Mâide suresi

Mâide suresi, 23. ayet

Mâide suresi, 23. ayet. قَالَ رَجُلَانِ مِنَ ٱلَّذِينَ يَخَافُونَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمَا ٱدْخُلُوا۟ عَلَيْهِمُ ٱلْبَابَ فَإِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَإِنَّكُمْ غَٰلِبُونَ وَعَلَى ٱللَّهِ فَتَوَكَّلُوٓا۟ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

ḳâle racülâni mine-lleẕîne yeḫâfûne en`ame-llâhü `aleyhime-dḫulû `aleyhimü-lbâb. feiẕâ deḫaltümûhü feinneküm gâlibûne ve`ale-llâhi fetevekkelû in küntüm mü'minîn.

Diyanet İşleri

Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü'minler iseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 20–26 · surenin 23. ayeti / 120
  1. Mâide 20

    Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti."

  2. Mâide 21

    "Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin. Sakın ardınıza dönmeyin. Yoksa ziyana uğrayanlar olursunuz."

  3. Mâide 22

    Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de gireriz."

  4. 23

    Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü'minler iseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin."

  5. Mâide 24

    Dediler ki: "Ey Musa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız."

  6. Mâide 25

    Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.

  7. Mâide 26

    Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. “Korkanlardan” yani Allah’tan korkanlardan; kavimlerini yüreklendiren, düşmanlarına karşı savaşıp yurtlarını ele geçirmeye azmettiren, “Allah’ın kendilerine” tevfik ve böyle bir yerde önemli derecede ihtiyaç hissedilen hak sözü söyleme başarısı, sabır ve yakîn ile “nimet verdiği iki kişi dedi ki: Üzerlerine kapıdan girin. Oradan girdiniz mi muhakkak siz galip gelirsiniz.” Yani sizin onlara karşı zafer kazanmanızın arasında tek engel, onlara hücum etme kararını verebilmeniz ve üzerlerine kapıdan girmenizdir. Siz üzerlerine kapıdan girdiniz mi onlar bozguna uğrayıverecekler. Daha sonra en güçlü hazırlığı onlara emrederek: “Eğer iman edenler iseniz yalnız O’na güvenip dayanın” dediler. Özellikle böyle bir konumda Allah’a tevekkül, işi oldukça kolaylaştırır ve düşmanlara karşı zaferi sağlar. Bu, tevekkülün farz olduğuna ve kulun tevekkülünün, imanı oranında söz konusu olacağına bir delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa'nın ashabından Allah'tan korkup, cezasından sakınan, yüce Allah'ın onları kendisine itaat etmeye muvaffak kıldığı iki adam, kavimlerini Musa -aleyhisselâm-'ın emrine uymaya teşvik ediyorlar ve şehrin kapısından zorbaların üzerine giriniz, eğer kapıdan zorla içeri girerseniz, Allah'ın izniyle onları mağlup edeceksiniz diyorlardı. Yüce Allah'ın belirlediği kuralları yerine getirerek zaferi elde etmek için sebepleri düzenli sıraya koymak gerekir. Muzaffer olmak için önce Allah'a iman etmek, ardından maddi sebepleri hazırlamak gerekir. Gerçek müminler iseniz sadece tek ve bir olan Allah'a itimat edip tevekkül ediniz. İman Allah'a tevekkül etmeyi gerekli kılar.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. رَجُلَانِ raculani iki adam kök: رجل
  3. مِنَ mine -den
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler-
  5. يَخَافُونَ yehafune korkanlar(dan) kök: خوف
  6. أَنْعَمَ en'ame ni'met verdiği kök: نعم
  7. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  8. عَلَيْهِمَا aleyhima kendilerine
  9. ٱدْخُلُوا۟ dhulu girin kök: دخل
  10. عَلَيْهِمُ aleyhimu onların üzerine
  11. ٱلْبَابَ l-babe kapıdan kök: بوب
  12. فَإِذَا feiza eğer
  13. دَخَلْتُمُوهُ dehaltumuhu girerseniz kök: دخل
  14. فَإِنَّكُمْ feinnekum muhakkak ki siz
  15. غَـٰلِبُونَ ۚ galibune galib gelirsiniz kök: غلب
  16. وَعَلَى ve ala ve
  17. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  18. فَتَوَكَّلُوٓا۟ fetevekkelu dayanın kök: وكل
  19. إِن in eğer
  20. كُنتُم kuntum iseniz kök: كون
  21. مُّؤْمِنِينَ mu'minine inanıyor kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Sonra da, "Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi…

