En'âm suresi

En'âm suresi, 60. ayet

En'âm suresi, 60. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى يَتَوَفَّىٰكُم بِٱلَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُم بِٱلنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ فِيهِ لِيُقْضَىٰٓ أَجَلٌ مُّسَمًّى ثُمَّ إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

vehüve-lleẕî yeteveffâküm billeyli veya`lemü mâ ceraḥtüm binnehâri ŝümme yeb`aŝüküm fîhi liyuḳḍâ ecelüm müsemmâ. ŝümme ileyhi merci`uküm ŝümme yünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.

Diyanet İşleri

O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 57–63 · surenin 60. ayeti / 165
  1. En'âm 57

    De ki: "Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır."

  2. En'âm 58

    De ki: "Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu." Allah, zalimleri daha iyi bilir.

  3. En'âm 59

    Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

  4. 60

    O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.

  5. En'âm 61

    O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

  6. En'âm 62

    Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.

  7. En'âm 63

    De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

60. Yüce Allah, kullarının işlerini uykularında da uyanıkken de tek başına idare ettiğini, geceleyin uykuda onları ölü gibi uyuttuğunu, buna bağlı olarak hareketlerinin durduğunu ve bedenlerinin dinlendiğini haber vermektedir. Uykularından da onları yine O diriltir ki dini ve dünyevi maslahatları hususunda gerekeni yerine getirsinler. Allah, neler yaptıklarını, ne kazandıklarını da bilir. Ezelden beri bu şekilde onlar üzerinde tasarrufta bulunur. Ecelleri sona erinceye kadar da onlardaki bu tasarrufu böylece devam eder. Bu idare gereğince belli bir ecel de hükme bağlanıp sona erer ki bu ecel, dünya hayatındaki eceldir. Bundan sonra bir başka ecel vardır ki o ölümden sonra diriliştir. İşte bundan dolayı Yüce Allah: “Sonra dönüşünüz yalnız O’nadır” başkasına değildir; ”sonra da neler yaptığınızı” hayır olsun şer olsun “size haber verecektir” buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah uyuduğunuz esnada ruhlarınızı geçici olarak kabzedendir. Gündüzleri ne işlediğinizi en iyi bilendir. Sonra siz uyurken kabzettiği ruhlarınızı gündüz işlerinizi yerine getirebilmeniz için geri verir. Allah katında takdir edilen eceliniz bitene kadar bu böyle devam eder. Sonra kıyamet gününde diriltilerek dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra dünya hayatında ne yaptığınızı sizlere haber verecek ve yaptıklarınızın karşılığını verecektir.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَهُوَ ve huve ve O'dur
  2. ٱلَّذِى llezi kimseler
  3. يَتَوَفَّىٰكُم yeteveffakum sizi öldüren kök: وفي
  4. بِٱلَّيْلِ bil-leyli geceleyin kök: ليل
  5. وَيَعْلَمُ ve yea'lemu ve bilir kök: علم
  6. مَا ma şeyi
  7. جَرَحْتُم cerahtum işlediğiniz kök: جرح
  8. بِٱلنَّهَارِ bin-nehari gündüzün kök: نهر
  9. ثُمَّ summe sonra
  10. يَبْعَثُكُمْ yeb'asukum sizi diriltir kök: بعث
  11. فِيهِ fihi onda
  12. لِيُقْضَىٰٓ liyukda tamamlanıncaya kadar kök: قضي
  13. أَجَلٌۭ ecelun süre kök: اجل
  14. مُّسَمًّۭى ۖ musemmen belirlenmiş kök: سمو
  15. ثُمَّ summe sonra
  16. إِلَيْهِ ileyhi O'nadır
  17. مَرْجِعُكُمْ merciukum dönüşünüz kök: رجع
  18. ثُمَّ summe sonra
  19. يُنَبِّئُكُم yunebbiukum size haber verecektir kök: نبا
  20. بِمَا bima şeyleri
  21. كُنتُمْ kuntum olduğunuz kök: كون
  22. تَعْمَلُونَ tea'melune yapmış kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş)

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş)

    Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kabe'yi) tavaf etsinler.

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın.

