Diyanet İşleri
"Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
A'râf suresi
A'râf suresi, 19. ayet. وَيَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
veyâ âdemü-skün ente vezevcüke-lcennete fekülâ min ḥayŝü şi'tümâ velâ taḳrabâ hâẕihi-şşecerate fetekûnâ mine-żżâlimîn.
"Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âdem, İblîs ve cennetten iniş A'râf 11–25 3
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."
"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."
Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."
"Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."
"Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.
Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rab'leri onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
19. Yani Yüce Allah Adem’e ve onunla huzur bulsun diye ona ihsan etmiş olduğu zevcesi Havva’ya cennetten istedikleri gibi yiyebileceklerini ve diledikleri şekilde faydalanabileceklerini söyledi. Ancak onlara belli bir ağacı istisna ettiğini belirterek ondan yemelerini yasakladı. Bu ağacın ne ağacı olduğunu en iyi bilen Allah’tır. Onun ne ağacı olduğunu bilmemizde bizim için faydalı olacak bir taraf da yoktur. İşte Allah onlara bu ağaçtan yemelerini haram kılmıştır. Buna delil ise Yüce Allah’ın: “yoksa zalimlerden olursunuz” buyruğudur.
Her ikisi de Yüce Allah’ın bu emrine uymaya devam ettiler. Bu, düşmanları İblis, hile ve tuzakları ile kendilerine sokuluncaya kadar devam etti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah, Âdem’e şöyle dedi: "Ey Âdem! Sen ve eşin Havva cennete yerleşin. İçinde bulunan tertemiz yemeklerden dilediklerinizi yiyin, fakat sakın bu ağaçtan (Allah’ın onlar için belirlediği bir ağaçtır) yemeyin. Eğer size yasaklamış olmamın sonrasında bu ağaçtan yerseniz, Allah’ın sınırlarını aşan kimselerden olursunuz.
Aynı kök: شجر (27 geçiş) · Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Aynı kök: شجر (27 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
(18-19) Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş…
Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
O zaman onlara denilmişti ki: "Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve 'Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)' deyin. Kentin kapısından…
Aynı kök: شجر (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Cennet
Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla…
Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: زوج (81 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Biz de şöyle dedik: "Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun."
Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine…
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…
Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)
Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah): "Ey Âdem! Sen ve eşin şu bahçede yerleşip dilediğiniz yerden (ürünlerden) yiyin! Şu ağaca yaklaşmayın; yoksa kaybedenlerden olursunuz!" (demişti).
Ve (sana gelince) Ey Adem! Sen ve eşin has bahçede yerleşin, canınızın çektiği her şeyden yiyin, ama sakın şu ağaca yaklaşayım demeyin: sonra zalimlerden olursunuz!
Ve (Sana gelince) Ey Adem, sen ve eşin, yerleşin bu bahçede; ve yiyin, neyi gönlünüz çekerse; ama sakın şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalim kimselerden olursunuz!
"Ey Adem! Sen ve eşin cenneti yaşam ortamı edinin. . . İkiniz de istediğiniz yerden yeyin. . . (Ancak) şu ağaca (bedene - kendini beden kabullenmenin getirisine) yaklaşmayın. . . Nefsine zulmedenlerden olursunuz. "
Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
(Allah buyurdu ki): Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediğiniz yerden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın! Sonra zalimlerden olursunuz.
"Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşin; artık istediğiniz yerden yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın; kendinize yazık edersiniz!"
Allah, "Ey Adem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediğinizden yiyiniz. Ancak şu ağaca yaklaşmayınız! Sonra zalimlerden olursunuz" buyurdu.
"Adem, sen ve eşin bahçede durup dilediğiniz yerden yeyin. Şu ağaçtan yemeyin; yoksa zalimlerden olursunuz."
'Adem, sen ve eşin cennette durup dilediğiniz yerden yeyin. Şu ağaçtan yemeyin; yoksa zalimlerden olursunuz.'
Ve "ey Adem, zevcenler birlikte cennete yerleşin, dilediğiniz yerden yiyin şu ağaca yaklaşıp da zalimlerden olmayın!" dedi.
Ve ya Adem! Mesken et o Cenneti sen zevcenle de ikiniz dilediğiniz yerden yeyin ve şu ağaca yaklaşıb da zalimlerden olmayın!
