Bakara suresi

Bakara suresi, 189. ayet

Bakara suresi, 189. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَهِلَّةِ قُلْ هِىَ مَوَٰقِيتُ لِلنَّاسِ وَٱلْحَجِّ وَلَيْسَ ٱلْبِرُّ بِأَن تَأْتُوا۟ ٱلْبُيُوتَ مِن ظُهُورِهَا وَلَٰكِنَّ ٱلْبِرَّ مَنِ ٱتَّقَىٰ وَأْتُوا۟ ٱلْبُيُوتَ مِنْ أَبْوَٰبِهَا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

yes'elûneke `ani-l'ehilleh. ḳul hiye mevâḳîtü linnâsi velḥacc. veleyse-lbirru bien te'tü-lbüyûte min żuhûrihâ velâkinne-lbirra meni-tteḳâ. ve'tü-lbüyûte min ebvâbihâ. vetteḳu-llâhe le`alleküm tüfliḥûn.

Diyanet İşleri

Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 186–192 · surenin 189. ayeti / 286

Konu Haksız kazanç ve hilaller Bakara 188–189 3

  1. Bakara 186

    Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

  2. Bakara 187

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, ayetlerini insanlara böylece açıklar.

  3. Bakara 188

    Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin.

  4. 189

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

  5. Bakara 190

    Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

  6. Bakara 191

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.

  7. Bakara 192

    Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

189. “Sana hilalleri soruyorlar” yani hilallerin faydası ve hikmeti nedir diye, yahut da bizâtihi hilâller hakkında sana soruyorlar. “De ki: Onlar insanlar için bir de hac için vakit ölçüleridir.” Yani Yüce Allah lütuf ve rahmeti ile hilalleri bu şekilde düzenlemiştir. Hilal ayın başında oldukça ince görünür. Ayın ortasına giderek artıp büyür, sonra ay bitinceye kadar eksilmeye devam eder. Bu böylece sürüp gider. İnsanlar bu yolla oruç, zekât, kefaretler ve hac gibi ibadetlerinin vakitlerini bilsinler diye böyledir. Hac belli aylarda gerçekleştiği ve uzun bir süreç olduğundan dolayı ayrıca; “bir de hac için” diye buyurulmuştur.

Bu yolla aynı şekilde vadeleri belirlenmiş borçların zamanları, kira akitlerinin süreleri, iddetlerin ve hamileliklerin süreleri ve buna benzer insanların (zamanlama açısından) ihtiyaç duydukları bütün süreler bilinir. Yüce Allah ayları küçük, büyük, alim, cahil herkesin bildiği şekilde bir hesap aracı olarak tayin etmiştir. Eğer hesap güneş senesine göre yapılmış olsa, bunu insanlar arasında bilenler pek az olurdu.

“İyilik evlere arkalarından girmeniz değildir.” Bu Ensar ile diğer Arapların ihramlı iken yaptıkları bir davranışı dile getirmektedir. Şöyle ki onlar ihramlı oldukları vakit evlere kapılarından girmiyorlar ve bunu da ibadet olarak yapıyor ve bunu iyilik zannediyorlardı. Yüce Allah böyle bir işin iyilik olmadığını haber vermektedir. Çünkü o böyle bir işi onlara teşri buyurmamıştır. Allah’ın ve Rasûlü’nün teşri buyurmadığı bir ibadet ile ibadet etmeye kalkışan herkes bid’at bir şeyle ibadete kalkışmış demektir. Yüce Allah bu buyruğu ile evlere kapılarından girmelerini emretmektedir; çünkü böylesi onlara kolaydır ve kolaylık şeriatın kurallarından birisidir.

Ayet-i kerimenin işaretinden insanın ulaşmak istediği her bir işe ona ulaştıran yakın ve kolay yoldan gitmesi gerektiği de anlaşılmaktadır. Mesela iyiliği emretmek ve kötülüğü engellemek isteyen kişi, işlerin durumunu göz önünde bulundurmalı bu konuda maksadı kısmen ya da tamamen gerçekleştirecek olan yumuşak davranma ve güzel idare şeklini kullanmalıdır. İlim öğrenen ve öğretenin de maksadını gerçekleştirecek en kısa ve en kolay yolu izlemesi gerekir. Herhangi bir işi gerçekleştirmek isteyip ona uygun kapısından girerek gerçekleştirmeye çalışan ve buna özen gösteren bir kimsenin ma’bud ve mutlak melikin yardımı ile maksadına kavuşması kaçınılmaz bir şeydir.

