Diyanet İşleri
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Bakara suresi
Bakara suresi, 78. ayet. وَمِنْهُمْ أُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّآ أَمَانِىَّ وَإِنْ هُمْ إِلَّا يَظُنُّونَ
veminhüm ümmiyyûne lâ ya`lemûne-lkitâbe illâ emâniyye vein hüm illâ yeżunnûn.
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı tahrif edenler ve "sayılı günler" iddiası Bakara 75–82 3
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.
Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah'ın (Tevrat'ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?"
Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
78. “Onların arasında” yani kitab ehlinin içinde “ümmiler de vardır ki” yani ilim ehlinden olmayan avam kimseler de vardır. “onlar birtakım kuruntular dışında Kitab’ın ne olduğunu bilmezler ve yalnızca zanna uyarlar.” Yani onlar, Allah’ın Kitab’ından onu okumanın dışında hiçbir nasibi olmayan ve kendilerinden öncekilerin -ki onlar kendi durumlarını hakkıyla biliyorlardı- yanında bulunanlardan haberleri olmayan kimselerdir. Bunların sahip oldukları, birtakım zanlardan ve aralarındaki ilim ehlini taklit etmekten ibarettir. Yüce Allah bu âyet-i kerimelerde onların ilim adamlarını, avamlarını, münafıklarını ve aralarından münafıklık etmeyen kimseleri de söz konusu etmektedir. Aralarından ilim adamları, üzerinde bulundukları sapıklığa sıkı sıkıya bağlıdırlar. Avam ise onları basiretsiz bir şekilde onları taklit ederler. Buna göre siz -ey müminler- her iki kesimden yana da ümit var olamazsınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yahudilerden bir grup sadece Tevrat'ı okumayı biliyordu. Ancak onun delalet ettiği manaları anlamıyorlardı. Onların sahip oldukları tek şey atalarından öğrendikleri yalanlardı. Bu öğrendikleri yalanları da Allah'ın indirdiği Tevrat'tan zannedip, biliyorlardı.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde,…
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…
Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak…
Aynı kök: مني (22 geçiş)
De ki: "Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz…
Aynı kök: مني (22 geçiş)
Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İçlerinde birtakım ümmiler dipnot 1 vardır ki kuruntular dışında Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onlar zandan başka bir şeyde bulunmuyorlar.
Onların içerisinde ümmiler de var. Onları kitabı bilmezler, sadece birtakım kuruntulara sahipler; ve onlar (gerçekleri bilmiyor) yalnızca zannediyorlar.
Onlar arasında ilahi kelamın gerçek bilgisine sahip olmayan, kitap ile ilgisiz insanlar var; (ki bunlar) sadece bir takım kuruntular(a tabi olurlar) ve zanna dayanırlar.
Onlardan ümmi olanlar vardır ki, vehmettikleri (kafalarında şartlanmalarına göre kurguladıkları) ötesinde Kitabı (hakikat bilgisini) bilmezler; (asılsız) zanlarıyla yaşarlar.
Onlardan bir kısmı ümmidir. Kitabı bilmezler; (bildikleri) bir sürü asılsız şeylerden başkası değildir ve yalnızca zannederler.
İçlerinde bir takım ümmîler vardır ki, Kitab’ı (Tevrât’ı) bilmezler. Bütün bildikleri bir takım kuruntu (ve yalan) lardır. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.
Üstelik onlardan bir bölümü, önceki kitaplardan bilgisi olmayanlardır. Kuruntu ve uydurmalar dışında, Kitap'ı bilmezler; yalnızca yakıştırıyorlar.
Onların arasında kitabı bilmeyen cahiller vardır. Bildikleri sadece kendilerine anlatılan asılsız kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.
Aralarında ümmiler var ki kuruntu ve söylentilerin dışında kitabı bilmezler; bildiklerini zannederler. dipnot 1
Aralarında ümmiler var ki kuruntu ve söylentilerin dışında kitabı bilmezler; bildiklerini zannederler.
Bunların bir de okuyup yazma bilmeyen kısmı vardır ki, kitabı, kitabeti bilmezler, ancak bir takım kuruntu yığını hayaller kurar ve sadece zan ardında dolaşırlar.
Bunların bir de ümmi kısmı vardır, kitabı, kitabeti bilmezler, ancak bir takım kuruntu yığını ümniyyeler kurar ve sırf zann ardında dolaşırlar
İçlerinde ummiler dipnot 1 vardır. Kitap'ı bilmezler. Kuruntularından dipnot 2 başka bir şey bilmezler. Ancak zanda bulunuyorlar.
İçlerinde ummiler vardır. dipnot 1 Kitabı bilmezler. Kuruntularından dipnot 2 başka bir şey bilmezler. Ancak zanda bulunuyorlar.
İçlerinde, Kitap'ı bilmeyip de ondan habersiz olanlar var. Bildikleri, yalnızca kuruntudan ibarettir. Ancak zanda bulunurlar.
Onlardan (bir bölümü) ümmidir / (İçlerinde / aralarında) ümmiler vardır, kuruntu ve söylentilerin / asılsız şeylerin (emaniyye) dışında kitabı bilmezler; yalnızca zannederler.
Onların içinde ümmi ler de var ki Kitabı (Tevratı) bilmezler. (Bütün bildikleri yalınız reislerinin telkin etdikleri) bir sürü kuruntu ve yalandan başkası değil. Onlar başka değil, yalınız zanda (ve cehaletde) kalmış bulunuyorlar.
