Câsiye suresi · 12–15. ayetler

Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Câsiye suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Câsiye suresi, 12. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَكُمُ ٱلْبَحْرَ لِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ فِيهِ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.

    Mehmet Okuyan

    (O) Allah ki emri gereğince içinde gemilerin yüzmesi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için, (ayrıca) şükredesiniz diye denizi sizin hizmetinize vermiştir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nahl 16:14; Fâtır 35:12.

    Mustafa İslamoğlu

    O'nun kanunu sayesinde orada gemiler yol alabilsin diye, yine O'nun lutfundan payınıza düşeni elde edip de şükredebilesiniz diye denizi sizin için bir yasaya bağlayan Allah'tır.

    Muhammed Esed

    Denizi (kendi kanunları doğrultusunda faydalanmanız için) sizin emrinize veren Allah'tır. Böylece gemiler O'nun emriyle denizin üstünde yüzebilsinler ve siz O'nun lütfundan (ihtiyaç duyduğunuz şeyleri) elde edebilesiniz ve şükredenlerden olasınız diye.

    Ahmed Hulusi

    Allah ki, O'nun lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için, hükmü olarak (Sünnetullah'ı gereği) gemilerin (beyinlerin yaşamı) akıp gitmesi için, denizi (ilimleri) size (şuur) hizmetle işlevlendirdi!

    Ali Bulaç

    Allah; kendi emriyle gemiler akıp gitsin ve O'nun fazlından ararsınız diye, sizin için denize boyun eğdirdi. Umulur ki şükredersiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah o (yüce) varlıktır ki, emri gereğince içinde gemilerin yüzmesi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için bir de şükredesiniz diye denizi size hazır hale getirmiştir.

    Ali Rıza Safa

    Öyle Allah'tır ki, gemilerin buyruğuyla akıp gitmesi ve O'nun lütfundan payınızı aramanız için, denizi size boyun eğdirmiştir; belki şükredersiniz diye.

    Bayraktar Bayraklı

    Denizi sizin hizmetinize sunan Allah'tır. Ta ki gemiler, O'nun buyruğu ile denizde akıp gitsin de siz bu sayede O'nun lütfundan payınızı arayasınız ve şükredesiniz.

    Edip Yüksel

    Lütfundan payınızı aramanız ve şükretmeniz için gemileri emriyle sürmenize uygun olarak denizi buyruğunuz altına veren ALLAH'tır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Lütfundan payınızı aramanız ve şükretmeniz için gemileri emriyle sürmenize uygun olarak denizi buyruğunuz altına veren ALLAH'tır

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah o (yüce) zattır ki, sizin için denizi emre amade kıldı, emriyle orada gemiler seyredip gitsinler diye; bir de (O'nun) lütfundan isteyesiniz ve gerek ki şükredesiniz diye.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah odur ki sizin için denizi musahhar kıldı, onda emri ile gemiler aksın diye, hem fadlından talebde bulunasınız diye ve gerek ki şükredesiniz

    Erhan Aktaş

    Allah, koyduğu yasalar sayesinde, içinde gemileri yüzdürmeniz ve O'nun lütfundan, onda rızık aramanız için denizi hizmetinize sunandır. Umulur ki şükredersiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, koyduğu yasalar sayesinde, içinde gemileri yüzdürmeniz ve O'nun lütfundan, onda rızık aramanız için denizi hizmetinize sunandır. Umulur ki şükredersiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, koyduğu yasalar sayesinde, içinde gemileri yüzdürmeniz ve O'nun lütfundan, onda rızık aramanız için denizi hizmetinize sunandır. Umulur ki şükredersiniz.

    Gültekin Onan

    Tanrı, kendi buyruğuyla gemiler akıp gitsin ve O'nun fazlından ararsınız diye sizin için denize boyun eğdirdi. Umulur ki şükredersiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Allah, Emir (ve izn) iyle — içinde gemilerin akıb gitmesi için, fazl (-u kerem) inden (nasıyb) aramanız için — size denizi müsahhar etmiş olandır. Gerekdir ki şükredesiniz.

