İnfitâr suresi

İnfitâr suresi, 9. ayet

İnfitâr suresi, 9. ayet. كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ

kellâ bel tükeẕẕibûne biddîn.

Diyanet İşleri

Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İnfitâr 6–12 · surenin 9. ayeti / 19

Konu Ey insan! Seni yaratan ve yazıcı melekler İnfitâr 6–12 3

  1. İnfitâr 6–8

    (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

  2. 9

    Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.

  3. İnfitâr 10–11

    (10-11) Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.

  4. İnfitâr 12

    Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 9–12. ayetler için yazılmıştır.

9-12. “Hayır! Bilakis siz hesabı yalanlıyorsunuz.” Bunca öğütlere ve hatırlatmalara rağmen hâlâ hesabı, amellerin karşılığının görüleceğini yalanlamaya devam ediyorsunuz. Oysa yaptıklarınızdan dolayı hesaba çekilmeniz kaçınılmaz bir şeydir. Zaten Yüce Allah, üzerinize şerefli meleklerini görevlendirmiştir, bunlar söylediklerinizi ve yaptıklarınızı yazarlar ve bunları çok iyi bilirler.

Bunun kapsamına hem kalbî fiiller, hem azaların fiilleri girmektedir. O halde size yakışan bu meleklere saygılı olmaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Gafiller!- Bu durum sizin düşündüğünüz gibi değildir. Bilakis siz, karşılıkların görüleceği günü yalanlıyorsunuz. O gün için amel etmiyorsunuz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. كَلَّا kella hayır
  2. بَلْ bel bilakis
  3. تُكَذِّبُونَ tukezzibune siz yalanlıyorsunuz kök: كذب
  4. بِٱلدِّينِ bid-dini cezayı kök: دين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    (2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hayır! Doğrusu siz dini (hesap gününü) yalanlıyorsunuz.

Mustafa İslamoğlu

Yapmayın ama; Hesap (Günü'nü) yalanlama (eğilimini) hep içinizde taşıyorsunuz;

Muhammed Esed

Hayır, (ey insanlar,) siz (Allah'ın) hükmünü yalanla(maya ne zaman kalkıştıysanız Allah'tan uzaklaş)tınız!

Ahmed Hulusi

Hayır, (iş sandığınız gibi değil)! Bilakis dininizi (tabi olduğunuz Sistem'i) yalanlıyorsunuz!

Ali Bulaç

Asla, hayır; siz dini yalanlıyorsunuz;

Ali Özek ve heyeti

Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz.

Ali Rıza Safa

Hayır, asla! Dini yalanlıyorsunuz.

Bayraktar Bayraklı

Öyle değil, doğrusu sizler yargı gününü yalanlıyorsunuz.

Edip Yüksel

Doğrusu, siz, dini yalanlıyorsunuz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Doğrusu, siz, dini yalanlıyorsunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hayır, hayır, doğrusu siz dini yalanlıyor, cezaya inanmıyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır hayır, doğrusu siz dini tekzib ediyor, cezaya inanmıyorsunuz

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hayır! Bilakis, siz dini yalanlıyorsunuz!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hayır! Bilakis, siz dini dipnot 1 yalanlıyorsunuz!

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap verme gününü, yargı gününü.

Gültekin Onan

Asla, hayır; siz dini yalanlıyorsunuz;

Hasan Basri Çantay

Hayır (siz Allahın keremine de mağrur olmuyorsunuz). Bil'akis dini yalan sayıyorsunuz.

İbni Kesir

Hayır; bilakis siz, dini yalan sayıyorsunuz.

Mehmet Alagaş

(1-19) Sema çatlayıp yarıldığında, gezegenler dökülüp saçıldığında, denizler fışkırdığında, kabirlerin içi dışına çıkarıldığında, her nefis ne sunduğunu neyi ertelediğini bilir. Ey insan seni veren / ikram eden Rabbine karşı aldatan neydi? O ki seni yarattı, biçimlendirdi ve seni düzgün yarattı, istediği herhangi bir biçimde / herhangi bir surette de seni birleştirdi / terkip etti, hayır siz hesaplaşmayı / dini yalanlıyorsunuz, sizin üzerinizde muhafızlar vardır, ikram edilen yazıcılar, ne yapıyorsanız biliyorlar. İyiler nimetler içindedirler , facirler ise cehennemdedirler , h esaplaşma günü oraya atılırlar, orada onlar kaybolmayacaklardır, hesaplaşma gününü sana idrak ettiren nedir? Peki sonra hesaplaşma gününü sana idrak ettiren nedir? O gün kimse başka bir kimse hakkında herhangi bir şeye malik değildir, emir o gün Allah’a aittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.

