Bakara suresi

Bakara suresi, 249. ayet

Bakara suresi, 249. ayet. فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلْجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبْتَلِيكُم بِنَهَرٍ فَمَن شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنِّى وَمَن لَّمْ يَطْعَمْهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّىٓ إِلَّا مَنِ ٱغْتَرَفَ غُرْفَةًۢ بِيَدِهِۦ فَشَرِبُوا۟ مِنْهُ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ فَلَمَّا جَاوَزَهُۥ هُوَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ قَالُوا۟ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالَ ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُوا۟ ٱللَّهِ كَم مِّن فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةًۢ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

felemmâ feṣale ṭâlûtü bilcünûdi ḳâle inne-llâhe mübtelîküm bineher. femen şeribe minhü feleyse minnî. vemel lem yaṭ`amhü feinnehû minnî illâ meni-gterafe gurfetem biyedih. feşeribû minhü illâ ḳalîlem minhüm. felemmâ câvezehû hüve velleẕîne âmenû me`ahû ḳâlû lâ ṭâḳate lene-lyevme bicâlûte vecünûdih. ḳâle-lleẕîne yeżunnûne ennehüm mülâḳu-llâhi kem min fietin ḳalîletin galebet fieten keŝîratem biiẕni-llâh. vellâhü me`a-ṣṣâbirîn.

Diyanet İşleri

Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 246–252 · surenin 249. ayeti / 286

Konu Yurtlarını terk edenler; Tâlût ve Câlût Bakara 243–252 3

  1. Bakara 246

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.

  2. Bakara 247

    Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona zenginlik de verilmemiştir" dediler. Peygamberleri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  3. Bakara 248

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa ailesinin, Harun ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır."

  4. 249

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

  5. Bakara 250

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et."

  6. Bakara 251

    Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah'ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün alemlere karşı lütuf sahibidir.

  7. Bakara 252

    İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 249–250. ayetler için yazılmıştır.

249-250. “Tâlût ordusuyla ayrıldığında…” Tâlût başlarına geçip onları askeri düzene sokup tertip ettikten sonra, düşmanları ile savaşmak üzere onlarla bulundukları yerden ayrıldı. Ancak onların arasında bazılarının kararsız ve yeterli gayrete sahip olmadıklarını gördü. Bu durumda sabreden kimseler ile sebat göstermeyecek kimselerin ayırt edilmesi gerektiği kanaatine vardığından: “Allah sizi bir nehirle imtihan edecek” dedi. Siz suya ihtiyaç duyacağınız vakit bu nehrin yanından geçeceksiniz. “Ondan içen benden değildir” yani bana tâbî olmasın, arkamdan gelmesin. Çünkü bu o kimsenin sabır ve direncinin azlığının, tahammülsüzlüğün bir delilidir. “Onu tatmayan ise” samimiyeti, sabır ve metaneti dolayısıyla “bendendir. Eli ile bir avuç alanlar müstesna dedi.” Yani bu şekilde içmeye izin vardır. Sözü edilen nehire ulaştıklarında gerçekten suya ihtiyaçları vardı. O nedenle “İçlerinden pek azı dışında” hepsi o sudan içtiler. O azınlık ise içmeyip sabrettiler.

“Nihâyet o ve beraberindeki mü’minler nehri geçince” ya suya karşı sabredemeyenler yahut da nehri geçenlerden bir grup şöyle dedi: “Bugün biz Câlût’a ve ordusuna güç yetiremeyiz.” Eğer bu sözü söyleyenler su içen sabırsızlar ise bu, onların sabırsızlıklarına gerekçe olmak üzere söyledikleri bir sözdür. Şâyet bu sözleri söyleyenler Tâlût ile birlikte nehri geçenler ise o zaman bu söz, onların bir bakıma kendilerini zayıf gördüklerini gösterir. Ancak kâmil iman sahibi kimseler sebat göstermek ve ileri atılmak konusunda onları teşvik ederek şöyle dediler: “Az sayıdaki nice topluluk çok sayıdaki topluluğu Allah’ın izni ile yenmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.” Allah; yardımı, desteği ve zafer ihsanı ile onlarla beraberdir. Bu sözler üzerine sebat ettiler, düşmanları Câlût ve askerlerine karşı savaşta sabır ve metanet gösterdiler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Tâlût askerleriyle beraber o beldeden çıktığı zaman onlara şöyle dedi: "Allah sizi bir nehirle sınayacak. Kim ondan içerse o benim yolum üzerine değildir ve savaşta bana eşlik edemez. Her kim de ondan içmezse şüphesiz o benim yolum üzerinedir ve savaşta bana eşlik eder. Mecbur kalıp eliyle sadece bir avuç içen kimse ise müstesnadır, ona bir günah yoktur.” Askerlerin çok azı aşırı susuzlukla beraber su içmeyerek sabretti ve çoğunluğu nehirden içtiler. Tâlût ve onunla beraber olan Müminler nehri geçtiği zaman askerlerden bazıları: "Bizim bugün Câlût ve askerleriyle savaşmaya gücümüz yok" dediler. Kıyamet günü Allah'a kavuşacağından emin olanlar ise şöyle dediler: "Nice sayıları az mümin topluluk Allah'ın izni ve yardımıyla sayıları çok olan kâfir toplulukları yenmiştir. Zaferde ölçü, çoklukla değil imanladır. Allah sabreden kullarıyla beraberdir. Onlara destek olur ve yardım eder.

