Câsiye suresi

Câsiye suresi, 28. ayet

Câsiye suresi, 28. ayet. وَتَرَىٰ كُلَّ أُمَّةٍ جَاثِيَةً كُلُّ أُمَّةٍ تُدْعَىٰٓ إِلَىٰ كِتَٰبِهَا ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

veterâ külle ümmetin câŝiyeh. küllü ümmetin tüd`â ilâ kitâbihâ. elyevme tüczevne mâ küntüm ta`melûn.

Diyanet İşleri

O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) "Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 25–31 · surenin 28. ayeti / 37

Konu Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması Câsiye 27–37 3

  1. Câsiye 25

    Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" demek oldu.

  2. Câsiye 26

    De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama insanların çoğu bilmezler."

  3. Câsiye 27

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün batıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır.

  4. 28

    O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) "Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir."

  5. Câsiye 29

    İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.

  6. Câsiye 30

    İnanıp salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte bu apaçık başarıdır.

  7. Câsiye 31

    İnkar edenlere gelince, onlara şöyle denir: "Ayetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkar bir kavim olmuş değil miydiniz?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. Ey o günü görecek olan kişi! Sen “her ümmeti” korkudan ve dehşetten, mutlak egemen ve Rahman olan Allah’ın hükmünü bekleyerek “diz çökmüş bir halde görürsün. Her bir ümmet kitabına” Allah tarafından kendilerine gönderilen peygamberlerinin şeriatına “çağrılacak.” Bu şeriati yerine getirmişler ise mükâfat görecekler ve kurtulacaklar, gereğine uymamışlar ise o takdirde hüsranla karşılaşacaklardır.

“Bugün sizlere yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.” Mûsâ ümmeti Mûsâ şeriatına çağırılacaklar. İsa ümmeti de Muhammed ümmeti de diğerleri de aynı şekilde olacaktır. Her bir ümmet, vakti ile yükümlü kılındığı şeriate çağrılacaktır. Kitabın anlamı ile ilgili ihtimallerden birisi budur ve bu mana, özü itibari ile doğrudur. Bunda herhangi bir şüphe yoktur.

Diğer taraftan Yüce Allah’ın: “Her bir ümmet kitabına çağrılır” buyruğunun, “Onlar amellerinin yazılı olduğu kitaba ve bu kitaplarda yazılı bulunan hayır ile şerre çağrılacaklardır”, anlamına gelme ihtimali de vardır. Buna göre herkes, bizzat yaptıklarının karşılığını görecektir. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “Kim salih bir amel işlerse kendi lehinedir, kim de kötülük işlerde o da kendi aleyhinedir.” (el-Casiye, 15/45)

Âyet-i kerimede her iki anlamın bir arada kastedilmiş olması da muhtemeldir. Buna da bir sonraki ayet delildir:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- O gün her ümmeti diz üstü çökmüş, kendisine ne yapılacağını bekler halde görürsün. Her ümmet yazıcı meleklerin yazmış olduğu amel defterlerine çağrılır. -Ey insanlar!- Bugün, dünyada yaptığınız hayır ve şerrin karşılığını göreceksiniz.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَرَىٰ ve tera ve görürsün kök: راي
  2. كُلَّ kulle her kök: كلل
  3. أُمَّةٍۢ ummetin ümmeti kök: امم
  4. جَاثِيَةًۭ ۚ casiyeten toplanmış kök: جثو
  5. كُلُّ kullu her kök: كلل
  6. أُمَّةٍۢ ummetin ümmet kök: امم
  7. تُدْعَىٰٓ tud'aa çağırılır kök: دعو
  8. إِلَىٰ ila
  9. كِتَـٰبِهَا kitabiha kendi Kitabına kök: كتب
  10. ٱلْيَوْمَ l-yevme bugün kök: يوم
  11. تُجْزَوْنَ tuczevne cezalandırılacaksınız kök: جزي
  12. مَا ma şeylerle
  13. كُنتُمْ kuntum olduğunuz kök: كون
  14. تَعْمَلُونَ tea'melune yapıyor(lar) kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جثو (3 geçiş)

    Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.

  • Aynı kök: جثو (3 geçiş)

    Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Dua

    Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Dua

    Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet · Ortak kavram: Dua

    Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Dua

    En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Dua

    Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O gün her ümmeti, diz çökmüş olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılacaktır. (Onlara şöyle denecektir:) "Bugün size (dünyada) yaptıklarınızın karşılığı verilmektedir!

Mustafa İslamoğlu

Ve o gün her toplumu zillet içinde diz çökmüş bir halde göreceksin; her toplum kendi hesabını (görmeye) çağrılacak: "Bugün yapa geldiğiniz her şeyin karşılığını bulacaksınız.

