A'râf suresi

A'râf suresi, 174. ayet

A'râf suresi, 174. ayet. وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ وَلَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

vekeẕâlike nüfeṣṣilü-l'âyâti vele`allehüm yerci`ûn.

Diyanet İşleri

Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 171–177 · surenin 174. ayeti / 206

Konu Elest bezmi ve ayetlerden sıyrılan kişi A'râf 172–181 3

  1. A'râf 171

    Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın ve onun içindekileri hatırlayın ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız" demiştik.

  2. A'râf 172

    Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" demişti. Onlar da, "Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)" demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.

  3. A'râf 173

    Yahut, "Bizden önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helak mı edeceksin?" dememeniz içindir.

  4. 174

    Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz.

  5. A'râf 175

    Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.

  6. A'râf 176

    Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.

  7. A'râf 177

    Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

174. “İşte biz âyetleri böyle açıklıyoruz” onları beyan edip açıkça ortaya koyuyoruz “ki belki” Allah’ın, fıtratlarına tevdi etmiş olduğu gerçeklere ve Allah’a verdikleri söze “dönerler” ve böylelikle çirkin işleri işlemekten vazgeçerler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yalanlayan ümmetlerin gidişatları ile ilgili ayetleri açıkladığımız gibi, bunlara da açıklıyoruz. Umulur ki daha önceden Allah'a vermiş oldukları sözde olduğu gibi üzerinde bulundukları şirkten yalnız Allah'ın tevhidine ve ibadetine dönerler.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَذَٰلِكَ ve kezalike işte böyle
  2. نُفَصِّلُ nufessilu biz açıklıyoruz kök: فصل
  3. ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayetleri kök: ايي
  4. وَلَعَلَّهُمْ veleallehum artık herhalde
  5. يَرْجِعُونَ yerciune döner(yola gelir)ler kök: رجع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فصل (43 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: فصل (43 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: فصل (43 geçiş)

    Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

İşte Biz, ayetlerimizi bu şekilde çok boyutlu olarak açıklıyoruz ki, belki tekrar gerçeğe dönerler.

Muhammed Esed

İşte Biz de bu ayetleri böyle açık açık dile getiriyoruz ki (günah işlemiş olanlar) belki (Bizden yana) dönerler.

Ahmed Hulusi

Belki (hakikate) rücu ederler diye işte böylece delilleri - işaretleri tafsilatlandırıyoruz.

Ali Bulaç

İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler.

Ali Özek ve heyeti

Belki (inkârdan vazgeçip doğru yola) dönerler diye âyetleri böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.

Ali Rıza Safa

Ayetleri, işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz; belki dönerler diye.

Bayraktar Bayraklı

İşte, biz de ayetleri böyle açık açık dile getiriyoruz ki, günah işlemiş olanlar belki bizden yana dönerler.

Edip Yüksel

Ayetleri böyle açıklıyoruz ki (bize) dönebilsinler. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu hayat, Tanrı'nın ülkesine dönmemiz için son şansımızdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetleri böyle açıklıyoruz ki (bize) dönebilsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte ayetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz, olur ki dönerler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve işte biz ayetleri böyle tafsıl ediyoruz ve gerektir ki rücu' etsinler

Erhan Aktaş

İşte, doğruyu bulsunlar diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte, doğruyu bulsunlar diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte, doğruyu bulsunlar dipnot 1 diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yaradılış özlerine dönsünler.

Gültekin Onan

İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler.

Hasan Basri Çantay

İşte biz ayetleri böyle açıklarız. Olur ki (küfürlerinden) dönerler.

İbni Kesir

İşte Biz ayetleri böyle uzun uzadıya açıklarız. Belki dönerler diye.