Kelimeler

60 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّا felemma ne zaman ki
  2. فَصَلَ fesale ayrıldığında kök: فصل
  3. طَالُوتُ talutu Talut
  4. بِٱلْجُنُودِ bil-cunudi ordularla kök: جند
  5. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  6. إِنَّ inne şüphesiz
  7. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  8. مُبْتَلِيكُم mubtelikum sizi deneyecektir kök: بلو
  9. بِنَهَرٍۢ bineherin bir ırmakla kök: نهر
  10. فَمَن femen kim
  11. شَرِبَ şeribe içerse kök: شرب
  12. مِنْهُ minhu ondan
  13. فَلَيْسَ feleyse değildir kök: ليس
  14. مِنِّى minni benden
  15. وَمَن ve men ve kim
  16. لَّمْ lem
  17. يَطْعَمْهُ yet'amhu ondan tadmazsa kök: طعم
  18. فَإِنَّهُۥ feinnehu şüphesiz o
  19. مِنِّىٓ minni bendendir
  20. إِلَّا illa dışında
  21. مَنِ meni kimsenin
  22. ٱغْتَرَفَ gterafe avuçlayan kök: غرف
  23. غُرْفَةًۢ gurfeten bir avuç kök: غرف
  24. بِيَدِهِۦ ۚ biyedihi eliyle kök: يدي
  25. فَشَرِبُوا۟ feşeribu hepsi içtiler kök: شرب
  26. مِنْهُ minhu ondan
  27. إِلَّا illa hariç
  28. قَلِيلًۭا kalilen pek azı kök: قلل
  29. مِّنْهُمْ ۚ minhum içlerinden
  30. فَلَمَّا felemma nihayet
  31. جَاوَزَهُۥ cavezehu (ırmağı) geçince kök: جوز
  32. هُوَ huve o (Talut)
  33. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseler
  34. ءَامَنُوا۟ amenu iman eden kök: امن
  35. مَعَهُۥ meahu beraberindekiler
  36. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  37. لَا la
  38. طَاقَةَ takate gücümüz yok kök: طوق
  39. لَنَا lena bizim
  40. ٱلْيَوْمَ l-yevme bugün kök: يوم
  41. بِجَالُوتَ bicalute Calut'a
  42. وَجُنُودِهِۦ ۚ ve cunudihi ve askerlerine karşı kök: جند
  43. قَالَ kale dedi kök: قول
  44. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  45. يَظُنُّونَ yezunnune kanaat getiren kök: ظنن
  46. أَنَّهُم ennehum elbette onların
  47. مُّلَـٰقُوا۟ mulaku kavuşacaklarına kök: لقي
  48. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  49. كَم kem nice
  50. مِّن min
  51. فِئَةٍۢ fietin topluluk kök: فاي
  52. قَلِيلَةٍ kaliletin az olan kök: قلل
  53. غَلَبَتْ galebet galib gelmiştir kök: غلب
  54. فِئَةًۭ fieten topluluğa kök: فاي
  55. كَثِيرَةًۢ kesiraten çok olan kök: كثر
  56. بِإِذْنِ biizni izniyle kök: اذن
  57. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'ın kök: اله
  58. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  59. مَعَ mea beraberdir
  60. ٱلصَّـٰبِرِينَ s-sabirine sabredenlerle kök: صبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: جند (29 geçiş)

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve…

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini…

  • Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık…

  • Aynı kök: غرف (7 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükafatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selamla karşılanacaklardır.

  • Aynı kök: فصل (43 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

  • Aynı kök: غلب (31 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler.…

  • Aynı kök: طوق (4 geçiş) · Aynı kök: طعم (48 geçiş)

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Talut askerlerle birlikte (savaş için) ayrılınca şöyle demişti: "Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek. Ondan içen benden değildir, onu tatmayan bendendir; eliyle (sadece) bir avuç alan hariç." dipnot 1 İçlerinden azı hariç hepsi ırmaktan içmişlerdi. O (Talut) ve onunla birlikte iman edenler birlikte ırmağı geçince "Bugün bizim Calut'a dipnot 2 ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yoktur." demişlerdi. Allah'(ın huzurun)a varacaklarına inananlar, "Sayıca az nice birlik(ler), Allah'ın izniyle sayıca çok birlik(ler)i yenmiştir. dipnot 3 Allah sabredenlerle beraberdir." demişlerdi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada nehirden tadılmaması emredilmesine rağmen bir avuç suyun istisna tutulmasının sebebi, muhtemelen suyun içilmesi değil, o suyla yüzün yıkanması veya başka bir amaçla kullanılmasıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    [Calut,] hükümdar Talut'un savaştığı ve sonunda mağlup ettiği düşmanının ismidir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu cümle savaşta kalabalıkların değil, inanmış ve donanımlı kişilerin galip gelebileceğini göstermektedir. Bu konuda benzer mesajlar: Enfâl 8:19, 65; Tevbe 9:25.