  • Aynı kök: جرح (4 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah'ın size verdiği…

  • Aynı kök: جرح (4 geçiş)

    Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de…

  • Aynı kök: جرح (4 geçiş)

    Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Geceleyin sizi vefat ettiren dipnot 1 (uyutan), gündüzün de ne işlediğinizi bilen; sonra belirlenmiş süre tamamlansın diye onda (gündüz) sizi dirilten (uyandıran) O (Allah)'tır. Sonra dönüşünüz yine yalnızca O'nadır. Sonunda yaptıklarınızı size bildirecektir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [yeteveffâ] fiili [el-leyl] kelimesiyle kullanıldığı için "öldürmek" değil, "ölüm gibi uyutmak" demektir.

Mustafa İslamoğlu

Nitekim, geceleyin sizi ölü (gibi) yapan ve gündüzün neler işlediğinizi bilen O'dur. Sonra tayin edilen ömrü yaşamak üzere, sizi her gün hayata O geri döndürür. En sonunda dönüşünüz O'nadır ve nihayet yaptığınız her bir şeyi size bildirecektir.

Muhammed Esed

Odur sizi geceleyin ölü (gibi) yapan ve gündüzün ne yaptığınız bilen. O, sizi (Kendisi tarafından) tespit edilen ömrü tamamlamak üzere her gün hayata geri döndürür. En sonunda Ona döndürüleceksiniz: ve o zaman (hayatta) yaptığınız bütün şeyleri size gösterecektir.

Ahmed Hulusi

O'dur ki, sizi gecenin içinde vefat (beden farkındalıksız yaşam) ettirir (uyku ölümün kardeşidir: Hadis); gündüzde ne yaptığınızı bilir. . . Sonra takdir edilmiş ömür tamamlanıncaya kadar sizi gündüzleri ba's eder. . . Sonra dönüşünüz O'nadır. . . Sonra yaptıklarınızı size haber verir (yaşamınızı işin hakikati yönünden değerlendirtir)!

Ali Bulaç

Sizi geceleyin öldüren (uyutan) ve gündüzün 'güç yetirip etkilemekte (yapıp kazanmakta) olduklarınızı' bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra 'en son dönüşünüz' O'nadır. Sonra yapmakta olduklarınızı size O haber verecektir.

Ali Özek ve heyeti

Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün de ne işlediğinizi bilen sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra dönüşünüz yine O'nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir.

Ali Rıza Safa

O, geceleyin sizi öldürür ve gündüz yaptıklarınızı bilir. Sonra, belirlenmiş süre tamamlanıncaya değin sizi yaşama döndürür. Sonra, O'na döneceksiniz. Sonra, yaptıklarınızı size bildirecektir.

Bayraktar Bayraklı

Geceleyin sizi öldüren, gündüzün de ne işlediğinizi bilen, sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten O'dur. Sonra dönüşünüz yine O'nadır. Ardından O, yaptıklarınızı size haber verecektir.

Edip Yüksel

O'dur, geceleyin sizi öldüren, gündüzün ne işlediğinizi bilen, belli yaşam süresi dolsun diye gündüzün sizi dirilten... Sonra dönüşünüz O'nadır ve yaptıklarınızı size haber verecektir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 39:42.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O'dur, geceleyin sizi öldüren, gündüzün ne işlediğinizi bilen, belli yaşam süresi dolsun diye gündüzleyin sizi dirilten... Sonra dönüşünüz O'nadır ve yaptıklarınızı size haber verecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'dur sizleri geceleyin kendinizden geçiren, bununla beraber gündüz kazandıklarınızı bilen, sonra belirlenmiş olan bir ecel (ölüm süreci) tamamlansın diye gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran. Sonra O'nadır yine dönüşünüz. Sonra size neler yaptığınızı haber verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O odur ki sizleri geceleyin kendinizden geçirir alır, bununla beraber gündüz kazandıklarınızı bilir tutar, sonra sizi onun içinde ba'seder ki mukadder olan bir ecel tamamlansın, sonra onadır yine nihayet dönümünüz, sonra size haber verecek neler işliyordunuz

Erhan Aktaş

O'dur geceleyin sizi öldüren, dipnot 1 gündüz elde ettiğiniz şeyleri bilen. Sonra, bilinen ecelin gerçekleşmesi için diriltendir. dipnot 2 Sonunda O'nadır dönüşünüz. Sonra da her ne yaptıysanız onu size haber verecektir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölü gibi uyutan. Uyku ile canlı hayatla bağlantınızı kesen.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gündüz uyandıran.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O'dur geceleyin sizi öldüren dipnot 1 , gündüz elde ettiğiniz şeyleri bilen. Sonra, bilinen ecelin gerçekleşmesi için diriltendir. dipnot 2 Sonunda O'nadır dönüşünüz. Sonra da her ne yaptıysanız onu size haber verecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölü gibi uyutan. Uyku ile canlı hayatla bağlantınızı kesen.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gündüz uyandıran.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O'dur geceleyin sizi öldüren dipnot 1 , gündüz elde ettiğiniz şeyleri bilen. Sonra, bilinen ecelin gerçekleşmesi için diriltendir. Sonunda O'nadır dönüşünüz. Sonra da her ne yaptıysanız onu size haber verecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölü gibi uyutan. Uyku ile canlı hatla bağlantınızı kesen.