“Allah’a karşı takvalı olun.” İşte Allah’ın emretmiş olduğu iyilik budur. Bu da sürekli olarak Allah’ı göz önünde bulundurmak, emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak suretiyle takvâya bağlı kalmaktır. İşte arzulananı elde etmek ve korkulanlardan kurtulmak demek olan felah budur. Allah’a karşı takvalı olmayan bir kimsenin başarı ve mutluluğa (felaha) yol bulmasına ise imkân yoktur. Allah’a karşı takvalı olanlar ise başarı ve mutluluğa erişir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! Sana hilallerin oluşumunu ve şeklinin değişmesi hakkında soru soruyorlar. Onlara bunun hikmeti hakkında cevap olarak şöyle de: Şüphesiz onlar, insanlar için bir vakit ölçüsüdür. Bu sayede, hac ve oruç ayını, zekâtın üzerinde bir senenin tamamlanması gibi, ibadetlerinin vakitlerini, diyet ve borcun ödenme vaktinin belirlenmesi gibi kendi aralarındaki muamelelerin vakitlerini belirler. Umre veya hac için ihrama girdiğiniz zaman, -Cahiliye döneminde inandığınız gibi- evlere arkasından girmeniz iyilik ve hayır değildir. Oysa gerçek iyilik, açık ve gizli olarak Allah'tan korkanın yaptığı iyiliktir. Evlere kapılarından girmeniz sizin için daha kolay ve meşakkate daha uzaktır. Allah sizleri içinde zorluk ve meşakkat olan bir şeyi yapmanızla mükellef kılmadı. Allah’ın azabıyla kendi aranızda salih amellerden koruyucu bir kalkan edinin. Umulur ki, arzuladığınıza nail olarak ve çekindiğinizden kurtularak felaha erersiniz.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَسْـَٔلُونَكَ yeseluneke sana soruyorlar kök: سال
  2. عَنِ ani
  3. ٱلْأَهِلَّةِ ۖ l-ehilleti hilallerden kök: هلل
  4. قُلْ kul de ki kök: قول
  5. هِىَ hiye onlar
  6. مَوَٰقِيتُ mevakitu vakit ölçüleridir kök: وقت
  7. لِلنَّاسِ linnasi insanlar için kök: نوس
  8. وَٱلْحَجِّ ۗ velhacci ve hac kök: حجج
  9. وَلَيْسَ veleyse ve değildir kök: ليس
  10. ٱلْبِرُّ l-birru iyilik kök: برر
  11. بِأَن bien
  12. تَأْتُوا۟ te'tu girmek kök: اتي
  13. ٱلْبُيُوتَ l-buyute evlere kök: بيت
  14. مِن min -ndan
  15. ظُهُورِهَا zuhuriha arkaları- kök: ظهر
  16. وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat
  17. ٱلْبِرَّ l-birra iyilik kök: برر
  18. مَنِ meni kişinin
  19. ٱتَّقَىٰ ۗ tteka takvasıdır kök: وقي
  20. وَأْتُوا۟ ve'tu ve girin kök: اتي
  21. ٱلْبُيُوتَ l-buyute evlere kök: بيت
  22. مِنْ min -ndan
  23. أَبْوَٰبِهَا ۚ ebvabiha kapıları- kök: بوب
  24. وَٱتَّقُوا۟ vetteku ve sakının kök: وقي
  25. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  26. لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  27. تُفْلِحُونَ tuflihune kurtuluşa erersiniz kök: فلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise,…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Birr (İyilik)

    İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü)…

  • Aynı kök: وقت (13 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının…

  • Aynı kök: هلل (5 geçiş)

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…

  • Aynı kök: هلل (5 geçiş)

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sana, hilallerden (ayın hâllerinden) soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve (özellikle) hac için vakit ölçüleridir. İyilik, asla evlere arkalarından gel(ip gir)meniz değildir. dipnot 1 Ancak iyilik, takvâlı (duyarlı) olan kişi(nin davranışı)dır. Evlere kapılarından giriniz! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Umulur ki kurtulursunuz."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hac zamanında evlere arkalarından girme geleneği, Cahiliye döneminde yöredeki insanların ihramda yasakları delmek için başvurdukları bir yöntemdi. Yüce Allah böyle bir tavrın doğru olmadığına dikkat çekmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Sana ayın evreleri hakkında soru soruyorlar. Cevap ver: O insanlık için zamanın ölçü birimidir, haccın da. Bu arada, evlere arkasından girmeniz de erdemlilik değildir, gerçek erdem sahibi, sorumluluk bilinciyle hareket eden kimsedir. O halde evlere kapılarından girin ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki, ebedi kurtuluşa erebilesiniz!

