Diyanet İşleri
Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum" dedi.
En'âm suresi
En'âm suresi, 77. ayet. فَلَمَّا رَءَا ٱلْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هَٰذَا رَبِّى فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمْ يَهْدِنِى رَبِّى لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلضَّآلِّينَ
felemmâ rae-lḳamera bâzigan ḳâle hâẕâ rabbî. felemmâ efele ḳâle leil lem yehdinî rabbî leekûnenne mine-lḳavmi-ḍḍâllîn.
Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in yıldıza, aya ve güneşe bakışı En'âm 74–79 3
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
İşte böylece İbrahim'e göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı gösteriyorduk ki kesin ilme erenlerden olsun.
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.
Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum" dedi.
Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.
"Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."
Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O'na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
77. “Ayı doğarken görünce” onun aydınlığı o yıldızdan daha fazla ve ondan farklı olduğu için yine dediklerini doğruymuş gibi kabul ederek: “Bu muymuş benim Rabbim?” dedi. O da batıp kaybolunca: “Eğer Rabbim bana hidâyet vermezse ben mutlaka sapıtanlardan olurum” dedi.” Böylelikle İbrahim Rabbinin hidâyetine muhtaç olduğunu en açık şekilde ifade etmiş ve eğer Allah kendisine hidâyet vermeyecek olursa kendisini hiç kimsenin hidâyete iletemeyeceğini ve eğer kendisine itaat konusunda yardımcı olmayacak olursa ona hiç kimsenin yardım edemeyeceğini ortaya koydu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ay'ı doğarken görünce, Rabbim budur, dedi. Fakat o da batınca, eğer Allah beni tevhidine ve yalnız kendisine ibadet etmeye muvaffak kılmazsa, muhakkak ki ben hak dinden uzak olan bir topluluktan olurum, dedi.
Aynı kök: بزغ (2 geçiş) · Aynı kök: افل (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz…
Aynı kök: افل (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İbrahim, "Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.
Aynı kök: قمر (27 geçiş)
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin,…
Aynı kök: قمر (27 geçiş)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…
Aynı kök: قمر (27 geçiş)
O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ayı doğarken görünce "Bu (muymuş) benim rabbim!" demişti. O da batınca, "Rabbim bana doğru yolu göstermemiş olsaydı elbette sapkın topluluktan olur(d)um." demişti.
Sonra aynı doğuşunu görünce "İşte Rabbim bu!" dedi. Fakat o da batınca dedi ki: "Doğrusu eğer Rabbim beni doğru yola iletmeseydi, ben de kesinlikle sapıtan kimselerden olurdum!"
Sonra, ayın doğduğunu görünce, "İşte benim Rabbim bu!" dedi. Ama ay da batınca, "Gerçekten, eğer Rabbim beni doğru yola iletmezse ben kesinlikle sapkınlığa düşmüş kimselerden olurdum!" dedi.
Ay'ı (duygusallık kaynağı oluşu itibarıyla benliğini) doğarken gördü. . . "İşte bu Rabbim" dedi. . . Batınca şöyle dedi: "Yemin olsun ki eğer Rabbim bana hidayet etmemiş olsaydı, elbette sapmışlar topluluğundan olurdum. "
Ardından ay'ı, (etrafa aydınlık saçarak) doğar görünce: "Bu benim rabbim" demiş, fakat o da kayboluverince: "Andolsun" demişti, "Eğer Rabbim beni doğru yola erdirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum."
Ay'ı doğarken görünce, Rabbim budur, dedi. O da batınca, Rabbim bana doğru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum, dedi.
Ay doğarken gördüğünde; "Benim Efendim, işte bu!" dedi. Fakat görünmez olunca, şöyle dedi: "Efendim, beni doğru yola yönlendirmezse, kesinlikle sapkınlar toplumundan olurum!"
