Câsiye suresi

Câsiye suresi, 9. ayet

Câsiye suresi, 9. ayet. وَإِذَا عَلِمَ مِنْ ءَايَٰتِنَا شَيْـًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

veiẕâ `alime min âyâtinâ şey'en-tteḫaẕehâ hüzüvâ. ülâike lehüm `aẕâbüm mühîn.

Diyanet İşleri

Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 6–12 · surenin 9. ayeti / 37

Konu Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı Câsiye 1–11 3

  1. Câsiye 6

    İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

  2. Câsiye 7

    Her günahkar yalancının vay haline!

  3. Câsiye 8

    Kendisine Allah'ın ayetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!

  4. 9

    Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

  5. Câsiye 10

    Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah'tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.

  6. Câsiye 11

    İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.

  7. Câsiye 12

    Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–10. ayetler için yazılmıştır.

6-10. Daha sonra Yüce Allah, bu âyetlerden yararlanıp yararlanmama açısından insanların iki kısma ayrıldığını bildirmektedir:

Bir kısım, bu âyetleri delil olarak görürler, bunlar vasıtası ile tefekkür ederler ve onlardan faydalanırlar. Bunlarla yücelirler. Onlar Allah’a, meleklere, kitaplara ve âhiret gününe tam bir iman ile inanan ve bunlar vasıtası ile yakîn derecesinde inanca ulaşan kimselerdir. Böylelikle bunların akılları arınıp yücelmiş, bu âyetlerle bilgileri artmış, akılları ve ilimleri kemal derecesine doğru ilerlemiştir.

Diğer bir kısım ise Allah’ın âyetlerini kendisine karşı mazereti kesecek delil gerçekleşecek şekilde işittikten sonra bu âyetlerden yüz çevirir ve onlara karşı büyüklük taslar. Adeta onları işitmemiş gibi davranır. Çünkü bu âyetler, onun kalbini arındırmamış, temizlememiştir. Aksine bunlara karşı büyüklük tasladığından dolayı azgınlığı daha da artmıştır. O, Allah’ın âyetlerinden bir şey öğrenecek olursa onunla alay eder. İşte böylelerini Yüce Allah azapla tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Çok yalancı ve çok günahkâr olan her bir kimseye yazıklar olsun.” Yani sözlerinde çok yalan söyleyen, yaptıkları ile pek günahkâr olan kimseye yazıklar olsun, vay onun haline!

Yine Yüce Allah, böylesi için çok acıklı ve can yakıcı bir azap bulunduğunu da haber vermekte ve şunu eklemektedir: “Cehennem de önlerindedir” ve orası, onların ileri derecedeki cezaları için yeterlidir. Üstelik “Ne kazandıklarının” mallarının “ne de Allah’ın dışında edindikleri” ve yardımlarını isteyip umdukları “dostlarının kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.” Bu dost ve yardımcıları, onların yardımına en çok muhtaç oldukları bir zamanda onları yardımsız bırakacaklardı.

Yüce Allah, Kur’ân’ın âyetlerini ve gözle görülen (kevnî) âyetleri söz konusu edip bunlara karşı insanların iki kısma ayrıldıklarını açıkladıktan sonra bu üstün hedefleri gösteren ve kapsayan Kur’ân-ı Kerîm’den haber vermekte ve onun bir hidâyet olduğunu belirterek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendisine Kur'an'dan bir şey ulaştığı zaman onu alay konusu haline getirir. Kur'an'a karşı alay etme vasfıyla vasıflanan o kimseler için kıyamet gününde alçaltıcı bir azap vardır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza zaman
  2. عَلِمَ alime öğrendiği kök: علم
  3. مِنْ min -den
  4. ءَايَـٰتِنَا ayatina bizim ayetlerimiz- kök: ايي
  5. شَيْـًٔا şey'en bir şey kök: شيا
  6. ٱتَّخَذَهَا ttehazeha onu edinir kök: اخذ
  7. هُزُوًا ۚ huzuven alay konusu kök: هزا
  8. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte
  9. لَهُمْ lehum öyleleri için vardır
  10. عَذَابٌۭ azabun bir azab kök: عذب
  11. مُّهِينٌۭ muhinun alçaltıcı kök: هون

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هون (26 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır.…

  • Aynı kök: هون (26 geçiş)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

  • Aynı kök: هون (26 geçiş)

    İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. İşte onlara küçük düşürücü bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

Üstelik bu tipler, ayetlerimizden bazılarının farkına vardığı zaman da başlarlar onunla alay etmeye. İşte böylelerini aşağılayıcı bir azap beklemektedir:

Muhammed Esed

Çünkü o, mesajlarımızdan birinin farkına vardığında onu hemen küçümseyip alaya alır. Böylelerini alçaltıcı bir azap beklemektedir.

Ahmed Hulusi

İşaretlerimizden bir şey ulaştığında, onları alaya alır! İşte onlar içindir aşağılayıcı azap!