Onlardan bir kısmı ümmidirler, kitabı anlamazlar. Bir takım batıl şeyleri onlar sadece zanneder dururlar.
(75-79) Onların size iman edeceklerine dair bir beklentiniz mi var? Onlardan bir bölük / bir fırka, Allah’ın konuşmasını / kelamını işitirler, sonra onu akıllarına yatmasına rağmen bildikleri halde bozarlar / tahrif ederler. İman edenlerle buluştuklarında iman ettik derler , kendilerinden birileri ile buluştuklarında ise Rabbinizin size açtığını , size karşı kesin delil olarak , Rabbinizin yanında kullansınlar diye mi onlarla paylaşıyorsunuz , akletmiyormusunuz? Derler. (Gün gelip te kendi aleyhinize kullanılabilecek bilgileri niye açık ediyorsunuz) Peki onlar, Allah’ın neyi gizleseler ve neyi de alenileştirseler bildiğini bilmiyorlar mı? Onların bazıları kita p bilmeyen ümmilerdir , onlar sadece kuruntuları bilirler ve ancak zannederler. Yazıklar olsun kitabı elleri ile yazdıktan sonra (Yahudi ve Hristiyan kitap yazıcıları) az bir paha karşılığı / maddi menfaat temini için “işte bu da Allah’ın yanındandır” diyenlere , onlara yazıklar olsun elleriyle yazmalarından ötürü, onlara yazıklar olsun kazandıklarından ötürü.
Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı (Tevrat'ı) bilmezler, bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardır. Onlar yalnızca zanneder dururlar.
Onların içinde bir de ümmiler var ki, Kitabı bilmezler, bütün bildikleri birtakım kuruntular(yahut kulaktan dolma şeyler)dir; onlar sadece zannediyorlar.
Onların bir kısmı ümmidir; dipnot 1 kitabı bilmez, kendilerini beklentilere sokan kurguları bilirler. dipnot 2 Onlar sadece zanna dayanırlar.
Onların bir kısmı ümmidir; dipnot 1 o kitabı değil, onunla ilgili kurguları dipnot 2 bilir ve sadece tahmin yürütürler.
Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı bilmezler, bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardır. Onlar yalnızca zanneder dururlar.
Onların bir kısmının okuyup yazması yoktur. Kitabı bilmezler, bildikleri sadece bir takım yalan ve kuruntulardır. Onlar yalnızca zanneder dururlar.
İçlerinde ümmi olanlar da vardır ki Kitap'ı bilmezler, sadece hayal ve kuruntu bilirler. Onlar yalnız sanıya saplanırlar.
Among them are illiterates who do not know the precepts nor the mandates according with AL-Tawrah’s texts; they only know what the demagogic rabbi had purposed, and the knowledge they imparted was wholly infested with falsehood yielding only false hopes vested with ignorance and illiteracy, thus affording conjecture.
Some of them are uneducated, and know the Scripture only through wish-ful thinking. They rely on guesswork.
And there are among them illiterates, who know not the Book, but (see therein their own) desires, and they do nothing but conjecture.
Among them are also the unlettered folk who do not know about the Scriptures but cherish baseless wishes and merely follow their conjectures. dipnot 1
Some of them are illiterate, knowing nothing of the Book but wishful thinking. They only speculate.
And there are among them (Jews) unlettered people, who know not the Book, but they trust upon false desires and they but guess.
And among them are the illiterate who know nothing of the Book except hearsay, and they only make conjectures.
And (some) among them are illiterate, who do not know the Scripture except cramming it up, and are doing nothing but making conjectures.
And some there are of them that are common folk not knowing the Book, but only fancies and mere conjectures.
Then some of them, who are illiterate and have not studied the Scriptures, rely upon false rumors and fabrications [thinking that what they say is written in the Scriptures. ]
And some of them there are, illiterate folk, that know not the Book, but only idle tales; for they do but fancy.
Amongst them are Gentiles who do not know the book except by hearsay, and they only conjecture.
But there are illiterate men among them, who know not the book of the law, but only lying stories, although they think otherwise.
And some of them there are, illiterate folk, that know not the Book, but their own fancies, conjectures and idle tales.
And among them are illiterates (who) do not know the Book except (only) fancies, and decidedly they do (nothing) except surmise.
Among them are unlettered folk who know the Scripture not except from hearsay. They but guess.
Among them are heathens who know nothing of the Book but only what they wish to believe, and are only lost in fantasies.
And there are among them unlettered people who have no real knowledge of the divine writ, [following] only wishful beliefs and depending on nothing but conjecture.
And among them are the illiterate who know nothing about the Scripture except lies, and ˹so˺ they ˹wishfully˺ speculate.
And amongst them are Gentiles who do not know the Scripture except by hearsay, and they only conjecture.
Among them are gentiles who do not know the scripture, except through hearsay, then assume that they know it.
And among them are unlettered ones who do not know the Scripture except in wishful thinking, but they are only assuming.
And among them are those unschooled: they know not the Writ save vain desires; and they are only assuming.
Among them are the illiterate who do not know their Scripture except by hearsay and, therefore, depend on conjecture.
And there are among them who cannot read and who do not know the Book, but (in it they see their own) desires, and they imagine without any basis.
And some among them are illiterate who have no knowledge of the Book, but have some fancies and do nothing but conjecture.
And among them are Gentiles who do not know the Book except by hearsay, and they only conjecture.