Gültekin Onan

Sizi geceleyin öldüren (uyutan) ve gündüzün 'güç yetirip etkilemekte (yapıp kazanmakta) olduklarınızı' bilen, sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra 'en son dönüşünüz' O'nadır. Sonra yapmakta olduklarınızı size O haber verecektir.

Hasan Basri Çantay

Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün ne elde etdiğinizi bilen, sonra sizi o zaman (diriltircesine) uyandıran Odur. Taki (böyle böyle) muayyen olan bir ecelin (bir ömrün) hükmü icra ve itmam edilmiş olsun. Yine dönüşünüz ancak Onadır. (Bundan) sonra ise O, size (dünyada) ne yapardınız haber verecekdir.

İbni Kesir

O'dur, geceleyin sizi kendinizden geçiren. Gündüzün de ne yaptığınızı bilir. Sonra sizi oraya geri dönderir ki, belirli bir ecelin hükmü yerine gelsin. Sonra sizin dönüşünüz O'nadır. Sonra da ne yaptığınızı size haber verecektir.

Mehmet Alagaş

(46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73) Deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah işitmenizi ve görmenizi giderse ve kalplerinizi mühürlerse , Allah dışında hangi ilah onu size geri verir? Bak! ayetlerimizi nasıl da elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, sonra onlar da rastlantı diyorlar / tesadüf etti ediyorlar, deki görebilir misiniz? Eğer ki Allah ’ın azabı size aniden yahut göstere göstere gelse, zalim kavimden başkası mı yok olur / helak olur, biz gönderilenleri müjdeci ve uyarıcı dışında başkaca göndermedik, kim iman eder ve ıslah olursa / düzelirse onlara korku yoktur, onlara hüzün de yoktur, kim de Ayetlerimizi yalanlar ise onlara da yoldan çıkmalarından dolayı azap dokunur, de ki size Allah’ın hazineleri yanımda demiyorum , yitik olanı / gaybolanı bilmem, size ben meleğim de demiyorum, sadece bana vahy olana uyuyorum / tabi oluyorum , körle gören bir olur mu / eşit olur mu de. Hiç fikir üretemiyor musunuz ? Rableriyle biraraya geleceklerinden / haşrolacaklarından korkanları onunla uyar, onlar için ondan başkası dost veya aracı / şefaatçi değildir, böylelikle belki sakınırlar. Rabbine sabah akşam onun yüzünü isteyerek çağrıda / duada bulunanları kovma / fırlatıp atma / tart etme, (tart oyunundaki gibi) onların hesabından sana bir şey yok , senin hesabından da o nlara bir şey yok, eğer ki onları kovarsan / tart edersen se n zalimlerden olursun. Böylece bazılarınızı bazılarınız ile test ettik, aramızda Allah ’ın lütfettiği kimseler işte bunlar mı? demeleri için. Allah teşekkür edenleri en iyi bilen değil midir? Ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki; teslimiyet sizin üzerinize olsun selamün aleyküm, Allah kendisine rahmet etmeyi yazdı (Rahmetli Allah) Muhakkak ki O, sizden cahillikle bir kötülük yaptıktan sonra ardından da temelli vazgeçerek düzeleni / ıslah olanı işte kesinlikle O, onu bağışlayandır, esirgeyendir , Böylece ayetleri ayrıntılandırıyoruz ki / detaylandırıyoruz ki suçluların yolu açığa çıksın, de ki ben Allah ’ın dışında ibadet ettiklerinize kulluk etmekten yasaklandım / men edildim , de ki keyfinize / hevanıza uymam, o zaman sapmış olurum, ben yola iletilen de / hidayet edilen de değilimdir , de ki ben Rabbimden apaçık delil üzereyim, siz se onu yalanladınız. Alelacele istediğiniz de benim yanımda değil , yargı / hüküm sadece Allah’ındır, gerçeği anlatır, ayırabilenlerin edebilenlerin / fasıla edebilenlerin hayırlısıdır. Muhakkak ki alelacele istediğiniz yanımda olsaydı sizlerle benim aramda ki iş gerçekleştirilirdi, Allah zalimleri en iyi bilendir. Gaybın açarları / anahtarları O’nun yanındadır, O’ndan başka