Diyanet İşleri
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
Bakara suresi · 190–195. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Bakara suresi, 190. ayet. وَقَٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ يُقَٰتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْمُعْتَدِينَ
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın! Sakın aşırı(ya) gitmeyin (saldırmayın)! Şüphesiz ki Allah aşırıları (saldıranları) sevmez. dipnot 1
Size karşı savaş açanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat saldırganlık yapmayın! Allah saldırganlık yapanları sevmez.
Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşın, ama (amacınızı aşıp) saldırganlık yapmayın; doğrusu Allah saldırganları sevmez.
Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi aşmayın. Muhakkak Allah haddi aşanları sevmez.
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez.
Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
Sizinle savaşanlarla, Allah'ın yolunda savaşın, ama aşırı gitmeyin. Kuşkusuz, Allah, aşırı gidenleri sevmez.
Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşınız, ama aşırı gitmeyiniz, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez. dipnot 1
Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez.
Size savaş açanlarla siz de Allah yolunda çarpışın; fakat haksız taarruz etmeyin. Çünkü Allah, haksız taarruz edenleri sevmez.
Korunun da size kıtal edenlerle fisebilillah çarpışın, fakat haksız taarruz etmeyin çünkü Allah haksız taarruz edenleri sevmez
Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda onlarla savaşın. Ama haddi aşmayın. Kuşkusuz Allah, haddi aşanları sevmez.
Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda onlarla savaşın. Ama haddi aşmayın. Kuşkusuz Allah, haddi aşanları sevmez.
Sizinle savaşanlara karşı siz de Allah yolunda onlarla savaşın. Ama haddi aşmayın. Zira Allah, haddi aşanları sevmez.
Sizinle savaşanlarla Tanrı yolunda savaşın (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Tanrı aşırı gidenleri sevmez.
Size harb açanlarla, Allah yolunda, sizde döğüşün (müdafaa harbi yapın. Ancak) aşırı gitmeyin. Şübhesiz ki Allah aşırı gidenleri sevmez.
Size harb açanlarla, Allah yolunda siz de harbedin. Ancak haddi aşmayın. Şüphesiz ki Allah, haddi aşanları sevmez.
(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.
Allah yolunda sizinle savaşanlarla siz de savaşın, fakat aşırı gitmeyin. Doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın; fakat haksız yere saldırmayın, çünkü Allah, saldırganları sevmez.
Size savaş açanlara karşı siz, Allah yolunda savaşın ama haksız saldırı yapmayın. dipnot 1 Allah, haksız saldırı yapanları sevmez.
Allah yolunda, sizinle savaşanlarla savaşın ve haksız saldırı yapmayın. dipnot 1 Allah, haksız saldırı yapanları sevmez.
Sizinle savaşanlarla, Allah yolunda siz de savaşın, (fakat) aşırı gitmeyin. Doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Sizinle savaşanlarla, Allah yolunda siz de savaşın, (fakat) haksız yere saldırmayın. Doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Sizinle çarpışmaya girenlerle Allah yolunda siz de çarpışın. Ama haksız yere saldırmayın/çarpışmada zulme sapmayın. Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor.
Bakara suresi, 191. ayet. وَٱقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأَخْرِجُوهُم مِّنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ وَٱلْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ ٱلْقَتْلِ وَلَا تُقَٰتِلُوهُمْ عِندَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ حَتَّىٰ يُقَٰتِلُوكُمْ فِيهِ فَإِن قَٰتَلُوكُمْ فَٱقْتُلُوهُمْ كَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.
Onları (size karşı savaşmakta olanları) yakaladığınız yerde öldürün! Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın! Fitne (zulüm ve işkence), (insan) öldürmekten daha şiddetli (bir kötülük)tür. Mescid-i Haram'da onlar sizinle savaşıncaya kadar siz de onlarla savaşmayın! Onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün! İşte kâfirlerin cezası böyledir.
Onları, (savaşta) gözünüze kestirdiğiniz her yerde öldürün. Sizi sürgün ettikleri yerden siz de onları sürgün edin. İnanca yönelik zulüm ve baskı ölümden beterdir. Mescid-i Haram civarında onlar size savaş açmadıkça siz de onlara savaş açmayın. Eğer onlar size savaş açarsa, onları öldürün! İşte kafirler böyle cezalandırılır.
Onları karşılaştığınız her yerde öldürün ve sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün, zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayın; ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürün; hakikati inkar edenlerin cezası böyle verilecektir.