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti.…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Tevekkül

    Musa, şöyle dedi: "Bu, seninle benim aramda bir iş. İki süreden hangisini tamamlarsam bana bir husumet yok. Allah, söylediklerimize vekildir."

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size…

  • Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah'tan) korkanlar içinden Allah'ın kendilerine lütufta bulunduğu iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine (yanlarına) kapıdan girin! Oraya girdiğinizde (artık) şüphesiz ki siz galip gelirsiniz. Müminlerseniz yalnızca Allah'a güvenin!"

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın lutfuna mazhar olan ve O'ndan korkanlar arasından iki kişi, "Onların üzerine (mertçe) kapıdan gidin!" dediler; "zira unutmayın, siz oraya girerseniz galip geleceksiniz. Eğer gerçek mü'minlerseniz, artık yalnızca Allah'a dayanmak zorundasınız."

Muhammed Esed

(Bunun üzerine) Allahın nimetine mazhar olan ve (Ondan) korkanlar arasından iki kişi: "Onların üzerine kapıdan gidin!" dediler, "Çünkü, unutmayın, siz oraya girerseniz galip geleceksiniz! Ve eğer (gerçek) müminler iseniz Allaha güven duymalısınız!"

Ahmed Hulusi

Korktukları toplum içinden gelen Allah'ın in'amda bulunduğu iki adam şöyle dedi: "Onların üzerine kapıdan girin. . . Ona girdiğinizde artık muhakkak ki siz galiplersiniz. . . Eğer iman edenler iseniz Allah'a tevekkül edin (hakikatinizdeki El Vekiyl isminin özelliğinin, gereğini yerine getireceğine iman edin). "

Ali Bulaç

Korkanlar arasında olup da Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: "Onların üzerine kapıdan girin. Girerseniz, şüphesiz sizler galibsiniz. Eğer mü'minlerdenseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin." dedi.

Ali Özek ve heyeti

Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufda bulunduğu iki kişi şöyle dedi: Onların üzerine kapıdan girin; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz ancak Allah'a güvenin.

Ali Rıza Safa

Korkanların arasından, Allah'ın nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine kapıdan girin. Oradan girerseniz, kesinlikle yenersiniz. Artık, Allah'a güvenin; eğer inanıyorsanız?"

Bayraktar Bayraklı

Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufta bulunduğu iki kişi şöyle dedi: "Onların üzerine kapıdan giriniz; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz sadece Allah'a güveniniz."

Edip Yüksel

Korku duyanların arasında, ALLAH'ın kendisine nimet verdiği iki kişi, "Üstlerine kapıdan yürüyün. Kapıdan girerseniz kesinlikle siz yeneceksiniz. Gerçeği onaylıyorsanız ALLAH'a güvenin" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Korku duyanların arasında, ALLAH'ın kendisine nimet verdiği iki kişi, 'Üstlerine kapıdan yürüyün. Kapıdan girerseniz kesinlikle siz yeneceksiniz. İnanıyorsanız ALLAH'a güvenin,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın her ikisine de nimet verdiği, Allah'a karşı gelmekten korkan iki er çıkıp şöyle söyledi: "Onlara kapıdan hücum edin, kapıyı tutun, oraya bir kez girdiniz mi kesinlikle galipsiniz, haydi Allah'a dayanın, gerçekten inanan kimselerseniz!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Onların, o korktukları kimselerden Allahın ni'metini iymanına kavuşturduğu iki er çıktı dedi ki "üzerlerine hücum edin kapıyı tutun bir kerre ona girdiniz mi muhakkak galibsinizdir, haydin Allaha mütevekkil olun gerçekten mü'minlerseniz."