Muhammed Esed

Sana ayın evrelerini soruyorlar. De ki: "Onlar, haccın ve insanların (öteki faaliyetlerinin) vaktini gösterir." Öte yandan erdemlilik, (zannedildiği gibi) evlere arkalardan girmeniz değildir; ama gerçek erdem sahibi, Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyandır. O halde evlere kapılarından girin ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki gerçek mutluluğa erişebilesiniz.

Ahmed Hulusi

Sana hilallerden (ay takviminden) soruyorlar. . . De ki: "Bunlar (ibadetlerin ay takvimine bağlanması ile) insanların yararlanması ve Hac için ölçülerdir. " Birr, evlere arka kapıdan girmek (hakikate dolaylı yoldan ulaşmak) değil, korunanlardan olmak için ön kapıdan (direkt kestirme yoldan) girmektir. Allah'tan korunun ki felah bulasınız.

Ali Bulaç

Sana, hilalleri (doğuş halindeki ayları) sorarlar. De ki: "O, insanlar ve hacc için belirlenmiş vakitlerdir. İyilik (birr), evlere arkalarından gelmeniz değildir, ama iyilik sakınan(ın tutumudur). Evlere kapılarından girin. Allah'tan sakının, umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Ali Özek ve heyeti

Sana, hilâl (şeklinde yeni doğan ay) leri sorarlar. De ki: Onlar, insanlar ve özellikle hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından gelip girmeniz değildir. Lâkin iyilik, korunan (ve ölçülü giden) kimsenin davranışıdır. Evlere kapılarından girin, Allah'tan korkun, umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Ali Rıza Safa

Sana, ayın evreleri hakkında soruyorlar; şunu söyle: "İnsanlar ve hac için zaman ölçüleridir!" Gerçek erdemlilik, sözü dolaştırmanız değildir. Gerçek erdemlilik, sorumluluk bilinci taşımaktır. Sözü dolaştırmayın; doğru olun. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz. dipnot 35

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 35
    "Sözü dolaştırmayın." olarak yazdığımız söylem, kimi Kur'an çevirilerinde, "Evlere arkalarından girmeyin." biçiminde; "Doğru olun." olarak yazdığımız söylem ise "Evlere kapılarından girin." biçiminde sözcük anlamlarıyla çevrilmiştir. Bu söylemler "Doğru sözlü olun; sözü eğip bükmeyin." anlamlarında Arap dili deyimleridir. Kimi çevirilerde, "Gerçeğe dolaylı yoldan değil; dosdoğru yoldan ulaşın." veya "Konulara doğru yönlerinden yaklaşın." biçiminde yazılmıştır. Kimi yorumcular ise dini yükümlülüklerin biçimsel olarak değil, Kur'an'da bildirilen katışıksız dine bağlı kalınarak yapılması gerektiği anlamında yorumlamışlardır.

Bayraktar Bayraklı

Sana ayın evrelerini soruyorlar. De ki: "Onlar, haccın ve insanların öteki faaliyetlerinin vaktini gösterir. Evlere arkalarından girmeniz iyi değildir;asıl iyi Allah'a karşı sorumluluk bilincinde olmaktır. O halde evlere kapılarından giriniz ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olunuz ki kurtuluşa eresiniz."