    İbni Kesir

    Emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri ve lutfedip verdiği rızkı aramanız için denizi size boyun eğdiren Allah'tır. Umulur ki şükredersiniz.

    Mehmet Alagaş

    (12-13) Allah ki denizi onda gemiyi hareket ettirerek fazlından elde etmeniz için emrinize âmâde kılmıştır / hizmetinize vermiştir, böylelikle belki teşekkür edersiniz, semalar da ve arzda ne varsa hepsini emrinize âmâde kılmıştır, işte bunda kesinlikle fikir üreten kavim için ayetler vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İçinde emri ile gemiler akıp gitsin, O’nun lütfunu arayasınız ve şükredesiniz diye Allah denizleri sizin hizmetinize vermiştir.

    Süleyman Ateş

    Allah'tır ki denizi size boyun eğdirdi, ta ki gemiler buyruğuyla denizin içinde akıp gitsin de, siz bu sayede O'nun lutfundan payınızı arayasınız ve şükredesiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gemiler emriyle akıp gitsin ve ikram olarak verdiklerini arayasınız diye denizi hizmetinize veren Allah'tır. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

    Şaban Britch

    İçinde emri ile gemiler akıp gitsin, O’nun lütfunu arayasınız ve şükredesiniz diye Allah denizleri sizin hizmetinize vermiştir.

    Şaban Piriş

    Emri gereğince, gemilerin, içinde yüzmesi ve lütfundan aramanız için denizi emrinize veren Allah'tır. Umulur ki şükredersiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah size denizi boyun eğdirdi ki, içinde gemiler O'nun emriyle akıp gitsin, lütfundan istekte bulunasınız ve şükredebilesiniz.

  2. Câsiye suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Câsiye suresi, 13. ayet. وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مِّنْهُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.

    Mehmet Okuyan

    O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütuf olarak) size boyun eğdirmiştir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için dersler vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından (bir bağış olarak) emrinize amade kılmıştır. Elbet bütün bunlarda da düşünen bir toplum için sayısız mesajlar vardır.

    Muhammed Esed

    O, göklerde ve yerde olan her şeyi, Kendinden (bir bağış olarak) emrinize vermiştir: bunda düşünen bir topluluk için mesajlar vardır!

    Ahmed Hulusi

    Semalarda (beyindeki bilinç mertebelerinde) ve arzda (bedensel yaşamda) ne varsa, O'ndan tümünü, size (şuurunuza) hizmetle işlevlendirmiştir! Gerçektir ki, bu olayda tefekkür eden topluluk için elbette (önemli) işaretler vardır.

    Ali Bulaç

    Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.

    Ali Rıza Safa

    Göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi, Kendi katından size boyun eğdirmiştir. Aslında, işte bunda, düşünen bir toplum için kesinlikle kanıtlar vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerde ve yerde bulunan şeyleri, kendisinden bir lütuf olarak size boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için dersler vardır.

    Edip Yüksel

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından buyruğunuza vermiştir. Düşünen bir topluluk için elbette bunda ibretler vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından buyruğunuza vermiştir. Düşünen bir topluluk için elbette bunda ibretler vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden bir lütuf olarak size amade kıldı. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için deliller vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem Göklerde ne var Yerde ne varsa hepsini kendinden olarak sizin için musahhar kıldı, şübhesiz ki bunda düşünecek bir kavm için ayetler var

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyi Kendi lütfundan sizin yararlanmanıza sunmuştur. Bunda düşünen bir toplum için ayetler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göstergeler, kanıtlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyi Kendi lütfundan sizin yararlanmanıza sunmuştur. Bunda düşünen bir toplum için ayetler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göstergeler, kanıtlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyi Kendi lütfundan sizin yararlanmanıza sunmuştur. Bunda düşünen bir toplum için ayetler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göstergeler, kanıtlar.

