Muhammed Esed
Gökyüzü parçalanıp yarıldığında,
82. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
İnfitâr suresi, 1. ayet. إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنفَطَرَتْ
iẕe-ssemâü-nfeṭarat.
Gökyüzü parçalanıp yarıldığında,
İnfitâr suresi, 2. ayet. وَإِذَا ٱلْكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتْ
veiẕe-lkevâkibü-nteŝerat.
ve yıldızlar dağılıp savrulduğunda,
İnfitâr suresi, 3. ayet. وَإِذَا ٱلْبِحَارُ فُجِّرَتْ
veiẕe-lbiḥâru füccirat.
denizler kabarıp taştığında,
İnfitâr suresi, 4. ayet. وَإِذَا ٱلْقُبُورُ بُعْثِرَتْ
veiẕe-lḳubûru bü`ŝirat.
ve kabirler alt üst olduğunda,
İnfitâr suresi, 5. ayet. عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ
`alimet nefsüm mâ ḳaddemet veeḫḫarat.
her insan, (sonunda,) ilerisi için ne hazırladığını ve (bu dünyada) ne bıraktığını anlayacaktır.
İnfitâr suresi, 6. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلْكَرِيمِ
yâ eyyühe-l'insânü mâ garrake birabbike-lkerîm.
Ey insan! Nedir seni lütuf sahibi Rabbinden uzaklaştıran,
İnfitâr suresi, 7. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ
elleẕî ḫaleḳake fesevvâke fe`adelek.
seni yaratan ve varlık amacına uygun olarak şekillendiren, tabiatını adil ölçüler içinde oluşturan,
İnfitâr suresi, 8. ayet. فِىٓ أَىِّ صُورَةٍ مَّا شَآءَ رَكَّبَكَ
fî eyyi ṣûratim mâ şâe rakkebek.
ve seni dilediği şekilde bir araya getiren (Rabbinden)?
İnfitâr suresi, 9. ayet. كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ
kellâ bel tükeẕẕibûne biddîn.
Hayır, (ey insanlar,) siz (Allah'ın) hükmünü yalanla(maya ne zaman kalkıştıysanız Allah'tan uzaklaş)tınız!
İnfitâr suresi, 10. ayet. وَإِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَٰفِظِينَ
veinne `aleyküm leḥâfiżîn.
Halbuki üzerinizde gözetleyici güçler vardır,
İnfitâr suresi, 11. ayet. كِرَامًا كَٰتِبِينَ
kirâmen kâtibîn.
değerli kaydedici(ler),
İnfitâr suresi, 12. ayet. يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ
ya`lemûne mâ tef`alûn.
yaptığınız her şeyin farkında olan!
İnfitâr suresi, 13. ayet. إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ
inne-l'ebrâra lefî ne`îm.
Bakın, (öteki dünyada) gerçek erdem sahipleri nimetler içinde bulunacaklar,
İnfitâr suresi, 14. ayet. وَإِنَّ ٱلْفُجَّارَ لَفِى جَحِيمٍ
veinne-lfüccâra lefî ceḥîm.
kötü ruhlular ise yakıcı bir ateş içinde,
İnfitâr suresi, 15. ayet. يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ ٱلدِّينِ
yaṣlevnehâ yevme-ddîn.
(bir ateş ki) Hesap Günü ortasına düşerler,
İnfitâr suresi, 16. ayet. وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَآئِبِينَ
vemâ hüm `anhâ bigâibîn.
ve ondan kurtulmaları mümkün olmaz.
İnfitâr suresi, 17. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
vemâ edrâke mâ yevmü-ddîn.
Hesap Günü nedir bilir misin?
İnfitâr suresi, 18. ayet. ثُمَّ مَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
ŝümme mâ edrâke mâ yevmü-ddîn.
Ve bir kez daha: Hesap Günü nedir bilir misin?
İnfitâr suresi, 19. ayet. يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِّنَفْسٍ شَيْـًٔا وَٱلْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِّلَّهِ
yevme lâ temlikü nefsül linefsin şey'â. vel'emru yevmeiẕil lillâh.
Hiçbir insanın başka birine zerre fayda sağlayamayacağı bir Gün(dür o) çünkü o Gün (açık seçik görülecektir ki) hakimiyet yalnız Allah'a aittir.