Bakara suresi

Bakara suresi, 137. ayet

Bakara suresi, 137. ayet. فَإِنْ ءَامَنُوا۟ بِمِثْلِ مَآ ءَامَنتُم بِهِۦ فَقَدِ ٱهْتَدَوا۟ وَّإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا هُمْ فِى شِقَاقٍ فَسَيَكْفِيكَهُمُ ٱللَّهُ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

fein âmenû bimiŝli mâ âmentüm bihî feḳadi-htedev. vein tevellev feinnemâ hüm fî şiḳâḳ. feseyekfîkehümü-llâh. vehüve-ssemî`u-l`alîm.

Diyanet İşleri

Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 134–140 · surenin 137. ayeti / 286

Konu İbrâhim'in dini ve Ya'kūb'un vasiyeti Bakara 130–141 3

  1. Bakara 134

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

  2. Bakara 135

    (Yahudiler) "Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, hakka yönelen İbrahim'in dinine uyarız. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

  3. Bakara 136

    Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rab'lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz."

  4. 137

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  5. Bakara 138

    "Biz, Allah'ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah'ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz" (deyin).

  6. Bakara 139

    Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz O'na gönülden bağlanmış kimseleriz."

  7. Bakara 140

    Yoksa siz, "İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler" mi diyorsunuz? De ki: "Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

137. Yani ey mü’minler topluluğu! Eğer kitap ehli de sizin iman ettiğiniz gibi bütün peygamberlere, bütün kitaplara ve bunların kapsamına ilk ve öncelikli olarak giren peygamberlerin sonuncusu ve en faziletlisi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ve Kur’ân-ı Kerîm’e iman edip de yalnızca Allah’a teslim olur ve peygamberlerden hiçbirisi arasında ayrım gözetmeyecek olurlarsa, işte o vakit “muhakkak” Naim Cennetlerine ulaştıran Sırat-ı Müstakim’e doğru “hidâyet bulurlar.” Yani bu şekilde iman etmedikleri sürece onların hidâyete giden yolu bulmalarına imkân yoktur. Hiçbir şekilde durum onların: “Yahudi veya hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız” dedikleri gibi veya hidâyet ve doğru yolun yalnızca izledikleri yola münhasır olduğu şeklindeki iddiaları gibi değildir.

“Hidâyet” hakkı bilmek ve onunla amel etmektir. Bunun zıddı ise ilimden ve ilmin akabinde amelden sapmaktır. İşte bu onların haktan yan çizip hidayetten yüz çevirmelerinin ardından üzerinde oldukları “ayrılık”tır. Ayrılık içerisinde bulunan, Allah ve Rasûlü bir tarafta, kendisi ise ayrı bir tarafta olan kimse demektir. Ayrılık içerisinde olmak Allah ve Rasûlü ile sınır mücadelesine girmeyi, Allah ve Rasulüne ileri derecede düşmanlığı gerektirir. Bu da Allah Rasûlü’ne eziyet etmek için çalışma sonucunu doğurur. Bundan dolayı Allah, Rasûlü’ne onlara karşı yeterli geleceği vaadinde bulunmuştur. Çünkü O, değişik dillerde olan ve türlü türlü ihtiyaçları dile getiren bütün sesleri “işitendir”. Onların önlerindekini de arkalarındakini de, gizliyi de açığı da zahiri de batını da “bilendir”. Durum bu olduğuna göre, Allah onların kötülüklerine karşı sana yeter. Nitekim Allah, Rasûlü’ne vaat ettiğini gerçekleştirmiş ve O’nu onlara üstün ve galip kılmıştır. O kadar ki, onların kimilerini öldürmüş, kimilerini esir almış, kimilerini sürgüne göndermiş ve alabildiğine darmadağın etmiştir. İşte bu buyrukta Kur’ân’ın mucizelerinden bir mucize vardır. Zira o, bir şeyi vukûundan önce haber vermiş ve o, tıpkı haber verdiği şekilde vukûa gelmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şayet Yahudi, Hristiyan ve diğer kâfirler sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, Allah'ın razı olduğu doğru yol üzere ilerlemiş olurlar. Eğer peygamberlerin tamamını ya da bazısını yalanlayarak iman etmekten yüz çevirirlerse onlar ihtilaf ve düşmanlık içindedirler. -Ey Peygamber!- Üzülme, Allah onların eziyetlerine karşı sana yeter. Onların şerrinden seni koruyacak ve onlara karşı sana yardım edecektir. Allah onların sözlerini hakkıyla işiten, niyetlerini ve amellerini hakkıyla bilendir.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِنْ fein eğer
  2. ءَامَنُوا۟ amenu iman ederlerse kök: امن
  3. بِمِثْلِ bimisli gibi kök: مثل
  4. مَآ ma
  5. ءَامَنتُم amentum sizin iman ettiğiniz kök: امن
  6. بِهِۦ bihi ona
  7. فَقَدِ fekadi elbette
  8. ٱهْتَدَوا۟ ۖ htedev doğru yolu bulmuş olurlar kök: هدي
  9. وَّإِن vein eğer
  10. تَوَلَّوْا۟ tevellev dönerlerse kök: ولي
  11. فَإِنَّمَا feinnema mutlaka
  12. هُمْ hum onlar
  13. فِى fi içine
  14. شِقَاقٍۢ ۖ şikakin anlaşmazlık (düşerler) kök: شقق
  15. فَسَيَكْفِيكَهُمُ feseyekfikehumu onlara karşı sana yeter kök: كفي
  16. ٱللَّهُ ۚ llahu Allah kök: اله
  17. وَهُوَ ve huve ve O
  18. ٱلسَّمِيعُ s-semiu işitendir kök: سمع
  19. ٱلْعَلِيمُ l-alimu bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    "Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar. dipnot 1 Dönerlerse, yalnızca anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. dipnot 2 O, duyandır, bilendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah Bakara 2:104. ayetinden itibaren ele aldığı konular bağlamında Medine ve civarındaki kitap ehlinin kendi yanlış inanışları ve müslümanlara karşı olumsuz tutumlarını ele aldıktan sonra, kurtuluşun onların dediği ve inandığı gibi değil de müslümanlarınki gibi olması gerektiğini işte bu ayette hükme bağlamaktadır. Onların inançlarında dönüştürdükleri türden milli veya ırkî bir kabulün değil, evrensel anlamda bütün peygamberlerin tebliğ ettiği ilahi öğretilere inanmanın gerekliliği ortaya konulmakta, son peygamber Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği esasları benimsemenin kurtuluş için vazgeçilmez olduğu özellikle ifade edilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Hicr 15:95.

