Câsiye suresi

Câsiye suresi, 17. ayet

Câsiye suresi, 17. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُم بَيِّنَٰتٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَمَا ٱخْتَلَفُوٓا۟ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

veâteynâhüm beyyinâtim mine-l'emr. feme-ḫtelefû illâ mim ba`di mâ câehümü-l`ilmü bagyem beynehüm. inne rabbeke yaḳḍî beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

Diyanet İşleri

Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 14–20 · surenin 17. ayeti / 37

Konu İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol Câsiye 16–20 3

  1. Câsiye 14

    İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.

  2. Câsiye 15

    Kim salih bir amel işlerse, kendi lehine işlemiş olur. Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmış olur. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.

  3. Câsiye 16

    Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

  4. 17

    Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.

  5. Câsiye 18

    Sonra da seni din işi konusunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.

  6. Câsiye 19

    Çünkü onlar, Allah'a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.

  7. Câsiye 20

    Bu Kur'an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. “Onlara” İsrailoğullarına “din hususunda” Yüce Allah’ın kendilerine ulaştırdığı takdiri emri gereğince; hakkı batıldan ayırt eden “apaçık deliller verdi.”

Bu apaçık deliller, Mûsâ aleyhisselam tarafından kendilerine gösterilen mucizelerdir. Bunlar, Yüce Allah’ın İsrailoğullarına ihsan etmiş olduğu nimetler olup bu durum, onların bu nimetlerin gereğini en mükemmel şekilde yerine getirmelerini ve Allah’ın kendilerine açıklamış olduğu hakkın etrafında birleşmelerini gerektirmekte idi. Ancak tam aksini yaptılar ve bunca nimete karşı gerekenin aksi davranışları gösterdiler.

Etrafında toplanmaları emrolundukları hususlarda ayrılığa düştüler. Bundan dolayı Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onlar ancak kendilerine” ayrılığa düşmemeyi gerektiren “ilim geldikten sonra aralarındaki haset yüzünden anlaşmazlığa düştüler.” Onları anlaşmazlığa iten, birbirlerine karşı duydukları kıskançlıkları ve haksızlıkları olmuştu.

“Şüphesiz Rabbin, anlaşmazlığa düştükleri hususlar hakkında Kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.” Haklı ile haksızı ayırt edecek, hevâdan mı başka husustan dolayı mı ihtilâf ve ayrılık çıktığını ortaya koyacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara din hususunda hakkı batıldan ayıran açık deliller verdik. Onlara hüccet ikame edilip peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- gönderildikten sonra ihtilafa düştüler. Onları bu ihtilafa sürükleyen ise ancak liderlik, şan hırsına kapılıp birbirlerine haksızlık etmeleri sebebiyledir. -Ey Resul!- Şüphesiz ki Rabbin, dünyada hakkında ayrılığa düştükleri şeylerde, kimin haklı ve kimin haksız olduğunu açığa çıkarıp kıyamet günü onların arasında hüküm verecektir.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَءَاتَيْنَـٰهُم ve ateynahum ve onlara verdik kök: اتي
  2. بَيِّنَـٰتٍۢ beyyinatin açık deliller kök: بين
  3. مِّنَ mine
  4. ٱلْأَمْرِ ۖ l-emri bu işde kök: امر
  5. فَمَا fe ma
  6. ٱخْتَلَفُوٓا۟ htelefu onlar ayrılığa düşmediler kök: خلف
  7. إِلَّا illa sadece (yüzünden)
  8. مِنۢ min
  9. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  10. مَا ma
  11. جَآءَهُمُ ca'ehumu kendilerine geldikten kök: جيا
  12. ٱلْعِلْمُ l-ilmu bilgi kök: علم
  13. بَغْيًۢا begyen çekememezlik kök: بغي
  14. بَيْنَهُمْ ۚ beynehum aralarındaki kök: بين
  15. إِنَّ inne şüphesiz
  16. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  17. يَقْضِى yekdi hüküm verecektir kök: قضي
  18. بَيْنَهُمْ beynehum onlar arasında kök: بين
  19. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  20. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  21. فِيمَا fima şeylerde
  22. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  23. فِيهِ fihi onda
  24. يَخْتَلِفُونَ yehtelifune ayrılığa düşüyor(lar) kök: خلف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde)…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa…

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden…

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    De ki: "Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İş(lerle) ilgili onlara apaçık deliller vermiştik. (Ancak) onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düşmüşlerdi. dipnot 1 Şüphesiz ki Rabbin, anlaşmazlığa düştüğü şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:213; Al-i İmrân 3:19; Yûnus 10:93; Şûrâ 42:14; Beyyine 98:4.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:113; Yûnus 10:93: Nahl 16:124; Secde 32:25.

