Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 123. ayet

Âl-i İmrân suresi, 123. ayet. وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ ٱللَّهُ بِبَدْرٍ وَأَنتُمْ أَذِلَّةٌ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

veleḳad neṣarakümü-llâhü bibedriv veentüm eẕilleh. fetteḳu-llâhe le`alleküm teşkürûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 120–126 · surenin 123. ayeti / 200
  1. Âl-i İmrân 120

    Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.

  2. Âl-i İmrân 121

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  3. Âl-i İmrân 122

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  4. 123

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  5. Âl-i İmrân 124

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  6. Âl-i İmrân 125

    Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size yardım eder.

  7. Âl-i İmrân 126

    Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah katındadır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

123. “Andolsun ki Allah size Bedir’de siz” sayınızla ve silâh, araç ve gerecinizle “zayıfken yardım etmişti.” O sırada mü’minlerin sayısı 310 küsur kişi idi, binekleri azdı ve silâhları da oldukça basitti. Düşmanları ise mükemmel silâh ve techizata sahip olarak 1000 kişi dolaylarında idiler.

“O halde Allah’tan sakının ki” size ihsan etmiş olduğu yardım ve zafer nimetine “şükretmiş olasınız.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Siz güçsüz iken; sayınız ve mühimmatınız az olduğu için Bedir savaşında Allah müşriklere karşı size yardım etmişti. Allah'tan sakının ki, size vermiş olduğu nimetlerine karşılık şükretmiş olasınız.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad nitekim
  2. نَصَرَكُمُ nesarakumu size yardım etmişti kök: نصر
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. بِبَدْرٍۢ bibedrin Bedir'de
  5. وَأَنتُمْ veentum ve siz
  6. أَذِلَّةٌۭ ۖ ezilletun zayıf durumdayken kök: ذلل
  7. فَٱتَّقُوا۟ fetteku O halde korkun kök: وقي
  8. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  9. لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  10. تَشْكُرُونَ teşkurune şükredersiniz kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı olay: Bedir Gazvesi · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Bedir Gazvesi

    Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı,…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler2

Gerçek fotoğraf2
  • Uhud'da okçuların yerleştirildiği tepe.

    Gerçek fotoğraf

    Cebelü'r-Rumât (Okçular Tepesi)

    Uhud'da okçuların yerleştirildiği tepe.

    Tepenin bu adla anılması siyer geleneğine dayanır.

    Ayet: Âl-i İmrân 121-128

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    CR Guru PK
    Tarih
    2017-04-05
    Lisans
    CC BY-SA

    CR Guru PK · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

  • Uhud Dağı panoraması

    Gerçek fotoğraf

    Uhud Dağı panoraması

    Savaşın geçtiği alan bugün Medine'nin yerleşim dokusu içindedir.

    Ayet: Âl-i İmrân 121-128

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmed Abdulbasit (Pakistan)
    Tarih
    2019-01-06 15:01:25
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmed Abdulbasit (Pakistan) · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki siz güçsüz olduğunuz hâlde Allah, Bedir'de de size yardım etmişti. Öyle ise Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ki şükretmiş olasınız.

Mustafa İslamoğlu

Nitekim siz oldukça zayıf bir haldeyken, Allah size Bedir'de de yardım etmişti. O halde, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki, şükredenlerden olasınız!

Muhammed Esed

Zira, siz son derece zayıfken Allah, Bedir'de size yardım etmişti. O halde Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ki şükredenlerden olasınız.

Ahmed Hulusi

(Gerçekten) siz zayıf ve çaresiz bir haldeyken, Allah size Bedir'de zafer verdi. O halde Allah'tan korunun ki böylece değerlendirenlerden olasınız.

Ali Bulaç

Andolsun, siz güçsüz iken Allah size Bedir'de yardımıyla zafer verdi. Şu halde Allah'tan sakının, O'na şükredebilesiniz.

Ali Özek ve heyeti

Nitekim Bedir'de sizler (onlara nazaran) daha zayıf olduğunuz halde, Allah size yardım etmişti. O halde Allah'tan sakının ki, şükredesiniz.

Ali Rıza Safa

Zaten gerçek şu ki, Allah, siz güçsüzken, Bedir'de size yardım etti. Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; böylece, belki şükredersiniz.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde, Allah size Bedir'de yardım etmişti. Öyleyse Allah'tan sakının ki, O'na şükretmiş olasınız.