Muhammed Esed

Ve (o Gün) bütün insanları (zillet içinde) diz çökmüş görürsün; herkes kendi sicili ile (yüzleşmeye) çağrılır: "Bugün, yaptığınız her şeyin karşılığını göreceksiniz!

Ahmed Hulusi

Her inanç toplumunu diz üstü çökmüş görürsün! Her inanç toplumu, kendi bilgisine göre çağrılır. "Bu süreç, yaptıklarınızın karşılığını yaşama sürecidir!" (denilir).

Ali Bulaç

O gün sen, her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır. "Bugün yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz."

Ali Özek ve heyeti

O gün her ümmeti, diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır, (onlara şöyle denilir:) «Bu gün, yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!»

Ali Rıza Safa

Ve tüm toplumları, Diz Çökmüş olarak göreceksin. Her toplum, kendi kitabına çağırılır. "Bugün, yaptıklarınızın karşılığı verilecektir!"

Bayraktar Bayraklı

O gün bütün insanları diz çökmüş görürsün. Herkes kendi kitabına çağrılır. Onlara şöyle denir: "Bugün yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz."

Edip Yüksel

Her toplumu diz çökmüş halde görürsün. Her toplum kendi kitabına çağrılır: "Bugün size, yaptıklarınızın karşılığı ödenecektir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Her toplumu diz çökmüş halde görürsün. Her toplum kendi kitabına çağrılır: 'Bugün size, yaptıklarınızın karşılığı ödenecektir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır: "Bugün o yaptığınız amellerin cezası verilecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve her ümmeti görürsün ki diz çökmüştür, her ümmet kitabına da'vet olunuyordur, bu gün o yaptığınız amellerin cezası verilecek

Erhan Aktaş

Her ümmeti dipnot 1 toplanmış görürsün. Her ümmet, amel defteriyle yüzleşmeye çağrılır: "Bugün, yaptıklarınızın karşılığı size verilecektir."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Toplum.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Her ümmeti toplanmış görürsün. Her ümmet, amel defteriyle yüzleşmeye çağrılır: "Bugün, yaptıklarınızın karşılığı size verilecektir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Her ümmeti toplanmış görürsün. Her ümmet, amel defteriyle yüzleşmeye çağrılır: "Bugün, yaptıklarınızın karşılığı size verilecektir."

Gültekin Onan

O gün sen her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. "Bugün yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz."

Hasan Basri Çantay

Ve sen (Habibim) her ümmeti diz çökmüş bir halde göreceksin. Her ümmet kitabı (nın başı) na çağırılacak (ve onlara şöyle denilecekdir:) "Bu gün (dünyada) yapmış olduklarınızın karşılığı verilecek".

İbni Kesir

Her ümmeti dizüstü çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. Bugün, size yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.

Mehmet Alagaş

(23-29) Gördünüz mü? her kim havai keyfine yönelip onu ilah edinmişse, Allah onu bir bilgiye dayalı olarak saptırmışsa, kalbini ve işitmesini mühürlemişse, gözlerine de bir perde çekmiş ise ona Allah dışında kim hidayet verebilir ki? Hiç hatırınıza gelmiyor mu? Dediler ki dünya hayatı yaşayacağımız yerdir ölürüz ve yaşarız bizi ancak zamanın geçmesi / dehr helak eder, onların bu konuda bir bilgileri yoktur, onlar sadece sanıyorlar / zannediyorlar, onlara açıkça ayetlerimiz okunduğu zaman onların istedikleri delil , sözünüze bağlı iseniz / sadıksanız “babalarımızı getirin” demeleri olmuştur, de ki Allah sizi dirilt iyor sonra öldürüyor sonra da sizi kıyamet günü için bir araya toparlayacak bunda bir şüphe yok , velakin insanların çoğu bilmiyor , semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti (elinin altında olanlara istediğini yapabilme özgürlüğü) Allah'ındır, saatin kopacağı o gün , geçersiz olanlar / iptal olanlar / batıllar hasara uğrayacaklardır, bütün ümmetleri diz çökük göreceksin , her toplum / her ümmet kitabına çağrılacak , O gün yaptıklarınızdan dolayı cezalandırılacaksınız. Bu kitap gerçekten / hakikatten konuşuyor / nutuk ediyor, y apıyor olduklarınızı nüsha nüsha yazıyorduk.

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün, her ümmeti diz üstü çökmüş görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır: "Bugün, yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz!" denir.

Süleyman Ateş

(O gün) Her ümmeti (Allah'ın huzurunda) toplanmış görürsün. Her ümmet, kendi Kitabına (yaptığı işlerin tutanağı olan amel defterine) çağırılır: "Bugün yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dini toplumların(ümmetlerin) her birini diz çökmüş olarak göreceksin. Her toplum (ümmet) kendi kitabına çağrılacak; o gün hepiniz yaptığınızın karşılığını bulacaksınız.