Mustafa İslamoğlu

Eğer onlar sizin inandığınız gibi inanırlarsa, işte asıl o zaman doğru yola girmiş olurlar. Yok eğer bundan kaçınırlarsa, o zaman ayrımcılık çıkarıp sapan onlar olmuş olur. Onlara karşı, (tam zamanında) Allah sana yetecektir: zira O'dur içinizden geçen dilekleri işiten, niyetlerinizi ayrıntısıyla bilen.

Muhammed Esed

Eğer (ötekiler de) sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza saplanmış olurlar, ama Allah seni bundan korumaktadır. Zira yalnız O'dur her şeyi işiten, her şeyi bilen.

Ahmed Hulusi

Eğer onlar da, sizin O'na iman ettiğiniz kapsamda iman ederlerse, hakikate giden yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, parçalanmış ve dar kafalı olarak kalırlar. Onlara karşı Allah sana yeterlidir! "HU"; Es Semi'dir, El Aliym'dir.

Ali Bulaç

Şayet onlar da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Sana onlara karşı Allah yeter. O, işitendir, bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Eğer onlar (Yahûdi ve hristiyanlar) da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulur (hidâyete erer) lar; yok eğer yüz çevirirlerse mutlaka anlaşmazlık (ve ayrılık) içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Eğer sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer dönerlerse, kesinlikle ayrılığa sürüklenmiş olurlar. Allah, onlara karşı sana yeterlidir. Çünkü O, Duyandır; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka ayrılık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir; bilendir.

Edip Yüksel

Sizin onayladığınız gibi onaylasalar doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, karşıt olmuş olurlar. Onlara karşı ALLAH sana yeter. O İşitendir, Bilendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizin inandığınız gibi inansalar doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, karşıt olmuş olurlar. Onlara karşı ALLAH sana yeter. O İşitendir, Bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer onlar da böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu buldular. Yok, yüz çevirirlerse, onlar sadece bir ihtilaf ve çekişme içindedirler. Allah da senden yana onların haklarından geliverecektir. O, herşeyi işiten ve bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

eğer böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu buldular, yok yüz çevirirlerse onlar sırf bir şikak içindedirler, Allah da sana onların haklarından geliverecektir, ve o, o işiden, o bilendir

Erhan Aktaş

Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Gültekin Onan

Şayet onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir ayrılık içindedirler. Onlara karşı Tanrı sana yeter. O işitendir, bilendir.

Hasan Basri Çantay

Artık, eğer onlar da sizin bu iman etdiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu bulmuşlardır. Şayed yüz çevirirlerse onlar (size karşı) ancak muhaalefetdedirler. (Habibim) o suretde onlara karşı Allah (sana) yeter (Allah seni sıyanet edecekdir). O, hakkıyle işiden hakkıyla bilendir.