Mustafa İslamoğlu

Ve Talut ordusuyla hareket geçtiği zaman dedi ki: "Bakın, Allah sizi bir ırmakla sınayacak; kim ondan içerse benden değildir, kim de ondan tatmazsa bendendir; ancak bir avuç içen bundan müstesnadır. Onlardan pek azı dışında, hepsi ondan (kana kana) içtiler. O ve ona inananlar ırmağı geçtikleri sırada, (ırmağın beri tarafında kalanlar) dediler ki: "Bugün Calut ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yok". (Fakat) Allah'a kavuşacaklarına kesin gözüyle bakanlar da dediler ki: "Nice sayıca az (örgütlü ve disiplinli) topluluk, Allah'ın izniyle nice sayıca çok (örgütsüz ve başı bozuk) topluluklara galip gelmiştir: Zira Allah direnenlerle beraberdir."

Muhammed Esed

Ve Talut, kuvvetleriyle yola koyulduğunda "Bakın," dedi, "Allah sizi şimdi bir nehirle imtihan edecek: ondan içen benden olmayacak, onu tatmaktan sakınan ise benden olacaktır; ondan sadece bir avuç dolusu içen ise affa mazhar olacaktır." Ancak, birkaçı dışında hepsi ondan (dolu dolu) içtiler.O ve ona inananlar nehri geçer geçmez ötekiler: "Calut ve kuvvetlerine karşı (koymak için) bugün hiç gücümüz yok!" dediler.(Ama) kesin olarak Allah'a kavuşacaklarını bilenler: "Nice küçük topluluklar, Allah'ın izniyle büyük kalabalıklara üstün gelmiştir! Zira Allah, güçlüklere karşı sabırlı olanlarla beraberdir." diye cevap verdiler.

Ahmed Hulusi

Talut, ordusuyla yola çıktığında (askerlerine) dedi ki: "Muhakkak Allah sizi bir nehir ile sınayacaktır. Kim ondan içerse benden değildir. Kim ondan tatmazsa o da bendendir. Eliyle bir avuç kadar alan müstesna". . . Fakat içlerinden pek azı hariç, ondan içtiler. Ne zaman ki O ve beraberindekiler nehrin karşı yakasına geçtiler, "Calut ve ordusuna karşı savaşacak gücümüz kalmadı" dediler. Allah'a kavuşacaklarını (imanları sebebiyle) özlerinden gelen (yakin) ile bilenler ise: "Pek çok defa, az bir topluluk Allah'ın izniyle (biiznillah), kendilerinden çok fazla topluluğu yenmiştir. Allah dayananlar ile beraberdir" dediler.

Ali Bulaç

Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: "Doğrusu Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim bundan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariç- onu tadmazsa bendendir. Küçük bir kısmı hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): "Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok" dediler. (O zaman) Muhakkak Allah'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir."

Ali Özek ve heyeti

Tâlût askerlerle beraber (cihad için) ayrılınca: Biliniz ki Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Kim ondan sadece eliyle bir avuç alırsa, bendendir, dedi. İçlerinden pek azı müstesna hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve iman edenler beraberce ırmağı geçince: Bugün bizim Câlût'a ve askerlerine karşı koyacak hiç gücümüz yoktur, dediler. Allah’ın huzuruna varacaklarına inananlar: Nice az sayıda bir birlik Allah'ın izniyle çok sayıdaki birliği yenmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir, dediler.

Ali Rıza Safa

Talut, orduyla birlikte ayrıldığı zaman, şöyle dedi: "Kuşkusuz, Allah, sizi ırmakla Sınayandır. Kim ondan içerse, benden değildir; kim doymadan yalnızca bir avuç içerse bendendir!" Ancak, çok azı dışında içtiler. O ve onunla birlikte inananlar ırmağı geçince, "Calut ve ordusuna karşı bugün gücümüz yok!" dediler. Allah'a kesinlikle kavuşacaklarına inananlar ise şöyle dediler: "Nice küçük topluluk, Allah'ın izniyle, büyük topluluklara üstün gelmiştir. Çünkü Allah, Dirençli Olanlarla Birliktedir!" dipnot 48

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 48
    İsrailoğullarının su ile sınanmaları, Tevrat,
    I. Samuel 14:24-28 — Eski Ahit, 1. Samuel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Samuel 14:24

    O gün İsrailliler bitkindi. Çünkü Saul, “Ben düşmanlarımdan öç alıncaya kadar, akşama dek kim yemek yerse lanetli olsun!” diye halka ant içirmişti. Bu yüzden de kimse bir şey yememişti.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "İsrailoğulları, o gün tükenmişti. Çünkü Saul ‘Ben düşmanlarımdan öç alıncaya değin, akşama dek, kim yemek yerse, lanetli olsun!' diye yemin ettirmişti. Bu yüzden kimse bir şey yememişti. Askerler, her yanı bal dolu bir ormana girince, toprakta akan balları gördüler. Ama ettikleri yeminden korktukları için hiçbiri bala dokunmadı. Saul'un oğlu, babasının halka yemin ettirdiğini duymamıştı. Elindeki değneği uzatıp, ucunu bal gümecine batırdı; biraz bal tadar tatmaz gözleri parladı. Bunun üzerine, oradakilerden birisi, şöyle dedi: ‘Baban ‘Bugün kim yemek yerse, lanetli olsun!' diye askerlere yemin ettirdi; askerlerin güçsüz düşmesi bundandır.'"

