Bakara suresi

Bakara suresi, 78. ayet

Bakara suresi, 78. ayet. وَمِنْهُمْ أُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّآ أَمَانِىَّ وَإِنْ هُمْ إِلَّا يَظُنُّونَ

veminhüm ümmiyyûne lâ ya`lemûne-lkitâbe illâ emâniyye vein hüm illâ yeżunnûn.

Diyanet İşleri

Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 75–81 · surenin 78. ayeti / 286

Konu Kitabı tahrif edenler ve "sayılı günler" iddiası Bakara 75–82 3

  1. Bakara 75

    Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.

  2. Bakara 76

    Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah'ın (Tevrat'ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?"

  3. Bakara 77

    Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.

  4. 78

    Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

  5. Bakara 79

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!

  6. Bakara 80

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

  7. Bakara 81

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

78. “Onların arasında” yani kitab ehlinin içinde “ümmiler de vardır ki” yani ilim ehlinden olmayan avam kimseler de vardır. “onlar birtakım kuruntular dışında Kitab’ın ne olduğunu bilmezler ve yalnızca zanna uyarlar.” Yani onlar, Allah’ın Kitab’ından onu okumanın dışında hiçbir nasibi olmayan ve kendilerinden öncekilerin -ki onlar kendi durumlarını hakkıyla biliyorlardı- yanında bulunanlardan haberleri olmayan kimselerdir. Bunların sahip oldukları, birtakım zanlardan ve aralarındaki ilim ehlini taklit etmekten ibarettir. Yüce Allah bu âyet-i kerimelerde onların ilim adamlarını, avamlarını, münafıklarını ve aralarından münafıklık etmeyen kimseleri de söz konusu etmektedir. Aralarından ilim adamları, üzerinde bulundukları sapıklığa sıkı sıkıya bağlıdırlar. Avam ise onları basiretsiz bir şekilde onları taklit ederler. Buna göre siz -ey müminler- her iki kesimden yana da ümit var olamazsınız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yahudilerden bir grup sadece Tevrat'ı okumayı biliyordu. Ancak onun delalet ettiği manaları anlamıyorlardı. Onların sahip oldukları tek şey atalarından öğrendikleri yalanlardı. Bu öğrendikleri yalanları da Allah'ın indirdiği Tevrat'tan zannedip, biliyorlardı.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمِنْهُمْ ve minhum onların içinde vardır
  2. أُمِّيُّونَ ummiyyune ümmiler kök: امم
  3. لَا la
  4. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmezler kök: علم
  5. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  6. إِلَّآ illa dışında
  7. أَمَانِىَّ emaniyye kuruntuları kök: مني
  8. وَإِنْ ve in
  9. هُمْ hum onlar
  10. إِلَّا illa sadece
  11. يَظُنُّونَ yezunnune zannediyorlar kök: ظنن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde,…

  • Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak…

  • Aynı kök: مني (22 geçiş)

    De ki: "Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz…

  • Aynı kök: مني (22 geçiş)

    Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İçlerinde birtakım ümmiler dipnot 1 vardır ki kuruntular dışında Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onlar zandan başka bir şeyde bulunmuyorlar.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Ümmi] kavramı sanıldığı gibi "okuma-yazma bilmeyen" değil, "[el-Kitab]'ı (Tevrat'ı) bilmeyen", "kitap ehlinden olmayan" veya "Mekkeli" demektir. Buna göre söz konusu kavram, [el-ümmiyyûn/el-ümmiyyîn] şeklinde çoğul kalıpta bu ayette "Kitabı (Tevrat'ı) bilmeyenler", Al-i İmrân 3:20, 75'te "kitap verilmeyenler, kitap ehlinden olmayanlar", Cum‘a 62:2'de "Mekkeliler" anlamına gelmekte, [el-ümmî] şeklinde tekil kalıpta A‘râf 7:157-158'de "Hz. Muhammed" için kullanılmaktadır. Hz. Muhammed'in ümmiliği, onun peygamberlikten önce Tevrat'ı yani dini metinleri bilmemesi ve onlar hakkında yazılı veya sözlü yorumda bulunmaması, kitap ehlinden olmaması ve Mekkeli oluşu anlamındadır; konunun okuma-yazma bilmemeyle ilişkisi yoktur. Zaten 79. ayette ümmî denen bu kişilerin kitapla ilgili bilgileri kendi elleriyle yazıp Yüce Allah'a iftira ettiklerinden söz edilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Onların içerisinde ümmiler de var. Onları kitabı bilmezler, sadece birtakım kuruntulara sahipler; ve onlar (gerçekleri bilmiyor) yalnızca zannediyorlar.