Süleyman Ateş

Hayır, (bu gururunuzun sebebi şudur) siz ceza (görme)yi yalanlıyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yok, yok… Siz hesap verme işini yalan sayıyorsunuz.

Şaban Britch

Hayır! Hesabı yalanlıyorsunuz.

Şaban Piriş

Hayır, aksine dini/hesabı yalanlıyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, iş sanıldığı gibi değil! Siz dini yalanlıyorsunuz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No, but you refuse to acknowledge Allah and do not admit the truth of the Day of Judgement.

Abdul Haleem

Yet you still take the Judgement to be a lie!

Abdullah Yusuf Ali

Nay! But ye do reject Right and Judgment!

Abul A'la Maududi

No indeed; dipnot 1 (the fact is that) you deny the Reckoning, dipnot 2 declaring it a lie;

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, there is no reasonable ground for you to be deluded. Your own physical existence itself tells that you did not come into being by yourself; your parents also did not make you. Man also did not come about as a result of the elements combining together by themselves accidentally; but a Wise and Powerful God has composed you into this perfect human shape and form. There are other kinds of animals in the world compared with which your excellent form and structure and your superior powers and faculties stand out in sharp contrast. Reason demanded that in view of all this you should have submitted gratefully and should never have dared commit disobedience of your beneficent Sustainer. You also know that your Lord and Sustainer is not only Compassionate and Bountiful but Almighty and Omnipotent as well. When an earthquake, cyclone or flood occurs by His command, all your devices and measures fail to be effective. You also know that your Lord and Sustainer is not ignorant and foolish but Wise and Knowing, and the necessary demand of wisdom and knowledge is that whoever is given intellect should also be held responsible for his acts; whoever is given powers should also be held accountable as to how he used those powers; and whoever is given the choice to do good or evil on his own responsibility, should also be rewarded for his good act and punished for his evil act. All these truths are clearly and plainly known to you; therefore, you cannot say that there exists a reasonable ground for you to be deluded concerning your Lord. Your own nature is sufficient evidence that the beneficence of the Master should never cause the servant to be fearless of Him, and be involved in the misunderstanding that he may do whatever he pleases, no one can harm him in any way.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, you have not been deluded and beguiled by any good reason but by your foolish concept that there is going to be no meting out of rewards and punishments after the life of this world. It is this wrong and baseless concept which has made you heedless of God, fearless of His justice and irresponsible in your moral attitude.

Aisha Bewley

Yes indeed! But still you deny the Judgement.

Al-Hilali & Khan

Nay! But you deny Ad-Dîn (i.e. the Day of Recompense).

Ali Quli Qarai

No indeed! Rather you deny the Retribution.

Amatul Rahman Omar

Surely, (it is) not at all (as you think), the truth is that you treat the Requital as a lie.

Arthur John Arberry

No indeed; but you cry lies to the Doom;

Bijan Moeinian

What a shame that you reject His prescribed way of conduct.

E. Henry Palmer

Nay, but ye call the judgment a lie!

Edip-Layth

No, you are but deniers of the system.

George Sale

Assuredly. But ye deny the last judgment as a falsehood.

Hamid S. Aziz

Nay! But you deny the judgment,

Mahmoud Ghali

Not at all! No indeed, (but) you cry lies to the Doom.

Marmaduke Pickthall

Nay, but ye deny the Judgment.

Mohamed Ahmed - Samira

Even then you deny the Judgement.

Muhammad Asad

Nay, [O men,] but you [are lured away from God whenever you are tempted to] give the lie to [God’s] Judgment!

Mustafa Khattab

But no! In fact, you deny the ˹final˺ Judgment,

Progressive Muslims

No, you are but deniers of the system.

Rashad Khalifa

Indeed, you disbelieve in the religion.

Sahih International

No! But you deny the Recompense.

Sam Gerrans

No, indeed! The truth is, you deny the Judgment.

Shabbir Ahmed

Nay, but you deny the Judgment and the Divine System of life. ('Deen' = Divine System = Final Judgment = Way of life = Erroneously, but frequently translated as religion).

Syed Vickar Ahamed

No! But you (men) reject the (Final) Judgment!

Taqi Usmani

Never! (i.e. one should never be heedless towards him.) But you deny the Requital,

The Monotheist Group

No, you are but deniers of the system.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İnfitâr suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İnfitâr suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İnfitâr suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