Diyanet İşleri
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir."
Bakara suresi
Bakara suresi, 215. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلْ مَآ أَنفَقْتُم مِّنْ خَيْرٍ فَلِلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَا تَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ
yes'elûneke mâẕâ yünfiḳûn. ḳul mâ enfaḳtüm min ḫayrin felilvâlideyni vel'aḳrabîne velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîl. vemâ tef`alû min ḫayrin feinne-llâhe bihî `alîm.
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sorular: infak, savaş, içki ve kumar, yetimler, evlilik Bakara 215–221 3
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir."
Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.
İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
215. “Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar.” Yani sana infaka dair soru soruyorlar. Bu soru hem neyin infak edileceğini, hem kime infak edileceğini kapsamaktadır. Yüce Allah bu sorularına cevap vererek: “De ki: Malınızdan infak edeceğiniz pay...” diye cevap vermektedir. Yani bu infak ister az, ister çok olsun, insanlar arasında buna en layık ve öncelik hakkına en çok sahip olan kimseler, senin üzerinde en büyük hakka sahip olanlardır. Bunlar ise kendilerine iyi davranılmasının farz isyan edilmesinin ise haram kılındığı anne ve babadır. Onlara yapılacak en büyük iyiliklerden birisi onlara gerekli harcamaları yapmaktır. Bu gerekli harcamaları terk etmek ise onlara karşı yapılacak en büyük isyanlar arasındadır. Bundan dolayı varlık sahibi çocuğun anne babasının nafakasını karşılaması farzdır.
Anne babadan sonra ise yakınlık sıralarına göre ve değişik mertebeleri göz önünde bulundurularak akrabalık ve ihtiyaç da hesaba katılmak sureti ile akrabalar gelir. Akrabaya infak, hem bir sadakadır, hem de bir sıla (akrabalık bağını gözetmek)tir.
“Yetimler” kendileri adına kazanacak, ihtiyaçlarını karşılayacak kimseleri bulunmayan küçükler demektir. Bizzat kendi ihtiyaçlarını kendileri göremediklerinden ve ihtiyaçlarını karşılamak üzere kazanç sahibi kimseler bulunmadığından dolayı muhtaç olmaları çoğunlukla kaçınılmazdır. Böylelikle Allah yetimlere bir lütuf ve rahmet olmak üzere, gözetilmelerini emretmiştir.
“Miskinler/Yoksullar” ihtiyacın kendilerini adeta hareketsiz hale getirdiği, zaruret içinde bulunan muhtaç kimselerdir. Onlara ihtiyaçlarını karşılamak ve onları kendi kendilerine yeter hale getirmek için infak edilir.
“Yolda kalmışlar” memleketinden uzakta kalmış ve oraya ulaşamayan yabancılara da yolculukları esnasında kendilerini gidecekleri yere kadar ulaştıracak şekilde nafaka verilmekle yardımcı olunur.
Yüce Allah ileri derecedeki ihtiyaçları dolayısıyla bu kesimleri özellikle zikrettikten sonra sözü genelleştirip şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz her ne hayır işlerseniz” yani ister bunlara, ister başkalarına vereceğiniz herhangi bir sadaka ve hatta bütün itaat ve Allah’a yakınlaştırıcı çeşitli amelleri -çünkü bütün ameller “hayır” kapsamına girmektedir- işlerseniz “Allah onu çok iyi bilendir.” O bakımdan size bu amelinizin mükâfatını verir, sizin için onu tespit eder. Herkes niyet ve ihlâsına göre nafakasının (infakının) çokluğuna, azlığına, bu infaka duyulan ihtiyaca, bu infakın etkisine ve faydasına göre ecrini alacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Peygamber! Ashab sana türlü çeşitlerden sahip oldukları mallarından neleri infak edeceklerini ve nereye vereceklerini soruyor. Onlara cevap olarak de ki: -Helal ve temiz olan- Hayır olarak infak edeceğinizi, ananıza, babanıza, ihtiyaç durumuna göre size yakın akrabaya, ihtiyaç sahibi yetimlere, hiçbir malı olmayan yoksula, yolculuk sebebiyle vatanı ve ailesiyle bağını kopardığı yolda kalmış yolcuya sarf edin. Ey Müminler! Az veya çok yaptığınız bütün iyilikleri Allah bilir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O’na gizli kalmaz ve sizlere bunların karşılığını verir.
Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
(166-167) İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah'ın izniyledir. Bu da mü'minleri ortaya çıkarması ve münafıklık…
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa…
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sana nereye (kime) infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "infak edeceğiniz her bir şey, ana baba, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolcular için olmalıdır. Her ne iyilik yaparsanız şüphesiz ki Allah onu bilendir."
Sana, (kime) neyi infak edeceklerini soruyorlar. Cevap ver: "Hayır olarak yapacağınız harcama öncelikle ebeveyninize, akrabanıza, yetimlere, yoksullara, yoldakileredir. Her ne iyilik yaparsanız yapın, Allah onu mutlaka bilir.
Başkaları için ne harcayacaklarını sana soruyorlar. De ki: İyilik/hayır umarak yapacağınız harcama, (önce) ebeveyninize, yakın akrabanıza, yetime, muhtaca ve yolcuya aittir; her ne iyilik yaparsanız mutlaka Allah onu çok iyi bilir."
Sana soruyorlar, neyi, kime Allah (rızası) için karşılıksız bağışlayacaklarını. Hayır olarak bağışlayacağınız şeyler, ana-baba, akraba, yetimler, yoksullar ve evinden uzak düşmüş yolcular içindir. Hayırdan ne yaparsanız, Allah (Esma'sıyla fiillerinizi yaratan olarak) bilir.
Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayır olarak infak edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışadır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir."
Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Maldan vereceğiniz şey, anaya babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. İyilik olarak yaptığınız şeyleri Allah, şüphesiz en iyi bilendir.
Sana, yardımlaşmak amacıyla ne paylaşacaklarını soruyorlar; şunu söyle: "İyilik amacıyla paylaşacağınız, anne-baba, akrabalar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir!" İyilik olarak ne yaparsanız, Allah, kesinlikle onu bilir.
Sana, kimlere infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "İyilik umarak yapacağınız harcama,anne babanıza, yakın akrabanıza, yetime, muhtaca ve yolcuya/bitirilemeyen hayır işlerine aittir; her ne iyilik yaparsanız mutlaka Allah onu bilir."
Nasıl yardım edeceklerini soruyorlar sana. De ki: "Para ve mal yardımlarınızı ana-babaya, yakınlara, öksüzlere, yoksullara ve yolda kalmışlara yapmalısınız." İşlediğiniz her iyiliği ALLAH bilir.
Nasıl yardım edeceklerini soruyorlar sana. De ki, 'Para ve mal yardımlarınızı ana-babaya, yakınlara, öksüzlere, yoksullara ve yolda kalmışlara yapmalısınız.' İşlediğiniz her iyiliği ALLAH bilir.
Sana Allah yolunda mallarını neye harcayacaklarını sorarlar. De ki: "Vereceğiniz nafaka, ana, baba, en yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak daha ne yaparsanız Allah onu muhakkak bilir.
Sana soruyorlar: neye infak edecekler? de ki: Verdiğiniz nefaka ana baba, en yakınlar, öksüzler, biçareler, yolda kalmışlar içindir, hayrolarak daha her ne yaparsanız herhalde Allah onu bilir.
Sana neyi infak dipnot 1 edeceklerini soruyorlar. De ki: "Hayır dipnot 2 adına ne harcayabilirseniz; o, anne ve babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yol oğlunadır. dipnot 3 Hayır adına her ne yaparsanız kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilir."
Sana neyi infak dipnot 1 edeceklerini soruyorlar. De ki: "Hayır dipnot 2 adına ne harcayabilirseniz; o, anne ve babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yol oğlunadır. dipnot 3 Hayır adına her ne yaparsanız kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilir."
Sana neyi infak dipnot 1 edeceklerini soruyorlar. De ki: "Hayır dipnot 2 adına ne harcayabilirseniz; o, anne ve babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalanlaradır. dipnot 3 Hayır adına her ne yaparsanız kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilir.".
Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayır olarak infak edeceğiniz şey, ana-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır.Hayır olarak ne yaparsanız, Tanrı onu kuşkusuz bilir.
Onlar, hangi şey'i nafaka olarak vereceklerini sana sorarlar. De ki: "Maldan vereceğiniz şey (evleviyyetle) ananın, babanın, akrabanın, yetimlerin, yoksulların, yol oğlunun (müsafirin hakkı) dır. Her ne hayır işlerseniz şübhesiz Allah onu çok iyi bilen (mükafatını veren) dir.
Sana, ne infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayırdan her ne infak ederseniz, babanın, akrabanın, yetimlerin, yoksulların, yolcuların hakkıdır. Ve her ne hayır işlerseniz, şüphesiz ki Allah, onu bilir.
(215) Sana ne harcayalım / ne infak edelim diye soruyorlar , siz hayır olarak ne harcarsanız odur , ana babaya, akrabalara yetimlere, miskinlere ve yolda kalanlara / yol çocuklarına harcadıklarınızdır ve hayır olarak ne yaparsanız Allah’ta o yaptıklarınız bilir.
Sana (Allah yolunda) sadaka olarak ne vereceklerini soruyorlar. De ki: Hayırdan infak edeceğiniz şey; anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır olarak yaptığınız şeyleri, Allah şüphesiz en iyi bilendir.
Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Verdiğiniz hayır (mal), ana-baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmış(lar) içindir. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.
Sana hayra neyi harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız; ana-baba, en yakınlar, yetimler, çaresizler ve yolcular için olsun." dipnot 1 Hayır olarak ne yaparsanız Allah onu bilir. dipnot 2
(Kime) neyi harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Yapacağınız harcama; ana-baba, en yakınlarınız, yetimler, çaresizler ve yolda kalmışlar için olsun." dipnot 1 Hayır için yaptığınız her şeyi bilen Allah'tır.
Sana sadaka olarak ne vereceklerini soruyorlar. De ki: Hayırdan infak edeceğiniz şey; anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır olarak yaptığınız şeyleri, Allah şüphesiz en iyi bilendir.
Sana sadaka olarak ne vereceklerini soruyorlar, de ki: -Hayırdan infak edeceğiniz şey; anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır olarak yaptığınız şeyleri, Allah şüphesiz en iyi bilendir.
Sana, neyi infak edip vereceklerini soruyorlar. De ki: "İnfak ettiğiniz mal ve nimet; ana-baba, yakınlar, yetimler, yoksul ve çaresizlerle yolda kalan için olmalıdır. Hayır olarak yaptığınızı Allah en iyi biçimde bilmektedir."
They ask you, O Muhammad, what they should spend and to whose benefit. Say to them: spend in benevolence of whatever you righteously earned and regard the prior claims of family ties naturally owed to parents and kin and out of humanitarian duty owed to orphans and the needy and to those lacking means of transportation and journey on foot. And whatever divine deed you do shall come to Allah’s awareness.
They ask you [Prophet] what they should give. Say, ‘Whatever you give should be for parents, close relatives, orphans, the needy, and travellers. God is well aware of whatever good you do.
They ask thee what they should spend (In charity). Say: Whatever ye spend that is good, is for parents and kindred and orphans and those in want and for wayfarers. And whatever ye do that is good, -Allah knoweth it well.
People ask you what they should spend. Say: "Whatever wealth you spend let it be for your parents and kinsmen, the orphans, the needy and the wayfarer; Allah is aware of whatever good you do."
They will ask you what they should give away. Say, ‘Any wealth you give away should go to your parents and relatives and to orphans and the very poor and travellers.’ Whatever good you do, Allah knows it.
They ask you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) what they should spend. Say: Whatever you spend of good must be for parents and kindred and orphans and Al-Masâkîn (the poor) and the wayfarer, and whatever you do of good deeds, truly, Allâh knows it well.
They ask you as to what they should spend. Say, ‘Whatever wealth you spend, let it be for parents, relatives, orphans, the needy, and the traveller.’ And whatever good that you may do, Allah indeed knows it.
They question you as to what they should spend (to seek the pleasure of Allâh). Say, `Whatever of good and abundant wealth you spend, should be for parents and near of kin, and the orphans and the needy, and the wayfarer. And whatever good you do, surely Allâh knows it fully well.'
