Câsiye suresi

Câsiye suresi, 21. ayet

Câsiye suresi, 21. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ ٱجْتَرَحُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن نَّجْعَلَهُمْ كَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَوَآءً مَّحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْ سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

em ḥasibe-lleẕîne-cteraḥü-sseyyiâti en nec`alehüm kelleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti sevâem maḥyâhüm vememâtühüm. sâe mâ yaḥkümûn.

Diyanet İşleri

Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 18–24 · surenin 21. ayeti / 37

Konu Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler Câsiye 21–26 3

  1. Câsiye 18

    Sonra da seni din işi konusunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.

  2. Câsiye 19

    Çünkü onlar, Allah'a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.

  3. Câsiye 20

    Bu Kur'an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir.

  4. 21

    Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

  5. Câsiye 22

    Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.

  6. Câsiye 23

    Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

  7. Câsiye 24

    Dediler ki: "Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman yok eder." Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. Kötülükler ve pek çok günah işleyenler, Rablerinin haklarını yerine getirmeyip kusurlu davrananlar “kendilerini iman edip” yani Rablerinin haklarını yerine getirmek, O’nu gazaplandıran şeylerden uzak kalmak ve sürekli O’nun rızasını kendi nefislerinin arzularına tercih etmek sureti ile “salih ameller işleyenlerle bir tutacağımızı... mı sandılar?”

Yani bunlar, dünya ve âhirette eşit olacaklarını mı zannediyorlar? Onların zannı ne kadar kötü, kanaatleri ne kadar yersiz, verdikleri bu hüküm ne kadar kötü!

Çünkü onların bu hükümleri, hakimler hakimi ve adiller adilinin hükmüne aykırıdır.

Sağlıklı akıllar ve dosdoğru fıtratlar ile çelişmektedir. İlâhî kitapların bildirdikleri ve peygamberlerin haber verdikleri ile taban tabana zıttır.

Aksine gerçek kesin hüküm şudur: Salih amel işleyen mü’minler için dünya ve âhirette zafer, kurtuluş, mutluluk ve mükâfat vardır. Herkese ihsanı oranında bu mükâfat verilecektir. Kötülük işleyenler ise dünya ve âhirette ilâhî gazaba, zillete, azap ve bedbahtlığa duçar olacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yoksa uzuvlarıyla küfür ve günah işleyenleri Allah'a iman edip salih amel işleyenler gibi dünyada ve ahirette yaptıklarının karşılığını almalarında bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kadar çirkin hüküm veriyorlar.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَمْ em yoksa
  2. حَسِبَ hasibe sandılar (mı ki?) kök: حسب
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. ٱجْتَرَحُوا۟ cterahu işleyen kök: جرح
  5. ٱلسَّيِّـَٔاتِ s-seyyiati kötülükleri kök: سوا
  6. أَن en
  7. نَّجْعَلَهُمْ nec'alehum onları yapacağımızı kök: جعل
  8. كَٱلَّذِينَ kallezine kimseler gibi
  9. ءَامَنُوا۟ amenu inanan kök: امن
  10. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapan kök: عمل
  11. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi ameller kök: صلح
  12. سَوَآءًۭ seva'en bir olacak (öyle mi?) kök: سوي
  13. مَّحْيَاهُمْ mehyahum yaşamaları kök: حيي
  14. وَمَمَاتُهُمْ ۚ ve mematuhum ve ölümleri kök: موت
  15. سَآءَ sa'e ne kötü kök: سوا
  16. مَا ma
  17. يَحْكُمُونَ yehkumune hüküm veriyorlar kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جرح (4 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah'ın size verdiği…

  • Aynı kök: جرح (4 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Ölüm

    "Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Ölüm

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: جرح (4 geçiş)

    O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar…

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat

    Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Hayat

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat · Ortak kavram: Hikmet

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve hayatlarında kendilerini, iman edip iyi işler yapanlarla bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Kalem 68:36.