Ey Adem! "Sen ve eşin cennete dipnot 1 yerleşin, dilediğiniz yerden yiyin, fakat şu ağaca dipnot 2 yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Ey Âdem! "Sen ve eşin cennete yerleşin, dilediğiniz yerden yiyin, fakat şu ağaca dipnot 1 yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Ey Âdem! "Sen ve eşin cennete yerleşin, dilediğiniz yerden yiyin, fakat şu ağaca dipnot 1 yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
"Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Ey Adem, sen, zevcenle birlikde, cennetde yerleş (in) de ikiniz de dilediğiniz yerden yeyin. (Ancak) şu ağaca yaklaşmayın. Sonra (kendilerine) yazık etmişlerden olursunuz.
Ey Adem; sen ve eşin cennette oturun. İkiniz de dilediğiniz yerden yeyin. Şu ağaca yaklaşmayın, sonra zalimlerden olursunuz.
(11-27) Kesinlikle sizi biz yarattık / halk ettik. Sonra size biçim verdik / suret verdik. Sonra meleklere dedik ki Ademe secde edin. İblis hariç secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Sana emrettiğim vakit secde etmedin sana ne / engel oldu / ne mâni oldu dedi. Dedi ki ben ondan hayırlıyım beni ateşten yarattın onu ise kurutulmuş çamurdan / Tın’dan yarattın. Oradan in, orada senin büyüklenmen / kibirlenmen olamaz, hemen çık, sen küçük düşmüşlerdensin dedi Beni tekrar diriliş gününe kadar beklet ebilir misin? dedi. Muhakkak sen bekletilenlerdensin dedi. Beni azdırmandan dolayı onlar için senin düzgün yoluna oturacağım. Sonra onlar a, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından varacağım. Çoğunu da şükreden bulmayacaksın. Kovulmuş olarak ve de kınanmış olarak oradan çık, sana onlardan kim tâbi olursa da sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun. Her ikiniz de istediğiniz taraftan yiyin , bu ağaca yaklaşmayın ikinizde zalimlerden olursunuz. Şeytan her ikisine avret olanı / açılması ayıp yeri çıkarmak için ikisine de fısıldadı / vesvese verdi. Rabbiniz bu ağaçtan sizi, iki melek olamayın veya ebedileşemeyin diye men etti dedi ve de ben size nasihat ediyorum diye yemin de etti. Aldanarak her ikisini de (ağaca) sarkıttırdı. Ağaçtan tattıklarında, avretleri her ikisinin de açığa çıktı. Her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamalamaya koyuldular. Rableri her ikisine de bu ağacı men etmedim mi diye seslendi / nida etti. Her ikinize de şeytan size açıkça düşmandır dedim. Her ikisi de Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan merhamet etmezsen hüsran oluruz dedi. Dedi ki bazılarınız bazılarınıza düşman olarak inin, sizlere arzda belirli bir zaman durma ve geçinme var. Dedi ki orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve yine oradan çıkarılacaksınız. Ey Âdem oğulları sizlere edep yerlerinizi gizlemeniz için elbise ve tüy indirdik. Takva elbisesi bu hayırlıdır ve bu Allah ’ın ayetlerindendir, böylelikle belki düşünürler. Ey Âdem oğulları tıpkı ebeveynlerinizi, her ikisinin elbisesini edep yerleri gözükmesi için soydu ktan sonra cennetten çıkardığı gibi şeytan sizi sınayıp ayrıştırmasın / fitnelemesin. O ve kabilesi sizleri, sizin göremediğin iz taraftan görürler, Muhakkak şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık.
Ve: "Ey Âdem! Sen ve eşin Cennet'e yerleşin, dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
(Sonra Allah, Adem'e hitabetti): "Ey Adem, sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Adem! Sen ve eşin şu bahçeye dipnot 1 yerleşin. İstediğiniz yerden yiyin ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa yanlış yapanlardan olursunuz."
"Bak Âdem, sen ve eşin şu bahçeye dipnot 1 yerleşin. Beğendiğiniz yerden yiyin ama bu ağaca yaklaşmayın. Yoksa yanlış yapmış olursunuz."
Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Dilediğiniz yerden yiyin, fakat, şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
-Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin. Dilediğiniz yerden yiyin, fakat, şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
"Ey Adem! Sen ve eşin cennette oturun, dilediğiniz yerden yiyin ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa ikiniz de zalimlerden olursunuz."
