmış.
Ve (bu soru cevapsız kalacak, çünkü) Biz (o sırada) her ümmetten bir şahit çıkarmış olacağız ve (günahkarlara:) "Geçmişteki iddialarınızı doğrulayan bir delil getirin!" diyeceğiz. Ve böylece görecekler ki, gerçek bütünüyle Allah'tan yana ve kendi çarpık muhayyilelerinin ürünü bütün o düzmece tanrılar onları terk etmiş.
Her ümmetten bir şahit (Rasul) çıkartıp dedik ki: "Hadi kesin delilinizi getirin!" Bunun üzerine bildiler ki Hak Allah içindir! Uydurdukları şeyler de, kendilerinde kaybolup gitti!
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak, gerçekten Allah'ındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuşlardır.
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarır, (kâfirlere): Kesin delilinizi getirin! deriz. O zaman bilirler ki hakikat Allah’a aittir ve uydurageldikleri şeyler (putlar) da kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardır.
Her toplumdan bir tanık çıkaracağız ve "Kanıtınızı getirin!" diyeceğiz. Artık, gerçeğin Allah'a özgü olduğunu öğrendiler. Uydurmuş oldukları da onlardan uzaklaşarak yitip gitmiştir.
Her ümmetten bir tanık çıkarır ve "Kesin delilinizi ortaya koyunuz" deriz. O zaman, gerçeğin Allah'a ait olduğunu, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.
Her bir toplumdan bir tanık seçer ve "Delilinizi getirin" deriz. Böylece, tüm gerçeğin ALLAH'a ait olduğunu öğrenecekler ve uydurmuş oldukları şeyler kendilerini bırakıp kaybolacaktır.
Her bir toplumdan bir tanık seçer ve, 'Delilinizi getirin,' deriz. Böylece, tüm gerçeğin ALLAH'a ait olduğunu öğrenecekler ve uydurmuş oldukları şeyler kendilerini bırakıp kaybolacaktır.
Bir de her ümmetten bir şahit çıkarıp da: "Haydi, kesin delilinizi getirin!" dediğimizde artık gerçeğin Allah'ın olduğunu bilmiş olacaklar ve o uydurdukları şeyler kendilerinden kaybolup gitmiş olacaktır.
Hem her ümmetten birer şahid çıkardık ta haydin bürhanınızı dedik mi o vakıt hakk Allahın olduğunu bilmişler ve o uydurdukları şeyler kendilerinden gaib olup gitmişlerdir
Her ümmetten bir tanık çıkarırız. Sonra da: "Burhanlarınızı dipnot 1 getirin." deriz. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kaybolurlar.
Her ümmetten bir tanık çıkarırız. Sonra da: "Burhanlarınızı dipnot 1 getirin." deriz. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kaybolurlar.
Her ümmetten bir tanık seçtik. Sonra da: "Burhanlarınızı dipnot 1 getirin." dedik. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anladılar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kayboldular.
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak gerçekten Tanrı'nındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur.
(O gün) her ümmetden birer şahid (çekib) çıkarmışızdır da "Burhanınızı getirin" demişizdir. (O vakit) bilmişlerdir ki hak muhakkak Allahındır ve uydurageldikleri şeyler (putlar) da kendilerinden ayrılıb gaalib olmuşdur.
Her ümmetten bir şahid çekip çıkarmışızdır. Ve kesin delilinizi getirin, demişizdir. O zaman gerçeğin Allah'tan olduğunu ve uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.
(68-75) Rabbiniz neyi isterse yaratır ve seçer, onların / yaratılanların seçim hakkı yoktur, Allah üstündür ve ortak koştuklarından yücedir. Rabbin göğüslerinde ne sakladıklarını ve neyi açığa çıkardıklarını bilir. Ve O Allah ki ondan başka ilah yoktur. Hamd, ilkinde / evvelde sonrasında / ahirde O ’nadır, hüküm de O’nundur ve ona geri döneceksiniz. Deki, Allah kıyamete kadar geceyi üzerinizde ebedi yapsa Allah dışında kim size ışık verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ İşitmeyecek misiniz? Deki Allah, kıyamete kadar gündüzü üzerinizde sürekli yapsa, Allah dışında kim size sakinlik için geceyi verir? Bunda ki görüşünüz nedir? Hâlâ görmeyecek misiniz? O’nun rahmeti geceyi ve gündüzü yapmasıdır, Onda sakinlemeniz ve de fazlının peşinden koşmanız içindir, böylelikle belki teşekkür edersiniz. O gün onlara seslenilecek ve denilecek ki nerede hani, iddia ettiğiniz ortaklarım? Her toplumdan bir şahit çıkaracağız ve diyeceğiz ki getirin delilinizi getirin, bilecekler ki muhakkak gerçek, Allah içindir, iftira edip durdukları onlardan saptı.
Her toplumdan bir şahit çıkarırız ve: "Haydi! Delillerinizi getirin!" deriz. İşte o zaman hakikatin Allah’a ait olduğunu bilirler. Uydurmuş oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.
Her ümmetten bir şahid çıkarırız: "Delilinizi getirin!" deriz. Gerçeğin Allah'a aidolduğunu bilirler ve uydurdukları şeyler kendilerinden sapıp gider.
(O gün) Her toplumun içinden bir şahit çıkarır dipnot 1 , şöyle deriz: "Getirin kanıtınızı!" Böylece bütün gerçeklerin Allah'tan yana olduğunu öğrenirler. Uydurdukları ortaklar onlardan uzaklaşıp gitmiş olur dipnot 2 .