Ayı doğarken görünce: "Budur rabbim" dedi. O da batınca, "Rabbim bana doğru yolu göstermeseydi, elbette sapan topluluktan olurdum" dedi.
Ay'ı doğarken görünce, "Budur benim Efendim!" dedi. Batınca da, "Efendim bana doğru yolu göstermezse sapıtanlardan olurum" dedi.
Ay'ı doğarken görünce, 'Budur benim Rabbim!,' dedi. Batınca da, 'Rabbim bana doğru yolu göstermezse sapıtanlardan olurum,' dedi.
Ay'ı doğarken görünce: "Bu imiş Rabbim!" dedi. Batınca da: "Yemin ederim ki, Rabbim bana doğru yolu göstermemiş olsaydı, muhakkak ki, şu şaşkın topluluktan biri olacakmışım." dedi.
vaktaki ay doğmak üzere iken gördü "bu imiş rabbım" dedi, derken batınca "kasem ederim ki, dedi, rabbım beni hidayetine mazhar etmese idi muhakkak şu şaşkın kavmden olacakmışım"
Sonra Ay'ın ortaya çıkışını görünce, "Rabb'im budur." dedi. Ay kaybolunca, "Eğer Rabb'im bana doğru yolu göstermemiş olsaydı sapkın olan halktan olurdum!" dedi.
Sonra Ay'ın ortaya çıkışını görünce, "Rabb'im budur." dedi. Ay kaybolunca, "Eğer Rabb'im bana doğru yolu göstermemiş olsaydı sapkın olan halktan olurdum!" dedi.
Sonra Ay'ın ortaya çıkışını görünce, "Rabb'im budur." dedi. Ay kaybolunca, "Eğer Rabb'im bana hidayet dipnot 1 etmemiş olsaydı sapkın olan halktan olurdum!" dedi.
Ardından ayı doğar görünce: "Bu benim rabbim" demiş, fakat o da kayboluverince: "Andolsun" demişti "Eğer rabbim beni doğru yola erdirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum."
Sonra ayı doğar halde görünce de: "Bu mu benim Rabbim?!" demiş, fakat o da batıb gidince: "Andolsun, demişdi, eğer Rabbim bana hidayet etmemiş olsaymış muhakkak sapanlar güruhundan olacakmışım".
Sonra ayı doğarken görünce: Bu mu benim Rabbım? demiş. O da batınca: Eğer Rabbım beni hidayete erdirmeseydi; muhakkak sapanlar güruhundan olurdum, demişti.
(74-90) Bir vakit İbrahim babası Azer’e dedi ki heykelleri / putları ilah mı ediniyorsunuz? Muhakkak ki ben, seni ve kavmini apaçık bir sapmışlıkta görüyorum, b öylece İbrahim'e semaları ve yeri idaresi altında bulundurmayı / melekutu gösteriyorduk ki yakinen bilen / yaşayarak bilen olsun. Üzerine gece kapatınca / cenn olunca (cin cenin cenne karanlıkta kalan) bir gezegen gördü / kevkeben gördü (yıldız değil gezegen) bu benim Rabbim dedi, battığında batanları sevmem dedi, Ay’ı ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim dedi, battığında ise eğer ki Rabbim bana yol göstermez ise sapmışlar kavminden olacaktım dedi, güneşi ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim bu çok büyük dedi , battığında ise ey kavmim sizin ortak koştuklarınızdan ben uzağım / beriyim dedi, kesinlikle ben, yüzümü yönelip arayan / hanif bir şekilde semaların ve arzın yaratıcısına çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim dedi , kavmi onla uğraştı (Hacet / uğraşı) A llah konusunda hem de beni yola da iletmişken benimle mi uğraşıyorsunuz dedi , O’na orta k koştuklarınızdan korkmam ancak Rabbim isterse eğer, bir şey yapabilirler, Rabbim de bilgisiyle / ilmen her şeyi kuşatır / kapsar, hâlâ düşünmeyecek misiniz? Allah’a Ortak koştuklarınızdan haklarında herhangi bir delil de inmemişlerden sizler bile korkmuyorsunuz ki ben nasıl