"As for you Adam", Allah said: "You and your wife make abode in Paradise and eat as you will and wherever you will; it is all replete with choice of all delights, and enjoy all that affords pleasure, but do avoid this particular tree; keep off it and do not draw near it lest you both be wrongful of actions".
But you and your wife, Adam, live in the Garden. Both of you eat whatever you like, but do not go near this tree or you will become wrongdoers.’
"O Adam! dwell thou and thy wife in the Garden, and enjoy (its good things) as ye wish: but approach not this tree, or ye run into harm and transgression."
0 Adam! Live you and your spouse in the Garden and both of you eat from it wherever you will, but never approach the tree or you shall become wrongdoers.'
‘Adam, live in the Garden, you and your wife, and eat of it wherever you like. But do not go near this tree lest you become wrongdoers.’
"And O Adam! Dwell you and your wife in Paradise, and eat thereof as you both wish, but approach not this tree otherwise you both will be of the Zâlimûn (unjust and wrong-doers)."
[Then He said to Adam, ] ‘O Adam, dwell with your mate in paradise, and eat thereof whence you wish; but do not approach this tree, lest you should be among the wrongdoers. ’
And (We said), `O Adam! dwell you and your wife in this garden, then eat you both when and where you like but do not (even) approach this tree or you both will become of the transgressors. '
'O Adam, inherit, thou and thy wife, the Garden, and eat of where you will, but come not nigh this tree, lest you be of the evildoers. '
As for you, Adam, you and your wife may live in Paradise. Enjoy all kind of food which is available there; but never even approach such and such tree. By doing so, you will do injustice to your own soul.
But, O Adam, dwell thou and thy wife in Paradise and eat from whence ye will, but draw not nigh unto this tree or ye will be of the unjust. '
"Adam, reside with your mate in the paradise, and eat from wherever you please; but do not approach this tree or you will be of the wicked."
But as for thee, O Adam, dwell thou and thy wife in paradise; and eat of the fruit thereof where-ever ye will; but approach not this tree, lest ye become of the number of the unjust.
"But, O Adam, dwell you and your wife in Paradise and eat from whence you will, but draw not nigh unto this Tree or you will be of the unjust (transgressors). "
And O Adam, dwell, you and your spouse, in the Garden (and) so eat of where you (both) decide; and do not draw near this tree, (or) then (both of) you will be of the unjust. "
And (unto man): O Adam! Dwell thou and thy wife in the Garden and eat from whence ye will, but come not nigh this tree lest ye become wrong-doers.
And you, O Adam, and your spouse, live in the Garden and eat your fill wheresoever you like, but do not approach this tree, or you will become iniquitous. "
And [as for thee], O Adam', dwell thou and thy wife in this garden, and eat, both of you, whatever you may wish; but do not approach this one tree, lest you become evildoers!"
˹Allah said,˺ "O Adam! Live with your wife in Paradise and eat from wherever you please, but do not approach this tree, or else you will be wrongdoers."
"And Adam, reside with your mate in the paradise, and eat from wherever you please; but do not approach this tree or you will be of the wicked. "
"As for you, Adam, dwell with your wife in Paradise, and eat therefrom as you please, but do not approach this one tree, lest you fall in sin."
And "O Adam, dwell, you and your wife, in Paradise and eat from wherever you will but do not approach this tree, lest you be among the wrongdoers. "
And: “O Adam: dwell thou and thy wife in the garden, and eat from wheresoever you will. But approach not this tree lest you be among the wrongdoers.”
" O Adam! Dwell you and your wife in the Garden and eat from whatever you may wish; but do not approach this one tree, lest you become wrong doers. " (Contrary to the popular beliefs that the Forbidden Tree was the tree of knowledge, fruit of this plant and that plant, or of sexual charms, it refers to humanity dividing itself like the branches of a tree (2:35-36), (2:213), (20:120)).
"And, O Adam! You and your wife live in the Paradise, and enjoy (the good things) as you like (them): But do not go near this tree, or you will be unjust and wrongdoers (in sin). "
O ’Ādam, dwell, you and your wife, in Paradise, and eat from wherever you like, but do not go near this tree, otherwise you shall join the transgressors."
"And O Adam, reside you and your mate in the paradise, and eat from it as you both wish, and do not come near this tree, else you will be of those who have wronged."