Bayraktar Bayraklı

Talut, kuvvetleriyle yola koyulduğunda,"Bakın" dedi;"Allah sizi bir nehirle imtihan edecek: Ondan içen benden olmayacak, onu tatmaktan sakınan ise benden olacaktır; ondan sadece bir avuç dolusu içen ise affa mazhar olacaktır." Ancak birkaçı dışında hepsi ondan içtiler. O ve ona inananlar nehri geçer geçmez ötekiler,"Calut ve askerlerine karşı bugün hiç gücümüz yok" dediler. Kesin olarak Allah'a kavuşacaklarını bilenler ise,"Nice küçük topluluklar, Allah'ın izniyle büyük kalabalıklara üstün gelmiştir; zira Allah güçlüklere karşı sabırlı olanlarla beraberdir" diye cevap verdiler.

Edip Yüksel

Talut ordunun kumandasını alınca şunları bildirdi: "ALLAH sizi bir ırmakla sınayacak. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmayıp sadece eliyle bir yudum alırsa bendendir." Pek azı dışında hepsi ondan içti. O, beraberindeki iman edenlerle ırmağı geçince, "Bugün Calut ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yok" dediler. ALLAH ile karşılaşacaklarını sananlar ise şöyle dediler: "Sayıca az nice bölük, ALLAH'ın izniyle kalabalık bölükleri yenmiştir. ALLAH sabredenlerle beraberdir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Talut ordunun kumandasını alınca şunları bildirdi: 'ALLAH sizi bir ırmakla sınayacak. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmayıp sadece eliyle bir yudum alırsa bendendir.' Pek azı dışında hepsi ondan içti. O, beraberindeki inananlarla ırmağıgeçince, 'Bugün Calut ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yok,' dediler. ALLAH ile karşılaşacaklarına inananlar ise şöyle dediler: 'Sayıca az nice bölük, ALLAH'ın izniyle kalabalık bölükleri yenmiştir. ALLAH sabredenlerle beraberdir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Talut ordusuyla hareket ettiği zaman: "Allah sizi bir ırmakla deneyecek, kim ondan içerse benden değildir. Kim ondan tatmazsa işte o, bendendir, ancak eliyle bir avuç alanlara izin var." dedi. Derken oraya varır varmaz pek azı hariç hepsi ondan içtiler. Talut ve beraberinde iman edenler ırmağı geçtiler. O zaman da: "Bizim bugün Calut ve ordusuyla savaşacak gücümüz yok." dediler. Allah'a ulaşacaklarına inananlar: "Nice az bir topluluk, Allah'ın izniyle sayıca çok bir topluluğu yenmiştir. Allah sabırlılarla beraberdir." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktaki Talut ordu ile hareket etti, muhakkak, dedi: Allah sizi bir nehrile imtihan edecek, kim ondan içerse benden değil, kim onu tatmazsa işte o benden, ancak eliyle bir avuc alan müstesna, derken varır varmaz ondan içtiler, ancak içlerinden pek azı müstesna kaldılar, derken Talut ve maiyetinde iman edenler nehri geçtiler, o vakıt de "bizim bu gün Calut ile ordusuna takatımız yok" dediler, Allaha mülaki olacaklarına kani' olanlar ise şu cevabı verdiler "nice az bir cemiyet, çok bir cemiyete Allahın izniyle galebe çalmışlar, Allah sabırlılarla beraberdir"

Erhan Aktaş

Talut, askerleriyle yola çıkınca onlara: "Allah, sizi bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Bir avuç kadar tatmakla yetinirse o bendendir." dedi. Çok azı hariç, ondan doyasıya içtiler. O ve yanında yer alan İman Edenler, nehri geçince: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı savaşacak gücümüz kalmadı." dediler. Allah'a kavuşacaklarına iman edenler dipnot 1 ise: "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile dipnot 2 nice çok topluluklara galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a olan bağlılıklarında tam bir içtenlik ve sadakat içinde olanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Allah'ın izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre" anlamına gelmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Talut, askerleriyle yola çıkınca onlara: "Allah, sizi bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Bir avuç kadar tatmakla yetinirse o bendendir." dedi. Çok azı hariç, ondan doyasıya içtiler. O ve yanında yer alan inananlar, nehri geçince: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı savaşacak gücümüz kalmadı." dediler. Allah'a kavuşacaklarına inananlar dipnot 1 ise: "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile dipnot 2 nice çok topluluklara galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a olan bağlılıklarında tam bir içtenlik ve sadakat içinde olanlar. (59:23)
  2. metne dön, dipnot 2
    "Allah'ın izni ile", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallara göre" anlamına gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Talut, askerleriyle yola çıkınca onlara: "Allah, sizi bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan bir avuç kadar tatmakla yetinirse o bendendir, kim de ondan doyasıya içerse benden değildir." dedi. Çok azı hariç, ondan doyasıya içtiler. O ve yanında yer alan inananlar, nehri geçince: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı savaşacak gücümüz kalmadı." dediler. Allah'a kavuşacaklarına inananlar dipnot 1 ise: "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile nice çok topluluklara galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a olan bağlılıklarında tam bir içtenlik ve sadakat içinde olanlar. (59 Haşr, 23)

Gültekin Onan

Talut orduyla birlikte ayrıldığında (şöyle) dedi: "Doğrusu Tanrı sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim bundan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariç- onu tatmazsa bendendir. Küçük bir kısmı hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber inananlarla (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): "Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok" dediler. (O zaman) Muhakkak Tanrı'ya kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Tanrı'nın izniyle galip gelmiştir. Tanrı sabredenlerle beraberdir."

