En'âm suresi

En'âm suresi, 130. ayet

En'âm suresi, 130. ayet. يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ أَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِى وَيُنذِرُونَكُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا قَالُوا۟ شَهِدْنَا عَلَىٰٓ أَنفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَشَهِدُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰفِرِينَ

yâ ma`şera-lcinni vel'insi elem ye'tiküm rusülüm minküm yeḳuṣṣûne `aleyküm âyâtî veyünẕirûneküm liḳâe yevmiküm hâẕâ. ḳâlû şehidnâ `alâ enfüsinâ vegarrathümü-lḥayâtü-ddünyâ veşehidû `alâ enfüsihim ennehüm kânû kâfirîn.

Diyanet İşleri

(O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 127–133 · surenin 130. ayeti / 165
  1. En'âm 127

    Rableri katında selam yurdu (cennet) onlarındır. Allah, yapmakta oldukları şeylerden dolayı onların dostudur.

  2. En'âm 128

    Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

  3. En'âm 129

    İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.

  4. 130

    (O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

  5. En'âm 131

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

  6. En'âm 132

    Herkesin amellerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.

  7. En'âm 133

    Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

130. Yüce Allah, cin olsun insan olsun haktan yüz çeviren ve onu reddeden herkesi azarlayarak hatalarını açıklar ve onlar da bunu itiraf ederler. İşte Yüce Allah onlara şöyle der: “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size” emre ve yasağa, hayır ve şerre, vaat ve tehdide dair geniş açıklamaların yer aldığı apaçık “âyetlerimi anlatan, bu güne kavuşacağınıza” bu günde kurtuluşa ermenin ancak Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmakla söz konusu olacağına, bunu gerçekleştirmeme halinde ise bedbahtlık ve hüsranın kaçınılmaz olacağına “dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?”

Onlar da bunun böyle olduğunu söyleyip itiraf edecekler ve “(Evet,) kendi aleyhimize şahitlik ederiz (ki, geldi)” diyecekler. Dünya hayatı” süsleri, yaldızları ve nimetleri ile “onları aldatmış” onlar da dünya hayatı ile tatmin olmuşlar, ona razı olup âhiretle ilgilenmekten uzak kalmışlardır. “ve onlar kendi aleyhlerine kâfir kimseler olduklarına dair şahitlik etmişlerdir.” Böylelikle onlara karşı Allah’ın delili ortaya konmuş olacak ve o vakit herkes, hatta kendileri bile Allah’ın haklarındaki hükmünün adil olduğunu bileceklerdir. Yüce Allah onlar hakkında can yakıcı azap hükmü verecek ve şöyle diyecektir: “Sizden önce gelip geçen, sizin yaptığınız işleri yapan, sizin kendi payınızdan istifade ettiğiniz gibi kendi paylarından istifade eden, sizin gibi batıla dalan cin ve insan toplulukları arasına katılın.”

