Hümeze suresi

Hümeze suresi, 1. ayet

Hümeze suresi, 1. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ

veylül likülli hümezetil lümezeh.

Diyanet İşleri

(1-2) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hümeze 1–4 · surenin 1. ayeti / 9

Konu Mal toplayıp insanları çekiştiren kimse Hümeze 1–3 3

  1. 1–2

    (1-2) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!

  2. Hümeze 3

    O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır.

  3. Hümeze 4

    Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1. “İnsanları hem fiille hem de sözle kötüleyip çekiştiren her kişinin vay haline!” Burada “vay haline” ifadesi, onlara bir tehdit, vebal ve şiddetli bir azap var, anlamındadır.

Ayette geçen “همزة”, insanları işaretle ve fiille ayıplayıp kötüleyen, tenkit eden kimse demektir.

"لمزة” ise insanları sözlü olarak ayıplayıp kötüleyen kimse demektir. Fiil ve sözleri ile başkasını kötüleyen bu kimselerin sıfatlarından birisi de şudur:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanların arkasından konuşan ve onlara dil uzatanlara kötü bir akıbet ve şiddetli bir azap vardır.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيْلٌۭ veylun vay haline
  2. لِّكُلِّ likulli herkesin kök: كلل
  3. هُمَزَةٍۢ humezetin diliyle çekiştiren kök: همز
  4. لُّمَزَةٍ lumezetin kaş göz işaretleriyle alay eden kök: لمز

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 5 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: همز (3 geçiş)

    De ki: "Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım."

  • Aynı kök: همز (3 geçiş)

    (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba;…

  • Aynı kök: لمز (4 geçiş)

    İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay…

  • Aynı kök: لمز (4 geçiş)

    Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte…

  • Aynı kök: لمز (4 geçiş)

    Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

38 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Arkadan) çekiştiren (ve) kusur arayan herkese yazıklar olsun!

Mustafa İslamoğlu

Gizli-açık, arkadan-önden sürekli iftira atıp kara çalan, çekiştirip ayıp kusur arayan herkes kendine yazık etmiştir!

Muhammed Esed

Vay haline iftira atanın ve ayıp kusur arayanın!

Ahmed Hulusi

Vay haline tüm hümeze (arkadan dedikodu yapıp çekiştiren) ve lümeze (kınayıp tahkir eden) güruha!

Ali Bulaç

Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;

Ali Özek ve heyeti

Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline!

Ali Rıza Safa

Arkadan Çekiştirenlerin, karalayanların; vay başlarına gelene! dipnot 616

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 616
    Sureye ismini veren ve "Arkadan çekiştirerek karalayanlar" anlamına gelen "Humezetin lumezetin" söylemi, Kur'an çevirilerinde, "Arkadan çekiştirenler, kaş göz işaretiyle alay edenler" biçiminde çevrilmiş; kimi çevirilerde ise "Hümeze lümeze" olarak bırakılmıştır.

Bayraktar Bayraklı

- Diliyle çekiştirip insanların onuru ile oynayan, kaş-göz hareketleriyle onlarla alay eden insanın vay haline! Mal yığıp onu tekrar tekrar sayar ve malının kendini ebedi yaşatacağını sanır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yazıklar olsun her dedikoducuya ve iftiracıya.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Veyl o insanları çekiştirip kaş göz işaretleriyle alay edenlerin bütününe

Elmalılı Hamdi Yazır

Veyl bütün "hümeze lümeze" güruhuna

Erhan Aktaş

Arkadan çekiştirenlerin, kaş göz hareketiyle alay edenlerin vay haline! dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nebi'ye ve davetine karşı küçümseyici tavır takınan, onu alaya alanların vay haline.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Arkadan çekiştirenlerin, kaş göz hareketiyle alay edenlerin vay haline! dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nebiye ve davetine karşı küçümseyici tavır takınan, onu alaya alanların vay haline.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Arkadan çekiştirenlerin, kaş göz hareketiyle alay edenlerin vay haline! dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nebiye ve davetine karşı küçümseyici tavır takınan, onu alaya alanların vah haline.

