İbni Kesir
Diliyle çekiştirip yüzünde de alay edenin vay haline.
104. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Hümeze suresi, 1. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ
veylül likülli hümezetil lümezeh.
Diliyle çekiştirip yüzünde de alay edenin vay haline.
Hümeze suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۥ
elleẕî ceme`a mâlev ve`addedeh.
Ki o, mal toplayıp onu sayar.
Hümeze suresi, 3. ayet. يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ
yaḥsebü enne mâlehû aḫledeh.
Malının kendisini ebedi kılacağını sanır.
Hümeze suresi, 4. ayet. كَلَّا لَيُنۢبَذَنَّ فِى ٱلْحُطَمَةِ
kellâ leyümbeẕenne fi-lḥuṭameh.
Hayır; andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
Hümeze suresi, 5. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحُطَمَةُ
vemâ edrâke me-lḥuṭameh.
Hutame'nin ne olduğunu bilir misin sen?
Hümeze suresi, 6. ayet. نَارُ ٱللَّهِ ٱلْمُوقَدَةُ
nâru-llâhi-lmûḳadeh.
O, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
Hümeze suresi, 7. ayet. ٱلَّتِى تَطَّلِعُ عَلَى ٱلْأَفْـِٔدَةِ
elletî teṭṭali`u `ale-l'ef'ideh.
Ki tırmanıp yüreklerin içine işler.
Hümeze suresi, 8. ayet. إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ
innehâ `aleyhim mü'ṣadeh.
Bu, onların üzerine kapatılmıştır.
Hümeze suresi, 9. ayet. فِى عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍۭ
fî `amedim mümeddedeh.
Uzatılmış sütunlar arasında.