Diyanet İşleri
Göklerde ve yerde ululuk O'na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Câsiye suresi
Câsiye suresi, 37. ayet. وَلَهُ ٱلْكِبْرِيَآءُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
velehü-lkibriyâü fi-ssemâvâti vel'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.
Göklerde ve yerde ululuk O'na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması Câsiye 27–37 3
Onlara şöyle denir: "Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, bu gün biz de sizi unutuyoruz. Barınağınız ateştir. Yardımcılarınız da yoktur."
"Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.
Hamd, göklerin Rabbi ve yerin Rabbi, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
Göklerde ve yerde ululuk O'na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
37. “Büyüklük ve azamet, göklerde de yerde de yalnız O’nundur.” Celal, azamet, şan ve şeref O’na mahsustur.
Hamd, Yüce Allah’a, kemal sıfatları ile övgülerde bulunmak, O’na muhabbet ve ikramı ifade etmek anlamlarını ihtiva eder. Kibriyâ (büyüklük) ise azamet ve celalini ihtiva eder. İbadet de iki esas üzere kurulmuştur: Allah’ı sevmek ve O’nun huzurunda zillet ile boyun eğmek. Bunlar da hem Yüce Allah’ın hamdedilmesini gerektiren şeyleri hem de O’nun celâl ve kibriyâsını bilmekten kaynaklanırlar.
“O Azîzdir.” Her şeyi emrine boyun eğdirendir.
“Hakîmdir.” Her şeyi yerli yerince koyandır. O, hangi hükmü teşrî etmiş ise mutlaka bir hikmet ve maslahat dolayısı ile teşrî etmiştir. O, neyi yaratmış ise mutlaka bir fayda ve bir menfaat için yaratmıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Göklerde ve yerde azamet ve yücelik O'nundur. O; Aziz'dir/hiç kimsenin mücadele edemeyeceği mutlak galiptir. O; yaratmasında, takdir etmesinde, idare etmesinde ve dininde hikmet sahibidir.
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Kibir
Onlar, Yusuf'a: "Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Kibir
O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı,…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Hikmet
Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha…
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Hikmet
"Bu, sizin tevhid çerçevesinde Allah'a çağrıldığında inkar etmeniz, O'na ortak koşulduğunda ise inanmanız sebebiyledir. Artık hüküm yüce ve büyük…
Ortak kavram: Kibir · Ortak kavram: Hikmet
Büyüklük taslayanlar ise şöyle derler: "Biz hepimiz ateşin içindeyiz. Şüphesiz Allah, kullar arasında (böyle) hüküm vermiştir."
Ortak kavram: Hikmet
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Ortak kavram: Hikmet
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Göklerde ve yerde büyüklük yalnızca O'na aittir. O güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Göklerde ve yerde erişilmez büyüklük O'na mahsustur: zira O'dur mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde tam isabet kaydeden sadece O'dur.
Göklerde ve yerde bütün azamet yalnız O'nundur; ve yalnız O, kudret ve hikmet sahibidir!
Kibriya (benlik); semalarda ve arzda O'na aittir! O, Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Göklerde ve yerde azamet yalnız O'nundur. O, azîzdir, hakîmdir.
Göklerde ve yeryüzünde tüm büyüklükler, O'na özgüdür. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
Göklerde ve yerde bütün ululuk O'nundur. Yalnız O, kudretlidir; hikmet sahibidir.
Göklerde ve yerde tüm büyüklükler O'na aittir. O Üstündür, Bilgedir.
Göklerde ve yerde tüm büyüklükler O'na aittir. O Üstündür, Bilgedir.
Göklerde ve yerde büyüklük O'na aittir. O, öyle güçlüdür. Öyle hikmet sahibidir.
Ve Göklerde, Yerde büyüklük onun, o öyle aziz, öyle hakim
Göklerde ve yerde erişilmez büyüklük ve egemenlik yalnızca O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Göklerde ve yerde erişilmez büyüklük ve egemenlik yalnızca O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Göklerde ve yerde erişilmez büyüklük ve egemenlik yalnızca O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Göklerde de, yerde de büyüklük ancak Ona mahsusdur. O, mutlak kaadirdir, yegane hukum ve hikmet saahibidir.
Göklerde de, yerde de büyüklük O'nundur. O'dur Aziz, Hakim.