onu bilen de yoktur ki O , karada ve denizde ne varsa bilir , yaprak olarak ne düşerse ancak O bilir, arzın ka ranlığında (toprak altında ) ki tohum, kuru ve yaş ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır. O ki sizi geceleyin vefat ettirendir ve gündüzün neyin sizi yaraladığını / cerh ettiğini / yıprattığını biliyor , (uyku yıpranmaların giderilmesidir) sonra, tanımlanmış sürenin orada / dünyada gerçekleşmesi için sizi tekrar diriltiyor (uykudan / vefattan uyandırıyor) sonra ona geri götürüleceksiniz, sonra ne yapıyor olduğunuzdan size haber verilecektir, O, kulları üstünde ezici otorite sahibidir / kahhardır, sizin üzerlerinize koruyucuları / hafazaları gönderir, (Muhafız melekleri Kirâmen katibinden ayrı) Ne zaman ki sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir, onlar hata yapmazlar, s onra onların gerçek velileri Allaha geri iade edilirler , dikkat edin! yargı / hüküm O ’nundur, O hesaba çekenlerin en süratlisidir. De ki karanın ve denizin karanlığından sizi kim kurtarır , O’na yakararak ve gizlice, eğer ki bizi bundan kurtarır isen teşekkür edenlerden oluruz diye ona dua edersiniz de ki Allah bundan da ve her türlü sıkıntıdan da sizi kurtarır , sonra da siz ortak koşarsınız. O, sizin üzerinizde azap yaratmaya güç yetirir / kadirdir, üstünüzden yahut ayaklarınızın altından veya sizi taraftarlara karıştırarak ve bazılarınıza bazılarınızın sertliğini / be’sini tattırarak (azap edebilir) Bak! nasıl ayetlerimizi elimizden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz, b öylelikle, belki anlarsınız / fıkıh edersiniz . Senin boyun / senin kavmin onu yalanladı , O, gerçektir de ki sizin üzerinizde bir vekil değilim / vekaletiniz bende değil, her haberin karar zamanı ve ortamı vardır , ilerde bileceksiniz . Ayetlerimiz hakkında daldıklarını gördüğün vakit, onlar başka konuya dalana kadar onlardan sırt çevir, eğer ki şeytan sana unutturu rsa da hatırlamanın ardından , zalim kavimle beraber oturma, o nların hesabından , sakınanlar üzerine herhangi bir şey yoktur ve fakat hatırlatmadır , böylelikle, belki sakınırlar. Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak / sal, şunu hatırlat ki nefisler kazandıkları ile felakete sürüklenmesin / iblas olmasın, Allah’ın dışındakiler onlara dost ta, şefaatçi de değildir. Her türlü fidyeyi denkleştirmek için / adaletin sağlanması için verseler dahi, onlardan kabul edilmez, işte onları kazandıkları felakete sürüklemiştir, onlara yok saymalarından dolayı kaynamış içecek ve acıtıcı bir azap vardır. De ki Allah'ın dışındaki bize faydası ve zararı olmayanlara çağrıda mı bulunalım / dua mı edelim, Allah’ın bizi yola sokmasının ardından ökçelerimiz üzerine geri mi dönelim , “bize gel” diye yola çağıran arkadaş ları olmasına rağmen şeytanın dünyada aldattığı sersemler gibi mi olalım, de ki Allah’ın yola iletmesi / rehberlik etmesi işte o rehberliktir, biz alemlerin Rabbine teslim olmakla ve namaz kılmakla ve Ondan sakınmakla emrolunduk, h uzurunda varıp toplanacağımız / haşrolacağımız O ’dur. O ki semaları ve yeri gerçek olarak yarattı. O gün ol der ve olur, O’nun sözü gerçektir, Sûra üfürüldüğü gün mülk O’nundur, gaybı da şahit olunanı da bilendir, O yargıçtır / hâkimdir, haberdardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, geceleyin sizi öldüren (ölümü andıran bir halde uyutan), gündüz de ne işlediğinizi bilendir. Sonra belirlenmiş ecel tamamlansın diye gündüzün sizi dirilten (uyandıran) O'dur. Sonra dönüşünüz yine O'nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir.