Mustafa İslamoğlu

Yoksa kötülüğün peşinde seğirten tipler, kendilerini -hayatlarında olsun ölümlerinde olsun- iman edip erdemli davrananlarla aynı kefeye koyacağımızı mı sandılar? Ne berbat akıl yürütüyorlar!

Muhammed Esed

Kötülük işleyenlere gelince: onlar kendilerini hayatlarında ve ölümlerinde, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlarla aynı yere koyacağımızı mı sanırlar? Onların yargıları ne kadar da kötü!

Ahmed Hulusi

Yoksa kötülükleri kazananlar, kendilerini, iman edip imanın gereğini uygulayanlarla aynı kılacağımızı; hayatlarında ve mematlarında eşit (tutacağımızı) mi sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Ali Bulaç

Yoksa kötülüklere batıp yara alanlar, kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Ali Özek ve heyeti

Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini, iman edip sâlih ameller işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Ali Rıza Safa

Yoksa kötülük yapanlar, inanmış olarak erdemli edimler yapanlarla, yaşamlarında ve ölümlerinde, onları denk tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kötü yargı veriyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Kötülük işleyenler kendilerini, hayatlarında ve ölümlerinde, inanıp yararlı iş yapanlarla bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Edip Yüksel

Kötülükleri işleyen kimseler, hayatlarında ve ölümlerinde, kendilerini, gerçeği onaylayıp erdemli davrananlarla bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kötülükleri işleyen kimseler, dirildiklerinde ve ölümlerinde, kendilerini, inanıp erdemli davrananlarla bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa o kötülükleri yapıp duran kimseler, kendilerini iman edip iyi ameller yapan kimseler gibi yapacağız, hayatlarını ve ölümlerini bir tutacağız mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa o kötülükleri yapıp duran kimseler, kendilerini o iyman edip salih ameller yapan kimseler gibi yapacağız, hayat ve mematlarını müsavi kılacağız mı sandılar? Ne fena hukmediyorlar!

Erhan Aktaş

Yoksa Bizim, kötülük yapan kimselerle, İman edip, salihatı yapan kimseleri, dipnot 1 hayatlarında ve ölümlerinde bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü yargıda bulunuyorlar!

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "iman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa Bizim, kötülük yapan kimselerle, iman edip, salihatı yapan kimseleri dipnot 1 , hayatlarında ve ölümlerinde bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü yargıda bulunuyorlar!

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa Bizim, kötülük yapan kimselerle, iman edip, salihatı yapan kimseleri dipnot 1 , hayatlarında ve ölümlerinde bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü yargıda bulunuyorlar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

Yoksa kötülüklere batıp yara alanlar, kendilerini inanıp salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Hasan Basri Çantay

Yoksa kötülükleri kazananlar, kendilerini, iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlar gibi mi yapacağız, dirim ve ölümleri bir mi olacak sandı (lar). Hükmedegeldikleri (bu) şey ne fena!

İbni Kesir

Yoksa; kötülükleri kazananlar, ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini iman edip salih amel işleyen kimseler ile bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Mehmet Alagaş

(16-22) Kesin olan şu ki, İsrail oğullarına, kitabı, hükmü ve bildiriciliği / nübüvveti verdik, onları temiz rızıkla rızıklandırdık onları alemlerde üstün tuttuk. Onlara işlerimizden açık deliller verdik. Onlara ilim de geldikten sonra aralarında ki çekememezlik / bağyen nedeniyle karşılaştılar / ihtilafa düştüler , Rabbin kesinlikle kıyamet günü aralarında ihtilaf ettikleri konularda hükmünü gerçekleştirecektir. Sonra da seni, (ey Muhammed) işten / emirden bir yol üzere / şeriat üzere kıldık (şeriat suyun kaynağına giden yollar) ona uy / tâbi ol , bilmeyenlerin havai keyiflerine uyma, muhakkak ki onlar senin için Allah'tan bir fayda getiremezler, muhakkak ki zalimlerin bazısı bazısının dostudur, Allah ise sakınanların dostudur. İşte bu insanlar için bir görmektir / basirettir, kanaat getiren / inanan kavim için , bir yola iletimdir , bir rahmettir. Kötülük işeyenler / (cerah edenler), salih amel yapanlarla, iman edenlerle onları aynı seviyede yapacağımızı mı değerlendiriyorlar / hesap ediyorlar? Ölülerle diriler aynı seviyede? Ne kötü yargıda bulunuyorlar / hüküm veriyorlar. Allah semaları ve arzı her kişi kazandığının karşılığını alsın diye gerçek olarak yarattı, onlara zulmedilmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yoksa kötülük işleyenler, ölümlerinde ve hayatlarında kendilerini iman edip salih amel yapanlarla bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Süleyman Ateş