Edip Yüksel

Sana ayın evrelerini soruyorlar. De ki o, insanlar ve konferans ibadeti için bir zaman ölçüsüdür. İyilik, lafı dolandırmak değildir, iyilik sakınmaktır. Dürüst olun. Kurtuluşunuz için ALLAH'ı dinleyin. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * "Eve arkalarından girmeyiniz!" ifadesi bir deyimdir. Üstü kapalı sözler ve sorularla muhatabı eleştirmek verimli bir iletişim yöntemi değildir; düşmanlığa ve yanlış anlamalara neden olur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana ayın evrelerini soruyorlar. De ki o, insanlar ve hac ibadeti için bir zaman ölçüsüdür. İyilik, lafı dolandırmak değildir, iyilik sakınmaktır. Dürüst olun. Kurtuluşunuz için ALLAH'ı dinleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar sana hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar için ve hac için vakit ölçüleridir. Erginlik, evlere arkalarından gelmenizle değildir, gerçek eren, korunanlardır. Evlere kapılarından gelin ve Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana hilallardan soruyorlar, onlar. De: insanlara hacc için de vakit ölçüleridir bununla beraber erginlik evlere arkalarından gelmenizle değildir, ve lakin eren, korunandır, evlere kapılardan gelin ve Allaha korunun ki felah bulasınız

Erhan Aktaş

Sana, ayın evrelerini soruyorlar. De ki: "O, insanlar ve hacc için bir zaman ölçüsüdür." Evlerinize arkalarından girmeniz birr dipnot 1 değildir; birr, takvalı davranmaktır. Öyleyse evlerinize kapılarından girin. dipnot 2 Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa erebilesiniz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu bir deyimdir; "yapacağınız şeyi, esasına ve kuralına uygun yapın; bir şeyi tersinden değil, düzünden yapın; yanlış yoldan gitmeyin," keza sorularınızı adabına göre sorun, yerine zamanına dikkat etmeksizin, gereksiz soruları sormayın anlamına gelmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana, ayın evrelerini soruyorlar. De ki: "O, insanlar ve hacc için bir zaman ölçüsüdür." Evlerinize arkalarından girmeniz birr dipnot 1 değildir; birr, takvalı davranmaktır. Öyleyse evlerinize kapılarından girin. dipnot 2 Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa erebilesiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu bir deyimdir; "yapacağınız şeyi, esasına ve kuralına uygun yapın; bir şeyi tersinden değil, düzünden yapın; yanlış yoldan gitmeyin, " keza sorularınızı adabına göre sorun, gereksiz soruları sormayın anlamına gelmektedir

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana, ayın evrelerini soruyorlar. De ki: "O, insanlar ve hacc ibadeti için bir zaman ölçüsüdür.". Evlerinize arkalarından girmeniz birr dipnot 1 değildir; birr, takvalı dipnot 2 davranmaktır. Öyleyse evlerinize kapılarından girin. dipnot 3 Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa erebilesiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hayır, iyilik, bağış, itaat, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, sevgi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın buyruklarına içtenlikle uymak suretiyle; o buyrukları kendisine koruyucu yapıp, onlarla kendisini kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya, güvenceye almak.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu bir deyimdir; "yapacağınız şeyi, esasına ve kuralına uygun yapın; bir şeyi tersinden değil, düzünden yapın; yanlış yoldan gitmeyin, yapacağınız şeyleri usulüne uygun yapın", anlamına gelmektedir. Başka bir ifade ile: "Allah'ın yolundan, Allah'ın koyduğu kurallara uyarak gidin." demektir.

Gültekin Onan

Sana hilalleri (doğuş halindeki ayları) soruyorlar. De ki: "O, insanlar ve hacc için belirlenmiş vakitlerdir. İyilik (birr), evlere arkalarından gelmeniz / girmeniz değildir, ama iyilik sakınan(ın tutumudur). Evlere kapılarından girin. Tanrı'dan sakının, umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Hasan Basri Çantay

Sana yeni doğan ayları sorarlar. De ki: "O, insanların faidesi için, bir de hacc için vakit ölçüleridir, iyilik ve taat, evlere arkalarından gelmeniz değildir. Fakat iyilik (eden; Allaha muhalefetden) sakınandır. Evlere kapılarından gelin. Allahdan korkun. Taki muraadınıza kavuşasınız.

İbni Kesir

Sana yeni doğan aylardan soruyorlar. De ki: Onlar insanların faydası ve hacc için birer vakit ölçüleridir. Evlere arka taraflarından girmeniz "bir" değildir. Ancak "bir"; müttaki olanınkidir. Evlere kapılarından gelin. Allah'dan korkun ki, felaha eresiniz.