    Gültekin Onan

    Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda düşünen (yetefekkerun) bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

    Hasan Basri Çantay

    O, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini, kendi (canibi) nden size ram etdi. Şübhe yok ki bunda, iyi düşünecek bir kavm için, kat'i ayetler (delaletler, ibretler) vardır.

    İbni Kesir

    Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini size musahhar kılmıştır. Elbette ki düşünen bir kavim için bunda ayetler vardır.

    Mehmet Alagaş

    (12-13) Allah ki denizi onda gemiyi hareket ettirerek fazlından elde etmeniz için emrinize âmâde kılmıştır / hizmetinize vermiştir, böylelikle belki teşekkür edersiniz, semalar da ve arzda ne varsa hepsini emrinize âmâde kılmıştır, işte bunda kesinlikle fikir üreten kavim için ayetler vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerde bulunan şeyleri de, yerde bulunan şeylerin hepsini de (kendi katından) sizin hizmetinize sunmuştur. İşte bunda da düşünen bir toplum için ayetler vardır.

    Süleyman Ateş

    Göklerde ve yerde bulunan şeyleri kendisinden (bir lutuf olarak) size boyun eğdirdi. Elbette bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O göklerde ve yerde olan her şeyi, onayı dahilinde hizmetinize vermiştir dipnot 1 . Bunda, düşünen bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
    2. metne dön, dipnot 2
      [يس : 82]

    Şaban Britch

    Göklerde bulunan şeyleri de, yerde bulunan şeylerin hepsini de (kendi katından) sizin hizmetinize sunmuştur. İşte bunda da düşünen bir toplum için ayetler vardır.

    Şaban Piriş

    Göklerde bulunan şeyleri de, yerde bulunan şeylerin hepsini de sizin hizmetinize sunmuştur. İşte bunda da düşünen bir toplum için ayetler vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerde ne var, yerde ne varsa tümünü, O'ndan bir lütuf olarak size boyun eğdirmiştir. Bunda, derin derin düşünen bir topluluk için elbette ibretler vardır.

  3. Câsiye suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Câsiye suresi, 14. ayet. قُل لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَغْفِرُوا۟ لِلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ أَيَّامَ ٱللَّهِ لِيَجْزِىَ قَوْمًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    Diyanet İşleri

    İnananlara söyle, Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.

    Mehmet Okuyan

    İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar! dipnot 1 Sonunda (Allah) her topluma kazandıklarının karşılığını verecektir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki bağışlanma duası esasında bu kişilerin bağışlanmaya müsait bir hale gelmeleriyle ilgili olmalıdır. Aksi takdirde Tevbe 9:113'te ifade edildiği üzere, şirk üzere ölenlerin bağışlanması için duada bulunmak yasaklanmıştır. Konu eğer duygusal bir boyutta düşünülürse, bu defa da Hz. İbrahim'in ve Hz. İsa'nın şefkat içerikli ifadeleri hatırlanabilir. Benzer mesajlar: Mâide 5:118; İbrâhîm 14:36.

    Mustafa İslamoğlu

    Söyle iman edenlere: Allah'ın Günleri'nin geleceğini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar; çünkü O bir toplumu (ancak) ısrar yaptıklarından dolayı cezalandırır.

    Muhammed Esed

    İman etmiş olan herkese söyle: Allah'ın Günleri'nin geleceğine inanmayanları affetsinler, (çünkü) insanlara hak ettiklerinin karşılığını vermek (yalnız) O'na özgüdür.

    Ahmed Hulusi

    İman edenlere söyle, "Allah Günleri"ni (bildirilenlerin yaşanacağı süreç) ummayanları bağışlasınlar; ta ki (Allah) onları yaptıklarının getirisi ile cezalandırsın!

