45. sure

Câsiye Suresi الجاثية

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı 1–11 karşılaştır — Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı
  2. Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle 12–15 karşılaştır — Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle
  3. İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol 16–20 karşılaştır — İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol
  4. Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler 21–26 karşılaştır — Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler
  5. Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması 27–37 karşılaştır — Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı 1–11

  1. Câsiye suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 1. ayet. حمٓ

    ḥâ-mîm.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 1. ayet

  2. Câsiye suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 2. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ

    tenzîlü-lkitâbi mine-llâhi-l`azîzi-lḥakîm.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 2. ayet

  3. Câsiye suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 3. ayet. إِنَّ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْمُؤْمِنِينَ

    inne fi-ssemâvâti vel'arḍi leâyâtil lilmü'minîn.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 3. ayet

  4. Câsiye suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 4. ayet. وَفِى خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ

    vefî ḫalḳiküm vemâ yebüŝŝü min dâbbetin âyâtül liḳavmiy yûḳinûn.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 4. ayet

  5. Câsiye suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 5. ayet. وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزْقٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    vaḫtilâfi-lleyli vennehâri vemâ enzele-llâhü mine-ssemâi mir rizḳin feaḥyâ bihi-l'arḍa ba`de mevtihâ vetaṣrîfi-rriyâḥi âyâtül liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 5. ayet

  6. Câsiye suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 6. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِٱلْحَقِّ فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَ ٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ يُؤْمِنُونَ

    tilke âyâtü-llâhi netlûhâ `aleyke bilḥaḳḳ. febieyyi ḥadîŝim ba`de-llâhi veâyâtihî yü'minûn.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 6. ayet

  7. Câsiye suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 7. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

    veylül likülli effâkin eŝîm.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 7. ayet

  8. Câsiye suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 8. ayet. يَسْمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    yesme`u âyâti-llâhi tütlâ `aleyhi ŝümme yüṣirru müstekbiran keel lem yesma`hâ. febeşşirhü bi`aẕâbin elîm.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 8. ayet

  9. Câsiye suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 9. ayet. وَإِذَا عَلِمَ مِنْ ءَايَٰتِنَا شَيْـًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    veiẕâ `alime min âyâtinâ şey'en-tteḫaẕehâ hüzüvâ. ülâike lehüm `aẕâbüm mühîn.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 9. ayet

  10. Câsiye suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 10. ayet. مِّن وَرَآئِهِمْ جَهَنَّمُ وَلَا يُغْنِى عَنْهُم مَّا كَسَبُوا۟ شَيْـًٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    miv verâihim cehennem. velâ yugnî `anhüm mâ kesebû şey'ev velâ me-tteḫaẕû min dûni-llâhi evliyâ'. velehüm `aẕâbün `ażîm.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 10. ayet

  11. Câsiye suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 11. ayet. هَٰذَا هُدًى وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِّن رِّجْزٍ أَلِيمٌ

    hâẕâ hüdâ. velleẕîne keferû biâyâti rabbihim lehüm `aẕâbüm mir riczin elîm.

    Mehmet Alagaş

    (1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 11. ayet

Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle 12–15

  1. Câsiye suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 12. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَكُمُ ٱلْبَحْرَ لِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ فِيهِ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    allâhü-lleẕî seḫḫara lekümü-lbaḥra litecriye-lfülkü fîhi biemrihî velitebtegû min faḍlihî vele`alleküm teşkürûn.

    Mehmet Alagaş

    (12-13) Allah ki denizi onda gemiyi hareket ettirerek fazlından elde etmeniz için emrinize âmâde kılmıştır / hizmetinize vermiştir, böylelikle belki teşekkür edersiniz, semalar da ve arzda ne varsa hepsini emrinize âmâde kılmıştır, işte bunda kesinlikle fikir üreten kavim için ayetler vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 12. ayet

  2. Câsiye suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 13. ayet. وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مِّنْهُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    veseḫḫara leküm mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi cemî`am minh. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