Mehmet Alagaş

(183-189) Ey iman edenler size de tıpkı sizden öncekiler gibi sayılı günlerde oruç yazıldı, böylelikle belki korunursunuz, sizden her kim hasta ise veya yolculukta / seferde ise orucu, sayısınca diğer günlerde tutar , orucu tutmaya takati olmayanlar miskini yedirerek fidyesini (sorumluluktan kurtaran bedel ini) verirler, kim de gönlünden ilave hayır yaparsa o yaptığı kendi hayrınadır , tabi ki Oruç tutmanız eğer biliyorsanız sizin için hayırlıdır. (Oruç ile fidye arası tercih te kalırsanız ) Ramazan ayında Kur’an insanlara bir kılavuz, kılavuza dair açıklamalar ve ayırt edici olması için indirildi. Kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun kim hasta ise yahut yolculukta ise sayısınca diğer günlerde oruç tutsun, Allah sizin için kolaylık diler / murad eder zorluk istemez , s ayıyı / adet i tamamlayınız, size kılavuzluk etmesinden dolayı Allah’ı büyükleyiniz. (En büyük sensin deyiniz) Böylelikle belki teşekkür etmiş olursunuz. Kullarım sana benden sorduklarında kesinlikle ben yakınım, çağrıda bulunanın çağrısına çağırdığında cevap veririm o halde siz de bana cevap veriniz ve bana iman ediniz böylelikle belki yetişkin / reşit olursunuz. Oruç gecesi kadınlarınıza şehvetle yaklaşmanız helaldir , onlar sizin elbiselerinizdir, siz de onların elbiselerisiniz. Allah nefislerinize yazık ettiğinizi bildi ve sizin tövbenizi kabul etti ve sizi affetti, şimdi onlarla ilişkide / mübaşeret de bulunabilirsiniz. Allah’ın sizin için yazdığı şeyi arayın. Gün doğumunda beyaz ip ile siyah ip iyice belirinceye kadar yiyin ve için ( Fecir; doğru/sadık ve yalan/kazıb dikey aydınlık, gecenin gündüzden ayrıldığı an) sonrada geceye kadar orucu tamamlayın. Onlarla (kadınlarla) itikafta iken mescitler de ilişki de bulunmayın. (İtikaftakilere İftardan sonra da yasak) İşte bu Allah’ın sınırlarıdır / hudududur , onlara yakınlaşmayın . İnsanlar için ayetlerini Allah böyle açıklıyor, böylelikle belki sakınırsınız. Aranızda malları geçersiz / batıl bir şekilde yemeyin onların mallarının bir bölümünü yemek için rüşvet olarak hâkimlere aktarmayın. (Kovayla su aktarmak gibi) bunu günah olarak siz de biliyorsunuz. Sana hilalleri (ayın hilal şeklini) soruyorlar, de ki onlar hac ve insanlar için vakit bildirimleridir. Evlerin arkalarından girmek iyi bir şey değildir ve fakat sakınmak iyiliktir. Evlere kapılarından giriniz ve Allah’tan sakınınız böylelikle belki kurtuluşa erersiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sana hilal şeklinde yeni doğan aylar hakkında soru sorarlar. De ki: Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkasından girmeniz değildir. Fakat iyilik, kötülükten sakınan kimsenin yaptığıdır. Evlere kapılarından girin. Allah’tan da sakının ki, kurtuluşa eresiniz.

Süleyman Ateş

Sana doğan aylardan soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir." Evlere arkalarından girmek iyilik değildir. İyilik, Allah'tan korkanın iyiliğidir. Evlere kapılarından girin ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz, umduğunuzu bulasınız.

