Ali Bulaç
Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;
104. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Hümeze suresi, 1. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ
veylül likülli hümezetil lümezeh.
Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;
Hümeze suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۥ
elleẕî ceme`a mâlev ve`addedeh.
Ki o, mal yığıp biriktiren ve onu saydıkça sayandır.
Hümeze suresi, 3. ayet. يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ
yaḥsebü enne mâlehû aḫledeh.
Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor.
Hümeze suresi, 4. ayet. كَلَّا لَيُنۢبَذَنَّ فِى ٱلْحُطَمَةِ
kellâ leyümbeẕenne fi-lḥuṭameh.
Hayır; andolsun o, 'hutame'ye atılacaktır.
Hümeze suresi, 5. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحُطَمَةُ
vemâ edrâke me-lḥuṭameh.
"Hutame"nin ne olduğunu sana bildiren nedir?
Hümeze suresi, 6. ayet. نَارُ ٱللَّهِ ٱلْمُوقَدَةُ
nâru-llâhi-lmûḳadeh.
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Hümeze suresi, 7. ayet. ٱلَّتِى تَطَّلِعُ عَلَى ٱلْأَفْـِٔدَةِ
elletî teṭṭali`u `ale-l'ef'ideh.
Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar.
Hümeze suresi, 8. ayet. إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ
innehâ `aleyhim mü'ṣadeh.
O, onların üzerine kilitlenecektir;
Hümeze suresi, 9. ayet. فِى عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍۭ
fî `amedim mümeddedeh.
(Kendileri de) Dikilip yükseltilmiş sütunlarda (bağlanacaklardır).