korkayım , eğer biliyorsanız hangi bölüm / hangi fırka gerçekten güvendedir / imandadır? İman edenler ve imanlarına zulmü giydirmeyenler, işte bunlar emniyettedirler ve yola iletilmişlerdir / yola girmişlerdir. Bu bizim kanıtımız / deli limizdir, onu İbrahim ’e kavmi için verdik , isteğimiz kişinin derecesini yükseltiriz muhakkak ki Rabbin yargıçtır / hâkimdir, bilgedir / alimdir. Ona İshak ve Yakub ’u hibe ettik, hepsi de yola iletilmişti , önceden Nuh’u da soyunu da / zürriyetini de yola ilettik, Davud’u Süleyman’ı ve Eyyub’u da Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u da ve işte böyle, güzel davrananları karşılıklandırırız, Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas (Harun’un kardeşinin oğlu- yeğeni) hepsi Islah edici idi / Salih idi, İsmail, Elyas, Yunus ve Lut hepsini alemlerden üstün kıldık / faziletli kıldık ve Babalarından soylarından ve kardeşlerinden de onları seçtik ve doğru yola ilettik , bu Allah’ın yola iletmesidir, kullarından istediğini yola iletir, eğer onlar şirk koşsalardı, yaptıkları ne olursa olsun boşa giderdi, işte onlar kendilerine kitap , hüküm ve nebilik / bildiricilik verdiklerimiz eğer onları / nebileri inkâr ederlerse, kesin olan şu ki biz onları / nebileri, yok saymayan bir kavmin vekili yaparız. İşte onlar Allah’ın yola ilettikleridir, onlar hidayet olurlarken yanlarında sen de uy ve sizden bir ücret sual etmiyorum bu sadece alemlere bir hatırlatmadır de.
Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi. Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.
Ay'ı doğarken görünce: "Budur Rabbim" dedi. O da batınca: "Rabbim bana doğru yolu göstermeseydi, elbette sapan topluluktan olurdum." dedi.
Ay'ı, ışık saçarak doğarken gördüğünde "Bu benim Rabbimdir!" dedi. Kaybolduğunda da "Eğer Rabbim doğruyu göstermezse gerçekten ben de bu sapık topluluktan olacağım." dedi.
Ayı, ışıklarını saçarken gördü, "Benim rabbim (beni yöneten işte) budur" dedi. Onun ışığı da kaybolunca "Rabbim doğruyu göstermezse gerçekten ben de bu sapıtmış topluluktan biri olacağım" dedi.
Ay’ı doğarken görünce: Bu, Rabbim, demişti. Fakat, o da batınca; Rabbim beni doğru yola iletmezse, muhakkak sapıklığa düşmüş kimselerden olacağım, demişti.
Ay'ı doğarken görünce: -Bu, Rabbim, demişti. Fakat, o da batınca: -Rabbim beni doğru yola iletmezse, muhakkak sapıklığa düşmüş kimselerden olacağım, demişti.
Ay'ı doğar halde görünce, "Rabbim bu!" dedi. O batınca da şöyle konuştu: "Eğer Rabbim bana kılavuzluk etmeseydi sapıtan topluluktan olurdum."
Then when he saw the moon, again with his inward sight, rising into view and over head it sat: "This is my Allah", he said. But again when it vanished from sight he said: "Unless the supreme controlling and influencing power actuates me with thought and guidance, I will certainly be lost in a maze".
And when he saw the moon rising he said, ‘This is my Lord,’ but when it too set, he said, ‘If my Lord does not guide me, I shall be one of those who go astray.’
When he saw the moon rising in splendour, he said: "This is my Lord." But when the moon set, He said: "unless my Lord guide me, I shall surely be among those who go astray."