Muhammed Esed

Onlar arasında ilahi kelamın gerçek bilgisine sahip olmayan, kitap ile ilgisiz insanlar var; (ki bunlar) sadece bir takım kuruntular(a tabi olurlar) ve zanna dayanırlar.

Ahmed Hulusi

Onlardan ümmi olanlar vardır ki, vehmettikleri (kafalarında şartlanmalarına göre kurguladıkları) ötesinde Kitabı (hakikat bilgisini) bilmezler; (asılsız) zanlarıyla yaşarlar.

Ali Bulaç

Onlardan bir kısmı ümmidir. Kitabı bilmezler; (bildikleri) bir sürü asılsız şeylerden başkası değildir ve yalnızca zannederler.

Ali Özek ve heyeti

İçlerinde bir takım ümmîler vardır ki, Kitab’ı (Tevrât’ı) bilmezler. Bütün bildikleri bir takım kuruntu (ve yalan) lardır. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.

Ali Rıza Safa

Üstelik onlardan bir bölümü, önceki kitaplardan bilgisi olmayanlardır. Kuruntu ve uydurmalar dışında, Kitap'ı bilmezler; yalnızca yakıştırıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onların arasında kitabı bilmeyen cahiller vardır. Bildikleri sadece kendilerine anlatılan asılsız kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.

Edip Yüksel

Aralarında ümmiler var ki kuruntu ve söylentilerin dışında kitabı bilmezler; bildiklerini zannederler. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * "Ümmi" kelimesinin anlamı için 3:20; 7:157 ayetlerine bakınız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Aralarında ümmiler var ki kuruntu ve söylentilerin dışında kitabı bilmezler; bildiklerini zannederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunların bir de okuyup yazma bilmeyen kısmı vardır ki, kitabı, kitabeti bilmezler, ancak bir takım kuruntu yığını hayaller kurar ve sadece zan ardında dolaşırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunların bir de ümmi kısmı vardır, kitabı, kitabeti bilmezler, ancak bir takım kuruntu yığını ümniyyeler kurar ve sırf zann ardında dolaşırlar

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İçlerinde, Kitap'ı bilmeyip de ondan habersiz olanlar var. Bildikleri, yalnızca kuruntudan ibarettir. Ancak zanda bulunurlar.

Gültekin Onan

Onlardan (bir bölümü) ümmidir / (İçlerinde / aralarında) ümmiler vardır, kuruntu ve söylentilerin / asılsız şeylerin (emaniyye) dışında kitabı bilmezler; yalnızca zannederler.

Hasan Basri Çantay

Onların içinde ümmi ler de var ki Kitabı (Tevratı) bilmezler. (Bütün bildikleri yalınız reislerinin telkin etdikleri) bir sürü kuruntu ve yalandan başkası değil. Onlar başka değil, yalınız zanda (ve cehaletde) kalmış bulunuyorlar.

İbni Kesir

Onlardan bir kısmı ümmidirler, kitabı anlamazlar. Bir takım batıl şeyleri onlar sadece zanneder dururlar.