Erhan Aktaş

Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül dipnot 1 edin."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül dipnot 1 edin."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül dipnot 1 edin.".

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

Gültekin Onan

Korkanlar arasında olup da Tanrı'nın kendilerine nimet verdiği iki kişi: "Onların üzerine kapıdan girin. Girerseniz, kuşkusuz sizler galibsiniz. Eğer inançlılarsanız yalnız Tanrı'ya tevekkül edin" dedi.

Hasan Basri Çantay

(Peygamberlerine muhaalefetden) korkmakda olan kimselerden Allahın, kendilerine (İslam) ni'met (ini) ihsan etdiği iki er. "Onların üzerine (şehrin) kapı (sın) dan girin. (Bir kerre) ona girdiniz mi hiç şübhesiz ki siz gaalibsiniz. Artık ancak Allaha güvenib dayanın, (gerçekden) iman etmiş kimselerseniz" dedi.

İbni Kesir

Korkanlar arasında bulunan, Allah'ın nimetine erdirdiği iki adam demişlerdi ki: Onların üstlerine kapıdan yürüyün, oraya girerseniz; muhakkak siz, galiblersiniz. Şayet mü'minlerseniz; Allah'a tevekkül edin.

Mehmet Alagaş

(20-26) Musa kavmime dedi ki Ey kavmin, Allah’ın üzerinizde ki nimetlerini hatırlayın, sizin içinizden Resuller yaptı, sizi egemen olanlar / melikler yaptı, alemlerde kimseye verilmemiş olan şeyler size verdi. (İçlerinden resul ve melikler çıkarmanın dışındaki diğer nimetleri; firavundan kurtuldular, denizi onlara yardı, menn ve selva verdi, taştan içilebilir on iki pınardan akan su çıkardı, bulutları onlara gölge etti, alemlere üstün kıldı,) Ey kavmim Allah’ın size yazdığı / farz kıldığı kutsal arza / yere girin, (Filistin, Eriha, Şam, Ürdün) ardınız üzere geri dönmeyin, hasara uğrayanlara dönüşürsünüz. Dediler ki ey Musa muhakkak ki orada zor kullanan / cebbar bir kavim var, oradan onlar çıkana değin oraya girmeyeceğiz, eğer ki onlar oradan çıkarlar, kesinlikle hemen gireriz. (Amelika kavmi) Allah’ın üzerlerinde nimeti olan iki adam dedi ki (Kalib ve Yuşa b. Nun) onların üzerine belirli bir kapıdan girin, oraya girdiğiniz zaman muhakkak ki siz galipsiniz (siz yeter ki şehre girin, ödlek onlar) eğer iman ediyorsanız , Allah’ı vekil tayin edin. Dediler ki ey Musa kesinlikle biz onlar orada kalmaya devam ettikleri sürece ebediyyen oraya girmeyiz, git, sen ve Rabbin her ikiniz savaşın biz işte burada oturup kalacağız. Musa da Ey Rabbim dedi, ben kendim ve kardeşim dışında birine egemen olamıyorum, yoldan çıkmış kavimle bizim aramızı ayır, Allah dedi ki muhakkak ki onlara / İsrail oğullarına kırk sene orası haram edildi. Yer yüzünde sersem vaziyette gezinsinler, yoldan çıkmış kavim için de ümitsizliğe düşme / tasalanma / ye’se düşme.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Allah'tan) Korkanlar arasında bulunan Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam, üzerlerine (şehrin) kapısından girin, oradan girerseniz, muhakkak galip gelirsiniz. Eğer, Mümin kimseler iseniz, ancak Allah’a tevekkül edin, demişlerdi.

Süleyman Ateş

(Allah'tan) korkanlardan Allah'ın ni'met verdiği iki adam dedi ki; "Onların üzerine kapıdan girin, eğer kapıdan girerseniz, muhakkak ki siz galib gelirsiniz. Haydi eğer inanıyorsanız Allah'a dayanın!"