Şaban Britch

O gün, her ümmeti diz üstü çökmüş görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır: "Bugün, yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz!" denir.

Şaban Piriş

O gün, her ümmeti diz üstü çökmüş görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır: -Bugün, yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz! denir.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün tüm ümmetleri, toplanıp diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına davet edilir. Bugün, yapıp-ettiklerinizin karşılığıyla yüzyüze getireleceksiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And you shall see every nation falling on their knees with horror driven through them compounded of pain and fear. Each nation in its corporate character is being called to account according to their good or bad books, and be told: "Today you are requited with what is commensurate with your deeds".

Abdul Haleem

You will see every community kneeling. Every community will be summoned to its record: ‘Today you will be repaid for what you did.

Abdullah Yusuf Ali

And thou wilt see every sect bowing the knee: Every sect will be called to its Record: "This Day shall ye be recompensed for all that ye did!

Abul A'la Maududi

On that Day you shall see every people fallen on their knees. dipnot 1 Every people will be summoned to come forth and see its Record and will be told: "Today you shall be requited for your deeds.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the dread and terror of the Plain of Resurrection and the awe of the divine court will be such that it will break the stubbornness of the most arrogant and boastful people, and everyone will be found fallen on his knees humbly.

Aisha Bewley

You will see every nation on its knees, every nation summoned to its Book: ‘Today you will be repaid for what you did.

Al-Hilali & Khan

And you will see each nation humbled to their knees (kneeling): each nation will be called to its Record (of deeds). This Day you shall be recompensed for what you used to do.

Ali Quli Qarai

And you will see every nation fallen on its knees. Every nation will be summoned to its book: ‘Today you will be requited for what you used to do.

Amatul Rahman Omar

And (at that promised time) you shall see every community fallen on (their) knees. Every community will be summoned to (face) their records (of deeds). (And it shall be said to them, ) `This day you shall be recompensed according to your deeds.

Arthur John Arberry

And thou shalt see every nation hobbling on their knees, every nation being summoned unto its Book: 'Today you shall be recompensed for that you were doing.

Bijan Moeinian

You will see every nation [including the stubborn disbelievers] will [be so overtaken by the occasion that they will] fall kneeling before God. They will review their deeds. They will be told: "Today you will be rewarded according to your deeds."

E. Henry Palmer

And thou shalt see each nation kneeling, each nation summoned to its book, 'Today are ye rewarded for that which ye have done. '

Edip-Layth

You will see every nation on their kneels. Every nation will be called to its record. "Today, you are recompensed for everything you have done."

George Sale

And thou shalt see every nation kneeling: Every nation shall be called unto its book of account; and it shall be said unto them, this day shall ye be rewarded according to that which ye have wrought.

Hamid S. Aziz

And you shall see every people (sect, community or nation) kneeling down; every nation shall be called to its Book (or Record, or will be judged by its scripture): this day shall you be requited for what you did.

Mahmoud Ghali

And you will see every nation kneeling. Every nation will be called to its Book. (It will be said), "Today you will be recompensed for whatever you were doing.

Marmaduke Pickthall

And thou wilt see each nation crouching, each nation summoned to its record. (And it will be said unto them): This day ye are requited what ye used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

You will see each community kneeling down; and each community will be summoned to its ledger (of good and evil deeds). You will receive upon that day your recompense for what you had done.

Muhammad Asad

And [on that Day] thou wilt see all people kneeling down [in humility]: all people will be called upon to [face] their record: "Today you shall be requited for all that you ever did!

Mustafa Khattab

And you will see every faith-community on its knees. Every community will be summoned to its record ˹of deeds˺. ˹They all will be told,˺ "This Day you will be rewarded for what you used to do.

Progressive Muslims

And you will see every nation lined-up together. Every nation will be called to its record. "Today, you be recompensed for everything you have done."

Rashad Khalifa

You will see every community kneeling. Every community will be called to view their record. Today, you get paid for everything you have done.

Sahih International

And you will see every nation kneeling [from fear]. Every nation will be called to its record [and told], "Today you will be recompensed for what you used to do.

Sam Gerrans

And thou wilt see every community on its knees, every community called to its writ: “This day will you be rewarded for what you did!

Shabbir Ahmed

And you will see every nation kneeling down, each nation called to its record. (And it will be said), "This Day you shall be paid for all that you ever did."

Syed Vickar Ahamed

And you will see every group (of people) bowing the knee in humility, (prayer and fear): Every group will be given its Record: "This Day you shall you be paid back for all that you did!

Taqi Usmani

and you will see every community kneeling down. Every community will be called to its book (of record). Today you will be recompensed for what you used to do.

The Monotheist Group

And you will see every nation lined-up together. Every nation will be called to its book. "Today, you will be recompensed for everything you have done."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