Mehmet Alagaş

(75-79) Onların size iman edeceklerine dair bir beklentiniz mi var? Onlardan bir bölük / bir fırka, Allah’ın konuşmasını / kelamını işitirler, sonra onu akıllarına yatmasına rağmen bildikleri halde bozarlar / tahrif ederler. İman edenlerle buluştuklarında iman ettik derler , kendilerinden birileri ile buluştuklarında ise Rabbinizin size açtığını , size karşı kesin delil olarak , Rabbinizin yanında kullansınlar diye mi onlarla paylaşıyorsunuz , akletmiyormusunuz? Derler. (Gün gelip te kendi aleyhinize kullanılabilecek bilgileri niye açık ediyorsunuz) Peki onlar, Allah’ın neyi gizleseler ve neyi de alenileştirseler bildiğini bilmiyorlar mı? Onların bazıları kita p bilmeyen ümmilerdir , onlar sadece kuruntuları bilirler ve ancak zannederler. Yazıklar olsun kitabı elleri ile yazdıktan sonra (Yahudi ve Hristiyan kitap yazıcıları) az bir paha karşılığı / maddi menfaat temini için “işte bu da Allah’ın yanındandır” diyenlere , onlara yazıklar olsun elleriyle yazmalarından ötürü, onlara yazıklar olsun kazandıklarından ötürü.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı (Tevrat'ı) bilmezler, bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardır. Onlar yalnızca zanneder dururlar.

Süleyman Ateş

Onların içinde bir de ümmiler var ki, Kitabı bilmezler, bütün bildikleri birtakım kuruntular(yahut kulaktan dolma şeyler)dir; onlar sadece zannediyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Onların bir kısmı ümmidir; dipnot 1 kitabı bilmez, kendilerini beklentilere sokan kurguları bilirler. dipnot 2 Onlar sadece zanna dayanırlar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette geçen "ümmiler" ifadesi, inandığı ilahi kitabın içeriğini bilmeyenler anlamındadır. Kur'an'da ümmi kelimesi "kendine kitap verilmemiş olan" (Al-i İmran 3/20) ve Mekkeli anlamında da kullanılmıştır (Al-i İmran 3/75, Cum'a 62/2). Nebimiz daha önce ilahi kitap bilgisine sahip değildi (Ankebut 29/47-48, Şura 42/52-53) ama Kur'an'da ona, bundan dolayı ümmi denilmemiştir. Son nebinin Mekke'den çıkacağı Tevrat ve İncil'de yazılı olduğundan (A'raf 7/157-158) Kur'an'da onunla ilgili olarak kullanılan ümmi kavramı, Mekkeli anlamındadır. Arapçada anasından doğduğu gibi kalıp okuma yazma bilmeyen kişiye de ümmi denir (Lisan'ul-Arab). Mekkeli müşrikler, Kur'an'ın Muhammed aleyhisselama birileri tarafından yazdırıldığını iddia ederler (Furkan 25/5). Eğer o, okuma yazma bilmeseydi onu yakından tanıyan Mekkeliler, böyle bir iddiada bulunamazdı.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Kurgular" diye anlam verdiğimiz emani (أَمَانِى), 'ümniyye'nin çoğuludur. Burada bu kelime, kitabı anlamadan okuma manasındadır. Bu okuyuş kişiyi, hayale dayalı beklentilere sokar (Müfredat). Bakara 2/111.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların bir kısmı ümmidir; dipnot 1 o kitabı değil, onunla ilgili kurguları dipnot 2 bilir ve sadece tahmin yürütürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ümmi, anasından doğduğu gibi kalmış, bir şey öğrenememiş kişidir (Lisan). Bu ayette Allah'ın kitabının içeriğini bilmeyenler anlamındadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Kurgular" diye meal verdiğimiz emani, ümniyye'nin çoğuludur. Mücahid'e göre "yalan" anlamındadır. Diğerlerine göre de kitabı anlamadan okumaktır. Çünkü bu okuyuş kişiyi, varsayıma dayalı beklentilere sokar. (Müfredat)

Şaban Britch

Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı bilmezler, bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardır. Onlar yalnızca zanneder dururlar.