İşte bunlar hüsrana uğrayanlardır. Yani onların önce gelenleri de sonra gelenleri de zarar ve ziyana uğramışlardır. Nimet dolu cennetleri kaybetmekten ve en cömert ve en şerefli Rabbin komşuluğundan mahrum kalmaktan daha büyük zarar ve ziyan mı olur?! Ancak her ne kadar hüsrana uğrama konusunda hepsi ortak olmakla birlikte, bu hüsranın miktarı açısından birbirleri arasında büyük farklar olacaktır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kıyamet günü onlara: "Ey insanlar ve cinler topluluğu! Sizlere kendi türünüzden - insanlardan olan- Allah’ın kendilerine indirdiklerini okuyan ve sizi içinde bulunduğunuz bu kıyamet günü ile korkutan peygamberler gelmedi mi?” deriz. Onlar da: "Elbette geldi. Bu gün kendi nefislerimiz aleyhine senin peygamberlerinin bize tebliğ ettiğini de kabul ederiz, bu günle karşılaşma hakkında uyardıklarını da kabul ederiz. Fakat biz senin peygamberlerini de yalanladık, karşı karşıya kalacağımız bu günü de yalanladık.” derler. Dünya hayatı, içinde olan geçici süsleri, güzellikleri ve nimetleriyle onları aldatmıştır. Onlar da dünyada Allah'a ve resulüne iman etmede kâfir olduklarını kendi aleyhlerine kabul ettiler. Oysa vaktinin geçmiş olması sebebiyle, onların bu ikrarı ve imanı onlara bir fayda vermez.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰمَعْشَرَ ya mea'şera topluluğu kök: عشر
  2. ٱلْجِنِّ l-cinni cin kök: جنن
  3. وَٱلْإِنسِ vel'insi ve insan kök: انس
  4. أَلَمْ elem
  5. يَأْتِكُمْ ye'tikum gelmedi mi? kök: اتي
  6. رُسُلٌۭ rusulun elçiler kök: رسل
  7. مِّنكُمْ minkum içinizden
  8. يَقُصُّونَ yekussune anlatan kök: قصص
  9. عَلَيْكُمْ aleykum size
  10. ءَايَـٰتِى ayati ayetlerimi kök: ايي
  11. وَيُنذِرُونَكُمْ ve yunzirunekum ve sizi uyaran kök: نذر
  12. لِقَآءَ lika'e karşılaşacağınıza dair kök: لقي
  13. يَوْمِكُمْ yevmikum gününüzle kök: يوم
  14. هَـٰذَا ۚ haza bu
  15. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  16. شَهِدْنَا şehidna şahidiz kök: شهد
  17. عَلَىٰٓ ala aleyhine
  18. أَنفُسِنَا ۖ enfusina nefsimiz kök: نفس
  19. وَغَرَّتْهُمُ ve garrathumu onları aldattı kök: غرر
  20. ٱلْحَيَوٰةُ l-hayatu hayatı kök: حيي
  21. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  22. وَشَهِدُوا۟ ve şehidu ve şahidlik ettiler kök: شهد
  23. عَلَىٰٓ ala karşı
  24. أَنفُسِهِمْ enfusihim nefislerine kök: نفس
  25. أَنَّهُمْ ennehum şüphesiz
  26. كَانُوا۟ kanu olduklarına kök: كون
  27. كَـٰفِرِينَ kafirine kafir kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    (Önce) en yakın akrabanı uyar.

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan…

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip…

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" dipnot 1 (deyince), onlar "Kendi aleyhimize şahitlik ederiz." demiş olacaklardır. Dünya hayatı onları aldatmış ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik etmiş (olacak)lardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet insanlara olduğu gibi cinlere kendi içerinden elçiler gönderildiğinin apaçık delilidir.

Mustafa İslamoğlu

(Allah diyecek ki): "Ey görünmeyen ve görüneniyle tüm iradeli varlık türleri! Kendi içinizden, mesajlarımı size anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınız konusunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? Onlar: "Biz kendi aleyhimize şahitlik yaparız!" diyecekler; zira bu dünya hayatı onları aldatmıştır; ve böylece onlar kendilerinin inkarcı olduklarına yine kendileri şahitlik yapmış olacaklar.

Muhammed Esed

(Ve Allah şöyle devam edecek:) "Ey görünmez (şeytani) varlıklar ve (benzer zihniyetteki) insanlar ile yakınlık içinde bulunan sizler! İçinizden mesajlarımı size ileten ve bu (Hesap) Gününün geleceği konusunda sizi uyaran bir peygamber gelmedi mi?" Onlar: "Biz kendi aleyhimize şahitlik yaparız!" diyecekler. Zira bu dünya hayatı onları ayartmıştır: ve böylece onlar, hakikati inkar ettiklerine dair kendi aleyhlerine şahitlik yapacaklardır.

Ahmed Hulusi

"Ey cinn ve ins topluluğu, hakikate işaret eden mesajlarımı anlatan ve şu güne ulaşacağınız hakkında sizi uyaran, sizden Rasuller gelmedi mi?". . . "Kendi aleyhimize şahidiz" dediler. . . Dünya hayatı onları aldattı ve (sonuçta) kendilerinin, hakikat bilgisini inkar edenlerden olduklarına şahitlik ettiler!

Ali Bulaç

Ey cin ve insan topluluğu, içinizden size ayetlerimi aktarıp okuyan ve size bu karşı karşıya geldiğiniz gününüzle sizi uyarıp korkutan elçiler gelmedi mi? Onlar: "Nefislerimize karşı şehadet ederiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı ve gerçekten kafir olduklarına dair kendi nefislerine karşı şehadet ettiler.

