Bakara suresi

Bakara suresi, 214. ayet

Bakara suresi, 214. ayet. أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُم مَّثَلُ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِكُم مَّسَّتْهُمُ ٱلْبَأْسَآءُ وَٱلضَّرَّآءُ وَزُلْزِلُوا۟ حَتَّىٰ يَقُولَ ٱلرَّسُولُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ مَتَىٰ نَصْرُ ٱللَّهِ أَلَآ إِنَّ نَصْرَ ٱللَّهِ قَرِيبٌ

em ḥasibtüm en tedḫulü-lcennete velemmâ ye'tiküm meŝelü-lleẕîne ḫalev min ḳabliküm. messethümü-lbe'sâü veḍḍarrâü vezülzilû ḥattâ yeḳûle-rrasûlü velleẕîne âmenû me`ahû metâ naṣru-llâh. elâ inne naṣra-llâhi ḳarîb.

Diyanet İşleri

Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 211–217 · surenin 214. ayeti / 286

Konu İsrâiloğullarına sorulan ve ümmetin imtihanı Bakara 211–214 3

  1. Bakara 211

    İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz Allah, cezası pek çetin olandır.

  2. Bakara 212

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

  3. Bakara 213

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

  4. 214

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.

  5. Bakara 215

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir."

  6. Bakara 216

    Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

  7. Bakara 217

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

214. Yüce Allah bu ayette kullarını darlıklarla, sıkıntılarla, zorluklarla imtihan etmesinin kaçınılmaz olduğunu haber vermektedir. Nitekim önceki nesillere de bunu yapmıştı. Bu Allah’ın hiçbir şekilde değişmeyen, sürekli geçerli bir sünnetidir/kanunudur. Dinini ve şeriatını ayakta tutmak isteyen herkesi mutlaka imtihan edip sınar. Allah’ın emri üzere sabredip direnirse, bu uğurda karşı karşıya kalacağı hoş olmayan şeylere aldırmazsa işte samimi ve doğru kişi odur. O, en mükemmel mutluluğa ve en üstün mertebeye ulaşır. Ama insanların işkence ve sıkıntılarını Allah’ın azabı gibi kabul eder de hoşuna gitmeyen şeyler, onu izlemesi gereken yoldan alıkoyar ve mihnetler de maksadından onu döndürecek olursa işte o, iman iddiasında yalancı bir kimsedir. Çünkü iman güzel şeyler isteme, temennilerde bulunma ve salt iddiadan ibaret değildir. Onun doğru yahut yalan olduğunu ortaya koyacak olan şey amellerdir.

İşte önceki ümmetlerin başına da Yüce Allah’ın sözünü ettiği şekilde “Onlara yoksulluk ve sıkıntılar” yani hem fakirlik hem de türlü hastalıklar “gelip çattı ve” ölüm, sürgün, mallarının alınması ve sevdiklerinin öldürülmesi ile tehdit edilerek çeşitli korkutucu şeylerle “sarsıldılar” türlü zararlarla karşı karşıya kaldılar. Öyle bir duruma vardılar ve o derece sarsıldılar ki, Allah’ın yardımının geleceğine kesin inanmalarına rağmen, onun geciktiğini düşündüler. Sıkıntılarının ileri dereceye ulaşması ve oldukça darlanmalarından dolayı “Sonunda peygamber ve beraberindeki iman edenler: “Allah’ın yardımı ne zaman?” dediler.” Rahatlamak sıkıntı ile birlikte olduğuna göre ve bir iş daraldı mı hemen genişlediğine göre Yüce Allah da: “Haberiniz olsun ki Allah’ın yardımı gerçekten yakındır.” buyurmaktadır. İşte hakkı ayakta tutup uygulamaya kalkan herkes kesinlikle imtihan olunur. Eğer tuttuğu yolda sabreder ve ısrarla devam edecek olursa, zorluk ve sıkıntıları artsa bile nihayetinde onun karşı karşıya kaldığı mihnetler kendisi için bir ödül olur. Zorluklar rahatlıklara dönüşür ve bunların akabinde düşmanlara karşı zafer elde eder, kalbindeki rahatsızlıklar şifa bulur.