Hasan Basri Çantay

Vaktaki Taalut ordusiyle ayrılıb çıkdı, dedi ki: "Şübhesiz Allah sizi bir ırmakla imtihan edicidir, işte kim ondan (kana kana) içerse benden değil, kim onu tutmazsa artık o benden. Eliyle bir avuç alanlar başka (onlara müsaade var)". Derken (ırmağa varır varmaz), içlerinden birazı müstesna olmak üzere ondan (bol bol) içdiler. Nihayet o (Taalut) ve mahiyyetindeki mü'minler vaktaki onu (ırmağı) geçdiler, (beri yanda kalanlar) dediler ki: "Bugün bizim Caluta ve ordusuna karşı (duracak) takatimiz yokdur". (Ahiretde) muhakkak Allaha kavuşacaklarını bilenler (ve itaatle ırmağı geçenler) ise "Nice az bir cem'iyyet, daha çok bir cem'iyyete Allanın izniyle galebe etmişdir. Allah sabır (ve sebat) edenlerle beraberdir" dediler.

İbni Kesir

Talut orduyla birlikte ayrılıp çıktığı vakit dedi ki: Allah, sizi bir ırmakla deneyecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim de ondan tatmazsa şüphesiz ki bendendir. Eliyle bir avuç alanlar başka. Derken onlardan birazı müstesna olmak üzere hepsi de ondan içiverdiler. Talut ve beraberindeki mü'minler ırmağı geçtikleri vakit; bizim bugün Calut ve ordusuna karşı gücümüz yoktur, dediler. Mutlaka Allah'a kavuşacaklarını bilenlerse dediler ki: Nice az topluluk, Allah'ın izniyle pek çok topluluğu yenmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Tâlût, ordusuyla birlikte ayrıldığında: "Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim sudan içerse benden değildir, sadece eliyle bir avuç almasından başka ondan tatmayan bendendir." dedi. Onlardan pek azı hariç o sudan içtiler. Nihayet Tâlût ve kendisiyle beraber iman edenler ırmağı geçince, ötekiler: "Bugün Câlût’a ve onun ordusuna karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Rablerine kavuşacaklarını düşünenler ise: "Nice sayıca az topluluklar, Allah’ın izni ile sayıca çok olan toplulukları yenmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir." dediler.

Süleyman Ateş

Talut, askerleri(ni) yürütüp (ordugahtan) çıkarınca dedi ki: "Allah sizi bir ırmakla deneyecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Ondan (kana kana) tadmayıp sadece eliyle bir avuç alan bendendir." İçlerinden pek azı hariç, hepsi ondan içtiler. Nihayet Talut ve kendisiyle beraber inananlar, ırmağı geçince: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı bizim gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarına kanaat getirenler ise: "Nice az bir topluluk var ki, Allah'ın izniyle çok topluluğa galib gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." dediler.

Süleymaniye Vakfı

Talut askerleriyle birlikte ayrılınca dedi ki: "Allah sizi bir ırmakla yıpratıcı bir imtihandan geçirecektir. Kim o ırmaktan içerse benden değildir, kim de yiyeceğine bile katmazsa bendendir; ama eliyle bir avuç alan alabilir." dipnot 1 Sonra pek azı dışında hepsi ondan içtiler. O ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçtiklerinde şöyle dediler: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı koymaya gücümüz yok." Allah'la yüzleşeceklerini düşünenler ise şöyle dediler: "Nice küçük birlikler, Allah'ın izniyle, büyük birliklere üstün gelmiştir. Allah sabredenlerle /duruşunu bozmayanlarla beraberdir." dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir komutan Allah adına konuşamayacağı için söylediği bu sözlerin, Allah tarafından beraberlerindeki Nebi'ye yapılan vahiy olması gerekir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Talut askerleriyle birlikte ayrılınca dedi ki "Allah bir ırmakla sizi ağır imtihandan geçirecektir. Kim ondan içerse benden değildir, eliyle bir avuç alan alabilir. Kim de yiyeceğine bile katmazsa bendendir." Sonra pek azı dışında hepsi ondan içtiler. O ve beraberindeki müminler ırmağı geçince şöyle dediler: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı koymayı göze alacak durumda değiliz" Allah'ın huzuruna çıkacakları inancında olanlar ise şöyle dediler: "Nice küçük birlikler, Allah'ın izniyle, büyük birlikleri alt etmiştir. Sabredenlerin yanında olan Allah'tır."

Şaban Britch

Talut, ordusuyla birlikte ayrıldığında: Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim sudan içerse benden değildir, sadece eliyle bir avuç almasından başka ondan tatmayan bendendir, dedi. Onlardan pek azı hariç o sudan içtiler. Nihayet Talut ve kendisiyle beraber iman edenler ırmağı geçince, ötekiler: Bugün Câlût’a ve onun ordusuna karşı koyacak gücümüz yok, dediler. Rablerine kavuşacaklarını düşünenler ise: Nice sayıca az topluluklar, Allah’ın izni ile sayıca çok olan toplulukları yenmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir, dediler.