    Mehmet Alagaş

    (12-13) Allah ki denizi onda gemiyi hareket ettirerek fazlından elde etmeniz için emrinize âmâde kılmıştır / hizmetinize vermiştir, böylelikle belki teşekkür edersiniz, semalar da ve arzda ne varsa hepsini emrinize âmâde kılmıştır, işte bunda kesinlikle fikir üreten kavim için ayetler vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 13. ayet

  3. Câsiye suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 14. ayet. قُل لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَغْفِرُوا۟ لِلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ أَيَّامَ ٱللَّهِ لِيَجْزِىَ قَوْمًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    ḳul lilleẕîne âmenû yagfirû lilleẕîne lâ yercûne eyyâme-llâhi liyecziye ḳavmem bimâ kânû yeksibûn.

    Mehmet Alagaş

    (14-15) İman edenlere söyle ki , her bir kavmi n kazandıklarından ötürü cezalandırılaca ğı Allah'ın günlerini, ümit etmeyenleri, bağışlasınlar, her kim ıslah edici ise kendi nefsi içindir, kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir, sonra tekrar Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 14. ayet

  4. Câsiye suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 15. ayet. مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِنَفْسِهِۦ وَمَنْ أَسَآءَ فَعَلَيْهَا ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

    men `amile ṣâliḥan felinefsih. vemen esâe fe`aleyhâ. ŝümme ilâ rabbiküm türce`ûn.

    Mehmet Alagaş

    (14-15) İman edenlere söyle ki , her bir kavmi n kazandıklarından ötürü cezalandırılaca ğı Allah'ın günlerini, ümit etmeyenleri, bağışlasınlar, her kim ıslah edici ise kendi nefsi içindir, kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir, sonra tekrar Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 15. ayet

İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol 16–20

  1. Câsiye suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَفَضَّلْنَٰهُمْ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    veleḳad âteynâ benî isrâîle-lkitâbe velḥukme vennübüvvete verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibâti vefeḍḍalnâhüm `ale-l`âlemîn.

    Mehmet Alagaş

    (16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 16. ayet

  2. Câsiye suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 17. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُم بَيِّنَٰتٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَمَا ٱخْتَلَفُوٓا۟ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    veâteynâhüm beyyinâtim mine-l'emr. feme-ḫtelefû illâ mim ba`di mâ câehümü-l`ilmü bagyem beynehüm. inne rabbeke yaḳḍî beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Mehmet Alagaş

    (16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 17. ayet

  3. Câsiye suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 18. ayet. ثُمَّ جَعَلْنَٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَٱتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    ŝümme ce`alnâke `alâ şerî`atim mine-l'emri fettebi`hâ velâ tettebi` ehvâe-lleẕîne lâ ya`lemûn.

    Mehmet Alagaş

    (16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 18. ayet

  4. Câsiye suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 19. ayet. إِنَّهُمْ لَن يُغْنُوا۟ عَنكَ مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلْمُتَّقِينَ

    innehüm ley yugnû `anke mine-llâhi şey'â. veinne-żżâlimîne ba`ḍuhüm evliyâü ba`ḍ. vellâhü veliyyü-lmütteḳîn.

    Mehmet Alagaş

    (16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 19. ayet

  5. Câsiye suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 20. ayet. هَٰذَا بَصَٰٓئِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ

    hâẕâ beṣâiru linnâsi vehüdev veraḥmetül liḳavmiy yûḳinûn.

    Mehmet Alagaş

    (16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 20. ayet

Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler 21–26

  1. Câsiye suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 21. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ ٱجْتَرَحُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن نَّجْعَلَهُمْ كَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَوَآءً مَّحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْ سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

    em ḥasibe-lleẕîne-cteraḥü-sseyyiâti en nec`alehüm kelleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti sevâem maḥyâhüm vememâtühüm. sâe mâ yaḥkümûn.

    Mehmet Alagaş

    (16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 21. ayet

  2. Câsiye suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 22. ayet. وَخَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَلِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    veḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳi velitüczâ küllü nefsim bimâ kesebet vehüm lâ yużlemûn.