Ali Özek ve heyeti

Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi! Derler ki: «Kendi aleyhimize şahitlik ederiz.» Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Ali Rıza Safa

"Ey cin ve insan topluluğu! Ayetlerimi size anlatan ve bu gününüze kavuşacağınız konusunda sizi uyaran, kendi aranızdan elçiler gelmedi mi?" Şöyle derler: "Kendimize tanığız!" Dünya yaşamı onları aldattı ve nankörlük ettiklerine ilişkin kendilerine karşı tanıklık ettiler.

Bayraktar Bayraklı

"Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gün ile karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Derler ki: "Kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik edecekler.

Edip Yüksel

Ey cinler ve insanlar topluluğu, size, ayetlerimi anlatan ve bugünle karşılaşmanız konusunda sizi uyaran sizden elçiler gelmedi mi? "Kendimize karşı tanığız" dediler. Dünya hayatı onları aldattı ve inkarcı olduklarına dair kendi kendilerine karşı tanıklık ettiler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey cinler ve insanlar topluluğu, size, ayetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşmanız konusunda sizi uyaran sizden elçiler gelmedi mi? 'Kendimize karşı tanığız,' dediler. Dünya hayatı onları aldattı ve inkarcı olduklarına dair kendi kendilerine karşı tanıklık ettiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimizi anlatan ve bu gününüzün geleceğini haber veren peygamberler gelmedi mi? Onlar: "Ey Rabbimiz, biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı da kendi aleyhlerine kafir olduklarına şahitlik ettiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey İns-ü Cin ma'şeri! İçinizden size ayetlerimi anlatır ve bu gününüzün gelip çatacağını haber verir Peygamberler gelmedimi? Ya rabbena, diyecekler: kendilerimizin aleyhine şahidleriz; evet, Dünya hayatı onları aldattı da kendi aleyhlerinde olarak kafir idiklerine şahid oldular

Erhan Aktaş

"Ey cinn ve ins dipnot 1 topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi aktaran ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran Resuller gelmedi mi?" "Kendi aleyhimize tanığız" derler. Dünya hayatı onları aldattı, kendilerinin Kafirler dipnot 2 olduklarına tanıklık ettiler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 6:100. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey cinn ve ins dipnot 1 topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi aktaran ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran resuller gelmedi mi?" "Kendi aleyhimize tanığız" derler. Dünya hayatı onları aldattı, kendilerinin Kafirler dipnot 2 olduklarına tanıklık ettiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 6:128. Ayet dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey cinn ve ins dipnot 1 topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi aktaran ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran rasuller gelmedi mi?" "Kendi aleyhimize tanığız" derler. Dünya hayatı onları aldattı, kendilerinin gerçeği yalanlayan nankörler olduklarına tanıklık ettiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler.

Gültekin Onan

Ey cin ve insan topluluğu, içinizden size ayetlerimi aktarıp okuyan ve bu karşı karşıya geldiğiniz gününüzle sizi uyarıp korkutan elçiler gelmedi mi? Onlar: "Nefslerimize karşılık şehadet ederiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı ve gerçekten kafir olduklarına dair kendi nefslerine karşı şehadet ettiler.

Hasan Basri Çantay

Ey cin ve ins cemaati, içinizden size ayetlerimi nakleder, bu gününüzün gelib çatacağını inzar ile haber verir peygamberler gelmedi mi size? "Ey Rabbimiz, diyecekler, nefslerimize karşı (kendi aleyhimizde) şahidlik ederiz". Dünya haayatı onları aldatdı da gerçek kafir kimseler olduklarına, kendileri de kendi aleyhlerinde, şahid oldular.

İbni Kesir

Ey cinn ve insan topluluğu; içinizden size ayetlerimi anlatan, bu gününüzün gelip çatmasından sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? Derler ki; Ey Rabbımız, kendi hakkımızda şahidiz. Dünya hayatı onları aldattı da gerçek küfredenler olduklarına kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler.

