A'râf suresi

A'râf suresi, 16. ayet

A'râf suresi, 16. ayet. قَالَ فَبِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَٰطَكَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

ḳâle febimâ agveytenî leaḳ`udenne lehüm ṣirâṭake-lmüsteḳîm.

Diyanet İşleri

Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 13–19 · surenin 16. ayeti / 206
  1. A'râf 13

    Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.

  2. A'râf 14

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

  3. A'râf 15

    Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.

  4. 16

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."

  5. A'râf 17

    "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

  6. A'râf 18

    Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."

  7. A'râf 19

    "Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

16. İblis de Allah’ın rahmetinden ümidini kesince şöyle dedi: “Beni azgınlığa ittiğin için, ben de andolsun senin doğru yolunda oturup onlara” yani insanlara “engel olacağım.” Ben o yoldan ayrılmayacak ve bütün gücümle insanları senin doğru yolundan alıkoymak için çalışacak, o yolu izlememeleri için gayret göstereceğim.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İblis de şöyle dedi: " Âdem'e secde etme emrini yerine getirmediğim için beni saptırmana karşılık, âdemoğlu için senin dosdoğru yolunun üzerine oturup, babaları Âdem'e secde etmekten saptığım gibi onları da o yoldan saptıracağım ve çevireceğim.”

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. فَبِمَآ febima karşılık
  3. أَغْوَيْتَنِى egveyteni beni azdırmana kök: غوي
  4. لَأَقْعُدَنَّ leek'udenne ben de oturacağım kök: قعد
  5. لَهُمْ lehum onlar(ı saptırmak) için
  6. صِرَٰطَكَ siratake senin yolunun üstüne kök: صرط
  7. ٱلْمُسْتَقِيمَ l-mustekime doğru kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    (39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların…

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine…

  • Aynı kök: قعد (31 geçiş) · Aynı kök: صرط (45 geçiş)

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: صرط (45 geçiş)

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

  • Aynı kök: قعد (31 geçiş)

    Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…

  • Aynı kök: قعد (31 geçiş)

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(İblis) "Beni saptırmana karşılık, ben de onları (saptırmak) için dipnot 1 senin doğru yolunun üzerine oturacağım.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara 2:34 ve Sâd 38:82'de de ifade edildiği üzere, İblis, kibir göstererek ve küfrü tercih ederek yüz çevirdiği ilâhî emrin faturasını Yüce Allah'a havale etmekte, aslında kendi sapmasını gizleyerek onu Allah'ın saptırdığını söylemekteydi. Bu apaçık bir yalan ve iftiraydı.

Mustafa İslamoğlu

(Ve İblis) şöyle dedi: "Madem ki sen beni saptırdın, yemin olsun ki ben de senin dosdoğru yolunun üzerine onlar için pusu kuracağım;

Muhammed Esed

(Bunun üzerine İblis): "Madem ki, benim yoldan çıkmamı istedin" dedi, "ben de, gidip senin doğru yolunun üzerinde onlar için pusuya yatacağım,

Ahmed Hulusi

"Yemin ederim ki, (yudillü men yeşau = dilediğine sapmayı yaşattırır; realitesince) beni sapıttırmanın sonucu olarak, onlara engel olmak için senin sırat-ı müstakimine oturacağım!"

Ali Bulaç

Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."

Ali Özek ve heyeti

İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üstüne oturacağım.

Ali Rıza Safa

"Öyleyse beni azdırdığın için, dosdoğru yolunun üzerinde onlara karşı kesinlikle oturacağım!"

Bayraktar Bayraklı

İblis, "Öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım" dedi.

Edip Yüksel

"Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım." dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Şeytan yani Sapkın sabıkalı bir yalancıdır, izleyenleri de (7:20; 6:22-23).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Beni saptırmana karşılık, onlar için senin dosdoğru yolun üzerine sinsice oturacağım.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İblis: "Öyle ise andolsun ki, beni azdırmana karşılık ben de onları saptırmak için her halde Senin doğru yoluna oturacağım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle ise dedi beni azdırmana karşılık yemin ederim ki ben de onları saptırmak için her halde senin doğru yoluna oturacağım,

Erhan Aktaş

"Azdırmandan dolayı, onlar için dipnot 1 senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsanları doğru yoldan saptırmak için.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Azdırmandan dolayı, onlar için dipnot 1 senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnsanları doğru yoldan sapıtmak için.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Azdırmandan dolayı, onlar için dipnot 1 senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onları doğru yoldan sapıtmak için.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı, insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım."