    Mehmet Alagaş

    (16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 22. ayet

  3. Câsiye suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 23. ayet. أَفَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ وَأَضَلَّهُ ٱللَّهُ عَلَىٰ عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلَىٰ سَمْعِهِۦ وَقَلْبِهِۦ وَجَعَلَ عَلَىٰ بَصَرِهِۦ غِشَٰوَةً فَمَن يَهْدِيهِ مِنۢ بَعْدِ ٱللَّهِ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    eferaeyte meni-tteḫaẕe ilâhehû hevâhü veeḍallehü-llâhü `alâ `ilmiv veḫateme `alâ sem`ihî veḳalbihî vece`ale `alâ beṣarihî gişâveh. femey yehdîhi mim ba`di-llâh. efelâ teẕekkerûn.

    Mehmet Alagaş

    (23-29) Gördünüz mü? her kim havai keyfine yönelip onu ilah edinmişse, Allah onu bir bilgiye dayalı olarak saptırmışsa, kalbini ve işitmesini mühürlemişse, gözlerine de bir perde çekmiş ise ona Allah dışında kim hidayet verebilir ki? Hiç hatırınıza gelmiyor mu? Dediler ki dünya hayatı yaşayacağımız yerdir ölürüz ve yaşarız bizi ancak zamanın geçmesi / dehr helak eder, onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece sanıyorlar / zannediyorlar, onlara açıkça ayetlerimiz okunduğu zaman onların istedikleri delil , sözünüze bağlı iseniz / sadıksanız “babalarımızı getirin” demeleri olmuştur, de ki Allah sizi dirilt iyor sonra öldürüyor sonra da sizi kıyamet günü için bir araya toparlayacak bunda bir şüphe yok , velakin insanların çoğu bilmiyor , semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinin altında olanlara istediğini yapabilme özgürlüğü) Allah'ındır, saatin kopacağı o gün , geçersiz olanlar / iptal olanlar / batıllar hasara uğrayacaklardır, bütün ümmetleri diz çökük göreceksin , her toplum / her ümmet kitabına çağrılacak , O gün yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılacaksınız. Bu kitap gerçekten / hakikatten konuşuyor / nutuk ediyor, y apıyor olduklarınızı nüsha nüsha yazıyorduk.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 23. ayet

  4. Câsiye suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 24. ayet. وَقَالُوا۟ مَا هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَآ إِلَّا ٱلدَّهْرُ وَمَا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ إِنْ هُمْ إِلَّا يَظُنُّونَ

    veḳâlû mâ hiye illâ ḥayâtüne-ddünyâ nemûtü venaḥyâ vemâ yühlikünâ ille-ddehr. vemâ lehüm biẕâlike min `ilmin. in hüm illâ yeżunnûn.

    Mehmet Alagaş

    (23-29) Gördünüz mü? her kim havai keyfine yönelip onu ilah edinmişse, Allah onu bir bilgiye dayalı olarak saptırmışsa, kalbini ve işitmesini mühürlemişse, gözlerine de bir perde çekmiş ise ona Allah dışında kim hidayet verebilir ki? Hiç hatırınıza gelmiyor mu? Dediler ki dünya hayatı yaşayacağımız yerdir ölürüz ve yaşarız bizi ancak zamanın geçmesi / dehr helak eder, onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece sanıyorlar / zannediyorlar, onlara açıkça ayetlerimiz okunduğu zaman onların istedikleri delil , sözünüze bağlı iseniz / sadıksanız “babalarımızı getirin” demeleri olmuştur, de ki Allah sizi dirilt iyor sonra öldürüyor sonra da sizi kıyamet günü için bir araya toparlayacak bunda bir şüphe yok , velakin insanların çoğu bilmiyor , semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinin altında olanlara istediğini yapabilme özgürlüğü) Allah'ındır, saatin kopacağı o gün , geçersiz olanlar / iptal olanlar / batıllar hasara uğrayacaklardır, bütün ümmetleri diz çökük göreceksin , her toplum / her ümmet kitabına çağrılacak , O gün yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılacaksınız. Bu kitap gerçekten / hakikatten konuşuyor / nutuk ediyor, y apıyor olduklarınızı nüsha nüsha yazıyorduk.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 24. ayet