    Ali Bulaç

    İman edenlere de ki: "(Allah'ın) Onları kazandıklarıyla cezalandırması için, Allah'ın günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar."

    Ali Özek ve heyeti

    İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her toplumu, yaptığına göre cezalandıracaktır.

    Ali Rıza Safa

    İnananlara, şunu söyle: Allah'ın Günlerini düşünmeyen, yaptıkları yüzünden cezalandıracağı toplumu bağışlasınlar.

    Bayraktar Bayraklı

    İnananlara söyle: Allah'ın ceza günlerini beklemeyenlere aldırmasınlar; çünkü Allah, her bir topluluğa yaptıklarının karşılığını verecektir.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlara söyle ki, ALLAH'ın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Zira O, yaptıkları işlere göre bir topluluğa karşılık verir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlara söyle ki, ALLAH'ın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Zira O, yaptıkları işlere göre bir topluluğa karşılık verir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İman edenlere söyle: Allah'ın cezalandıracağı günlerin (geleceğin)i ümit etmeyen kimseleri bağışlasınlar; çünkü (Allah) her kavmi kazandıkları ile cezalandıracaktır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Söyle iyman edenlere: Allah günlerini ümid etmiyen kimselere mağrifetle muamele etsinler, çünkü her kavmı kesibleriyle cezalandıracak

    Erhan Aktaş

    İman Edenlere de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının karşılığı verilecektir."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnananlara de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının karşılığı verilecektir."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnanlara de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her topluma yaptıklarının karşılığı verilecektir.

    Gültekin Onan

    İnananlara de ki: "(Tanrı'nın) Onları kazandıklarıyla cezalandırması için, Tanrı'nın günlerini ummayanları (şimdilik) bağışlasınlar."

    Hasan Basri Çantay

    (Habibim) iman edenlere söyle: Allahın günleri (nin çatıb geleceği) ni ümid etmeyenleri (n ezalarına) aldırış etmesinler. Çünkü (Allah) herhangi bir kavme (ancak) kazanmakda olduklarıyle mukaabele eder.

    İbni Kesir

    İman edenlere söyle: Allah'ın günlerinin geleceğini ummayan kimseleri bağışlayıp geçsinler. Çünkü Allah, her kavmi yaptıklarıyla cezalandıracaktır.

    Mehmet Alagaş

    (14-15) İman edenlere söyle ki , her bir kavmi n kazandıklarından ötürü cezalandırılaca ğı Allah'ın günlerini, ümit etmeyenleri, bağışlasınlar, her kim ıslah edici ise kendi nefsi içindir, kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir, sonra tekrar Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İman edenlere söyle. Allah'ın (azap) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah, her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.

    Süleyman Ateş

    İnananlara söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları affetsinler ki (Allah), bir toplumu, yaptıklarıyle cezalandırsın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanıp güvenenlere söyle; kazançlarının karşılığını Allah'ın vereceği günlerin geleceğine ihtimal vermeyen bir topluluğun kusurlarıyla ilgilenmesinler.

    Şaban Britch

    İman edenlere söyle: Allah'ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü Allah her kavmi kazandıklarıyla cezalandıracaktır.

    Şaban Piriş

    İman edenlere söyle de; toplumun kazandıkları sebebiyle karşılığını göreceği Allah'ın günlerinin geleceğini ummayanları bağışlasınlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İman edenlere söyle: "Allah'ın günlerini ummayanları affetsinler ki, O, bir toplumu kazandıklarıyla cezalandırsın."

  4. Câsiye suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Câsiye suresi, 15. ayet. مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِنَفْسِهِۦ وَمَنْ أَسَآءَ فَعَلَيْهَا ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

    Diyanet İşleri

    Kim salih bir amel işlerse, kendi lehine işlemiş olur. Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmış olur. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Mustafa İslamoğlu

    Kim bir iyilik yaparsa, o kendi lehine yapmış olur. Kim de bir kötülük yaparsa, kendi aleyhine yapmış olur. En sonunda dönüp geleceğiniz yer Rabbinizin huzurudur.