Then, when he beheld the moon rising, he said: 'This is my Lord!' But when it went down, he said: 'Were that my Lord did not guide me, I surely would have become among the people who have gone astray.'
Then when he saw the moon come up he said, ‘This is my Lord!’ Then when it set he said, ‘If my Lord does not guide me, I will be one of the misguided people. ’
When he saw the moon rising up, he said: "This is my lord." But when it set, he said: "Unless my Lord guides me, I shall surely be among the people who went astray."
Then, when he saw the moon rising, he said, ‘This is my Lord!’ But when it set, he said, ‘Had my Lord not guided me, I would surely have been among the astray lot. ’
Then when he saw the moon rise with spreading light he said (to the people), `Is this my Lord (as you assert)?' But when it set he said, `Had my Lord not guided me aright I would have, invariably, been of the people who have gone astray. '
When he saw the moon rising, he said, 'This is my Lord. ' But when it set he said, 'If my Lord does not guide me I shall surely be of the people gone astray.'
When Abraham saw the moon appearing in splendor, he said: "This must be the Lord!" When the moon disappeared [beyond the light of the sun,] he said: "If God does not guide me, I will be like those who are lost. "
And when he saw the moon beginning to rise he said, 'This is my Lord;' but when it set he said, 'If God my Lord guides me not I shall surely be of the people who err. '
So when he saw the moon rising, he said, "This is my Lord." But when it disappeared he said, "If my Lord will not guide me, then I will be amongst the wicked people!"
And when he saw the moon rise with spreading light, he said, 'Can this be my lord?' But when it set, he said, 'If my Lord guide me not, I shall surely be of the people who go astray. '
And when he saw the moon beginning to rise he said, "This is my Lord;" but when it set he said, "If Allah my Lord guides me not I shall surely be of the people who err. "
Then, as soon as he saw the moon emerging, he said, "This is my Lord. " Yet as soon as it set, he said, "Indeed unless my Lord guides me, indeed I will definitely be of the erring people."
And when he saw the moon uprising, he exclaimed: This is my Lord. But when it set, he said: Unless my Lord guide me, I surely shall become one of the folk who are astray.
When (Azar) saw the moon rise all aglow, he said: "This is my Lord. " But even as the moon set, (Abraham) said: "If my Lord had not shown me the way I would surely have gone astray."
Then, when he beheld the moon rising, he said, "This is my Sustainer!"-but when it went down, he said, "Indeed, if my Sustainer guide me not. I will most certainly become one of the people who go astray!"
Then when he saw the moon rising, he said, "This one is my Lord!" But when it disappeared, he said, “If my Lord does not guide me, I will certainly be one of the misguided people.”
So when he saw the moon rising, he said: "This is my Lord. " But when it disappeared he said: "If my Lord will not guide me, then I will be amongst the wicked people!"
When he saw the moon rising, he said, "Maybe this is my Lord!" When it disappeared, he said, "Unless my Lord guides me, I will be with the strayers."
And when he saw the moon rising, he said, "This is my lord. " But when it set, he said, "Unless my Lord guides me, I will surely be among the people gone astray."
Then when he saw the moon rising he said: “This is my Lord.” Then when it set he said: “If my Lord guide me not, I will be of the people who stray.”
(The other night) when the moon was rising, he exclaimed, "This is my Lord. " But when it went down, he said to himself and to the people, "Unless my Lord guides me, I surely will go astray."
When he saw the moon rising in splendor, he said: "This is my Lord. " But when the moon set, he said: "Unless my Lord guides me, I shall surely be among those who go astray."
Later, when he saw the moon rising, he said, "This is my Lord." But, when it vanished, he said, “Had my Lord not guided me, I would have been among those gone astray.”
So when he saw the moon rising, he said: "This is my Lord." But when it disappeared he said: "If my Lord does not guide me, then I will be among the wicked people!"