Onları nerede yakalarsanız orada öldürün. Sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün!. . Fitne (insan) öldürmekten daha şiddetlidir (suçtur). . . Onlar sizle savaşmadıkları sürece, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Onlar sizi öldürmeye kalkarsa o zaman siz de onları öldürün. İşte kafirlerin yaptığının karşılığı budur.
Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir.
Onları (size karşı savaşanları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Harâm’da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün, işte kâfirlerin cezası böyledir.
Yakaladığınız yerde onları etkisiz duruma getirin ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Ezinç vermek, öldürmekten kötüdür. Onlar sizinle savaşmadıkça, Kutsal Yakarış Evi yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa, onlarla savaşın. Nankörlük edenlerin cezası, işte böyledir.
Sizi öldürmeye teşebbüs edenlerikarşılaştığınız her yerde öldürünüz ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartınız; zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayınız, ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürünüz; kafirlerin cezası budur.
Onlarla karşılaştığınız yerde onlarla savaşın ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın; zulüm ve işkence öldürmekten beterdir. Sınırlanmış Mescid'in yanında sizinle savaşmadıkça onlarla savaşmayın. Size saldırırlarsa siz de onlara saldırın. İnkarcıların cezası böyledir.
Onları yakaladığınız yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın; zulüm ve işkence öldürmekten beterdir. Kutsal Mescid'in yanında sizinle savaşmadıkça onlarla savaşmayın. Size saldırırlarsa siz de onlara saldırın. İnkarcıların cezası böyledir.
Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Yalnız Mescid-i Haram'ın yanında, onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın! Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.
ve onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın, o fitne katilden eşeddir, yalnız Mescidi haram yanında onlar size kıtal etmedikçe siz de onlara kıtal etmeyin, fakat sizi öldürmeğe kalkışırlarsa hemen onları öldürün kafirlerin cezası böyledir
Onları yakaladığınız yerde öldürün. dipnot 1 Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartın. Zaten, fitne dipnot 2 öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram çevresinde sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer savaşırlarsa, siz de savaşın. İşte Kafirlere verilecek karşılık böyledir.
Onları yakaladığınız yerde öldürün. dipnot 1 Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartın. Zaten, fitne dipnot 2 öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram çevresinde sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer savaşırlarsa, siz de savaşın. İşte Kafirlere verilecek karşılık böyledir.
Onları ele geçirdiğiniz yerde öldürün. dipnot 1 Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Zaten, fitne dipnot 2 öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram çevresinde sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer savaşırlarsa, siz de savaşın. İşte gerçeği yalanlayan nankörlere verilecek karşılık böyledir.
Onları yakaladığınız / bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne öldürmekten beterdir. Onlar size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram'ın yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir.
Onları (size harb açanları) nerede yakalarsanız öldürün, onları sizi çıkardıkları yerden (Mekkeden) çıkarın. Fitne katilden beterdir. Onlar Mescid-i haram yanında, orada sizinle döğüşünceye kadar, (ya'ni döğüşmedikce) siz de orada kendileriyle döğüşmeyin. Fakat (Orada) sizi. öldürürlerse siz de onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.
Ve onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, katilden beterdir. Onlar sizinle savaşmadıkça, siz de Mescid-i Haram'da onlarla savaşmayın. Ancak onlar sizinle savaşırlarsa, siz de onları öldürün. İşte kafirlerin cezası böyledir.
(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.
Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne, öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram’ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat, onlar sizinle orada savaşırlarsa onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası budur.
Onları nerede yakalarsanız öldürün, onların sizi çıkardıkları yer(Mekke)den siz de onları çıkarın! Fitne (baskı yapmak), adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da onlarla savaşmayın ki, onlar da sizinle orada savaşmasınlar. Fakat onlar sizinle savaşırlarsa, hemen onları öldürün; kafirlerin cezası böyledir.
Onları tespit ettiğiniz yerde öldürün. dipnot 1 Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. dipnot 2 Bu fitne (savaş ateşi), adam öldürmekten beterdir. dipnot 3 Onlar sizinle Mescid-i Haram dipnot 4 yanında savaşmadıkça onlarla orada savaşmayın. Eğer savaşırlarsa onları öldürün. dipnot 5 O kafirlerin cezası işte böyledir.
(Savaşta onları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden, siz de onları çıkarın. Bu fitne (savaş ateşi) dipnot 1 adam öldürmekten ağır bir suçtur. Mescid-i Haram dipnot 2 yanında onlarla savaşmayın, kendileri savaş açarlarsa başka. Eğer savaşırlarsa, onları öldürün. O kafirlerin dipnot 3 cezası işte böyledir.
Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne, öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram’ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat, onlar sizinle orada savaşırlarsa, onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası budur.
Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne; öldürmekten, daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram'ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat, onlar sizinle orada savaşırlarsa, onlarla savaşın. İşte kafirlerin cezası budur.
Onları yakaladığınız yerde öldürün; onların sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne/baskı ve bozgunculuk, öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da, onlar sizinle çarpışmaya girinceye kadar siz de onlarla çarpışmaya girmeyin. Eğer sizinle çarpışmaya girerlerse siz de onları öldürün. İşte böyle verilir küfre sapanların cezası!
Bakara suresi, 192. ayet. فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Onlar (savaştan ve inkârdan) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Eğer yaptıklarına bir son verirlerse, şüphe yok ki Allah tarifsiz bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır.
Ancak vazgeçerlerse (siz de bırakın), unutmayın ki Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
Eğer vazgeçerlerse (yaptıklarından) Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir.
Eğer onlar (savaştan) vazgeçerlerse, (siz de vazgeçin, şunu iyi bilin ki) Allah; Gafûr (çok bağışlayıcı) ve Rahîm' (çok esirgeyici) dir.
Bundan sonra son verirlerse, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Eğer vazgeçerlerse, Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir.
Son verirlerse, ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Son verirlerse, ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Artık Allah'a ortak koşmaktan vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah pek bağışlayan ve pek merhamet edendir.
Artık şirkten vaz geçerlerse şüphesiz ki Allah gafur, rahimdir
Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz, Allah, Bağışlayıcı, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.
Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz, Allah, Bağışlayıcı, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.
Eğer vazgeçerlerse, kuşkusuz, Allah, Bağışlayıcı, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.
Onlar (savaşa) son verirlerse (siz de son verin). Kuşkusuz Tanrı bağışlayandır, rahimdir.
Bununla beraber (Muhaarebeden) vazgeçerlerse (siz de bırakın), şübhesiz ki Allah çok yarlığayıcı, hakkiyle esirgeyicidir.
Eğer onlar vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.
(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.
Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.
Eğer onlar (saldırılarına) son verirlerse, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Savaşmayı bırakırlarsa (onlara ilişmeyin). dipnot 1 Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.
Savaşa son verirlerse Allah bağışlar, ikramı boldur.
Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.
Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.
Eğer savaşı sona erdirirlerse Allah çok affedici,çok merhametlidir.
Bakara suresi, 193. ayet. وَقَٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ لِلَّهِ فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَلَا عُدْوَٰنَ إِلَّا عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.
Fitne (zulüm ve işkence) kalmayıncaya ve kulluk da yalnızca Allah'a oluncaya kadar onlarla (saldıranlarla) savaşın! Vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. dipnot 1
Onlarla inanca yönelik zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'a ait oluncaya kadar savaşın! Eğer yaptıklarına bir son verirlerse, zulmedenlerin haricindekilere düşmanlık da sona erecektir.
O halde, artık zulüm ve baskı kalmayıncaya ve yalnızca Allah'a kulluk edilinceye kadar onlarla savaşın; ancak vazgeçerlerse, (bilinçli olarak) zulüm işleyenlerin dışındakilere karşı tüm düşmanlıklar sona erecektir.
Fitne (dinden çıkmanız için yapılan baskı) kalkana; Allah dinini rahatça yaşayana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse (baskıdan - savaşmaktan), artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur.
Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse (siz de vazgeçin) zâlimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur.
Baskı kalmayıncaya ve din Allah için oluncaya değin onlarla savaşın. Son verirlerse, haksızlık yapanlardan başkasına artık düşmanlık yoktur.
O halde zulüm ve baskı kalmayıncaya ve Allah'ın dini egemen oluncaya kadar onlarla savaşınız. Vazgeçerlerse siz de vazgeçiniz; zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Zulüm ve işkence ortadan kalkıncaya ve din ALLAH için oluncaya kadar onlarla savaşın. Son verirlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. dipnot 1
Zulüm ve işkence ortadan kalkıncaya ve din ALLAH için oluncaya kadar onlarla savaşın. Son verirlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Bir fitne kalmayıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Eğer vazgeçerlerse, artık düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.
hem bir fitne kalmayıb din yalnız Allahın oluncıya kadar onlarla çarpışın vaz geçerlerse artık husumet ancak zalimlere karşıdır
Fitne dipnot 1 kalmayıp, din dipnot 2 tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Fitne dipnot 1 kalmayıp, din dipnot 2 tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Fitne dipnot 1 kalmayıp, din dipnot 2 tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
(Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din yalnızca Tanrı'nın oluncaya kadar onlarla savaşın. Son verirlerse, artık zalimlerden başkasına karşı düşmanlık yoktur.