Süleyman Ateş

O'dur ki, geceleyin sizi öldürür (gibi uyutur), gündüzün ne işlediğinizi bilir; sonra belirlenmiş süre geçirilip tamamlansın diye gündüzün sizi diriltir. Sonra dönüşünüz O'nadır; sonra (O, dünyada) yaptıklarınızı size haber verecektir.

Süleymaniye Vakfı

Geceleyin sizi vefat ettiren dipnot 1 ve gündüzün nelerle uğraştığınızı bilen odur. Gündüz sizi kaldırır ki belirlenmiş eceliniz dipnot 2 tamamlansın. Sonra dönüp geleceğiniz yer onun huzurudur. Daha sonra da size neler yaptığınızı bildirecektir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ölüm, bedenin canlılığının son bulması, vefat ise ruhun bedenden ayrılmasıdır. Bu ayete göre her gece vefat edilmektedir ancak bu esnada beden ölmüş değil uyku halindedir. Ölen bir bedene ruh geri dönemez. Ölüm (mevt) ve vefat kelimelerinin aynı cümle içinde kullanıldığı 61. ayetten anlaşılacağı üzere ikisi aynı şey değildir. Konu ile ilgili olarak detaylı açıklama Zümer 39/42 ve dipnotunda verilmiştir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ecel-i Müsemma: Belirlenmiş ecel. Bkz.: En'am 6/2 ve dipnotu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Geceleyin sizi vefat ettiren dipnot 1 ve gündüz ne yapıp ettiğinizi bilen O'dur. Gündüz sizi kaldırır ki belirlenmiş ecelinizi dipnot 2 tamamlasın. Sonra dönüşünüz O'na olacaktır. Daha sonra da yapmış olduklarınızı size O bildirilecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ruh'un bedenden alınması vefat, canlılığın son bulması ölüm(mevt)'tir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ecel-i Müsemma: Belirlenmiş ecel. Bkz.: En'am 6/2 ve dipnotu.

Şaban Britch

Geceleyin sizi vefat ettiren O’dur. Gündüzleri de ne yaptığınızı bilir. Sonra belirlenmiş süre tamamlansın diye sizi yeniden (uyandırarak) diriltir. Sonra dönüşünüz O’na olacak ve O size ne yapmış olduğunuzu haber verecektir.

Şaban Piriş

Geceleyin sizi öldüren O'dur. Belirli bir sürenin geçmesi için sizi yeniden dirilttiği gündüzleri de ne yaptığınızı bilir. Sonra dönüşünüz O'na olacak ve O size ne yapmış olduğunuzu haber verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

O, odur ki, geceleyin sizi öldürür. Gün boyunca neler yapıp neler kazandığınızı bilir. Sonra, belirlenmiş süre işletilip tamamlansın diye, gün içinde sizi diriltir. Nihayet O'nadır dönüşünüz. Sonra, yapıp ettiklerinizi size haber verecektir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And He is it Who disembodies your souls at night during sleep and knows fully well all that you have done by day when He actuates you; a process continuing up to a predetermined point of time, then back to Him shall you return when He informs you of all that your minds and your souls had impelled you to do.

Abdul Haleem

It is He who calls your souls back by night, knowing what you have done by day, then raises you up again in the daytime until your fixed term is fulfilled. It is to Him that you will return in the end, and He will tell you what you have done.

Abdullah Yusuf Ali

It is He who doth take your souls by night, and hath knowledge of all that ye have done by day: by day doth He raise you up again; that a term appointed be fulfilled; In the end unto Him will be your return; then will He show you the truth of all that ye did.

Abul A'la Maududi

He recalls your souls by night, and knows what you do by day; and then He raises you back each day in order that the term appointed by Him is fulfilled. Then to Him you will return whereupon He will let you know what you have been doing. .

Aisha Bewley

It is He who takes you back to Himself at night, while knowing the things you perpetrate by day, and then wakes you up again, so that a specified term may be fulfilled. Then you will return to Him. Then He will inform you about what you did.

Al-Hilali & Khan

It is He Who takes your souls by night (when you are asleep), and has knowledge of all that you have done by day, then He raises (wakes) you up again that a term appointed (your life period) be fulfilled, then (in the end) unto Him will be your return. Then He will inform you of that which you used to do.

