Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 23. ayet

Yûsuf suresi, 23. ayet. وَرَٰوَدَتْهُ ٱلَّتِى هُوَ فِى بَيْتِهَا عَن نَّفْسِهِۦ وَغَلَّقَتِ ٱلْأَبْوَٰبَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ قَالَ مَعَاذَ ٱللَّهِ إِنَّهُۥ رَبِّىٓ أَحْسَنَ مَثْوَاىَ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

verâvedethü-lletî hüve fî beytihâ `an nefsihî vegalleḳati-l'ebvâbe veḳâlet heyte lek. ḳâle me`âẕe-llâhi innehû rabbî aḥsene meŝvây. innehû lâ yüfliḥu-żżâlimûn.

Diyanet İşleri

Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 20–26 · surenin 23. ayeti / 111

Konu Aziz'in evi ve yırtılan gömlek Yûsuf 21–29 3

  1. Yûsuf 20

    Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.

  2. Yûsuf 21

    Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

  3. Yûsuf 22

    Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

  4. 23

    Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

  5. Yûsuf 24

    Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.

  6. Yûsuf 25

    İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır."

  7. Yûsuf 26

    Yusuf, "O, benden arzusunu elde etmek istedi" dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: "Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o (Yusuf) yalancılardandır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 23–24. ayetler için yazılmıştır.

23-24. Şöyle ki Yusuf aleyhisselam Aziz’in evinde izzet ve ikram içerisinde kaldı. Kendisi oldukça güzel, mükemmel ve alımlı bir kişilik idi. Onun bu durumu dolayısıyla “evinde bulunduğu kadın, ona sahip olmak istedi.” Yusuf, onun kölesi ve onun idaresi altında bulunuyordu. Kaldıkları mesken birdi. Böyle bir yerde hiçbir kimse fark etmeksizin, hiçbir insan duymaksızın o hoş olmayan işi yapabilme imkânı vardı. “Kapıları sımsıkı kapadı” ve musibet bir kat daha ağırlaştı. Artık bulundukları yer tenha idi ve kapılar kapalı olduğu için bulundukları yere herhangi bir kimsenin girmesi söz konusu değildi. Bu nedenle kadın, yanına gelmesini isteyerek: “Haydi gel yanıma, dedi.” O hoş olmayan işi yapmak için bana doğru gel. Yusuf yabancı bir kimse idi. Böyle bir kimse, vatanında ve kendisini tanıyanlar arasında bulunan kimsenin yapmaktan utanacağı işleri rahatlıkla yapabilirdi. Üstelik o, bu kadının idaresi altında bir esirdi. Kadın da efendisi idi. Diğer taraftan onu, bu işi yapmaya sevkedecek bir güzelliği vardı. Yusuf da genç ve bekardı. Ayrıca Azizin karısı, eğer ona emrettiği işi yapmayacak olursa hapse atmak yahut da oldukça ağır işkencelere uğratmakla onu tehdit etmişti. Ancak Yusuf, bu işi yapmasını gerektiren güçlü etkenlerin varlığına rağmen Allah’a isyan etmeyip sabretti. Çünkü o, kadına meyledip içinden böyle bir işi yapmayı geçirdiyse de Allah rızası için onu terk etti. Allah’ın isteğini kötülüğü emreden nefsinin isteğinden öne geçirdi. “Rabbinin burhanını” görmesi sayesinde, yani Rabbi tarafından, her türlü haramı terk etmesini gerektiren ilim ve iman sayesinde bu büyük masiyetten uzak durdu ve: “Allah’a sığınırım” dedi. Yani, bu çirkin işi yapmaktan Allah’a sığınırım. Çünkü bu iş, Allah’ın gazabını gerektirir ve beni Allah’tan uzaklaştırır. Diğer taraftan bu, beni güzel bir şekilde barındıran efendime de bir hainlik olur. Onun iyiliklerine, hanımı ile en çirkin bir işi işleyerek çok kötü bir karşılıkta bulunmam bana yakışmaz. Çünkü bu, zulmün en büyüğüdür: “Gerçek şu ki zalimler iflah olmazlar.”