Bu âyet-i kerime Yüce Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Yoksa siz Allah içinizden cihad edenlerle sabredenleri belli etmeden Cennete gireceğinizi mi sandınız?” (Ali İmran, 3/142); “Elif, Lam, Mim. İnsanlar iman ettik demeleri ile bırakılıverileceklerini ve imtihan edilmeyeceklerini mi sandılar? Andolsun onlardan önce geçenleri biz imtihan etmişizdir. Allah elbette doğru olanları da bilir, yalancı olanları da bilir.” (el-Ankebut, 29-1-3) İşte böyle; insan imtihan sırasında üstün ya da zelil olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Müminler! Sizden öncekilerin başlarına gelen belalar gibi bir bela size isabet etmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Çünkü onlara fakirlik ve hastalıkların zorluğu isabet etti, korkular onları titretti. Sonunda imtihanları, Allah'ın yardımını acilen istemelerine sebep olacak seviyeye ulaştı. Peygamber ve onunla beraber olan Müminler şöyle dediler: "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek?" İyi bilin ki, Allah’ın yardımı kendisine iman ve tevekkül edenlere çok yakındır.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَمْ em yoksa
  2. حَسِبْتُمْ hasibtum sandınız (mı) kök: حسب
  3. أَن en ki
  4. تَدْخُلُوا۟ tedhulu gireceksiniz kök: دخل
  5. ٱلْجَنَّةَ l-cennete cennete kök: جنن
  6. وَلَمَّا velemma
  7. يَأْتِكُم ye'tikum başınıza gelmeden kök: اتي
  8. مَّثَلُ meselu durumu kök: مثل
  9. ٱلَّذِينَ ellezine
  10. خَلَوْا۟ halev geçenlerin kök: خلو
  11. مِن min
  12. قَبْلِكُم ۖ kablikum sizden önce kök: قبل
  13. مَّسَّتْهُمُ messethumu onlara dokunmuştu kök: مسس
  14. ٱلْبَأْسَآءُ l-be'sa'u sıkıntı kök: باس
  15. وَٱلضَّرَّآءُ ve dderra'u ve yoksulluk kök: ضرر
  16. وَزُلْزِلُوا۟ ve zulzilu ve sarsılmışlardı ki kök: زلزل
  17. حَتَّىٰ hatta nihayet
  18. يَقُولَ yekule diyorlardı kök: قول
  19. ٱلرَّسُولُ r-rasulu resul kök: رسل
  20. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseler
  21. ءَامَنُوا۟ amenu inanan kök: امن
  22. مَعَهُۥ meahu onunla birlikte
  23. مَتَىٰ meta ne zaman
  24. نَصْرُ nesru yardımı kök: نصر
  25. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'ın kök: اله
  26. أَلَآ ela İyi bilin ki
  27. إِنَّ inne şüphesiz
  28. نَصْرَ nesra yardımı kök: نصر
  29. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  30. قَرِيبٌۭ karibun yakındır kök: قرب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    "Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!

  • Aynı kök: خلو (28 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…

  • Aynı kök: زلزل (6 geçiş)

    Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenlerin benzeri size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız! dipnot 1 Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve (öylesine) sarsılmışlardı ki sonunda (her) elçi ve beraberindeki müminler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" demişlerdi. dipnot 2 Dikkat edin! Allah'ın yardımı yakındır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:142; Tevbe 9:16; ‘Ankebût 29:27.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:34; Yûsuf 12:110; Hacc 22:40; Sâffât 37:171-173; Mü'min 40:51; Muhammed 47:7.

Mustafa İslamoğlu

Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz? Onların başına öyle şiddetli zorluklar, öyle boğucu darlıklar geldi ve öylesine sarsıldılar ki, mü'minlerle birlikte Elçi de "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek!" diye feryat ediyordu. Bakın, Allah'ın yardımı yakındır.