Şaban Piriş

Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı bilmezler, bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardır. Onlar yalnızca zanneder dururlar.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinde ümmi olanlar da vardır ki Kitap'ı bilmezler, sadece hayal ve kuruntu bilirler. Onlar yalnız sanıya saplanırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Among them are illiterates who do not know the precepts nor the mandates according with AL-Tawrah’s texts; they only know what the demagogic rabbi had purposed, and the knowledge they imparted was wholly infested with falsehood yielding only false hopes vested with ignorance and illiteracy, thus affording conjecture.

Abdul Haleem

Some of them are uneducated, and know the Scripture only through wish-ful thinking. They rely on guesswork.

Abdullah Yusuf Ali

And there are among them illiterates, who know not the Book, but (see therein their own) desires, and they do nothing but conjecture.

Abul A'la Maududi

Among them are also the unlettered folk who do not know about the Scriptures but cherish baseless wishes and merely follow their conjectures. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This was the state of the Jewish masses. They were ignorant of the Scriptures, unaware of the principles of faith as enunciated by God in His Book, unaware of the rules of conduct that He had laid down, and of the teachings which are of fundamental importance for man's salvation. Because they lacked this knowledge, they fabricated a whole religion out of their desires and fancies, living in a paradise built on false hopes and illusions.

Aisha Bewley

Some of them are illiterate, knowing nothing of the Book but wishful thinking. They only speculate.

Al-Hilali & Khan

And there are among them (Jews) unlettered people, who know not the Book, but they trust upon false desires and they but guess.

Ali Quli Qarai

And among them are the illiterate who know nothing of the Book except hearsay, and they only make conjectures.

Amatul Rahman Omar

And (some) among them are illiterate, who do not know the Scripture except cramming it up, and are doing nothing but making conjectures.

Arthur John Arberry

And some there are of them that are common folk not knowing the Book, but only fancies and mere conjectures.

Bijan Moeinian

Then some of them, who are illiterate and have not studied the Scriptures, rely upon false rumors and fabrications [thinking that what they say is written in the Scriptures. ]

E. Henry Palmer

And some of them there are, illiterate folk, that know not the Book, but only idle tales; for they do but fancy.

Edip-Layth

Amongst them are Gentiles who do not know the book except by hearsay, and they only conjecture.

George Sale

But there are illiterate men among them, who know not the book of the law, but only lying stories, although they think otherwise.

Hamid S. Aziz

And some of them there are, illiterate folk, that know not the Book, but their own fancies, conjectures and idle tales.

Mahmoud Ghali

And among them are illiterates (who) do not know the Book except (only) fancies, and decidedly they do (nothing) except surmise.

Marmaduke Pickthall

Among them are unlettered folk who know the Scripture not except from hearsay. They but guess.

Mohamed Ahmed - Samira

Among them are heathens who know nothing of the Book but only what they wish to believe, and are only lost in fantasies.

Muhammad Asad

And there are among them unlettered people who have no real knowledge of the divine writ, [following] only wishful beliefs and depending on nothing but conjecture.

Mustafa Khattab

And among them are the illiterate who know nothing about the Scripture except lies, and ˹so˺ they ˹wishfully˺ speculate.

Progressive Muslims

And amongst them are Gentiles who do not know the Scripture except by hearsay, and they only conjecture.

Rashad Khalifa

Among them are gentiles who do not know the scripture, except through hearsay, then assume that they know it.

Sahih International

And among them are unlettered ones who do not know the Scripture except in wishful thinking, but they are only assuming.

Sam Gerrans

And among them are those unschooled: they know not the Writ save vain desires; and they are only assuming.

Shabbir Ahmed

Among them are the illiterate who do not know their Scripture except by hearsay and, therefore, depend on conjecture.

Syed Vickar Ahamed

And there are among them who cannot read and who do not know the Book, but (in it they see their own) desires, and they imagine without any basis.

Taqi Usmani

And some among them are illiterate who have no knowledge of the Book, but have some fancies and do nothing but conjecture.

The Monotheist Group

And among them are Gentiles who do not know the Book except by hearsay, and they only conjecture.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 78. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 78. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 78. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