Diyanet İşleri
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
En'âm suresi
En'âm suresi, 96. ayet. فَالِقُ ٱلْإِصْبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيْلَ سَكَنًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ حُسْبَانًا ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ
fâliḳu-l'iṣbâḥ. vece`ale-lleyle sekenev veşşemse velḳamera ḥusbânâ. ẕâlike taḳdîru-l`azîzi-l`alîm.
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Taneyi yaran; gece ve gündüz; cinleri ortak koşmak En'âm 95–103 3
Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim" diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, "Haydi canlarınızı kurtarın! Allah'a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O'nun ayetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız" diyecekleri zaman hallerini bir görsen!
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı. Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
96. Şanı Yüce Allah gıdaların temel maddesinin yaratılmasını söz konusu ettikten sonra meskenler, ışık, karanlık ve buna bağlı olan türlü menfaat ve maslahatlardan kulların ihtiyaç duydukları her şeyi hazırlamak suretiyle onlara yapmış olduğu lütuf ve ihsanını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “O, sabahı yarıp çıkartandır”; yani tane ve çekirdeği çatlatıp yaran O olduğu gibi, yeryüzünde bulunanları kuşatan karanlık geceyi de sabahın aydınlığı ile yavaş yavaş yarıp ortadan kaldıran O’dur. Nihâyet gece karanlığı tümden çekilir gider de onun yerine her yeri kuşatan aydınlık ve ışık gelir. İnsanlar da onun sayesinde maslahatlarına, geçimlerine, din ve dünyalarının faydasına olan işleri yaparlar.
İnsanların dinlenmeye, karar bulmaya ve rahata ihtiyaçları olduğundan ve bunlar da gündüz ve aydınlıkta gereği gibi gerçekleşmediğinden dolayı Allah “geceyi bir sükûn (vakti)” yani içinde insanların evlerine ve uykularına çekildikleri, hayvanların barınaklarına, kuşların da yuvalarına çekilip paylarına düşen dinlenmeyi aldıkları bir vakit kıldı. Daha sonra Yüce Allah bu karanlığı aydınlıkla giderir ve bu, kıyamet gününe kadar böylece devam eder gider.
Ayrıca Yüce Allah “güneş ve ayı da birer hesap (ölçüsü) kılmıştır.” Onlar vasıtası ile vakitler bilinir. Bu yolla ibadetlerin vakitleri, insanlar arası ilişkilerin vadeleri doğru bir şekilde tespit edilir, geçen süreler bu sayede bilinir. Eğer güneş ve ay olmasaydı, bunlardan biri gidip öbürü gelmeseydi, insanların çoğu bunları bilemezlerdi, bu konuda ortak bir bilgiye sahip olamazlardı. Hatta belli bazı kimseler ancak büyük bir gayret harcadıktan sonra bu süreleri bilebilirlerdi. O zaman da zorunlu ve insanların maslahatına olan pek çok şey de elden kaçırılmış olurdu.
“Bu” sözü geçen takdir “Azîz ve Alim olanın takdiridir.” O azizdir; bu kadar büyük yaratılmışların O’na boyun eğmesi, O’nun emri ile hareket etmesi, O’nun kendileri için çizmiş olduğu sınırları aşmayacak, ileri de geçmeyecek, geri de kalmayacak şekilde emre amade kılınmış olmaları ve böylece sürüp gitmeleri O’nun izzetinin bir tecellisidir. Alimdir; gizli olanları da açıkta olanları da, öncekileri de sonrakileri de bilgisi ile kuşatmıştır. Yüce Allah’ın ilminin kuşatıcılığına dair aklî delillerden birisi de O’nun, bütün bu büyük mahlukatı belli bir takdir ve ölçü, harikulade bir düzen içerisinde idare etmesidir ki bu düzenin güzelliği, mükemmelliği maslahat ve hikmetlere uygunlugu gerçekten akıllara durgunluk verecek şekildedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O -Subhânehu ve Teâlâ- gecenin karanlığını yarıp sabahın aydınlığını ortaya çıkarandır. Geceyi, insanların gündüz vaktinde geçimlerini kazanmak için çaba sarf ettikten sonra dinlenmeleri için sükûnet zamanı kılmıştır. O, Güneş ve Ay'ı takdir edilen bir hesap ile yörüngelerinde hareket eder kılmıştır. Bu zikredilenler Allah'ın örneksiz görkemli sanatının eserleridir ve bunlar kendisine hiçbir kimsenin galip gelmediği Aziz olan Allah'ın takdiri ve değerlendirmesi ile var olmuşlardır. Yarattıklarını ve onlar için yararlı olanları en iyi bilendir.
Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş)
O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…
Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da…
Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.
Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş)
Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.
Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk.…
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Sakın Allah'ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, sabahı da yarandır (aydınlatandır). Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı birer hesap ölçüsü kılmıştır. dipnot 1 İşte bu, güçlü ve bilen (Allah)'ın ölçüsüdür.
O'dur tan yerini ağartan ve geceyi dinlenme vakti, güneşi ve ayı zamanı tayin ölçüsü kılan. Bunlar, her şeyi bilen sonsuz kudret sahibinin iradesiyle tayin ve tesbit edilmiştir.
Tan yerini ağartan(dır O), geceyi sükunet(in kaynağı) yapan ve güneş ile ayı tespit edilen yörüngelerinde hareket ettiren (Odur). Bu(nların tümü) her şeyi bilen sonsuz kudret sahibinin iradesi ile tayin edilmiştir.
Karanlığı yarıp aydınlığı ortaya çıkarandır! Geceyi sükunet, Güneş ve Ay'ı ölçüler vesilesi kıldı. . . Bu, Aziyz ve Aliym olanın takdiridir.
O sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükun (dinlenme), güneş ve ay'ı bir hesap (ile) kıldı. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen Allah'ın takdiridir.
O, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı (vakitlerin tayini için) birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, azîz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.
Sabahı, Yarıp Çıkarandır. Geceyi, dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da hesaplama aracı yapmıştır. İşte bu, Üstün Olanın; Bilenin ölçümlemesidir.
Allah, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı vakitlerin tayini için birer hesap ölçüsü kılandır. İşte bu, güçlü olan ve her şeyi pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.
Sabahı ortaya çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da bir hesaplama aracı yapmıştır. Bu, her şeyden Üstün ve her şeyi Bilen'in planıdır.
Sabahı ortaya çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ay'ı da bir hesaplama aracı yapmıştır. Bu, her şeyden Üstün ve her şeyi Bilen'in planıdır.
Tan attırıp sabahı çıkaran O'dur. Geceyi dinlenme zamanı, güneş ile ayı da vakit ölçüsü yapmıştır. İşte bu, o güçlü ve herşeyi bilenin takdiridir.
O, tan attırıb sabah çıkaran, geceyi bir aramgah kılmış, Şems-ü Kameri de birer nişanei hisab, o işte o aziz, alimin takdiri
O karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi bir sükunet, Güneş'i ve Ay'ı bir hesap ölçüsü kılandır. İşte bunlar, Mutlak Üstün Olan'ın, Her Şeyi Bilen'in takdiridir.
O karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi bir sükunet, Güneş'i ve Ay'ı bir hesap ölçüsü kılandır. İşte bunlar, Mutlak Üstün Olan'ın, Her Şeyi Bilen'in takdiridir.
O sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükunet, Güneş'i ve Ay'ı bir hesap ölçüsü kılandır. İşte bunlar, Mutlak Üstün Olan'ın, Her Şeyi Bilen'in takdiridir.
O sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükun (dinlenme), güneş ve ayı bir hesap (ile) kıldı. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen Tanrı'nın takdiridir.
Sabahı (gecenin karanlığından) yarıb çıkarandır O. Geceyi (halkın) bir sükun (u, dinlenmesi), güneşi ve ayı (vakıtların) bir hesab(ı) olarak yaratandır O. İşte bütün bunlar (mülkünde) mutlak gaalib, (her şey'i) hakkıyle bilen (Allah) ın takdiridir.
Sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükun, güneşi ve ayı da vakit ölçüsü kılmıştır. İşte bu; Aziz, Alim olanın takdiridir.