Muhammed Esed

(Ama), sizden önce gelip geçen (mümin)ler gibi sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Onların başına öyle ezici sıkıntılar ve katlanılmaz darlıklar geldi ki ve öylesine sarsıldılar ki, müminlerle birlikte Elçi de: "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek?" diye feryat ediyordu. Gözünüzü açın, Allah'ın yardımı (daima) yakındır!

Ahmed Hulusi

Yoksa siz, sizden öncekilerin başlarına gelen mesel olmuş sıkıntılarının sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle sıkıntı, bela gelip çattı, sarsıldılar ki, Rasulleri ve yanındaki iman edenler "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek" dediler. Haberiniz olsun ki Allah nusreti yakındır!

Ali Bulaç

Sizden önce gelip geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda elçi, beraberindeki mü'minlerle; "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah'ın yardımı pek yakındır.

Ali Özek ve heyeti

(Ey müminler!) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır.

Ali Rıza Safa

Sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden, cennete girebileceğinizi mi sandınız? Onlar, öyle yoksulluklar ve zorluklara uğradılar ve öyle sarsıldılar ki, elçi ve Onunla birlikte inananlar, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyorlardı. İyi bilin ki, kuşkusuz, Allah'ın yardımı çok yakındır.

Bayraktar Bayraklı

Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayetPeygamber ve beraberindeki müminler "Allah'ın yardımı ne zaman?" dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.

Edip Yüksel

Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler gibisi sizin de başınıza gelmeden bahçeye gireceğinizi mi sanıyorsunuz? Onlar zorluk ve sıkıntıya uğradılar ve öylesine sarsıldılar ki elçi ve beraberindeki iman edenler, "ALLAH'ın yardımı ne zaman" dediler. İyi bilin ki ALLAH'ın yardımı yakındır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler gibisi sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz? Onlar zorluk ve sıkıntıya uğradılar ve öylesine sarsıldılar ki elçi ve beraberindeki inananlar, 'ALLAH'ın yardımı ne zaman,' dediler. İyi bilin ki ALLAH'ın yardımı yakındır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa siz, sizden önce geçenlerin örnek olmuş durumları hiç başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onların başına öyle ezici sıkıntılar, kımıldatmaz zaruretler geldi ve öylesine sarsıldılar ki, peygamber ve beraberindeki iman edenler: "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyeceklerdi. Bak işte, Allah'ın yardımı yakındır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa siz kendinizden evvel geçenlerin mesel olmuş halleri hiç başınıza gelmeksizin Cennete girivereceksiniz mi sandınız? Onlara öyle ezici mihnetler, kımıldatmaz zaruretler dokundu ve öyle sarsıldılar ki hatta Peygamber ve maiyetinde iman edenler "ne zaman Allah'ın nusratı?" diyeceklerdi. Bak işte Allahın nursatı yakın.

Erhan Aktaş

Sizden öncekilerin çektikleri gibi sıkıntı ve zorluklar çekmeden Cennet'e gireceğinizi mi sandınız? Onlara dipnot 1 dokunan sıkıntı ve zorluklarla öylesine sarsıldılar ki Resul ve onunla birlikte olan Mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" dediler. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sizden öncekilere.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizden öncekiler gibi sıkıntı ve zorluklar çekmeden Cennet'e gireceğinizi mi sandınız? Onlara dokunan sıkıntı ve zorluklarla öylesine sarsıldılar ki Resul ve onunla birlikte olan Müminler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" dediler. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizden öncekilerin başına gelen sıkıntı ve zorluklar, sizin de başınıza gelmeden Cennet'e gireceğinizi mi sandınız? Onlara dokunan sıkıntı ve zorluklarla öylesine sarsıldılar ki Rasul ve onunla birlikte olan müminler, "Allah'ın yardımı ne zaman? " dediler. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır.

Gültekin Onan

Yoksa sizden önce gelip geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlar zorluk ve sıkıntıya uğradılar ve öylesine sarsıldılar ki elçi ve beraberindeki inananlar "Tanrı'nın yardımı ne zaman?" dediler. Dikkat edin, kuşkusuz Tanrı'nın yardımı yakındır.