    Muhammed Esed

    Her kim doğru ve uygun bir şey yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur; kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur; ve sonunda hepiniz Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Ahmed Hulusi

    Kim imanın gereği bir eylem ortaya koyarsa kendi nefsi lehinedir! Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhinedir! Sonunda Rabbinize döndürülürsünüz!

    Ali Bulaç

    Kim salih bir amelde bulunursa, kendi lehinedir, kim kötülük yaparsa, artık o da kendi aleyhinedir. Sonra siz Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Kim sâlih amel işlerse faydası kendinedir, kim de kötülük yaparsa zararı yine kendinedir. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Ali Rıza Safa

    Kim erdemli edimler yaparsa, kendisi için yapmış olur. Kim de kötülük yaparsa, kendi yitimine yönelik yapmış olur. Sonra, Efendinize döndürüleceksiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Kim iyi bir amel yaparsa yararı kendisinedir. Kim de kötü bir amel yaparsa zararı kendisinedir. Sonunda Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Edip Yüksel

    Kim erdemli davranırsa kendisi içindir kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Sonra, siz Efendinize döndürüleceksiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kim erdemli davranırsa kendisi içindir, kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Sonra, siz Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her kim iyi bir iş yaparsa kendi yararınadır, her kim de kötü yaparsa kendi aleyhinedir. Sonra hep döndürülüp Rabbinize götürüleceksiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her kim iyi bir iş yaparsa kendi lehine, her kim de kötü yaparsa kendi aleyhinedir, sonra hep döndürülüp rabbınıza götürüleceksiniz

    Erhan Aktaş

    Her kim iyilik yaparsa kendisi için yapmış olur, kim de kötülük yaparsa kendisi için yapmış olur. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Her kim iyilik yaparsa kendisi için yapmış olur, kim de kötülük yaparsa kendisi için yapmış olur. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Her kim iyilik yaparsa kendisi için yapmış olur, kim de kötülük yaparsa kendisi için yapmış olur. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz.

    Gültekin Onan

    Kim salih bir amelde bulunursa, kendi lehinedir, kim kötülük yaparsa, artık o da kendi aleyhinedir. Sonra siz rabbinize döndürüleceksiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Kim iyi amel (ve hareket) ederse bu, kendi lehine, kim de kötülük ederse bu da kendi aleyhinedir. Nihayet (hepiniz) ancak Rabbinize döndürü (lüb götürü) leceksiniz.

    İbni Kesir

    Her kim, salih amel işlerse; kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa; aleyhinedir. Sonra Rabbınıza döndürüleceksiniz.

    Mehmet Alagaş

    (14-15) İman edenlere söyle ki , her bir kavmi n kazandıklarından ötürü cezalandırılaca ğı Allah'ın günlerini, ümit etmeyenleri, bağışlasınlar, her kim ıslah edici ise kendi nefsi içindir, kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir, sonra tekrar Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kim salih amel yaparsa kendisi içindir. Kim de kötülük yaparsa o da kendi aleyhinedir. Sonunda Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Süleyman Ateş

    Kim iyi bir iş yaparsa yararı kendisinedir, kim de kötülük yaparsa zararı kendisinedir. Sonunda Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İyi işler yapan, kendine yapar. Kötü işler yapan da zararını görür. Sonunda Rabbinizin (Sahibinizin) huzuruna çıkarılacaksınız.

    Şaban Britch

    Kim salih amel yaparsa kendisi içindir. Kim de kötülük yaparsa o da kendi aleyhinedir. Sonunda Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Şaban Piriş

    Kim doğru olanı yaparsa kendisi içindir. Kim de kötülük yaparsa o da kendi aleyhinedir. Sonunda Rabbinize döndürüleceksiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kim hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kötülük yapan da kendi aleyhine yapmış olur. Sonunda Rabbinize döndürülürsünüz.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.