  5. Câsiye suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 25. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ مَّا كَانَ حُجَّتَهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtim mâ kâne ḥuccetehüm illâ en ḳâlü-'tû biâbâinâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    Mehmet Alagaş

    (23-29) Gördünüz mü? her kim havai keyfine yönelip onu ilah edinmişse, Allah onu bir bilgiye dayalı olarak saptırmışsa, kalbini ve işitmesini mühürlemişse, gözlerine de bir perde çekmiş ise ona Allah dışında kim hidayet verebilir ki? Hiç hatırınıza gelmiyor mu? Dediler ki dünya hayatı yaşayacağımız yerdir ölürüz ve yaşarız bizi ancak zamanın geçmesi / dehr helak eder, onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece sanıyorlar / zannediyorlar, onlara açıkça ayetlerimiz okunduğu zaman onların istedikleri delil , sözünüze bağlı iseniz / sadıksanız “babalarımızı getirin” demeleri olmuştur, de ki Allah sizi dirilt iyor sonra öldürüyor sonra da sizi kıyamet günü için bir araya toparlayacak bunda bir şüphe yok , velakin insanların çoğu bilmiyor , semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinin altında olanlara istediğini yapabilme özgürlüğü) Allah'ındır, saatin kopacağı o gün , geçersiz olanlar / iptal olanlar / batıllar hasara uğrayacaklardır, bütün ümmetleri diz çökük göreceksin , her toplum / her ümmet kitabına çağrılacak , O gün yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılacaksınız. Bu kitap gerçekten / hakikatten konuşuyor / nutuk ediyor, y apıyor olduklarınızı nüsha nüsha yazıyorduk.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 25. ayet

  6. Câsiye suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 26. ayet. قُلِ ٱللَّهُ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    ḳuli-llâhü yuḥyîküm ŝümme yümîtüküm ŝümme yecme`uküm ilâ yevmi-lḳiyâmeti lâ raybe fîhi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Mehmet Alagaş

    (23-29) Gördünüz mü? her kim havai keyfine yönelip onu ilah edinmişse, Allah onu bir bilgiye dayalı olarak saptırmışsa, kalbini ve işitmesini mühürlemişse, gözlerine de bir perde çekmiş ise ona Allah dışında kim hidayet verebilir ki? Hiç hatırınıza gelmiyor mu? Dediler ki dünya hayatı yaşayacağımız yerdir ölürüz ve yaşarız bizi ancak zamanın geçmesi / dehr helak eder, onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece sanıyorlar / zannediyorlar, onlara açıkça ayetlerimiz okunduğu zaman onların istedikleri delil , sözünüze bağlı iseniz / sadıksanız “babalarımızı getirin” demeleri olmuştur, de ki Allah sizi dirilt iyor sonra öldürüyor sonra da sizi kıyamet günü için bir araya toparlayacak bunda bir şüphe yok , velakin insanların çoğu bilmiyor , semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinin altında olanlara istediğini yapabilme özgürlüğü) Allah'ındır, saatin kopacağı o gün , geçersiz olanlar / iptal olanlar / batıllar hasara uğrayacaklardır, bütün ümmetleri diz çökük göreceksin , her toplum / her ümmet kitabına çağrılacak , O gün yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılacaksınız. Bu kitap gerçekten / hakikatten konuşuyor / nutuk ediyor, y apıyor olduklarınızı nüsha nüsha yazıyorduk.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 26. ayet

Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması 27–37

  1. Câsiye suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 27. ayet. وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَخْسَرُ ٱلْمُبْطِلُونَ

    velillâhi mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. veyevme teḳûmü-ssâ`atü yevmeiẕiy yaḫseru-lmübṭilûn.