Mehmet Alagaş

(122-131) Kendisi ölü iken onu dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için ona nur yaptığımız kimse, karanlıklardan bir türlü çıkamayan kimse gibi hiç olur mu? Böylece zalimlere yaptıkları süslü gösterildi. Böylece her memlekettin büyüklerini orada tuzak kurabilmeleri için suçlular yaptık , sadece kendilerine tuzak kuruyorlardı da bunu n bilincinde / şuurunda değillerdi. Onlara bir ayet geldiği vakit Allah’ın Resullerine verilenin bir benzeri de bize verilmedikçe iman etmeyeceğiz dediler, Allah mesajlarını / risaletini hangi tarafa vereceğini daha iyi bilir, ilerde suç işleyenlere kurdukları tuzaklardan dolayı Allah’ın yanında ki aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecek. Allah kimin hidayet olmasını isterse göğsünü teslimiyete açar / İslam’a açar, Kimi de sapmış bırakmak isterse göğsünü darlandırır semaya çıkar gibi sıkışır. İşte böyle Allah, pisliği inanmayanlar üzerine yapar , i şte bu Rabbinin doğru yoludur , zikreden kavimler için ayetlerimizi detaylandırdık. Onlara Rablerinin yanında İslam yurdu vardır, yaptıklarından dolayı O, onların dostudur. O gün hepinizi toplayacak, ey cin topluluğu inslerden çokça edindiniz, i nslerden onların dostları da dedi ki Rabbimiz bazımız bazılarından faydalandık / metalandık ve bize tanıdığın süremiz de eriştik, dedi ki Ateş, varacağınız yerdir, orada Allah’ın istemesi hariç ebedi kalacaksınız, muhakkak ki Rabbin yargıçtır, bilendir. Böylece zalimlerin bazısı , kazandıkları sebebiyle bazısının dostu olur / velisi olur. Ey cin ve ins topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve işte bugünle buluşmayı hatırlatan, sizlerden olan Resuller size gelmedi mi? K endimize şahidiz ki dünya hayatı bizi aldattı dediler ve kendileri kendilerinin kafir olduklarına şahit oldular , b u Rabbinin memleketleri halkı gafil iken z ulmederek helak etmemesi nedeniyledir.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşacağınıza dair, sizi uyaran rasûller gelmedi mi?” Onlar: "Biz kendi aleyhimize şahidiz" diyeceklerdir. Dünya hayatı onları aldattı da, kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Süleyman Ateş

"Ey cin ve insan topluluğu, içinizden, size ayetlerimi anlatan ve bugününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" "Kendi aleyhimize şahidiz." dediler. Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kafir olduklarına şahidlik ettiler.

Süleymaniye Vakfı

Ey cin ve insan toplulukları! İçinizden ayetlerimi tam olarak anlatıp bugüne varacağınız hakkında sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" Onlar, "Kendi aleyhimize şahitlik ederiz." diyecekler. Dünya hayatı onları aldatmıştı. Orada kendi kafirliklerine kendileri şahitlik edecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey cinler ve insanlar! Sizden olan kimseler size elçi olarak gelmediler mi? Onlar size ayetlerimi anlatıyor ve bugün karşınıza çıkan şeyler konusunda sizi uyarıyorlardı, değil mi?" Diyeceklerdir ki "Aleyhimize de olsa biz buna şahidiz." Dünya yaşayışı onları pek aldatmıştı. Kendi kafirliklerine bizzat kendileri şahitlik ettiler.

Şaban Britch

Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve sizi bu gününüze kavuşmakla uyaran rasûller gelmedi mi? Kendi aleyhimizde şahidiz, diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı da kâfir olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Şaban Piriş

-Ey cin ve insan topluluğu içinizden size ayetlerimi anlatan ve sizi bu gününüze kavuşmakla uyaran Resuller gelmedi mi? -Kendi aleyhimizde şahidiz, diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı da kafir olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi anlatan ve şu gününüzle yüz yüze geleceğiniz hususunda sizi uyaran resuller gelmedi mi? "Kendi aleyhimize tanıklık ettik." dediler. İğreti hayat onları aldattı da küfre saptıklarına ilişkin, öz benlikleri aleyhinde tanıklık ettiler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In Day of Judgement shall all be addressed, thus: "O you people of the Jinn and mankind, asks Allah, "did you not receive Messengers, people of your own , to present you with My signs and narrate to you My revelations evincing both My Omnipotence and Authority, and warn you of this Momentous Day! "We plead guilty, they say, and we confess to the charge". They were deceived by the sensuous enjoyment, they regarded as the chief object of life, and they were witnesses of their own actions and of their deeds reflecting infidelity and disobedience to Allah.