Süleymaniye Vakfı

O yere girmeye korkanların arasından Allah'ın nimet verdiği iki kişi dipnot 1 şöyle dedi: "Onların yanına şu kapıdan girin; oradan girerseniz hakim olanlar siz olursunuz. İnanıp güveniyorsanız yalnız Allah'a dayanın."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karşı çıkanların içinde olan ama onlar gibi olmayan Nun oğlu Yeşu'yla Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar. Sonra bütün İsrail topluluğuna şöyle dediler: "İçinden geçip araştırdığımız ülke çok iyi bir ülkedir. Eğer RAB bizden hoşnut kalırsa, süt ve bal akan o ülkeye bizi götürecek ve orayı bize verecektir. Ancak RAB'be karşı gelmeyin. Orada yaşayan halktan korkmayın. Onları ekmek yer gibi yiyip bitireceğiz. Koruyucuları onları bırakıp gitti. Ama RAB bizimledir. Onlardan korkmayın (Çölde sayım 14 /5-9)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O korkanlardan Allah'ın nimet verdiği iki kişi dedi ki "Onlara şu kapıdan hücum edin; oradan girerseniz galip gelirsiniz. Eğer inanıp güveniyorsanız yanlız Allah'a dayanın."

Şaban Britch

(Allah'tan) Korkanlar arasında bulunan Allah’ın kendilerine nimete verdiği iki adam: üzerlerine (şehrin) kapısından girin, oradan girerseniz, muhakkak galip gelirsiniz. Eğer, mümin kimseler iseniz ancak Allah’a tevekkül edin, demişlerdi.

Şaban Piriş

Korkanlar arasında bulunan Allah'ın nimete erdirdiği iki adam: -Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz, muhakkak galip gelirsiniz. Eğer, mümin iseniz Allah'a güvenin, demişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

İçine ürperti düşenlerden, Allah'ın nimet verdiği iki adam dedi ki: "Onların içine kapıdan girin. Oraya girdiğinizde galip geleceksiniz. Eğer inananlar iseniz yalnız Allah'a güvenin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then said two of the men who entertained the profound reverence dutiful to Allah, whom Allah has graced -thought to be Yashu’ (Joshua) and Caleb; Yashu’ succeeded Mussa in leadership forty years later. - Make a sudden entry by the proper gate, and once you are in, victory shall sit on your helm. "In Allah you put your trust if indeed you believe in Him with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues".

Abdul Haleem

Yet two men whom God had blessed among those who were afraid said, ‘Go in to them through the gate and when you go in you will overcome them. If you are true believers, put your trust in God.’

Abdullah Yusuf Ali

(But) among (their) Allah-fearing men were two on whom Allah had bestowed His grace: They said: "Assault them at the (proper) Gate: when once ye are in, victory will be yours; But on Allah put your trust if ye have faith."

Abul A'la Maududi

Two from among these who were frightened but upon whom Allah had bes-towed His favour dipnot 1 said: 'Enter upon them through the gate - for if you do enter - you will be the victors. And put your trust in Allah if indeed you are men of faith.'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This could have two meanings: either that two of those who feared the high-handed people of the Promised Land made that statement or that two of those who feared God did so. (However, most Qur'anic commentators subscribe to the latter meaning - Ed.)

Aisha Bewley

Two men among those who were afraid, but whom Allah had blessed, said, ‘Enter the gate against them! Once you have entered it, you will be victorious. Put your trust in Allah if you are muminun.’

Al-Hilali & Khan

Two men of those who feared (Allâh and) on whom Allâh had bestowed His Grace (they were يوشع وكالب Yûsha‘ and Kâlab) said: "Assault them through the gate; for when you are in, victory will be yours; and put your trust in Allâh if you are believers indeed."

Ali Quli Qarai

Said two men from among those who were Godfearing and whom Allah had blessed: ‘Go at them by the gate! For once you have entered it, you will be victors. Put your trust in Allah, should you be faithful.’

Amatul Rahman Omar

(Thereupon) two men (- Joshua and Caleb) from among those who feared (their Lord) and on whom Allâh had bestowed His blessings said, `Enter the gate (of the city advancing) against them, for when once you have entered it you shall surely be victorious, and in Allâh you should put your trust when you are believers (in Him). '

Arthur John Arberry

Said two men of those that feared God whom God had blessed, 'Enter against them the gate! When you enter it, you will be victors. Put you all your trust in God, if you are believers.'