(91-99) Allah’ın güç yetirmesine / kadrine tam olarak güç yetiremediler (tam olarak anlayamadılar) o zaman da Allah bir beşere bir şey indirmemiştir dediler. De ki Onu, yani Musa ’nın ışık olarak / nur olarak ve insanlar için k ılavuz olarak getirmiş olduğu kitabı, indiren kimdir? Onu yazıyorsunuz ve de onu açı ğa çıkarıyorsunuz , çoğunu da gizliyorsunuz , sizin ve babalarınızın bilmedikleri size öğretilmişti , Allah de ve onları bırak daldıkları yerde oynasınlar. Bu, mübarek, elinizde olanı doğrulayan, kitabı memleketlerin anası şehri ve etrafındakileri uyarman için sana indiriyoruz, ahirete iman eden kimseler ona inanırlar ve onlar namazlarını da korurlar. Allah' a yalan ı iftira edenden yahut kendisine bir şey vahy olmadığı halde bana da vahyoluyor ve ben de Allah indirdiğinin benzerini indireceğim diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Zalimleri de ölümün sıkıntılı halindeyken ve melekler ellerini uzattıkları nda hallerini bir görsen, çıkarın nefislerinizi, bugün siz Allaha gerçek dışı şeyler söylediğiniz için aşa ğılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız. Ayetlerimize karşı büyükleniyordunuz. Kesin olan şu ki i lk kere / ilk defa yarattığımız gibi fert olarak bize geldiniz ve size kullanım salahiyeti verdiklerimizi ardınızda bırakıp terk ettiniz , içinizde şirk koştuğunuzu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz , a rtık aranız paramparça ve iddia ettikleriniz de sizden sapmış vaziyette. Allah tohumu / hububatı ve çekirdeği / nevayı patlatandır / infilak ettirendir. (Çekirdeği kırılmadan yenilen hububat, çekirdeği kırılarak yenilebilen neva) ölüden diri çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarandır , Allah böyledir, nasıl kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz, Sabahı pörtletip çıkarandır (falik) geceyi sakin kılan odur, güneşi ve ayı hesap aracı yapandır, bu, kıymetli ve bilge olanın ayarlamasıdır / takdiridir. Sizin için yıldız ları, onlarla karada ve denizde karanlıkta yol bulasınız diye yapandır, gerçekten bilen bir kavim için ayetleri ayrıntılandırdık. O sizi tek bir kişiden inşa edendir, yerleştiği (kadında) bir yer vardır ve bekletildiği (erkekte) bir yer vardır, gerçekten anlayan / fıkıh eden bir kavme ayetlerimizi anlatıyoruz. O gökten su indirendir (tekil), ondan her şeyin bitkisini çıkardık (çoğul) ondan yeşillikte / çimende çıkardık, ondan birbiri üzere binmiş / terkip olmuş tohumda çıkarıyoruz , birbirine yakın salkımlarda tomurcuklanmış hurmalar, birbirine benzeyen yahut birbirine benzemeyen üzüm, zeytin ve nar / rumman bahçeleri , olgunlaştığında ve son halinde onun ürününe bak muhakkak ki bunlar iman eden kavim için ayetlerdir.
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, Güneş'i ve Ay'ı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir.
Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran O'dur. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı (vakitlerin bilinmesi için) birer hesap (ölçüsü) yapmıştır. Bu, o üstün ve bilen(Allah)ın takdiridir.
Sabahın alaca karanlığını dipnot 1 yaran, geceyi dinlenme zamanı yapan, Güneş ile Ay'ı da bir hesaba göre düzenleyen odur dipnot 2 . Bunlar daima üstün ve bütün kararları doğru olanın koyduğu ölçüdür.
Karanlığı, günün ilk ışıklarıyla bölen, geceyi dinlenme zamanı, güneş ile ayı hesaba uygun yapan O'dur. Bunlar üstün ve bilgili olanın koyduğu ölçüdür.
Sabahı (karanlığı yarıp) ortaya koyanı, geceyi sükûnet kılan, güneşi ve ayı da hesap/vakit ölçüsü yapan O’dur.
Sabahı ortaya koyanı geceyi sükunet kılan, güneşi ve ayı da hesap ölçüsü yapan O'dur. Bu, aziz ve alim olanın takdiridir.
Şafağı yarıp sabahı ortaya çıkaran/Falık O'dur! Geceyi dinlenme zamanı yaptı; Güneş'i ve Ay'ı hesap aracı. İşte budur ölçülendirmesi o Aziz'in, o Alim'in!
He causes the night to lose its character, and the incipience of the gleam of dawn to cleave its way, and He designated the night as the period of natural repose and recuperation*, and the sun and the moon for determining and computing time. Such is the plan determined by the AL- Aziz (the Almighty) and AL-'Alim.
