Diyanet İşleri
(6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
İnfitâr suresi
İnfitâr suresi, 8. ayet. فِىٓ أَىِّ صُورَةٍ مَّا شَآءَ رَكَّبَكَ
fî eyyi ṣûratim mâ şâe rakkebek.
(6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ey insan! Seni yaratan ve yazıcı melekler İnfitâr 6–12 3
Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek.
(6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.
(10-11) Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–8. ayetler için yazılmıştır.
6. Yüce Allah, kendisine karşı kusurlu davranan, kendisine isyan etme cesaretini gösteren insana azarla karışık hitap ederek şöyle buyurmaktadır:
"Ey insan! O kerim Rabbine karşı seni aldatan nedir?” Sen, O’nun haklarını mı hafife olıyorsun yoksa azabını mı küçümsüyorsun yoksa O’nun, amellerin karşılığını vereceğine imanın mı yok?
7. “O ki seni” en güzel şekilde “yarattı.” Yoksa seni yaratan O değil mi?
“Yaratılışını da düzgün ve birbiriyle uyumlu kıldı.” En güzel şekilde, en hoş bir görünüşte, dimdik ve son derece uyumlu ölçülerde, her bir azanı yerli yerince yarattı. Bu nimetleri sana ihsan edene karşı nankörlük etmek yahut bunca iyilikleri verenin iyiliklerini inkâr etmek sana yakışır mı? Şüphesiz ki bu, senin cahilliğinden, zulmünden, inadından ve ahmaklığından kaynaklanmaktadır.
8. O, senin suretini bir köpek, eşek veya buna benzer bir hayvan suretinde kılmadığı için Allah’a hamdetmelisin. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Dilediği bir suretle sana şekil verdi.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Seni hangi surette yaratmayı dilediyse, öyle yarattı. Seni; eşek, maymun, köpek veya bunların dışında bir surette yaratmayarak, nimetlendirdi.
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size…
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…
Aynı kök: صور (19 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…
Aynı kök: صور (19 geçiş)
O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kök: صور (19 geçiş)
O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Dilediği şekilde seni oluşturdu.
(yani) hangi surette dilemişse seni öyle terkip etti.
ve seni dilediği şekilde bir araya getiren (Rabbinden)?
Hangi surette olmanı diledi ise öylece terkibini - bileşimini oluşturdu!
Dilediği bir surette seni tertib etti.
seni istediği bir şekilde birleştiren,
Dilediği biçimde seni oluşturdu.
- O, seni yaratıp sana şekil veren, seni düzgün ve ölçülü kılan, istediği şekilde seni terkip edendir.
Dilediği bir biçimde seni oluşturdu.
Dilediği bir biçimde seni oluşturdu.
Seni dilediği herhangi bir biçimde oluşturdu.
Dilediği her hangi bir surette terkib etti
Seni dilediği şekilde düzenledi.
Seni dilediği şekilde düzenledi.
Seni dilediği şekilde düzenledi.
Dilediği bir surette seni tertib etti.
Seni dilediği herhangi bir suretde terkib edendir O.
Seni istediği şekilde terkib etmiştir.
(1-19) Sema çatlayıp yarıldığında, gezegenler dökülüp saçıldığında, denizler fışkırdığında, kabirlerin içi dışına çıkarıldığında, her nefis ne sunduğunu neyi ertelediğini bilir. Ey insan seni veren / ikram eden Rabbine karşı aldatan neydi? O ki seni yarattı, biçimlendirdi ve seni düzgün yarattı, istediği herhangi bir biçimde / herhangi bir surette de seni birleştirdi / terkip etti, hayır siz hesaplaşmayı / dini yalanlıyorsunuz, sizin üzerinizde muhafızlar vardır, ikram edilen yazıcılar, ne yapıyorsanız biliyorlar. İyiler nimetler içindedirler , facirler ise cehennemdedirler , h esaplaşma günü oraya atılırlar, orada onlar kaybolmayacaklardır, hesaplaşma gününü sana idrak ettiren nedir? Peki sonra hesaplaşma gününü sana idrak ettiren nedir? O gün kimse başka bir kimse hakkında herhangi bir şeye malik değildir, emir o gün Allah’a aittir.
Seni dilediği surette terkib etti (şekillendirdi).
Seni(n organlarını) dilediği şekilde birbirine ekledi.
tercih ettiği dipnot 1 özgün bir biçimde seni oluşturandır. dipnot 2
Seni belirlediği yapıda düzenleyen de O'dur dipnot 1 .
O, seni dilediği sûrette yarattı.
O, seni dilediği surette tertip etti.
Dilediği herhangi bir biçimde seni oluşturdu.
In whatever form He wills, He shapes you; not to mention, complete defective or deficient.
in whatever form He chose?
In whatever Form He wills, does He put thee together.
and set you in whatever form He pleased? dipnot 1
and assembled you in whatever way He willed.
In whatever form He willed, He put you together.
and composed you in any form that He wished?
And He fashioned you in whatever form it pleased Him.
and composed thee after what form He would?
In any shape and size that He has wished you to be.
and in what form He pleased composed thee?
In any which form He chose, He constructed you.
and rightly disposed thee? In what form He pleased hath He fashioned thee.
Into whatever form He wills He castes you.
In whichever fashion He (so) decides, He compounds you.
Into whatsoever form He will, He casteth thee.
Shaping you into any form He pleased?
having put thee together in whatever form He willed [thee to have]?
moulding you in whatever form He willed?
In any which picture He chooses, He places you.
In whatever design He chose, He constructed it.
In whatever form He willed has He assembled you.
In what form He willed assembling thee?
Having shaped you and put you together well in accordance with His Laws. (59:24).
In whatever form He wishes, He puts you together.
He composed you in whichever form He willed.
Inany which picture He chooses, He places you.