Cin suresi

Cin suresi, 5. ayet

Cin suresi, 5. ayet. وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن تَقُولَ ٱلْإِنسُ وَٱلْجِنُّ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا

veennâ żanennâ el len teḳûle-l'insü velcinnü `ale-llâhi keẕibâ.

Diyanet İşleri

"Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cin 2–8 · surenin 5. ayeti / 28

Konu Cinlerin Kur'an'ı dinlemesi ve söyledikleri Cin 1–15 3

  1. Cin 2

    (1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

  2. Cin 3

    "Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."

  3. Cin 4

    "Demek bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş."

  4. 5

    "Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk."

  5. Cin 6

    "Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı."

  6. Cin 7

    "Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı."

  7. Cin 8

    "Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. “Halbuki biz insanların da cinlerin de Allah’a karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.” Yani bizler, bundan önce aldanmışız. Cin ve insanların ileri gelenleri, efendileri bizi aldattılar. Biz onlara hüsn-ü zan beslemiş, onların Allah’a karşı yalan söyleme cesaretini göstermeyeceklerini zannetmiştik. Bundan dolayı önceden biz onların yolundan giderdik. Bugün ise hak, bizim için açıklık kazandığına göre artık hakkın yolunu izlemeye koyulduk, ona boyun eğdik. Hidâyete aykırı, onunla bağdaşmayan hiçbir kimsenin sözüne artık aldırış etmiyoruz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz biz, O'nun hanımının ve çocuğunun olduğunu iddia ettikleri zaman; insan ve cinlerden olan müşriklerin yalan söylemediklerini zannettik. Biz de onları taklit ederek sözlerini tasdik ettik.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنَّا ve enna ve elbette biz
  2. ظَنَنَّآ zenenna sanmıştık kök: ظنن
  3. أَن en
  4. لَّن len asla
  5. تَقُولَ tekule söylemeyeceklerini kök: قول
  6. ٱلْإِنسُ l-insu insanların kök: انس
  7. وَٱلْجِنُّ velcinnu ve cinlerin kök: جنن
  8. عَلَى ala karşı
  9. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  10. كَذِبًۭا keziben yalan kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan · Ortak kavram: Cennet

    Derken kendine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: "Bunun sonsuza değin yok olacağını sanmıyorum."

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    (O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran…

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz hiçbir insan ve cinin Allah hakkında yalan söylemeyeceğini sanmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Halbuki biz, ne insanların ne de cinlerin Allah'a iftira edeceğine asla ihtimal vermezdik."

Muhammed Esed

ve ne insanın ne de (hiçbir) görünmez gücün Allah hakkında yalan uydurmayacağını düşün(mekte yanılmış)tık.

Ahmed Hulusi

"Biz gerçekten, ins ve cin Allah hakkında asla yalan söylemez, diye zannetmiştik. "

Ali Bulaç

"Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemiyeceklerini sanmıştık."

Ali Özek ve heyeti

Halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler, sanmıştık.

Ali Rıza Safa

"Aslında, insanların ve cinlerin, Allah hakkında yalanlar söylemeyeceklerini sanıyorduk!"

Bayraktar Bayraklı

"Biz, insanları ve cinleri Allah hakkında asla yalan söylemezler sanmıştık."

Edip Yüksel

"İnsanların ve cinlerin ALLAH'a karşı yalan uyduramayacaklarını sanmıştık."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'İnsanların ve cinlerin ALLAH'a karşı yalan uyduramıyacaklarını sanmıştık.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve doğrusu biz, İns ü Cinn Allaha karşı asla yalan söylemez sanmışız

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Doğrusu biz insin ve cinnin dipnot 1 Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerine inanıyorduk."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tanıdık ve tanımadık yabancı kimseler. Bildiğimiz ve bilmediğimiz kimseler. Bkz. 72:1. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Doğrusu biz "ins"in ve "cinn"in dipnot 1 Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerine inanıyorduk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen-bilinmeyen kimselerin.

Gültekin Onan

"Oysa biz, insanların ve cinlerin Tanrı'ya karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık."

Hasan Basri Çantay

"Gerçek biz de insan (olsun), cin (olsun) Allaha karşı (hiçbiri) asla yalan söylemez, sanmıştık."

İbni Kesir

Doğrusu öyle zannettik ki; insanlar ve cinnler Allah'a karşı asla yalan söylemezler.

