A'râf suresi

A'râf suresi, 175. ayet

A'râf suresi, 175. ayet. وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ٱلَّذِىٓ ءَاتَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا فَٱنسَلَخَ مِنْهَا فَأَتْبَعَهُ ٱلشَّيْطَٰنُ فَكَانَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

vetlü `aleyhim nebee-lleẕî âteynâhü âyâtinâ fenseleḫa minhâ feetbe`ahü-şşeyṭânü fekâne mine-lgâvîn.

Diyanet İşleri

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 172–178 · surenin 175. ayeti / 206

Konu Elest bezmi ve ayetlerden sıyrılan kişi A'râf 172–181 3

  1. A'râf 172

    Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" demişti. Onlar da, "Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)" demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.

  2. A'râf 173

    Yahut, "Bizden önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helak mı edeceksin?" dememeniz içindir.

  3. A'râf 174

    Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz.

  4. 175

    Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.

  5. A'râf 176

    Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.

  6. A'râf 177

    Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!

  7. A'râf 178

    Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

175. Yüce Allah peygamberine şöyle hitap etmektedir: “Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz” Allah’ın Kitabını öğrettiğimiz, böylece büyük bir ilim adamı ve derin alim olduğu “halde onlardan sıyrılıp çıkan” yani Allah’ın âyetlerini bilmenin gerektirdiği gerçek vasıftan sıyrılmıştı. Çünkü Allah’ın âyetlerini bilmek sayesinde kişi üstün ahlakî değerler kazanır. Güzel ameller işler, en yüksek derecelere ve en üstün makamlara çıkar. Ancak bu kişi, Allah’ın Kitabını arkasına attı, Kitabın emretmiş olduğu ahlakı bir kenara bıraktı ve elbisenin çıkarılması gibi bu ahlakı kendinden soyup çıkardı. İşte bunlardan sıyrıldıktan sonra da şeytan onu kendisine uydurdu: “derken şeytanın kendisine uydurduğu” Yani artık o, en sağlam ve koruyucu kalenin içinden çıktıktan sonra şeytan da ona musallat oldu ve aşağıların aşağısına düştü. Şeytan onu masiyetlere doğru ittikçe itti, onları işlemeye teşvik edip kışkırttı. Sonunda o da azgınlardan oldu: “ve böylece” daha önce doğru yolda giden ve doğru yola ileten bir kimse iken “azgınlardan olan kişinin haberini onlara oku!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- İsrailoğulları'na kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, onları öğrenip delalet ettiği hakkı anlayan, ancak bununla amel etmeyen adamın haberini oku. Bilakis bu adam onları terk edip sıyrılıp çıkmıştı. Bunun üzerine şeytan da onun peşine takılmış ve onun arkadaşı olmuştu. Böylece hidayete ermiş, kurtulan kimselerden iken helake uğramış sapıklardan oldu.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱتْلُ vetlu ve oku kök: تلو
  2. عَلَيْهِمْ aleyhim onlara
  3. نَبَأَ nebee haberini kök: نبا
  4. ٱلَّذِىٓ llezi ki
  5. ءَاتَيْنَـٰهُ ateynahu kendisine verdik kök: اتي
  6. ءَايَـٰتِنَا ayatina ayetlerimizi kök: ايي
  7. فَٱنسَلَخَ fenseleha sıyrıldı, çıktı kök: سلخ
  8. مِنْهَا minha onlardan
  9. فَأَتْبَعَهُ feetbeahu onu peşine taktı kök: تبع
  10. ٱلشَّيْطَـٰنُ ş-şeytanu şeytan kök: شطن
  11. فَكَانَ fe kane böylece oldu kök: كون
  12. مِنَ mine -dan
  13. ٱلْغَاوِينَ l-gavine azgınlar- kök: غوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: سلخ (3 geçiş)

    Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları…

  • Aynı kök: سلخ (3 geçiş)

    Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Nübüvvet

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Nübüvvet

    Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah,…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Nübüvvet

    Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara, kendisine delillerimizi verdiğimiz fakat onlardan sıyrılıp ayrılan, o yüzden şeytanın takip ettiği ve sonunda azgınlardan olan şu kimsenin haberini tilavet et (okuyup aktar)!

Mustafa İslamoğlu

Bir de onlara, mesajlarımızı ulaştırdığımız halde, onları elinin tersiyle itip şeytana uyan ve sonunda sapık olup çıkan kimsenin durumunu haber ver.

Muhammed Esed

Ve kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara atan kimsenin başına gelecek olanı anlat onlara: Şeytan yetişip yakalar onu ve o da, başka niceleri gibi, vahim bir sapışla sapıp gider.

Ahmed Hulusi

Onlara şu şahsın haberini bildir: Biz ona işaretlerimizi verdiğimiz halde o ilimden sıyrılıp çıktı (hakikati unutup nefsaniyetiyle yaşamaya başladı). . . (Derken) şeytan (kendini beden kabulü) onu (kendine) tabi kıldı ve (nihayet o) azgınlardan oldu.