Süleymaniye Vakfı

Sana hilalleri dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Onlar insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. Erdemli olmak, evleri arkalarından dolaşmanız değildir. dipnot 2 Erdemli olmak, yanlışlardan sakınan kişi olmaktır. dipnot 3 Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ki umduğunuza kavuşasınız.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kameri ayların başı ve sonu, hesap ile belirlenir. (En'am 6/96, Yunus 10/5, İsra 17/12, Yasin 36/39, Rahman 55/5). Nebimizin yanında bu hesabı yapabilecek bir kimse olmadığı için şöyle demişti: "Biz ümmi bir toplumuz; bu konuda yazı yazamaz, hesap yapamayız. Hilali görünce oruç tutun, tekrar görünce orucu bırakın, hava bulutluysa ayı otuza tamamlayın." (Müslim, Sıyam, 1080, 1081). Artık çevremizde bu hesabı bilen uzman bilim adamları olduğu için kameri ayların başlangıç ve bitişlerinin hesapla tespiti gerekir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Nebimize sorulan bu soru, kameri ayların hesabı ile ilgili olmalıdır. Nebimiz aralarında bu hesabı bilen birinin olmadığını açıkça ifade ettiği halde (Müslim, Sıyam, 1080, 1081) ona böyle bir soru sormak, evi arkadan dolaşmak gibi gereksiz bir davranıştır.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana hilalleri dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Onlar insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. İyilik Allah'tan çekinerek kendinizi korumanızdır. dipnot 2 Evlere kapılarından girin. dipnot 3 Allah'tan çekinip korunun ki umduğunuza kavuşasınız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yeni ay, güneşten sonra batan hilal ile başlar. "Güneş ile Ay, bir hesaba göredir." (Rahman 55/5) Nebimizin yanında bu hesabı yapacak kimse olmadığı için şöyle demişti: "Biz ümmi bir toplumuz; yazı yazmaz, hesap yapmayız." "Hilali görünce oruç tutun, tekrar görünce orucu bırakın, hava bulutluysa ayı otuza tamamlayın." (Müslim, Sıyam)
  2. metne dön, dipnot 2
    Arap edebiyatındaki iltifat sanatı bizde olmadığından mealde bu sanat yok sayılmıştır. (Bkz. Bakara 2/49'un dipnotu)
  3. metne dön, dipnot 3
    Nebimize hilal hesapları sorulmuş olmalıdır. Ona, uzmanı olmadığı bir soruyu sormak, eve tersten girmek olur.

Şaban Britch

Sana hilalleri sorarlar. De ki: Onlar, insanlar için ve hac için vakit ölçüleridir. Evlere arkasından girmeniz iyi değildir. Fakat iyi kimse kötülükten sakınan kimsedir. Evlere kapılarından girin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Şaban Piriş

Sana yeni doğan ayları sorarlar de ki: -Onlar, insanlar için ve hac için vakit ölçüleridir. Evlere arkasından girmeniz iyi değildir. Fakat iyi kimse kötülükten sakınan kimsedir. Evlere kapılarından girin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Sana, doğan aylardan sorarlar. De ki: "Onlar, insanların çeşitli yararları ve bir de hac için vakit ölçüleridir." Hayra ulaşmak evlere arkalarından girmeniz değildir. Hayra ulaşan o kişidir ki, takvaya sarılıp korunur. Evlere kapılarından girin. Allah'tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They call upon you, O Muhammad, to inform them about the new moons. Say to them: "It is one aspect of the varying appearances of the moon according to the extent of its luminosity indicating the point and passage of time in which the sequence of events take place in the material universe, and for estimating the point of time when AL-Hajj to Allah’s Sacred House is performed." You people must realize that it is not in conformity with conduct to the divine and moral law nor with righteous living that you irrationally enter the houses from the back doors, this is an irreligious notion*. It confers with divine and moral law to enter the houses from the front doors. And see that you lift to Allah your inward sight so that heaven may prosper you.

Abdul Haleem

They ask you [Prophet] about crescent moons. Say, ‘They show the times appointed for people, and for the pilgrimage.’ Goodness does not consist of entering houses by the back [door]; the truly good person is the one who is mindful of God. So enter your houses by their [main] doors and be mindful of God so that you may prosper.

Abdullah Yusuf Ali

They ask thee concerning the New Moons. Say: They are but signs to mark fixed periods of time in (the affairs of) men, and for Pilgrimage. It is no virtue if ye enter your houses from the back: It is virtue if ye fear Allah. Enter houses through the proper doors: And fear Allah: That ye may prosper.