Mehmet Alagaş

(1-17) Bana, cinlerden bir ekibin beni dinlediği vahyediliyor, biz olağan üstü / acayip bir kuran işittik dediler. Erişkinliğe / rüşte iletiyor, biz ona iman ettik , Rabbimize herhangi birini asla ortak koşmayacağız. Muhakkak ki Rabbimizin şanı yücedir, arkadaş ve de çocuk / evlat edinmemiştir. Muhakkak ki O aramızdaki en aptalımız / aklı kıt olanımız dı, Allaha karşı saçma sapan sözler söylerdi. Allah hakkında ne insan ve ne de cin kesinlikle yalan söylemez sanıyorduk. (Ama yanılmışız) İns’ten bazı adamlar Cin’den bazı adamlara sığınıyorlardı ve haksız davranışlarını / cahilliklerini artırıyorlardı. Sizin sandığınız gibi onlarda / cinlerde Allah’ın kimseyi asla diriltmeyeceğini sanıyorlardı. Muhakkak ki biz cinler olarak göğe dokunduk, onu kayan alevler /ışımalar ve şiddetli koruyucularla dolu olarak bulduk. Biz onun oturma yerlerinde dinlemek amacıyla otururduk. Kim bir şey işitecek olsa o anda, onu takip eden / gözetleyen kayan bir alev / ışıma bulurdu. Yeryüzünde olanlara fenalık mı / şer mi murad edildi ? yahut Rablerinin onları eriştirmek /yetiştirmek gibi bir muradı mı var ? idrak edemiyoruz. Muhakkak içimizde Salihler var ve de bunun dışında olanlar da var. Bizler ayrı ayrı yollardayız. Artık Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı ve onu kaçarak ta aciz edemeyeceğimizi kesinlikle anlıyoruz, biz hidayet rehberini işittiğimiz de ona kesinlikle iman ettik, kim Rabbine güvenirse / iman ederse artık ona noksan kalma korkusu ve de haksızlık yapılma korkusu yoktur. Muhakkak biz de Müslümanlar da var haktan sapanlar da / kasituun da var, Kim teslim olmuşsa / Müslüman olmuşsa işte onlar yetişkinliği arayıp bulanlardır. (Teharrav; Hira ile aynı, arayış dağı) Haktan sapanlar ise cehenneme odun oldular. Eğer ki yollarında istikamet üzere olsalardı / düzgün olsalardı bile onları sınavla ayrıştırmak amacıyla bol su ile sularken dahi onları sınardık. Rabbinin hatırlatmasından yüz çeviren kimseyi artan / yükselen bir azaba sokar.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında yalan söylemeyeceklerini zannederdik."

Süleyman Ateş

Biz insanların ve cinlerin, Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık (onun için o beyinsizin sözüne uymuştuk),

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz sanıyorduk ki insanlar ve cinler, Allah'a karşı yalan söyleyemezler.

Şaban Britch

Biz de, insanların ve cinlerin Allah hakkında yalan söylemeyeceklerini zannederdik.

Şaban Piriş

Biz de, insanların ve cinlerin Allah hakkında yalan söylemeyeceklerini zannederdik.

Yaşar Nuri Öztürk

"Biz sanmıştık ki, ne insanlar ne de cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Nor could we conceive that among the men and the Jinn there would be those who are that wicked as to relate to Allah falsehood".

Abdul Haleem

although we had thought that no man or jinn would [dare to] tell a lie about Him.

Abdullah Yusuf Ali

'But we do think that no man or spirit should say aught that untrue against Allah.

Abul A'la Maududi

and that "we had thought that men and jinn would never speak a lie about Allah", dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, we were misled by those falsehoods because we could never think that the men or the jinn could ever dare forge a lie about Allah, but having heard this Quran we now know that they were, in fact, liars.

Aisha Bewley

We did not think it possible for either man or jinn to tell a lie against Allah.

Al-Hilali & Khan

‘And verily, we thought that men and jinn would not utter a lie against Allâh.

Ali Quli Qarai

Indeed we thought that humans and jinn would never utter any falsehood concerning Allah.

Amatul Rahman Omar

"And (we acknowledge) that (we believed in them because) we never thought that men and jinn could ever possibly utter a lie about Allâh.

Arthur John Arberry

and we had thought that men and jinn would never speak against God a lie.

Bijan Moeinian

"The Jinns admit that it is a sin for a Jinn or a man to fabricate a lie against God. "

E. Henry Palmer

"'And we thought that men and ginn would never speak a lie against God.

Edip-Layth

"We had thought that neither people nor the Jinn would ever utter a lie against God."

George Sale

But we verily thought that neither man nor genius would by any means have uttered a lie concerning God.

Hamid S. Aziz

"And lo! We thought (or think) that men and jinn did not (or ought not to) utter a lie against Allah:

Mahmoud Ghali

And that we surmised that humankind and the jinn would never speak against Allah a lie.

Marmaduke Pickthall

And lo! we had supposed that humankind and jinn would not speak a lie concerning Allah -

Mohamed Ahmed - Samira

We had in fact thought that men and jinns would never speak a lie about God,

Muhammad Asad

and that [we were mistaken when] we thought that neither man nor [any of] the invisible forces would ever tell a lie about God.

Mustafa Khattab

We certainly thought that humans and jinn would never speak lies about Allah.

Progressive Muslims

"And we had thought that neither mankind nor the Jinn would ever utter a lie against God. "

Rashad Khalifa

" 'We thought that neither the humans, nor the jinns, could possibly utter lies about GOD.

Sahih International

And we had thought that mankind and the jinn would never speak about Allah a lie.

Sam Gerrans

“And that: ‘We had thought that the servi and the domini would not ascribe a lie to God.’

Shabbir Ahmed

"And behold, we used to think that people, whether civilized or uncivilized, would never utter a lie about Allah. "

Syed Vickar Ahamed

" ‘And verily, we do think that no man or spirit (among jinns') should say anything that is untrue against Allah.

Taqi Usmani

and that we thought that the humans and the Jinn would never tell a lie about Allah, (therefore, we had followed them in shirk under this impression),

The Monotheist Group

"And we had thought that neither mankind nor the Jinn would ever utter a lie against God."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cin suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