Bakara suresi

Bakara suresi, 18. ayet

Bakara suresi, 18. ayet. صُمٌّۢ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ

ṣummüm bükmün `umyün fehüm lâ yerci`ûn.

Diyanet İşleri

Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 15–21 · surenin 18. ayeti / 286

Konu Münafıklar ve iki benzetme Bakara 8–20 3

  1. Bakara 15

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  2. Bakara 16

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.

  3. Bakara 17

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.

  4. 18

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

  5. Bakara 19

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.

  6. Bakara 20

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  7. Bakara 21

    Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. “Onlar sağırdırlar,” hayır namına bir şey işitmezler; “dilsizdirler,” hayır konuşmazlar; “kördürler,” hakkı görmezler. “Artık onlar dönmezler.” Çünkü hakkı bilip tanıdıktan sonra onu terk ettiler, dolayısıyla da bir daha ona geri dönmezler. Onların durumu, bilmediği ve şaşkın olduğu için hakkı terk edenin durumundan farklıdır. Böyle bir kimsenin aklı ermez; o bakımdan böylesinin bu münafıklara göre hakka dönme ihtimali daha çoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kabul etmek kastıyla hakkı kabul etmeyen sağırlar, hakkı konuşmayan dilsizler ve hakkı görmeyen körlerdir. Sapıklıklarından da geri dönmezler.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. صُمٌّۢ summun sağırdırlar kök: صمم
  2. بُكْمٌ bukmun dilsizdirler kök: بكم
  3. عُمْىٌۭ umyun kördürler kök: عمي
  4. فَهُمْ fehum onlar
  5. لَا la değildir
  6. يَرْجِعُونَ yerciune dönecek kök: رجع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بكم (6 geçiş) · Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: بكم (6 geçiş) · Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…

  • Aynı kök: بكم (6 geçiş) · Aynı kök: صمم (15 geçiş)

    Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi de dilerse onu…

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    (Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra…

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Bu iki zümrenin durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hala düşünmez misiniz?

  • Aynı kök: صمم (15 geçiş) · Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Onlar, kendilerine Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…

  • Aynı kök: عمي (33 geçiş)

    Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

52 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler: artık onlar (hakikate) dönemezler.

Muhammed Esed

Onlar, sağır, dilsiz, kördürler; ve (artık) geriye dönüşleri de yoktur.

Ahmed Hulusi

Sağırdırlar (algılamaları kilitlenmiştir), dilsizdirler (hakikati dillendirmezler), kördürler (apaçık hakikati algılayamazlar); onlar hakikatlerine dönemezler!

Ali Bulaç

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.

Ali Özek ve heyeti

Onlar sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler. Bu sebeple onlar (hakka) geri dönemezler.

Ali Rıza Safa

Onlar, sağırdır, dilsizdir, kördür; artık dönmezler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar manen sağır, dilsiz ve kördür; gerçeğe dönmezler.

Edip Yüksel

Sağır, dilsiz ve kördürler; yönlerini değiştiremezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sağır, dilsiz ve kördürler; yönlerini değiştiremezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık bunlar, dönmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, artık bunlar dönmezler

Erhan Aktaş

Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık doğru yola dönmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sağır, dilsiz ve kördürler dipnot 1 . Artık doğru yola dönmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnanmadıkları halde inanmış gibi görünenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık, doğru yola dönmezler.

Gültekin Onan

Sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler; artık onlar dönmezler (rücu).

Hasan Basri Çantay

(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık (Hakka) dönmezler.

İbni Kesir

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.