Bijan Moeinian

Two God fearing people among them whom God had showered them with His blessings said: "Just step in through the gate and God will help you to overcome them (you do not even have to fight them. ) If you are true believers, you should put your trust in God.

E. Henry Palmer

Then said two men of those who fear, - God had been gracious to them both, - 'Enter ye upon them by the door, and when ye have entered it, verily, ye shall be victorious; and upon God do ye rely if ye be believers. '

Edip-Layth

Among those who were afraid, two men whom God had blessed, said, "Enter upon them through the gate; when you enter it then you will be the victors. You shall put your trust in God if you had acknowledged."

George Sale

And two men of those who feared God, unto whom God had been gracious, said, enter ye upon them suddenly by the gate of the city; and when ye shall have entered the same, ye shall surely be victorious: Therefore trust in God, if ye are true believers.

Hamid S. Aziz

Then said two of those who were God-fearing - Allah had been gracious to them both - "Enter you upon them by the gate, for once you have entered it, verily, you shall be victorious; so put your trust in Allah if you be, indeed, believers. "

Mahmoud Ghali

Said two men of the ones that feared Allah) (and) whom Allah had favored, "Enter in upon them (by) the gate. So, when you enter it, then surely you will be overcoming them. And so put all your trust in Allah in case you are believers."

Marmaduke Pickthall

Then out spake two of those who feared (their Lord, men) unto whom Allah had been gracious: Enter in upon them by the gate, for if ye enter by it, lo! ye will be victorious. So put your trust (in Allah) if ye are indeed believers.

Mohamed Ahmed - Samira

Then two of the men who feared (God), and to whom God was gracious, said to them: "Charge and rush the gate. If you enter, you will surely be victorious. And place your trust in God if you truly believe."

Muhammad Asad

[Whereupon] two men from among those who feared [God, and] whom God had blessed, said: "Enter upon them through the gate' -for as soon as you enter it, behold, you shall be victorious! And in God you must place your trust if you are [truly] believers!"

Mustafa Khattab

Two God-fearing men—who had been blessed by Allah—said, "Surprise them through the gate. If you do, you will certainly prevail. Put your trust in Allah if you are ˹truly˺ believers."

Progressive Muslims

Two men who were from among those that were aware; and God had bestowed upon both of them; said: "Enter upon them through the gate, if you enter it then you will be the victors; and put your trust in God if you are believers. "

Rashad Khalifa

Two men who were reverent and blessed by GOD said, "Just enter the gate. If you just enter it, you will surely prevail. You must trust in GOD, if you are believers."

Sahih International

Said two men from those who feared [to disobey] upon whom Allah had bestowed favor, "Enter upon them through the gate, for when you have entered it, you will be predominant. And upon Allah rely, if you should be believers."

Sam Gerrans

Said two men of those who feared, whom God had favoured: “Enter upon them by the gate; for when you have entered by it, then will you be victorious; and in God place your trust, if you be believers.”

Shabbir Ahmed

Then two men who feared violating Allah's Command, and whom Allah had blessed, said, "Enter the gate daringly, and you will be in command of the situation and will be victorious. Put your trust in Allah if you are believers." (The two men were Joshua and Caleb. Bible; Numbers xiv, 6-30).

Syed Vickar Ahamed

(But) among (their) men who feared Allah were two on whom Allah had granted His grace: They said: "Attack them at the (proper) gate: When once you are in, victory will be yours: And put your trust on Allah, if you have Faith. "

Taqi Usmani

Said two men from among the God-fearing, on whom Allah had bestowed His favour, "Enter the gate (charging) upon them. Once you have entered it, you will be the ones who will prevail. In Allah you must place your trust, if you are believers."

The Monotheist Group

Two men from among those who were fearing, upon whom God had bestowed favor, said: "Enter upon them through the gate, if you enter it then you will be the victors; and put your trust in God if you are believers."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