Yoksa kötülükleri işleyen kimseler, kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler gibi yapacağımızı mı sandılar? Yaşamaları ve ölümleri onlarla bir olacak öyle mi? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yoksa kötü işler yapanlar, kendilerini, iyi işler yapanlarla bir tutacağımızı mı hesap ediyorlar? Hayatları ve ölümleri eşit mi olacak? Ne kötü karar veriyorlar!

Şaban Britch

Yoksa, kötülük işleyenler, ölümlerinde ve hayatlarında kendilerini iman edip, salih amel yapanlarla bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Şaban Piriş

Yoksa, kötülük işleyenler, kendilerini iman edip, iyilik yapanlarla bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Kötülüklere cesaretle dalanlar sanıyorlar mı ki, biz kendilerini, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarla aynı tutacağız. Hayatları ve ölümleri onlarla aynı mı olacak?! Ne kötü hüküm veriyorlar bunlar!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Or do those whose deeds are haunted with evil, conceive in their minds that We assess them in life and death in the same value We ascribe to those whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues and their deeds with wisdom and piety? How absurd and irrational is their judgment!

Abdul Haleem

Do those who commit evil deeds really think that We will deal with them in the same way as those who believe and do righteous deeds, that they will be alike in their living and their dying? How badly they judge!

Abdullah Yusuf Ali

What! Do those who seek after evil ways think that We shall hold them equal with those who believe and do righteous deeds,- that equal will be their life and their death? Ill is the judgment that they make.

Abul A'la Maududi

Do dipnot 1 the evil-doers imagine that We shall make them equal to those who believe and do good, making their lives and deaths alike? How vile is their judgement! dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    After the invitation to Tauhid, the discourse now turns to the theme of the Hereafter.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is the moral reasoning for the truth of the Hereafter. The difference of good and evil in morals and of goodness and wickedness in deeds necessarily demands that the good and the evil people should not meet with one and the same end, but the good should be rewarded for their good and the wicked punished for their evil deeds. Otherwise, if the good and the evil end up similarly, the distinction of virtue and vice in morals becomes meaningless and God becomes unjust. The people who follow evil ways in the world do want that there should be no accountability and no rewards and punishments, for this concept goes against their enjoyment of life, but it is against the justice and wisdom of the Lord of the worlds that He should treat the good and the evil alike, and should not care to see how the righteous believer has lived his life in the world and how the sinful unbeliever has been enjoying it. One of them kept himself subjected to moral restrictions all his life, rendered the rights of those to whom they were due, restrained himself from the unlawful benefits and pleasures, and continued to incur losses for the sake of the truth. The other fulfilled his desires in every possible wary, neither recognized the rights of God nor hesitated from violating the rights of the people, but went on collecting benefits and good things of life in every possible way. Can it be expected of God that He would overlook the difference between the lives of the two kinds of men? If the end of both be the same, no greater injustice could be conceived. (For further explanation, see (Surah Younus, Ayat 4); (Surah Houd, Ayat 106); (Surah An-Nahl, Ayats 38,39); ( Surah Al- Hajj, E.N. 9), (Surah An-Naml, E.N. 86),(Surah Ar-Rum, Ayat 7-8); (Surah Suad, Ayat 28;and E.N. 30) on it.

