Diyanet İşleri
Şüphesiz, günahkarlar da cehennemdedirler.
İnfitâr suresi
İnfitâr suresi, 14. ayet. وَإِنَّ ٱلْفُجَّارَ لَفِى جَحِيمٍ
veinne-lfüccâra lefî ceḥîm.
Şüphesiz, günahkarlar da cehennemdedirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İyiler, günahkârlar ve o günün buyruğu İnfitâr 13–19 3
(10-11) Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.
Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.
Şüphesiz, iyiler Naim cennetindedirler.
Şüphesiz, günahkarlar da cehennemdedirler.
Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir.
Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.
Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 13–19. ayetler için yazılmıştır.
13. Burada “İyi ve itaatkar müminler” (ٱلۡأَبۡرَارَ )”dan kasıt, Allah’ın haklarını da kullarının haklarını da yerine getiren, kalbî amellerinde ve azalarının yaptıkları amellerde iyilikten ayrılmayanlardır. Bunların mükâfatı da hem dünya yurdunda, hem berzah/kabir aleminde, hem de ebedilik yurdunda kalbî, ruhî ve bedenî nimetlere nail olmaktır.
14. Allah’ın haklarını ve kullarının haklarını gereği gibi yerine getirmeyerek bu konuda kusurlu davranan “kötü ve günahkarlar”a gelince bunların kalpleri de kötüdür, amelleri de kötüdür ve bunlar “hiç şüphesiz cehennemdedirler.” Gerek dünya yurdunda, gerek berzah aleminde, gerekse de ebedilik yurdunda can yakıcı bir azap görürler.
15. “Onlar, hesap günü oraya gireceklerdir.” Yani amellerin karşılığının verileceği o günde, en çetin azaba uğratılmak üzere orayı boylayacaklardır.
16. “Ve bir daha oradan ayrılmayacaklardır.” Aksine sürekli orada kalacaklar, oradan başka bir yere çıkıp gidemeyeceklerdir.
17-18. “Hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? Evet; hesap gününün ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki?” Bu ifadeler ile zihinleri alak bullak eden o pek çetin günün dehşeti ifade edilmektedir.
19. “O gün kimse kimseye en ufak bir fayda sağlama imkanına sahip değildir.” İsterse bu kişi, onun yakın bir akrabası, candan bir sevdiği olsun. Çünkü herkes, kendi nefsi ile uğraşacaktır. Kendi nefsinin kurtuluşundan başka bir şey düşünmeyecektir.
"O gün emir/hüküm yalnız Allah’ındır.” Kulları arasında O hüküm verecektir. Mazlumun zalimdeki hakkını alıp sahibine verecektir.
Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
İnfitâr Sûresinin tefsiri burada sona ermektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Günahkârlar ise üzerlerine ateşin tutuşturulduğu cehennemde olacaklardır.
Aynı kök: فجر (24 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: فجر (24 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: فجر (24 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kök: جحم (26 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: جحم (26 geçiş)
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.
Aynı kök: جحم (26 geçiş)
İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki (yoldan) sapanlar ise cehennemde (olacak)tır.
sorumsuz davranan kötüler ise gözleri faltaşı gibi açacak bir ateşin içinde olacaklar,
kötü ruhlular ise yakıcı bir ateş içinde,
Muhakkak ki füccar (kötüler, Hak'tan sapanlar), elbette Cahim (ateş) içindedirler.
Ve şüphesiz facir (kötü) olanlar da, elbette çılgınca yanan ateşin içindedirler.
kötüler de cehennemdedirler.
Ve kuşkusuz, kötülük taşıyanlar, yakıcı bir ateş içindedir.
Kötüler de cehennemde olacaklardır.
Kötüler ise cehennemde.
Kötüler ise cehennemde.
Ve şüphesiz kötüler de cehennemdedirler.
Ve şübhesiz ki facirler Cahim içindedirler
Facirler dipnot 1 Cehennem'dedirler.
Facirler dipnot 1 Cehennemdedirler.
Facirler dipnot 1 Cehennemdedirler.
Ve facirler de elbette 'çılgınca yanan ateşin' içindedirler.
Kötüler ise muhakkak alevli ateşdedirler.
Ve şüphesiz ki, kötüler de alevli ateştedirler.
(1-19) Sema çatlayıp yarıldığında, gezegenler dökülüp saçıldığında, denizler fışkırdığında, kabirlerin içi dışına çıkarıldığında, her nefis ne sunduğunu neyi ertelediğini bilir. Ey insan seni veren / ikram eden Rabbine karşı aldatan neydi? O ki seni yarattı, biçimlendirdi ve seni düzgün yarattı, istediği herhangi bir biçimde / herhangi bir surette de seni birleştirdi / terkip etti, hayır siz hesaplaşmayı / dini yalanlıyorsunuz, sizin üzerinizde muhafızlar vardır, ikram edilen yazıcılar, ne yapıyorsanız biliyorlar. İyiler nimetler içindedirler , facirler ise cehennemdedirler , h esaplaşma günü oraya atılırlar, orada onlar kaybolmayacaklardır, hesaplaşma gününü sana idrak ettiren nedir? Peki sonra hesaplaşma gününü sana idrak ettiren nedir? O gün kimse başka bir kimse hakkında herhangi bir şeye malik değildir, emir o gün Allah’a aittir.
Kötüler/günahkârlar ise kesinlikle Cehennem'dedir.
Kötüler de yakıcı ateş içindedirler.
Günaha batanlar ise mutlaka yakıcı ateşte olacak, dipnot 1
Taşkınlık edenler ise alevli ateşte olacaklar,
Kötüler/günahkârlar ise kesinlikle Cehennem'dedir.
Kötüler/günahkarlar ise kesinlikle cehennemdedir.
Kötülerse cehennemin ta ortasında.
The wicked shall surely be in the fiercely blazing abyss,
and the wicked will burn in the Fire.
And the Wicked - they will be in the Fire,
and the wicked shall be in the Blazing Fire.
The dissolute will be in a Blazing Fire.
And verily, the Fujjâr (the wicked, disbelievers, polytheists, sinners and evil-doers) will be in the blazing Fire (Hell),
and indeed the vicious shall be in hell
But the wicked shall, of course, be in the flaming Fire.
and the libertines shall be in a fiery furnace
and the wicked ones will be condemned to Hellfire.
and, verily, the wicked are in hell;
The wicked are in hell.
But the wicked shall surely be in hell;
And verily, the wicked are in burning fire,
And surely the constantly impious will indeed be in Hell-Fire,
And lo! the wicked verily will be in hell;
The wicked certainly in Hell:
whereas, behold, the wicked will indeed be in a blazing fire –
and the wicked will be in Hell,
And the wicked are in Hell.
While the wicked have deserved Hell.
And indeed, the wicked will be in Hellfire.
And the licentious will be in Hell.
And behold, those who split humanity will face an Insurmountable Barrier.
And the wicked, they will be in Fire,
and the sinners in Hell,
Andthe wicked are in Hell.