(Bu sözü), her toplumun içinden bir şahit çıkardığımız ve onlara; "Haydi, delilinizi getirin." dediğimiz sırada söyleriz. O sırada bunlar, Allah'ın haklı olduğunu öğrenmiş olurlar. Zaten uydurup durdukları şey de kaybolup gitmiştir.
Her toplumdan bir şahit çıkarırız ve: Haydi delillerinizi getirin! deriz. İşte o zaman hakikatin Allah’a ait olduğunu bilirler. Uydurmuş oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.
Her toplumdan bir şahit çıkarırız ve: -Haydi delillerinizi getirin! deriz. İşte o zaman gerçeğin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurmuş oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.
Her ümmetten bir tanık çıkarmış da şöyle demişizdir: "Getirin susturucu kanıtınızı!" Bunun üzerine onlar hakkın Allah'a ait olduğunu bilmişlerdir. O iftira aracı yaptıkları şeyler de onları yüzüstü koyup kaybolmuşlardır.
And We will call to witness one from each nation (the Messenger) to give evidence in relation to the worldly matters and We will question the infidels- as to their proof of the validity of their gods whom they had incorporated with Allah! But they shall fail to advance any proof and they shall realize that Allah alone is and has always been the Truth personified. Here and now they are renounced and forsaken by those whom they presumed to share with Him His divine nature and supremacy; they have failed their expectations.
We shall call a witness from every community, and say, ‘Produce your evidence,’ and then they will know that truth belongs to God alone; the gods they invented will forsake them.
And from each people shall We draw a witness, and We shall say: "Produce your Proof": then shall they know that the Truth is in Allah (alone), and the (lies) which they invented will leave them in lurch.
And from each people We shall draw a witness, dipnot 1 and shall say to them: "Do produce your evidence now." dipnot 2 Then they shall know that the Truth is with Allah alone, and the lies which they had invented will forsake them.
We will drag out a witness from each nation and will say, ‘Produce your evidence!’ They will know then that the truth is with Allah and that what they invented has forsaken them.
And We shall take out from every nation a witness, and We shall say: "Bring your proof." Then they shall know that the truth is with Allâh (Alone), and the lies (false gods) which they invented will disappear from them.
We shall draw from every nation a witness and say, ‘Produce your evidence. ’ Then they will know that all reality belongs to Allah and what they used to fabricate will forsake them.
And We shall (on that day) bring out a witness from every people and then say (to the polytheist), `Bring a clear proof of your claim. ' Then they will know that the true right (to Godhood) only belongs to Allâh and all (their false deities) that they used to forge will be lost to them.
And We shall draw out from every nation a witness, and say, 'Produce your proof!' Then will they know that Truth is God's, and there shall go astray from them that they were forging.
On that Day, a representative of each nation will be asked: "Present your excuses for your behavior. " They will then realize how wrong they have been and their fabrications will disappear forever.
And we will pluck from every nation a witness; and we will say, 'Bring your proof and know that the truth is God's;' and that which they had devised shall stray away from them.
We will extract from every nation a witness, then We will say, "Bring forth your proof." They will then realize that all truth belongs with God, and what they had invented will abandon them.
And We will produce a witness out of every nation, and will say, bring hither your proof of what ye have asserted. And they shall know that the right is God's alone; and the deities which they have devised shall abandon them.
And the day when He shall call them and say, "Where are my partners whom you did pretend were such?"
And We will draw out from every nation a constant witness, so We will say, "Offer your proof!" Then will they know that to Allah belongs the Truth, and (there) will be lost from (Literally: err from them) them whatever they were fabricating.
And We shall take out from every nation a witness and We shall say: Bring your proof. Then they will know that Allah hath the Truth, and all that they invented will have failed them.
And We shall single out one witness from each community and say: "Bring your proof. " Then will they know that God's is the judgement, and what they contrived will avail them not in the least.
And [they will remain silent: for by then] We will have called forth witnesses from within every community, and will have said [unto the sinners]: "Produce an evidence for what you have been claiming!" And so they will come to understand that all truth is God’s [alone]; and all their false imagery will have forsaken them.
And We will bring forth a witness[1] from every faith-community and ask ˹the polytheists˺, "Show ˹Us˺ your proof." Then they will ˹come to˺ know that the truth is with Allah ˹alone˺. And whatever ˹gods˺ they fabricated will fail them.
And We will extract from every nation a witness, then We will Say: "Bring forth your proof. " They will then realise that all truth belongs with God, and what they had invented will abandon them.
We will select from every community a witness, then say, "Present your proof." They will realize then that all truth belongs with GOD, while the idols they had fabricated will abandon them.
And We will extract from every nation a witness and say, "Produce your proof," and they will know that the truth belongs to Allah, and lost from them is that which they used to invent.
And We will take out from every community a witness and say: “Bring your evidence!” Then will they know that the truth belongs to God, and strayed from them will be what they invented.
And from every community We shall draw a witness (their Prophet) and We shall say to the rejecters, "Bring your proof for what you used to claim. " Then shall they know that the Truth is indeed with Allah, and all they used to fabricate will forsake them.
And from each people, We will draw a witness, and We shall say: "Produce your proof:" Then shall they know that the Truth is with Allah (Alone), and the (lies) that they had invented will leave them in the bad situation.
And We will draw out a witness from every community (to prove their disbelief) and will say, "Bring your proof". Then they will know that truth is from Allah, and all that they used to forge shall vanish from them.
And We will extract from every nation a witness, then We will say: "Bring forth your proof." They will then realize that all truth belongs with God, and what they had invented will abandon them.