Mehmet Alagaş

(8-20) İnsanlardan Allah’a ve diğer güne / ahiret gününe inanıyoruz diyenler var, onlar iman etmiş değillerdir, Allah’ı ve iman edenleri aldatmaya / kandırmaya çalışırlar oysa onlar ancak kendilerini aldatıyorlar ve bilincinde değiller / şuurunda değiller, k alplerinde hastalık vardır, Allah’ta hastalıklarını / marazlarını artırmıştır. Onlara, yalanlıyor olmalarından dolayı acıtıcı /elemli bir azap vardır , onlara, arzda bozgun / fesat çıkarmayın denildiğinde derler ki biz ıslah edicileriz , hayır onlar kesinlikle ve kesinlikle bozguncudurlar ve fakat bilincinde değillerdir , onlara insanların iman ettiği gibi siz de iman edin denildiğinde akılsızların / sefihlerin imanı gibi mi iman edeceğiz derler , hayır asıl onlar akılsızdırlar/sefihtirler ve fakat bilmiyorlar , iman edenlerle buluştuklarında iman ettik derler, şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise biz sizle beraberiz biz onlarla alay ediyoruz derler, Allah’ ta onlarla alay eder ve taşkınlıkları içerisinde bocalasınlar diye de onlara süre tanır, (Münafığın bu şekil imanı onu ölünceye kadar emniyette tutar, öldükten sonrası felaket.) Sapıklığı, yola girmiş olmaya tercih edip satın alanlar, ticaretlerinde kâr edemediler onlar yolu da bulamadılar, onların misali, ateş yakan birisine benzer, yakılan ateş etrafını ışıklandırınca, Allah’ın onların ışığını gidermesi ile onları karanlıkta bırakması ve onların artık görememesi gibidir, sağırdırlar dilsizdirler, kördürler, onlar gerisin geri dönemezler (karanlıktaki halleri budur) yahut o kişi, gökten boşalan, içinde karanlığın, gök gürültüsünün ve şimşeğin olduğu yağışa tutulan birileri gibidir, yıldırımdan dolayı ölüm korkusu ile parmaklarını kulaklarına tıkarlar, Allah, kafirleri kuşatmıştır, şimşek çakar gözleri kamaşır , her bir aydınlanmasında o yağmurda ancak yürüyebilirler, karanlıktayken / şimşek çakmazken de ayakta kalakalırlar, eğer Allah dileseydi işitmelerini de görmelerini de giderirdi (ne şimşek görürlerdi ne gök gürültüsü duyarlardı) Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar sağır, dilsiz ve körlerdir. Bu sebeple onlar asla dönmezler.

Süleyman Ateş

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk'a) dönmezler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sağır, dilsiz ve kör kesilirler; artık geri dönmezler dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafık, başlangıçta Müslümanca yaşamak ister. Dünyayı ikinci sıraya atamayınca da kendine engel gördüğü ayetlere karşı kör, sağır ve dilsiz kesilir.

Şaban Britch

Onlar sağır, dilsiz ve körlerdir. Onlar geri dönmezler.

Şaban Piriş

Onlar sağır, dilsiz kör kalarak bir daha dönmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Deaf and dumb, insensible to light, they are unable to retrace their steps that lead them into error.

Abdul Haleem

deaf, dumb, and blind: they will never return.

Abdullah Yusuf Ali

Deaf, dumb, and blind, they will not return (to the path).

Abul A'la Maududi

They are deaf, they are dumb, they are blind; dipnot 1 they will never return (to the Right Way).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They have become deaf to hear, dumb to utter and blind to perceive the truth.

Aisha Bewley

Deaf, dumb, blind. They will not return.

Al-Hilali & Khan

They are deaf, dumb, and blind, so they return not (to the Right Path).

Ali Quli Qarai

Deaf, dumb, and blind, they will not come back.

Amatul Rahman Omar

(They are) deaf, dumb, (and) blind, so they will not return (to the right path).

Arthur John Arberry

deaf, dumb, blind -- so they shall not return;

Bijan Moeinian

Now they are deaf, dumb, blind and without guidance; naturally they can not find their way back to the right path.

E. Henry Palmer

Deafness, dumbness, blindness, and they shall not return!

Edip-Layth

Deaf, dumb, and blind, they will not revert.

George Sale

they are deaf, dumb, and blind, therefore will they not repent.

Hamid S. Aziz

Deaf, dumb, blind, and they shall not return!

Mahmoud Ghali

Deaf, dumb, blind, so they will not return.

Marmaduke Pickthall

Deaf, dumb and blind; and they return not.

Mohamed Ahmed - Samira

They are deaf, dumb and blind, and shall never return;

Muhammad Asad

Deaf, dumb, blind - and they cannot turn back.

Mustafa Khattab

They are ˹wilfully˺ deaf, dumb, and blind, so they will never return ˹to the Right Path˺.

Progressive Muslims

Deaf, dumb, and blind, they will not revert.

Rashad Khalifa

Deaf, dumb, and blind; they fail to return.

Sahih International

Deaf, dumb and blind - so they will not return [to the right path].

Sam Gerrans

Deaf, dumb, blind; so they will not return.

Shabbir Ahmed

Deaf, dumb and blind of Reason! They will not return to begin their journey in the right direction (until they use their faculties of perception and reasoning ((8:22), (16:76), (17:36)).

Syed Vickar Ahamed

They are deaf, dumb, and blind, so they will not return (to the right path).

Taqi Usmani

Deaf, dumb and blind, they shall not return.

The Monotheist Group

Deaf, dumb, and blind, they will not return.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