Mustafa İslamoğlu
Gizli-açık, arkadan-önden sürekli iftira atıp kara çalan, çekiştirip ayıp kusur arayan herkes kendine yazık etmiştir!
104. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Hümeze suresi, 1. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ
veylül likülli hümezetil lümezeh.
Gizli-açık, arkadan-önden sürekli iftira atıp kara çalan, çekiştirip ayıp kusur arayan herkes kendine yazık etmiştir!
Hümeze suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۥ
elleẕî ceme`a mâlev ve`addedeh.
İşte, malı yığan ve onu birikim sayan bu tiptir;
Hümeze suresi, 3. ayet. يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ
yaḥsebü enne mâlehû aḫledeh.
o, malının kendisini ölümsüz yapacağını sanmaktadır.
Hümeze suresi, 4. ayet. كَلَّا لَيُنۢبَذَنَّ فِى ٱلْحُطَمَةِ
kellâ leyümbeẕenne fi-lḥuṭameh.
Hayır, aksine o kırıp geçiren ve iliklere işleyen bir ateşin dibine savrulacak;
Hümeze suresi, 5. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحُطَمَةُ
vemâ edrâke me-lḥuṭameh.
Sahi sen nereden bileceksin kırıp geçiren ateş nedir?
Hümeze suresi, 6. ayet. نَارُ ٱللَّهِ ٱلْمُوقَدَةُ
nâru-llâhi-lmûḳadeh.
O Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Hümeze suresi, 7. ayet. ٱلَّتِى تَطَّلِعُ عَلَى ٱلْأَفْـِٔدَةِ
elletî teṭṭali`u `ale-l'ef'ideh.
O öyle bir ateştir ki, bütün bir iç dünyalarını kaplayarak yükselir.
Hümeze suresi, 8. ayet. إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ
innehâ `aleyhim mü'ṣadeh.
İşte o ateş onların üzerine güdümlenmiştir;
Hümeze suresi, 9. ayet. فِى عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍۭ
fî `amedim mümeddedeh.
uzayıp giden parmaklıklar arasında (kendi zindanlarına mahkum olacaklardır).