Özetle Yusuf aleyhisselam Yüce Allah’ın korkusunu/takvayı, kendisine iyilikte bulunan efendisinin hakkına riâyet etmeyi ve kendisini zulümden -ki onu işleyen iflah olmaz- korumak isteğini, bu işi işlemesinin engelleri olarak ortaya koymuştur. Aynı şekilde Allah’ın ona lütfetmiş olduğu ve ilâhi emirlere uyup yasaklardan kaçınmayı gerektiren kalbî iman burhanını da bu engeller arasında saymıştır. Bütün bunları içinde barındıransa Yüce Allah’ın “ondan kötülüğü ve hayasızlığı” uzaklaştırmış olmasıdır. Çünkü o, Yüce Allah’ın ihlasa erdirip seçtiği, kendisinin has kulları arasına kattığı, üzerlerine Allah’ın hayırlı kullarından olmasını sağlayacak nimetleri ihsan edip hoş olmayan şeyleri onlardan uzaklaştırdığı “ihlâsa erdirilmiş” kullarındandı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hükümdarın karısı kibarca davranarak Yusuf'u zinaya düşürmek için hile kurdu. O'nunla baş başa kalmak için kapıları sıkıca kapatarak; "Hadi bana gel!" dedi. Bunun üzerine Yusuf -aleyhisselam-: Senin beni davet ettiğin şeyden Allah'a sığınırım. Muhakkak ki efendim bana sahip çıkarak iyilikte bulunmuştur ve ben asla ona ihanet etmem. Eğer ona ihanet edersem bu durumda ben zalimlerden olurum. Muhakkak ki zalimler asla kurtuluşa eremezler.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَرَٰوَدَتْهُ ve rave dethu ve murad almak istedi kök: رود
  2. ٱلَّتِى lleti kadın
  3. هُوَ huve o (Yusuf)
  4. فِى fi
  5. بَيْتِهَا beytiha onun evinde iken kök: بيت
  6. عَن an
  7. نَّفْسِهِۦ nefsihi onun nefsinden kök: نفس
  8. وَغَلَّقَتِ ve gallekati ve kilitledi kök: غلق
  9. ٱلْأَبْوَٰبَ l-ebvabe kapıları kök: بوب
  10. وَقَالَتْ ve kalet ve dedi kök: قول
  11. هَيْتَ heyte haydi gelsene kök: هيت
  12. لَكَ ۚ leke sen
  13. قَالَ kale dedi kök: قول
  14. مَعَاذَ meaaze sığınırım kök: عوذ
  15. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'a kök: اله
  16. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz
  17. رَبِّىٓ rabbi efendim kök: ربب
  18. أَحْسَنَ ehsene en güzel şekilde kök: حسن
  19. مَثْوَاىَ ۖ mesvaye bana baktı kök: ثوي
  20. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz
  21. لَا la
  22. يُفْلِحُ yuflihu iflah olmaz kök: فلح
  23. ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune zalimler kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene…

  • Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: بوب (27 geçiş)

    "Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

  • Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: بوب (27 geçiş)

    Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"

  • Aynı kök: ثوي (14 geçiş) · Aynı kök: بوب (27 geçiş)

    Onlara, "Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).

  • Aynı kök: عوذ (17 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Yusuf, "Malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını tutmaktan Allah'a sığınırız. Şüphesiz biz o takdirde zulmetmiş oluruz" dedi.

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Sonra da, "Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak…

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Evinde bulunduğu kadın, (cinsel olarak) ondan yararlanmak istemiş, kapıları kilitlemiş ve "Haydi gel!" dipnot 1 demişti. O da "Allah'a sığınırım! Şüphesiz ki o (eşiniz) benim efendimdir; dipnot 2 bana güzel davrandı." demişti. Gerçek şu ki zalimler başarılı olmaz!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki [heyte leke] "Haydi gel" ifadesi, [hîtü leke] şeklinde "Senin için hazırlandım" anlamında da okunmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yûsuf 12:23, 41, 42 ve 50. ayetlerde geçen [rabb] kelimeleri "efendi, sahip" anlamındadır; yoksa Yüce Allah'ın bir sıfatı olan "rabb", "ilah" anlamında değildir.

Mustafa İslamoğlu

Derken, evinde bulunduğu kadın arzusunu onunla tatmin etmek için ona baştan çıkarmak istedi. Ve (bir gün) kapıları sıkı sıkıya kapatıp dedi ki: "Hadi, seninim!" (Yusuf): "Allah'a sığınırım" dedi, "çünkü O benim Efendim; bana güzel bir konum kazandırdı! Şu da bir gerçektir ki, zalimler asla başarıya ulaşmaz."