    Mehmet Alagaş

    (23-29) Gördünüz mü? her kim havai keyfine yönelip onu ilah edinmişse, Allah onu bir bilgiye dayalı olarak saptırmışsa, kalbini ve işitmesini mühürlemişse, gözlerine de bir perde çekmiş ise ona Allah dışında kim hidayet verebilir ki? Hiç hatırınıza gelmiyor mu? Dediler ki dünya hayatı yaşayacağımız yerdir ölürüz ve yaşarız bizi ancak zamanın geçmesi / dehr helak eder, onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece sanıyorlar / zannediyorlar, onlara açıkça ayetlerimiz okunduğu zaman onların istedikleri delil , sözünüze bağlı iseniz / sadıksanız “babalarımızı getirin” demeleri olmuştur, de ki Allah sizi dirilt iyor sonra öldürüyor sonra da sizi kıyamet günü için bir araya toparlayacak bunda bir şüphe yok , velakin insanların çoğu bilmiyor , semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinin altında olanlara istediğini yapabilme özgürlüğü) Allah'ındır, saatin kopacağı o gün , geçersiz olanlar / iptal olanlar / batıllar hasara uğrayacaklardır, bütün ümmetleri diz çökük göreceksin , her toplum / her ümmet kitabına çağrılacak , O gün yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılacaksınız. Bu kitap gerçekten / hakikatten konuşuyor / nutuk ediyor, y apıyor olduklarınızı nüsha nüsha yazıyorduk.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 27. ayet

  2. Câsiye suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 28. ayet. وَتَرَىٰ كُلَّ أُمَّةٍ جَاثِيَةً كُلُّ أُمَّةٍ تُدْعَىٰٓ إِلَىٰ كِتَٰبِهَا ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    veterâ külle ümmetin câŝiyeh. küllü ümmetin tüd`â ilâ kitâbihâ. elyevme tüczevne mâ küntüm ta`melûn.

    Mehmet Alagaş

    (23-29) Gördünüz mü? her kim havai keyfine yönelip onu ilah edinmişse, Allah onu bir bilgiye dayalı olarak saptırmışsa, kalbini ve işitmesini mühürlemişse, gözlerine de bir perde çekmiş ise ona Allah dışında kim hidayet verebilir ki? Hiç hatırınıza gelmiyor mu? Dediler ki dünya hayatı yaşayacağımız yerdir ölürüz ve yaşarız bizi ancak zamanın geçmesi / dehr helak eder, onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece sanıyorlar / zannediyorlar, onlara açıkça ayetlerimiz okunduğu zaman onların istedikleri delil , sözünüze bağlı iseniz / sadıksanız “babalarımızı getirin” demeleri olmuştur, de ki Allah sizi dirilt iyor sonra öldürüyor sonra da sizi kıyamet günü için bir araya toparlayacak bunda bir şüphe yok , velakin insanların çoğu bilmiyor , semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinin altında olanlara istediğini yapabilme özgürlüğü) Allah'ındır, saatin kopacağı o gün , geçersiz olanlar / iptal olanlar / batıllar hasara uğrayacaklardır, bütün ümmetleri diz çökük göreceksin , her toplum / her ümmet kitabına çağrılacak , O gün yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılacaksınız. Bu kitap gerçekten / hakikatten konuşuyor / nutuk ediyor, y apıyor olduklarınızı nüsha nüsha yazıyorduk.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 28. ayet

  3. Câsiye suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 29. ayet. هَٰذَا كِتَٰبُنَا يَنطِقُ عَلَيْكُم بِٱلْحَقِّ إِنَّا كُنَّا نَسْتَنسِخُ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    hâẕâ kitâbünâ yenṭiḳu `aleyküm bilḥaḳḳ. innâ künnâ nestensiḫu mâ küntüm ta`melûn.

    Mehmet Alagaş

    (23-29) Gördünüz mü? her kim havai keyfine yönelip onu ilah edinmişse, Allah onu bir bilgiye dayalı olarak saptırmışsa, kalbini ve işitmesini mühürlemişse, gözlerine de bir perde çekmiş ise ona Allah dışında kim hidayet verebilir ki? Hiç hatırınıza gelmiyor mu? Dediler ki dünya hayatı yaşayacağımız yerdir ölürüz ve yaşarız bizi ancak zamanın geçmesi / dehr helak eder, onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece sanıyorlar / zannediyorlar, onlara açıkça ayetlerimiz okunduğu zaman onların istedikleri delil , sözünüze bağlı iseniz / sadıksanız “babalarımızı getirin” demeleri olmuştur, de ki Allah sizi dirilt iyor sonra öldürüyor sonra da sizi kıyamet günü için bir araya toparlayacak bunda bir şüphe yok , velakin insanların çoğu bilmiyor , semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinin altında olanlara istediğini yapabilme özgürlüğü) Allah'ındır, saatin kopacağı o gün , geçersiz olanlar / iptal olanlar / batıllar hasara uğrayacaklardır, bütün ümmetleri diz çökük göreceksin , her toplum / her ümmet kitabına çağrılacak , O gün yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılacaksınız. Bu kitap gerçekten / hakikatten konuşuyor / nutuk ediyor, y apıyor olduklarınızı nüsha nüsha yazıyorduk.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 29. ayet