Abul A'la Maududi

People question you concerning the phases of the moon. Say: "They are signs to determine time for the sake of people and for the Pilgrimage." dipnot 1 Also tell them: “True righteousness is not that you enter your houses from the back; righteousness lies in fearing Allah. So, enter your houses by their doors, and fear Allah that you might attain true success.” dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The waxing and waning of the moon has attracted men's attentions throughout the ages and all kinds of fanciful ideas, superstitions and rituals have been, and are still today, associated with it. The moon was considered the basis of good and bad omens. Certain dates were considered auspicious and others inauspicious for starting journeys, for beginning new tasks, for weddings and so on on the ground that the rising and setting of the moon, its waxing and waning and its eclipse affect human destiny. The Arabs too had their share of such superstitions. It was therefore natural that enquiries regarding such matters should be addressed to the Prophet. In response, God says that the waxing and waning of the moon is nothing more than a physical phenomenon. By its appearance in the firmament the moon enables man to divide his year and it can thus be considered nature's own calendar. Particular reference is made to Hajj because it occupied the position of highest importance in the religious, cultural and economic life of the Arabs. Four months of the year were specified since they were the months of major and minor Pilgrimage (Hajj and 'Umrah). During these months there was to be no warfare and the routes were completely safe for travelling. Thanks to the peace and tranquillity thus established, trade and commerce prospered.
  2. metne dön, dipnot 2
    One superstitious custom of the Arabs was that once they entered the state of consecration for Pilgrimage they did not enter their houses by the door. Instead, they either leapt over the walls from the rear or climbed through windows which they had specially erected for that purpose. On returning from journeys, too, they entered their houses from the rear. In this verse this superstitious custom is denounced, as are all superstitious customs; it is pointed out that the essence of moral excellence consists of fearing God and abstaining from disobeying His commands. Those meaningless customs by which people felt bound, out of blind adherence to the traditions of their forefathers, and which had no effect at all on man's ultimate destiny, had nothing to do with moral excellence.

Aisha Bewley

They will ask you about the crescent moons. Say, ‘They are set times for mankind and for the hajj.’ It is not devoutness for you to enter houses by the back. Rather devoutness is possessed by those who have taqwa. So come to houses by their doors and have taqwa of Allah, so that hopefully you will be successful.

Al-Hilali & Khan

They ask you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) about the new moons. Say: These are signs to mark fixed periods of time for mankind and for the pilgrimage. It is not Al-Birr (piety, righteousness) that you enter the houses from the back but Al-Birr (is the quality of the one) who fears Allâh. So enter houses through their proper doors, and fear Allâh that you may be successful.

Ali Quli Qarai

They question you concerning the new moons. Say, ‘They are timekeeping signs for the people and [for the sake of] ḥajj.’ It is not piety that you come into houses from their rear; rather piety is [personified by] one who is Godwary, and come into houses from their doors, and be wary of Allah, so that you may be felicitous.

Amatul Rahman Omar

They ask you about the lunar months. Say, `They are appointed periods of time for (general convenience of) people and for determining the time of Pilgrimage. And it is no virtue that you come into the houses from the backs of them but the true virtue is his who guards against evils. So (instead of fostering superstitious habits) you should rather enter the houses from their proper doors and take Allâh as a shield so that you may be successful.

Arthur John Arberry

They will question thee concerning the new moons. Say: 'They are appointed times for the people, and the Pilgrimage.' It is not piety to come to the houses from the backs of them; but piety is to be godfearing; so come to the houses by their doors, and fear God; haply so you will prosper.

Bijan Moeinian

People ask you about the significance of the phases of the moon. Let them know: "They are simply a part of the natural calendar so that people [keep track of time] and prepare themselves for [the religious rituals such as] the pilgrimage to Mecca." [In this connection let them know that:] “The virtue is not [practicing a bunch of nonsense such as] entering your houses from the back [as it was practiced before the advent of Islam during the month of the pilgrimage.] The real virtue is to respect the Lord. So (do not act like the idiots and) enter your houses by their proper doors; respect the Lord so that you may be included among the successful ones.

E. Henry Palmer

They will ask thee about the phases of the moon; say, 'They are indications of time for men and for the pilgrimage. ' And it is not righteousness that ye should enter into your houses from behind them, but righteousness is he who fears; so enter into your houses by the doors thereof and fear God; haply ye may prosper yet.

Edip-Layth

They ask you regarding the new moons, say, "They are a timing mechanism for the people as well as for the Pilgrimage." Piety is not that you would enter a home from its back, but piety is whoever is aware and comes to the homes through their main doors. Be conscientious of God that you may succeed.

George Sale

They will ask thee concerning the phases of the moon: Answer, they are times appointed unto men, and to shew the season of the pilgrimage to Mecca. It is not righteousness that ye enter your houses by the back parts thereof, but righteousness is of him who feareth God. Therefore enter your houses by their doors; and fear God, that ye may be happy.

Hamid S. Aziz

They will ask you about the New Moon; say, "They are indications of time for men and for the pilgrimage. " And it is not righteousness that you should enter into your houses from behind them (in superstition), but righteous is he who fears (Allah); so enter into your houses by the proper doors and fear Allah that per chance (or possibly) you may prosper.