Mustafa İslamoğlu

Dahası onlara (tevdi edilen) görevden dolayı açık işaretler vermiştik. Ne ki onlar durdular durdular da, kendilerine bilgi geldikten sonra -sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden- ayrılığa düştüler: Şu kesin ki, Rabbin Kıyamet Günü ayrılığa düştükleri her konuda onlar arasında hüküm verecektir.

Muhammed Esed

Ve onlara (imanın) amacı konusunda açık işaretler verdik; onlar, bütün bu bilgilerin kendilerine tevdi edilmesinden sonradır ki, aralarındaki kıskançlıktan dolayı farklı görüşlere sarıldılar; (ama) ihtilafa düştükleri her konuda Kıyamet Günü Rabbin onlar arasında bir hüküm verecektir.

Ahmed Hulusi

Onlara hükmümüzden apaçık deliller (Sünnetullah bilgileri) de verdik. . . (Onlar) kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık (benlik duygusu) yüzünden ayrılığa düştüler! Rabbin, ihtilafa düştükleri hususta kıyamet sürecinde aralarında hüküm verecektir.

Ali Bulaç

Ve onlara bu emirden açık belgeler verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'hakka tecavüz ve azgınlıktan' dolayı ihtilafa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ihtilafa düştükleri şeyde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Ali Özek ve heyeti

Din konusunda onlara açık deliller verdik. Ama onlar kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Ali Rıza Safa

Ve buyruğu bildiren açık kanıtlar verdik. Fakat kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki çekemezlik yüzünden uyuşmazlığa düştüler. Kuşkusuz, Efendin, uyuşmazlığa düştükleri konularda, Yeniden Yaratılış Günü'nde, aralarında yargı verecektir.

Bayraktar Bayraklı

Onlara din işinde açık kanıtlar verdik. Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeylerde onlar arasında hüküm verecektir.

Edip Yüksel

Onlara apaçık emirler verdik. Kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten ötürü ayrılığa düştüler. Diriliş Günü senin Efendin, ayrılığa düştükleri konularda onların arasında yargı verecektir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara apaçık emirler verdik. Kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten ötürü ayrılığa düştüler. Diriliş Günü senin Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda onların arasında yargı verecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu emirden onlara açık deliller de vermiştik; şimdi ihtilaf etmeleri sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki düşmanlık ve ihtirasları yüzündendir. Muhakkak ki Rabbin onların ihtilaf edip durdukları şeyde kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu emirden onlara beyyineler de vermiştik, imdi ıhtilaf etmeleri sırf kendilerine ılim geldikten sonra aralarında bagy-ü ıhtırastan dolayıdır, muhakkak ki rabbın onların ıhtilaf edip durdukları şeyde Kıyamet günü beynlerinde hukmünü verecektir.

Erhan Aktaş

Onlara, buyruklardan, apaçık, açıklayıcı bilgiler verdik. Sonra onlar, kendilerine ilim dipnot 1 geldikten sonra hırslarına kapılarak ayrılığa düştüler. Rabb'in, ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü hüküm verecektir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, buyruklardan, apaçık, açıklayıcı bilgiler verdik. Sonra onlar, kendilerine ilim geldikten sonra hırslarına kapılarak ayrılığa düştüler. Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda Kıyamet Günü hüküm verecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, buyruklardan, apaçık, açıklayıcı bilgiler verdik. Sonra onlar, kendilerine ilim geldikten sonra hırslarına kapılarak ayrılığa düştüler. Rabb'in, ayrılığa düştükleri konularda Kıyamet Günü hüküm verecektir.

Gültekin Onan

Ve onlara bu buyruktan açık belgeler verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'hakka tecavüz ve azgınlıktan' dolayı ihtilafa düştüler. Şüphesiz rabbin, hakkında ihtilafa düştükleri şeyde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Hasan Basri Çantay

Onlara (din) emr (in) den açık açık deliller de vermişdik. Şimdi onların (bu emr hakkında) ihtilafa düşmeleri (başka sebeble değil) ancak kendilerine (hakıykat-ı haale dair) bilgi geldikden sonra aralarındaki ihtirasdan dolayıdır. Şübhesiz Rabbin onların ihtilaf etmekde oldukları şeyler hakkındaki hükmünü kıyaamet günü aralarında verecekdir.

İbni Kesir

Ve onlara emirden burhanlar verdik. Ama onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki çekememezlikten dolayı ayrılığa düştüler. Elbette Rabbın; ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Mehmet Alagaş

(16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Din konusunda onlara apaçık deliller vermiştik. Kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki bağy/zulüm yüzünden anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü aralarında anlaşmazlığa düştükleri konuda hüküm verecektir.