Edip Yüksel

Nitekim siz zayıf durumda iken, Bedir'de, ALLAH size yardım edip zafere ulaştırdı. Teşekkürünüzü belirtmek için ALLAH'ı dinlemelisiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nitekim siz zayıf durumda iken, Bedir'de, ALLAH size yardım edip zafere ulaştırdı. Teşekkürünüzü belirtmek için ALLAH'ı dinlemelisiniz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçek şu ki, sizler çaresiz birkaç kişi iken Allah, size Bedir'de sırf yardımı ile zafer verdi. O halde Allah'tan korkun ki, şükretmiş olasınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakika sizler bir kaç biçare iken Bedirde Allah sizi mahza nusratiyle muzaffer buyurdu o halde Allaha korunun ki şükredesiniz

Erhan Aktaş

Ant olsun! Çok zayıf olduğunuz Bedir'de de Allah size yardım etmişti. O halde, Allah'a karşı takvalı dipnot 1 olun ki şükretmiş dipnot 2 olasınız.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 3:15. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şükür, "karşılık vermek" demektir. Şükür, "sözle ifade edilen bir şey değildir." Kim Allah'a şükretmek istiyorsa, Allah'ın kendisine verdiği her şeyin karşılığını vermelidir. Allah'ın verdiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerini yararlandırmalıdır. Örneğin malın şükrü infaktır, Canın/hayatın şükrü Allah'a kulluk yapmaktır, aklın şükrü teslim olmaktır vb.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun! Çok zayıf olduğunuz Bedir'de de Allah size yardım etmişti. O halde, Allah'a karşı takvalı dipnot 1 olun ki şükretmiş dipnot 2 olasınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva, kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile zarardan korunacak şey arasına konan engel demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şükür, "sözle teşekkür etmek" değildir. Şükür, Allah'ın verdiği her türlü nimettin karşılığı olarak o nimetten ihtiyaç sahiplerini yararlandırmaktır. Yani nimetlerin karşılığını vermektir. " İneğin yediği ota karşılık süt vermesi onun şükrüdür."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun! Çok zayıf olduğunuz Bedir'de de, Allah size yardım etmişti. O halde, Allah'a karşı takvalı dipnot 1 olun ki şükretmiş dipnot 2 olasınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını, Allah'ın rızasına uygun şekilde harcamak demektir.

Gültekin Onan

Andolsun, siz güçsüz iken Tanrı size Bedir'de yardımıyla zafer verdi. Şu halde Tanrı'dan sakının, O'na şükredebilesiniz.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki siz (adedce, silahça, binekçe düşmandan daha) zaif ve dun iken Allah size "Bedir" de kafi bir zafer verdi. Allahdan sakının, taki şükretmiş olasınız.

İbni Kesir

Andolsun ki siz, düşkün bir durumda iken Bedir'de Allah size kat'i bir zafer vermişti. Allah'tan korkun ki şükretmiş olasınız.

Mehmet Alagaş

(121-129) Bir vakit yakın çevrenden ayrılmıştın, Müminleri savaş yerlerine yerleştiriyordun, Allah işitendir bilendir. Sizden iki grup panikle bozulmaya meyletmişti. (Uhud savaşında sağ ve sol kanatta bulunan Seleme oğulları ile Harise oğulları Münafık Ubeyy in kaçışından etkilenmişlerdi) Allah o iki grubun da dostudur. Müminler Allah’ı vekil ayin etsinler. Kesin olan şu ki, Allah size bedirde siz zelil iken / ezik halde iken yardım etti , Allah’tan sakının, böylelikle belki şükredersiniz. Sen müminler şöyle diyordun. Allah’ın sizi, inen üç bin melekle desteklemesi yeterli değil mi? Evet, siz sabreder ve sakınırsanız, onlar aniden, birden / fevri olarak saldırıya geçseler bile, Allah sizi, nişanlı / amblemli beş bin melek ile destekler. Allah size müjde olarak ve de kalbinizin onla doygunluğa ulaşması / tatmin olması için yapmıştır , yardım ancak saygıdeğer ve hâkim Allah’ın yanındadır. Kafirlerin bir tarafını kes mesi yahut bastırıp geri püskürt mesi ve bozguna uğramaları için yapmıştır. Sana bu işte herhangi bir şey yok, onlar adına tövbelerini kabul de edemezsin, azap ta edemesin, onlar kesinlikle zalimdirler. Semalarda ve arzda ne varsa Allah içindir , istediğini bağışlar istediğine azap eder, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir’de yardım etmişti. O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

Süleyman Ateş

(Allah mü'minlere yardım eder). Nitekim Allah, zayıf durumda bulunduğunuz Bedir'de de size yardım etmişti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredesiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz güvenlik zaafına düşmüşken dipnot 1 bile Allah, Bedir'de yardımıyla sizi zafere ulaştırdı. Öyleyse Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun ki O'na karşı görevinizi yerine getiresiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (Bkz. Enfal 8/67)

Şaban Britch

Allah, size Bedir’de daha zayıf olduğunuz halde yardım etmişti O halde Allah’tan korkun ki, şükredesiniz.