Abdul Haleem

‘Company of jinn and mankind! Did messengers not come from among you to recite My revelations to you and warn that you would meet this Day?’ They will say, ‘We testify against ourselves.’ The life of this world seduced them, but they will testify against themselves that they rejected the truth:

Abdullah Yusuf Ali

"O ye assembly of Jinns and men! came there not unto you messengers from amongst you, setting forth unto you My signs, and warning you of the meeting of this Day of yours?" They will say: "We bear witness against ourselves." It was the life of this world that deceived them. So against themselves will they bear witness that they rejected Faith.

Abul A'la Maududi

(Then Allah will also ask them): 'O assembly of jinn and men! Did there not come to y ou Messengers from among yourselves, relating to you My signs, and warning you of the encounter of this your Day (of Judgement)?' They will say: 'Yes, we bear witness against ourselves.' dipnot 1 They have been deluded by the life of this world, and they will bear witness against themselves that they had disbelieved. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The wrong-doers would confess that even though the Prophets had come, in succession, in order to inform them of the Truth, it was their own fault that they did not respond to their call.
  2. metne dön, dipnot 2
    They were deniers of, and disbelievers in, rather than ignorant of the Truth. They acknowledged tha! the Truth had been conveyed to them and that they had refused to accept it.

Aisha Bewley

Company of jinn and men! did not Messengers come to you from among yourselves relating My Signs to you and warning you of the encounter of this Day of yours? They will say, ‘We testify against ourselves. ’ The life of this world deluded them and they will testify against themselves that they were kuffar.

Al-Hilali & Khan

O you assembly of jinn and mankind! "Did not there come to you Messengers from amongst you, reciting unto you My Verses and warning you of the meeting of this Day of yours?" They will say: "We bear witness against ourselves." It was the life of this world that deceived them. And they will bear witness against themselves that they were disbelievers.

Ali Quli Qarai

‘O company of jinn and humans! Did there not come to you apostles from yourselves, recounting to you My signs and warning you of the encounter of this Day?’ They will say, ‘We testify against ourselves. ’ The life of this world had deceived them, and they will testify against themselves that they had been faithless.

Amatul Rahman Omar

`O multitude of jinn (- fiery natured, houghty) and (ordinary) peoples! did there come to you no Messengers from among yourselves who related to you My Messages and warned you that you would face this your day?' They will say, `(Yes,) we bear witness against ourselves. ' And the present life has beguiled them. And they will bear witness against themselves (on that day) that they were disbelievers.

Arthur John Arberry

'Company of jinn and mankind, did not Messengers come to you from among you, relating to you My signs and warning you of the encounter of this your day?' They shall say, 'We bear witness against ourselves. ' They were deluded by the present life, and they bear witness against themselves that they were unbelievers.

Bijan Moeinian

God will then ask: "Did I not send My prophets to you, Jinns and human beings, to recite My Revelations and warn you about this meeting of ours today?" They will [have no choice but to] confess that they fell prey to the vanities of the world, chose the disbelief and, thus, testify against themselves

E. Henry Palmer

O assembly of ginns and men! did there not come to you apostles from among yourselves, relating to you our signs, and warning you of the meeting of this very day of yours? They say, 'We bear witness against ourselves. ' The life of this world deceived them, and they bear witness against themselves that they were unbelievers.

Edip-Layth

"O you tribes of Jinn and humans, did not messengers come to you from amongst you and relate to you My signs, and warn you of the meeting of this day?" They said, "Yes, we bear witness upon ourselves;" and the worldly life deceived them, and they bore witness on themselves that they were ingrates.

George Sale

O company of genii and men, did not messengers from among your selves come unto you, rehearsing my signs unto you, and forewarning you of the meeting of this your day? They shall answer, we bear witness against our selves: The present life deceived them: And they shall bear witness against themselves that they were unbelievers.