İbni Kesir

Onlar da, sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu bulmuşlardır. Şayet yüz çevirirlerse; şüphesiz ki onlar çekişme içerisindedirle. Onlara karşı Allah sana yetecektir. O, Semi'dir, Alim'dir.

Mehmet Alagaş

(135-141) Eğer hidayete erişmek istiyorsanız Yahudi yahut Hristiyan olun dediler, Be ki Bilakis İbrahim milleti doğru yolu bulmuş tek tanrılı idi / hanif idi , ortak koşanlardan / müşriklerden değillerdi. Allah’a ve bize indirilenlere, İbrahim’e İsmail’e İshak’a Yakub’a torunlarına indirilenlere, Musa’ya İsa’ya verilenlere, Nebilere Rablerinden verilenlere iman ettik, onlardan herhangi birisini ayrı tutmayız / fark gözetmeyiz ve biz O’na / Allah’a teslim olanlardanız deyin. Şayet sizin iman etmeniz gibi iman ederlerse kesinlikle yola girmişlerdir , eğer yüz çevirirlerse de onlar kesinlikle ayrışmışlardır , Allah onlara karşı sana yeterlidir, O, işitendir, bilendir. Allah’ın boyası, Allah’tan daha güzel boyaca kim olabilir ki? Biz O’na / Allah’a ibadet edenleriz . De ki Allah konusunda benimle tartışıyor musunuz? O , benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz O’na / Allah’a karşı , saf / katışıksız olanlarız / samimi olanlarız. Yoksa onlar, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Torunları Yahudi veya Hristiyanlardı mı diyorsunuz? De ki siz mi biliyorsunuz yahut Allah mı bilir? Yanında şahit olduğu şeyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. İşte bu , bir toplu mdu / bir ümmetti geldi geçti , ne kazandılarsa kendileri için kazandılar, sizde ne kazandıysanız kendiniz için kazandınız , onların yaptıklarından siz sorgulanmazsınız (Herkes kendi yaptıklarından sorgulanır)

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer onlar (Yahudi ve Hıristiyanlar) böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı sana yeter. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Süleyman Ateş

Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; ama dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşerler. Onlara karşı Allah sana yeter. O, işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yola girmiş olurlar. Ama yüz çevirirlerse kesinlikle ayrı yoldadırlar. dipnot 1 Onlara karşı Allah sana yetecektir. dipnot 2 O, daima dinleyen ve her şeyi bilendir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şikak (شقاق) kelimesi, bir şeyde oluşan yarık ve bir şeyi yarma anlamındaki şakk (شَقّ) kökünden türemiştir; kişinin, arkadaşının durduğu taraftan farklı bir tarafta durmasını ifade eder (Mekayis, Müfredat, Lisan'ul Arab). Bu kökten türeyen kelimeler Kur'an'da, daha çok, inanç farklılığı (Bakara 2/137, Hud 11/89), haktan uzaklaşma (Bakara 2/176, Hac 22/53, Sad 38/2, Fussilet 41/52) ve Allah'ın gösterdiği yoldan başka bir yola girme anlamında kullanılmıştır (Nisa 4/115; Enfal 8/13).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar da sizin inandığınız gibi inansalar, yola gelmiş olurlar. Yüz çevirirlerse, tam bir parçalanma içine girerler. Onlara karşı Allah sana yetecektir. Dinleyen ve bilen O'dur.

Şaban Britch

Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse şüphesiz hidayete ererler; yok eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. O hakkıyla işiten ve bilendir.

Şaban Piriş

-Eğer Yahudi ve Hıristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse şüphesiz hidayete ererler; yok eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Allah onlara karşı sana yeter. O hakkıyla işiten ve bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, hiç kuşkusuz iyiyi ve güzeli bulmuş olurlar; eğer sırt dönerlerse artık onlar şıkak içindedirler/parçalanmış olurlar. Onlara karşı sana Allah yeter. En iyi işiten, en güzel bilendir O.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

So, if they faithfully espouse the same system of faith, worship and principles as you, then the spirit of truth has guided them into all truth, but if they should turn a deaf ear then they are at variance, and Allah’s blessings, like a beacon, shall guard you from their inequities; He is AL-Sami’(all- Hearing),and AL-'Alim.

Abdul Haleem

So if they believe like you do, they will be rightly guided. But if they turn their backs, then they will be entrenched in opposition. God will protect you from them: He is the All Hearing, the All Knowing. And say [believers],

Abdullah Yusuf Ali

So if they believe as ye believe, they are indeed on the right path; but if they turn back, it is they who are in schism; but Allah will suffice thee as against them, and He is the All-Hearing, the All-Knowing.