Gültekin Onan

Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;

Hasan Basri Çantay

Arkadan çekişdirmeyi, yüze karşı (el, kaş ve göz işaretleriyle) eğlenmeyi ve ayıblamayı aadet edinen her kişinin vay haaline!

İbni Kesir

Diliyle çekiştirip yüzünde de alay edenin vay haline.

Mehmet Alagaş

(1-9) Birini gıyabında çekiştiren, alayla kınayanlara yazıklar olsun. Öyle ki mal toplamış ve de onu saymıştır. Malının onu kesinlikle kalıcı yapacağını değerlendirmiştir / hesap etmiştir Hayır hayır! Hutameye atılacak. Hutame nedir? Sana ne idrak ettirdi? Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir. Öyle ki gönüllere kadar ulaşır / muttali olur. Uzun parmaklıklar/ uzun sütunlar içindeki Hutame onların üzerlerine kapatılacak.

Rowwad Tercüme Merkezi

Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline!

Süleyman Ateş

(İnsanları) Diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her fesad kişinin vay haline!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Arkadan çekiştiren ve kusur arayan herkesin çekeceği var.

Şaban Britch

Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline!

Şaban Piriş

Bütün koğuculuk yapanların, insanları arkadan çekiştirenlerin vay haline!

Yaşar Nuri Öztürk

Yazıklar olsun arkadan çekiştirenlerin, kaş göz işareti yapıp alay edenlerin tümüne!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Woe to every scandal-monger who thrives on traducing people,

Abdul Haleem

Woe to every fault-finding backbiter

Abdullah Yusuf Ali

Woe to every (kind of) scandal-monger and-backbiter,

Abul A'la Maududi

Woe to every fault-finding backbiter; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words used in the original are humazat il-lumazah. In Arabic hamz and lamz are so close in meaning that they are sometimes used as synonyms and sometimes with a little difference in the shade of meaning. But this difference is not definite and clear, for the meaning given to hamz by some Arabic speaking people themselves is given to lamz by other Arabic speaking peoples. On the contrary, the meaning given to lamz by some people is given to hamz by others. Here, since both the words appear together and the words humazat il-lumazat have been used, they give the meaning that it has become a practice with the slanderer that he insults and holds others in contempt habitually. He raises his finger and winks at one man, finds fault with the lineage and person of another, taunts one in the face and backbites another; creates differences between friends and stirs up divisions between brothers; calls the people names and satirizes and defames them.

Aisha Bewley

Woe to every faultfinding backbiter

Al-Hilali & Khan

Woe to every slanderer and backbiter.[1]

Ali Quli Qarai

Woe to every scandal-monger and slanderer,

Amatul Rahman Omar

Disaster is (decreed) for every slanderer, defamer,

Arthur John Arberry

Woe unto every backbiter, slanderer,

Bijan Moeinian

How sad is the case of a back biter and slanderer.

E. Henry Palmer

Woe to every slanderous backbiter,

Edip-Layth

Woe unto every backbiter, slanderer.

George Sale

Woe unto every slanderer, and backbiter:

Hamid S. Aziz

Woe to every slanderous scandal-monger and backbiter,

Mahmoud Ghali

Woe to every persistent slanderer, persistent defamer,

Marmaduke Pickthall

Woe unto every slandering traducer,

Mohamed Ahmed - Samira

WOE TO EVERY slanderer, back-biter,

Muhammad Asad

WOE unto every slanderer, fault-finder!

Mustafa Khattab

Woe to every backbiter, slanderer,

Progressive Muslims

Woe unto every backbiter, slanderer.

Rashad Khalifa

Woe to every backbiter, slanderer.

Sahih International

Woe to every scorner and mocker

Sam Gerrans

Woe to every slanderer, fault-finder,

Shabbir Ahmed

Woe unto every slanderer, fault-finder! (He himself does little but spends a lot of energy detracting the doers).

Syed Vickar Ahamed

Grief (and warning) to every Scandal-monger and backbiter,

Taqi Usmani

Woe to every backbiter, derider

The Monotheist Group

Woe to every backbiter, slanderer.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hümeze suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hümeze suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hümeze suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