Mehmet Alagaş

(172-174) Bir vakit Kıyamet günü bu olaydan k esinlikle bihaberdik / gafildik demeyesiniz veya evvelden babalarımız ortak koşmuşlar biz de onlardan sonraki soylarıyız, boş iş yapanların yaptıkları şeylerle bizi mi helak edeceksin? demeyesiniz diye Rabbin, Âdem oğullarının arkalarından gelen soylarından da / zürriyetlerinden de alarak, onları kendilerine de şahit tutarak, Rabbiniz değil miyim dedi, dediler ki evet bizler şahit olduk. (Ruhlar alemimde ve sonraki nesillerden) İşte böyle ayetleri ayrıntılı / detaylı açıklıyoruz ki böylelikle belki geri dönerler / rücu ederler.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte biz ayetleri böyle açıklarız. Belki (tevhide) dönerler.

Süleyman Ateş

İşte biz, ayetleri böyle açıklıyoruz, artık herhalde döner(yola gelir)ler.

Süleymaniye Vakfı

Ayetleri işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz. Belki dönerler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte o belgeleri böyle açık açık anlatırız. Belki dönerler.

Şaban Britch

Belki dönerler diye ayetleri işte böyle açıklıyoruz.

Şaban Piriş

Belki dönerler diye ayetleri işte böyle açıklıyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, ayetleri işte bu şekilde ayrıntılı kılıyoruz ki, hakka dönebilsinler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Thus do We expound Our revelations and render Our discourse readily understood so that they may hopefully he dutiful to Allah.

Abdul Haleem

In this way We explain the messages, so that they may turn [to the right path].

Abdullah Yusuf Ali

Thus do We explain the signs in detail; and perchance they may turn (unto Us).

Abul A'la Maududi

And thus do We expound the signs dipnot 1 that they may turn back (to the right path). dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    'Signs' here refer to the imprints made by knowledge of the truth on the human heart which help towards cognition of the truth.
  2. metne dön, dipnot 2
    'To return' here signifies giving up rebellion, and reverting to obedience to God.

Aisha Bewley

That is how We make the Signs clear so that hopefully they will return.

Al-Hilali & Khan

Thus do We explain the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) in detail, so that they may turn (unto the truth).

Ali Quli Qarai

Thus do We elaborate the signs, so that they may come back.

Amatul Rahman Omar

And in this manner do We explain the Messages in detail (in order that they may give up evil ways) and that they may turn (to Us).

Arthur John Arberry

So We distinguish the signs; and haply they will return.

Bijan Moeinian

See how I make Mt Revelations clear so that these people choose to return to the right path.

E. Henry Palmer

Thus do we detail the signs; haply they may return.

Edip-Layth

We thus explain the signs, perhaps they will return.

George Sale

And thus do We make clear the Signs, that they may be admonished and that they may return to good.

Hamid S. Aziz

Thus do We explain the Signs that per chance (or possibly) they may return (or turn to Us).

Mahmoud Ghali

And thus We expound the signs and possibly that they would return. .

Marmaduke Pickthall

Thus we detail the revelations, that haply they may return.

Mohamed Ahmed - Samira

That is how We explain Our signs distinctly so that they may come back (to the right path).

Muhammad Asad

And thus clearly do We spell out these messages; and [We do it] so that they [who have sinned] might return [unto Us].

Mustafa Khattab

This is how We make our signs clear, so perhaps they will return ˹to the Right Path˺.

Progressive Muslims

It is such that We explain the revelations, perhaps they will revert.

Rashad Khalifa

We thus explain the revelations, to enable the people to redeem themselves.

Sahih International

And thus do We [explain in] detail the verses, and perhaps they will return.

Sam Gerrans

And thus do We set out and detail the proofs, and that they might return.

Shabbir Ahmed

We explain Our Verses in detail so that people turn towards the Book.

Syed Vickar Ahamed

Like this We explain the Signs in detail; And so that they may come back (to Us).

Taqi Usmani

This is how We elaborate the verses, so that they may return.

The Monotheist Group

It is such that We explain the revelations, perhaps they will return.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 174. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 174. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 174. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