Muhammed Esed

Ve (olacak bu ya,) barındığı evin kadını (kendini o'na karşı duyduğu arzuya kaptırıp) o'nun gönlünü çelmek istiyordu; ve (bu niyetle bir gün) kapıları sımsıkı kapatıp o'na: "Haydi, gelsene!" dedi. (Ama Yusuf:) "(Böyle bir şey yapmaktan) Allah'a sığınırım!" diye karşılık verdi, "Hem, efendim (bu evde) bana iyi baktı! Doğrusu, zalimler asla güvenliğe, esenliğe erişemezler!"

Ahmed Hulusi

Yusuf'un evinde kaldığı kadın, Onun nefsaniyetinden yararlanmak istedi. Kapıları sımsıkı kapattı. . . "Seninim, gel" dedi. . . (Yusuf) karşı çıkıp: "Allah'a sığınırım! Muhakkak ki O (kocan) efendimdir, sahip olduğum nimetleri bağışlamıştır. Muhakkak ki zalimler kurtuluşa ermezler. "

Ali Bulaç

Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi. (Yusuf) Dedi ki: "Allah'a sığınırım. Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez."

Ali Özek ve heyeti

Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve «Haydi gel!» dedi. O da «(Hâşâ), Allah'a sığınırım ! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!» dedi.

Ali Rıza Safa

Evinde kaldığı kadın, Onu, elde etmek istedi. Kapıları kilitledi ve "Haydi gel!" dedi. Dedi ki: "Allah'a sığınırım; O, benim Efendimdir. En güzel biçimde beni yerleştirdi. Kuşkusuz, haksızlık yapanlar, kurtuluşa erişemezler!" dipnot 167

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 167
    Yusuf peygamberin, Allah'a yönelik söylediği, "O, benim Efendimdir." anlamına gelen "Inne-hu Rabbi" tümcesindeki "O" zamiri, kimi Kur'an çevirilerinde, Yusuf'un evinde kaldığı kişiye yönelik anlam verilerek, "Senin kocan, benim efendimdir." olarak yazılmıştır. Oysa Yusuf peygamberin, bu tümceyle Allah'ı andığı açıkça anlaşılmaktadır. Aynı konuşma, Tevrat ayetlerinde, Yusuf'un evinde kaldığı kişiye yönelik yazılmış olduğu için, kimi çevirmenlerin, Tevrat'ın etkisinde kalmış olmaları olasıdır. Bu konuşmanın da içinde geçtiği, evinde kaldığı kadının, Yusuf peygamberi elde etmek istemesi konusu, Tevrat, Yaratılış 39:6-20 ayetlerinde, özetle, şöyle yazılıdır: "Yusuf, güzel yapılı ve yakışıklıydı. Efendisinin karısı, ona göz koydu ve ‘Benimle yat!' dedi. Ama Yusuf, ‘Sahip olduğu her şeyin yönetimini, efendim bana verdi. Senin dışında, hiçbir şeyi benden esirgemedi. Sen, onun karısısın. Böyle bir kötülük yaparak, Tanrı'ya karşı nasıl günah işlerim?' diyerek kabul etmedi. Efendisinin karısı, evde kimsenin olmadığı bir gün, Yusuf'un giysisini tutarak, isteğini tekrarladı. Ama Yusuf, giysisini onun elinde bırakıp, evden dışarı kaçtı. Kadın, uşaklarını çağırarak; ‘Kocamın getirdiği bu İbrani, bizi küçük düşürdü; benimle yatmak istedi. Bağırdığımı duyunca, giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı!' dedi. Efendisi eve gelinceye dek, Yusuf'un giysisini yanında alıkoydu. Karısının anlattıklarını duyunca, efendisinin öfkesi tepesine çıktı ve Yusuf'u, kralın tutsaklarının bulunduğu zindana attı."

Bayraktar Bayraklı

Evinde bulunduğu kadın, onunla ilişkiye girmek istedi. Kapıları iyice kapattı ve "haydi gel" dedi. O da,"Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz" dedi.