Şaban Piriş

Talut, ordusuyla birlikte ayrıldığında: -Allah, sizi bir ırmakla deneyecektir. Kim sudan içerse benden değildir, sadece eliyle bir avuç almasından başka ondan tatmayan bendendir, dedi. Onlardan pek azı hariç o sudan içtiler. Nihayet Talut ve kendisiyle beraber iman edenler ırmağı geçince, ötekiler: -Bugün Calut'a ve onun ordusuna karşı koyacak gücümüz yok, dediler. Rablerine kavuşacaklarını düşünenler ise: -Nice sayıca az topluluklar, Allah'ın izni ile sayıca çok olan toplulukları yenmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Talut, askerleriyle yola çıkınca dedi ki: "Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. O halde, ondan içen benden değildir. Ama onu tatmayan bendendir. Eliyle bir avuç alan kişi başka." Bunun ardından, pek azı müstesna olmak üzere ondan içtiler. Nihayet o ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçtiklerinde şöyle dediler: "Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı hiç bir gücümüz yoktur." Allah'a kavuşacaklarını düşünenler ise şöyle konuştular: "Sayıca az nice topluluk vardır ki, sayıca çok nice topluluğa Allah'ın izniyle galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when Talut advanced his troops and traversed some distance by marching, they came across a river. There and then said Talut to his troops: "Allah has preordained that you be tested now for inclination, sincerity and endurance, therefore, he who drinks of the river to satisfy his thirst shall be discharged from my forces, but he who does not drink shall join my forces, but excused is he who takes only a few sips from the palm of one hand. Yet they all satisfied their thirst except for a few. And when Talut crossed the river with those who exercised unqualified obedience to commands, they wrere confronted by Jalut (Goliath) and his superior forces whom they feared. They said: "On this day we are not a match for Jalut and his forces. But those who marched under the banner, believers touched by the divine hand, who believe they would be destined to be in Allah, the Creator’s, August Presence Hereafter, ventured to say: "How often, Allah willing, has a small force submitted a superior force?" Allah upholds the patient and persevering".

Abdul Haleem

When Talut set out with his forces, he said to them, ‘God will test you with a river. Anyone who drinks from it will not belong with me, but anyone who refrains from tasting it will belong with me; if he scoops up just one handful [he will be excused].’ But they all drank [deep] from it, except for a few. When he crossed it with those who had kept faith, they said, ‘We have no strength today against Goliath and his warriors.’ But those who knew that they were going to meet their Lord said, ‘How often a small force has defeated a large army with God’s permission! God is with those who are steadfast.’

Abdullah Yusuf Ali

When Talut set forth with the armies, he said: "Allah will test you at the stream: if any drinks of its water, He goes not with my army: Only those who taste not of it go with me: A mere sip out of the hand is excused." but they all drank of it, except a few. When they crossed the river,- He and the faithful ones with him,- they said: "This day We cannot cope with Goliath and his forces." but those who were convinced that they must meet Allah, said: "How oft, by Allah's will, Hath a small force vanquished a big one? Allah is with those who steadfastly persevere."

Abul A'la Maududi

When Saul (Talut) set out with his forces he said: "Allah will try you with a river, and whoever drinks of it does not belong to me; he who refrains from tasting it – unless it be just a palmful – he indeed belongs to me." Then all, except a few of them, drank their fill at the river. dipnot 1 But as soon as Saul (Talut) and the believers with him went forth across the river, they said: “Today we have no strength to face Goliath (Jalut) and his forces.” dipnot 2 But those who believed that they were bound to meet their Lord said: “How often has a small party prevailed against a large party by the leave of Allah.” Allah is with those who remain steadfast.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This may refer either to the river Jordan or to some other river or stream in that region. Saul wanted to take the Israelite army across the river. He was aware, however, that there was little moral discipline and restraint left in them. Hence he hit upon this device to distinguish the worthy from the worthyless. Those who could not endure thirst even for a short while, would not be expected to remain steadfast in their confrontation with an enemy at whose hands they had already taken a beating.
  2. metne dön, dipnot 2
    These were presumable the people who had shown their impatience on the bank of the river. (See the preceding note - Ed.)

Aisha Bewley

When Talut marched out with the army, he said, ‘Allah will test you with a river. Anyone who drinks from it is not with me. But anyone who does not taste it is with me – except for him who merely scoops up a little in his hand.’ But they drank from it – except for a few of them. Then when he and those who had iman with him had crossed it, they said, ‘We do not have the strength to face Goliath and his troops today.’ But those who were sure that they were going to meet Allah said, ‘How many a small force has triumphed over a much greater one by Allah’s permission! Allah is with the steadfast.

Al-Hilali & Khan

Then when Tâlût (Saul) set out with the army, he said: "Verily! Allâh will try you by a river. So whoever drinks thereof, he is not of me, and whoever tastes it not, he is of me, except him who takes (thereof) in the hollow of his hand." Yet, they drank thereof, all, except a few of them. So when he had crossed it (the river), he and those who believed with him, they said: "We have no power this day against Jâlût (Goliath) and his hosts." But those who knew with certainty that they were going to meet Allâh, said: "How often a small group overcame a mighty host by Allâh’s Leave?" And Allâh is with As-Sâbirûn (the patient).