Ali Bulaç

Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.

Ali Özek ve heyeti

Onlara (yahudilere), kendisine âyetlerimizden verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku.

Ali Rıza Safa

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini de onlara anlat: O, bundan uzaklaştı. Şeytan, onu peşine taktı; azgınlardan oldu.

Bayraktar Bayraklı

Onlara şu adamın haberini oku! Kendisine ayetlerimizi vermiştik; fakat onlardan sıyrılıp çıktı. Ondan dolayı şeytan kendisini takip etti ve sonunda azgınlardan oldu.

Edip Yüksel

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, ancak onlardan sıyrılmış-geçmiş kimsenin ne duruma düştüğünü anlat onlara. Sapkın onu saptırıncaya kadar izlemişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, ancak onlardan sıyrılmış-geçmiş kimsenin ne duruma düştüğünü anlat onlara. Şeytan onu saptırıncaya kadar izlemişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara o herifin kıssasını da anlat ki, ona ayetlerimizi vermiştik, ama o, onlardan sıyrılıp çıktı, derken onu, şeytan arkasına taktı da yolunu şaşırmışlardan oldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara o herifin kıssasını da oku: ki ona ayetlerimizi sormuştuk da o, onlardan sıyrıldı çıktı, derken onu Şeytan arkasına taktı da sapkınlardan oldu

Erhan Aktaş

Onlara, o kimsenin dipnot 1 haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Söz konusu edilen "kimse," bilinen bir kimse/şahıs değil, belli bir kişilik/karakterdir. Kişinin kim olduğunun önemi yok, önemli olan sahip olduğu kişiliktir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, o kimsenin dipnot 1 haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Söz konusu edilen "kimse, " bilinen bir kimse/şahıs değil, belli bir kişilik/karakterdir. Kişinin kim olduğunun önemi yok, önemli olan sahip olduğu kişiliktir. (İsrailiyat'a göre bu kişi Bel‘am b. Baura'dır.)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, o kimsenin dipnot 1 haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Söz konusu edilen "kimse," bilinen bir kimse/şahıs değil, belli bir kişilik/karakterdir. Kişinin kim olduğunun önemi yok, önemli olan sahip olduğu kişiliktir.

Gültekin Onan

Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat / aktar. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) onlara o kimsenin haberini de oku ki biz kendisine ayetlerimizi vermişdik de, o bunlardan sıyrılıb çıkmış, derken şeytan onu arkasına takmış, nihayet azgınlardan olmuşdu.

İbni Kesir

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılan ve şeytanın arkasına taktığı sonunda da azgınlardan olan o kimsenin haberini anlat.

Mehmet Alagaş

(175-178) Sen, ayet verdiğimiz o kimsenin haberini seslendir / dillendir. Onlardan / ayetlerden sıyrıldı (yılanın dersinden ayrılması) Şeytan’a uydu ve azgınlardan oldu. Eğer biz dileseydik onlarla / ayetlerle onu yükseltirdik ve lakin o arza saplanıp kaldı, Keyfi şeylerin / havai şeylerin ardından gitti / tâbi oldu, Onun misali tıpkı köpek gibidir, Üzerine gitsen dili dışarda solur, terk etsen yine dili dışarda solur , işte bu ayetlerimizi yalanlayanların örneğidir , bu anlatıyı anlat ki böylelikle belki düşünürler. Ayetlerimizi yalanlayan kavmin misali ne kötü dür, onlar kendilerine / nefislerine zulmediyorlar. Allah’ın kimi yönlendirmişse / kime rehberlik etmişse işte o kişi yola girmiştir, kimi de saptırıyorsa, işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde onlardan sıyrılıp çıkmış, derken Şeytan'ın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olmuş kimsenin haberini oku!

Süleyman Ateş

Onlara şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi verdik de onlardan sıyrıldı, çıktı, şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu.

Süleymaniye Vakfı

Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini onlara anlat: O kişi, ayetlerimizden sıyrılıp uzaklaşınca şeytan onu peşine taktı dipnot 1 , böylece boş hayale kapılıp yoldan çıkanlardan oldu.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini onlara oku; ayetlerden sıyrılıp uzaklaştı da şeytan onu peşine taktı. Sonunda azgınlardan olup çıkıverdi.

Şaban Britch

Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp uzaklaşan, şeytanın kendisine uydurduğu yolunu kaybetmiş azgınlardan olan kimsenin haberini oku!

Şaban Piriş

Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp çıkan, şeytanın kendisine uydurduğu sapık azgınlardan olan kimsenin haberini oku!

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi vermiştik; onlardan sıyrılıp çıktı, şeytan da onu peşine taktı; nihayet o, azgınlardan oluverdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And narrate to the Jews O Muhammad the story of the Israelite to whom We imparted intellectual acquaintance with all the facts and We vested him with the power of comprehending Our signs. Yet he blinded his mind's eyes and refrained from proceeding with Our purpose. By consequence, We sent him to the Devil who had led him by the nose to the maze of error.