He makes the dawn break; He makes the night for rest; and He made the sun and the moon to a precise measure. That is the design of the Almighty, the All Knowing.
He it is that cleaveth the day-break (from the dark): He makes the night for rest and tranquillity, and the sun and moon for the reckoning (of time): Such is the judgment and ordering of (Him), the Exalted in Power, the Omniscient.
It is He Who causes the dawn to split forth, and has ordained the night for repose, and the sun and the moon for reckoning time. All this is determined by Allah the Almighty, the All-Knowing.
It is He Who splits the sky at dawn, and appoints the night as a time of stillness and the sun and moon as a means of reckoning. That is what the Almighty, the All-Knowing has ordained.
(He is the) Cleaver of the daybreak. He has appointed the night for resting, and the sun and the moon for reckoning. Such is the measuring of the All-Mighty, the All-Knowing.
Splitter of the dawn, He has made the night for rest, and the sun and the moon for calculation. That is the ordaining of the All-mighty, the All-knowing.
He is the cleaver of the daybreak (from the dark of the night), and He has made the night for rest, and the sun and the moon for reckoning (of time). That is the decree of the All-Mighty, the All-Knowing.
He splits the sky into dawn, and has made the night for a repose, and the sun and moon for a reckoning. That is the ordaining of the All-mighty, the All-knowing.
God is the One Who breaks the dawn and has made the night for you a time of relaxation. He is the One behind the movement of the sun and the moon. Such has He destined out of His knowledge and Greatness.
He it is who cleaves out the morning, and makes night a repose, and the sun and the moon two reckonings - that is the decree of the mighty, the wise!
Initiator of morning. He made the night for rest, and the sun and the moon as a calculation device. Such is the measure of the Noble, the Knowledgeable.
He causes the break of day and He made the night for rest and the sun and the moon for the reckoning of time. That is the measuring of the Mighty, the Wise.
He it is who cleaves out the morning, and makes night a repose, and the sun and the moon two reckonings (of Time). That is the decree of the Mighty, the Wise!
The Splitter of the daybreak, and He has made the night for rest, and the sun and moon to all-reckoned (courses). That is the determining of The Ever-Mighty, The Ever-Knowing.
He is the Cleaver of the Daybreak, and He hath appointed the night for stillness, and the sun and the moon for reckoning. That is the measuring of the Mighty, the Wise.
He ushers in the dawn, and made the night for rest, the sun and moon a computation. Such is the measure appointed by Him, the omnipotent and all-wise.
[He is] the One who causes the dawn to break; and He has made the night to be [a source of] stillness, and the sun and the moon to run their appointed courses: [all] this is laid down by the will of the Almighty, the All-Knowing.
He causes the dawn to break, and has made the night for rest and ˹made˺ the sun and the moon ˹to travel˺ with precision. That is the design of the Almighty, All-Knowing.
Initiator of morning and Maker of the night to reside in; and the sun and the moon for counting. Such is the measure of the Noble, the Knowledgeable.
At the crack of dawn, He causes the morning to emerge. He made the night still, and He rendered the sun and the moon to serve as calculation devices. Such is the design of the Almighty, the Omniscient.
[He is] the cleaver of daybreak and has made the night for rest and the sun and moon for calculation. That is the determination of the Exalted in Might, the Knowing.
The cleaver of daybreak; and He has appointed the night as rest, and the sun and the moon for reckoning. That is the determination of the Exalted in Might, the Knowing.
He is the Cleaver of the daybreak. He has appointed the night for stillness, (rest and tranquility) and the sun and the moon to run their well-calculated courses. They become means of calculating time for you (10:5). Such is the Design of the All-Powerful, the All-Knowing.
He it is that opens the day-break (from the dark), He makes the night for rest and peace, and the sun and moon for the measure (of time): Such is the Judgment and the Order from (Him), the Exalted in Power (Almighty, Al-Aziz), the All Knowing (Al-Aleem) and the Omniscient.
(He is) the One who causes the dawn to break. He has made the night for rest, and the sun and the moon for reckoning. This is a measure set by the All-Mighty, the All-Knowing.
Initiator of the morning and Maker of the night to reside in; and the sun and the moon for counting. Such is the measure of the Noble, the Knowledgeable.