They will question thee concerning what they should expend. Say: 'Whatsoever good you expend is for parents and kinsmen, orphans, the needy, and the traveller; and whatever good you may do, God has knowledge of it.'
People ask you about the charity. Let them know that God is aware (and pleased of) of People’s charitable contributions. Therefore, be charitable to your parents, near ones, people in need and the travelers in distress.
They will ask thee what they are to expend in alms: say, 'Whatsoever good ye expend it should be for parents and kinsmen, and the orphan and the poor, and the son of the road; and whatsoever good ye do, verily, of it God knows. '
They ask you what they should spend, say, "What you spend out of goodness should go to your family and the relatives and the orphans, and the needy, and the wayfarer. Any good you do, God is fully aware of it."
They will ask thee what they shall bestow in alms: Answer, the good which ye bestow, let it be given to parents, and kindred, and orphans, and the poor, and the stranger. Whatsoever good ye do, God knoweth it.
They will ask you what they are to expend in alms: say, "Whatsoever good you expend it should be for parents and kinsmen, and the orphan and the poor, and the son of the road (wayfarers); and whatsoever good you do, verily, of it Allah is Aware. "
They ask you what (things) they should expend, Say, "Whatever charity you expend is for parents and nearest kin, and orphans, and the indigent, and the wayfarer; and whatever charity you perform, then surely Allah is Ever-Knowing of it. "
They ask thee, (O Muhammad), what they shall spend. Say: that which ye spend for good (must go) to parents and near kindred and orphans and the needy and the wayfarer. And whatsoever good ye do, lo! Allah is Aware of it.
They ask you of what they should give in charity. Tell them: "What you can spare of your wealth as should benefit the parents, the relatives, the orphans, the needy, the wayfarers, for God is not unaware of the good deeds that you do."
THEY WILL ASK thee as to what they should spend on others. Say: "Whatever of your wealth you spend shall [first] be for your parents, and for the near of kin, and the orphans, and the needy, and the wayfarer; and whatever good you do, verily, God has full knowledge thereof."
They ask you ˹O Prophet in˺ what ˹way˺ they should donate. Say, "Whatever donations you give are for parents, relatives, orphans, the poor, and ˹needy˺ travellers. Whatever good you do is certainly well known to Allah."
They ask you what they should spend, Say: "What you spend out of goodness should go to your family and the relatives and the orphans, and the needy, and the wayfarer. And any good you do, God is fully aware of it."
They ask you about giving: say, "The charity you give shall go to the parents, the relatives, the orphans, the poor, and the traveling alien." Any good you do, GOD is fully aware thereof.
They ask you, [O Muúammad], what they should spend. Say, "Whatever you spend of good is [to be] for parents and relatives and orphans and the needy and the traveler. And whatever you do of good - indeed, Allah is Knowing of it."
They ask thee what they should spend. Say thou: “Whatever you spend of good for parents and relatives, and the fatherless, and the needy, and the wayfarer,[...]. And whatever you do of good, God knows it.”
A crucial step toward the establishment of this Unified Order will be the equitable distribution of wealth. People ask you, O Messenger! "What should we spend in the Cause of Allah?" Say, "Although welfare of the entire society would remain the ultimate objective, begin this goodness with your parents, family and relatives, orphans, widows, and those who are left helpless, those whose hard earned income is insufficient to meet their basic needs, those whose businesses have stalled, and those who have lost their jobs, also the needy wayfarer, the homeless son of the street, and the one who has come to your town in a destitute condition." And whatever good you do, Allah is Aware of it.
They ask you (O Prophet), what they should spend (in charity). Say: "Whatever you spend is good, (it) must be for parents and relatives, and orphans, and those in want, and for the wayfarers. And whatever you do (for them) that is good, Allah knows it well."
They ask you as to what they should spend. Say: "Whatever good you spend should be for parents, kinsmen, orphans, the needy and the wayfarer; and whatever good you do, Allah is all-aware of it."
They ask you what they should spend, say: "What you spend out of goodness should go to your family and the relatives and the orphans, and the needy, and the wayfarer. And any good you do, God is fully aware of it."