Fitne (den eser) kalmayıncaya, din de (şunun bunun değil) yalınız Allahın (dini diye tanılmış) oluncaya kadar onlarla savaşın. Vaz geçerlerse artık zaalimlerden başkasına hiç bir husumet yokdur.
Fitne kalmayıp, din de Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Vaz geçerlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.
Fitne kalmayıncaya, din/ibadet yalnız Allah'a yapılıncaya kadar, onlarla savaşın. Eğer savaşa son verirlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Onlarla savaşın ki, fitne (baskı) ortadan kalksın, din yalnız Allah'ın dini olsun. (Yalnız O'na tapılsın) Eğer (saldırılarına) son verirlerse artık zalimlerden başkasına düşmanlık olmaz.
Onlarla savaşın ki fitne (savaş ateşi) dipnot 1 yok olsun ve Allah'ın dini hakim olsun. dipnot 2 Savaşmayı bırakırlarsa yanlış yapanlardan dipnot 3 başkasına düşmanlık edilmez. dipnot 4
Onlarla savaşın ki fitne (savaş ateşi) yok olsun ve Allah'ın koyduğu düzen dipnot 1 hakim olsun. Savaşa son verirlerse, yanlış yapanlardan dipnot 2 başkasına düşmanlık edilmez.
Fitne kalmayıncaya, din/ibadet yalnız Allah'a yapılıncaya kadar, onlarla savaşın. Eğer savaşa son verirlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Fitne kalmayıncaya, din/otorite de yalnız Allah'ın oluncaya kadar, onlarla savaşın, eğer savaşa son verirlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
Fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Eğer çarpışmaktan vazgeçerlerse artık zulme sapanlardan başkasına düşmanlık edilmez.
Bakara suresi, 194. ayet. ٱلشَّهْرُ ٱلْحَرَامُ بِٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ وَٱلْحُرُمَٰتُ قِصَاصٌ فَمَنِ ٱعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱعْتَدُوا۟ عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا ٱعْتَدَىٰ عَلَيْكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُتَّقِينَ
Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
Haram ay(lar) dipnot 1 haram ay(lar)a karşılıktır. Dokunulmazlıklar da karşılıklıdır. Kim size saldırırsa siz de onun size saldırması gibi (ona misilleme olacak kadar) saldırın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki Allah muttakîlerle (duyarlı olanlarla) beraberdir.
Dokunulmazlık ayında saldırana cevap, yine dokunulmazlık ayında verilir. Zira dokunulmazlıkta denklik esastır. Her kim de size saldırırsa, onun yaptığının aynısıyla siz de karşılık verin ve fakat Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; Allah'ın, sorumluluk bilincini kuşananların yanında olduğunu aklınızdan çıkarmayın!
Saldırmazlık örfünün geçerli olduğu aylarda size saldıranlara siz de karşılık verin: zira saldırmazlık örfünün ihlali, adil karşılık ((kısas) yasasına tabi)dir. Böylece, eğer bir kimse saldırıda bulunursa, sizde onun saldırdığı gibi saldırın; ancak Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve Allah'ın, kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıyanların yanında olduğunu bilin.
Haram ay, haramınız olan aya bedeldir. . . Ve buna hürmette eşitlik esastır. O halde haddi aşıp (bu süreçte) size saldırana, saldırganlığının misliyle siz de saldırın! Allah'tan korunun ve iyi bilin ki Allah korunanlarla beraberdir.
Haram ay, haram aya karşılıktır; hürmetler (de) karşılıklıdır. Öyleyse kim size saldırırsa, onun saldırdığı gibi siz de ona saldırın. Allah'tan korkup sakının ve bilin ki Allah, muhakkak ki korkup sakınanlarla beraberdir.
Haram ay haram aya karşılıktır. Hürmetler (dokunulmazlıklar) karşılıklıdır. Kim size saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah müttakîler (ondan hakkıyla sakınanlar) le beraberdir.
Kutsal ay, kutsal ay ile karşılıklıdır. Çünkü kutsallar karşılıklıdır. Bundan sonra, kim size saldırırsa, onun saldırdığı gibi siz de saldırın. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Çünkü iyi bilin ki, Allah, sorumluluk bilinci taşıyanlarla kesinlikle birliktedir.