Hamid S. Aziz

O assembly of jinn and men! Did there not come to you Messengers of your own (or from amongst you), relating to you Our Signs, and warning you of the meeting of this Day? They will say, "We bear witness against ourselves. " The life of this world deceived them, and they bear witness against themselves that they were disbelievers.

Mahmoud Ghali

"O company of jinn and humankind, did Messengers not come up to you from among you, (who) narrated to you My signs and warned you of the meeting of this your Day?" They will say, "We bear witness against ourselves. " And the present life (Literally: the lowly life, i.e., the life of this world) deluded them, and they bore witness against themselves that they were disbelievers.

Marmaduke Pickthall

O ye assembly of the jinn and humankind! Came there not unto you messengers of your own who recounted unto you My tokens and warned you of the meeting of this your Day? They will say: We testify against ourselves. And the life of the world beguiled them. And they testify against themselves that they were disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

O you assembly of jinns and men, did not apostles come to you from among you, communicating My signs to you, bringing warnings of this your day (of Doom)?" They will answer: "We bear witness to our sins. " They were surely deluded by the life of the world, and bore witness against themselves because they were unbelievers.

Muhammad Asad

[And thus will God continue:] "O you who have lived in close communion with [evil] invisible beings and [like-minded] humans! Have there not come unto you apostles from among yourselves, who conveyed unto you My messages and warned you of the coming of this your Day [of Judgment]?" They will answer: "We do bear witness against ourselves!"-for the life of this world had beguiled them: and so they will bear witness against themselves that they had been denying the truth.

Mustafa Khattab

˹Allah will ask,˺ "O assembly of jinn and humans! Did messengers not come from among you, proclaiming My revelations and warning you of the coming of this Day of yours?" They will say, “We confess against ourselves!” For they have been deluded by ˹their˺ worldly life. And they will testify against themselves that they were disbelievers.

Progressive Muslims

"O you tribes of Jinn and humans, did not messengers come to you from amongst you and relate to you My revelations, and warn you of the meeting of this Day" They said: "Yes, we bear witness upon ourselves;" and the worldly life deceived them, and they bore witness on themselves that they were rejecters.

Rashad Khalifa

O you jinns and humans, did you not receive messengers from among you, who narrated to you My revelations, and warned you about the meeting of this day? They will say, "We bear witness against ourselves." They were totally preoccupied with the worldly life, and they will bear witness against themselves that they were disbelievers.

Sahih International

"O company of jinn and mankind, did there not come to you messengers from among you, relating to you My verses and warning you of the meeting of this Day of yours?" They will say, "We bear witness against ourselves"; and the worldly life had deluded them, and they will bear witness against themselves that they were disbelievers.

Sam Gerrans

“O congregation of domini and servi: came there not to you messengers from among you, relating to you My proofs and warning you of the meeting of this day of yours?” They will say: “We bear witness against ourselves.” And the life of this world deluded them; and they will bear witness against themselves that they were false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

O You, assembly of the nomads and the urbanites! Did not Messengers come to you from among you, who conveyed to you My Messages and warned you of the meeting of this your Day? They will say, "We testify against ourselves. " Pursuit of only the worldly life preoccupied their hearts and minds. They will bear witness against themselves that they disregarded the Truth.

Syed Vickar Ahamed

"O you assembly of jinns' and men! Did the messengers not come to you from among you, telling you of My Signs and warning you of the facing of this Day?" They will say: "We bear witness against ourselves. " It was the present life that deceived them. And they will bear witness against themselves that they rejected Faith (as disbelievers).

Taqi Usmani

"O species of Jinn and mankind, had the messengers not come to you, from among yourselves, who used to relate My verses to you, and used to warn you of the encounter of this your day?" They will say, “We testify against ourselves.” The worldly life had deceived them, and they will testify against themselves that they were disbelievers.

The Monotheist Group

"O assembly of Jinn and mankind, did not messengers come to you from among you and tell to you My revelations, and warn you of the meeting of this Day?" They said: "Yes, we bear witness upon ourselves;" and the worldly life deceived them, and they bore witness upon themselves that they were rejecters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 130. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 130. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 130. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