Edip Yüksel

Evinde bulunduğu kadın onu baştan çıkarmak istedi, kapıları kilitledi ve: "Tümüyle sana aidim" dedi. Dedi ki: "ALLAH'a sığınırım. O benim efendimdir (Efendimdir), ki bana iyi bir yer verdi. Zalimler başarmaz." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Yusuf, iki türlü anlaşılacak bir ifade kullanıyor. Kadın, büyük olasılıkla onun, kendi kocasından söz ettiğini sandı. Aslında Yusuf, "benim Efendim" sözüyle Gerçek olan Tanrı'yı amaçlamaktadır. Tektanrıcı olan Yusuf bu sözle, kendisini satın alarak evlatlık edinen kişiyi kastetmiş olamaz (12: 39, 42, 50; 6:164; 9:31).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Evinde bulunduğu kadın onu baştan çıkarmak istedi, kapıları kitledi ve: 'Tümüyle sana aidim,' dedi. Dedi ki: 'ALLAH'a sığınırım. O benim Rabbimdir (efendimdir), ki bana iyi bir yer verdi. Zalimler başarmaz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken evinde bulunduğu hanım, bunun nefsinden kam almak istedi (onu birlikte olmaya çağırdı) ve kapıları kilitledi; "Haydi gel, seninim!" dedi. O: "Allah'a sığınırım, doğrusu O, benim efendim, bana iyi baktı ve gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken hanesinde bulunduğu hanım bunun nefsinden kam almak istedi ve kapıları kilidledi, haydi seninim dedi, o, Allaha sığınırım, dedi: doğrusu o benim Efendim, bana güzel baktı, hakıkat bu ki, zalimler felah bulmaz

Erhan Aktaş

Evinde kaldığı kadın, ona sahip olmak istedi. Ve kapıları sıkıca kapatıp onu yanına çağırdı. Yusuf: "Allah'a sığınırım. Rabbim dipnot 1 bana çok iyi davrandı. dipnot 2 Beni çok güzel bir konuma sahip kıldı. Haksızlık yapanlar kurtuluşa ermezler." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Efendim. Rabb, efendi demektir. (Ayetteki Rabb'dan kasıt Allah değildir. Evinde kaldığı kadının kocasıdır.)
  2. metne dön, dipnot 2
    Kocan, benim efendimdir, çok iyiliğini gördüm, ona ihanet edemem.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Evinde kaldığı kadın, ona sahip olmak istedi. Ve kapıları sıkıca kapatıp onu yanına çağırdı. Yusuf: "Allah'a sığınırım. Rabbim dipnot 1 bana çok iyi davrandı. dipnot 2 Beni çok güzel bir konuma sahip kıldı. Haksızlık yapanlar kurtuluşa ermezler." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Efendim. Rab, aynı zamanda efendi demektir. (Ayetteki Rab'dan kasıt Allah değildir. Evinde kaldığı kadının kocasıdır.)
  2. metne dön, dipnot 2
    Kocan, benim efendimdir, çok iyiliğini gördüm, ona ihanet edemem.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Evinde yaşadığı hanım, ona sahip olmak istedi. Ve kapıları sıkıca kapatıp onu yanına çağırdı. Yusuf: "Allah'a sığınırım. Rabbim dipnot 1 bana çok iyi davrandı. dipnot 2 Beni çok güzel bir konuma sahip kıldı. Haksızlık yapanlar kurtuluşa ermezler." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Efendim. Rab, aynı zamanda efendi demektir. (Ayetteki Rab'dan kasıt Allah değildir. Evinde yaşadığı hanımın kocasıdır.)
  2. metne dön, dipnot 2
    Kocan, benim efendimdir, çok iyiliğini gördüm, ona ihanet edemem.

Gültekin Onan

Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi. (Yusuf) Dedi ki: "Tanrı'ya sığınırım. Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez."

Hasan Basri Çantay

Onun bulunduğu evdeki (kadın) onun nefsinden murad almak istedi, kapıları sımsıkı kapadı ve: "Sana söylüyorum, beri gel" dedi. O ise: "Allaha sığınırım, doğrusu o benim efendimdir. O, bana güzel bir mevki vermişdir. Hakıykat şudur ki zaalimler asla felah bulmaz" dedi.

İbni Kesir

Evinde bulunduğu kadın onu kendine ram etmek istedi. Kapıları sımsıkı kapadı. Ve: Sana söylüyorum gelsene, dedi. O da: Allah'a sığınırım, doğrusu o, benim efendimdir, bana iyi bakmıştır. Muhakkak ki zalimler asla felah bulmaz, dedi.