Abul A'la Maududi

And then if they come to believe as you believe, they are on right guidance; and if they turn away, then quite obviously they have merely fallen into opposition to the Truth. Allah will suffice you for protection against them. He is All-Hearing, All-Knowing.

Aisha Bewley

If their iman is the same as yours then they are guided. But if they turn away, they are entrenched in hostility. Allah will be enough for you against them. He is the All-Hearing, the All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

So if they believe in the like of that which you believe, then they are rightly guided; but if they turn away, then they are only in opposition. So Allâh will suffice you against them. And He is the All-Hearer, the All-Knower.

Ali Quli Qarai

So if they believe in the like of what you believe in, then they are certainly guided; and if they turn away, then they are only [steeped] in defiance. Allah shall suffice you against them, and He is the All-hearing, the All-knowing.

Amatul Rahman Omar

Now, if they believe just as (sincerely) as you have believed in this (Qur'ân), then, of course, they are guided aright. But if they turn back then they are only in schism, (and fighting against the truth). In that case Allâh will surely suffice you against them for He is the All- Hearing, the All-Knowing.

Arthur John Arberry

And if they believe in the like of that you believe in, then they are truly guided; but if they turn away, then they are clearly in schism; God will suffice you for them; He is the All-hearing, the All-knowing;

Bijan Moeinian

If they believe, the way you have believed, indeed they will be in the right path. If they turn away from (God pleasing way of life), then they are in opposition. Rest assured that the reliance upon God suffice for your protection against them; after all, God Hears everything [that they say] and knows everything [that they do or going to do.]

E. Henry Palmer

If they believe in that in which ye believe, then are they guided; but if they turn back, then are they only in a schism, and God will suffice thee against them, for He both hears and knows.

Edip-Layth

So, if they acknowledge exactly as you have acknowledged, then they are guided; but if they turn away, then they are in opposition, and God will suffice you against them; He is the Hearer, the Knower.

George Sale

Now if they believe according to what ye believe, they are surely directed, but if they turn back, they are in schism. God shall support thee against them, for he is the hearer, the wise.

Hamid S. Aziz

If they believe in that in which you believe, then are on the right path; but if they turn back, then are they only in a schism, and Allah will suffice you against them, for He both Hearer and Knower.

Mahmoud Ghali

So, in case they believe in the like of whatever you have believed in, then they are readily guided; and in case they turn away, then surely they are only in opposition; so Allah will soon suffice you for them; and He is The Ever-Hearing, The Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

And if they believe in the like of that which ye believe, then are they rightly guided. But if they turn away, then are they in schism, and Allah will suffice thee (for defence) against them. He is the Hearer, the Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "We believe in God and what has been sent down to us, and what had been revealed to Abraham and Ishmael and Isaac and Jacob and their progeny, and that which was given to Moses and Christ, and to all other prophets by the Lord. We make no distinction among them, and we submit to Him."

Muhammad Asad

And if [others] come to believe in the way you believe, they will indeed find themselves on the right path; and if they turn away, it is but they who will be deeply in the wrong, and God will protect thee from them: for He alone is all-hearing, all-knowing.

Mustafa Khattab

So if they believe in what you believe, then they will indeed be ˹rightly˺ guided. But if they turn away, they are simply opposed ˹to the truth˺. But Allah will spare you their evil. For He is the All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

So, if they believe exactly as you have believed, then they are guided; but if they turn away, then they are in opposition and God will suffice you against them, and He is the Hearer, the Knower.

Rashad Khalifa

If they believe as you do, then they are guided. But if they turn away, then they are in opposition. GOD will spare you their opposition; He is the Hearer, the Omniscient.

Sahih International

So if they believe in the same as you believe in, then they have been [rightly] guided; but if they turn away, they are only in dissension, and Allah will be sufficient for you against them. And He is the Hearing, the Knowing.

Sam Gerrans

Then if they believe in the like of that in which you believe, they have been guided; but if they turn away, they are only in schism. And God will suffice thee against them; and He is the Hearing, the Knowing.

Shabbir Ahmed

So, if they come to believe like you believe, then they are rightly guided. But if they turn away, then they are in schism and opposition and Allah will suffice you against them. For, He is the Hearer, the Knower.

Syed Vickar Ahamed

So if they believe as you believe, they are indeed on the right path; But if they turn back, it is they who are in (different) faction; But Allah will suffice you against them, and He is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem).

Taqi Usmani

So, if they believe in the same way as you believe, they will have certainly found the right path, and if they turn away, then the fact is that they are in antagonism. Then Allah will suffice you against them, and He is the All-Hearing, the All-Knowing.

The Monotheist Group

So, if they believe exactly as you have believed, then they are guided; but if they turn away, then they are in opposition and God will suffice you against them, and He is the Hearer, the Knower.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 137. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 137. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 137. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