Süleyman Ateş
(İnsanları) Diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her fesad kişinin vay haline!
104. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Hümeze suresi, 1. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ
veylül likülli hümezetil lümezeh.
(İnsanları) Diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her fesad kişinin vay haline!
Hümeze suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۥ
elleẕî ceme`a mâlev ve`addedeh.
O ki mal yığdı, onu saydı durdu.
Hümeze suresi, 3. ayet. يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ
yaḥsebü enne mâlehû aḫledeh.
Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanıyor.
Hümeze suresi, 4. ayet. كَلَّا لَيُنۢبَذَنَّ فِى ٱلْحُطَمَةِ
kellâ leyümbeẕenne fi-lḥuṭameh.
Hayır, andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
Hümeze suresi, 5. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحُطَمَةُ
vemâ edrâke me-lḥuṭameh.
Hutame'nin ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Hümeze suresi, 6. ayet. نَارُ ٱللَّهِ ٱلْمُوقَدَةُ
nâru-llâhi-lmûḳadeh.
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Hümeze suresi, 7. ayet. ٱلَّتِى تَطَّلِعُ عَلَى ٱلْأَفْـِٔدَةِ
elletî teṭṭali`u `ale-l'ef'ideh.
(Bir ateş) Ki gönüllere işler.
Hümeze suresi, 8. ayet. إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ
innehâ `aleyhim mü'ṣadeh.
O, onların üzerine kapatılıp kilitlenecektir.
Hümeze suresi, 9. ayet. فِى عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍۭ
fî `amedim mümeddedeh.
(Kendileri,) Uzatılmış direkler arasında (bağlı) olarak (kalacaklardır).