Aisha Bewley

Or do those who perpetrate evil deeds suppose that We will make them like those who have iman and do right actions, so that their lives and deaths will be the same? How bad their judgement is!

Al-Hilali & Khan

Or do those who earn evil deeds think that We shall hold them equal with those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, in their present life and after their death? Worst is the judgement that they make.

Ali Quli Qarai

Do those who have perpetrated misdeeds suppose that We shall treat them as those who have faith and do righteous deeds, their life and death being equal? Evil is the judgement that they make!

Amatul Rahman Omar

Do those who commit evil deeds think that We will treat them like those who believe and (accordingly) do deeds of righteousness so that their lives and deaths be alike? How ill they judge!

Arthur John Arberry

Or do those who commit evil deeds think that We shall make them as those who believe and do righteous deeds, equal their living and their dying? How ill they judge!

Bijan Moeinian

Do wrongdoers expect that I (God) will treat them in the same way that I treat the believers, who do good deeds? Can their life and death be equal? If so, they are wrong.

E. Henry Palmer

Do those who commit evil deeds count that we will make them like those who, believe and work righteous deeds, equal in their life and their death?- ill it is they judge.

Edip-Layth

Or do those who work evil expect that We would treat them the same as those who acknowledge and promote reforms, in their present life and their death? Miserable is how they judge.

George Sale

Do the workers of iniquity imagine that We will deal with them as with those who believe and do good works; so that their life and their death shall be equal? An ill judgment do they make.

Hamid S. Aziz

What! Do those who have wrought evil deeds think that We will make them like those who believe and do good - that their life and their death shall be equal? Ill is their judgment!

Mahmoud Ghali

Or even do the ones who keep indulging in odious deeds reckon that We will make them as the ones who have believed and done deeds of righteousness, (and) equal (will be) their living and their dying? How odious is (the way) they judge!

Marmaduke Pickthall

Or do those who commit ill-deeds suppose that We shall make them as those who believe and do good works, the same in life and death? Bad is their judgment!

Mohamed Ahmed - Samira

Do those who seek evil think that We shall make them equal in life and death to those who believe and do good? How bad is the judgement that they make!

Muhammad Asad

Now as for those who indulge in sinful doings - do they think that We place them, both in their life and their death, on an equal footing with those who have attained to faith and do righteous deeds? Bad, indeed, is their judgment:

Mustafa Khattab

Or do those who commit evil deeds ˹simply˺ think that We will make them equal—in their life and after their death—to those who believe and do good? How wrong is their judgment!

Progressive Muslims

Or do those who work evil expect that We would treat them the same as those who believe and do good works, in their present life and their death Miserable is how they judge.

Rashad Khalifa

Do those who work evil expect that we will treat them in the same manner as those who believe and lead a righteous life? Can their life and their death be the same? Wrong indeed is their judgment.,

Sahih International

Or do those who commit evils think We will make them like those who have believed and done righteous deeds - [make them] equal in their life and their death? Evil is that which they judge.

Sam Gerrans

If those who commit evil deeds think that We will make them like those who heed warning and do righteous deeds: — the same in their living and their dying — evil is what they judge.

Shabbir Ahmed

What! Do those who disrupt others' lives think that We will treat them, in life and death, like believers and helpers of humanity? Off balance, indeed, is their judgment!

Syed Vickar Ahamed

Or do those who go after evil ways think that We shall consider them equal with those who believe and do righteous deeds, — In their present life and after their death will be equal? They make a wrong judgment.

Taqi Usmani

Do those who have committed evils assume that We will make them like those who believe and do righteous deeds, so as their life and death becomes equal? Evil is what they judge.

The Monotheist Group

Or do those who work evil expect that We would treat them the same as those who believe and do good works, in their present life and their death? Miserable is how they judge.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