Şaban Piriş

Allah, size Bedir'de daha zayıf olduğunuz halde yardım etmişti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredesiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, ezik-boynu bükük olduğunuz bir sırada Allah size Bedir'de de yardım etmişti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredebilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The Battle of Badr ought to have taught you abhorrence of want of faith and lack of discipline. Allah has made victory sit on your helm even though you were an insignificant humble force out of heart. Therefore, revere Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him so that you may hopefully impel yourselves to the feeling of gratitude.

Abdul Haleem

God helped you at Badr when you were very weak. Be mindful of God, so that you may be grateful.

Abdullah Yusuf Ali

Allah had helped you at Badr, when ye were a contemptible little force; then fear Allah; thus May ye show your gratitude.

Abul A'la Maududi

For sure Allah helped you at Badr when you were utterly weak. Beware, then, of Allah; perhaps you will be thankful.

Aisha Bewley

Allah helped you at Badr when you were weak so have taqwa of Allah, so that hopefully you will be thankful.

Al-Hilali & Khan

And Allâh has already made you victorious at Badr, when you were a weak little force. So fear Allâh much[1] that you may be grateful.

Ali Quli Qarai

Certainly Allah helped you at Badr, when you were abased [in the enemy’s eyes]. So be wary of Allah so that you may give thanks.

Amatul Rahman Omar

Surely, Allâh had already helped you at (the Battle of) Badr while you were utterly weak, therefore take Allâh as a shield so that (He may bless you and) you may give Him thanks.

Arthur John Arberry

and God most surely helped you at Badr, when you were utterly abject. So fear God, and haply you Will be thankful.

Bijan Moeinian

Already God saved you in the [previous] battle of Badre when you were in absolute desperation [ill prepared men versus a well prepared army of 3000]; therefore, be grateful and have the utmost respect to God.

E. Henry Palmer

Why! God gave you victory at Bedr when ye were in a poor way; fear God, then, haply ye may give thanks.

Edip-Layth

God had granted you victory at Badr while you had been the lesser, so be aware of God that you may be thankful.

George Sale

And God had already given you the victory at Bedr, when ye were inferior in number; therefore fear God, that ye may be thankful.

Hamid S. Aziz

Allah gave you victory at Badr when you were in a contemptible force; so do your duty to Allah in thankfulness.

Mahmoud Ghali

And indeed Allah readily granted you victory at Badr, and you were humble; so be pious to Allah, that possibly you would thank (Him).

Marmaduke Pickthall

Allah had already given you the victory at Badr, when ye were contemptible. So observe your duty to Allah in order that ye may be thankful.

Mohamed Ahmed - Samira

For God had helped you during the Battle of Badr at a time when you were helpless. So act in compliance with the laws of God; you may well be grateful.

Muhammad Asad

for, indeed, God did succour you at Badr, when you were utterly weak. Remain, then, conscious of God, so that you might have cause to be grateful.

Mustafa Khattab

Indeed, Allah made you victorious at Badr when you were ˹vastly˺ outnumbered. So be mindful of Allah, perhaps you will be grateful.

Progressive Muslims

God had granted you victory at Badr while you had been the lesser, so revere God that you may be thankful.

Rashad Khalifa

GOD has granted you victory at Badr, despite your weakness. Therefore, you shall observe GOD, to show your appreciation.

Sahih International

And already had Allah given you victory at [the battle of] Badr while you were few in number. Then fear Allah ; perhaps you will be grateful.

Sam Gerrans

(And God had already helped you at Badr, when you were despised. Then be in prudent fear of God, that you might be grateful.)

Shabbir Ahmed

Recall the year before. At Badr, Allah granted you clear victory although you were few and under-equipped. (Your resolve and steadfastness had made the difference). Be mindful of Allah so that you are grateful in word and action.

Syed Vickar Ahamed

And Allah had granted victory to you at (the battle of) Badr, when you were a tiny and weak (little) force; Then fear Allah; Thus you may show your thanks.

Taqi Usmani

Allah certainly supported you at Badr when you were weak. So, fear Allah that you may be grateful

The Monotheist Group

God had granted you victory at Badr, while you had been the lesser, so reverence God that you may be thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 123. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 123. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 123. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