  4. Câsiye suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 30. ayet. فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ فِى رَحْمَتِهِۦ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْمُبِينُ

    feemme-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti feyüdḫilühüm rabbühüm fî raḥmetih. ẕâlike hüve-lfevzü-lmübîn.

    Mehmet Alagaş

    (30-37) Iman edenler ve salih amel işleyenler onları Rableri rahmetine dahil edecektir işte bu apaçık bir zaferdir, küfredenlere gelince, benim ayetlerim size sözlü okunuyordu siz de kibirleniyordunuz, siz suçlu bir kavimdiniz, Allah’ın vaadi ve saat haktır ve onda şüphe yoktur denildiğinde dediniz ki saat nedir bilmiyoruz, bu zandan başka bir şey olmadığını sanıyoruz, biz kesin olarak kanaat getiremedik / inanamadık, y aptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıktı , alay edip durdukları şeyler gerçek oldu ve denildi ki bugün sizi unutacağız, tıpkı bugünle kavuşmayı unuttuğunuz gibi, varacağınız yer ateştir, sizin için bir yardımcı da yoktur , işte bu sizin, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan dolayıdır , dünya hayatı sizi aldattı , artık bugün , ateşten çıkarılmayacaklar , onlardan özür de kabul edilmeyecektir. Hamd semaların ve arzın Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir, semalarda ve arzda büyüklük onundur. O, saygıdeğerdir, hakimdir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 30. ayet

  5. Câsiye suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 31. ayet. وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَفَلَمْ تَكُنْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنتُمْ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ

    veemme-lleẕîne keferû. efelem tekün âyâtî tütlâ `aleyküm festekbertüm veküntüm ḳavmem mücrimîn.

    Mehmet Alagaş

    (30-37) Iman edenler ve salih amel işleyenler onları Rableri rahmetine dahil edecektir işte bu apaçık bir zaferdir, küfredenlere gelince, benim ayetlerim size sözlü okunuyordu siz de kibirleniyordunuz, siz suçlu bir kavimdiniz, Allah’ın vaadi ve saat haktır ve onda şüphe yoktur denildiğinde dediniz ki saat nedir bilmiyoruz, bu zandan başka bir şey olmadığını sanıyoruz, biz kesin olarak kanaat getiremedik / inanamadık, y aptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıktı , alay edip durdukları şeyler gerçek oldu ve denildi ki bugün sizi unutacağız, tıpkı bugünle kavuşmayı unuttuğunuz gibi, varacağınız yer ateştir, sizin için bir yardımcı da yoktur , işte bu sizin, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan dolayıdır , dünya hayatı sizi aldattı , artık bugün , ateşten çıkarılmayacaklar , onlardan özür de kabul edilmeyecektir. Hamd semaların ve arzın Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir, semalarda ve arzda büyüklük onundur. O, saygıdeğerdir, hakimdir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 31. ayet

  6. Câsiye suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 32. ayet. وَإِذَا قِيلَ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱلسَّاعَةُ لَا رَيْبَ فِيهَا قُلْتُم مَّا نَدْرِى مَا ٱلسَّاعَةُ إِن نَّظُنُّ إِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِنِينَ

    veiẕâ ḳîle inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv vessâ`atü lâ raybe fîhâ ḳultüm mâ nedrî me-ssâ`atü in neżunnü illâ żannâ vemâ naḥnü bimüsteyḳinîn.