Süleyman Ateş

Ve onlara bu (din) iş(in)de açık deliller verdik. Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz, Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeylerde onlar arasında hüküm verecektir.

Süleymaniye Vakfı

Onlara, görevleri hakkında açık belgeler vermiştik. Ama onlar, kendilerine o bilgi (kitap ve hikmet) geldikten sonra birbirlerine üstünlük kurma çabalarından dolayı ihtilafa düştüler. Senin Rabbin /Sahibin, ihtilafa düştükleri konularda kıyamet /mezardan kalkış günü aralarında karar verecektir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara, görevlerini açıklayan belgeler verdik. İhtilafa düşmeleri, kendilerine bu bilgi dipnot 1 geldikten sonra aralarında çıkan kıskançlıktan dolayı oldu. Senin Rabbin (Sahibin), onların ihtilaf ettikleri konularda (mezardan) kalkış günü kararını verecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    O bilgi (ilim), Kur'an bilgisidir. Aynı kelimenin kullanıldığı ve bir kitap olarak Kur'an'dan bahseden benzer ayetleri incelediğimizde bu bilginin, Kur'an'nın ayetleri ayetler ile açıklayan kendi iç bağlamı (tevili) olduğu anlaşılmaktadır. Son nebinin geleceğini bilen ve onu bekleyen İsrailoğulları, Kur'an'nın Allah'ın kitabı olduğunu bu bilgi sayesinde idrak etmişler ancak hemen sonrasında kıskançlıkla ihtilafa düşmüşlerdir. Çünkü önceki kitapların ehli (ustaları) hangi topluma bir kitap, hikmet ve nebi gelirse onların çağdaşlarına üstün geleceğini gayet iyi bilmektedirler. Dolayısıyla gelecek nebiye inanmak sorumluluğu ile mevcut üstünlüklerini devam ettirmek arasında tercih yapmaya mecbur kalmışlardır. Bu oldukça zorlu bir imtihandır. Bkz. Al-i İmran 3/7 ile Bakara 2/286 ve dipnotları

Şaban Britch

Onlara emrimiz (hakkında) apaçık deliller vermiştik. Kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki “bağy/zulüm” yüzünden anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Rabb’in, kıyamet günü, aralarında anlaşmazlığa düştükleri konuda hüküm verecektir.

Şaban Piriş

Onlara emrimizi bildiren belgeler vermiştik. Kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki "bağy" yüzünden anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Rabb'in, kıyamet günü, aralarında anlaşmazlığa düştükleri konuda hüküm verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, iş ve yönetime ilişkin açık seçik belgeler verdik. Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki azgınlık ve kıskançlık yüzünden ihtilafa düştüler. Hiç kuşkusuz, Rabbin, onlar arasında, tartışıp durdukları şeyle ilgili olarak kıyamet günü hüküm verecektir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We presented them with clear divine evidence serving as the ground for belief, yet they did not move to disagree among themselves and be at variance until they had received informative knowledge and intellectual acquaintance with the truth. They, then, vented what their breasts* have forged of enmity, ill- will and envy occasioned by their contemplation of your superior advantages. But Allah shall judge between them on the Day of Resurrection on the strained points upon which the whole unreasoning turns,

Abdul Haleem

We gave them clear proof in matters [of religion]. They differed among themselves out of mutual rivalry, only after knowledge came to them: on the Day of Resurrection your Lord will judge between them regarding their differences.

Abdullah Yusuf Ali

And We granted them Clear Signs in affairs (of Religion): it was only after knowledge had been granted to them that they fell into schisms, through insolent envy among themselves. Verily thy Lord will judge between them on the Day of Judgment as to those matters in which they set up differences.

Abul A'la Maududi

We gave them clear directions in matters pertaining to religion. Yet they differed among themselves (not out of ignorance but) after knowledge had come to them; and they did so out of the desire to commit excesses against one another. dipnot 1 On the Day of Resurrection Allah will judge among them regarding what they had differed.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see (Surah Al-Baqarah, Ayat 213); (Surah Aal-Imran, Ayat 19) and (E.Ns 22, 23 of Ash-Shura).

Aisha Bewley

We made the Commandments very clear to them and they only differed after knowledge came to them, tyrannising one other. Your Lord will decide between them on the Day of Rising regarding the things they differed about.

Al-Hilali & Khan

And gave them clear proofs in matters [by revealing to them the Taurât (Torah)]. And they differed not until after the knowledge came to them, through envy among themselves. Verily, Your Lord will judge between them on the Day of Resurrection about that wherein they used to differ.