Hasan Basri Çantay

(Ey mü'minler) yoksa siz, sizden evvel geçenlerin haali başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk (lar), ve sıkıntı (lar) gelib çatdı ve (çeşidli belalarla) sarsıldılar ki, hatta peygamber (leri) maiyyetindeki mü'minlerle birlikde: "Allahın yardımı ne zaman?" diyordu. Gözünüzü açın: Allahın yardımı yakındır muhakkak.

İbni Kesir

Yoksa siz; sizden önce geçenlerin durumu başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk, öyle sıkıntı gelmiş ve sarsıntıya uğramışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki mü'minler: Allah'ın yardımı ne zaman? diyordu. Bilesiniz ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.

Mehmet Alagaş

(214) Siz öncekilerin başlarına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi hesap ettiniz? Onlara öyle sertlikler / zorluklar ve zararlar dokundu ki ve sarsıldılar ki hatta Resul ve beraberinde ki iman edenler Allah’ın yardımı ne zaman diyorlardı, Dikkat edin Allah’ın yardımı yakındır.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Müminler) sizden önce gelenlerin durumu, sizin başınıza gelmeden Cennet'e gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı geldi ve öyle sarsıldılar ki, hatta Peygamber ve beraberindeki Müminler; "Allah'ın yardımı ne zaman?" dediler. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.

Süleyman Ateş

Yoksa siz, sizden önce geçenlerin durumu başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuştu, öyle sarsılmışlardı ki, nihayet peygamber ve onunla birlikte inananlar: "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek olmuşlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı yakındır.

Süleymaniye Vakfı

Yoksa siz, öncekilerin başlarına gelenlerin bir benzeri sizin başınıza da gelmeden cennete gireceğinizi mi hesap ediyorsunuz? dipnot 1 Onlar maddi sıkıntılara, bedensel sıkıntılara uğramış ve öylesine sarsılmışlardı ki Allah'ın onlara gönderdiği elçi ve beraberindeki müminler "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek hale gelmişlerdi. dipnot 2 Bilin ki Allah'ın yardımı yakındır. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öncekilerin başlarına gelenlerin bir benzeri sizin başınıza da gelmeden, Cennet'e girebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Baskılar ve zorluklar onları öyle sarmış, öylesine sarsılmışlardı ki Allah'ın elçisi ve beraberindeki müminler "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek hale gelmişlerdi. Bilin ki Allah'ın yardımı yakındır. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İmtihan tamamlanmadan yardım gelmez. (Bkz Ankebut 29/2-3)

Şaban Britch

Sizden önce gelenlerin durumu, sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı geldi ve öyle sarsıldılar ki, hatta Peygamber ve beraberindeki müminler: "Allah'ın yardımı ne zaman!" dediler. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.

Şaban Piriş

Sizden önce gelenlerin durumu, sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı geldi ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve onun yanındaki mü'minler bile: -Allah'ın yardımı ne zaman? diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa siz, sizden önce gelip geçmiş olanların karşılaştıklarının benzeri başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara şiddetler, belalar ve zorluklar gelip çattı; sarsıldılar. Öyle ki, resul ve onunla birlikte inananlar, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diye yakarıyordu. Haberiniz olsun ki, Allah'ın yardımı çok yakındır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Or did you people who conformed to Islam think you would qualify to reside in Paradise before enduring hardship and trials determining your real qualities of endurance and inclination, trials similar to your predecessors’ subjection! They were so stricken by misfortunes and calamities that they trembled and quaked in fear to the point that the Prophet himself and those in his line expressed their thoughts: "When shall Allah’s promised victory come to pass?" Allah’s assistance is indeed near; He is the relief for such persons when in trouble.

Abdul Haleem

Do you suppose that you will enter the Garden without first having suffered like those before you? They were afflicted by misfortune and hardship, and they were so shaken that even [their] messenger and the believers with him cried, ‘When will God’s help arrive?’ Truly, God’s help is near.