    Mehmet Alagaş

    (30-37) Iman edenler ve salih amel işleyenler onları Rableri rahmetine dahil edecektir işte bu apaçık bir zaferdir, küfredenlere gelince, benim ayetlerim size sözlü okunuyordu siz de kibirleniyordunuz, siz suçlu bir kavimdiniz, Allah’ın vaadi ve saat haktır ve onda şüphe yoktur denildiğinde dediniz ki saat nedir bilmiyoruz, bu zandan başka bir şey olmadığını sanıyoruz, biz kesin olarak kanaat getiremedik / inanamadık, y aptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıktı , alay edip durdukları şeyler gerçek oldu ve denildi ki bugün sizi unutacağız, tıpkı bugünle kavuşmayı unuttuğunuz gibi, varacağınız yer ateştir, sizin için bir yardımcı da yoktur , işte bu sizin, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan dolayıdır , dünya hayatı sizi aldattı , artık bugün , ateşten çıkarılmayacaklar , onlardan özür de kabul edilmeyecektir. Hamd semaların ve arzın Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir, semalarda ve arzda büyüklük onundur. O, saygıdeğerdir, hakimdir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 32. ayet

  7. Câsiye suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 33. ayet. وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    vebedâ lehüm seyyietü mâ `amilû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.

    Mehmet Alagaş

    (30-37) Iman edenler ve salih amel işleyenler onları Rableri rahmetine dahil edecektir işte bu apaçık bir zaferdir, küfredenlere gelince, benim ayetlerim size sözlü okunuyordu siz de kibirleniyordunuz, siz suçlu bir kavimdiniz, Allah’ın vaadi ve saat haktır ve onda şüphe yoktur denildiğinde dediniz ki saat nedir bilmiyoruz, bu zandan başka bir şey olmadığını sanıyoruz, biz kesin olarak kanaat getiremedik / inanamadık, y aptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıktı , alay edip durdukları şeyler gerçek oldu ve denildi ki bugün sizi unutacağız, tıpkı bugünle kavuşmayı unuttuğunuz gibi, varacağınız yer ateştir, sizin için bir yardımcı da yoktur , işte bu sizin, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan dolayıdır , dünya hayatı sizi aldattı , artık bugün , ateşten çıkarılmayacaklar , onlardan özür de kabul edilmeyecektir. Hamd semaların ve arzın Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir, semalarda ve arzda büyüklük onundur. O, saygıdeğerdir, hakimdir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 33. ayet

  8. Câsiye suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 34. ayet. وَقِيلَ ٱلْيَوْمَ نَنسَىٰكُمْ كَمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    veḳîle-lyevme nensâküm kemâ nesîtüm liḳâe yevmiküm hâẕâ veme'vâküm-nnâru vemâ leküm min nâṣirîn.

    Mehmet Alagaş

    (30-37) Iman edenler ve salih amel işleyenler onları Rableri rahmetine dahil edecektir işte bu apaçık bir zaferdir, küfredenlere gelince, benim ayetlerim size sözlü okunuyordu siz de kibirleniyordunuz, siz suçlu bir kavimdiniz, Allah’ın vaadi ve saat haktır ve onda şüphe yoktur denildiğinde dediniz ki saat nedir bilmiyoruz, bu zandan başka bir şey olmadığını sanıyoruz, biz kesin olarak kanaat getiremedik / inanamadık, y aptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıktı , alay edip durdukları şeyler gerçek oldu ve denildi ki bugün sizi unutacağız, tıpkı bugünle kavuşmayı unuttuğunuz gibi, varacağınız yer ateştir, sizin için bir yardımcı da yoktur , işte bu sizin, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan dolayıdır , dünya hayatı sizi aldattı , artık bugün , ateşten çıkarılmayacaklar , onlardan özür de kabul edilmeyecektir. Hamd semaların ve arzın Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir, semalarda ve arzda büyüklük onundur. O, saygıdeğerdir, hakimdir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 34. ayet

  9. Câsiye suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 35. ayet. ذَٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذْتُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فَٱلْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

    ẕâliküm biennekümü-tteḫaẕtüm âyâti-llâhi hüzüvev vegarratkümü-lḥayâtü-ddünyâ. felyevme lâ yuḫracûne minhâ velâ hüm yüsta`tebûn.