Abdul Haleem

[Prophet], tell them the story of the man to whom We gave Our messages: he sloughed them off, so Satan took him as his follower and he went astray-

Abdullah Yusuf Ali

Relate to them the story of the man to whom We sent Our signs, but he passed them by: so Satan followed him up, and he went astray.

Abul A'la Maududi

And recite to them [O Muhammad] the story of the man to whom We gave Our signs dipnot 1 and who turned away from them; then ultimately Satan caught up with him and he was led astray.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words of the text seem to indicate that the person mentioned must indeed be a specific rather than an imaginary figure mentioned for the sake of parable. It may, be borne in mind that God and His Messenger (peace be on him) usually mention evil without specific references to any individual. This is obviously in keeping with their dignity. Only examples of evil are mentioned since those examples are meant for didactic purposes, and this is done without smearing anyone's reputation. Some commentators on the Qur'an, however, have applied the statement made here to some persons who lived in the time of the Prophet (peace be on him) as well as before him. Some of them mention the name of Bal'am b. Ba'ura', others that of Umayyah b. Abi al-Salt, and still others that of Sayfi b. al-Rahib. (See the comments of Qurtubi on (verses 175 and 176 - Ed.) Nonetheless, in the absence of any authentic information about the identity of the persons under discussion, we might as well consider the description made here to fit a certain type of person.

Aisha Bewley

Recite to them the tale of him to whom We gave Our Signs, but who then cast them to one side and Shaytan caught up with him. He was one of those lured into error.

Al-Hilali & Khan

And recite (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to them the story of him to whom We gave Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), but he threw them away; so Shaitân (Satan) followed him up, and he became of those who went astray.

Ali Quli Qarai

Relate to them an account of him to whom We gave Our signs, but he cast them off. Thereupon Satan pursued him, and he became one of the perverse.

Amatul Rahman Omar

And relate to them the news of him to whom We gave Our commandments but he withdrew himself therefrom, the satan followed him with the result that he became one of those led astray (and became a pervert).

Arthur John Arberry

And recite to them the tiding of him to whom We gave Our signs, but he cast them off; and Satan followed after him, and he became one of the perverts.

Bijan Moeinian

Tell to people what happened to a certain person to whom My miracles were revealed but he chose to disregard them, follow the Satan and, consequently, ended up among the losers.

E. Henry Palmer

Read to them the declaration of him to whom we brought our signs, and who stepped away therefrom, and Satan followed him, and he was of those who were beguiled.

Edip-Layth

Relate to them the news of the person whom We gave him Our signs, but he withdrew from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.

George Sale

And relate to them the story of him to whom We gave Our Signs, but he stepped away from them; so Satan followed him up and he became one of those who go astray.

Hamid S. Aziz

Read to them the declaration of him to whom We brought our Signs, and who stepped away there from, and Satan followed him, and he became one of those who lead (tempt or are tempted to go) astray.

Mahmoud Ghali

And recite to them the tiding of him to whom We brought Our signs, yet he stripped himself out of them; (i. e., he abaudoned them) then Ash-Shytan (The all-vicious one, i.e., the Devil) followed up after him, (and) so he became of the misguided..

Marmaduke Pickthall

Recite unto them the tale of him to whom We gave Our revelations, but he sloughed them off, so Satan overtook him and he became of those who lead astray.

Mohamed Ahmed - Samira

Relate to them the plight of the man whom We gave Our signs, but he passed them by, so that Satan came after him, and he went astray.

Muhammad Asad

And tell them what happens to him to whom We vouchsafe Our messages and who then discards them: Satan catches up with him, and he strays, like so many others, into grievous error.

Mustafa Khattab

And relate to them ˹O Prophet˺ the story of the one to whom We gave Our signs, but he abandoned them, so Satan took hold of him, and he became a deviant.[1]

Progressive Muslims

And recite to them the story of the person whom Our revelations were given to him, but he removed himself from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.

Rashad Khalifa

Recite for them the news of one who was given our proofs, but chose to disregard them. Consequently, the devil pursued him, until he became a strayer.

Sahih International

And recite to them, [O Muúammad], the news of him to whom we gave [knowledge of] Our signs, but he detached himself from them; so Satan pursued him, and he became of the deviators.

Sam Gerrans

And recite thou to them the report of him to whom We gave Our proofs, but he detached himself from them; so the satan followed him, and he was of those who err.

Shabbir Ahmed

And tell them what happens to him whom We have conveyed Our Messages and he passes them by. So his selfish desire overtakes him, and he becomes of those who lose their way.

Syed Vickar Ahamed

Tell them the story of the man to whom We sent Our Signs, but he let them pass: So Satan kept after him, and he went astray.

Taqi Usmani

Recite to them the story of the one whom We gave Our verses, then he wriggled out from them, so Satan pursued him and he became one of the perverted.

The Monotheist Group

And recite to them the news of the person whom Our revelations were given to him, but he removed himself from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 175. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 175. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 175. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