Mehmet Alagaş

(23-35) Evinde kaldığı kadın, onunla birleşme arzusu hissetti, kapıları kilitledi ve haydi seninim dedi, Allah’a sığınırım, muhakkak beni Rabbim güzel bir şekilde beni barındırdı ve kesinlikle O zalimleri kurtuluşa / felaha erdirmez dedi. Kadın ona meyletmişti, eğer ki Rabbinin delilini / burhanını görmeseydi, o da kadına meyletmişti , bu, ondan kötülük ve fuhşun giderilmesi içindi, çünkü O, bizim salih kullarımızdandı. Her ikisi de kapıya koştular, sırtından onun gömleğini kadın yırttı, k apının önünde kadının efendisine denk geldiler , Kadın; senin ailene / ehline kötülük yapmak isteyenin hapsetmek veya acıtıcı bir azap etmek dışında cezası var mıdır ? dedi , O kadın benden murat almak istedi dedi ve ailesinden şahitler de eğer Onun gömleği ön tarafından yırtılmış ise kadın doğrudur, O yalancılardandır, eğer ki Onun gömleği sırt tarafından yırtılmış ise kadın yalancıdır, O doğrulardandı , Ne zaman ki Onun gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu gördüler, kesinlikle o kadınların tuzaklarındandır dediler, muhakkak ki kadınların tuzakları ç ok büyüktür. Yusuf bu meseleye arkanı dön ve ey kadın günahın için sen de bağışlanma iste muhakkak ki sen ey kadın yanlış yapanlardansın, şehrin kadınları, azizin karısı bir gençten, onun sevgisiyle bağrı yanık, kendine murat almak istermiş, biz onu apaçık sapmışlardan görüyoruz dediler, Ne zaman ki kadınların tuzaklarını işitince kadın / azizin eşi o kadınlara elçi gönderdi ve onlara yaslanacakları yerler hazırladı her birinin eline de birer bıçak verdi, (Genç Yusuf’a) kadınlar arasına çık dedi, ne zaman ki onu gördüler iyice abarttılar ve ellerini kestiler, Allah için haşa, bu beşer değil ikram edilen bir melektir dediler, Kadın dedi ki işte bu durumunuz , hakkında beni ayıpladığınız ve benim de onu kendime murat almak istediğim şeydir fakat o namusunu korudu, lakin emrettiğimi yapmaz ise hapsedilecek ve de küçük düşürülenlerden olacak. Rabbim zindan benim için beni çağırdıkları şeyden daha sevimlidir dedi, e ğer benden kadınların tuzağını savmazsan, onlara gönlüm kayar ve cahillerden olurum, Rabbi Ona cevap verdi / icabet etti onların tuzaklarını ondan savdı / sarf etti, muhakkak ki O işitendir bilendir. Ardından gördükleri delillere / ayetlere (gömleğin arkadan yırtılması) rağmen onu zindan da belli bir zamana kadar bırakmak kendilerine uygun geldi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler.” dedi.

Süleyman Ateş

Yusuf'un, evinde kaldığı kadın, onun nefsinden murad almak istedi ve kapıları kilitleyip: "Haydi gelsene!" dedi (Yusuf): "Allah'a sığınırım dedi, efendim bana güzel baktı. zalimler iflah olmazlar!"

Süleymaniye Vakfı

Kaldığı evin hanımı, Yusuf'la birlikte olmak istedi. Kapıları sıkıca kapadı ve "Haydi gel, seninim!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım! O benim Rabbimdir. Beni iyi bir konuma getirdi. Şu bir gerçek ki yanlışlara dalanlar umduklarına kavuşamazlar." dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bulunduğu evin kadını, ısrarla ondan yararlanmak istedi. Bütün kapıları kapadı. "Haydi, gel" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım. O benim Rabbimdir. Bana iyi bir makam verdi. Çünkü yanlış yapanlar umduklarına kavuşamazlar" dedi.

Şaban Britch

Evinde bulunduğu kadın onu kendisi için istedi. Kapıları sıkı sıkı kapadı: Haydi, gelsene! dedi. Yusuf: Allah’a sığınırım, (Beyiniz) benim efendimdir. Bana iyi güzel davrandı. Zalimlerin felah bulmazlar.