Haram ay, haram aya karşılıktır. Barışa hürmet de karşılıklıdır. Kim size saldırırsa, siz de ona denk olacak şekilde saldırınız. Allah'tan sakınınız ve biliniz ki, Allah sakınanlarla beraberdir.
Sınırlanmış ay ancak iki taraflı gözetilebilir. Ateşkese uymak karşılıklıdır. Size saldırırlarsa onlara aynen saldırın. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH erdemlilerin yanındadır.
Kutsal ay ancak iki taraflı gözetilebilir. Ateşkese uymak karşılıklıdır. Size saldırırlarsa onlara aynen saldırın. ALLAH'ı dinleyin ve bilin ki ALLAH erdemlilerin yanındadır.
Haram ay, haram aya ve bütün haramlar birbirine karşılıktır. O halde kim size saldırıda bulunursa siz de ona yaptığı saldırının misli ile saldırın ve ileri gitmekten Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, takva sahibi olanlarla beraberdir.
hürmetli Ay hürmetli Aya ve bütün hürmetler biribirine kısastır, o halde kim size tecavüz ettiyse siz de ona ettiği tecavüzün mislile tecavüz edin de ileri gitmeye Allahdan korkun ve bilin ki Allah müttekilerle beraberdir
Haram ay, dipnot 1 haram aya karşılıktır. Hürmetler de karşılıklıdır. Kim, size saldırırsa siz de onlara aynı şekilde karşılık verin. Allah'a karşı takvalı olun. Ve iyi bilin ki Allah, takvalı olanlarla beraberdir.
Haram ay dipnot 1 , haram aya karşılıktır. Hürmetler de karşılıklıdır. Kim, size saldırırsa siz de onlara aynı şekilde karşılık verin. Allah'a karşı takvalı olun. Ve iyi bilin ki Allah, takvalı olanlarla beraberdir.
Haram ay dipnot 1 , haram aya karşılıktır. Haram aylara uymak da karşılıklıdır. Kim, size saldırırsa siz de onlara aynı şekilde karşılık verin. Allah'a karşı takvalı dipnot 2 olun. Ve iyi bilin ki Allah, takvalı olanlarla beraberdir.
Haram ay ancak iki taraflı gözetilebilir/Haram ay haram aya karşılıktır. Ateşkese uymak da / hürmetler (de) karşılıklıdır. Öyleyse kim size saldırırsa onların saldırdığı gibi siz de onlara saldırın. Tanrı 'dan korkup sakının ve bilin ki Tanrı, muhakkak ki korkup sakınanlarla beraberdir.
Haram ay, haram aya bedeldir. Hürmetler karşılıklıdır. Onun için kim sizin üzerinize saldırırsa siz de, tıbkı onların üstünüze saldırdıkları gibi, ona saldırın. (Fakat daima) Allahdan korkun ve bilin ki şübhesiz Allah takvaa saahibleriyle beraberdir.
Haram ay haram aya karşılıktır. Hürmetler karşılıklıdır. Kim size saldırırsa, siz de tıpkı onun saldırdığı gibi ona saldırın. Allah'tan korkun. Ve bilin ki Allah şüphesiz takva sahibleriyle beraberdir.
(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.
Haram ay, haram aya karşılıktır ve hürmetli olan şeylere karşılık kısas vardır. O halde size saldırana, onun size saldırdığı gibi siz de saldırın. Allah’tan sakının ve Allah’ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin.
Haram ayı, haram aya karşılıktır. Hürmetler, karşılıklıdır. Kim size saldırırsa, onun size saldırdığı kadar siz de ona saldırın; Allah'tan korkun, bilin ki Allah (günahlardan) korunanlarla beraberdir.
Haram aya saygı, haram aya saygı duyanlar içindir; yasaklara uyma karşılıklı olur. dipnot 1 O halde (haram ayda) size kim saldırırsa ona, size yaptığı saldırıya denk bir saldırı ile karşılık verin. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Bilin ki Allah, yanlışlardan sakınanlarla beraberdir. dipnot 2
Haram dipnot 1 aya saygı, haram aya saygı duyanlara karşıdır; yasaklar karşılıklıdır dipnot 2 . Size kim saldırırsa, o saldırıya denk bir saldırı yapın. Allah'tan çekinip korunun. Bilin ki Allah, kendisinden çekinip korunanlarla beraberdir.