    Mehmet Alagaş

    (30-37) Iman edenler ve salih amel işleyenler onları Rableri rahmetine dahil edecektir işte bu apaçık bir zaferdir, küfredenlere gelince, benim ayetlerim size sözlü okunuyordu siz de kibirleniyordunuz, siz suçlu bir kavimdiniz, Allah’ın vaadi ve saat haktır ve onda şüphe yoktur denildiğinde dediniz ki saat nedir bilmiyoruz, bu zandan başka bir şey olmadığını sanıyoruz, biz kesin olarak kanaat getiremedik / inanamadık, y aptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıktı , alay edip durdukları şeyler gerçek oldu ve denildi ki bugün sizi unutacağız, tıpkı bugünle kavuşmayı unuttuğunuz gibi, varacağınız yer ateştir, sizin için bir yardımcı da yoktur , işte bu sizin, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan dolayıdır , dünya hayatı sizi aldattı , artık bugün , ateşten çıkarılmayacaklar , onlardan özür de kabul edilmeyecektir. Hamd semaların ve arzın Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir, semalarda ve arzda büyüklük onundur. O, saygıdeğerdir, hakimdir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 35. ayet

  10. Câsiye suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 36. ayet. فَلِلَّهِ ٱلْحَمْدُ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَرَبِّ ٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    felillâhi-lḥamdü rabbi-ssemâvâti verabbi-l'arḍi rabbi-l`âlemîn.

    Mehmet Alagaş

    (30-37) Iman edenler ve salih amel işleyenler onları Rableri rahmetine dahil edecektir işte bu apaçık bir zaferdir, küfredenlere gelince, benim ayetlerim size sözlü okunuyordu siz de kibirleniyordunuz, siz suçlu bir kavimdiniz, Allah’ın vaadi ve saat haktır ve onda şüphe yoktur denildiğinde dediniz ki saat nedir bilmiyoruz, bu zandan başka bir şey olmadığını sanıyoruz, biz kesin olarak kanaat getiremedik / inanamadık, y aptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıktı , alay edip durdukları şeyler gerçek oldu ve denildi ki bugün sizi unutacağız, tıpkı bugünle kavuşmayı unuttuğunuz gibi, varacağınız yer ateştir, sizin için bir yardımcı da yoktur , işte bu sizin, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan dolayıdır , dünya hayatı sizi aldattı , artık bugün , ateşten çıkarılmayacaklar , onlardan özür de kabul edilmeyecektir. Hamd semaların ve arzın Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir, semalarda ve arzda büyüklük onundur. O, saygıdeğerdir, hakimdir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 36. ayet

  11. Câsiye suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 37. ayet. وَلَهُ ٱلْكِبْرِيَآءُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    velehü-lkibriyâü fi-ssemâvâti vel'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Mehmet Alagaş

    (30-37) Iman edenler ve salih amel işleyenler onları Rableri rahmetine dahil edecektir işte bu apaçık bir zaferdir, küfredenlere gelince, benim ayetlerim size sözlü okunuyordu siz de kibirleniyordunuz, siz suçlu bir kavimdiniz, Allah’ın vaadi ve saat haktır ve onda şüphe yoktur denildiğinde dediniz ki saat nedir bilmiyoruz, bu zandan başka bir şey olmadığını sanıyoruz, biz kesin olarak kanaat getiremedik / inanamadık, y aptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıktı , alay edip durdukları şeyler gerçek oldu ve denildi ki bugün sizi unutacağız, tıpkı bugünle kavuşmayı unuttuğunuz gibi, varacağınız yer ateştir, sizin için bir yardımcı da yoktur , işte bu sizin, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan dolayıdır , dünya hayatı sizi aldattı , artık bugün , ateşten çıkarılmayacaklar , onlardan özür de kabul edilmeyecektir. Hamd semaların ve arzın Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir, semalarda ve arzda büyüklük onundur. O, saygıdeğerdir, hakimdir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 37. ayet