Mahmoud Ghali

They ask you concerning the new moons (Literally: crescents). Say, "They are fixed times for mankind, and (for) the Pilgrimage." And benignancy is not to come up to the homes from their backs; but benignancy is for man to be pious; and come up to the homes by their doors, and be pious towards Allah, so that possibly you would prosper.

Marmaduke Pickthall

They ask thee, (O Muhammad), of new moons, say: They are fixed seasons for mankind and for the pilgrimage. It is not righteousness that ye go to houses by the backs thereof (as do the idolaters at certain seasons), but the righteous man is he who wardeth off (evil). So go to houses by the gates thereof, and observe your duty to Allah, that ye may be successful.

Mohamed Ahmed - Samira

They ask you of the new moons. Say: "These are periods set for men (to reckon) time, and for pilgrimage." Piety does not lie in entering the house through the back door, for the pious man is he who follows the straight path. Enter the house through the main gate, and obey God. You may haply find success.

Muhammad Asad

THEY WILL ASK thee about the new moons. Say: "They indicate the periods for [various doings of] mankind, including the pilgrimage." However, piety does not consist in your entering houses from the rear, [as it were,] but truly pious is he who is conscious of God. Hence, enter houses through their doors, and remain conscious of God, so that you might attain to a happy state.

Mustafa Khattab

They ask you ˹O Prophet˺ about the phases of the moon. Say, "They are a means for people to determine time and pilgrimage." Righteousness is not in entering your houses from the back doors.[1] Rather, righteousness is to be mindful ˹of Allah˺. So enter your homes through their ˹proper˺ doors, and be mindful of Allah so you may be successful.

Progressive Muslims

They ask you regarding the new moons, Say: "They are a timing mechanism for the people as well as for the Pilgrimage. " And piety is not that you would enter a home from its back, but piety is whomever is righteous and come to the homes from their main doors. And be aware of God that you may succeed.

Rashad Khalifa

They ask you about the phases of the moon! Say, "They provide a timing device for the people, and determine the time of Hajj." It is not righteous to beat around the bush; righteousness is attained by upholding the commandments and by being straightforward. You shall observe GOD, that you may succeed.,

Sahih International

They ask you, [O Muúammad], about the new moons. Say, "They are measurements of time for the people and for úajj." And it is not righteousness to enter houses from the back, but righteousness is [in] one who fears Allah. And enter houses from their doors. And fear Allah that you may succeed.

Sam Gerrans

They ask thee about the phases of the moon. Say thou: “They are measurements of time for the people and the pilgrimage.” And it is not virtue that you approach houses by the backs thereof — but virtue is[...] one who is in prudent fear — but approach houses by the doors thereof; and be in prudent fear of God, that you might be successful.

Shabbir Ahmed

(The exhortation of righteousness must not be considered confined to the Month of Ramadan. ) They ask you (O the Messenger) about the phases of the Moon. Say, "They should serve as signs to mark certain timings for people. And for Hajj." (Misconceptions and superstitions about the sun and the moon have nothing to do with righteousness). You attain righteousness by upholding the Commands in a straightforward manner. Exponential development of humanity cannot be achieved by entering the System through the back door of ritualism - just as you must not enter houses through the back doors (2:177). (Since there is no such thing as a part-time Muslim) you shall be mindful of Allah all the time in order to reap a rich harvest. ((2:138), (2:208)).

Syed Vickar Ahamed

They (the people) ask you (the Prophet) concerning the new moons. Say: "They are only Signs to mark fixed periods of time in (the affairs of) men, and for Pilgrimage." It is no virtue if you enter your houses from the back: It is virtue if you fear Allah enter houses through the proper doors: And fear Allah that you may prosper.

Taqi Usmani

They ask you about the new moons. Say: They are indicative of time for the people, and of the Hajj. It is not righteousness that you come into your houses from their backs, but righteousness is that one fears Allah. So come into houses through their doors; and fear Allah so that you may be successful.

The Monotheist Group

They ask you regarding the crescent moons, say: "They are a timing mechanism for the people and the Pilgrimage." And piety is not that you would enter a home from its back, but piety is whoever is righteous and comes to the homes from their main doors. And be aware of God that you may succeed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 189. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 189. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 189. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