Abdullah Yusuf Ali

Or do ye think that ye shall enter the Garden (of bliss) without such (trials) as came to those who passed away before you? they encountered suffering and adversity, and were so shaken in spirit that even the Messenger and those of faith who were with him cried: "When (will come) the help of Allah?" Ah! Verily, the help of Allah is (always) near!

Abul A'la Maududi

Do you suppose dipnot 1 that you will enter Paradise untouched by the suffering endured by the people of faith who passed away before you? They were afflicted by misery and hardship and were so convulsed that the Messenger and the believers with him cried out: "When will Allah’s help arrive?" They were assured: “Behold, Allah’s help is close by.”

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In between this verse and the one above comes a whole story which has been left untold, a story which is alluded to in the present verse and which is mentioned in some detail in the Makkan surahs of the Qur'an (these were revealed earlier than the present surah). The point emphasized here is that whenever the Prophets came into the world they, and their followers, were confronted with severe resistance from those in rebellion against God. At grave risk to themselves they strove to establish the hegemony of the true religion over the false ways of life. To follow this religion has, therefore, never been easy; it is not merely a matter of declaring one's faith and then sitting back in ease and comfort. On the contrary, the profession of faith has always demanded that one should strive to establish the religion, which one has adopted as one's faith, as a living reality and that one should spare no effort in undermining the power of the Devil who seeks to resist it.

Aisha Bewley

Or did you suppose that you would enter the Garden without facing the same as those who came before you? Poverty and illness afflicted them and they were shaken to the point that the Messenger and those who had iman with him said, ‘When is Allah’s help coming?’ Be assured that Allah’s help is very near.

Al-Hilali & Khan

Or think you that you will enter Paradise without such (trials) as came to those who passed away before you? They were afflicted with severe poverty and ailments and were so shaken that even the Messenger and those who believed along with him said, "When (will come) the Help of Allâh?" Yes! Certainly, the Help of Allâh is near!

Ali Quli Qarai

Do you suppose that you shall enter paradise though there has not yet come to you the like of [what befell]those who went before you? Stress and distress befell them and they were convulsed until the apostle and the faithful who were with him said, ‘When will Allah’s help [come]?’ Look! Allah’s help is indeed near!

Amatul Rahman Omar

Do you think that you will enter Paradise, while there has not yet come upon you the like of that which befell those who passed away before you? Distress and afflictions befell them, and they were made to suffer the violent tremors, so that the Messenger and those who believed along with him spoke out, `When (will come) the help of Allâh?' (Then they were told), `Behold! surely, the help of Allâh is always nearby. '

Arthur John Arberry

Or did you suppose you should enter Paradise without there had come upon you the like of those who passed away before you? They were afflicted by misery and hardship and were so convulsed, that the Messenger and those who believed with him said, 'When comes God's help?' Ah, but surely God's help is nigh.

Bijan Moeinian

Do you dreaming on entering to the Paradise without passing through the trials that people before you had to go through? They faced such hardships that even their prophets and the most believers cried: "Will God’s promise ever come true?" Rest assured that the Lord’s help will arrive very soon (after all, what is a few years earthly time of hardship compared to the eternal life of the human being?)

E. Henry Palmer

Did ye count to enter Paradise, while there had nothing come to you like those who passed away before you; there touched them violence and harm, and they were made to quake, until the Apostle and those who believed with him said, 'When (comes) God's help? Is not God's help then surely nigh?'

Edip-Layth

Or did you calculate that you would enter paradise, while the example of those who were before you came to you; they were stricken with adversity and hardship, and they were shaken until the messenger and those who acknowledged with him said, "When is God's victory?" Yes indeed, God's victory is near.

George Sale

Did ye think ye should enter paradise, when as yet no such thing had happened unto you, as hath happened unto those who have been before you? They suffered calamity, and tribulation, and were afflicted; so that the apostle, and they who believed with him, said; when will the help of God come? Is not the help of God nigh?

Hamid S. Aziz

Did you count on entering Paradise, while there had nothing come to you like that which came to those who passed away before you; they encountered affliction and adversity, and they were made to quake, until the Messenger and those who believed with him said, "When (comes) Allah's help? Surely, Allah's help is nigh?"