Ali Quli Qarai

and We gave them manifest precepts. But they did not differ except after knowledge had come to them, out of envy among themselves. Indeed your Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that about which they used to differ.

Amatul Rahman Omar

And We gave them clear signs regarding this affair (of the advent of this Prophet). And they did not differ (about it) but after true knowledge (in the form of the Qur'ân) had come to them, (and this difference was) to spite one another. Behold! your Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning all their differences.

Arthur John Arberry

We gave them clear signs of the Command; so they differed not, except after the knowledge had come to them, being insolent one to another. Surely thy Lord will decide between them on the Day of Resurrection touching their differences.

Bijan Moeinian

I gave them clear instructions in dealing with their affairs. Once they got the knowledge, they started to dispute among themselves [scientific jealousy]! Indeed your Lord will judge between them on the Day of Resurrection [regarding their short sightedness].

E. Henry Palmer

And we brought them manifest proofs of the affair, and they disputed not until after knowledge had come to them, through mutual envy. Verily, thy Lord will decide between them on the resurrection day concerning that whereon they did dispute.

Edip-Layth

We gave them proof in the matter, but then they disputed after the knowledge had come to them, out of jealousy amongst themselves. Your Lord will judge them on the day of resurrection regarding everything that they have disputed.

George Sale

And We gave them plain ordinances concerning the business of religion; neither did they fall to variance, except after that knowledge had come unto them, through envy amongst themselves: But thy Lord will decide the controversy between them, on the day of resurrection, concerning that wherein they disagree.

Hamid S. Aziz

And We gave them clear commandments in (religious) affairs, but they did not differ until after knowledge had come to them, through rivalry among themselves; surely your Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they differ.

Mahmoud Ghali

And We brought them supreme evidence (s) of the Command; so in no way did they differ among themselves except even after the knowledge had come to them, (they) being inequitable among themselves. Surely your Lord will decree between them on the Day of the Resurrection concerning that wherein they used to differ.

Marmaduke Pickthall

And gave them plain commandments. And they differed not until after the knowledge came unto them, through rivalry among themselves. Lo! thy Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they used to differ.

Mohamed Ahmed - Samira

And gave them a clear exposition of Our laws. And they did not differ until after knowledge came to them, through mutual jealousies. Verily your Lord will judge between them on the Day of Judgement in what they differed about.

Muhammad Asad

And We gave them clear indications of the purpose [of faith]; and it was only after all this knowledge had been vouchsafed to them that they began, out of mutual jealousy, to hold divergent views: [but,] verily, thy Sustainer will judge between them on Resurrection Day regarding all whereon they were wont to differ.

Mustafa Khattab

We ˹also˺ gave them clear commandments regarding ˹their˺ faith. But it was not until knowledge came to them that they differed out of mutual envy.[1] Surely your Lord will judge between them on the Day of Judgment regarding their differences.

Progressive Muslims

And We gave them clarity in the matter, but then they disputed after the knowledge had come to them, out of jealousy amongst themselves. Your Lord will judge them on the Day of Resurrection regarding everything that they have disputed.

Rashad Khalifa

We have given them herein clear commandments. Ironically, they did not dispute this until the knowledge had come to them. This is due to jealousy on their part. Surely, your Lord will judge them on the Day of Resurrection regarding everything they have disputed.

Sahih International

And We gave them clear proofs of the matter [of religion]. And they did not differ except after knowledge had come to them - out of jealous animosity between themselves. Indeed, your Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that over which they used to differ.

Sam Gerrans

And We gave them clear signs of the command; and they differed only after knowledge had come to them, through sectarian zealotry between them. Thy Lord will decide between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they differed.

Shabbir Ahmed

And gave them clear Commandments. Yet, they fell for differences through rivalry among themselves after Knowledge had come to them. Behold, your Lord will judge between them on the Resurrection Day concerning all they differed about.

Syed Vickar Ahamed

And We gave them clear Signs in matters dealing (with religion): And it was after knowledge had been given to them that they split into groups, through deep envy among themselves; Surely, your Lord will judge between them on the Day of Resurrection (and Judgment) as to those matters in which they made up differences (among themselves).

Taqi Usmani

and We gave them clear proofs of the Matter (i.e. the religion). So they did not fall into disagreement out of mutual jealousy, but after the knowledge had come to them. Surely your Lord will judge between them, on the Day of Judgment, in the matters in which they used to differ.

The Monotheist Group

And We gave them clarity in the matter, but then they disputed after the knowledge had come to them, out of jealousy among themselves. Your Lord will judge them on the Day of Resurrection regarding everything that they have disputed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