Hasan Basri Çantay

"(İblis) öyleyse, dedi, (madem ki) Sen beni azgınlığa mahkum etdin, ben de bu sebeble, andolsun ki, onlar (ı sapdırmak) için senin doğru yolunda (pusu kurub) oturacağım".

İbni Kesir

Dedi ki: Öyleyse beni azgınlığa mahkum ettiğin için ben de andolsun ki; Senin dosdoğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım.

Mehmet Alagaş

(11-27) Kesinlikle sizi biz yarattık / halk ettik. Sonra size biçim verdik / suret verdik. Sonra meleklere dedik ki Ademe secde edin. İblis hariç secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Sana emrettiğim vakit secde etmedin sana ne / engel oldu / ne mâni oldu dedi. Dedi ki ben ondan hayırlıyım beni ateşten yarattın onu ise kurutulmuş çamurdan / Tın’dan yarattın. Oradan in, orada senin büyüklenmen / kibirlenmen olamaz, hemen çık, sen küçük düşmüşlerdensin dedi Beni tekrar diriliş gününe kadar beklet ebilir misin? dedi. Muhakkak sen bekletilenlerdensin dedi. Beni azdırmandan dolayı onlar için senin düzgün yoluna oturacağım. Sonra onlar a, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından varacağım. Çoğunu da şükreden bulmayacaksın. Kovulmuş olarak ve de kınanmış olarak oradan çık, sana onlardan kim tâbi olursa da sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun. Her ikiniz de istediğiniz taraftan yiyin , bu ağaca yaklaşmayın ikinizde zalimlerden olursunuz. Şeytan her ikisine avret olanı / açılması ayıp yeri çıkarmak için ikisine de fısıldadı / vesvese verdi. Rabbiniz bu ağaçtan sizi, iki melek olamayın veya ebedileşemeyin diye men etti dedi ve de ben size nasihat ediyorum diye yemin de etti. Aldanarak her ikisini de (ağaca) sarkıttırdı. Ağaçtan tattıklarında, avretleri her ikisinin de açığa çıktı. Her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamalamaya koyuldular. Rableri her ikisine de bu ağacı men etmedim mi diye seslendi / nida etti. Her ikinize de şeytan size açıkça düşmandır dedim. Her ikisi de Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan merhamet etmezsen hüsran oluruz dedi. Dedi ki bazılarınız bazılarınıza düşman olarak inin, sizlere arzda belirli bir zaman durma ve geçinme var. Dedi ki orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve yine oradan çıkarılacaksınız. Ey Âdem oğulları sizlere edep yerlerinizi gizlemeniz için elbise ve tüy indirdik. Takva elbisesi bu hayırlıdır ve bu Allah ’ın ayetlerindendir, böylelikle belki düşünürler. Ey Âdem oğulları tıpkı ebeveynlerinizi, her ikisinin elbisesini edep yerleri gözükmesi için soydu ktan sonra cennetten çıkardığı gibi şeytan sizi sınayıp ayrıştırmasın / fitnelemesin. O ve kabilesi sizleri, sizin göremediğin iz taraftan görürler, Muhakkak şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

(İblis) “ Öyleyse beni azdırmana karşılık, ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.” dedi.

Süleyman Ateş

"Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."

Süleymaniye Vakfı

İblis dedi ki: "Madem beni azdırdın dipnot 1 , ben de onlar için, kesinlikle senin doğru yolunun üstünde oturacağım.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetten anlaşılacağı üzere İblis, kendini suça sevk edenin Allah olduğunu iddia etmektedir. Kadercilik anlayışının temelinde aynı mantık vardır. Kaderciler, her şeyi Allah'ın belirlediğini iddia ederek kendi hatalarını Allah'a mal ederler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şeytan dedi ki "Madem beni aşırılığa sen sevk ettin dipnot 1 , ben de senin doğru yolunun üstüne onlar için oturacağıma yemin ederim.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İblis, yaptığı eylemin sorumluluğunun Allah'a ait olduğunu iddia etmektedir. Diğer bir ifadeyle "Sen, bu işin buraya varacağını biliyordun" demiştir. Günümüz kadercilik anlayışının temelinde de benzeri bir düşünce yapısı mevcuttur.