Ali Quli Qarai

It is He who takes your souls by night, and He knows what you do by day, then He reanimates you therein so that a specified term may be completed. Then to Him will be your return, whereat He will inform you concerning what you used to do.

Amatul Rahman Omar

It is He Who takes your soul by night (in sleep) and He knows what you have done by day, yet He raises you up therein that the term stated (for your life) may be completed. Then to Him is your return, then He will inform you plainly about your deeds.

Arthur John Arberry

It is He who recalls you by night, and He knows what you work by day; then He raises you up therein, that a stated term may be determined; then unto Him shall you return, then He will tell you of what you have been doing.

Bijan Moeinian

God is the One Who puts you to "death" every night [or whenever you go to sleep. ] He knows every detail of what you have done during the day [or when you have been awake.] God, then, returns you back to life [when you finish your sleep] and lets you live till the pre-determined moment of your [final] death. Once you die, you will return to your Lord and He will make you review your deeds [in your worldly life.]

E. Henry Palmer

He it is who takes you to Himself at night, and knows what ye have gained in the day; then He raises you up again, that your appointed time may be fulfilled; then unto Him is your return, and then will He inform you of what ye have done.

Edip-Layth

He is the One who takes you at night, and He knows what you have done during the day, then He sends you back to it until a fixed span; then to Him is your return and He will inform you of what you used to do.

George Sale

And He it is who takes your soul by night and knows what you do by day, then He raises you up again therein, that the appointed term may be completed. Then to Him is your return. Then will He inform you of what you used to do.

Hamid S. Aziz

He it is who gathers you to Himself at night, and knows what you have committed in the day; then He raises you up again, that your appointed time may be fulfiled; in the end unto Him is your return, and then will He inform you of the truth of what you have done.

Mahmoud Ghali

And He is (The One) Who takes you up by night, and He knows whatever you indulge in by daytime; thereafter He makes you rise again therein that a stated term may be decreed; thereafter to Him will be your return; thereafter He will fully inform you of whatever you were doing.

Marmaduke Pickthall

He it is Who gathereth you at night and knoweth that which ye commit by day. Then He raiseth you again to life therein, that the term appointed (for you) may be accomplished. And afterward unto Him is your return. Then He will proclaim unto you what ye used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He indeed who sends you to death at night, and knows what you do in the day, then makes you rise with it again in order that the fixed term of life be fulfilled. Then to Him you will be returned when He will tell you what you did.

Muhammad Asad

And He it is who causes you to be [like] dead at night, and knows what you work in daytime; and He brings you back to life each days in order that a term set [by Him] be fulfilled. In the end, unto Him you must return: and then He will make you understand all that you were doing [in life].

Mustafa Khattab

He is the One Who calls back your souls by night and knows what you do by day, then revives you daily to complete your appointed term. To Him is your ˹ultimate˺ return, then He will inform you of what you used to do.

Progressive Muslims

And He is the One who takes you at night, and He knows what you have done during the day, then He sends you back to it until a fixed span; then to Him is your return and He will inform you of what you used to do.

Rashad Khalifa

He is the One who puts you to death during the night, and knows even the smallest of your actions during the day. He resurrects you every morning, until your life span is fulfilled, then to Him is your ultimate return. He will then inform you of everything you had done.

Sahih International

And it is He who takes your souls by night and knows what you have committed by day. Then He revives you therein that a specified term may be fulfilled. Then to Him will be your return; then He will inform you about what you used to do.

Sam Gerrans

And He it is that takes you at night, and knows what you earned by day; then He raises you up therein that there be fulfilled a stated term; then to Him will be your return; then will He inform you of what you did.

Shabbir Ahmed

He suspends your consciousness during sleep at night, and knows what you do by day, when awake. He resurrects you every morning until your life span is completed. Death is, likewise, a temporary suspension of consciousness and afterward to Him is your return (39:42). Then, He will inform you of what you really accomplished.

Syed Vickar Ahamed

It is He, Who takes your souls by the night and (He) has knowledge of all that you have done by day: By day He raises you up again; That a term appointed will be fulfilled; In the end to Him will be your return; Then He will show you the truth of all that you did.

Taqi Usmani

He is the One who recalls your souls by night, and knows what you do by day; then He makes you rise up therein, so that a fixed term may be fulfilled. Thereafter, to Him are you to return; then He will tell you what you have been doing.

The Monotheist Group

And He is the One who seizes you during the night, and He knows what you have done during the day, then He sends you back again to complete an appointed term; then to Him is your return and He will inform you of what you used to do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