Mahmoud Ghali

Or (even) did you reckon that you should enter the Garden, while as yet there had not come up to you the like of (the ones) who passed away even before you? Misery and tribulation touched them, and (they) were shaken until the Messenger and the ones who believed with him said, "When does victory from Allah (come)?" Verily, victory from Allah is surely near.

Marmaduke Pickthall

Or think ye that ye will enter paradise while yet there hath not come unto you the like of (that which came to) those who passed away before you? Affliction and adversity befell them, they were shaken as with earthquake, till the messenger (of Allah) and those who believed along with him said: When cometh Allah's help? Now surely Allah's help is nigh.

Mohamed Ahmed - Samira

Do you think you will find your way to Paradise even though you have not known what the others before you have gone through? They had suffered affliction and loss, and were shaken and tossed about so that even the Apostle had to cry out with his followers: "When will the help of God arrive?" Remember, the help of God is ever at hand.

Muhammad Asad

[But] do you think that you could enter para-dise without having suffered like those [believers] who passed away before you? Misfortune and hardship befell them, and so shaken were they that the apostle, and the believers with him, would exclaim, "When will God's succour come?" Oh, verily, God's succour is [always] near!

Mustafa Khattab

Do you think you will be admitted into Paradise without being tested like those before you? They were afflicted with suffering and adversity and were so ˹violently˺ shaken that ˹even˺ the Messenger and the believers with him cried out, "When will Allah’s help come?" Indeed, Allah’s help is ˹always˺ near.

Progressive Muslims

Or did you expect that you would enter Paradise, while the example of those who were before you came to you; they were stricken with adversity and hardship, and they were shaken until the messenger and those who believed with him said: "When is God's victory" Yes indeed, God's victory is near.

Rashad Khalifa

Do you expect to enter Paradise without being tested like those before you? They were tested with hardship and adversity, and were shaken up, until the messenger and those who believed with him said, "Where is GOD's victory?" GOD's victory is near.

Sahih International

Or do you think that you will enter Paradise while such [trial] has not yet come to you as came to those who passed on before you? They were touched by poverty and hardship and were shaken until [even their] messenger and those who believed with him said, "When is the help of Allah ?" Unquestionably, the help of Allah is near.

Sam Gerrans

If you think that you will enter the Garden when there has not come to you the like of those who passed away before you: affliction and adversity touched them, and they were shaken until the Messenger and those who heeded warning with him said: “When is the help of God?” In truth, the help of God is near.

Shabbir Ahmed

Do you expect to achieve Paradise here and there without being tested as the previous generations were tested? They had to go through hardship and adversity such that they were shaken up. (Unity of mankind will not be easy to attain. The differences of race, ethnicity, creed, color, lineage, wealth and nationalism would be the barriers to surmount). The hardships in the way of this Benevolent Revolution have tasked the hearts and minds of Messengers and their believing companions till they said, "When will come Allah's help?" But, once this Revolution gets going, Allah's help is near.

Syed Vickar Ahamed

Or do you (people) think that you shall enter the Garden (Paradise) without the many (trials) as (they) came to those who passed away before you? They faced suffering and grief, and were so shaken in spirit that even the Prophet (Muhammad) and those of faith who were with him cried: "When (will come) the help of Allah?" Oh! Surely, the help of Allah is (always) near!

Taqi Usmani

Do you think that you will enter Paradise while you have not yet been visited by (difficult) circumstances like those that were faced by the people who passed away before you? They were afflicted by hardship and suffering, and were so shaken down that the prophet, and those who believed with him, started saying: "When (will come) the help of Allah?" (Then, they were comforted by the Prophet who said to them) ‘Behold, the help of Allah is near.’

The Monotheist Group

Or did you expect that you would enter the Paradise, while the example of those who were before you came to you; they were stricken with adversity and hardship, and they were shaken until the messenger and those who believed with him said: "When is the victory of God?" Yes indeed, the victory of God is near.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 214. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 214. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 214. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