Şaban Piriş

Evinde bulunduğu kadın ona karşı arzu duymaya başladı. Kapıları sıkı sıkı kapadı: -Haydi, gelsene! dedi. Yusuf: -Allah'a sığınırım, O benim efendimdir. Bana iyi güzel bir mevki verdi. Zalimlerin sonu iyi olmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Yusuf'un, evinde kaldığı kadın, onun nefsinden gönlünü tatmin etmek istedi. Kapıları kilitledi, "Hadi gel!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım, Rabbim beni güzel bir barınağa kavuşturmuştur. Zalimler iflah etmez." dedi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The lady of the house -wife of the high official- where he lived, tried to induce him to surrender his chastity; she closed the doors and said to him: "Come to me". But he said: "Allah forbid, He is my Creator; He has been kind to me, He delivered me from harm and gave me a good home and my master gave me a hearty welcome and a hospitable reception in his house; no, but never shall heaven prosper the wrongful of actions."

Abdul Haleem

The woman in whose house he was living tried to seduce him: she bolted the doors and said, ‘Come to me,’ and he replied, ‘God forbid! My master has been good to me; wrongdoers never prosper.’

Abdullah Yusuf Ali

But she in whose house he was, sought to seduce him from his (true) self: she fastened the doors, and said: "Now come, thou (dear one)!" He said: "Allah forbid! truly (thy husband) is my lord! he made my sojourn agreeable! truly to no good come those who do wrong!"

Abul A'la Maududi

And it so happened that the lady in whose house Joseph was living, sought to tempt him to herself, and one day bolting the doors she said: "Come on now!" Joseph answered: "May Allah grant me refuge! My Lord has provided an honourable abode for me (so how can I do something so evil)? Such wrong-doers never prosper." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Generally the commentators and translators are of the opinion that Prophet Joseph used Rabbi "My Lord" for the master of the house, and what he meant to imply by way of argument was this: My Lord has treated me very kindly and kept me well in the house. How can I, then, be so disloyal and ungrateful as to commit adultery with his wife? I, however, strongly differ with such a translation and commentary. Though the Arabic usage of rabb admits of such a meaning, I have two strong reasons against this here. First, it is far below the dignity of a Prophet to refrain from a sin because of the regard he had for some person other than Allah. Second, there is not a single instance in the Quran that a Prophet ever called anyone other than Allah his rabb. Prophet Joseph himself differentiates between his creed and that of the Egyptians making it plain that his rabb “Lord” was Allah, while they had made other human beings their rabb. Then this verse should be considered from another point of view: when rabbi may also mean My Lord, Prophet Joseph might have invoked Allah. Why should then one take the other meaning, my master, which most surely implies something that is against the right creed?

Aisha Bewley

The woman whose house it was solicited him. She barred the doors and said, ‘Come over here!’ He said, ‘Allah is my refuge! He is my lord and has been good to me with where I live. Those who do wrong will surely not succeed.’

Al-Hilali & Khan

And she, in whose house he was, sought to seduce him (to do an evil act), and she closed the doors and said: "Come on, O you." He said: "I seek refuge in Allâh (or Allâh forbid)! Truly, he (your husband) is my master! He made my living in a great comfort! (So I will never betray him). Verily, the Zâlimûn (wrong and evil-doers) will never be successful."

Ali Quli Qarai

The woman in whose house he was solicited him. She closed the doors and said, ‘Come!!’ He said, ‘God forbid! Indeed He is my Lord; He has given me a good abode. Indeed the wrongdoers are not felicitous.’

Amatul Rahman Omar

Now the woman in whose house he was (putting up) sought to seduce him against his will and she bolted the doors well and said, `Now come, I am ready to receive you. ' He (- Joseph) said, `(How can it be possible,) I seek refuge with Allâh, He alone is my Lord. He has made my stay (with you) honourable. Verily, the wrong doers never flourish.'

Arthur John Arberry

Now the woman in whose house he was solicited him, and closed the doors on them. 'Come,' she said, 'take me!' 'God be my refuge,' he said. 'Surely my lord has given me a goodly lodging. Surely the evildoers do not prosper.

Bijan Moeinian

One day, the lady of the house (who had gradually been fallen in love with Joseph) tried to seduce him. She locked the doors and said: "I am all yours." Joseph replied: “I seek refuge in Lord; the One who has raised me in such a nice home. The Lord never let the unjust people (such as a person who has been treated nicely in a house and then develop a sinful relationship with the land lord’s wife) to succeed.”