Ali Bulaç

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

(O) âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

Ali Rıza Safa

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde, Onunla alay eder. Aşağılayıcı bir ceza, işte onlar içindir.

Bayraktar Bayraklı

Ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde, onu alaya alırlar. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Edip Yüksel

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimizden birşey öğrendiği vakit, onu alaya alır. İşte onlar için horlayıcı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimizden bir şey, ma'lumu olduğu vakıt da onu eğlenceye tutar, işte onlar için mühin bir azab var

Erhan Aktaş

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Gültekin Onan

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

Ayetlerimizden bir şey'e muttali' olduğu zaman o, bunu eğlenti edinir, işte onlar böyle. Onlar için zillet verici bir azab vardır,

İbni Kesir

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte onlara, horlayıcı bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de o, onları alaya alır. İşte onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

O, bizim ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onunla alay eder. İşte öyleleri için alçaltıcı bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de hafife alır. Onların hak ettiği alçaltıcı bir azaptır.

Şaban Britch

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap var!

Şaban Piriş

Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. İşte onlar, onlar için alçaltıcı bir azap var!

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimizden birşeyin bilgisine ulaşınca, alaya aldı onu. İşte onlar içindir horlayıp yere batıran bir azap.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when he -this wicked- commits to memory any of our revelations or hears of any of our signs demonstrating Omnipotence and Authority, he turns them into ridicule, and his vanity blows malicious mockery. Such persons are incensed with multiple wrongs; they shall suffer multiple humiliations and a mortifying punishment.

Abdul Haleem

who, if he knows anything about Our revelations, ridicules it! Such people will have a humiliating torment:

Abdullah Yusuf Ali

And when he learns something of Our Signs, he takes them in jest: for such there will be a humiliating Penalty.

Abul A'la Maududi

Whenever he comes to know anything of Our Signs, he makes them an object of jest. dipnot 1 For such there awaits a humiliating chastisement.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, he does not rest content with mocking any one particular revelation, but mocks all the revelations. For example, when he hears that a particular thing has been mentioned in the Quran, he does not take it in its straightforward meaning, but first puts a crooked meaning on it in order to make it a subject of ridicule and mockery, then after making fun of it, says: These are strange things: one daily hears one or the other funny thing from them.

Aisha Bewley

When he does learn something of Our Signs, he makes a mockery of them. Such people will have a humiliating punishment.

Al-Hilali & Khan

And when he learns something of Our Verses (this Qur’ân), he makes them a jest. For such there will be a humiliating torment.

Ali Quli Qarai

Should he learn anything about Our signs, he takes them in derision. For such there is a humiliating punishment.

Amatul Rahman Omar

And when he comes to know something of Our messages he holds them as of little importance. It is such people for whom there awaits a disgraceful punishment.

Arthur John Arberry

And when he knows anything of Our signs, he takes them in mockery; those for them awaits a humbling chastisement.

Bijan Moeinian

Those people who listen to God’s word and then make a mockery will be severely punished.

E. Henry Palmer

and when he knows something of our signs takes them for a jest! These, - for them is shameful woe,

Edip-Layth

If he learns anything from Our signs, he makes fun of them. For these will be a humiliating retribution.

George Sale

And who, when he cometh to the knowledge of any of our signs, receiveth the same with scorn. For these is prepared a shameful punishment:

Hamid S. Aziz

And when he comes to know of any of Our revelations, he takes it for a jest; these it is that shall have abasing doom.

Mahmoud Ghali

And when he knows anything of Our signs, he takes them to himself in mockery; those will have a degrading torment.

Marmaduke Pickthall

And when he knoweth aught of Our revelations he maketh it a jest. For such there is a shameful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

When he comes to know something of Our messages he makes fun of them: For them is shameful punishment.

Muhammad Asad

for when he does become aware of any of Our messages, he makes them a target of his mockery! For all such there is shameful suffering in store.

Mustafa Khattab

And whenever they learn anything of Our revelations, they make a mockery of it. It is they who will suffer a humiliating punishment.

Progressive Muslims

And if he learns anything from Our revelations, he makes fun of them. For these will be a humiliating retribution.

Rashad Khalifa

When he learns anything about our revelations, he mocks them. These have incurred a shameful retribution.

Sahih International

And when he knows anything of Our verses, he takes them in ridicule. Those will have a humiliating punishment.

Sam Gerrans

And when he knows anything of Our proofs, he takes them in mockery; those have a humiliating punishment.

Shabbir Ahmed

For when he learns anything of Our Verses, he belittles them. Theirs is a shameful suffering in store.

Syed Vickar Ahamed

And when he learns something of Our Signs (the Verses), he takes them as a joke: For such there will be a demeaning penalty.

Taqi Usmani

When he learns about something of Our verses, he takes it as a laughing stock. For such people, there is a humiliating punishment.

The Monotheist Group

And if he learns anything from Our revelations, he takes it in mockery. For these will be a humiliating retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