Şaban Britch

İblis: Beni dalalete düşürmenden dolayı, Ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.

Şaban Piriş

İblis: -Beni azdırmana karşılık, Ben de onlar için senin dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Beni azdırmana yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then said AL-Shaytan: " Since You have dismissed me and sent me astray, I will lie in ambush in Your path of righteousness and seduce as many of mankind as I can to decoy therefrom and make vices lurk in the secret corners of their souls".

Abdul Haleem

And then Iblis said, ‘Because You have put me in the wrong, I will lie in wait for them all on Your straight path:

Abdullah Yusuf Ali

He said: "Because thou hast thrown me out of the way, lo! I will lie in wait for them on thy straight way:

Abul A'la Maududi

Satan said: 'Since You have led me astray, I shall surely sit in ambush for them on Your Straight Path.

Aisha Bewley

He said, ‘By Your misguidance of me, I will lie in ambush for them on your straight path.

Al-Hilali & Khan

(Iblîs) said: "Because You have sent me astray, surely I will sit in wait against them (human beings) on Your Straight Path.

Ali Quli Qarai

‘As You have consigned me to perversity, ’ he said, ‘I will surely lie in wait for them on Your straight path.

Amatul Rahman Omar

(Iblîs) said, `Now, since You have adjudged me to be perverted and lost, I will assuredly lie in wait for them (- the Children of Adam) on the straight and exact path that leads to you.

Arthur John Arberry

Said he, 'Now, for Thy perverting me, I shall surely sit in ambush for them on Thy straight path;

Bijan Moeinian

Satan said: "As you have degraded me, I will [take my revenge and] appear to mankind enticing them to leave your straight path.

E. Henry Palmer

said he, 'For that Thou hast led me into error, I will lie in wait for them in Thy straight path;

Edip-Layth

He said, "For You having me sent astray, I will stalk for them on Your Straight Path."

George Sale

The devil said, because thou hast depraved me, I will lay wait for men in thy strait way;

Hamid S. Aziz

He (Iblis) said, "For that Thou hast led me into error, I will lie in wait for them (ambush them) in Thy Straight Way;

Mahmoud Ghali

Said he, "So, for that You caused me to be misguided, indeed I will definitely sit (i. e., in ambush) for them (on) Your straight Path.

Marmaduke Pickthall

He said: Now, because Thou hast sent me astray, verily I shall lurk in ambush for them on Thy Right Path.

Mohamed Ahmed - Samira

"Since You led me into error, " said Iblis, "I shall lie in wait for them along Your straight path.

Muhammad Asad

[Whereupon Iblis] said: "Now that Thou hast thwarted me, " shall most certainly lie in ambush for them all along Thy straight way,

Mustafa Khattab

He said, "For leaving me to stray I will lie in ambush for them on Your Straight Path.

Progressive Muslims

He said: "For that which You have caused me to be misled, I will stalk for them on Your Straight Path. "

Rashad Khalifa

He said, "Since You have willed that I go astray, I will skulk for them on Your straight path.,

Sahih International

[Satan] said, "Because You have put me in error, I will surely sit in wait for them on Your straight path.

Sam Gerrans

Said he: “Because Thou hast caused me to err, I will lie in wait for them on Thy straight path,

Shabbir Ahmed

Iblis said, "Since You have willed that I go astray, I will lurk in ambush for them in Your Straight Path. "

Syed Vickar Ahamed

He (Satan) said: "Because you have thrown me out of the Way: Look! I will lie in wait against them on Your Straight Path:

Taqi Usmani

He said, "Now that You have led me astray, I will certainly sit for them (in ambush) on Your straight path.

The Monotheist Group

He said: "For that which You have caused me to be misled, I will stalk for them on Your straight path."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