Ali Quli Qarai

As Saul set out with the troops, he said, ‘Allah will test you with a stream: anyone who drinks from it will not belong to me, but those who do not drink from it will belong to me, barring someone who draws a scoop with his hand. ’ But they drank from it, [all] except a few of them. So when he crossed it along with the faithful who were with him, they said, ‘We have no strength today against Goliath and his troops.’ Those who were certain they will encounter Allah said, ‘How many a small party has overcome a larger party by Allah’s will! And Allah is with the patient.’

Amatul Rahman Omar

So when Tâlût (- Saul) marched out with the forces, he said, `Verily, Allâh is going to test you by (the ordeal of) a stream, whosoever drinks of it, he will not then belong to me, and whoso does not taste it, he shall certainly belong to me, excepting him who takes (only) a handful (of water) with his hand. ' But they drank of it except a few of them. So that when he had crossed it, he and those who believed along with him, they said, `We have no power today against Jâlût (- the assailant, the Goliath) and his forces.' But those who held it as certain that they (one day) were going to meet Allâh said, How often a small company has triumphed over a numerous host, by the leave of Allâh! And Allâh is with the patiently-persevering.'

Arthur John Arberry

And when Saul went forth with the hosts he said, 'God will try you with a river; whosoever drinks of it is not of me, and whoso tastes it flot, he is of me, saving him who scoops up with his hand. ' But they drank of it, except a few of them; and when he crossed it, and those who believed with him, they said, 'We have no power today against Goliath and his hosts.' Said those who reckoned they should meet God, 'How often a little company has overcome a numerous company, by God's leave! And God is with the patient.'

Bijan Moeinian

When Saul started to march his army he said to his troop: "There will be a river in our passage. God will try your faith by the mean of this river. Those who drink from its water, except a sip perhaps, do not deserve to be a part of my troop. Most of them, however, failed the test and drank from the river. When they faced the enemy, they said: “We surely are incapable of beating Goliath and his mighty army." The believers among them replied: “Throughout the history, many times a few believers, with the help of God, have defeated the mighty army of the disbelievers. God sides with those who are patient.”

E. Henry Palmer

And when Talut set out with his soldiery, he said, 'God will try you with a river, and he who drinks therefrom, he is not of mine; but whoso tastes it not, he is of mine, save he who laps it lapping with his hand. ' And they drank from it save a few of them, and when he crossed it, he and those who believed with him, they said, 'We have no power this day against Galut and his soldiery,' those who thought that they should meet their Lord said, 'How many a small division of men have conquered a numerous division, by the permission of God, for God is with the patient.'

Edip-Layth

So when Saul set out with the soldiers, he said, "God will test you with a river, whoever drinks from it is not with me, and whoever does not taste from it except one scoop with his hand is with me." They all drank from it, except a few of them. So when he and those who acknowledged with him crossed it, they said, "We have no power today against Goliath and his soldiers!" But the ones who understood that they would meet God said, "How many a time has a small group beaten a large group by God's leave, and God is with the patient ones!"

George Sale

And when Jalut departed with his soldiers, he said, verily God will prove you by the river: For he who drinketh thereof, shall not be on my side -- but he who shall not taste thereof he shall be on my side -- except he who drinketh a draught out of his hand. And they drank thereof, except a few of them. And when they had passed the river, he and those who believed with him, they said, we have no strength to day, against Jalut and his forces. But they who considered that they should meet God at the resurrection, said, how often hath a small army discomfited a great army, by the will of God? And God is with those who patiently persevere.

Hamid S. Aziz

And when Saul set out with his army, he said, "Behold, Allah will try you with a river, and he who drinks there from, he is not of mine; but whoever tastes it not, he is of mine, save he who sips it with his hand. " But they drank from it save a few of them, and when he crossed the river, he and those who believed with him, they said, "We have no power this day against Goliath and his army," But those who thought that they would meet their Lord said, "How many times has a small division of men vanquished a numerous one, by Allah's permission. For Allah is with the steadfast."

Mahmoud Ghali

Then as soon as Talût (Saul) departed with the hosts, he said, "Surely Allah will be trying you with a river; so whoever drinks of it, then he is not of me, and whoever does not taste (Literally: does not feed on it) it, then surely he is of me, excepting him who scoops up (a scoop) with his hand. " Then they drank of it except a few of them. Then, as soon as he passed over it, he and the ones who believed with him, they said, "We have no capability today against Jalût (Goliath) and his hosts." (But) the ones who expect that they will be meeting Allah said, "How often a little community has overcome a much (larger) community by the permission of Allah; and Allah is with the patient."

Marmaduke Pickthall

And when Saul set out with the army, he said: Lo! Allah will try you by (the ordeal of) a river. Whosoever therefore drinketh thereof he is not of me, and whosoever tasteth it not he is of me, save him who taketh (thereof) in the hollow of his hand. But they drank thereof, all save a few of them. And after he had crossed (the river), he and those who believed with him, they said: We have no power this day against Goliath and his hosts. But those who knew that they would meet Allah exclaimed: How many a little company hath overcome a mighty host by Allah's leave! Allah is with the steadfast.

Mohamed Ahmed - Samira

When Saul led his armies, he said: "God will test you by a stream. Whoever drinks its water will not be of me; but those who do not drink shall be on my side. The only exception will be those who scoop up a palmful of water with their hands." And but for a few they all drank of its water. When they had crossed it, and those who believed with him, they said: "We have no strength to combat Goliath and his forces today. But those who believed they have to face their Lord, said: "Many a time has a small band defeated a large horde by the will of God. God is with those who are patient (and persevere)."