E. Henry Palmer

And she in whose house he was desired him for his person; and she locked the doors and said, 'Come along with thee!' Said he, 'Refuge in God! verily, my Lord has made good my abiding here; verily, the wrong-doers shall not prosper. '

Edip-Layth

The woman, in whose house he was staying, attempted to seduce him. She closed the doors and said, "I have prepared myself for you." He said, "I seek refuge with God, He is my Lord, He made good my residence; the wicked do not succeed."

George Sale

And she, in whose house he was, desired him to lie with her; and she shut the doors and said, come hither. He answered, God forbid! Verily my lord hath made my dwelling with Him easy; and the ungrateful shall not prosper.

Hamid S. Aziz

And when he had reached maturity We gave him judgment (or wisdom or power) and knowledge, for thus do We reward those who do good and right.

Mahmoud Ghali

And she in whose home he was solicited him, (Literally: she solicited him about himself) and bolted the doors (on them), and said, "Come! Everything is ready for you. " (i.e., take me) He said, " Allah be my refuge! Surely he is my lord (i.e., your husband is my lord) who has given me the fairest of lodging. Surely the unjust (ones) do not prosper."

Marmaduke Pickthall

And she, in whose house he was, asked of him an evil act. She bolted the doors and said: Come! He said: I seek refuge in Allah! Lo! he is my lord, who hath treated me honourably. Lo! wrong-doers never prosper.

Mohamed Ahmed - Samira

But she in whose house he resided wished to seduce him and, closing the doors, said: "Come into me. "God forbid!" he said; "he is my master who has approved my stay. Surely those who act wrongly do not prosper."

Muhammad Asad

And [it so happened that] she in whose house he was living [conceived a passion for him and] sought to make him yield himself unto her; and she bolted the doors and said, "Come thou unto me!" [But Joseph] answered: "May God preserve me! Behold, goodly has my master made my stay [in this house]! Verily, to no good end come they that do [such] wrong!"

Mustafa Khattab

And the lady, in whose house he lived, tried to seduce him. She locked the doors ˹firmly˺ and said, "Come to me!" He replied, “Allah is my refuge! It is ˹not right to betray˺ my master, who has taken good care of me. Indeed, the wrongdoers never succeed.”

Progressive Muslims

And the woman, in whose house he was staying, attempted to seduce him away from himself. And she closed the doors and said: "I have prepared myself for you." He said: "I seek refuge with God, He is my Lord, He made good my residence; the wicked do not succeed."

Rashad Khalifa

The lady of the house where he lived tried to seduce him. She closed the doors and said, "I am all yours." He said, "May GOD protect me. He is my Lord, who gave me a good home. The transgressors never succeed.",

Sahih International

And she, in whose house he was, sought to seduce him. She closed the doors and said, "Come, you." He said, "[I seek] the refuge of Allah. Indeed, he is my master, who has made good my residence. Indeed, wrongdoers will not succeed."

Sam Gerrans

And she in whose house he was sought to lure him away from his soul; and she closed the doors, and said: “Come thou hither.” He said: “I seek refuge in God — He is my Lord who made good my dwelling; the wrongdoers do not succeed.”

Shabbir Ahmed

The lady of the house, tried to seduce him. She closed the doors and said, "I am all yours." He said, "May Allah preserve me! My Sustainer has placed me in a station of balanced character. Those who displace moral values with temptation do not prosper."

Syed Vickar Ahamed

But she (the wife) in whose house he was, wanted to (wrongfully mislead and) seduce him from his (noble and true) self: She closed the doors, and said: "Come on (to me), O you (dear one)!" He said: "I seek Allah’s help: (Allah forbid)! Truly he (your husband) is my lord! He made my stay (with you) comfortable! Truly, nothing good comes to those who do wrong!"

Taqi Usmani

And she, in whose house he was, seduced him towards herself, and bolted the doors, and said, "come on!" He said, “I seek refuge with Allah. Surely, he (your husband) is my master. He has given me a good lodging. Indeed, the wrongdoers do not prosper.”

The Monotheist Group

Andthe woman, in whose house he was staying, attempted to seduce him away from himself. And she closed the doors and said: "I have prepared myself for you." He said: "I seek refuge with God, He is my Lord, He has made good my stay; the wicked do not succeed."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