(30-37) Iman edenler ve salih amel işleyenler onları Rableri rahmetine dahil edecektir işte bu apaçık bir zaferdir, küfredenlere gelince, benim ayetlerim size sözlü okunuyordu siz de kibirleniyordunuz, siz suçlu bir kavimdiniz, Allah’ın vaadi ve saat haktır ve onda şüphe yoktur denildiğinde dediniz ki saat nedir bilmiyoruz, bu zandan başka bir şey olmadığını sanıyoruz, biz kesin olarak kanaat getiremedik / inanamadık, y aptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıktı , alay edip durdukları şeyler gerçek oldu ve denildi ki bugün sizi unutacağız, tıpkı bugünle kavuşmayı unuttuğunuz gibi, varacağınız yer ateştir, sizin için bir yardımcı da yoktur , işte bu sizin, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan dolayıdır , dünya hayatı sizi aldattı , artık bugün , ateşten çıkarılmayacaklar , onlardan özür de kabul edilmeyecektir. Hamd semaların ve arzın Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir, semalarda ve arzda büyüklük onundur. O, saygıdeğerdir, hakimdir.
Büyüklük ve azamet göklerde ve yerde yalnız Onundur. O, Azîzdir, Hakîmdir.
Göklerde ve yerde ululuk, yalnız O'na aittir. O, azizdir, hakimdir.
Göklerde ve yerde büyüklük de ona özgüdür. O daima üstün ve bütün kararları doğru olandır dipnot 1 .
Göklerde de yerde de büyüklenme hakkı sadece O'ndadır. Üstün olan ve doğru kararlar veren O'dur.
Göklerde ve yerde büyüklük O’nundur. Aziz ve Hakim O’dur.
Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur. Aziz ve hakim O'dur.
Göklerde ve yerde ululuk/büyüklük O'nundur! Aziz'dir O, Hakim'dir.
It Him befits the unique attribute of " Proper Pride " as well as the glory, majesty and splendour attendant upon the manifestation of His Supreme Being in the heavens and on earth And He is AL-Aziz (the Almighty) and AL-Hakim (the Wise).
True greatness in the heavens and the earth is rightfully His: He is the Mighty, the Wise.
To Him be glory throughout the heavens and the earth: and He is Exalted in Power, Full of Wisdom!
His is the glory in the heavens and the earth. He is the Most Mighty, the Most Wise.
All greatness belongs to Him in the heavens and earth He is the Almighty, the All-Wise.
And His (Alone) is the Majesty in the heavens and the earth, and He is the All-Mighty, the All-Wise.
To Him belongs all supremacy in the heavens and the earth, and He is the All-mighty, the All-wise.
And all the majesty in the heavens and the earth belongs to Him alone. And He alone is the All-Mighty, the All- Wise.
His is the Domination an the heavens and the earth; He is the All-mighty, the All-wise.
To Lord is Glory throughout the heavens and the earth. God is Almighty, the Most Wise.
His is the grandeur in the heavens and the earth, and He is the mighty and the wise!
To Him belongs all majesty in the heavens and the earth. He is the Noble, the Wise.
And unto Him be glory in heaven and earth; for He is the mighty, the wise God!
And unto Him alone belongs Majesty in the heavens and the earth, and He is the Mighty, the Wise.
And to Him (belongs) the Supreme Grandeur in the heavens and the earth; and He is The Ever-Mighty, The Ever-Wise.
And unto Him (alone) belongeth Majesty in the heavens and the earth, and He is the Mighty, the Wise.
His is the supremacy in the heavens and the earth; and He is the all-mighty and all-wise.
And His alone is all majesty in the heavens and on earth; and He alone is almighty, truly wise!
To Him belongs ˹all˺ Majesty in the heavens and the earth. And He is the Almighty, All-Wise.
And to Him belongs all majesty in the heavens and the Earth. He is the Noble, the Wise.
To Him belongs all supremacy in the heavens and the earth. He is the Almighty, Most Wise.
And to Him belongs [all] grandeur within the heavens and the earth, and He is the Exalted in Might, the Wise.
And to Him belongs the majesty in the heavens and the earth; and He is the Exalted in Might, the Wise.
And His alone is all Majesty in the Universe, and He alone is Almighty, Most Wise.
To Him be Glory everywhere in the heavens and the earth: And He is exalted in Power (Aziz), Full of Wisdom (Hakeem)!
And to Him belongs majesty in the heavens and the earth. And He is the Mighty, the Wise.
And to Him belongs all majesty in the heavens and the earth. He is the Noble, the Wise.