Muhammad Asad

And when Saul set out with his forces, he said: "Behold, God will now try you by a river: he who shall drink of it will not belong to me, whereas he who shall refrain from tasting it - he, indeed, will belong to me; but forgiven shall be he who shall scoop up but a single handful. " However, save for a few of them, they all drank [their fill] of it. And as soon as he and those who had kept faith with him had crossed the river, the others said: "No strength have we today [to stand up] against Goliath and his forces!" [Yet] those who knew with certainty that they were destined to meet God, replied: "How often has a small host overcome a great host by God's leave! For God is with those who are patient in adversity."

Mustafa Khattab

When Saul marched forth with his army, he cautioned: "Allah will test you with a river. So whoever drinks ˹his fill˺ from it is not with me, and whoever does not taste it—except a sip from the hollow of his hands—is definitely with me." They all drank ˹their fill˺ except for a few! When he and the ˹remaining˺ faithful with him crossed the river, they said, “Now we are no match for Goliath and his warriors.” But those ˹believers˺ who were certain they would meet Allah reasoned, “How many times has a small force vanquished a mighty army by the Will of Allah! And Allah is ˹always˺ with the steadfast.”

Progressive Muslims

So when Saul set out with the soldiers, he said: "God will test you with a river, whoever drinks from it is not with me, and whoever does not taste from it except one scoop with his hand is with me. " They all drank from it, except a few of them. So when he and those who believed with him crossed it, they said: "We have no power today against Goliath and his soldiers!" But the ones who understood that they would meet God said: "How many a time has a small group beaten a large group by God's leave, and God is with the patient ones!"

Rashad Khalifa

When Saul took command of the troops, he said, "GOD is putting you to the test by means of a stream. Anyone who drinks from it does not belong with me - only those who do not taste it belong with me - unless it is just a single sip." They drank from it, except a few of them. When he crossed it with those who believed, they said, "Now we lack the strength to face Goliath and his troops." Those who were conscious of meeting GOD said, "Many a small army defeated a large army by GOD's leave. GOD is with those who steadfastly persevere."

Sahih International

And when Saul went forth with the soldiers, he said, "Indeed, Allah will be testing you with a river. So whoever drinks from it is not of me, and whoever does not taste it is indeed of me, excepting one who takes [from it] in the hollow of his hand." But they drank from it, except a [very] few of them. Then when he had crossed it along with those who believed with him, they said, "There is no power for us today against Goliath and his soldiers." But those who were certain that they would meet Allah said, "How many a small company has overcome a large company by permission of Allah. And Allah is with the patient."

Sam Gerrans

Then when Saul set out with the forces, he said: “God will try you with a river, so whoso drinks thereof is not of me; and whoso tastes it not is of me save he who scoops up a handful with his hand.” But they drank thereof save a few of them. Then when he had crossed it, he and those who heeded warning with him, they said: “We have not power this day against Goliath and his forces.” Said those who knew that they should meet God: “How many a small host has overcome a mighty host by the leave of God! And God is with the patient.”

Shabbir Ahmed

The Commander Saul then marched along with his soldiers to face the armies of Jaloot (Goliath). They came upon a rivulet on their way. Saul, in order to create discipline among his soldiers and to test their resolve commanded them to refrain from drinking that water, save a sip out of the hand. But except for a few they drank it. Their behavior was hardly strange when they crossed the rivulet. They complained, "This day we cannot cope with Goliath and his armies." But those who were resolute and were convinced that they were marching forward in the Cause of Allah, said, "How often a small force has overwhelmed a big army since it is the Law of Allah that He is with those who are proactively steadfast."

Syed Vickar Ahamed

When Tálút started with the armies, he said: "Verily, Allah will test you at the stream: If any (of you) drinks from its water, He will not go with my army: Only those who do not taste from it (the stream) will go with me: A mere sip out of the hand is excused. " But they all drank of it, except a few; When they— He and the faithful ones with him— Crossed the river, they said: "This day we cannot fight Goliath and his forces." But those who were convinced that they must (eventually) meet Allah, said: "How often, by Allah’s Will, has a small force overcome a big one (force)?" Allah is with those who constantly work (towards the good).

Taqi Usmani

So, when Tālūt set out along with the troops, he said: "Allah is going to test you by a river, so, whoever drinks from it is not my man, and whoever does not taste it is surely a man of mine, except the one who scoops a little with his hand." Then they drank from it, except a few of them. So, when it (the river) was crossed by him and by those who believed with him, they said: “There is no strength with us today against Jālūt and his troops.” Said those who believed in their having to meet Allah: “How many small groups have overcome large groups by the will of Allah. Allah is with those who remain patient.”

The Monotheist Group

So when Saul set out with the soldiers, he said: "God will test you with a river, whoever drinks from it is not with me, and whoever does not taste from it except one scoop with his hand is with me." They all drank from it, except for a few of them. So when he and those who believed with him crossed it, they said: "We have no power today against Goliath and his soldiers!" But the ones who understood that they would meet God said: "How many a time has a small group beaten a large group with the permission of God, and God is with the patient ones!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 249. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 249. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 249. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