Haram ay, haram aya karşılıktır ve hürmetli şeylere de (çiğnenmesi halinde) bir karşılık vardır. O halde, size tecavüz edene, onun size saldırdığı gibi siz de saldırın. Allah’tan sakının ve Allah’ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin.
Hürmetli ay, hürmetli aya karşılıktır ve hürmetler de karşılıklıdır. O halde, size tecavüz edene, onun size saldırdığı gibi siz de saldırın. Allah'tan sakının ve Allah'ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin.
Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler ve yasaklar karşılıklıdır. O halde, azgınlık edip size saldırana, size saldırdığı şekilde ve ölçüde saldırın. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, kendisinden korkup sakınanlarla beraberdir.
Bakara suresi, 195. ayet. وَأَنفِقُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا تُلْقُوا۟ بِأَيْدِيكُمْ إِلَى ٱلتَّهْلُكَةِ وَأَحْسِنُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُحْسِنِينَ
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Allah yolunda infak edin (verin)! (Bunu yapmayarak) kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın! Her türlü iyiliği yapın! Şüphesiz ki Allah güzel davrananları sever.
Bir de Allah yolunda harcayın ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın! Hep iyilik edin: Allah iyilik edenleri sever.
Ve Allah yolunda (sınırsızca) harcayın, kendi elinizle kendinizi mahvetmeyin ve iyilik yapmaya azimle devam edin; unutmayın ki, Allah iyilik yapanları sever.
Fiysebilillah (Allah'a ermek için) karşılıksız bağışlayın ve (cimrilik yaparak) kendi kendinizi mahvetmeyin. . . Ve ihsan edin! Muhakkak Allah ihsan edicileri sever.
Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.
Allah yolunda harcayın. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Her türlü İşlerinizi de çok iyi yapın; zira Allah, iyi iş yapanları sever.
Allah'ın yolunda yardımlaşmak amacıyla paylaşın. Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın; iyilik yapın. Kuşkusuz, Allah, iyilik yapanları sever.
Allah yolunda harcama yapınız. Kendi kendinizi tehlikeye atmayınız ve iyilik yapmaya devam ediniz; Allah iyilik yapanları sever.
ALLAH yolunda harcayın, kendi kendinizi zarara sokmayın. İyilik edin. ALLAH iyilik edenleri sever.
ALLAH yolunda harcayın, kendi kendinizi zarara sokmayın. İyilik edin. ALLAH iyilik edenleri sever.
Allah yolunda malınızı verin de ellerinizle tehlikeye bırakmayın ve güzel hareket edin, çünkü Allah, güzel davrananları sever.
ve Allah yolunda infak eyleyin -masraf verin- de kendi ellerinizle tehlükeye bırakmayın, ve güzel hareket edin, çünkü Allah güzellik edenleri sever
Allah yolunda malınızı infak dipnot 1 edin. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik yapın. Kuşkusuz, Allah, iyilik yapanları sever.
Allah yolunda malınızı infak dipnot 1 edin. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik yapın. Kuşkusuz, Allah, iyilik yapanları sever.
Allah yolunda malınızı infak dipnot 1 edin. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik yapın. Kuşkusuz, Allah, iyilik yapanları sever.
Tanrı yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Kuşkusuz Tanrı iyilik edenleri sever.
Allah yolunda mallarınızı harcayın. Kendinizi tehlikeye atmayın. (Daima da) iyilik edin. Allah muhakkak iyilik edenleri sever.
Allah yolunda infak edin ve ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İhsan edin, şüphesiz Allah ihsan edenleri sever.
(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.
Allah yolunda infak edin. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İşlerinizi iyi yapın. Şüphesiz Allah ihsan sahiplerini sever.
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın, kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın, iyilik edin, doğrusu Allah iyilik edenleri sever.
Allah yolunda harcama yapın. Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın. dipnot 1 Güzel davranın. Allah güzel davrananları sever. dipnot 2
Allah yolunda harcama yapın da kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. dipnot 1 Güzel davranın. Allah güzel davrananları sever.
Allah yolunda harcamada bulunun. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İşlerinizi iyi yapın. Şüphesiz Allah, iyi iş yapanları sever.
Allah yolunda harcamada bulunun. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İşlerinizi iyi yapın. Şüphesiz Allah, iyi iş yapanları sever.
Allah yolunda harcama yapın/nimetleri paylaşın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Güzel düşünüp güzel işler yapın. Çünkü Allah, güzellik sergileyenleri sever.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.